18 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

“Cheddar Man” Avrupalılara ait doğru bilenen yanlış bilgileri ortaya çıkardı

Bilim, özellikle de sosyal bilimler,  kendini sürekli yenileyen bir disiplindir. Yeni bir çalışma yeni bir bulgu geçmişte doğru olarak kabul edilen bilgiyi yanlış kuyusuna gönderebilmektedir. İşte bu duruma uygun örneklerden birisi “Cheddar Man” araştırmasıdır. Britanya’nın ilk yerleşiklerinden olan Cheddar Adamı (Cheddar Man) üzerinde yeniden yapılan çalışma bazı doğru olarak kabul edilen yanlışları ortaya çıkardı.

CNN’in verdiği habere göre; günümüz İngilizlerin atası olarak kabul edilen Cheddar Adamı’nın açık tenli ve açık saçları olduğu dolaysıyla İngilizlerin sürekli bu ten ve saç tipine sahip olduğu dile getiriliyordu.

“Cheddar Adamı” fosili, 1903 yılında İngiltere’nin güneybatısında Somerset’in Cheddar köyündeki bir mağarada bulundu. Britanya’da keşfedilen en eski tam iskelettir. Buzul çağından sonra bölgeyi dolduran son göçmen dalgasının bir parçası olabilir.

Cheddar Adamı, Natural History Museum ve University College London’dan bir grup bilim insanı tarafından yeniden incelenmeye alındı.  Son teknoloji DNA analizi ve yüz rekonstrüksiyonu sonucunda artık Britanyalıların,  “koyu kahverengiden siyaha çalan ten” ve “koyu kıvırcık saçlı” fiziksel insan tipine sahip oldukları ortaya çıktı.

Bir TV belgeseli öncesinde yayınlanan bu öncü araştırma, modern Avrupalıların özelliği olan soluk ten renginin daha önce düşünüldüğünden daha yeni bir fenomen olduğunu gösteriyor. Ayrıca, bir kişinin coğrafi kökeninin her zaman cildinin rengiyle ilişkilendirilmediğini de öne sürüyor.

Projenin baş araştırmacısı Yoan Diekmann CNN’e “Cheddar Adam’ın genetik profili onu İngiltere’den daha geniş bir popülasyona yerleştiriyor” dedi.  Diekmann ayrıca; “O, İspanya, Lüksemburg ve Almanya’dan batılı avcı toplayıcılara aitti ve Orta Doğu’ya dair izler bile var ve bugün atalarımızın% 10’u bu popülasyonla bağlantılı olabilir.” bilgisini de verdi.
Cheddar Adamı’nı analiz eden ekip, kafatasının parçalarından tam bir genom seti çıkarabildi.

Doğa Tarihi Müzesi’nde araştırmacı olan Chris Stringer ise, yaptığı açıklamada, “İlk olarak ‘Cheddar Adam’ı’ 40 yıldan daha uzun bir süre önce inceledim, ancak bir gün bütün genomuna sahip olacağımıza asla inanamazdım!” Dedi . “Kemiklerin bize anlattıklarının ötesine geçmek ve gerçekte neye benzediğine dair bilimsel temelli bir resim elde etmek olağanüstü bir başarıdır.”

Bu haberi de okumak isteyebilirsiniz

Banner
Benzer Yazılar

Cengiz Han’ın torunu Kubilay Han döneminden kalma süslemeli oymalı tuğlalı 12 mezar ortaya çıkarıldı

22 Mayıs 2023

22 Mayıs 2023

Çin’in Shandong kentinde kazı yapan arkeologlar, yaklaşık 700 yıllık olduğu tahmin edilen 12 süslemeli oymalı tuğlalı mezar ortaya çıkardılar. Mezarlar,...

Anadolu’da bir ilk “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Kocaeli’de Anadolu’da ilk defa “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu. 2017-2019 yılları arasında bir binanın temel inşaatı sırasında arkeolojik maddi...

Arkeologlar, Charles Dickens’a ilham verdiği düşünülen 200 yıllık bakımevini ortaya çıkarıyor

16 Kasım 2023

16 Kasım 2023

Londra Arkeoloji Müzesi’nden (MOLA) arkeologlar, Charles Dickens’a ilham verdiği düşünülen 200 yıllık bir Londra bakımevini ortaya çıkarıyorlar. Charles Dickens, Viktorya...

Avrupa’nın En Eski Savaşı Olduğu Düşünülüyordu, Pusuya Düşürülmüş Tüccarlar Oldukları Anlaşıldı!

26 Ekim 2020

26 Ekim 2020

Avrupa’nın bilinen en eski savaşının yeni analizi, Almanya’nın Tollense Vadisi’ndeki sahada ölen yaklaşık 1.400 kişinin acımasız bir yakın dövüşe katılan...

Orman Yangınları 800 Yıllık Tarihi Mezarlara da Zarar Verdi

4 Ağustos 2021

4 Ağustos 2021

Ülkemizin gözbebeği ormanlarımız bir haftadır yanıyor. Yangına müdahale ederken yaşamlarını yitiren yurttaşlarımız bizleri derin acılara boğarken, yüzlerce yurttaşımızda evlerini, mallarını...

Kazakistan’da Oğuzlara Ait 1.100 Yıllık Kültöbe Yazıtı Keşfedildi

23 Aralık 2025

23 Aralık 2025

Kazakistan’da bir köy okulunun müzesinde tesadüfen fark edilen tek satırlık bir yazıt, Oğuz Türklerinin tarihsel hafızasına dair yerleşik kabulleri sarsacak...

Kuzey Moğolistan’da bulunan 42.000 yıllık bir kolye, bilinen en eski fallik sanat olabilir

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

Uluslararası bir araştırma ekibi, kuzey Moğolistan’da, oyulmuş bir fallusun bilinen en eski örneği olabilecek bir kolye ucu buldu. Bu kolye,...

İsrail’de 350.000 Yıllık Taş, Dünyanın En Eski Taş Bileme Aleti Olabilir!

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

İsrail’deki arkeologlar, Homo sapiens’in ortaya çıkmasından en az 50.000 yıl önce muhtemelen yiyecek ve diğer malzemeleri öğütmek için kullanılan 350.000...

Hititlerin ünlü altın kabzalı demir hançeri dünya dışı kökenleri olan demirden dövülmüş

17 Nisan 2024

17 Nisan 2024

Anadolu medeniyet sahnesinin en büyük oyuncusu Hititler demiri işleme ve kullanımında da öncü toplumdu. Alacahöyük kazılarında ele geçen altın kabzalı...

Kültür Bakanlığı’ndan Pergamon Müzesi’ne çağrı: “Zeus Tapınağı memleketine dönmeli”

18 Ekim 2023

18 Ekim 2023

Türkiye’den götürülen ve en çok ziyaret edilen eserlerden biri olan Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan Almanya’daki Pergamon (Bergama) Müzesi, dört...

Endonezya’da keşfedilen 7200 yıllık iskelette, bilinmeyen bir insan grubu ortaya çıktı

28 Ağustos 2021

28 Ağustos 2021

Bu hafta yayınlanan bir araştırmaya göre, arkeologlar Endonezya’da dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan “farklı bir insan soyuna” sahip bir kadın...

Tüy kökenlerinin gizemi: Kabarık pterozorlar tartışmayı nasıl yeniden alevlendirdi?

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Tüy deyince ilk akla gelen hayvanlar kuşlardır. Bilinen en eski kuş olan Archæopteryx’in fosilleri yaklaşık 160 yıl önce ilk kez...

Antik Genomlar İskitlerin Yükselişi ve Kayboluşu Hakkında Yeni Bilgiler Veriyor

27 Mart 2021

27 Mart 2021

İskitler Demir çağının en önemli kültürlerinden biridir. Varlıkları hakkında bir çok bilgiye rağmen hala onlar hakkında bilinmyen bir çok şey...

Michelangelo’nun Gizli Odası halka açılıyor

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

Michelangelo’nun 1530’da siyasi düşmanlarından saklandığı söylenen oda halka açılıyor. Michelangelo’nun Gizli Odası kırk sekiz yıl önce keşfedilmişti. San Lorenzo Bazilikası’nın...

Yeni Çalışma: Ağrı Dağı’nın Nuh’un Gemisi Anlatısındaki Rolü Üç Din Perspektifinden Yeniden Değerlendirildi

26 Şubat 2026

26 Şubat 2026

Ağrı Dağı yüzyıllardır tek bir soruyla anılıyor: Nuh’un Gemisi gerçekten burada mı karaya oturdu? Bu soru sayısız keşif girişimine, dağ...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]