21 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

“Cheddar Man” Avrupalılara ait doğru bilenen yanlış bilgileri ortaya çıkardı

Bilim, özellikle de sosyal bilimler,  kendini sürekli yenileyen bir disiplindir. Yeni bir çalışma yeni bir bulgu geçmişte doğru olarak kabul edilen bilgiyi yanlış kuyusuna gönderebilmektedir. İşte bu duruma uygun örneklerden birisi “Cheddar Man” araştırmasıdır. Britanya’nın ilk yerleşiklerinden olan Cheddar Adamı (Cheddar Man) üzerinde yeniden yapılan çalışma bazı doğru olarak kabul edilen yanlışları ortaya çıkardı.

CNN’in verdiği habere göre; günümüz İngilizlerin atası olarak kabul edilen Cheddar Adamı’nın açık tenli ve açık saçları olduğu dolaysıyla İngilizlerin sürekli bu ten ve saç tipine sahip olduğu dile getiriliyordu.

“Cheddar Adamı” fosili, 1903 yılında İngiltere’nin güneybatısında Somerset’in Cheddar köyündeki bir mağarada bulundu. Britanya’da keşfedilen en eski tam iskelettir. Buzul çağından sonra bölgeyi dolduran son göçmen dalgasının bir parçası olabilir.

Cheddar Adamı, Natural History Museum ve University College London’dan bir grup bilim insanı tarafından yeniden incelenmeye alındı.  Son teknoloji DNA analizi ve yüz rekonstrüksiyonu sonucunda artık Britanyalıların,  “koyu kahverengiden siyaha çalan ten” ve “koyu kıvırcık saçlı” fiziksel insan tipine sahip oldukları ortaya çıktı.

Bir TV belgeseli öncesinde yayınlanan bu öncü araştırma, modern Avrupalıların özelliği olan soluk ten renginin daha önce düşünüldüğünden daha yeni bir fenomen olduğunu gösteriyor. Ayrıca, bir kişinin coğrafi kökeninin her zaman cildinin rengiyle ilişkilendirilmediğini de öne sürüyor.

Projenin baş araştırmacısı Yoan Diekmann CNN’e “Cheddar Adam’ın genetik profili onu İngiltere’den daha geniş bir popülasyona yerleştiriyor” dedi.  Diekmann ayrıca; “O, İspanya, Lüksemburg ve Almanya’dan batılı avcı toplayıcılara aitti ve Orta Doğu’ya dair izler bile var ve bugün atalarımızın% 10’u bu popülasyonla bağlantılı olabilir.” bilgisini de verdi.
Cheddar Adamı’nı analiz eden ekip, kafatasının parçalarından tam bir genom seti çıkarabildi.

Doğa Tarihi Müzesi’nde araştırmacı olan Chris Stringer ise, yaptığı açıklamada, “İlk olarak ‘Cheddar Adam’ı’ 40 yıldan daha uzun bir süre önce inceledim, ancak bir gün bütün genomuna sahip olacağımıza asla inanamazdım!” Dedi . “Kemiklerin bize anlattıklarının ötesine geçmek ve gerçekte neye benzediğine dair bilimsel temelli bir resim elde etmek olağanüstü bir başarıdır.”

Bu haberi de okumak isteyebilirsiniz

Banner
Benzer Yazılar

Kayıp Atlantis Kıtası Ege Denizi’nde Olabilir mi?

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Gizemini koruyan efsanevi iki kayıpk ıtası Atlantis ve Mu için lokalizasyon çalışmaları devam ediyor. Kayıp kıta Atlantis‘in, günümüz Yunan adalarından...

Çin’in kuzeyinde antik mezar odası keşfedildi

3 Ocak 2022

3 Ocak 2022

Çin Halk Cumhuriyeti yerel yetkilileri, arkeologların kuzey Çin’in Shanxi Eyaletinde Kuzey Wei Hanedanlığı’na (386-534) tarihlenen taş dış tabutlu bir antik...

Ukrayna, Rus kuvvetlerinin Melitopol Müzesi’nden İskit hazinelerini çaldığını iddia ediyor

12 Mayıs 2022

12 Mayıs 2022

Ukrayna Başsavcılığı, Rus birliklerinin Melitopol Yerel Tarih Müzesi’nde saklanan eski İskit altını ve diğer tarihi ve kültürel değerli eşyaları çaldığını...

Parçacık fiziği ve arkeoloji işbirliği, Napoli’deki gizli Helenistik yeraltı odasını ortaya çıkardı

13 Mayıs 2023

13 Mayıs 2023

Yunanlılar tarafından MÖ dördüncü yüzyılın sonu ile üçüncü yüzyılın başı arasında inşa edilen Neapolis’in antik nekropolü’nün kalıntıları, günümüz Napoli’sinin yaklaşık...

İnşaat işçileri 2 bin yıllık Roma mezarları buldu

17 Şubat 2022

17 Şubat 2022

Erken, Orta, Geç Tunç Çağı, Arkaik Dönem, Mısır, Roma, Bizans kültür izlerine ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nde Mısır tarafından finanse...

Korku Mağarası’nda Yeni Ölü Deniz Parşömenleri Bulundu

16 Mart 2021

16 Mart 2021

İsrail’de Korku Mağarası’nda tarihlenen en eski ölü deniz parşömenleri bulundu. İsrailli arkeologların keşfettikleri ölü deniz parşömenler yaklaşık 2000 yılına tarihlendi....

Yeni araştırma; Troya ile Mezopotamya ve İndus Vadisi altın ticaret ilişkisini ortaya koyuyor

1 Aralık 2022

1 Aralık 2022

Heinrich Schliemann, 1873’te Troya Antik Kenti’nde Priamos Hazinesi’ni keşfettiğinden beri, Troya’da çıkarılan altın ve mücevherlerinin kökeni bir gizem olarak kaldı....

Polonya’da 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer bulundu

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

Polonya’da bir metal dedektör kullanıcısı 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer buldu. Podkarpackie Voyvodalığı’nda bir ormanlık alanda keşfedilen bakırdan...

Pompeii kazılarında kölelerin ve eşeklerin acımasızca çalıştırıldığı değirmen ortaya çıkarıldı

9 Aralık 2023

9 Aralık 2023

Vezüv yanardağının yerle bir ettiği (MS 79) Roma kenti Pompeii’de devam eden kazılarda kölelerin ve eşeklerin acımasız bir şekilde çalıştırıldıkları...

Bilinen en eski Bask dili ile yazılmış metin keşfedildi

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

İspanya’da arkeologlar, ülkenin kuzeyindeki Navarre bölgesi Irulegi arkeolojik alanında, “bilinen en eski Bask dili metni” içerdiğine inandıkları bir buluntu keşfettiler....

Çin’de 6 bin yıllık 5 metre uzunluğunda yılan iskeleti bulundu

3 Nisan 2023

3 Nisan 2023

Çin’in güneyinde yer alan Zuojiang Nehri havzasında, yaklaşık 6 bin yıl öncesine ait Neolitik döneme ait yılan kemikleri bulundu. Alanda...

Cengiz Han’ın torunu Kubilay Han döneminden kalma süslemeli oymalı tuğlalı 12 mezar ortaya çıkarıldı

22 Mayıs 2023

22 Mayıs 2023

Çin’in Shandong kentinde kazı yapan arkeologlar, yaklaşık 700 yıllık olduğu tahmin edilen 12 süslemeli oymalı tuğlalı mezar ortaya çıkardılar. Mezarlar,...

Almanya’da ‘4 bin 200 yıllık zombi mezarı’ keşfedildi

23 Nisan 2024

23 Nisan 2024

Doğu Almanya’nın Saksonya-Anhalt’taki Oppin yakınlarında, sözde “zombi” olduğuna inanılan bir adamın iskeletini içeren 4.200 yıllık bir mezar buldular. Binlerce yıl...

Arkeologlar, Sina bölgesinde 3 bin 300 yıllık su kuyuları keşfetti

1 Mart 2022

1 Mart 2022

Mısır’ın Kuzey Sina Bölgesi’nde, Mısır’ı Filistin’e bağlayan Horus Askeri Yolu üzerinde MÖ 13. yüzyıldan kalma su kuyuları keşfedildi. Mısırlı arkeologlardan...

Kopya olduğu düşünülen kılıcın 3000 yıllık Tunç Çağı kılıcı olduğu ortaya çıktı

23 Ocak 2023

23 Ocak 2023

Chicago Field Müzesi’nde daha önce bir kopya olduğu düşünülen bir kılıcın, MÖ 1080 ila 900 yılları arasında tarihlenen 3000 yıllık...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]