7 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

“Cheddar Man” Avrupalılara ait doğru bilenen yanlış bilgileri ortaya çıkardı

Bilim, özellikle de sosyal bilimler,  kendini sürekli yenileyen bir disiplindir. Yeni bir çalışma yeni bir bulgu geçmişte doğru olarak kabul edilen bilgiyi yanlış kuyusuna gönderebilmektedir. İşte bu duruma uygun örneklerden birisi “Cheddar Man” araştırmasıdır. Britanya’nın ilk yerleşiklerinden olan Cheddar Adamı (Cheddar Man) üzerinde yeniden yapılan çalışma bazı doğru olarak kabul edilen yanlışları ortaya çıkardı.

CNN’in verdiği habere göre; günümüz İngilizlerin atası olarak kabul edilen Cheddar Adamı’nın açık tenli ve açık saçları olduğu dolaysıyla İngilizlerin sürekli bu ten ve saç tipine sahip olduğu dile getiriliyordu.

“Cheddar Adamı” fosili, 1903 yılında İngiltere’nin güneybatısında Somerset’in Cheddar köyündeki bir mağarada bulundu. Britanya’da keşfedilen en eski tam iskelettir. Buzul çağından sonra bölgeyi dolduran son göçmen dalgasının bir parçası olabilir.

Cheddar Adamı, Natural History Museum ve University College London’dan bir grup bilim insanı tarafından yeniden incelenmeye alındı.  Son teknoloji DNA analizi ve yüz rekonstrüksiyonu sonucunda artık Britanyalıların,  “koyu kahverengiden siyaha çalan ten” ve “koyu kıvırcık saçlı” fiziksel insan tipine sahip oldukları ortaya çıktı.

Bir TV belgeseli öncesinde yayınlanan bu öncü araştırma, modern Avrupalıların özelliği olan soluk ten renginin daha önce düşünüldüğünden daha yeni bir fenomen olduğunu gösteriyor. Ayrıca, bir kişinin coğrafi kökeninin her zaman cildinin rengiyle ilişkilendirilmediğini de öne sürüyor.

Projenin baş araştırmacısı Yoan Diekmann CNN’e “Cheddar Adam’ın genetik profili onu İngiltere’den daha geniş bir popülasyona yerleştiriyor” dedi.  Diekmann ayrıca; “O, İspanya, Lüksemburg ve Almanya’dan batılı avcı toplayıcılara aitti ve Orta Doğu’ya dair izler bile var ve bugün atalarımızın% 10’u bu popülasyonla bağlantılı olabilir.” bilgisini de verdi.
Cheddar Adamı’nı analiz eden ekip, kafatasının parçalarından tam bir genom seti çıkarabildi.

Doğa Tarihi Müzesi’nde araştırmacı olan Chris Stringer ise, yaptığı açıklamada, “İlk olarak ‘Cheddar Adam’ı’ 40 yıldan daha uzun bir süre önce inceledim, ancak bir gün bütün genomuna sahip olacağımıza asla inanamazdım!” Dedi . “Kemiklerin bize anlattıklarının ötesine geçmek ve gerçekte neye benzediğine dair bilimsel temelli bir resim elde etmek olağanüstü bir başarıdır.”

Bu haberi de okumak isteyebilirsiniz

Banner
Benzer Yazılar

Vikinglerin Yule Ağacı ve Noel Ağacı Arasındaki Benzerlikler

18 Aralık 2020

18 Aralık 2020

Kuzey halklarının genel isimlendirmesi denince hemen akla Vikingler gelmektedir. Bugün Viking terimi bu halklar için kullanılan en genel tanımdır. Halbuki...

Yumuktepe Höyük’te ortaya çıkarılan 4500 yıllık yapıda tören yemekleri servis edilmiş olabilir.

3 Kasım 2021

3 Kasım 2021

Mersin’de yer alan Yumuktepe Höyük’te gerçekleştirilen 2021 kazılarında çok sayıda çömlek ve yemek fosillerinin bulunduğu 4500 yıllık bir yapı ortaya...

Bugüne Kadar Bulunmuş En Büyük Viking Gemi Mezarlığı

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Arkeologlar radar taramaları sırasında bugüne kadar gömülmüş en büyük gemi mezarlığını buldular. Norveç’in güneydoğusundaki Gjellestad’da yere nüfuz eden radar (GPR)...

Roma’ya meydan okuyan denizlerin kraliçesi: ‘Kraliçe Teuta’

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

İlirya Kraliçesi Teuta, İlirya antik çağının ve Arnavut mirasının en sıra dışı figürlerinden biridir. Korsan kraliçesi olarak da adlandırıldı. Onun...

2.000 Yıllık Hurma Çekirdekleri Ağaç Oldu

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

İsrail hurması çekirdekleri 2.000 yıl sonra yeniden ağaç oldular. Bilim insanları, İsrail çölünden çıkarılan birkaç düzine 2.000 yıllık hurma çekirdeklerinden...

Perre Antik Kenti’ndeki 1500 Yıllık Dev Mozaikte Koruma Çalışmaları Sürüyor

30 Mayıs 2025

30 Mayıs 2025

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde, 1500 yıl öncesine tarihlenen 125 metrekarelik dev mozaikte temizlik ve konservasyon çalışmaları başlatıldı. Adıyaman’ın tarihi...

Bakır Çağı Mezarlığında Ortaya Çıkan Altın Eserler

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Miskolc’daki Herman Ottó Müzesi’nden arkeologlar, eski bir mezarlığın kazıları sırasında bir altın eser hazinesi keşfettiler. Keşif, Macaristan’ın Borsod-Abaúj-Zemplén ilçesindeki Bükkábrány...

Yedi Kültürün Bir Arada Olduğu Ödüllü Troya Müzesi

7 Mayıs 2021

7 Mayıs 2021

2020 yılı Avrupa yılın müzesi ödülünün sahibi olan Troya Müzesi, Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya...

Gılgamış Rüya Tableti Irak’a Geri Döndü

8 Aralık 2021

8 Aralık 2021

Dünyanın bilinen en eski yazılı edebi ve dini içerikli çivi yazılı Gılgamış Rüya tableti koleksiyonunun kaçırılan parçası Salı günü (07...

Teknaf Ormanlarında Eski Bir Cami Bulundu

19 Ocak 2021

19 Ocak 2021

Bangladeş’in Teknaf bölgesinde en az bir asırlık olduğu söylenen bir cami bulundu. Eski cami, Mathabhanga’da yoğun ormanlık alanı temizleyen gençler...

Lavların altında kalan Pompeii kentindeki kazılarda Truvalı Helen’i tasvir eden çarpıcı bir fresk bulundu

11 Nisan 2024

11 Nisan 2024

Arkeologlar, Vezüv Yanardağı’nın lavları altında kalan Pompeii’nin en uzun caddelerinden biri olan Via di Nola’daki büyük bir evin ziyafet salonundaki...

İngiltere’de Roma ‘ritüel merkezi’ keşfedildi

13 Ocak 2023

13 Ocak 2023

Arkeologlar, İngiltere yakınlarında devam eden Northampton kazıları sırasında bir Roma ritüel merkezi keşfettiler. Ritüel merkezi, Northampton yakınlarındaki Overstone’daki Londra Arkeoloji...

51.000 Yıllık Kemik Dünyanın En Eski Sanat Eseri Olarak Düşünülüyor

6 Temmuz 2021

6 Temmuz 2021

Berlin’in yaklaşık 150 mil güneybatısında, orta Almanya‘nın Harz Dağları’ndaki bir mağarada ortaya çıkarılan 51.000 yıllık geyik ayak kemiğinin dünyanın en...

Roma Nasıl Düştü?

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

Kavimler göçünün başladığı sırada Roma İmparatorluğu dini mücadeleler, bitmek bilmeyen iç ayaklanmalar ve Sasani devletiyle savaşlarla mücadele etmekteydi. Halk bütün...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]