17 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

“Cheddar Man” Avrupalılara ait doğru bilenen yanlış bilgileri ortaya çıkardı

Bilim, özellikle de sosyal bilimler,  kendini sürekli yenileyen bir disiplindir. Yeni bir çalışma yeni bir bulgu geçmişte doğru olarak kabul edilen bilgiyi yanlış kuyusuna gönderebilmektedir. İşte bu duruma uygun örneklerden birisi “Cheddar Man” araştırmasıdır. Britanya’nın ilk yerleşiklerinden olan Cheddar Adamı (Cheddar Man) üzerinde yeniden yapılan çalışma bazı doğru olarak kabul edilen yanlışları ortaya çıkardı.

CNN’in verdiği habere göre; günümüz İngilizlerin atası olarak kabul edilen Cheddar Adamı’nın açık tenli ve açık saçları olduğu dolaysıyla İngilizlerin sürekli bu ten ve saç tipine sahip olduğu dile getiriliyordu.

“Cheddar Adamı” fosili, 1903 yılında İngiltere’nin güneybatısında Somerset’in Cheddar köyündeki bir mağarada bulundu. Britanya’da keşfedilen en eski tam iskelettir. Buzul çağından sonra bölgeyi dolduran son göçmen dalgasının bir parçası olabilir.

Cheddar Adamı, Natural History Museum ve University College London’dan bir grup bilim insanı tarafından yeniden incelenmeye alındı.  Son teknoloji DNA analizi ve yüz rekonstrüksiyonu sonucunda artık Britanyalıların,  “koyu kahverengiden siyaha çalan ten” ve “koyu kıvırcık saçlı” fiziksel insan tipine sahip oldukları ortaya çıktı.

Bir TV belgeseli öncesinde yayınlanan bu öncü araştırma, modern Avrupalıların özelliği olan soluk ten renginin daha önce düşünüldüğünden daha yeni bir fenomen olduğunu gösteriyor. Ayrıca, bir kişinin coğrafi kökeninin her zaman cildinin rengiyle ilişkilendirilmediğini de öne sürüyor.

Projenin baş araştırmacısı Yoan Diekmann CNN’e “Cheddar Adam’ın genetik profili onu İngiltere’den daha geniş bir popülasyona yerleştiriyor” dedi.  Diekmann ayrıca; “O, İspanya, Lüksemburg ve Almanya’dan batılı avcı toplayıcılara aitti ve Orta Doğu’ya dair izler bile var ve bugün atalarımızın% 10’u bu popülasyonla bağlantılı olabilir.” bilgisini de verdi.
Cheddar Adamı’nı analiz eden ekip, kafatasının parçalarından tam bir genom seti çıkarabildi.

Doğa Tarihi Müzesi’nde araştırmacı olan Chris Stringer ise, yaptığı açıklamada, “İlk olarak ‘Cheddar Adam’ı’ 40 yıldan daha uzun bir süre önce inceledim, ancak bir gün bütün genomuna sahip olacağımıza asla inanamazdım!” Dedi . “Kemiklerin bize anlattıklarının ötesine geçmek ve gerçekte neye benzediğine dair bilimsel temelli bir resim elde etmek olağanüstü bir başarıdır.”

Bu haberi de okumak isteyebilirsiniz

Banner
Benzer Yazılar

Sular çekilince Skepsis Antik Kenti’nin hamam ve kilise kalıntıları ortaya çıktı

26 Kasım 2022

26 Kasım 2022

Çanakkale’nin Bayramiç ilçesi Kurşunlu Tepesi’nde yer alan Skepsis Antik Kenti’nin hamam ve kilise kalıntıları Bayramiç barajının sularının çekilmesi ile tekrar...

Eski Mısır sürme içeriğinin düşünülenden daha çeşitli olduğu ortaya çıktı

28 Nisan 2022

28 Nisan 2022

Araştırmacılar, Londra’daki Petrie Müzesi koleksiyonundan 11 sürme kabının içeriğini analiz ettiler ve sürme tarifinin önceden düşünülenden daha çeşitli olduğunu ortaya...

Antik Şehir Pompei’nin Laneti

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Kanadalı bir kadın, Pompeii’den çaldığı eserleri 15 yıl sonra ait oldukları yere geri gönderdi. Direktör Prof. Massimo Osanna Pompeii Arkeoloji...

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” Bilinmezliklerinin Çözülmesini Bekliyor

16 Aralık 2020

16 Aralık 2020

İngiliz oyun yazarı William Shakespeare‘in dünya klasikleri arasında yer alan eşsiz eseri Romeo ve Juliet oyununu bilmeyen yoktur. 1591-1596 arasında...

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir...

İkinci Dünya Savaşında “Ölüm Vadisi” Olarak Adlandırılan yerde Kemikler ve Mermiler Bulundu

26 Ekim 2020

26 Ekim 2020

Polonya’da İkinci Dünya Savaşı sırasında toplu bir infaz yerini araştırmakta olan  araştırmacılar, Alman ölüm birliklerinin cesetleri ateşe vermeden önce binlerce...

Kadı Kalesi-Anaia Höyüğü’nde 1.500 yıllık vaftizhane bulundu

3 Aralık 2021

3 Aralık 2021

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yer alan Kadı Kalesi-Anaia Höyüğü’nde MS 5’nci yüzyılda yapıldığı tahmin edilen vaftizhane ortaya çıkarıldı. Kuşadası Kadı Kalesi...

Peru’da kamış çubuklara takılmış insan omur kemikleri ortaya çıkarıldı

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Arkeologlar, 500 yıl önce Peru’nun Chincha Vadisi’nde kamış çubuklara takılmış yaklaşık 192 insan omur kemiği buldular. MS 1000 ve 1400...

Tuva’da Bulunan İskit Kral ve Kraliçesi’nin Yüzleri Yeniden Yapılandırıldı

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

1997’de Arzhan-2  höyüğünde bulunan ve 2001-2003 yılları arasında Rus-Alman araştırmacılardan oluşan bir ekip tarafından incelenen İskit “Kral” ve ‘Kraliçesi’nin” cenazeleri, arkeologlar...

Theodosius Limanı’ndaki gemi enkazında bulunan 1.600 yıllık kadın sandalet ve tarak

14 Nisan 2023

14 Nisan 2023

Marmara Denizi kıyısında inşa edilen ikinci büyük liman olan Theodosius Limanı’nın (Portus Theodosiacus) kazıları sırasında ortaya çıkarılan 1.600 yıllık sandalet...

Eski Çağ yazı sistemi Mısır Hiyeroglifi’nin deşifresini sağlayan Rosetta Taşı’nın iadesi talep ediliyor

6 Ekim 2022

6 Ekim 2022

Eski Çağ yazı sistemi Mısır Hiyeroglifi’nin deşifre edilmesinin yolunu açan Rosetta Taşı’nın iadesi talep ediliyor. Taş, Reşit Taşı olarak da...

İznik Gölü sahilinde dolaşan bir aile 2 bin yıllık sikke buldu

2 Mayıs 2023

2 Mayıs 2023

İznik Gölü tarihin en büyük su çekilmesini yaşıyor. Göl sularının çekilmesi sonucu gölün dibinde yer alan tarihi bazilikanın kalıntıları ortaya...

Eski bir bronz el, Vaskonik yazının en eski ve en uzun örneği olabilir

21 Şubat 2024

21 Şubat 2024

Araştırmacılar, 2.000 yıllık bronz bir el üzerinde esrarengiz bir antik dilin nadir kanıtlarını keşfettiler. Eldeki yazıt, Vasconik yazının bilinen en...

Şerif Yaşar ”Böyle giderse Ayasofya 2050’yi göremez!”

29 Mayıs 2022

29 Mayıs 2022

Ayasofya Müzesi, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile  Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adı ile ibadete açıldı. Açılışı üzerinden 2 yıl geçen Ayasofya...

Hırvatistan’ın Split Şehrine Bağlı Manuš Bölgesinde Antik Roma Pazarı Bulundu!

10 Ekim 2020

10 Ekim 2020

Tarihçi ve arkeolog Luka Jelić 1897 gibi erken bir tarihte antik yerleşiminin Diocletianus Sarayı’nın inşasından önce Split bölgesinde var olduğu...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]