22 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Caligula’nın çılgın partilerini düzenlediği yüzen sarayları

Roma tarihinin en kötü imparatorlarından biri olan Caligula (Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus) MS 12 – MS 41 yılları arasında yaşadı. Caligula, babası Germanicus’un ölümünden sonra amcası Tiberius tarafından evlatlık edildi ve 37 yaşındayken tahta geçti.

Tahta geçtiği ilk aylarda giriştiği reformlar sayesinde halkın sempatisini kazanan Caligula, zamanla imparatorluğu yozlaştırdı ve kendini tanrılaştırarak diktatöryal ve çılgın bir yönetim sergilemeye başladı.

Caligula, Varşova’daki Łazienkowski Parkı’ndaki büstü © plrang/Fotolia

Hükümdarlığı sadece 4 yıl süren ve bir suikast sonucu 41 yaşında ölen Caligula, şiddet içeren çılgın partileri ve cinsel sapkınlıkları ile ünlendi.

Caligula, şatafatlı seks partileri için özel gemiler yaptırmıştı.

1920’lerde Roma yakınlarındaki Nemi Gölü’nde iki antik Roma gemisinin kalıntılarına ulaşılır. Bu iki geminin, kötü şöhretli Roma İmparatoru Caligula tarafından MS 1. yüzyılda inşa edilen ayrıntılı bir yüzen sarayın parçası olduğuna inanılıyor.

İki gemiden daha büyük olanı 73 metre uzunluğundaydı ve ısıtma sistemi, mermer zeminler ve diğer lüks özelliklerle donatılmıştı.

Daha küçük gemi, yüzen bir tapınak olarak hizmet etmesine izin veren dönen bir mekanizma ile donatılmıştı.

Her iki gemi de muhtemelen Caligula’nın halefi olan daha iyi huylu ve sağduyulu bir hükümdar olan Claudius’un, selefinin anısını yok etmek için onları batırmış olabileceği düşünülüyor.

Gemiler bulunmadan önce büyük bir ihtimalle yerel balıkçıların hışmına uğradı. Kazanç sağlamak için kancalarla küçük eserleri çıkararak turistlere sattılar.

Nemi gemisinin en önemli parçalarından biri Medusa başı

1446’da Kardinal Prospero Colonna ve Leon Battista Alberti, gemilerin 18.3 metre (60 ft) derinlikte yattıklarını belirledi.

1895 yılında Eliseo Borghi batık alanında sistematik bir çalışmaya başladı ve sitenin beklenenin yerine iki batık içerdiğini keşfetti.

1927’de Benito Mussolini, gölün boşaltılmasını ve gemilerinin kurtarılması için çalışmaların başlatılmasını sağladı.

Caligula, gemilerinin Helenistik dünyanın en lüksü olduğu için övünüyordu. Keşif, Romalıların büyük gemiler inşa edebildiklerini kanıtladı.

Prima Nave ve Seconda Nave (Birinci Gemi ve İkinci Gemi) olarak adlandırılan iki gemi, sırasıyla 67m x 19m ve 71m x 24m boyutlarındaydı. Bir araya getirildiğinde, bir futbol sahasının alanının çoğunu kaplarlardı.

Genel olarak, gemilerden birinin Diana’ya veya o zamanlar moda olan birçok tanrıdan diğerlerine yüzen bir tapınak olarak tasarlandığı kabul edilirken, diğer geminin imparator ve sarayı için yüzen bir saray ve çılgın seks partilerinin düzenlendiği gemi olarak kabul edilir. Her iki geminin de başlangıçta günümüzün standart denize açılan gemi inşa teknikleri ve malzemeleri kullanılarak inşa edildiği ve son derece yüksek bir lüks ve dekorasyon standardına sahip oldukları açıktır.

Romalı tarihçi Seutonius, en büyük iki mavnayı sedir ağacından yapılmış olarak tanımladı. Mücevherli pruvalar, zengin heykeller, altın ve gümüş kaplar, mor ipek yelkenler ve alabaster ve bronz banyolarla süslenmiştir. Zeminler cam mozaikle döşenmiş, pencereler ve kapı çerçeveleri bronzdan yapılmış ve süslemelerin çoğu paha biçilmezdi. Romalılar bilyalı rulmanları kurşundan yaptılar ve muhtemelen tanrıların heykellerini döndürmek veya ırgatları hareket ettirmek için Nemi gemilerindeki bilyalı rulmanları kullandılar.

Nemi gemilerinin kalıntıları Museo delle Navi Romane (Roma Gemileri Müzesi)’nde korunmaktadır.

Kapak illüstrasyon artifactsmuseumhistory

Banner
Benzer Yazılar

Antikythera mekanizmasının bulunduğu yerde devasa mermer kafa ortaya çıktı

20 Haziran 2022

20 Haziran 2022

Yunanistan Kültür Bakanlığı, dünyanın ilk analog bilgisayarı olarak kabul edilen Antikythera mekanizmasının çıkarıldığı yerde devasa mermer kafanın bulunduğunu bildirdi. 1900’lü...

Tokat’ın Antik Comana Potica Kentinde Mısır’ın 18. Hanedanlığına Ait Mühür Bulundu

7 Ocak 2021

7 Ocak 2021

Tokatta bulunan antik Comana Potica kentinde Mısır’ın 18. Hanedanlığına ait bir mühür bulundu. Antik kent Tokat’ın Gümenek köyünde yer almaktadır....

Ipswich’te Roma döneminden kalma çok iyi korunmuş çapa bulundu

26 Eylül 2022

26 Eylül 2022

İngiltere’nin Ipswich kasabasında Roma veya muhtemelen geç Demir Çağı dönemi yaklaşık 2 bin yıllık çok iyi korunmuş nadir bir örnek...

Taşa oyulmuş 2000 yıllık Antik Yunan ‘okul yıllığı’ bulundu

6 Haziran 2022

6 Haziran 2022

Tarihçiler , İskoçya Ulusal Müzeleri koleksiyonundaki bir mermer levha üzerindeki eski bir Yunanca yazıtın nadir bulunan bir “Antik Yunan okul yıllığı”...

London Bridge yakınlarında nadir bir Roma mozaiği keşfedildi

22 Şubat 2022

22 Şubat 2022

Londra Arkeoloji Müzesi’nden bir arkeolog ekibi, Southwark’taki London Bridge yakınlarında ki bir alanda bir odayı süslemiş olabilecek iyi korunmuş nadir...

Pompeii’de şimdiye kadar görülmemiş köle odası keşfedildi

6 Kasım 2021

6 Kasım 2021

Vezüv Yanardağı’nın yerle bir ettiği, gösterişli, zengin Roma kenti Pompeii Antik Kenti kazılarında heyecan yaratacak yeni bulgular ortaya çıkarılmaya devam...

Knossos Sarayı Görkemli Günlerinde Nasıl Görünüyordu

9 Mayıs 2021

9 Mayıs 2021

Knossos Sarayı, Minos Uygarlığı’na başkentlik yapan antik Knossos’un, ünlü bir mimari yapısıdır. Girit’in kuzeyinde, Kandiye şehri yakınlarında yer alan Knossos’un...

Roma Dönemi Hispania’sında Keşfedilen Bilinen En Eski Taş Kalıp, Sikke Üretimine Işık Tutuyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

İspanya’nın Porcuna kentinde, antik Obulco yerleşiminde yapılan kazılar, Roma Hispania’sında madeni para üretiminin en eski kanıtını gün yüzüne çıkardı. Jaén...

Via Tiburtina’da Cumhuriyet dönemine ait bir Roma köprüsü keşfedildi

28 Şubat 2022

28 Şubat 2022

Roma Şehri’nin kuzeydoğusuna giden antik Roma yolu Via Tiburtina’nın 12. kilometresinde, Cumhuriyet döneminden kalma nadir bir köprünün kalıntıları keşfedildi. Köprü,...

Adıyaman’ın Fazla Bilinmeyen Antik Kenti

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Adıyaman deyince gözlerimizin önüne gelen eşsiz güzellikte ki Nemrut Dağı ve ünlü Komagene Krallığı olur. Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kadim...

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen Baia’daki Batık bir Roma villasında bulunan mermer kakma zeminler

11 Nisan 2023

11 Nisan 2023

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen batık Baia kentinin Terme del Lacus bölgesinde gerçekleştirilen yeni araştırmalar antik Roma lüks villalarının...

Obsidyen taşlarının analizi Minos Uygarlığı’nın yıkılış düşüncelerine farklı boyut kazandırıyor

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Tunç Çağı döneminde Girit Adası’nda yüksek medeniyet kuran Minos Uygarlığı’nın yıkılıp Miken Uygarlığına evrilme süreci üzerine kurulan teorileri sarsacak yeni...

İmparator Neron: Zalim Bir Yönetici mi Yoksa Zengin Aristokrat Düşmanı mı?

10 Kasım 2020

10 Kasım 2020

Günümüzden yaklaşık 2000 yıl öncesinde İmparator Nero‘nun (Neron) Roma’yı yaktığı söylencesi İmparator Nero’ya Romanın en kötü şöhretini getirmiştir.  Roma’yı yaktığı...

Amazon Kadın Savaşçıları Gerçekten Var mıydı?

6 Şubat 2021

6 Şubat 2021

Tarihte savaşçı kadınlar olarak bilinen Amazonlar‘ın varlığı arkeoloji ve tarih biliminde sürekli tartışılan konu olmuştur. Kimi bilim insanları, bu savaşçı...

Hvar Adası’nda Yeni Bir Geç Antik Nekropol Keşfedildi

11 Haziran 2021

11 Haziran 2021

Hırvatistan‘ın Hvar kasabasındaki aynı adla anılan Hvar Adası’nda bulunan Radoevi Sarayı’nın bahçesindeki koruma kazıları, iki ay süren yoğun arkeolojik çalışmaların...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]