14 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Caligula’nın çılgın partilerini düzenlediği yüzen sarayları

Roma tarihinin en kötü imparatorlarından biri olan Caligula (Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus) MS 12 – MS 41 yılları arasında yaşadı. Caligula, babası Germanicus’un ölümünden sonra amcası Tiberius tarafından evlatlık edildi ve 37 yaşındayken tahta geçti.

Tahta geçtiği ilk aylarda giriştiği reformlar sayesinde halkın sempatisini kazanan Caligula, zamanla imparatorluğu yozlaştırdı ve kendini tanrılaştırarak diktatöryal ve çılgın bir yönetim sergilemeye başladı.

Caligula, Varşova’daki Łazienkowski Parkı’ndaki büstü © plrang/Fotolia

Hükümdarlığı sadece 4 yıl süren ve bir suikast sonucu 41 yaşında ölen Caligula, şiddet içeren çılgın partileri ve cinsel sapkınlıkları ile ünlendi.

Caligula, şatafatlı seks partileri için özel gemiler yaptırmıştı.

1920’lerde Roma yakınlarındaki Nemi Gölü’nde iki antik Roma gemisinin kalıntılarına ulaşılır. Bu iki geminin, kötü şöhretli Roma İmparatoru Caligula tarafından MS 1. yüzyılda inşa edilen ayrıntılı bir yüzen sarayın parçası olduğuna inanılıyor.

İki gemiden daha büyük olanı 73 metre uzunluğundaydı ve ısıtma sistemi, mermer zeminler ve diğer lüks özelliklerle donatılmıştı.

Daha küçük gemi, yüzen bir tapınak olarak hizmet etmesine izin veren dönen bir mekanizma ile donatılmıştı.

Her iki gemi de muhtemelen Caligula’nın halefi olan daha iyi huylu ve sağduyulu bir hükümdar olan Claudius’un, selefinin anısını yok etmek için onları batırmış olabileceği düşünülüyor.

Gemiler bulunmadan önce büyük bir ihtimalle yerel balıkçıların hışmına uğradı. Kazanç sağlamak için kancalarla küçük eserleri çıkararak turistlere sattılar.

Nemi gemisinin en önemli parçalarından biri Medusa başı

1446’da Kardinal Prospero Colonna ve Leon Battista Alberti, gemilerin 18.3 metre (60 ft) derinlikte yattıklarını belirledi.

1895 yılında Eliseo Borghi batık alanında sistematik bir çalışmaya başladı ve sitenin beklenenin yerine iki batık içerdiğini keşfetti.

1927’de Benito Mussolini, gölün boşaltılmasını ve gemilerinin kurtarılması için çalışmaların başlatılmasını sağladı.

Caligula, gemilerinin Helenistik dünyanın en lüksü olduğu için övünüyordu. Keşif, Romalıların büyük gemiler inşa edebildiklerini kanıtladı.

Prima Nave ve Seconda Nave (Birinci Gemi ve İkinci Gemi) olarak adlandırılan iki gemi, sırasıyla 67m x 19m ve 71m x 24m boyutlarındaydı. Bir araya getirildiğinde, bir futbol sahasının alanının çoğunu kaplarlardı.

Genel olarak, gemilerden birinin Diana’ya veya o zamanlar moda olan birçok tanrıdan diğerlerine yüzen bir tapınak olarak tasarlandığı kabul edilirken, diğer geminin imparator ve sarayı için yüzen bir saray ve çılgın seks partilerinin düzenlendiği gemi olarak kabul edilir. Her iki geminin de başlangıçta günümüzün standart denize açılan gemi inşa teknikleri ve malzemeleri kullanılarak inşa edildiği ve son derece yüksek bir lüks ve dekorasyon standardına sahip oldukları açıktır.

Romalı tarihçi Seutonius, en büyük iki mavnayı sedir ağacından yapılmış olarak tanımladı. Mücevherli pruvalar, zengin heykeller, altın ve gümüş kaplar, mor ipek yelkenler ve alabaster ve bronz banyolarla süslenmiştir. Zeminler cam mozaikle döşenmiş, pencereler ve kapı çerçeveleri bronzdan yapılmış ve süslemelerin çoğu paha biçilmezdi. Romalılar bilyalı rulmanları kurşundan yaptılar ve muhtemelen tanrıların heykellerini döndürmek veya ırgatları hareket ettirmek için Nemi gemilerindeki bilyalı rulmanları kullandılar.

Nemi gemilerinin kalıntıları Museo delle Navi Romane (Roma Gemileri Müzesi)’nde korunmaktadır.

Kapak illüstrasyon artifactsmuseumhistory

Banner
Benzer Yazılar

Antik Yunan “Ejderha Evleri”nin Çözülemeyen Megalitik Gizemi

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Muhtemelen Antik Yunanistan’ın Klasik Öncesi dönemine tarihlenen Euboea’nın Ejderha Evleri, henüz tam olarak çözülememiş tarihi gizemlerden biridir. Yunanistan’ın Girit’ten sonra...

Kibatos Kalesi Deşifre Ediliyor

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Yalova’nın Altınova ilçesinde Yalova Kıyıları Antik Liman ve Sualtı Yüzey Araştırması kapsamında yaklaşık 2 yıldır sürdürülmekte olan çalışmalar neticesinde Bizans...

IŞİD Tarafından Yıkılan Palmira Antik Kenti Yeni Bir Sergi İle Hatırlanacak

4 Şubat 2021

4 Şubat 2021

Işid tarafından tahrip edilen Palmira Antik Kenti ve onu savunurken ölen Halid El Es’ad’ın çalışmaları Getty Research Institute tarafından sergilenecek....

Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter’in adının yazıldığı vazo ve kil figürünler bulundu

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Girit adasında yer alan antik Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter adının yazıldığı vazo ve yüzlerce kil kadın figürün...

İtalya’da Nebatilere ait bir tapınağın kalıntılarına ulaşıldı

12 Nisan 2023

12 Nisan 2023

İtalyan sualtı arkeologları, MS 1. yüzyıla tarihlenen Nebatilere ait bir tapınağın iki mermer sunağını keşfettiler. Sunaklar, İtalya’nın Campania bölgesindeki Phlegrean...

Amazon Kadın Savaşçıları Gerçekten Var mıydı?

6 Şubat 2021

6 Şubat 2021

Tarihte savaşçı kadınlar olarak bilinen Amazonlar‘ın varlığı arkeoloji ve tarih biliminde sürekli tartışılan konu olmuştur. Kimi bilim insanları, bu savaşçı...

Napoli’de Augustus dönemi su kemerinin daha önce bilinmeyen bir yeraltı yolu keşfedildi

4 Şubat 2023

4 Şubat 2023

Augustus dönemi su kemerinin yaklaşık yarım mil uzunluğundaki daha önce bilinmeyen bir yeraltı yolu, güney İtalya’nın Napoli kentinde keşfedildi. Cocceivs...

Etrüsklerin 2000 yıllık köken gizemi hakkında şaşırtıcı son çalışma

25 Eylül 2021

25 Eylül 2021

Antik iskeletlerden alınan DNA’nın genetik analizi, 2000 yılı aşkın süredir araştırmacıları büyüleyen bir bulmacaya, Etrüsklerin kökenine cevap vermiş gibi görünüyor:...

Nimes’te Dikkat Çekici Yer Süslemeleriyle Bezenmiş Roma Dom’ları

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Nîmes kentinde kazı yapan arkeologlar, iki yüksek statülü Roma domusunun (evlerinin) kalıntılarını keşfettiler. Fransa’nın Nimes şehri tarih verimliliği açısından oldukça...

Kanada’da en eski İngiliz madeni parası ortaya çıkarıldı

14 Kasım 2021

14 Kasım 2021

Doğu Newfoundland’daki arkeologlar, 520 yıldan daha uzun bir süre önce 1493 ile 1499 arasında basılmış nadir bulunan iki kuruşluk bir...

Britanya’da Demir Çağı’na Ait En Büyük Altın Sikke Hazinesi: Sezar’a Verilen Bir Haraç mı?

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

İngiltere’de yapılan bir arkeolojik keşif, Demir Çağı tarihine dair şimdiye kadar bilinenleri yeniden gözden geçirmemize neden olabilir. Chelmsford şehri yakınlarında...

Hvar Adası’nda Yeni Bir Geç Antik Nekropol Keşfedildi

11 Haziran 2021

11 Haziran 2021

Hırvatistan‘ın Hvar kasabasındaki aynı adla anılan Hvar Adası’nda bulunan Radoevi Sarayı’nın bahçesindeki koruma kazıları, iki ay süren yoğun arkeolojik çalışmaların...

Antik Lidya kenti Patara’da 2400 yıllık Mutfak Ve Kadın Odası Bulundu!

8 Ekim 2020

8 Ekim 2020

Patara antik kentinde yapılan arkeolojik kazılarda bir mutfak ve bir “kadın odası” ortaya çıkarıldı. Kazılarda bulunmuş olan eserler arkeoloji dünyasını...

2500 Yıllık Afrodit Tapınağı Keşfedildi

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Arkeologlar, İzmir iline bağlı Çeşme ve Urla ilçesi civarında Tanrıça Afrodit adına yapılmış 2500 yıllık bir tapınak keşfettiler. İzmir’e bağlı...

Arkeologlar, Haltern’deki Roma askeri kampının bulunduğu yerde iki küçük Roma tapınağı keşfettiler

12 Kasım 2023

12 Kasım 2023

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde yer alan Haltern bölgesinde eski Roma askeri kampının bulunduğu yerde iki küçük Roma tapınağı temel kalıntıları...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]