21 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Yunan Medeniyetinde Şifacı Kadınlar

Antik Yunan kaynaklarında kadınlar çeşitli ilaç hazırlama tekniklerinde uzmanlaşmış olsalar dahi genelde bilgilerini kötü yönde kullandıkları düşünülmüş ve yazılmıştır. İnsanlar, kadınların şifacı kimliklere ve bilgilere sahip olsalar bile bu bilginin negatif yönde kullanıldıklarını düşünmüşler.

Eski Yunan dünyasında bitki ve büyü bilgisi olan şifacı kadınlardan ilk olarak bahseden Homeros’un Odysseia’sında, πολυφαρμάκου (birçok ilacı bilen) sıfatıyla nitelendirilen Kirke, yaptığı büyü ile Odysseus’un arkadaşlarını domuza dönüştürmüştür (Homeros, Odysseia, X.276‒285).

Hikayeye göre, Odysseus’u Kirke’nin büyülerine karşı uyaran Hermes, ona olacakları anlattıktan sonra bu büyülerden korunmak için ‘molü’ denilen gizemli bir bitki verir.

“…Kirkenin bütün tuzaklarını büyülerini bir bir anlatayım sana: bir içki hazırlayacak, bir
ilaç koyacak içine, ama dinlemez büyü müyü benim sana vereceğim ot,…Argos’u öldüren
böyle konuştu ve kopardı otu topraktan, uzattı onu bana ve bir bir saydı özelliğini: çiçeği
sütbeyazdı, kökü kapkara, ona molü derlerdi tanrılar arasında… ” (Homeros, Odysseia,
X.289‒291)

Kirke burada bazı bitkisel karışımlarla savaşçıların aklını karıştırmıştır. Bu anlatımda bile Kirke’nin bitkileri ve özelliklerini çok iyi tanıyan biri olduğu kabul edilmektedir. Kirke’nin bitkiler hakkındaki derin bilgisi, Homeros tarafından negatif bir biçimde ele alınmıştır. Dolayısıyla φαρμακίς terimi de burada Kirke üzerinden bir ot ve bitki büyücüsü olarak anlamlandırılmıştır.


Ataerkil bir yaşam üzerine kurulu Yunan toplumundan tamda beklenildiği gibidir. Kadınlar tragedya ve komedilerde aşk iksirleri ve ilaçları hazırlamaktadırlar. Bütün bu karalamalara rağmen farmakoloji alanında bilgili oldukları bellidir.

Aynı şekilde Homeros, Augeias’ın kızı Agamede’nin yeryüzünün bütün tedavilerini bildiğinden bahsetmektedir (Homeros, Ilias, XI, 735‒745). Burada ki farka gelince Truva savaşında Helene atfedilen iyilik ve güzelliğin hem de şifa özelliklerinin Agamede’ye de atfedilmesidir. Yunanlı yazarların MÖ. 8 yüzyılın gerçek düşünce şeklini çok iyi bir şekilde yansıtan bu görüş eğer hikayede ki kadın bir erkeği alt edecekse Tanrısal güçlere haiz olmalıydı yoksa kötü kalpli bir kadın dan daha fazlası olamazdı.

Ataerkil bir toplum olmanın getirilerinden biride Tanrıçalara atfedilen görevlerde olmuştur. Eski Yunan dünyasında MÖ 1. binyıla gelindiğinde tanrıçalar, öfkeli, kinci ve sıklıkla zalim bir doğaya atfedilen tanrılardan oldukça güçsüz olarak tanımlanmıştır. İlk tanrıça mitlerinin çoğunluğu da daha güçlü bir tanrının akrabası şeklinde tanımlanarak yeni bir sistemde tekrar var edilmiştir.

MÖ 7. yüzyıldan önce Asklepios ailesinin şifacı kadın üyeleri seramiklerde, heykellerde ve fresklerde tıptaki uzmanlıklarını tek başlarına uygularken tasvir edilmişlerdir. Ancak daha sonra, babalarının yanında betimlenmenin dışında ender olarak gösterilmişlerdir. Böylece, şifacılık sanatındaki rolleri bir yardımcının pozisyonuna indirgenmiştir. Şifalı ot sepetleri taşırken, Asklepios’u bir hastaya tanıtırken ve onun yönlendirmesiyle sağaltım işlemleri yaparken tasvir edilmişlerdir. Bu durum kadın şifacılara olan saygının azalmasının doğal bir tezahürüdür.

Arkaik dönemlerde şifacı olarak yücelten ve takdir gören kadınların yerini sadece hekimlerin yanında yardımcı olan kadınlara indirgendiği toplumdaki rollerinin nasıl değiştiğini açıkça göstermektedir. Kadınlar artık şifacı değil sadece yardımcıdırlar.
Erkeğin doğuştan getirdiği erdemleri, sıradan bir kadın yerine Kutsal bir Tanrıça yada kutsal bir dişinin altında görmemiş onlara bu alanda yer açmışlardır. Ataerkil bir sistemde erkekler şifacılık gibi bir alanda kendilerine rakip olarak sıradan kadınlar yerine Tanrıçaları görmüş ve kaynaklarda onlara yer vermeye karar vermişlerdir.

Kaynak: Aydemir, Leyla. “Eski Yunan ve Roma Dünyasında Şifacı Tanrıçalar ve Şifacı Kadınlar Arasındaki İlişki” Anadolu Araştırmaları, 2019

 

Banner
Related Articles

Pompeii Kenti Kazılarında Daha Önce Görülmemiş Dört Tekerlekli Araba Ortaya Çıkarıldı

27 Şubat 2021

27 Şubat 2021

M.Ö. 79 yılında yaşanan Vezüv yanardağının korkunç patlaması sonrası Pompeii kenti kül ve lav altında kalmıştı. İki gün boyunca yağan...

İsviçre’de kayıkhane inşaatı sırasında bir Roma amfitiyatrosu keşfedildi

21 Ocak 2022

21 Ocak 2022

Aargau Kanton Arkeolojisi’nden arkeologlar, İsviçre’nin Aargau kantonunda bulunan Kaiseraugst’ta bir Roma amfitiyatrosu keşfini duyurdular. Amfi tiyatro, Ren Nehri üzerindeki Kaiseraugst’taki...

Şaşırtıcı keşif; Romalıların ve Anglosaksonların bir arada yattığı mezarlık ortaya çıkarıldı

14 Mart 2023

14 Mart 2023

Mezarlıklar, toplumlarda dini, milli ve gelenekler gözetilerek ayrı alanlarda oluşturulur. Günümüzde Müslüman, Hristiyan ve Yahudi mezarlıkları gibi oluşturulan mezarlıklar uygulamada...

Britanya’da Demir Çağı’na Ait En Büyük Altın Sikke Hazinesi: Sezar’a Verilen Bir Haraç mı?

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

İngiltere’de yapılan bir arkeolojik keşif, Demir Çağı tarihine dair şimdiye kadar bilinenleri yeniden gözden geçirmemize neden olabilir. Chelmsford şehri yakınlarında...

Fas’ta ilk kez bir Roma askeri gözetleme kulesi bulundu

7 Kasım 2022

7 Kasım 2022

Türünün ilk örneği olan bir Roma askeri gözetleme kulesi, Fas’ın kuzeyindeki Volubilis antik kentinde Polonyalı ve Faslı arkeologlardan oluşan bir...

Napoli’de Augustus dönemi su kemerinin daha önce bilinmeyen bir yeraltı yolu keşfedildi

4 Şubat 2023

4 Şubat 2023

Augustus dönemi su kemerinin yaklaşık yarım mil uzunluğundaki daha önce bilinmeyen bir yeraltı yolu, güney İtalya’nın Napoli kentinde keşfedildi. Cocceivs...

Antik Pompeii Kentinde Bulunan Zengin Adam ve Kölesi

21 Kasım 2020

21 Kasım 2020

İtalyan Kültür Bakanlığı, antik Pompeii kentinde Vezüv patlaması sırasında yanarak ölen iki kişinin kalıntılarına ulaşıldığı bilgisini verdi. Pompeii Antik kentinde...

İspanyol arkeologlar, kumların altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ve bir Tunç Çağı mezarı ortaya çıkardılar

22 Ekim 2022

22 Ekim 2022

İspanyol arkeologlar, İspanya’nın Cadiz kentindeki Trafalgar Burnu’nu çevreleyen kum tepelerinin altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ile Tunç...

İspanya’nın güneyinde “Benzeri görülmemiş” Fenike nekropolü keşfedildi.

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Güney İspanya’daki Osuna bölgesinde M. Ö. 4. veya 5. yüzyıldan kalma bir Fenike nekropolü bulundu. İber yarımadasında yaşayan Fenikelilerin ölülerini...

Antik Dünya’da akşamdan kalanlar için uygulanan ilginç tedavi yöntemi

10 Kasım 2021

10 Kasım 2021

Felekten bir gece çalalım diye başlayan eğlencelerin sabahı her zaman hoş olmuyor. Ertesi günün sabahı gözler, şiddetli baş ağrısı, mide...

Homeros’un Şiirlerine Alfabenin Tarihine Işık Tutan Nestor’un Kupası

7 Ekim 2021

7 Ekim 2021

İtalya’nın Napoli kentinin hemen dışındaki Pitoresk Ischia adasında bulunan bir mezarda ele geçen Nestor’un Kupası, Homeros’un şiirlerine ve alfabenin tarihine...

Pompeii, Antiquarium’u Yeniden Açıyor

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

Pompeii Arkeoloji paktının içinde kalıcı bir müze olan Antiquarium yeniden açılıyor. 1873’te açılan Antiquarium, II.Dünya Savaşı sırasında bombalanarak, 1980’de ise...

İmparator Neron: Zalim Bir Yönetici mi Yoksa Zengin Aristokrat Düşmanı mı?

10 Kasım 2020

10 Kasım 2020

Günümüzden yaklaşık 2000 yıl öncesinde İmparator Nero‘nun (Neron) Roma’yı yaktığı söylencesi İmparator Nero’ya Romanın en kötü şöhretini getirmiştir.  Roma’yı yaktığı...

İnterpol Tarafından Aranan Mozaik Yasadışı Satış İçin Çevrimiçi Yayınlandı

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Varşova Üniversitesi’nden araştırmacılar, günümüz Suriye’sinde Apamea’dan çalınan bir mozaiğin, bir Roma hidrolik su çarkının en eski temsili olduğunu belirlediler.  Apamea MÖ....

Sağanak Yağış 2500 Yıllık Boğa Heykelciğini Ortaya Çıkardı

19 Mart 2021

19 Mart 2021

Yunanistan’da sağanak yağış 2500 yıllık boğa heykelciğini ortaya çıkardı. Antik Olympia’da bir arkeolog gerçekleştirdiği rutin arazi incelemesi sırasında 2500 yıllık...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]