3 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bulgar arkeologlar 2500 yıllık İskit asası keşfettiler

Kuzeydoğu Bulgaristan’daki tarih öncesi tuz üretimi merkezi olan Provadia-Solnitsata’da yapılan kazılar sırasında MÖ 5. yüzyıldan kalma bir İskit savaşcısına ait benzersiz bir kemik İskit asası keşfedildi.

İskitler, MÖ yedinci yüzyılda Tuna’ya gelen yarı bozkır halkıydı. Günümüz Bulgaristan’ına girdiler, ancak yerlilerle savaştıklarına dair hiçbir kanıt yok. M.Ö. 5. yüzyıldan sonra Traklılarla karşı karşıya geldiklerine dair bilgiler var.

Bulgar arkeoloji ekibi Profesör Vassil Nikolov tarafından yönetiliyor. Asa, Violeta Stoitsova ve Kalina Samichkova tarafından incelenen bir mezarda bulundu.

Profesör Vassil Nikolov, Bulgar Haber Ajansı’na (BTA) verdiği demeçte, İskit mezarlarının bugünün Kuzeydoğu Bulgaristan’ında çok nadir görülen bir şey olduğunu, şimdiye kadar sadece dört veya beş tanesinin keşfedildiğini söyledi.

Nikolov, kazılan çukurun şimdiye kadar bulunanlardan farklı olduğunu açıkladı. İskit savaşçının mezarının şekli, içi boş bir kısmı olan bir botu andırıyor. Görünüşe göre daha sonraki zamanlarda kazıldı, ancak insanlar bugün kayıp olan adamın iskeletinin kafatasını ve üst kısmını gördüler ve hemen durdular, diye açıkladı Nikolov.

kemik İskit asası
Kuzeydoğu Bulgaristan’daki tarih öncesi tuz madenciliği ve şehir merkezi Provadia – Solnitsata’da bulunan bir İskit asası. Fotoğraf: Danail Voikov

İskitler için ataların mezarlarına saygı çok önemliydi. Bu mezarlardan birine zarar veren herkes İskitlere zarar vermiş olacaktı. Belki de mezarı kazan insanlar, orada yatan kişinin önemli bir İskit olduğunu anlamış ve mezarı yağmalamadan terk etmişlerdir.

Arkeologlar, “o zamanın sanatının inanılmaz bir başarısı” olarak nitelendirdiği kemik asanın dışında insan kemiklerinin yanında bir at, demir bir bıçak, küçük bir köpek ve bir kaplumbağa kemikleri de buldular.

Provadia
Provadia – Solnitsata. Photo: Bulgaria Travel

İskitlerin kemik oymacılığı sanatında olağanüstü gelenekleri vardı. Asa 39 santimetre uzunluğundadır. Sap, birbirine yapıştırılmış iki parça kemikten yapılmıştır. Asanın başı ve sapı arasındaki bağlantı çok hassas bir şekilde hazırlanmış. Bir taraftan bakıldığında bir kartalın gagasına benziyor, ancak diğer yandan eski zanaatkar, gaganın şapka gibi göründüğü antropomorfik bir görüntü oydu.

Nikolov, asa, ustalarının becerilerinin kanıtı olduğunu belirtti ve muhtemelen küçük bir askeri birliğin askeri komutanına ait olduğunu da sözlerine ekledi.

“Şimdiye kadar bulunanlar genellikle haç biçimindedir ve üst kısmı ornitomorfik (Antik sanatta kuşa benzeyen bir figür) şeklindedir. Çoğu zaman zanaatkarlar bir kartal oydular çünkü bu kuş İskit dini-mitolojik sisteminin bir parçası” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

Ani Ören Yeri’nde Bulunan Harabe Ebu’l Manuçehr Camisi İbadete Açılıyor

4 Ocak 2022

4 Ocak 2022

Türkiye’de skandal restorasyon çalışmalarına sıklıkla tanık olduk. Aslını korumayı bırakalım bu restorasyon çalışmaları ile nevi şahsına münhasır yeni eserler üretildiğini...

İslam Öncesi Arabistan’da Tapınılan Tanrıçalar

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

İslam öncesi Arabistan’da, Al-lat, Manat (Manah olarak da adlandırılır) ve Al-Uzza, Hubal ile birlikte Mekke panteonunun başlıca tanrıları olan üç...

9.000 Yıl Önce Kadınların Toplumdaki Yeri Nasıldı? Çatalhöyük’te Yeni Bulgular Bu Soruyu Cevaplıyor

27 Haziran 2025

27 Haziran 2025

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Çatalhöyük, 9.000 yıl öncesine ışık tutmaya devam ediyor. Neolitik döneme ait bu yerleşim...

Konya’nın abidevi eseri İnce Minareli Medrese’sinin taç kapısı acil restore edilmeyi bekliyor

14 Ağustos 2022

14 Ağustos 2022

Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya birçok Selçuklu dönemi eserlere ev sahipliği yapıyor. Bu eserlerin içinde Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin...

Paris’teki Luksor Dikilitaşı’nda 3300 Yıllık Gizli Mesajlar Ortaya Çıktı

1 Mayıs 2025

1 Mayıs 2025

Fransa’nın başkenti Paris’te yer alan ve 1830’larda Mısır’dan getirilen 3.300 yıllık Luksor Dikilitaşı, son restorasyon çalışmaları sırasında yepyeni sırlarını, gizli...

Son araştırmalara göre, Kral Alfred’in kuvvetleri Cerne Abbas Devi’ni toplanma noktası olarak kullandı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Oxford Üniversitesi’nden yapılan yeni bir araştırma, Cerne Abbas Devi’nin başlangıçta Batı Sakson orduları için bir toplanma istasyonunu işaretlemek için Herkül’ün...

Suriye’de Amazon savaşçılarının tasvir edildiği nadir Roma mozaiği bulundu

12 Ekim 2022

12 Ekim 2022

Suriye iç savaşının başlamasından bu yana 11 yıl geçti. Binlerce insanın ölmesine ve büyük yıkımlara yol açan çatışma yıllarında kültürel...

Bom Jesus: Namibya Çölü’nde Bulunan En Eski ve En Değerli Gemi Batığı

20 Mart 2025

20 Mart 2025

Dikkat çekici bir arkeolojik keşifte, 500 yıl önce batan Portekiz gemisi Bom Jesus (İyi İsa), Namibya çölünde bulundu ve altın...

Radyokarbon tarihleme,”Filistin” kültürünün tarihlendirilmesi konusunda uzun süredir devam eden bir tartışmaya katkıda bulunuyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Avusturya Bilimler Akademisi’nden araştırmacılar, Levant’daki en önemli Bronz ve Demir Çağı bölgelerinden biri olan Tel Gezer için yeni bir radyokarbon...

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; “Ayasofya Paylaşımı Gerçeği Yansıtmıyor”

9 Mayıs 2022

9 Mayıs 2022

Ayasofya Camii’nin Osmanlı dönemi tarihi su haznesinin kapağı kırılarak ayakkabı konulduğuna dair yapılan haberler üzerine İstanbul İl Kültür ve Turizm...

Hilar Mağaraları ve Çayönü Kazı Çalışmaları Başlıyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Diyarbakır Ergani ilçesi’nde 12 bin yıllık geçmişe sahip Hilar Mağaraları ve Çayönü arkeolojik alanında kazı çalışmaları başlıyor. Yerleşik hayatın ilk...

Hattuşa kazılarında 2 bin 800 yıllık fil dişinden yapılmış süsleme parçası bulundu

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

Anadolu’nun ilk merkezi devlet teşkilatını kuran Hititlerin başkenti Hattuşa’da Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında devam eden kazılarda 2 bin 800...

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

Bir kişinin kazaren ya da kasten öldürülmesi sonrası maktulün ailesine verilen paraya kan parası denilmektedir… Günümüz maddi hukukunda tam olarak...

Akdeniz’in En Eski El Dikimi Teknesi Bir Sonraki Yolculuğuna Hazırlanıyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Akdeniz’in en eski el dikimi teknesi, Hırvatistan’ın Istria yarımadasındaki Umag yakınlarındaki Zambratija Körfezi’nde keşfedildi. Hırvatistan’daki Adriyatik deniz tabanında binlerce yıl...

İsrail’de Dünyanın En Eski Camisi Bulunmuş Olabilir

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Dünyanın en eski camilerinden biri, İsrail’in Celile Denizi kıyılarında bir arkeolog ekibi tarafından ortaya çıkarıldı. Caminin kalıntıları, orijinal olarak Bizans...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]