27 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünya’nın en eski kalpazanlığı

Hayfa Üniversitesi ve Kudüs İbrani Üniversitesi, Arkeoloji Bilimi Dergisi’nin gelecek ay yayınlanması beklenen sayısında Dünya’nın en eski kalpazanlığı konusunu ele alıyor.

Çalışma kapsamında İsrail kabilelerinin Kenan’a yerleştiği dönem olan ilk Demir Çağı’nda (MÖ 1200-950 arasında) Levant’ta ciddi bir gümüş kıtlığı olduğuna dair kanıtlar buldu ve bu da yüksek oranda bakırla karışık gümüş üretilmesine yol açtı.

Araştırmacılar yaptıkları açıklamada, “Gümüş oranı az olan parçacıkların Arsenikle karıştırılarak gümüş renkli görünmeleri sağlanmış. Bu dönem boyunca bunun kasıtlı bir sahtekarlık olduğu hipotezi güçleniyor.”

Bu çalışma Hayfa Üniversitesi’nden Tzilla Eshel’in doktora tezinin bir parçasıdır. Bu doktora tezi Hayfa Üniversitesi’nden Prof. Ayelet Gilboa, İbrani Üniversitesi’nden Prof. Yigal Erel ve Dr. Naama Yahalom-Mack danışmanlığında yürütülmektedir.

Beit She’an, Megiddo ve Ashkelon’daki sitelerden MÖ 1200-950 dönemine ait verileri inceliyor ve gümüş kıtlığı ve istikrarsızlığın Kenanlı kabilelerinin Harran bölgesinden göç etmelerinin nedenlerinden biri olabileceğini öne sürüyor.

O zamanlar henüz madeni para basılmamıştı ve tek tip olmayan gümüş parçalar kullanılarak ticaret yapılıyordu, bu nedenle her bir parçadaki gümüş miktarı önemliydi.

Eshel’in doktora tezi ve diğer önceki çalışmaların bir parçası olarak, daha önceki dönemlerden (MÖ 1900’den itibaren) bölgeye ait gümüş küpelerin, sonraki dönemlerden gümüş küpeler gibi neredeyse % 100 gümüşten yapıldığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, araştırmacılar bu Demir Çağı önbelleklerinin kimyasal bileşimini incelediklerinde, bazı parçalarda% 80’e varan bakır içeriğine sahip, esas olarak bakırdan oluşan bir alaşımdan yapıldıklarını buldular. Araştırmacılar ayrıca külçe gümüş rengi vermek için bu alaşımlara arsenik gibi maddelerin de eklendiğini buldular. Araştırmacılar bunun sahte olduğuna dair kesin bir kanıt olmadığını söylese de, bu metal parçaların gümüş rengini simüle etmek için kasıtlı bir girişim olduğunu düşünüyorlar.

Silver pieces from Tel Megiddo (Resim: Clara Amıt Israeli ANTIQUITIES AUTHORITY)

“Metal gümüşü boyamak için kasıtlı bir girişim olduğu gerçeğine ek olarak, antik önbelleklerde bakır yüzdesinin daha yüksek olduğunu ve arsenik miktarlarının parçadan parçaya çok benzer olduğunu gördük” diye yazdılar.

Araştırmacılar, bölgedeki duruma ilişkin tarihsel bilgiler ve bu yeni bulgular ışığında, Güney Levant  MÖ 1200-950 döneminin bölge sakinlerinin gerçek gümüş metal elde edemediği bir dönem olduğunu tahmin ediyorlar. Ancak ticaret için gümüşe ihtiyaç duydukları için bu sahte parçaları yarattılar.

Araştırmacılar öncelikle gümüşün tam olarak nereden geldiğini ve gerçekte gümüş miktarının ne oranda olduğunu bulmak için parçaları izotop testine tabii tutmak istediler. Bunun sonucunda bu para kaynağının İspanya olduğu sonucuna vardılar. Ancak bu çalışmada araştırmacılar, bu kadar “kirli” bir alaşım olduğu için normal izotop testinin yapılamayacağını ve bunun yerine, gerçekleştirdikleri bir modele dayanarak, alaşımdaki bakırın Timna bölgesindeki madenlerden aynı dönemden geldiğini tahmin ediyorlar.

Eshel araştırma sonucunda: ”22. Bölümdeki Hezekiel kitabında, peygamber İsrailoğulları için Tanrı’ya kızdığını önceden bildirir ve şöyle der: ‘İnsanoğlu, İsrail halkı bana cüruf oldu; hepsi bir fırının içinde kalan bakır, kalay, demir ve kurşundur. ‘ Cümlenin kendisi elbette Tanrı ile İsrail çocukları arasındaki ilişkinin bir metaforudur, ancak pratikte, o zamanlar tanıdık olan bir gerçekliği tanımlaması oldukça olasıdır: gümüş bir külçe, kalay ve demir gibi çeşitli metallerle karıştırılmıştır. ”dedi.

Peygamber Hezekiel İ.Ö. 586 yaşamıştır. Hezekiel kitabı Tanah’taki Peygamberlerin üçüncü kitabı olup On ili küçük peygamber kitaplarından önce Yeşeya ve Yeremya kitaplarından ise sonra gelmektedir. Hristiyanlıktaki Eski Ahit’ten farklıdır. İsmini de peygamber Hezeikel’den almıştır.

Kalpazanlık 

Paranın sahtesini yapıp piyasaya süren kişi/kişilere verilen bir isimdir. Haberde de yer aldığı gibi kalpazanlık tarihi oldukça eskidir. Kalpazanlığın cezası çok ağır cezalara tabiydi.

https://www.jpost.com/israel-news/dirty-old-money-researchers-reveal-iron-age-silver-forgery-649864 sitesinden çeviri yapılmıştır.

Bu haberi de okumak isteyebilirsiniz.

Banner
Related Articles

Munigua’da Bulunan 2 Bin Yıllık Roma Makyaj Kutusu, Güzellik ve Ölüm Sonrası Hafızayı Birleştiriyor

11 Haziran 2026

11 Haziran 2026

Sevilla yakınlarındaki antik Munigua kentinde ortaya çıkarılan küçük bir bronz makyaj kutusu, Roma döneminde kişisel bakımın mezar gelenekleriyle nasıl iç...

Kuzey İngiltere’de keşfedilen 11.000 yıllık insan kalıntıları

26 Ocak 2023

26 Ocak 2023

Central Lancashire Üniversitesi’ndeki (UCLan) uluslararası bir arkeolog ekibi, İngiltere’nin Cumbria kentindeki Heaning Wood Bone mağarasında 11.000 yıllık insan kalıntıları keşfetti....

Asteroit Çarpmasaydı Dinozorlar Hala Dünyanın Hakimi Olabilirdi

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Yapılan yeni araştırma sonuçları dinazorların yaşadığı dönemde dünyaya çarpan Asteroit olmasaydı dinazorların dünyaya hakim olmaya devam edebileceğini söylüyor. Dinozorlar, Geç...

Sutton Hoo Gemi Cenazesi “Britanya’nın Tutankhamunu”

3 Ocak 2021

3 Ocak 2021

İngiltere’nin ikinci dünya savaşına girmesine sayılı günler kala 1939 yılında amatör bir arkeolog olan Basil Brown tarafından eşsiz bir buluş...

134 yıllık bir fotoğraftan kayıp bir tapınak kabartmasının 3D modelini oluşturmak için yapay zeka kullanıldı

17 Kasım 2024

17 Kasım 2024

Araştırmacılar, üç boyutlu bir nesnenin tek bir 2D fotoğrafını çekip üç boyutlu bir dijital yeniden yapılandırma üretebilen bir sinir ağı...

Tarihi Eser Kaçakçılarına Pandora V Operasyonu

11 Mayıs 2021

11 Mayıs 2021

Tarihi eser kaçakçılarına yönelik Dünya genelinde İnterpol, Europol ve Dünya Gümrük Örgütü ortaklaşa Pandora V adı altında bir operasyon düzenledi....

Arkeologlar Laodikeia’nın Batı Tiyatrosu’nda 2.000 Yıllık Bir Athena Heykeli Ortaya Çıkardı

25 Nisan 2026

25 Nisan 2026

Yüzyıllar boyunca taş ve tozun altında kalmıştı. Şimdi ise Laodikeia’nın Batı Tiyatrosu’nda ortaya çıkarılan 2.000 yıllık Athena heykeli, kentin yalnızca...

Arkeologlar Mısır’ın Luksor kentinde mücevherlerle dolu 11 mühürlü Orta Krallık mezarı buldu

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı himayesinde çalışan Mısır-Amerikan misyonu olan Güney Asasif Koruma Projesi (The South Asasif Conservation Project) Mısır’ın...

Karadeniz’in Zeugması Restore Edilecek

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Hadrianaupolis Antik Kenti Karabük’ün Eskiyapar ilçesinin 3 km batısında yer almaktadır. Bu antik kentimiz ortaya çıkarılan eşsiz güzellikteki mozaikleri nedeniyle...

Geçmiş Nesil DNA’larımız Kanseri Yenmemiz İçin Çözüm Olabilir

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Geçmiş nesillerden DNA’mızdaki aktarılmış öğeler, basit bir enfeksiyon gibi kanser hücrelerini öldürmek için güçlü bir bağışıklık tepkisi geliştirebilir. Bu çalışma,...

Metropolis Antik Kenti’nde 1.800 Yıllık Kadın Heykelinin Çıkarılış Anları

12 Haziran 2021

12 Haziran 2021

İzmir’in Torbalı ilçesinde yer alan Metropolis Antik Kenti 2021 kazı çalışmaları başladı. Metropolis Antik kent kazı çalışmalarının ilk buluntusu 1.800...

Silla Prensesine Ait 1500 Yıllık Takılar Göz Kamaştırdı

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Arkeologlar, Güney Kore’nin Kuzey Gyeongsang Eyaletindeki Gyeongju kentinde gömülü bir Silla Prensesinin mezarında yüzlerce mezar eşyası keşfettiler. Silla, MÖ 57’de...

İnsanlar ekmek yapmayı 14.400 yıl önce biliyorlardı

15 Mayıs 2022

15 Mayıs 2022

Ürdün’ün Kara Çölü’ndeki arkeolojik buluntular, insanların 14.400 yıl önce ekmek pişirmek için taş fırınları kullandığını gösteriyor. Araştırmacılar, 14.400 yıl önce...

Tarihi Balat Surp Hraştagabet Khorenyan Ermeni Okulu Kaderine Terkedildi

1 Kasım 2021

1 Kasım 2021

İstanbul’un tarihi semtlerinden Balat’ın sokaklarını gezerken karşınıza içler acısı hali ile kaderine terkedilmiş, ölmesi beklenen hasta gibi duran tarihi Surp...

Zominthos Minoan Sarayı Kazısı Alanındaki Bulunan Kutsal Objeler

6 Ekim 2020

6 Ekim 2020

Zominthos Girit adasındaki İda Dağı’nın (Psiloritis) kuzey eteklerinde küçük bir platodur. Yerleşim tarihi MÖ. 1800’lere kadar uzanmakta. 1982′ de Yunan...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]