18 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Boncuklu Tarla’da 12.000 yıllık anıtsal bir stel keşfedildi

Mardin’in Dargeçit ilçesine bağlı Ilısu Mahallesi’nde bulunan Boncuklu Tarla’da yapılan kazılarda, 12 bin yıllık, 2 metre 20 santim uzunluğunda oyma taş blok ortaya çıkarıldı.

Boncuklu Tarla’da Geç Epipaleolitik dönemden Neolitik Çağ’a kadar çok sayıda buluntu ortaya çıkarıldı.

Arkeologlara göre Boncuklu Tarla, Göbekli Tepe, Karahantepe ve Sayburç gibi insanlık tarihine ışık tutan önemli bir arkeolojik alan.

Kazı alanında 20.000’den fazla boncuğun bulunması nedeniyle yerleşime “Boncuklu Tarla” adı verildi. Boncuklar genellikle mezarlarda bulunuyordu ve dekoratif amaçlı kullanılıyordu.

Mardin Artuklu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ergül Kodaş liderliğindeki kazılarda yakın zamanda 12.000 yıllık olduğu tahmin edilen bir “kamu binası”nın kalıntıları ortaya çıkarıldı.

Çapı yaklaşık 10 metre olan yapının kalıntıları arasında, 2,20 metre yüksekliğindeki stel (oyma taş blok), minyatür steller, boncuklar, ok uçları ve boğa boynuzları da dahil olmak üzere çok sayıda eser bulundu.

Doç. Dr. Ergül Kodaş, keşfedilen kamusal yapı ve anıtsal taş stel hakkında şunları söyledi:

“İlk olarak kazılarımıza doğu alanı dediğimiz yerde başladık ve burada çok sayıda stel bulduk. Bu bağlamda, o alanda yeni bir stel bulunan bir yapıya ulaştık. Şimdiye kadar sadece bir kısmını kazdık. Bu yapı, Boncuklu Tarla’da Çanak Çömlek Öncesi Neolitik dönemin erken evrelerine giden katmanları açıkça anlamamızı sağladı. Yapı sadece bir kez kullanılmadı; en az dört kez yenilendi ve her yenilemede tabanı doldurularak kullanılmaya devam edildi. Bu, yapının uzun süre kullanıldığını ve daha önce Boncuklu Tarla’da tespit ettiğimiz gibi, sadece bir kez kullanılıp tamamen gömülmediğini, bu yapıda farklı bir uygulama olduğunu düşündürüyor.”

Kodaş, bu büyüklükte büyük bir stel’in hem Boncuklu Tarla’da hem de Yukarı Dicle Vadisi’nde ilk kez bulunduğunu söyledi.

Ayrıca yapıda bulunan maket formundaki minyatür stel, Şanlıurfa bölgesinde bulunan “T” biçimli stellerle benzerlik taşıyor ve iki bölge arasındaki ilişkiyi göstermesi açısından önem taşıyor.

Kamusal bir yapı olduğu düşünülen yapı, Çanak Çömlek Öncesi Neolitik dönemin erken evrelerine aittir. Şu ana kadar ortaya çıkarılan yapılar yalnızca bir kez kullanılmışken, bu yapının uzun bir süredir kullanımda olması dikkat çekicidir.

Kodaş, “Binanın içerisinde sembolik değer taşıyabilecek minyatür steller ve küçük objeler bulduk. Çok sayıda boğa boynuzu ve boğa başı parçası keşfettik. Bu da bu yapının diğerleri gibi özel bir yapı, kamusal bir yapı olduğunu gösteriyor. Ancak stelin boyutu nedeniyle diğerlerinden farklı. Bulduğumuz eserler farklı ve en az dört kez restore edilmiş ve kullanılmış olması nedeniyle farklı. Karbon analizi yaptırmadık ama M.Ö. 10.000 civarına ait olduğunu düşünüyoruz. Binanın içerisinde bulduğumuz küçük eserler, özellikle yontma taş eserler, Boncuklu Tarla’da bu katmanlarda bulduğumuz objelere çok benziyor, onlarla çağdaş. Aynı süreçte kullanılmış ama diğerlerinden farklı olarak uzun süredir kullanılıyor. Yaklaşık 12.000 yıllık olduğunu tahmin ediyoruz.”

Fotoğraflar: Halil İbrahim Sincar/AA

Banner
Benzer Yazılar

Tüm Neandertaller Erkek Değildi “Sheanderthal”

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Zamanın lahitinden çıkan ilk Neandertal yüzü bir kadına aitti. 1848 Cebelitarık’ta Forbes taş ocağında bulunmuştu. İlk tanınan Neandertal, Alfred Russel Wallace...

Tarihte “Suda Doğum” ilk olarak Ani Örenyeri’nde uygulanmış olabilir

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Dünya da son 30 yıldan bu yana büyük ilgi gören “suda doğum” uygulaması bebeğin dünya ile adaptasyonunu hızlandırmayı amaçlıyor. Uygulama...

Arkeologlar el değmemiş bir Etrüsk mezarını açtı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Orta İtalya’daki Vulci Arkeoloji Parkı’nda, Nisan ayında keşfedilen ve el değmeden kalan 2.600 yıllık, çift odalı, sağlam bir Etrüsk mezarı...

Göbeklitepe Gücün Sembolü müydü? Yeni Araştırma Taş Tepeler’de “Ekstaz” Olasılığını Gündeme Taşıdı

9 Şubat 2026

9 Şubat 2026

On yıllardır Güneydoğu Anadolu’daki anıtsal Neolitik merkezler benzer bir çerçevede yorumlandı: devasa T biçimli dikilitaşlar, dramatik hayvan kabartmaları ve sık...

Çin’in Shanxi Eyaletinde iyi korunmuş Ming Hanedanlığı mezarı ortaya çıkarıldı

18 Mart 2024

18 Mart 2024

Shanxi Kültürel Kalıntılar ve Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeologlar, Kuzey Çin’in Shanxi eyaletinin Xinzhou şehrinde Ming Hanedanlığı’ndan (1368-1644) iyi korunmuş bir mezar...

“Anadolu” operasyonu ile tarihi eser kaçakçılarına darbe

10 Ağustos 2021

10 Ağustos 2021

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 30 ilde uluslararası tarihi eser...

Antalya’da denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi ortaya çıkarıldı

19 Nisan 2024

19 Nisan 2024

Antalya’nın sembol yapılarından Hıdırlık kulesinin çevresinde denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi keşfedildi. 800 metre uzunluğundaki yolun şu ana kadar...

Minos Yazısı Linear A’nın Çözülmesi Yönünde Büyük Adım

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

Avrupa’nın ilk büyük medeniyetinin kurucusunun esrarengiz Minoslular olduğuna inanılmaktadır. Minos, Yunanistan’a bağlı Girit Adası‘nda görülen (M. Ö. 3500 yıllarında) tunç...

19. Yüzyılda Sözde Frenoloji Bilimi Neden Cadıların Kafataslarını İnceledi? Bu ‘Şarlatanlık mı Yoksa Bilim mi?’

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

19. yüzyılda İskoçya’da, Fife merkezli bir antikacı, tartışmalı sözde frenoloji biliminin (insanın özyapısını ve zihinsel yetisini kafatasının dış yapısına, dış...

Neandertaller’in Ölülerini Gömdüğüne Yönelik Kanıtlar Bulundu

13 Aralık 2020

13 Aralık 2020

Ölülerin gömülmesi Neandertaller tarafından mı uygulandı yoksa türümüze özgü bir yenilik mi? İlk hipotez lehine göstergeler var ancak bazı bilim...

Sakkara’da kraliyet hekimi “Tanrıça Selket’in Büyücüsü”nün antik mastaba mezarı keşfedildi

8 Ocak 2025

8 Ocak 2025

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Sakkara arkeolojik alanının güney bölgesinde Fransız ve İsviçreli ortak arkeoloji ekibi,...

Ağzında bir tuğla ile gömülü bulunan 16. yüzyıldan kalma bir İtalyan ‘vampiri’nin yüzü yeniden oluşturuldu

28 Mart 2024

28 Mart 2024

16. yüzyılda Venedik’te mezarı kazılan ve ağzında tuğla bulunan bir “vampir”in yüzü yeniden oluşturuldu. Arkeologlar, 2006 yılında Venedik’teki Lazzaretto Nuovo...

Arjantin’de Devasa Bir Dinazor Bulundu Ancak Fon Bulunamadığı İçin Çalışmalara Devam Edilemiyor

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Arjantin’in güney Patagonya bölgesinde 2012 yılında bulunan devasa bir titanozor sauropod kalıntıları, şimdiye kadar bulunan en büyük dinazorlardan biri olabilir....

Araştırmacılar, Linear Elamit yazısını deşifre ettiklerini iddia ediyorlar

4 Eylül 2022

4 Eylül 2022

Araştırmacılar, İran’ın güneybatısında yer alan Susa şehrinde 1903 yılında yapılan kazılarda bulunan Linear Elamit yazı sistemi ile yazılmış kil tabletin...

Urartu Kralı Argişti’nin bronz kalkanı bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı

30 Ocak 2023

30 Ocak 2023

Urartu Kralı Argişti’ye ait bronz kalkanın üzerinde yer alan yazıt bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı. Rezan Has Müzesi tarafından...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]