16 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor

Konya’nın Karatay ilçesinde yer alan 11 bin 200 yıllık geçmişe sahip Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor. Boncuklu Höyük, Neolitik dönemin bilinen ilk yerleşik alanı Çatalhöyük’ten iki bin yıl daha eskiye tarihlendiriliyor.

Boncuklu Höyük sakinlerinin, Çatalhöyük insanlarının genetik atası olduğunu gösteren buluntuların keşfedildiği kazı çalışmalarına Liverpool Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Douglas Baird başkanlığı ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Mustafaoğlu’nun başkan yardımcılığı yönetiminde devam ediliyor.

2002 yılında yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen ve çok sayıda boncuk takı bulunmasından dolayı adını buradan alan Boncuklu Höyük kazı çalışmaları hakkında Doç. Dr. Gökhan Mustafaoğlu, AA muhabirine “Boncuklu Höyük’te 14 sezon geçirdik. Burası şu an bulunduğundan farklı olarak Neolitik dönemde bataklık ve sulak alanlarla çevriliydi. Bu bölgede de göçebe halde yaşayan avcı-toplayıcılar var. Boncuklu Höyük ise bu göçebe olarak yaşayan avcı-toplayıcıların artık yavaş yavaş yerleşik hayata geçtiği, çok düşük düzeyde de olsa tarım ve hayvancılığa yönelik bazı pratikleri başlattıkları sit alanı olması açısından oldukça önemli” diye konuştu

Boncuklu Höyük kazıları

“Boncuklu Höyük sakinlerinde akrabalık bağları görülüyor. Aidiyet duygusu gelişkin”

Avcı-toplayıcı topluluğun yavaşta olsa yerleşik hayata geçtiği Boncuklu’da tarım ve hayvancılığın ilk izlerini görmemiz açısından çok önemli bir yer olduğuna işaret eden Prof. Dr. Douglas Baird, “Evlerde bir devamlılık söz konusu. Aynı evin kullanılması bazen 120-130 yıllık bir tarih gösteriyor. Yaklaşık 1600-1800 yıllık bir yaşam döngüsü var. Antik DNA analizleri de bize gösteriyor ki aynı evin içinde anne, çocuk, kardeş gömülerine rastlıyoruz. Burada kültürel devamlılığın yanında akrabalık ilişkilerinin de devamlığını söylemek mümkün. Bu kadar geçen süreç içerisinde insanlar çevrelerinde buldukları kaynakları tarıma ya da kültüre aktarma konusunda da oldukça gelişme kaydetmişler. Aynı zamanda evlerin tabanlarında tekrarlayan taban sıvası uygulamaları var. Bu da bize Boncuklu’daki hane halklarının evleriyle derin bağlar kurduklarını, ev içinde de kendi kimlik aidiyet göstergelerinin ve sembolik dünyalarının izlerini bıraktıklarını göstermesi açısından da çok önemli olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Boncuklu Höyük

Boncuklu Höyük’te kadın ve erkek mezarlarında, evler arasındaki boşluklarda, evlerin içerisinde de boncuk bulduklarına değinen Baird, bunun sadece süs amacıyla kullanılmadığını, sembolik anlamlar da taşıdığını düşündüklerini kaydetti.

Boncuklu Höyük’ün milattan önce 9200, günümüzden de yaklaşık 11 bin 200 yıl öncesine tarihlendirildiğine dikkati çeken Baird, şöyle devam etti:

“Bu da Çatalhöyük’ten yaklaşık 2 bin yıl daha eski olduğunu gösteriyor. Boncuklu Höyük’ün Çatalhöyük’ün de direkt atası olduğunu gösterir çok önemli deliller de mevcut. Yeni yapılan çalışmalar Boncuklu topluluğu ile Çatalhöyük’teki büyük oranda bir topluluğun ortak genetik mirasa sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca Çatalhöyük toplumunun gelişmesinde Boncuklu’daki nüfusun rol oynadığıyla ilgili sürekliliklere ait birtakım güçlü kanıtlar bulunmaktadır.

Boncuklu Höyük kazılarında bulunan hayvan kemikleri

Çatalhöyük’tekileri önceden şekillendiren ve Orta Anadolu’daki diğer erken Neolitik yerleşimlerinde görülmeyen pratikler, zemin alanının temiz ve kirli-mutfak alanı olarak ikiye ayrılarak temiz alanların sembolik detaylandırılması ve bu tür alanların insan gömüsü, yaban öküzü gibi hayvan başlarının duvarlara yerleştirilmesi, yerlerin ve duvarların boyanması, kilden yapılmış kabartmalar gibi ritüel pratiklerin kullanılmasından oluşur. Yaşayan evin sürekli yeniden inşası ve evin ölümü ve yeniden doğuşunu belirleyen ritüeller yoluyla oluşturulan soyut anlamlar dünyası da iki topluluk arasında gözlemlenen ortak bir özelliktir.”

Baird, Boncuklu Höyük’ün milattan önce 7600’lerde terk edildiğini, bu durumun Çatalhöyük’ün kurulmasından birkaç yüzyıl öncesine ait olduğunu söyledi.

Banner
Related Articles

Herakles’in 12 görevinin tek bir panoda sergilendiği taban mozaiği ortaya çıkarıldı

25 Temmuz 2022

25 Temmuz 2022

Mitolojide Miken Kralı Eurystheus’un yarı tanrı Herakles’e verdiği ünlü 12 görevin tek bir panoda sergilendiği eşsiz bir taban mozaiği ortaya...

Polonya’daki Bir Kadın Mezarında Bulunan 1.800 Yıllık Roma Cam Balığı, Barbar Avrupa’nın Lüks Dünyasını Ortaya Çıkarıyor

3 Haziran 2026

3 Haziran 2026

Polonya’nın kuzeyindeki Czarnówko nekropolünde bulunan balık biçimli Roma cam şişesi, ilk bakışta küçük ve zarif bir mezar hediyesi gibi görünebilir....

Troya ile Tavşanlı Höyük arasındaki bağı gösteren bulgulara ulaşıldı

23 Ağustos 2022

23 Ağustos 2022

Anadolu’nun iki önemli arkeolojik sit alanı Troya ve Tavşanlı Höyük arasında Tunç Çağı’nda kurdukları bağı gösteren bulgulara ulaşıldı. Kütahya’nın Tavşanlı...

Euromos Antik Kentine Ait Zeus Tapınağı Eski İhtişamına Kavuşuyor

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Muğla iline bağlı Selimiye’nin 4 km güneydoğusunda bulunan antik şehrin Milasa olan uzaklığı 12 kilometredir. Euromos antik kenti, oldukça iyi...

İnşaat işçileri 2 bin yıllık Roma mezarları buldu

17 Şubat 2022

17 Şubat 2022

Erken, Orta, Geç Tunç Çağı, Arkaik Dönem, Mısır, Roma, Bizans kültür izlerine ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nde Mısır tarafından finanse...

Dev Kertenkeleler Milyonlarca Yıl Boyunca Yavaş Yavaş Uçmayı Öğrendi!

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

Dinozorların yanında yaşayan Pterodactyl’ler ve diğer ilgili kanatlı sürüngenler, milyonlarca yıl boyunca gökyüzünün ölümcül efendileri olmak için uçma yeteneklerini istikrarlı...

Polonyalı arkeologlar, Colorado’da 3. yüzyıla kadar uzanan yeni petroglifler keşfettiler

15 Aralık 2023

15 Aralık 2023

Polonya Jagiellonian Üniversitesi’nden arkeologlar, ABD’nin Colorado-Utah sınırındaki kayalarda yeni petroglifler keşfettiler. Polonyalı ekip, 3000 yıllık Pueblo kültürünün gizemlerini çözmek için...

Ani Arkeolojik Alanı mobil uygulama ile ücretsiz gezilebiliyor

20 Haziran 2023

20 Haziran 2023

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Ani Arkeolojik Alanı mobil uygulama ile gezilebiliyor. Türkiye’de bir kültürel miras alanı için hazırlanan...

Kuzey İngiltere’deki Derbyshire’da 3.700 Yıllık Bronz Çağı Tören Alanı Keşfedildi

24 Mart 2025

24 Mart 2025

İngiltere’nin Derbyshire bölgesinde, Matlock yakınlarındaki Farley Wood ormanında arkeologlar önemli bir keşfe imza attı. Yapılan kazılarda, 3700 yıl öncesine, yani...

Beyaz Jaguar’ın Ülkesi Sak-Bahlán: Maya Direnişinin Kayıp Şehri Meksika Ormanlarında Ortaya Çıktı

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Meksika’nın Chiapas eyaletindeki yoğun yağmur ormanlarının derinliklerinde, arkeologlar Maya uygarlığının son direnişçilerinin saklandığı ve yüzyıllardır kayıp olan Sak-Bahlán kentinin izini...

Mısır’ın Abusir kentinde Ölüler Kitabı metinleri ile donatılmış kraliyet katibinin mezarı keşfedildi

20 Şubat 2024

20 Şubat 2024

Çekya Mısırbilim Enstitüsü’nden (CIE) arkeologlar, Perslerin Mısır’ı işgali sırasında MÖ 5. veya 6. yüzyılda ölen bir kraliyet katibinin Ölüler Kitabı...

İncil’de Anlatılan Kral Davut’un Çarpıştığı Goliath Dev Olmayabilir!

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

İbranice İncil’de Kral Davut, Filistin devi Goliath’ı öldürmesi ve İsrail’i Kudüs merkezli büyük bir krallığa genişletmesiyle ünlüdür. İncil’de dev Goliath’ın...

Çalınan Nostradamus kehanetleri el yazması kitabı Almanya’da bulundu

8 Mayıs 2022

8 Mayıs 2022

Kehanetleri ile ünlü Fransız astrolog Michel de Nostredame’in (Nostradamus) yıllar önce kaybolan Latince el yazması kehanet kitabı “Profetie di Michele...

Hitit–Luvi Yazıtı, Orta Anadolu’daki İvriz Kaynağının Antik Adını İlk Kez Ortaya Koydu

19 Kasım 2025

19 Kasım 2025

Konya’nın Ereğli ilçesinde 1986 yılında ortaya çıkarılan ikinci Tarhunza steli üzerinde yürütülen yeni epigrafik inceleme, bölgenin kutsal su kültüne ilişkin...

Kültür Bakanlığı’ndan Müze Severlere İyi Haber…

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Teknolojinin gelişmesi her alanda olduğu gibi kültür alanında da değişimin itici gücü oldu. Bu değişimlerin birisi olan Kültür ve Turizm...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]