24 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor

Konya’nın Karatay ilçesinde yer alan 11 bin 200 yıllık geçmişe sahip Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor. Boncuklu Höyük, Neolitik dönemin bilinen ilk yerleşik alanı Çatalhöyük’ten iki bin yıl daha eskiye tarihlendiriliyor.

Boncuklu Höyük sakinlerinin, Çatalhöyük insanlarının genetik atası olduğunu gösteren buluntuların keşfedildiği kazı çalışmalarına Liverpool Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Douglas Baird başkanlığı ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Mustafaoğlu’nun başkan yardımcılığı yönetiminde devam ediliyor.

2002 yılında yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen ve çok sayıda boncuk takı bulunmasından dolayı adını buradan alan Boncuklu Höyük kazı çalışmaları hakkında Doç. Dr. Gökhan Mustafaoğlu, AA muhabirine “Boncuklu Höyük’te 14 sezon geçirdik. Burası şu an bulunduğundan farklı olarak Neolitik dönemde bataklık ve sulak alanlarla çevriliydi. Bu bölgede de göçebe halde yaşayan avcı-toplayıcılar var. Boncuklu Höyük ise bu göçebe olarak yaşayan avcı-toplayıcıların artık yavaş yavaş yerleşik hayata geçtiği, çok düşük düzeyde de olsa tarım ve hayvancılığa yönelik bazı pratikleri başlattıkları sit alanı olması açısından oldukça önemli” diye konuştu

Boncuklu Höyük kazıları

“Boncuklu Höyük sakinlerinde akrabalık bağları görülüyor. Aidiyet duygusu gelişkin”

Avcı-toplayıcı topluluğun yavaşta olsa yerleşik hayata geçtiği Boncuklu’da tarım ve hayvancılığın ilk izlerini görmemiz açısından çok önemli bir yer olduğuna işaret eden Prof. Dr. Douglas Baird, “Evlerde bir devamlılık söz konusu. Aynı evin kullanılması bazen 120-130 yıllık bir tarih gösteriyor. Yaklaşık 1600-1800 yıllık bir yaşam döngüsü var. Antik DNA analizleri de bize gösteriyor ki aynı evin içinde anne, çocuk, kardeş gömülerine rastlıyoruz. Burada kültürel devamlılığın yanında akrabalık ilişkilerinin de devamlığını söylemek mümkün. Bu kadar geçen süreç içerisinde insanlar çevrelerinde buldukları kaynakları tarıma ya da kültüre aktarma konusunda da oldukça gelişme kaydetmişler. Aynı zamanda evlerin tabanlarında tekrarlayan taban sıvası uygulamaları var. Bu da bize Boncuklu’daki hane halklarının evleriyle derin bağlar kurduklarını, ev içinde de kendi kimlik aidiyet göstergelerinin ve sembolik dünyalarının izlerini bıraktıklarını göstermesi açısından da çok önemli olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Boncuklu Höyük

Boncuklu Höyük’te kadın ve erkek mezarlarında, evler arasındaki boşluklarda, evlerin içerisinde de boncuk bulduklarına değinen Baird, bunun sadece süs amacıyla kullanılmadığını, sembolik anlamlar da taşıdığını düşündüklerini kaydetti.

Boncuklu Höyük’ün milattan önce 9200, günümüzden de yaklaşık 11 bin 200 yıl öncesine tarihlendirildiğine dikkati çeken Baird, şöyle devam etti:

“Bu da Çatalhöyük’ten yaklaşık 2 bin yıl daha eski olduğunu gösteriyor. Boncuklu Höyük’ün Çatalhöyük’ün de direkt atası olduğunu gösterir çok önemli deliller de mevcut. Yeni yapılan çalışmalar Boncuklu topluluğu ile Çatalhöyük’teki büyük oranda bir topluluğun ortak genetik mirasa sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca Çatalhöyük toplumunun gelişmesinde Boncuklu’daki nüfusun rol oynadığıyla ilgili sürekliliklere ait birtakım güçlü kanıtlar bulunmaktadır.

Boncuklu Höyük kazılarında bulunan hayvan kemikleri

Çatalhöyük’tekileri önceden şekillendiren ve Orta Anadolu’daki diğer erken Neolitik yerleşimlerinde görülmeyen pratikler, zemin alanının temiz ve kirli-mutfak alanı olarak ikiye ayrılarak temiz alanların sembolik detaylandırılması ve bu tür alanların insan gömüsü, yaban öküzü gibi hayvan başlarının duvarlara yerleştirilmesi, yerlerin ve duvarların boyanması, kilden yapılmış kabartmalar gibi ritüel pratiklerin kullanılmasından oluşur. Yaşayan evin sürekli yeniden inşası ve evin ölümü ve yeniden doğuşunu belirleyen ritüeller yoluyla oluşturulan soyut anlamlar dünyası da iki topluluk arasında gözlemlenen ortak bir özelliktir.”

Baird, Boncuklu Höyük’ün milattan önce 7600’lerde terk edildiğini, bu durumun Çatalhöyük’ün kurulmasından birkaç yüzyıl öncesine ait olduğunu söyledi.

Banner
Benzer Yazılar

Yeni Stadyum İnşaatı Öncesi 3000 Yıllık Tunç Çağı Yerleşimi Ortaya Çıkarıldı

30 Temmuz 2025

30 Temmuz 2025

Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde, Wolmirstedt kasabasında yapılması planlanan milyonlarca euroluk yeni spor stadyumu inşaatı öncesinde arkeologlar, Geç Tunç Çağı’na ait geniş...

Köpek ilk defa nerede evcilleştirildi

30 Haziran 2022

30 Haziran 2022

Arkeoloji ve genetik uzmanların oluşturduğu çalışma ekibinin yayınladığı bir çalışma köpeğin, ata olarak 15 bin yıl önce yaşanan Buzul Çağ’da...

Vahiy Kitabı ile büyü tabletleri arasında benzerlikler bulundu

11 Şubat 2023

11 Şubat 2023

Johannes Gutenberg Üniversitesi Mainz’dan (JGU) Dr. Michael Hölscher başkanlığındaki bir araştırma projesi, vahiy kitabının büyü tabletleri ile benzer bazı ifadelere...

Leonardo Da Vinci, Niçin Adana’ya Geldi

8 Haziran 2021

8 Haziran 2021

Ortaçağın en önemli bilim ve sanat insanı olan gerçekleştirdiği icatlarla ve çizdiği Mona Lisa tablosu ile hafızalara kazınan Leonardo Da...

Kerkenes yerleşimi İkinci Gordion olabilir mi?

2 Ağustos 2022

2 Ağustos 2022

Yozgat’ın Sorgun ilçesi sınırları içerisinde yer alan Kerkenes Dağı’ndaki yerleşme uzun zamandır bilinmesine ve araştırılmasına rağmen hala bir çok sırrı...

Rusya’nın Suzdal bölgesinde nadir bulunan bir hazine ortaya çıkarıldı

15 Ağustos 2021

15 Ağustos 2021

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü Rusya’nın Suzdal bölgesinde nadir görülen bir hazine buldular. Suzdal Opolye’nin daha önce keşfedilmemiş alanlarından birinde...

Roma İmparatoru Hadrianus heykeline ait parçalar ortaya çıkarıldı

10 Eylül 2021

10 Eylül 2021

Alabanda Antik Kenti’nde, Roma İmparatoru Publius Aelius Traianus Hadrianus heykeline ait bazı parçalar gün yüzüne çıkarıldı. Roma İmparatorluğu’nun “beş iyi...

Arkeologlar, Maya sıvasını dayanıklı kılan gizli bileşeni keşfettiler

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Maya duvar ustaları, birçoğu bugün hala ayakta duran görkemli yapıları inşa etmek için kullandıkları sıvaları bilinmeyen bir formülle yapıyorlardı. Granada...

Yeni Çalışma, Neandertallerin Dışarıdan Gelen Kadınları Ritüel Amaçlı Olarak Hedef Aldığını Ortaya Koydu

23 Kasım 2025

23 Kasım 2025

Belçika’daki Goyet Mağarası, Neandertaller Arası Şiddet ve Seçici Yamyamlıkla İlgili Yeni Kanıtlar Sunuyor Belçika’daki Troisième caverne de Goyet’de bulunan 41.000–45.000...

Mezolitik Taş Devri’nde bir çocuk kuş tüyleri, bitki lifleri, kürkü ve köpeği ile gömülmüş

4 Kasım 2022

4 Kasım 2022

Finlandiya’nın doğusunda Outokumpu belediyesi sınırları içinde kalan Majoonsuo’da gerçekleştirilen kazılarda Mezolitik Taş Devri’ne ait bir mezar alanı keşfedildi. Mezar alanında...

Avrupa’da keşfedilen türünün en büyük deniz kaplumbağası fosili İspanya’da ortaya çıkarıldı

22 Kasım 2022

22 Kasım 2022

Kuzey İspanya’da, bilim adamları yeni bir muazzam deniz kaplumbağası türünün kalıntılarını keşfettiler. Tarih öncesi yaratık, Avrupa’da şimdiye kadar bulunan, yaklaşık...

Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü’nün Hazırlıkları Tamamlandı

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Avrupa Birliği desteği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliği çerçevesinde “Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras...

İspanyol arkeologlar, kumların altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ve bir Tunç Çağı mezarı ortaya çıkardılar

22 Ekim 2022

22 Ekim 2022

İspanyol arkeologlar, İspanya’nın Cadiz kentindeki Trafalgar Burnu’nu çevreleyen kum tepelerinin altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ile Tunç...

1,5 Milyon yıllık ayak izleri Kenya’da iki Antik İnsan türünün birlikte varlığını ortaya çıkardı

1 Aralık 2024

1 Aralık 2024

Kenya’daki Turkana Gölü’nün antik kıyılarında bulunan korunmuş ayak izleri sayesinde araştırmacılar, iki antik insan türünün bir milyon yıldan uzun bir...

Çin’in Zhejiang Bölgesinde 2.000 Yıldan Daha Eski, İyi Korunmuş Ahşap Evler Keşfedildi

17 Mart 2025

17 Mart 2025

Çin’in Zhejiang Eyaletine bağlı Shaoxing kentindeki araştırmacılar, MÖ 475 ile MÖ 221 yılları arasına tarihlenen, 2.000 yılı aşkın bir süre...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]