8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor

Konya’nın Karatay ilçesinde yer alan 11 bin 200 yıllık geçmişe sahip Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor. Boncuklu Höyük, Neolitik dönemin bilinen ilk yerleşik alanı Çatalhöyük’ten iki bin yıl daha eskiye tarihlendiriliyor.

Boncuklu Höyük sakinlerinin, Çatalhöyük insanlarının genetik atası olduğunu gösteren buluntuların keşfedildiği kazı çalışmalarına Liverpool Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Douglas Baird başkanlığı ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Mustafaoğlu’nun başkan yardımcılığı yönetiminde devam ediliyor.

2002 yılında yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen ve çok sayıda boncuk takı bulunmasından dolayı adını buradan alan Boncuklu Höyük kazı çalışmaları hakkında Doç. Dr. Gökhan Mustafaoğlu, AA muhabirine “Boncuklu Höyük’te 14 sezon geçirdik. Burası şu an bulunduğundan farklı olarak Neolitik dönemde bataklık ve sulak alanlarla çevriliydi. Bu bölgede de göçebe halde yaşayan avcı-toplayıcılar var. Boncuklu Höyük ise bu göçebe olarak yaşayan avcı-toplayıcıların artık yavaş yavaş yerleşik hayata geçtiği, çok düşük düzeyde de olsa tarım ve hayvancılığa yönelik bazı pratikleri başlattıkları sit alanı olması açısından oldukça önemli” diye konuştu

Boncuklu Höyük kazıları

“Boncuklu Höyük sakinlerinde akrabalık bağları görülüyor. Aidiyet duygusu gelişkin”

Avcı-toplayıcı topluluğun yavaşta olsa yerleşik hayata geçtiği Boncuklu’da tarım ve hayvancılığın ilk izlerini görmemiz açısından çok önemli bir yer olduğuna işaret eden Prof. Dr. Douglas Baird, “Evlerde bir devamlılık söz konusu. Aynı evin kullanılması bazen 120-130 yıllık bir tarih gösteriyor. Yaklaşık 1600-1800 yıllık bir yaşam döngüsü var. Antik DNA analizleri de bize gösteriyor ki aynı evin içinde anne, çocuk, kardeş gömülerine rastlıyoruz. Burada kültürel devamlılığın yanında akrabalık ilişkilerinin de devamlığını söylemek mümkün. Bu kadar geçen süreç içerisinde insanlar çevrelerinde buldukları kaynakları tarıma ya da kültüre aktarma konusunda da oldukça gelişme kaydetmişler. Aynı zamanda evlerin tabanlarında tekrarlayan taban sıvası uygulamaları var. Bu da bize Boncuklu’daki hane halklarının evleriyle derin bağlar kurduklarını, ev içinde de kendi kimlik aidiyet göstergelerinin ve sembolik dünyalarının izlerini bıraktıklarını göstermesi açısından da çok önemli olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Boncuklu Höyük

Boncuklu Höyük’te kadın ve erkek mezarlarında, evler arasındaki boşluklarda, evlerin içerisinde de boncuk bulduklarına değinen Baird, bunun sadece süs amacıyla kullanılmadığını, sembolik anlamlar da taşıdığını düşündüklerini kaydetti.

Boncuklu Höyük’ün milattan önce 9200, günümüzden de yaklaşık 11 bin 200 yıl öncesine tarihlendirildiğine dikkati çeken Baird, şöyle devam etti:

“Bu da Çatalhöyük’ten yaklaşık 2 bin yıl daha eski olduğunu gösteriyor. Boncuklu Höyük’ün Çatalhöyük’ün de direkt atası olduğunu gösterir çok önemli deliller de mevcut. Yeni yapılan çalışmalar Boncuklu topluluğu ile Çatalhöyük’teki büyük oranda bir topluluğun ortak genetik mirasa sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca Çatalhöyük toplumunun gelişmesinde Boncuklu’daki nüfusun rol oynadığıyla ilgili sürekliliklere ait birtakım güçlü kanıtlar bulunmaktadır.

Boncuklu Höyük kazılarında bulunan hayvan kemikleri

Çatalhöyük’tekileri önceden şekillendiren ve Orta Anadolu’daki diğer erken Neolitik yerleşimlerinde görülmeyen pratikler, zemin alanının temiz ve kirli-mutfak alanı olarak ikiye ayrılarak temiz alanların sembolik detaylandırılması ve bu tür alanların insan gömüsü, yaban öküzü gibi hayvan başlarının duvarlara yerleştirilmesi, yerlerin ve duvarların boyanması, kilden yapılmış kabartmalar gibi ritüel pratiklerin kullanılmasından oluşur. Yaşayan evin sürekli yeniden inşası ve evin ölümü ve yeniden doğuşunu belirleyen ritüeller yoluyla oluşturulan soyut anlamlar dünyası da iki topluluk arasında gözlemlenen ortak bir özelliktir.”

Baird, Boncuklu Höyük’ün milattan önce 7600’lerde terk edildiğini, bu durumun Çatalhöyük’ün kurulmasından birkaç yüzyıl öncesine ait olduğunu söyledi.

Banner
Related Articles

Obsidyen taşlarının analizi Minos Uygarlığı’nın yıkılış düşüncelerine farklı boyut kazandırıyor

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Tunç Çağı döneminde Girit Adası’nda yüksek medeniyet kuran Minos Uygarlığı’nın yıkılıp Miken Uygarlığına evrilme süreci üzerine kurulan teorileri sarsacak yeni...

Liangzhu Müzesi, Arttırılmış Gerçeklik Deneyimi İle Genç Müze Severleri Kendine Çekiyor

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Liangzhu Müzesi, AR, VR teknolojileriyle gençleri etkileyecek bir sistem kurdu.1 Kasım’dan bu yana AR gözlükleri resmi olarak Liangzhu Müzesi’ndeki rehberli...

Kırk Yıldır Devam Eden Zominthos Minos Sarayı Kazısı Tamamlanmak Üzere

1 Ocak 2022

1 Ocak 2022

Girit adasının Kaz Dağı eteklerinde yer alan bölgenin ilk ve tek Minos sarayının yaklaşık 40 yıl süren kazıları tamamlanma aşamasına...

Kraliçe Kubaba: Yaklaşık 4.500 yıl önce, bir kadın iktidara geldi ve eski Mezopotamya’daki en büyük uygarlıklardan birinde hüküm sürdü

5 Ocak 2024

5 Ocak 2024

Tarihteki ilk kraliçenin kim olduğunu söylemek mümkün mü? İnsan uygarlığının büyüklüğü ve çeşitliliği göz önüne alındığında, belki de bunun cevabı...

İtalya’da Sırtlanların Kurbanı Neandertaller Bulundu

8 Mayıs 2021

8 Mayıs 2021

İtalyan arkeologlar, Roma’nın güneydoğusunda bulunan Guattari Mağarası içinde dokuz Neandertal insanına ait fosilleşmiş kalıntılar buldular. Neandertallerin sırtlanların kurbanı oldukları düşünülüyor....

Fransa’da ‘Venus the Victorious’ oymalı 1.800 yıllık altın yüzük ve karolenj sikkeleri keşfedildi

26 Aralık 2024

26 Aralık 2024

Fransa Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü’nden (INRAP) arkeologlar, savaşta zaferle ilişkilendirilen Roma tanrıçası Venüs’ün yontulmuş portresinin bulunduğu 1.800 yıllık altın...

Bulgaristan’da 1500 Yıllık Roma Yerleşimi Gün Yüzüne Çıktı

21 Mart 2025

21 Mart 2025

Bulgaristan’ın Pazarcık bölgesindeki Borimeçkovo köyü yakınlarında, doğalgaz boru hattı projesi öncesi yapılan arkeolojik kazılarda, Geç Roma dönemine ait ve yangınla...

Sasani sanatının görkemli hazineleri Tang-e Chogan kabartmaları tehdit altında

9 Mart 2022

9 Mart 2022

Sasani sanatının en güzel örneklerinden Tang-e Chogan kabartmaları, bakımsızlık, liken, mantar ve su sızması gibi doğal nedenler nedeniyle tamamen yok...

Anadolu’da Tek Tanrı İnancının Kökleri Oluz Höyük’te Bulundu!

21 Ekim 2020

21 Ekim 2020

Tek Tanrılı inancın Ön Asya da ki ilk örneğidir Zerdüştçülük. Ve bu inancın temeli diyebileceğimiz kanıtlara da Oluz Höyük’te ulaşıldı....

Antik Dacia sfenksindeki ‘gizemli’ yazıt deşifre edildi

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

19. yüzyılın başlarında keşfedilen bronz Dacia sfenks heykelinin üzerindeki yazıtın gizemi tam bir asır geçtikten sonra çözüldü. Üçüncü yüzyıla tarihlenen...

İskandinav Elitlerinin Tanrılara Kurban Olarak Verdikleri 7 Altın Kolye Bulundu

13 Mayıs 2021

13 Mayıs 2021

Norveç’in Østfold County Rade belediyesi yakınlarındaki bir tarlada 7 altın kolye bulundu. Araştırmacılar, bu kolyelerin 6. yüzyılda bir kurban eyleminin...

Seyitömer Höyüğü kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim silindir mühür keşfedildi

9 Aralık 2024

9 Aralık 2024

Seyitömer Höyüğü’nde devam eden kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim taşından yapılmış silindir mühür keşfedildi. Kütahya’daki Seyitömer Höyüğü’ndeki kurtarma...

Şiva Tapınağının Altındaki Altın Sır: 103 Altın Sikke Yüzyıllar Sonra Gün Yüzüne Çıktı

7 Kasım 2025

7 Kasım 2025

Hindistan’ın güneyindeki Tamil Nadu eyaletinde yürütülen bir restorasyon çalışması, bölge tarihine ışık tutan şaşırtıcı bir keşfi ortaya çıkardı. Javvadu Tepeleri...

Etiyopya’da Bulunan 100.000 Yıllık Yanmış Homo Sapiens Kemikleri Kremasyonun En Eski İzini Taşıyor Olabilir

23 Mayıs 2026

23 Mayıs 2026

Etiyopya’nın Afar Rift bölgesinde bulunan yanmış Homo sapiens kemikleri, insanlık tarihinde ölülerin ateşle ilişkilendirildiği en eski örneklerden birine işaret ediyor...

Uzmanlar, Garibin Tepe’de bulunan anıtsal ve üç boyutlu Urartu heykelinin sırrını ortaya çıkarmak üzere

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Van’ın Tuşba İlçesi’nde geçen yıl kurtarma kazısı yapılan alanda arkeologlar tarafından yaklaşık 1 ton ağırlığında Urartular dönemine ait bazalt taşından...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]