5 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ben-Hur Filmine Konu Olan Antik Hipodrom “Arkeo Spor Park” Olacak

Kudüs’te yaşayan varlıklı prens olan Ben-Hur, Roma döneminde Yahudilerin özgürlüğü için uğraş veren bir tarihi kişiliktir. Charlton Heston’un başrolünü oynadığı 1959 yapımı Ben-Hur: A Tale of the Christ adlı sinema filmi ile tanınmaktadır.

Dünya sinema tarihine 11 akademi ödülü kazanan başarılı film çalışması olarak geçen Ben-Hur: A Tale of the Christ’e konu olan Hatay’ın Antakya ilçesindeki hipodrom “Arkeo Spor Park” olması planlanıyor.

Kazı başkanı Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hatice Pamir, hipodrom kazısı ile “Hedefimiz, bu yapıyı görünür hale getirip kente kazandırmak ve iç-dış turizm hareketliliğine katkı sunmak” dedi.

“Yapıyı Arkeo Spor Park olarak turizme kazandırmak”

“MS 1’nci yüzyılda yapılan hipodromda ilk kazı çalışmaları 1932-1939 yılları arasında yapılmış, bir kısım arkeolojik materyal çıkmış ama o zaman Fransız manda dönemi olduğu için yurt dışına götürülmüş. 2013 yılında biz burada kazı başlattık ve bu çalışmalar bağlamında Antakya’nın arkeolojik değerlerini ortaya çıkarmak istiyoruz” diyen Hatice Pamir, “Antik kentin en önemli yapısı olan hipodromun kalıntılarını ortaya çıkarmayı hedefliyoruz. Antik hipodrom çok önemli bir yapı çünkü 2 bin yıl öncesinde yaklaşık olarak 350 yıl kadar Antik Çağ’ın en önemli spor oyunlarının, olimpiyat oyunlarının düzenlendiği bir mekândır. Burada her dört yılda bir yapılan yarışmalara, doğu Akdeniz’in en önemli kentlerinden herkes katılıyordu. Şu anda günümüzde Tokyo olimpiyatları var ve bütün dünya onu izliyor. Antik Çağ’da da aynı şekilde Antakya’da da yapılan olimpiyat oyunları çok ilgi çekmişti ve burada 80 bin kişilik bir spor yapısından bahsediyoruz, ne kadar çok insanın geldiğini bize gösteriyor. Hedefimiz, bu yapıyı görünür hale getirip, bir Arkeo Spor Park konsepti içinde, kente kazandırmak ve iç-dış turizm hareketliliğine katkı sunmak” olduğunu söyledi.

Antakya'da bulunan antik hipodrom Arkeo Spor kompleksi olacak
Antakya’da bulunan antik hipodrom Arkeo Spor Park olacak

DHA’da yer alan habere göre, Pamir, Antik hipodromun çevresindeki yapılar ile büyük bir alanı kapladığını ve antik kentin en canlı merkezi olduğunu belirten Pamir, kazı çalışmalarının hipodromun yanı sıra çevresindeki yapıların ortaya çıkarılmasına yönelik de sürdürüldüğünü belirtti.

Antakya Hipodromu’nun yapı olarak eşsiz olduğunu söyleyen Prof. Dr. Pamir, “Hipodrom, kuzey- güney doğrultusundaki uzunluğu yaklaşık 500 metredir, genişliği ise dıştan dışa 100 metreye yakındır. İki katlı tribünü var ve U şekilde bütün bu alanı kuşatıyor. 80 bin kişilik bir kapasiteye sahip ve şu an bu boyutlara sahip Türkiye’de spor yapısı yok. Tabi diğer antik kentlerde de stadyumlar var, hipodromlar var, gladyatör oyunlarının oynandığı amfi tiyatrolar var ama burası hem büyüklüğü hem kapasitesi, hem çok yönlü kullanılabilirliği açısında çok özel bir yapı, tek ve en büyüğü diyebiliriz” diye konuştu.

“Ben-Hur filmine konu oldu”

Kazı çalışmalarda antik hipodromda atların dönüş yaptıkları spina duvarı bulunduğunu söyleyen kazı başkanı yardımcısı Arkeolog Sevingül Bilgin Kopçuk ise, “Bu yapının üzerinde heykeller ve fıskiye düzenekleri olduğundan haberdarız. Bu spina kısmı, at yarışlarının yapıldığı hipodromda, atların 5 veya 7 kez çevresini döndüğü bir yapı sırasıdır. Hatta 1959 senesindeki Ben-Hur filminin burayı konu alarak çekildiğini biliyoruz” dedi.

Ben-Hur filmine konu olan hipodrom kazısında temeller ortaya çıkarılıyor. Fotoğraf DHA
Ben-Hur filmine konu olan hipodrom kazısında temeller ortaya çıkarılıyor. Fotoğraf DHA

“Temelleri ortaya çıkarıyoruz”

Hipodromun doğu tribün alanında kazı çalışmasını sürdürdüklerini söyleyen kazı ekibi üyesi Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) Sanat Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Büşra Kocaman Sakin de şunları söyledi:

“Buradaki amacımız hipodromun doğu tarafındaki alanın temellerini kazarak açığa çıkarmak. Görülen alanlar aslında iki katlı tribünün ikinci katına çıkan merdivenlere ait olup, aslında bu mevcut kalıntılar kesme blok taşlarla kaplıydı ve çok daha görkemliydiler. Buradaki blok taşlar zaman içinde taşınmış başka yapılarda kullanılmıştır. Şu an doğu tribün alanındaki çalışmalarımızda, toprak eğimine bağlı olarak 1 metre yakınında yüzey toprağından aşağı iniyoruz, temelleri ortaya çıkarıyoruz

Banner
Benzer Yazılar

İskitler Sadece Göçebe Bir Halk Değildi, Yerleşik Hayatta Sürdüler

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Göçebe ve savaşçı bir halk olarak tanıdığımız İskitler uzun zamandır gizemini koruyan halklardan biridir. Bir çok halkın köken arayışında sahiplenmiş...

Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nin teras duvarları ortaya çıkarıldı

5 Aralık 2022

5 Aralık 2022

Bursa’nın Mudanya ilçesinde yer alan Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında kentin üst villa yapılarına ait teras duvarları ortaya çıkarıldı....

Augsburg’da nadir Roma gümüş hazinesi bulundu

12 Kasım 2021

12 Kasım 2021

Almanya’nın Augsburg kentindeki arkeologlar, Roma İmparatorluğu döneminden kalma 15 kg gümüş sikke içeren tarihi bir hazineyi ortaya çıkardılar. Augsburg’daki tarihi...

Ihlara Vadisi “Kontrollü Kullanım Alanı” ilan edildi

17 Mart 2022

17 Mart 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarının en önemli merkezlerinden biri olan ve irili ufaklı ilk kiliselere ev sahipliği yapan Ihlara Vadisi için “Kontrollü...

Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli bulundu

1 Şubat 2022

1 Şubat 2022

İzmir’in Buca ilçesinde 8 bin 500 yıl öncesi yerleşim izlerine rastlanan Yeşilova Höyük’te “Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli” bulundu. Kültür...

Arnavutluk’ta Çifte Yazıtlı Roma Mezarı: Dibra Bölgesinde İlk Anıtsal Keşif

5 Eylül 2025

5 Eylül 2025

Arkeologlar, Arnavutluk’un kuzeyindeki tarihi Dibra bölgesinde, Roma dönemine ait anıtsal bir mezar keşfetti. Strikçan köyünde bulunan yapı, hem gömülen kişi...

Bilinen en eski Bask dili ile yazılmış metin keşfedildi

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

İspanya’da arkeologlar, ülkenin kuzeyindeki Navarre bölgesi Irulegi arkeolojik alanında, “bilinen en eski Bask dili metni” içerdiğine inandıkları bir buluntu keşfettiler....

Perre Antik Kenti’nde 1500 Yıllık Roma Dönemi Yaşam Alanı Gün Yüzüne Çıkarıldı

17 Kasım 2025

17 Kasım 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti’nde yürütülen 2025 kazı sezonu, bölgenin Roma dönemine ait yerleşim düzeni hakkında önemli bir bulgu daha sağladı....

Bilimsel Astronominin Babası Hipparchus’un kayıp efsanevi yıldız haritasına ait bir parça bulundu

21 Ekim 2022

21 Ekim 2022

Bilimsel astronominin babası Hipparchus’un çizdiği ve binlerce yıldır kayıp olan Dünyanın en eski yıldız haritasına ait bir parça bulundu. Hipparchus’un...

9 Yaşında ki Çocuk Süleyman Tapınağına Ait Altın Bir Boncuk Buldu

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Bar-Ilan üniversitesinin gönüllüler için düzenlemiş olduğu Temple Mount Eleme Projesi (TMSP) kapsamında çalışan 9 yaşındaki bir çocuk 3000 yıllık altın bir...

Yeni Kanıtlar İnsanların Kuzey Amerika’ya İlk Geldiği Tarihi Değiştirebilir

2 Haziran 2021

2 Haziran 2021

Araştırmacılar, tarımın kökenlerini araştırırken insanların Kuzey Amerika’ya ilk geldiği tarihi değiştirebilecek bir keşifte bulundular. Iowa Eyalet Üniversitesi’nde yapılan araştırmada elde...

Anadolu’nun En Eski Yazılı Belgelerinin Bulunduğu Kültepe’de Sarayın Altında Bir Saray Keşfedildi

18 Aralık 2025

18 Aralık 2025

Kayseri yakınlarındaki Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde yürütülen 2025 kazıları, Anadolu’nun erken tarihine dair bilinen çerçeveyi genişleten çarpıcı bir keşfi ortaya...

Panaztepe kazılarında Erken Tunç Çağı mimari yapılara ulaşıldı

7 Kasım 2021

7 Kasım 2021

İzmir’in Menemen ilçesinde yer alan 5000 yıllık Panaztepe yerleşiminde Erken Tunç Çağı mimari yapılarına ulaşıldı. M. Ö. 3000 yıllarına kadar...

Arkeologlar “Son Derece Sıradışı Bir Mezar”

21 Nisan 2021

21 Nisan 2021

Arkeologların “Son Derece Sıradışı” olarak niteledikleri mezar (kama mezar) İrlanda’nın Dingle yarımadasında keşfedildi. Keşfedilen mezarın korunması için tam yer bildirimi...

İtalya’da Nebatilere ait bir tapınağın kalıntılarına ulaşıldı

12 Nisan 2023

12 Nisan 2023

İtalyan sualtı arkeologları, MS 1. yüzyıla tarihlenen Nebatilere ait bir tapınağın iki mermer sunağını keşfettiler. Sunaklar, İtalya’nın Campania bölgesindeki Phlegrean...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]