3 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ben-Hur Filmine Konu Olan Antik Hipodrom “Arkeo Spor Park” Olacak

Kudüs’te yaşayan varlıklı prens olan Ben-Hur, Roma döneminde Yahudilerin özgürlüğü için uğraş veren bir tarihi kişiliktir. Charlton Heston’un başrolünü oynadığı 1959 yapımı Ben-Hur: A Tale of the Christ adlı sinema filmi ile tanınmaktadır.

Dünya sinema tarihine 11 akademi ödülü kazanan başarılı film çalışması olarak geçen Ben-Hur: A Tale of the Christ’e konu olan Hatay’ın Antakya ilçesindeki hipodrom “Arkeo Spor Park” olması planlanıyor.

Kazı başkanı Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hatice Pamir, hipodrom kazısı ile “Hedefimiz, bu yapıyı görünür hale getirip kente kazandırmak ve iç-dış turizm hareketliliğine katkı sunmak” dedi.

“Yapıyı Arkeo Spor Park olarak turizme kazandırmak”

“MS 1’nci yüzyılda yapılan hipodromda ilk kazı çalışmaları 1932-1939 yılları arasında yapılmış, bir kısım arkeolojik materyal çıkmış ama o zaman Fransız manda dönemi olduğu için yurt dışına götürülmüş. 2013 yılında biz burada kazı başlattık ve bu çalışmalar bağlamında Antakya’nın arkeolojik değerlerini ortaya çıkarmak istiyoruz” diyen Hatice Pamir, “Antik kentin en önemli yapısı olan hipodromun kalıntılarını ortaya çıkarmayı hedefliyoruz. Antik hipodrom çok önemli bir yapı çünkü 2 bin yıl öncesinde yaklaşık olarak 350 yıl kadar Antik Çağ’ın en önemli spor oyunlarının, olimpiyat oyunlarının düzenlendiği bir mekândır. Burada her dört yılda bir yapılan yarışmalara, doğu Akdeniz’in en önemli kentlerinden herkes katılıyordu. Şu anda günümüzde Tokyo olimpiyatları var ve bütün dünya onu izliyor. Antik Çağ’da da aynı şekilde Antakya’da da yapılan olimpiyat oyunları çok ilgi çekmişti ve burada 80 bin kişilik bir spor yapısından bahsediyoruz, ne kadar çok insanın geldiğini bize gösteriyor. Hedefimiz, bu yapıyı görünür hale getirip, bir Arkeo Spor Park konsepti içinde, kente kazandırmak ve iç-dış turizm hareketliliğine katkı sunmak” olduğunu söyledi.

Antakya'da bulunan antik hipodrom Arkeo Spor kompleksi olacak
Antakya’da bulunan antik hipodrom Arkeo Spor Park olacak

DHA’da yer alan habere göre, Pamir, Antik hipodromun çevresindeki yapılar ile büyük bir alanı kapladığını ve antik kentin en canlı merkezi olduğunu belirten Pamir, kazı çalışmalarının hipodromun yanı sıra çevresindeki yapıların ortaya çıkarılmasına yönelik de sürdürüldüğünü belirtti.

Antakya Hipodromu’nun yapı olarak eşsiz olduğunu söyleyen Prof. Dr. Pamir, “Hipodrom, kuzey- güney doğrultusundaki uzunluğu yaklaşık 500 metredir, genişliği ise dıştan dışa 100 metreye yakındır. İki katlı tribünü var ve U şekilde bütün bu alanı kuşatıyor. 80 bin kişilik bir kapasiteye sahip ve şu an bu boyutlara sahip Türkiye’de spor yapısı yok. Tabi diğer antik kentlerde de stadyumlar var, hipodromlar var, gladyatör oyunlarının oynandığı amfi tiyatrolar var ama burası hem büyüklüğü hem kapasitesi, hem çok yönlü kullanılabilirliği açısında çok özel bir yapı, tek ve en büyüğü diyebiliriz” diye konuştu.

“Ben-Hur filmine konu oldu”

Kazı çalışmalarda antik hipodromda atların dönüş yaptıkları spina duvarı bulunduğunu söyleyen kazı başkanı yardımcısı Arkeolog Sevingül Bilgin Kopçuk ise, “Bu yapının üzerinde heykeller ve fıskiye düzenekleri olduğundan haberdarız. Bu spina kısmı, at yarışlarının yapıldığı hipodromda, atların 5 veya 7 kez çevresini döndüğü bir yapı sırasıdır. Hatta 1959 senesindeki Ben-Hur filminin burayı konu alarak çekildiğini biliyoruz” dedi.

Ben-Hur filmine konu olan hipodrom kazısında temeller ortaya çıkarılıyor. Fotoğraf DHA
Ben-Hur filmine konu olan hipodrom kazısında temeller ortaya çıkarılıyor. Fotoğraf DHA

“Temelleri ortaya çıkarıyoruz”

Hipodromun doğu tribün alanında kazı çalışmasını sürdürdüklerini söyleyen kazı ekibi üyesi Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) Sanat Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Büşra Kocaman Sakin de şunları söyledi:

“Buradaki amacımız hipodromun doğu tarafındaki alanın temellerini kazarak açığa çıkarmak. Görülen alanlar aslında iki katlı tribünün ikinci katına çıkan merdivenlere ait olup, aslında bu mevcut kalıntılar kesme blok taşlarla kaplıydı ve çok daha görkemliydiler. Buradaki blok taşlar zaman içinde taşınmış başka yapılarda kullanılmıştır. Şu an doğu tribün alanındaki çalışmalarımızda, toprak eğimine bağlı olarak 1 metre yakınında yüzey toprağından aşağı iniyoruz, temelleri ortaya çıkarıyoruz

Banner
Related Articles

DNA analizi, Tayland’daki Demir Çağı Kütük Tabut kültürünün gizemlerini aydınlatıyor

10 Şubat 2024

10 Şubat 2024

Pang Mapha’nın Kuzeybatı Tayland dağlık bölgesi, inanılmaz derecede tuhaf tarih öncesi insan mezarları içeren düzinelerce mağara ile tanınır. Bölge, Demir...

Romalılarda çarmıha germenin ilk kanıtı Cambridgeshire köyünde keşfedildi

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

İngiltere’nin Cambridgeshire köyünde, Romalıların suçlulara uyguladıkları ceza yöntemi çarmıha gerilmenin en eski kanıtı keşfedildi. Çarmıha gerilme yöntemi Roma döneminin en...

Hititler de Büyü Ritüelleri “Ak Büyü ve Kara Büyü”

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Eski kültürlerden bizlere miras bir sürü farklı gelenek görenek iyi yada kötü inanç kökleri kalmıştır. Bunlar dolaylı yada direk olarak...

Arkeologlar deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler

8 Mayıs 2023

8 Mayıs 2023

Arkeologlar, Adriyatik Denizi’nde yer alan Hırvat adası Korčula’yı yapay kara kütlesine bağlayan deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler. Yol, Neolitik...

Boncuklu Höyük ve Çatalhöyük Mutfak Kültürü Kitaplaştı

25 Nisan 2021

25 Nisan 2021

Anadolu’da yerleşik kültürün ilk örneklerini gördüğümüz 10.000 yıllık Boncuklu Höyük ve 8.000 yıllık Çatalhöyük’te mutfak kültürü, pişirme ve saklama yöntemleri,...

2000 yıllık kenevir kalıntılarında en eski çevre kirliliğinin izleri keşfedildi

10 Şubat 2023

10 Şubat 2023

Tarih boyunca kumaş yapımında ve keyif verici madde olarak kullanılan kenevir ilk ıslah edilerek yetiştirilen bitkiler arasındadır. Kenevirin dokuma hammaddesi...

Çin’de 32 bin yıl öncesine tarihlenen insan kafatası fosili bulundu

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Çin’in Henan eyaleti arkeoloji yetkilileri, bir mağara sahasında 32 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen insan kafatası fosili bulduklarını...

Tarihi Harran Sarayı’nın (9yy.) Kapısı Gün Işığına Çıkarıldı

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Şanlıurfa’ya 44 km uzaklıkta olan Harran, Suriye sınırına oldukça yakın bir konumdadır. Harran da yapılan çalışmalar neticesinde Harran Sarayı’nın ana...

Batman Valiliği’nden Kaybolan Sikkeler Açıklaması

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Batman Müzesi’nde 2017 yılında tarihi eser kaçakçıların elinden kurtarılan altın sikkelerin kaybolduğuna dair haberlerin ardından Batman Valiliği bir açıklama yayınladı....

2.700 Yıllık Eşsiz Donalar Kaya Mezarları Yok Oluyor

21 Temmuz 2023

21 Temmuz 2023

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan ve Türkiye’de eşi benzeri olmayan 2 bin 700 yıllık Donalar Kaya Mezarları, bakımsızlık nedeniyle yok olma...

Arkeologlar, Hırvatistan şehir müzesinin altında büyük Roma hamamı keşfettiler

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Dominik Papalık sarayının içinde yer alan Hırvatistan’ın en önemli ve ziyaret edilen müzelerinden biri olan Split Şehir Müzesi’nin restorasyon çalışmalarına...

Avrupa’da mumyalama düşünülenden daha eski olabilir

5 Mart 2022

5 Mart 2022

Portekiz’in Sado Vadisi’nde yer alan 8 bin yıl öncesine tarihlenen avcı-toplayıcı mezarlık alanları üzerine yapılan yeni araştırma, Avrupa’da mumyalama işleminin...

Polonya’da MÖ 8000-7000’e Tarihlenen Mezolitik Toplu Mezar: Bedenleri Birbirine Sarılmış Bir Aile Ortaya Çıktı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

Orłowo köyüne bağlı Inowrocław komününde, bir gaz boru hattı inşaatı sırasında, bedenleri birbirine sarılmış gibi duran dört kişilik bir toplu...

İsrail’de Dünyanın En Eski Camisi Bulunmuş Olabilir

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Dünyanın en eski camilerinden biri, İsrail’in Celile Denizi kıyılarında bir arkeolog ekibi tarafından ortaya çıkarıldı. Caminin kalıntıları, orijinal olarak Bizans...

Hititlerin Kayıp Başkenti Tarhuntašša’nın Olduğu Düşünülen Türkmen Karahöyük’te 2 Bin Yıllık Kemik Kalem Keşfedildi

20 Ağustos 2025

20 Ağustos 2025

Hitit Kralı II. Muvattali, Kadeş Savaşı öncesinde aldığı radikal bir kararla başkenti Hattuşa’dan Tarhuntašša’ya taşımıştı. Tarhuntašša’nın yeri hâlâ kesin olarak...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]