24 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ben-Hur Filmine Konu Olan Antik Hipodrom “Arkeo Spor Park” Olacak

Kudüs’te yaşayan varlıklı prens olan Ben-Hur, Roma döneminde Yahudilerin özgürlüğü için uğraş veren bir tarihi kişiliktir. Charlton Heston’un başrolünü oynadığı 1959 yapımı Ben-Hur: A Tale of the Christ adlı sinema filmi ile tanınmaktadır.

Dünya sinema tarihine 11 akademi ödülü kazanan başarılı film çalışması olarak geçen Ben-Hur: A Tale of the Christ’e konu olan Hatay’ın Antakya ilçesindeki hipodrom “Arkeo Spor Park” olması planlanıyor.

Kazı başkanı Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hatice Pamir, hipodrom kazısı ile “Hedefimiz, bu yapıyı görünür hale getirip kente kazandırmak ve iç-dış turizm hareketliliğine katkı sunmak” dedi.

“Yapıyı Arkeo Spor Park olarak turizme kazandırmak”

“MS 1’nci yüzyılda yapılan hipodromda ilk kazı çalışmaları 1932-1939 yılları arasında yapılmış, bir kısım arkeolojik materyal çıkmış ama o zaman Fransız manda dönemi olduğu için yurt dışına götürülmüş. 2013 yılında biz burada kazı başlattık ve bu çalışmalar bağlamında Antakya’nın arkeolojik değerlerini ortaya çıkarmak istiyoruz” diyen Hatice Pamir, “Antik kentin en önemli yapısı olan hipodromun kalıntılarını ortaya çıkarmayı hedefliyoruz. Antik hipodrom çok önemli bir yapı çünkü 2 bin yıl öncesinde yaklaşık olarak 350 yıl kadar Antik Çağ’ın en önemli spor oyunlarının, olimpiyat oyunlarının düzenlendiği bir mekândır. Burada her dört yılda bir yapılan yarışmalara, doğu Akdeniz’in en önemli kentlerinden herkes katılıyordu. Şu anda günümüzde Tokyo olimpiyatları var ve bütün dünya onu izliyor. Antik Çağ’da da aynı şekilde Antakya’da da yapılan olimpiyat oyunları çok ilgi çekmişti ve burada 80 bin kişilik bir spor yapısından bahsediyoruz, ne kadar çok insanın geldiğini bize gösteriyor. Hedefimiz, bu yapıyı görünür hale getirip, bir Arkeo Spor Park konsepti içinde, kente kazandırmak ve iç-dış turizm hareketliliğine katkı sunmak” olduğunu söyledi.

Antakya'da bulunan antik hipodrom Arkeo Spor kompleksi olacak
Antakya’da bulunan antik hipodrom Arkeo Spor Park olacak

DHA’da yer alan habere göre, Pamir, Antik hipodromun çevresindeki yapılar ile büyük bir alanı kapladığını ve antik kentin en canlı merkezi olduğunu belirten Pamir, kazı çalışmalarının hipodromun yanı sıra çevresindeki yapıların ortaya çıkarılmasına yönelik de sürdürüldüğünü belirtti.

Antakya Hipodromu’nun yapı olarak eşsiz olduğunu söyleyen Prof. Dr. Pamir, “Hipodrom, kuzey- güney doğrultusundaki uzunluğu yaklaşık 500 metredir, genişliği ise dıştan dışa 100 metreye yakındır. İki katlı tribünü var ve U şekilde bütün bu alanı kuşatıyor. 80 bin kişilik bir kapasiteye sahip ve şu an bu boyutlara sahip Türkiye’de spor yapısı yok. Tabi diğer antik kentlerde de stadyumlar var, hipodromlar var, gladyatör oyunlarının oynandığı amfi tiyatrolar var ama burası hem büyüklüğü hem kapasitesi, hem çok yönlü kullanılabilirliği açısında çok özel bir yapı, tek ve en büyüğü diyebiliriz” diye konuştu.

“Ben-Hur filmine konu oldu”

Kazı çalışmalarda antik hipodromda atların dönüş yaptıkları spina duvarı bulunduğunu söyleyen kazı başkanı yardımcısı Arkeolog Sevingül Bilgin Kopçuk ise, “Bu yapının üzerinde heykeller ve fıskiye düzenekleri olduğundan haberdarız. Bu spina kısmı, at yarışlarının yapıldığı hipodromda, atların 5 veya 7 kez çevresini döndüğü bir yapı sırasıdır. Hatta 1959 senesindeki Ben-Hur filminin burayı konu alarak çekildiğini biliyoruz” dedi.

Ben-Hur filmine konu olan hipodrom kazısında temeller ortaya çıkarılıyor. Fotoğraf DHA
Ben-Hur filmine konu olan hipodrom kazısında temeller ortaya çıkarılıyor. Fotoğraf DHA

“Temelleri ortaya çıkarıyoruz”

Hipodromun doğu tribün alanında kazı çalışmasını sürdürdüklerini söyleyen kazı ekibi üyesi Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) Sanat Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Büşra Kocaman Sakin de şunları söyledi:

“Buradaki amacımız hipodromun doğu tarafındaki alanın temellerini kazarak açığa çıkarmak. Görülen alanlar aslında iki katlı tribünün ikinci katına çıkan merdivenlere ait olup, aslında bu mevcut kalıntılar kesme blok taşlarla kaplıydı ve çok daha görkemliydiler. Buradaki blok taşlar zaman içinde taşınmış başka yapılarda kullanılmıştır. Şu an doğu tribün alanındaki çalışmalarımızda, toprak eğimine bağlı olarak 1 metre yakınında yüzey toprağından aşağı iniyoruz, temelleri ortaya çıkarıyoruz

Banner
Benzer Yazılar

Araştırmacılar, imparatorun mezarında bulunan 2.000 yıllık bronz bir kabın kopyasından damıtılmış şarap ürettiler

4 Ocak 2025

4 Ocak 2025

Çin’de arkeologlar, bir imparatorun mezarından çıkarılan 2.000 yıllık bir bronz kabın replikasında damıtılmış şarap ürettiler ve bu, damıtılmış içki tekniğinin...

Roma’yı sarsan Teutoburg savaş alanında yok edilen 19. Lejyonu’nun metal imzası keşfedildi

6 Aralık 2022

6 Aralık 2022

Araştırmacılar, yeni bir kimyasal analiz yöntemi kullanarak, Almanya’nın Kalkriese kentindeki Teutoburg Ormanı Savaşı alanında elde edilen eserlerde Roma 19. Lejyonu’nun...

Arkeologlar 1.000 yıllık kemik paten buldu

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Přerov kentinde 1.000 yıllık bir kemik paten keşfettiler. Buluntu, bölgedeki insanların Orta Çağ’da kış sporları yaptığının kanıtı...

17.500 Yıl Önce Çizilmiş Gerçek Boyutlu Kanguru Resmi

22 Şubat 2021

22 Şubat 2021

Avustralya Melbourne Üniversitesi’nden uzmanlar, Batı Avustralya’nın Kimberly Bölgesi’ndeki bir mağarada 17.000 yıldan daha eski bir kangurunun gerçek boyutlu çizimini buldular....

Hilar Mağaraları ve Çayönü Kazı Çalışmaları Başlıyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Diyarbakır Ergani ilçesi’nde 12 bin yıllık geçmişe sahip Hilar Mağaraları ve Çayönü arkeolojik alanında kazı çalışmaları başlıyor. Yerleşik hayatın ilk...

Müzelerde sergilenen eserler hint yağı ile korunabilir mi?

22 Nisan 2023

22 Nisan 2023

Müzelerde sergilenen eserler üzerinde birçok potansiyel tehlike bulunuyor. Toprağın altında yüzlerce binlerce koruna gelmiş eserler, ışık, nem, sıcaklık, hava kirliliği,...

İngiltere’de 6. yüzyıldan kalma bir Anglo-Sakson mezarında domuz yağı içeren antik Roma kadehi keşfedildi

11 Aralık 2024

11 Aralık 2024

2018 yılında Lincolnshire’daki Scremby’de yapılan kazılarda, 6. yüzyıla ait bir kadın mezarında emaye kaplı bir bakır alaşımlı chalice (kupa) bulundu....

İlk Çağ kenti Daskyleion kazılarında 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi bulundu

10 Ağustos 2022

10 Ağustos 2022

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan İlk Çağ kenti Daskyleion arkeolojik kazılarında 10 metre uzunluğunda 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi...

Persepolis Antik Mirasına Yeniden Hayat Veriliyor: Tarihi Yapılar Restore Ediliyor

8 Nisan 2025

8 Nisan 2025

İran’ın güneyindeki UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Persepolis’te, Nevruz tatili sonrasında önemli restorasyon çalışmaları yeniden başladı. Pers İmparatorluğu’nun (MÖ...

Adena Kültürü İzleri: Büyük Yılan Höyüğü

15 Haziran 2021

15 Haziran 2021

Kızılderili toplumuna ait Adena kültürü izlerini barındırdığı düşünülen Büyük Yılan Höyüğü üzerinde değişik teoriler kurulmuştur. Amerika Birleşik Devletleri’nin Ohio eyaletinde...

İspanya’da 2 bin 500 yıl önce inşa edilen megalit yapı keşfedildi

21 Ağustos 2022

21 Ağustos 2022

İspanya’nın güneyinde günümüzden 2 bin 500 yıl önce inşa edilmiş megalit yapı keşfedildi. Keşif, dönem insanı ve kültürü hakkında yeni...

2100 yıllık kadın iskeleti bronz deniz kızı yatağında yatarken bulundu

5 Haziran 2022

5 Haziran 2022

Arkeologlar, Yunanistan’ın kuzeyindeki Kozani kenti yakınlarında bronz bir deniz kızı yatağında yatan 2100 yıllık bir kadının iskeletini buldular. MÖ 1....

Kyme Antik Kenti Kaderine mi Terkedildi?

22 Mayıs 2021

22 Mayıs 2021

Antik Çağda Aiolis Bölgesi sınırları içerisinde yer alan günümüzde İzmir ili Aliağa ilçesinde bulunan Kyme Antik Kenti, bakımsızlık ve ilgisizliğin...

Laos Kavanozlar Düzlüğü Sırrını Hala Koruyor

29 Nisan 2021

29 Nisan 2021

Güneybatı Asya ülkelerinden Laos’un dağ sırtlarında yaklaşık 30 mil alan içerisinde bulunan büyük taş kavanoz şeklinde kalıntılar üzerine çalışmalar devam...

31.000 yaşında Paleolitik bir kadının çarpıcı yüz rekonstrüksiyonu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

1881’de arkeologlar, şu anda Çek Cumhuriyeti’nde bulunan bir köy olan Mladeč’teki bir mağaranın içine gömülü bir insanın kafatasını ortaya çıkardılar....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]