28 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bayeux Gobleninde, Nazilerin Bulmak İstedikleri Neydi?

Bayeux Gobleni, dünyadaki en ünlü işleme olarak tarihe geçmiş durumdadır. Bilmeyenler için küçük bir açıklama eklersek İngiltere’nin Normanlar tarafından fethinin anlatıldığı işlemeli bir kumaştır. Kumaş olarak adlandırılsada aslında bir duvar halısı olarak yapılmıştır. Yaklaşık olarak 11 yüzyıla tarihlenen kumaş 70 metre uzunluğa, 50 cm yüksekliğindedir. Ünlü İngiliz ve Norman savaşı olan Hasting savaşından birkaç yıl sonra yapıldığı sanılmaktadır. Kumaşın en büyük özelliği de hikayeyi Normanların gözünden ve tarafından anlatmasıdır.

Kumaş 70 farklı sahneden oluşmakla birlikte 1070’lerde Bishop Odo tarafından yaptırılmıştır. Önceleri Bayeux’da yaptırıldığı düşünülse de kumaşın İngiltere’de yapıldığı kanıtlanmış durumdadır. Romaneks sanatının en büyük eseri olarak kabul edilmektedir. Günümüzde ise Fransa’daki Musée de la Tapisserie de Bayeux’de sergilenmektedir.

Naziler Paris’i ilk işgal ettiklerinde önden bir grup subay bu goblen için Louvre Müzesini alt üst etmişlerdir. Heinrich Himmler, SS subaylarını yönetimde en üst kademedeydi. Ve subaylar onun emriyle Louvre Müzesine bu goblen için gelmişlerdi. Ne yazık ki Heinrich Himmler’in subayları eli boş döneceklerdir.

Nazilerin Avrupa’nın en büyük sanat eserlerini satın alma, gasp etme ve el koyma eğilimi iyi belgelenmiştir. Ancak Himmler’in Bayeux Goblenini ele geçirme arzusunda, Fransa’nın en önde gelen kültürel hazinelerinden biri için bir arzudan daha fazlası vardı. Norman şövalyelerinin AngloSakson  piyadelerini kılıca koyduğu ünlü görüntülerinde, ortaçağ Germen üstünlüğünün kanıtlarını görmüştü.

Bayeux Piskoposu Odo'
Bayeux Piskoposu Odo’yu 1066’da Hastings Savaşı sırasında Duke William’ın birliklerini bir araya getiren Bayeux Gobleninden bir sahne Bayeux Goblen Fotograf: https://tr.qaz.wiki/wiki/Bayeux_Tapestry

Nazi’nin Bayeux Goblenine duyduğu hayranlık, belki de Himmler’in – diğer Nazi ideologları Richard Walther Darré ve Herman Wirth ile birlikte – Alman Mirası İnceleme Topluluğu olan Ahnenerbe’yi yarattığı 1 Temmuz 1935’e kadar uzanabilir. Ahnenerbe, erken Germen yerleşimiyle ilişkilendirilebilecek alanların arkeolojik araştırmalarını desteklemek ve Aryan ırkının tarihi ile ilgili çalışmaları yerinde incelemek için kurulmuştu. Araştırmacıların Bayeux Goblenini farketmeleri uzun sürmedi.

Fransızlar, Bayeux Goblenini 1700’lerin başından beri ulusal bir tarihi anıt olarak sahiplenmişti. Buna alternatif bir teori Nazilerden gelecekti.

Temmuz 1939’da, Frankfurt Üniversitesi’nde klasik filoloji profesörü olan Franz Altheim tarafından yazılan bir not, Ahnenerbe’nin genel müdürü Wolfram Sievers’a geldi. Bayeux Gobleninin ayrıntılı bir incelemesinin, İngiltere’yi fetheden Normanlar’ın gerçekte Vikingler ve buna bağlı olarak Cermen olduklarını kanıtlayacağını öne sürdü . Altheim, Fransız oldukları fikrinin 200 yıllık bir yalana dayandığını savundu. Notunun altına “Bu çalışmanın önemini vurguluyorum” yazdı.

Naziler bunu direk açıklamak yerine araştırma konusu yapmaya karar verdi. Ama goblenin incelenmesi için atanan Dr. Herbert Jankuhn yaptığı açıklama esas amacı daha iyi açıklıyordu.

“Genel Cermen çalışmaları için, Goblenin Cermen efsaneleri ve geleneklerini kaydederek görsel temsilleri bu erken dönem için çok değerli bir kaynak sağlıyor.”

Fransızlar goblen üzerinde çalışma yaptırmaya karşı son derece isteksizdi. Günlerce çalışmaları çeşitli bahanelerle ertelediler. Ama Almanlar istemekten vazgeçmediler. Neticede Fransa gönülsüzde olsa gobleni araştırma için Almanlara göstermek zorunda kaldılar. Paris’teki Alman Sanat Tarihi Enstitüsü başkanı Dr. Hermann Bunjes, eserin çok ciltli kitabını hayata geçirmek için bir grup akademisyeni bir araya getirerek projenin yol gösterici ruhu haline geldi.

Bayeux Gobleni
Bayeux Gobleni

Projenin tek bir amacı vardı oda Normanların saf aryan ırkına sahip Vikingler olduklarını kanıtlamak!

Herbert Jankuhn’un Özel Görev Bayeux’un tam da bunu başardığına dair çok az şüphesi vardı. Aralık 1942’de “Bayeux Halı sadece bir kralın saf Alman baskısı destanı değil, aynı zamanda William’ın İngiltere konusundaki iddiasının belgesel gerekçesini teşkil ediyor” dedi. Germen bakış açısına göre affedilemez yalancı şahitlik ve sadakatsizlik cezası. Duvar halısı sadece kahramanca eylemler geleneğin de gerçek Cermen neşesini yaymakla kalmıyor, aynı zamanda İngiltere’deki kampanyayı yasal bir işlem ve siyasi bir gereklilik olarak meşrulaştırmak için devlet adamı gibi bir arzu da yayıyor. ” Propaganda dergileri, duvar halısının “Alman geleneğinin büyük savaş eylemlerinin sevincini” kutlamasını öven makaleler yayınlayarak yürekten kabul ettiler.

Kısacası, Özel Görev Bayeux, İskandinavya, Normandiya ve İngiltere’deki Germen kültürlerinin erken birleşmesine tanıklık ettiği için, duvar halısını Nazi pan-Germen ideolojisine mükemmel bir uyum olarak geri kazanacaktı. Aynı zamanda, Nazilerin tüm Cermen halkları için bir vatan olan Germania’yı yeniden yaratma arzusu için bir emsal teşkil edecekti.

Bu duygu, Bayeux Gobleninin ortaçağ şövalyeleri ve görkemli savaş tasvirlerinden etkilenen Heinrich Himmler ile kesinlikle bir etki yaratırdı. 1942 Noel’inde, SS’in başkanına, nakışların ciltli fotoğrafları ve çizimleri sunuldu – onu o kadar memnun eden bir hediyeydi ki Wolfram Sievers’a bir teşekkür notu göndererek “bunun önemini” kaydetti. Bayeux Gobleni görkemli ve kültürel açıdan zengin Alman tarihine sahipti.

Himlerr, Gobleni Paris’ten Almanya’daki Wewelsburg Kalesi’ne taşımak için çok emek verse de başarılı olamadı. 31 mart 1945’te bu kale içindekilerle birlikte dinamitle havaya uçuruldu. Himlerr’in en güvenli yer olduğuna inandığı kalesinin o kadarda güvenli olmadığı böylece anlaşılmıştı.

Bu sırada Bayeux Gobleni Louvre’un bodrum katındaki geçici evinde çoktan bulunmuştu. 2 Mart 1945’te sanat müzesindeki bir sergide sergilenmeye başladıktan kısa bir süre sonra Bayeux’e iade edildi. Ve o zamandan beri orada kaldı.

Makalenin tamamını okumak isterseniz https://www.historyextra.com/magazine-issue/july-2018/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

İznik’te mumyalanmış 3 iskelet bulundu

7 Ekim 2021

7 Ekim 2021

İznik’te devam eden kazılarda, M. S. 2’nci yüzyıla tarihlenen iki lahit ortaya çıkarıldı. Lahitlerden mumyalanmış iskeletler çıktı. İznik Hisardere Nekropolü...

Klazomenai’da 2500 yıllık mitolojik yaratıklar ve araba yarışlarıyla süslenmiş lavabo keşfedildi

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

İzmir’in Urla ilçesinde yer alan Klazomenai Antik Kenti arkeolojik kazılarında 2500 yıllık mitolojik yaratıklar ve araba yarışlarıyla süslenmiş lavabo (perirrhanterion)...

50 bin yıllık taş aletler maymunlar tarafından yapıldı

2 Ocak 2023

2 Ocak 2023

Brezilya’da keşfedilen 50 bin yıllık alet taş aletlerin kapuçin maymunları tarafından yapıldığına dair bulguları içeren araştırma yayınlandı. Brezilya’nın kuzeydoğusunda yer...

Suudi Arabistan dünyanın ilk “Gökyüzündeki Müze”sini açıyor

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Suudi Hava Yolları tarafından gerçekleştirilen dünyanın ilk “Gökyüzündeki Müze” (Museum in the Sky) uçuşu bugün Riyad’dan AlUla’ya hareket edecek. AlUla...

Avrupa’nın Akraba Evliliğinden Muzdarip Kral ve Kraliçeleri

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Avrupa Kraliyet ailesinin genel olarak varisleri yakın akraba evliliklerinden olan çocuklardı. Gücü elinde tutmak isteyen büyüklerin onayladığı evlilikleri yapan bu...

Tuva’da Bulunan İskit Kral ve Kraliçesi’nin Yüzleri Yeniden Yapılandırıldı

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

1997’de Arzhan-2  höyüğünde bulunan ve 2001-2003 yılları arasında Rus-Alman araştırmacılardan oluşan bir ekip tarafından incelenen İskit “Kral” ve ‘Kraliçesi’nin” cenazeleri, arkeologlar...

Ani Arkeolojik Alanı mobil uygulama ile ücretsiz gezilebiliyor

20 Haziran 2023

20 Haziran 2023

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Ani Arkeolojik Alanı mobil uygulama ile gezilebiliyor. Türkiye’de bir kültürel miras alanı için hazırlanan...

Herakles’in 12 görevinin tek bir panoda sergilendiği taban mozaiği ortaya çıkarıldı

25 Temmuz 2022

25 Temmuz 2022

Mitolojide Miken Kralı Eurystheus’un yarı tanrı Herakles’e verdiği ünlü 12 görevin tek bir panoda sergilendiği eşsiz bir taban mozaiği ortaya...

İzmir’de 14 bin yıllık insan izleri bulunan mağarada çalışmalar devam ediyor

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

İzmir’in Dikili ilçesinde 14 bin yıl öncesine uzanan insan izlerinin bulunduğu mağarada inceleme ve araştırma çalışmalarına aralıksız devam ediliyor. Dikili...

2000 yıllık Antikythera Düzeneğinin Sırrı Çözüldü mü?

13 Mart 2021

13 Mart 2021

2000 yıllık Antikythera düzeneğinin sırrı çözüldü haberi bilim dünyasını heyecanlandırdı. Dünyanın en eski analog bilgisayarı olarak adlandırılan Antikythera düzeneğinin çalışma...

Mersin’de 60 Milyon Yaşında Salyangoz Fosili Bulundu

22 Mayıs 2021

22 Mayıs 2021

Mersin’in Toroslar ilçesinde 60 milyon yaşına tarihlenen salyangoz fosili bulundu. Süleyman Uygun tarafından bulunan salyangoz fosili Mersin Üniversitesi Su Ürünleri...

Yaşamın DNA RNA Karışımından Geldiği Teorisini Destekleyen Keşif

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Scripps Research’teki Kimyagerler, gezegenimizde yaşamın nasıl ortaya çıktığına dair DNA RNA karışımından geldiği teorisini destekleyen  şaşırtıcı bir keşif yaptılar. Angewandte...

Norveç’te 9.000 Yıllık Taş Devri Çekici Bulundu

4 Ekim 2025

4 Ekim 2025

Norveç’in doğusundaki Horten kentinde yapılan arkeolojik kazılarda, yaklaşık 9.000 yıl öncesine ait nadir bir taş balta başı — yani bir...

Ordu Müzesi çalışanı, Polonya’da nehirde yüzerken erken Orta Çağ kılıcı buldu

21 Aralık 2024

21 Aralık 2024

Polonya’nın Białystok kentindeki Ordu Müzesi koleksiyonu, yenileme sonrası büyük tarihi değere sahip benzersiz bir kalıntı ile zenginleşti: 9. veya 10....

5.000 Yıllık Hafıza Taşları: Ürdün’de Anlamı Hâlâ Çözülemeyen Tören Kompleksi Keşfedildi

7 Ağustos 2025

7 Ağustos 2025

Madaba yakınlarında yer alan Murayghat’ta, yapı taşlarıyla değil, ritüelleriyle inşa edilmiş bir tören kompleks alanı gün yüzüne çıkıyor. Ürdün’ün Murayghat...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]