16 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Aygül Süel “Hititler İçin Büyük Yanlışlıklar Yapıyoruz”

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Şapinuva kenti kazısını yöneten Prof. Dr. Aygül Süel, katıldığı çevirim içi oturumda Hititler için büyük yanlışlıklar yapıyoruz sözü şaşkınlık yarattı. Şimdiye kadar geçerli kabul gören bazı bilgilerin araştırılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aygül Süel, “Hititler için büyük yanlışlıklar yapıyoruz. Bunun için araştırma merkezleri kurulmalıdır” dedi.

Tarih ve Kültür Turizm Derneği’nin Dünya Rehberler Günü dolaysıyla Zoom üzerinden “Prof. Dr. Aygül Süel ile Şapinuva ve Keşif Öyküsü” adlı bir oturum gerçekleştirildi. Çevirim içi oturumunun konuğu Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aygül Süel, 1991 yılından itibaren bilim başkanlığını yürüttüğü Şapinuva kenti kazısının başlangıcı, kazının detayları ve kazının Hitit tarihi ve coğrafyasına kazandırdığı bilimsel verileri paylaştı.

Şapinuva kazılarına bir tablet sayesinde başladık

1991 yılında kurtarma kazısı olarak başlayan Ortaköy-Şapinuva kazı çalışmalarının başlangıcını Aygül Süel şu şekilde anlattı. “Biz, 1973 yılında Maşathöyükte bulunan bir tablette “Güneşim, (Büyük Kral) şöyle (der): Gaşşu’ya ve Zilapiya’ya söyle! Bu tablet size ulaşınca, orada toplanmış askerlerle birlikte orada sizin yanınızdaki arabalı muharipleri 3 gün içinde Güneşim’in (benim, büyük kralın) huzuruna acele getiriniz” cümlesini okuyunca harita üzerinde Hattuşa merkezli bir çalışma başlattık. Eski Osmanlı askeri menzil haritalarından yararlanarak yüzey çalışmalarına başladık. Ve bu yüzey araştırmaları neticesinde Ortaköy’e geldik. Burada tarla sahibinin bulduğu ve çocuklarının oynadığı tablet parçalarını görünce bu noktada kazılara başladık. Kazılara başladığımızda ilk girdiğimiz nokta şansımıza arşiv odası çıktı. Kazının 20 günü sonrasında yaklaşık 600 tablet ve parçasına ulaşmıştık.”

Şapinuva kazı alanı
Şapinuva, M.Ö.14.yy’ın ilk yarısında Hitit Büyük Kralı Tuthaliya II ve Taduhepa çiftine ev sahipliği yapmıştır. Hitit Devletinin bir diğer başkentidir

Şapinuva ismine nasıl ulaşıldı sorusuna Süel, “Biz bir kent kazıyorduk. Ama nereyi kazdığımızı bilmiyorduk. Kazılar devam ettikçe 1867 tablet ortaya çıkardık. Tabletleri bizzat ben okuyordum. Tam 3500 tablet okudum. Tabletleri okuyorum ve ilginçtir bu tabletler hep krala yazılıyor ve gönderiliyordu. Dikkatimi çekti. Kral, Hattuşa’da oturması gerekiyor. Burada ne işi vardı diye düşünüyordum. Ve bu okumalar sonrasında buranın Şapinuva olduğu ortaya çıktı. Kazının dördüncü yılında Şapinuva ismi kesinleşmiş oldu” dedi.

Hitit tarih coğrafyasını değiştirdik

Şapinuva ismi aslında Hattuşa’da çıkan bir tablette biliniyordu. Ama hep Hurri etkisi ile Şapinuva aşağı bölgede aranıyordu diyen Süel, “Ama bizim çalışmamızla Şapinuva iki günlük kuzey yönüne lokalize edildi. Böylelikle biz Hitit tarihi coğrafyasını değiştirmiş olduk” dedi.

Süel, Şapinuva ile ayrıca şu bilgileri de verdi. 9 km kare alana yayılan 30 yıllık yeni bir kazı alanı olan Şapinuva, M.Ö. 14. yy’ın ilk yarısında Hitit Büyük Kralı Tuthaliya II ve Taduhepa çiftine ev sahipliği yapmıştır. Hitit Devletinin bir diğer başkentidir. Hitit şehrinde, 1991 yılında başlayan kazılarla Tepelerarası ve Ağılönü bölgelerinde çok sayıda yapı açığa çıkarılmış ve koruma altına alınmıştır. Açığa çıkarılan yapılar, işlikler ve kurban çukurları Hitit Dünyası için bulunan tek örneklerdir.

Şapinuva da bulunan kadın kafatası
Şapinuva da bulunan kadın kafatası Hitit dünyası için bir bilinmezliği çözebilir.

İşliklerde doldurulmuş çukurların birisinde bir kafatası bulduk. Kadın kafatası, sol temur bulduk. Kafatası yanında seramik ve tablet parçası da yer alıyor. Döneme ait kabartmalı vazolar görüldü. Bizim için önemli nokta karbon tayini antik DNA hakkında bilgiler alınabilecek olmasıdır. Şimdiye kadar hiçbir Hitit mezar ve mezarlıkları bulunamaması bu buluntunun önemini daha çok artırmaktadır.

Hititler için büyük yanlışlık yapıyoruz

Prof. Dr. Aygül Süel, çevirim içi oturumun sonunda Hititler’in bitişi hakkında kesin bir bir şey bilemiyoruz aynı nereden geldiklerini tam olarak bilemediğimiz gibi diyerek şunları söyledi. ” Hititlerin gelişi konusunda 3 varsayım var. Kafkasyalar, Boğazlar… Ama şunu söylemek istiyorum. Biz büyük şehirleri ararken yanlışlık yapıyorsak Hititler içinde yanlışlık yapıyoruz. Hititler için büyük yanlışlık yapıyoruz. Bilemiyoruz çözemiyoruz. Şapinuva’da Hurri etkisi var. Tabletlerin dörtte biri Hurrice yazılmış. Tabletler Hurri etkisi altında… Biz Hurrileri bilemiyoruz. Biz, Hint- Avrupa dili kullanıyor deyince Hititler Hint-Avrupalı diyoruz. Şimdi Alaaddin Keykubat tepesini kazınca oradan çıkan belgeler Farsça yazılmış olduğunu göreceğiz. O zaman Selçuklu Türkü Fars mı olacak. İşte bu yüzden araştırma merkezleri kurarak bu sorunlara çözüm bulmamız gerekiyor.

 

Banner
Benzer Yazılar

Urartu Kralı II. Rusa Döneminde Yapılan Sarayın Fil Ayakları Çıkarılacak

15 Ekim 2021

15 Ekim 2021

M. Ö. 685-645 yılları arasında hüküm süren Urartu Kralı II. Rusa tarafından inşa edilen sarayın fil ayaklarının çıkarılması için çalışmalar...

Sanxingdui Harabeleri’ndeki yeni keşifler, antik Çin’in yaratıcı yeteneğini gösteriyor.

9 Eylül 2021

9 Eylül 2021

Çinli arkeologlar Perşembe günü Çin’in güneybatısındaki Sichuan Eyaletindeki Sanxingdui Harabeleri bölgesinde 3, 4, 7 ve 8 numaralı çukurlardan yeni önemli...

Roopkund Gölündeki Yüzlerce İskelet DNA Analizleriyle Şaşırttı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Himalayalar’ın yüksek kesimlerinde  Roopkund adı verilen bir buzul gölü bulunmaktadır. Bu göl yöresel halk tarafından Gizem gölü ya da İskeletler gölü...

Pompeii’de Yeni Keşif: Porta Sarno Nekropolü’nde Yaşam Boyu Aşkı Tasvir Eden Antik Mezar Rölyefi Gün Yüzüne Çıktı

4 Nisan 2025

4 Nisan 2025

Pompeii’nin tarihi dokusunu aydınlatan çarpıcı bir keşif, Porta Sarno nekropolünde yapıldı. Universitat de València ve Pompeii Arkeolojik Parkı’nın ortak yürüttüğü...

Araştırmacılar, Linear Elamit yazısını deşifre ettiklerini iddia ediyorlar

4 Eylül 2022

4 Eylül 2022

Araştırmacılar, İran’ın güneybatısında yer alan Susa şehrinde 1903 yılında yapılan kazılarda bulunan Linear Elamit yazı sistemi ile yazılmış kil tabletin...

Çin’in Hebei bölgesinde antik şaraphane alanı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2022

6 Ocak 2022

Kuzey Çin’in Hebei bölgesinde, Ming Hanedanı sonlarına ve erken Qing Hanedanlıklarına kadar uzanan eski bir şaraphane ortaya çıkarıldı. 2021 yılının...

Adıyaman’ın Fazla Bilinmeyen Antik Kenti

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Adıyaman deyince gözlerimizin önüne gelen eşsiz güzellikte ki Nemrut Dağı ve ünlü Komagene Krallığı olur. Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kadim...

Avrupa’da keşfedilen türünün en büyük deniz kaplumbağası fosili İspanya’da ortaya çıkarıldı

22 Kasım 2022

22 Kasım 2022

Kuzey İspanya’da, bilim adamları yeni bir muazzam deniz kaplumbağası türünün kalıntılarını keşfettiler. Tarih öncesi yaratık, Avrupa’da şimdiye kadar bulunan, yaklaşık...

Tek Tanrılı Dinlerin Başlangıç Noktası Oluz Höyük’te Havangah Namazı Kılınmış Olabilir

25 Mart 2022

25 Mart 2022

Amasya ilinin 25 kilometre batısında yer alan Oluz Höyük, dinsel yapılanma yönünden zengin bulgular veren antik kenttir. 15 yıldır devam...

Dünya Arkeoloji Günü Kutlu Olsun!

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

Arkeoloji, Türkçe’ye yanlışlıkla da olsa kazı bilim olarak çevrilmiş bilim dalıdır. Halbuki kazı çalışmaları arkeolojinin sadece alt dallarından biridir. Arkeoloji...

Mersin’de 60 Milyon Yaşında Salyangoz Fosili Bulundu

22 Mayıs 2021

22 Mayıs 2021

Mersin’in Toroslar ilçesinde 60 milyon yaşına tarihlenen salyangoz fosili bulundu. Süleyman Uygun tarafından bulunan salyangoz fosili Mersin Üniversitesi Su Ürünleri...

Karadeniz’in Zeugması Restore Edilecek

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Hadrianaupolis Antik Kenti Karabük’ün Eskiyapar ilçesinin 3 km batısında yer almaktadır. Bu antik kentimiz ortaya çıkarılan eşsiz güzellikteki mozaikleri nedeniyle...

Danimarka’da türünün tek örneği 1000 yıllık altın küpe bulundu

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Danimarka’daki bir metal dedektörü, İskandinavya’da daha önce hiç görülmemiş, 11. yüzyıldan kalma, türünün tek örneği bir altın mücevher parçasını ortaya...

Anadolu Arkeolojisinde Bir İlk: Oluz Höyük’te 2 bin 600 yıllık kutsal oda ve Tanrıça Kubaba’yı simgeleyen taş bulundu

30 Kasım 2024

30 Kasım 2024

Amasya’nın Toklucak köyündeki Oluz Höyük yerleşim yerinde yapılan kazılarda, 2 bin 600 yıl öncesine ait Frig dönemine ait kutsal oda...

Avrupa’da bir cenaze töreni olarak insan yamyamlığının en eski kanıtı

7 Ekim 2023

7 Ekim 2023

Yeni bir araştırmaya göre yamyamlık, yaklaşık 15.000 yıl önce Kuzey Avrupa’da yaygın bir cenaze töreni uygulamasıydı; insanlar ölülerini zorunluluktan değil,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]