1 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Aygül Süel “Hititler İçin Büyük Yanlışlıklar Yapıyoruz”

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Şapinuva kenti kazısını yöneten Prof. Dr. Aygül Süel, katıldığı çevirim içi oturumda Hititler için büyük yanlışlıklar yapıyoruz sözü şaşkınlık yarattı. Şimdiye kadar geçerli kabul gören bazı bilgilerin araştırılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aygül Süel, “Hititler için büyük yanlışlıklar yapıyoruz. Bunun için araştırma merkezleri kurulmalıdır” dedi.

Tarih ve Kültür Turizm Derneği’nin Dünya Rehberler Günü dolaysıyla Zoom üzerinden “Prof. Dr. Aygül Süel ile Şapinuva ve Keşif Öyküsü” adlı bir oturum gerçekleştirildi. Çevirim içi oturumunun konuğu Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aygül Süel, 1991 yılından itibaren bilim başkanlığını yürüttüğü Şapinuva kenti kazısının başlangıcı, kazının detayları ve kazının Hitit tarihi ve coğrafyasına kazandırdığı bilimsel verileri paylaştı.

Şapinuva kazılarına bir tablet sayesinde başladık

1991 yılında kurtarma kazısı olarak başlayan Ortaköy-Şapinuva kazı çalışmalarının başlangıcını Aygül Süel şu şekilde anlattı. “Biz, 1973 yılında Maşathöyükte bulunan bir tablette “Güneşim, (Büyük Kral) şöyle (der): Gaşşu’ya ve Zilapiya’ya söyle! Bu tablet size ulaşınca, orada toplanmış askerlerle birlikte orada sizin yanınızdaki arabalı muharipleri 3 gün içinde Güneşim’in (benim, büyük kralın) huzuruna acele getiriniz” cümlesini okuyunca harita üzerinde Hattuşa merkezli bir çalışma başlattık. Eski Osmanlı askeri menzil haritalarından yararlanarak yüzey çalışmalarına başladık. Ve bu yüzey araştırmaları neticesinde Ortaköy’e geldik. Burada tarla sahibinin bulduğu ve çocuklarının oynadığı tablet parçalarını görünce bu noktada kazılara başladık. Kazılara başladığımızda ilk girdiğimiz nokta şansımıza arşiv odası çıktı. Kazının 20 günü sonrasında yaklaşık 600 tablet ve parçasına ulaşmıştık.”

Şapinuva kazı alanı
Şapinuva, M.Ö.14.yy’ın ilk yarısında Hitit Büyük Kralı Tuthaliya II ve Taduhepa çiftine ev sahipliği yapmıştır. Hitit Devletinin bir diğer başkentidir

Şapinuva ismine nasıl ulaşıldı sorusuna Süel, “Biz bir kent kazıyorduk. Ama nereyi kazdığımızı bilmiyorduk. Kazılar devam ettikçe 1867 tablet ortaya çıkardık. Tabletleri bizzat ben okuyordum. Tam 3500 tablet okudum. Tabletleri okuyorum ve ilginçtir bu tabletler hep krala yazılıyor ve gönderiliyordu. Dikkatimi çekti. Kral, Hattuşa’da oturması gerekiyor. Burada ne işi vardı diye düşünüyordum. Ve bu okumalar sonrasında buranın Şapinuva olduğu ortaya çıktı. Kazının dördüncü yılında Şapinuva ismi kesinleşmiş oldu” dedi.

Hitit tarih coğrafyasını değiştirdik

Şapinuva ismi aslında Hattuşa’da çıkan bir tablette biliniyordu. Ama hep Hurri etkisi ile Şapinuva aşağı bölgede aranıyordu diyen Süel, “Ama bizim çalışmamızla Şapinuva iki günlük kuzey yönüne lokalize edildi. Böylelikle biz Hitit tarihi coğrafyasını değiştirmiş olduk” dedi.

Süel, Şapinuva ile ayrıca şu bilgileri de verdi. 9 km kare alana yayılan 30 yıllık yeni bir kazı alanı olan Şapinuva, M.Ö. 14. yy’ın ilk yarısında Hitit Büyük Kralı Tuthaliya II ve Taduhepa çiftine ev sahipliği yapmıştır. Hitit Devletinin bir diğer başkentidir. Hitit şehrinde, 1991 yılında başlayan kazılarla Tepelerarası ve Ağılönü bölgelerinde çok sayıda yapı açığa çıkarılmış ve koruma altına alınmıştır. Açığa çıkarılan yapılar, işlikler ve kurban çukurları Hitit Dünyası için bulunan tek örneklerdir.

Şapinuva da bulunan kadın kafatası
Şapinuva da bulunan kadın kafatası Hitit dünyası için bir bilinmezliği çözebilir.

İşliklerde doldurulmuş çukurların birisinde bir kafatası bulduk. Kadın kafatası, sol temur bulduk. Kafatası yanında seramik ve tablet parçası da yer alıyor. Döneme ait kabartmalı vazolar görüldü. Bizim için önemli nokta karbon tayini antik DNA hakkında bilgiler alınabilecek olmasıdır. Şimdiye kadar hiçbir Hitit mezar ve mezarlıkları bulunamaması bu buluntunun önemini daha çok artırmaktadır.

Hititler için büyük yanlışlık yapıyoruz

Prof. Dr. Aygül Süel, çevirim içi oturumun sonunda Hititler’in bitişi hakkında kesin bir bir şey bilemiyoruz aynı nereden geldiklerini tam olarak bilemediğimiz gibi diyerek şunları söyledi. ” Hititlerin gelişi konusunda 3 varsayım var. Kafkasyalar, Boğazlar… Ama şunu söylemek istiyorum. Biz büyük şehirleri ararken yanlışlık yapıyorsak Hititler içinde yanlışlık yapıyoruz. Hititler için büyük yanlışlık yapıyoruz. Bilemiyoruz çözemiyoruz. Şapinuva’da Hurri etkisi var. Tabletlerin dörtte biri Hurrice yazılmış. Tabletler Hurri etkisi altında… Biz Hurrileri bilemiyoruz. Biz, Hint- Avrupa dili kullanıyor deyince Hititler Hint-Avrupalı diyoruz. Şimdi Alaaddin Keykubat tepesini kazınca oradan çıkan belgeler Farsça yazılmış olduğunu göreceğiz. O zaman Selçuklu Türkü Fars mı olacak. İşte bu yüzden araştırma merkezleri kurarak bu sorunlara çözüm bulmamız gerekiyor.

 

Banner
Benzer Yazılar

Pakistan’daki Swat Butkara Bölgesinde Madeni Paralar ve Kharosthi Yazıtları da Dahil 2.000 Yıllık Eserler Bulundu

15 Şubat 2025

15 Şubat 2025

Pakistan’ın Swat kentindeki Mingora yakınlarında bulunan Butkara Stupası’nda yapılan kazılarda, iki bin yıllık sikkeler, çanak çömlekler ve Kharosthi yazısıyla yazılmış...

Polonya’da Mısır Tarlasında Bulunan Ortaçağ Hazinesi

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

Polonya’nın Słuszków köyünde 12. yüzyıldan kalma Polonya kralı Bolesław’un kayınbiraderi ve Ruthenian bir prensese ait olduğu söylenen madeni paralar ve...

Santi Apostoli Kilisesi’nde Bulunan Havarilerin Kutsal Kalıntıları Analiz Edildi

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Roma’da, 500 yıldan fazla bir süredir Fransisken kardeşler tarafından korunan Santi Apostoli kilisesi bulunmaktadır. 1500 yıldan fazla bir süredir bu...

Taliban 2600 yıllık Mes Aynak Budist alanını koruma projesine destek veriyor

12 Nisan 2023

12 Nisan 2023

Mes Aynak, Afganistan’ın başkenti Kabil’in 40 km güneydoğusunda bulunan antik bir arkeolojik alan ve maden yatağıdır. Yaklaşık 2.600 yıllık geçmişe...

Gümüşler Manastırı: Anadolu’nun Petrası ve “Gülümseyen Meryem Ana”

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Kapadokya’nın en iyi korunmuş manastırlarından biri olan Gümüşler Manastırı, sıkça “Anadolu’nun Petrası” olarak anılıyor ve tarihi yapısı ile göz alıcı...

İstanbul’un 7’nci Tepesindeki Bulgur Palas İBB Tarafından Satın Alındı

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

İstanbul’un önemli tarihi yapılarından İstanbul’un 7’nci tepesindeki Bulgur Palas, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından satın alındı. İstanbul’un 7’nci tepesinde yer...

Arkeologlar Düzce’de 1500 yıllık Bizans su havuzu ortaya çıkardı

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Düzce’nin Konuralp Mahallesi’ndeki antik tiyatroda yapılan arkeolojik kazılarda Bizans dönemine ait olduğu tespit edilen yaklaşık 1500 yıllık su havuzu bulundu....

Restorasyonu tamamlanan 2300 yıllık Kahta Kalesi ziyarete açıldı

4 Eylül 2022

4 Eylül 2022

M. Ö. 3’ncü yüzyılda Kommagene Krallığı tarafından yaptırılan Kahta Kalesi 17 yıl süren restorasyon çalışmaları sonrası ziyarete açıldı. Adıyaman’ın Kahta...

2100 yıl öncesinden gelen mesaj: “Yasalara son derece itaatkar ve saygılı olun”

15 Mart 2024

15 Mart 2024

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde bulunan 2100 yıllık yazıtın tercüme süreci devam ediyor. Yazıtta okunan “Yasalara sonuna kadar uyun ve...

Helenapolis Antik Kenti’nin merkezi jeoradar ile ortaya çıkarılacak

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

MÖ 4. yüzyıl sonlarında önemli liman kenti olan Helenapolis Antik Kenti’nin merkezi jeoradar ile ortaya çıkarılacak. Roma İmparatoru I. Konstantin’in...

6 Bin Yıllık Tarihin İzinde: Kültepe Kaniş-Karum’da 77. Yıl Kazıları Başlıyor

13 Nisan 2025

13 Nisan 2025

Kayseri’nin tarihi zenginliklerini gün yüzüne çıkaran Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde, bu yıl 77. yıl kazı çalışmaları başlıyor. “Anadolu tarihinin başladığı...

Viyana’da Futbol Sahası Kazısında Roma Dönemine Ait Asker Mezarlığı Bulundu

5 Nisan 2025

5 Nisan 2025

Avusturya’nın başkenti Viyana’nın eteklerinde, bir futbol sahasının yenilenmesi sırasında beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan toplu mezar, Roma İmparatorluğu’nun erken dönemlerine...

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

İlk İnsanlar 300.000 Yıl Önce Ateşi Kullanarak Alet Yapmayı Biliyorlardı!

7 Ekim 2020

7 Ekim 2020

Nature Human Behavior’da yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, İsrail’in merkezindeki Qesem Mağarası’nda bulunan pişmiş çakmaktaşı aletler, erken homininlerin (ilk insanların)...

Fransa’nın Güneyinde, Antik Olbia Kenti Yakınlarında 160 Roma Kremasyon Mezarından Oluşan Nekropol Keşfedildi

2 Kasım 2025

2 Kasım 2025

Arkeologlar, Fransa’nın güneydoğusundaki Hyères kentinde, antik Olbia yerleşimi yakınlarında M.S. 1 ila 3. yüzyıllara tarihlenen geniş bir Roma nekropolü keşfetti.Antik...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]