28 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Aygül Süel “Hititler İçin Büyük Yanlışlıklar Yapıyoruz”

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Şapinuva kenti kazısını yöneten Prof. Dr. Aygül Süel, katıldığı çevirim içi oturumda Hititler için büyük yanlışlıklar yapıyoruz sözü şaşkınlık yarattı. Şimdiye kadar geçerli kabul gören bazı bilgilerin araştırılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aygül Süel, “Hititler için büyük yanlışlıklar yapıyoruz. Bunun için araştırma merkezleri kurulmalıdır” dedi.

Tarih ve Kültür Turizm Derneği’nin Dünya Rehberler Günü dolaysıyla Zoom üzerinden “Prof. Dr. Aygül Süel ile Şapinuva ve Keşif Öyküsü” adlı bir oturum gerçekleştirildi. Çevirim içi oturumunun konuğu Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aygül Süel, 1991 yılından itibaren bilim başkanlığını yürüttüğü Şapinuva kenti kazısının başlangıcı, kazının detayları ve kazının Hitit tarihi ve coğrafyasına kazandırdığı bilimsel verileri paylaştı.

Şapinuva kazılarına bir tablet sayesinde başladık

1991 yılında kurtarma kazısı olarak başlayan Ortaköy-Şapinuva kazı çalışmalarının başlangıcını Aygül Süel şu şekilde anlattı. “Biz, 1973 yılında Maşathöyükte bulunan bir tablette “Güneşim, (Büyük Kral) şöyle (der): Gaşşu’ya ve Zilapiya’ya söyle! Bu tablet size ulaşınca, orada toplanmış askerlerle birlikte orada sizin yanınızdaki arabalı muharipleri 3 gün içinde Güneşim’in (benim, büyük kralın) huzuruna acele getiriniz” cümlesini okuyunca harita üzerinde Hattuşa merkezli bir çalışma başlattık. Eski Osmanlı askeri menzil haritalarından yararlanarak yüzey çalışmalarına başladık. Ve bu yüzey araştırmaları neticesinde Ortaköy’e geldik. Burada tarla sahibinin bulduğu ve çocuklarının oynadığı tablet parçalarını görünce bu noktada kazılara başladık. Kazılara başladığımızda ilk girdiğimiz nokta şansımıza arşiv odası çıktı. Kazının 20 günü sonrasında yaklaşık 600 tablet ve parçasına ulaşmıştık.”

Şapinuva kazı alanı
Şapinuva, M.Ö.14.yy’ın ilk yarısında Hitit Büyük Kralı Tuthaliya II ve Taduhepa çiftine ev sahipliği yapmıştır. Hitit Devletinin bir diğer başkentidir

Şapinuva ismine nasıl ulaşıldı sorusuna Süel, “Biz bir kent kazıyorduk. Ama nereyi kazdığımızı bilmiyorduk. Kazılar devam ettikçe 1867 tablet ortaya çıkardık. Tabletleri bizzat ben okuyordum. Tam 3500 tablet okudum. Tabletleri okuyorum ve ilginçtir bu tabletler hep krala yazılıyor ve gönderiliyordu. Dikkatimi çekti. Kral, Hattuşa’da oturması gerekiyor. Burada ne işi vardı diye düşünüyordum. Ve bu okumalar sonrasında buranın Şapinuva olduğu ortaya çıktı. Kazının dördüncü yılında Şapinuva ismi kesinleşmiş oldu” dedi.

Hitit tarih coğrafyasını değiştirdik

Şapinuva ismi aslında Hattuşa’da çıkan bir tablette biliniyordu. Ama hep Hurri etkisi ile Şapinuva aşağı bölgede aranıyordu diyen Süel, “Ama bizim çalışmamızla Şapinuva iki günlük kuzey yönüne lokalize edildi. Böylelikle biz Hitit tarihi coğrafyasını değiştirmiş olduk” dedi.

Süel, Şapinuva ile ayrıca şu bilgileri de verdi. 9 km kare alana yayılan 30 yıllık yeni bir kazı alanı olan Şapinuva, M.Ö. 14. yy’ın ilk yarısında Hitit Büyük Kralı Tuthaliya II ve Taduhepa çiftine ev sahipliği yapmıştır. Hitit Devletinin bir diğer başkentidir. Hitit şehrinde, 1991 yılında başlayan kazılarla Tepelerarası ve Ağılönü bölgelerinde çok sayıda yapı açığa çıkarılmış ve koruma altına alınmıştır. Açığa çıkarılan yapılar, işlikler ve kurban çukurları Hitit Dünyası için bulunan tek örneklerdir.

Şapinuva da bulunan kadın kafatası
Şapinuva da bulunan kadın kafatası Hitit dünyası için bir bilinmezliği çözebilir.

İşliklerde doldurulmuş çukurların birisinde bir kafatası bulduk. Kadın kafatası, sol temur bulduk. Kafatası yanında seramik ve tablet parçası da yer alıyor. Döneme ait kabartmalı vazolar görüldü. Bizim için önemli nokta karbon tayini antik DNA hakkında bilgiler alınabilecek olmasıdır. Şimdiye kadar hiçbir Hitit mezar ve mezarlıkları bulunamaması bu buluntunun önemini daha çok artırmaktadır.

Hititler için büyük yanlışlık yapıyoruz

Prof. Dr. Aygül Süel, çevirim içi oturumun sonunda Hititler’in bitişi hakkında kesin bir bir şey bilemiyoruz aynı nereden geldiklerini tam olarak bilemediğimiz gibi diyerek şunları söyledi. ” Hititlerin gelişi konusunda 3 varsayım var. Kafkasyalar, Boğazlar… Ama şunu söylemek istiyorum. Biz büyük şehirleri ararken yanlışlık yapıyorsak Hititler içinde yanlışlık yapıyoruz. Hititler için büyük yanlışlık yapıyoruz. Bilemiyoruz çözemiyoruz. Şapinuva’da Hurri etkisi var. Tabletlerin dörtte biri Hurrice yazılmış. Tabletler Hurri etkisi altında… Biz Hurrileri bilemiyoruz. Biz, Hint- Avrupa dili kullanıyor deyince Hititler Hint-Avrupalı diyoruz. Şimdi Alaaddin Keykubat tepesini kazınca oradan çıkan belgeler Farsça yazılmış olduğunu göreceğiz. O zaman Selçuklu Türkü Fars mı olacak. İşte bu yüzden araştırma merkezleri kurarak bu sorunlara çözüm bulmamız gerekiyor.

 

Banner
Related Articles

Kythera açıklarında 2500 yıllık gemi enkazı bulundu

5 Kasım 2021

5 Kasım 2021

Yunanistan’ın Kythera adası açıklarında Klasik Çağ dönemine ait gemi enkazı bulundu. Enkaz, Bağımsız Güç İletim Operatörü (IPTO) nün Girit-Peloponnese denizaltı...

1840 yılında keşfedilen bronz lambanın Dionysos kültü ile ilişkili olduğu belirlendi

12 Nisan 2024

12 Nisan 2024

1840 yılında İtalya’nın Cortona kasabası yakınlarında bir hendekte keşfedilen bronz lamba üzerindeki tartışmalar yakın zamana kadar devam etti. Birçok araştırmacı...

Çalınan Freskler Pompeii Arkeoloji Parkına İade Edildi

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

İtalyan polisinin geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya göre, yıllar önce antik Roma villalarının kalıntılarından sökülen altı fresk, Pompeii arkeoloji parkına iade...

125.000 $ ‘a Titanik Gemisini Sualtında Ziyaret Edebilirsiniz!

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

Titanik severlere müjdeli bir haber Ocean Gate Expeditions şirketinden geldi. Şirket Titanik enkazı üzerinde bir denizaltı araştırması ve keşif gezisi...

Antik Yunan Filozofu Hypatia’nın Hüzünlü Hikayesi

28 Şubat 2021

28 Şubat 2021

Antik Yunan akademisindeki az sayıdaki kadınlardan biriydi, İskenderiyeli Hypatia. Doğum tarihi için M.S. 350 tarihi söylense de tam olarak kesin değil...

Oluz Höyük kazılarında Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek kalıntıları bulundu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

MÖ 4500 yıllarına kadar uzanan yerleşim katmanlarına sahip Oluz Höyük’te Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek...

Şeytan’ın İkonografisi

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Bu yazımızda Şeytan’ın ikonografisi ile şeytan kimliğinin sanatta nasıl yavaş yavaş şekillendiğini Sanat tarihini esas alarak kısaca irdelemeye çalıştık. Şeytanın...

“Anadolu” operasyonu ile tarihi eser kaçakçılarına darbe

10 Ağustos 2021

10 Ağustos 2021

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 30 ilde uluslararası tarihi eser...

Bir araştırmaya göre, 27.000 yıl önce Moğolistan’da yaşayan dev develerin neslinin tükenmesine iklim ve Arkaik insanlar neden oldu.

3 Nisan 2022

3 Nisan 2022

Devasa iki hörgüçlü bir deve türü olan Camelus knoblochi, yaklaşık 27.000 yıl öncesine kadar Moğolistan’da modern insanlarla ve belki de...

5.000 Yıllık Hafıza Taşları: Ürdün’de Anlamı Hâlâ Çözülemeyen Tören Kompleksi Keşfedildi

7 Ağustos 2025

7 Ağustos 2025

Madaba yakınlarında yer alan Murayghat’ta, yapı taşlarıyla değil, ritüelleriyle inşa edilmiş bir tören kompleks alanı gün yüzüne çıkıyor. Ürdün’ün Murayghat...

Britanya’da 7000 yıllık ayak izleri ve antik tuzaklar keşfedildi

6 Ocak 2024

6 Ocak 2024

Reading Üniversitesi arkeologları, Severn Halici’ndeki çalışmaları sırasında 7.000 yıllık ayak izleri ve antik tuzaklar keşfedildi. Ayak izlerinin 7000 yıl önce...

Karaburun yüzey araştırması, 11.000 yıl öncesine ait avcı-toplayıcı insanların yaşamlarıyla ilgili verileri ortaya çıkardı

24 Ocak 2024

24 Ocak 2024

İzmir’in Karaburun ilçesinde yapılan yüzey araştırmalarında, bölgede 11 bin yıl önce yaşamış göçebe, toplayıcı-avcı gruplara ait arkeolojik kanıtlara rastlandığı açıklandı....

İstanbul’da Yüzlerce Tarihi Eser Ele Geçirildi

7 Haziran 2021

7 Haziran 2021

İstanbul’da tarihi eser kaçakçılarına karşı belirlenen adreslere düzenlenen operasyonlarda 255’i sikke, 160’ı çeşitli form ve biçimlerde toplam 415 tarihi eser...

Karpat mağaralarında Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Doğu Avrupa’da yer alan Karpat Dağları’nda bulunan mağaralarda Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak. Karpat Dağları, Çekya Cumhuriyeti, Slovakya, Polonya,...

Bukoleon Sarayı restorasyonunda bulunan iskeletler, Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamının kurbanları mı?

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

Bukoleon Sarayı kazılarında dağınık vaziyette bulunan 7 iskeletin, Konstantinopolis’te Haçlıların gerçekleştirdiği katliamın kurbanları olabileceğine dair düşünce üzerinde duruluyor. İstanbul Büyükşehir...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]