7 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Aygül Süel “Hititler İçin Büyük Yanlışlıklar Yapıyoruz”

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Şapinuva kenti kazısını yöneten Prof. Dr. Aygül Süel, katıldığı çevirim içi oturumda Hititler için büyük yanlışlıklar yapıyoruz sözü şaşkınlık yarattı. Şimdiye kadar geçerli kabul gören bazı bilgilerin araştırılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aygül Süel, “Hititler için büyük yanlışlıklar yapıyoruz. Bunun için araştırma merkezleri kurulmalıdır” dedi.

Tarih ve Kültür Turizm Derneği’nin Dünya Rehberler Günü dolaysıyla Zoom üzerinden “Prof. Dr. Aygül Süel ile Şapinuva ve Keşif Öyküsü” adlı bir oturum gerçekleştirildi. Çevirim içi oturumunun konuğu Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aygül Süel, 1991 yılından itibaren bilim başkanlığını yürüttüğü Şapinuva kenti kazısının başlangıcı, kazının detayları ve kazının Hitit tarihi ve coğrafyasına kazandırdığı bilimsel verileri paylaştı.

Şapinuva kazılarına bir tablet sayesinde başladık

1991 yılında kurtarma kazısı olarak başlayan Ortaköy-Şapinuva kazı çalışmalarının başlangıcını Aygül Süel şu şekilde anlattı. “Biz, 1973 yılında Maşathöyükte bulunan bir tablette “Güneşim, (Büyük Kral) şöyle (der): Gaşşu’ya ve Zilapiya’ya söyle! Bu tablet size ulaşınca, orada toplanmış askerlerle birlikte orada sizin yanınızdaki arabalı muharipleri 3 gün içinde Güneşim’in (benim, büyük kralın) huzuruna acele getiriniz” cümlesini okuyunca harita üzerinde Hattuşa merkezli bir çalışma başlattık. Eski Osmanlı askeri menzil haritalarından yararlanarak yüzey çalışmalarına başladık. Ve bu yüzey araştırmaları neticesinde Ortaköy’e geldik. Burada tarla sahibinin bulduğu ve çocuklarının oynadığı tablet parçalarını görünce bu noktada kazılara başladık. Kazılara başladığımızda ilk girdiğimiz nokta şansımıza arşiv odası çıktı. Kazının 20 günü sonrasında yaklaşık 600 tablet ve parçasına ulaşmıştık.”

Şapinuva kazı alanı
Şapinuva, M.Ö.14.yy’ın ilk yarısında Hitit Büyük Kralı Tuthaliya II ve Taduhepa çiftine ev sahipliği yapmıştır. Hitit Devletinin bir diğer başkentidir

Şapinuva ismine nasıl ulaşıldı sorusuna Süel, “Biz bir kent kazıyorduk. Ama nereyi kazdığımızı bilmiyorduk. Kazılar devam ettikçe 1867 tablet ortaya çıkardık. Tabletleri bizzat ben okuyordum. Tam 3500 tablet okudum. Tabletleri okuyorum ve ilginçtir bu tabletler hep krala yazılıyor ve gönderiliyordu. Dikkatimi çekti. Kral, Hattuşa’da oturması gerekiyor. Burada ne işi vardı diye düşünüyordum. Ve bu okumalar sonrasında buranın Şapinuva olduğu ortaya çıktı. Kazının dördüncü yılında Şapinuva ismi kesinleşmiş oldu” dedi.

Hitit tarih coğrafyasını değiştirdik

Şapinuva ismi aslında Hattuşa’da çıkan bir tablette biliniyordu. Ama hep Hurri etkisi ile Şapinuva aşağı bölgede aranıyordu diyen Süel, “Ama bizim çalışmamızla Şapinuva iki günlük kuzey yönüne lokalize edildi. Böylelikle biz Hitit tarihi coğrafyasını değiştirmiş olduk” dedi.

Süel, Şapinuva ile ayrıca şu bilgileri de verdi. 9 km kare alana yayılan 30 yıllık yeni bir kazı alanı olan Şapinuva, M.Ö. 14. yy’ın ilk yarısında Hitit Büyük Kralı Tuthaliya II ve Taduhepa çiftine ev sahipliği yapmıştır. Hitit Devletinin bir diğer başkentidir. Hitit şehrinde, 1991 yılında başlayan kazılarla Tepelerarası ve Ağılönü bölgelerinde çok sayıda yapı açığa çıkarılmış ve koruma altına alınmıştır. Açığa çıkarılan yapılar, işlikler ve kurban çukurları Hitit Dünyası için bulunan tek örneklerdir.

Şapinuva da bulunan kadın kafatası
Şapinuva da bulunan kadın kafatası Hitit dünyası için bir bilinmezliği çözebilir.

İşliklerde doldurulmuş çukurların birisinde bir kafatası bulduk. Kadın kafatası, sol temur bulduk. Kafatası yanında seramik ve tablet parçası da yer alıyor. Döneme ait kabartmalı vazolar görüldü. Bizim için önemli nokta karbon tayini antik DNA hakkında bilgiler alınabilecek olmasıdır. Şimdiye kadar hiçbir Hitit mezar ve mezarlıkları bulunamaması bu buluntunun önemini daha çok artırmaktadır.

Hititler için büyük yanlışlık yapıyoruz

Prof. Dr. Aygül Süel, çevirim içi oturumun sonunda Hititler’in bitişi hakkında kesin bir bir şey bilemiyoruz aynı nereden geldiklerini tam olarak bilemediğimiz gibi diyerek şunları söyledi. ” Hititlerin gelişi konusunda 3 varsayım var. Kafkasyalar, Boğazlar… Ama şunu söylemek istiyorum. Biz büyük şehirleri ararken yanlışlık yapıyorsak Hititler içinde yanlışlık yapıyoruz. Hititler için büyük yanlışlık yapıyoruz. Bilemiyoruz çözemiyoruz. Şapinuva’da Hurri etkisi var. Tabletlerin dörtte biri Hurrice yazılmış. Tabletler Hurri etkisi altında… Biz Hurrileri bilemiyoruz. Biz, Hint- Avrupa dili kullanıyor deyince Hititler Hint-Avrupalı diyoruz. Şimdi Alaaddin Keykubat tepesini kazınca oradan çıkan belgeler Farsça yazılmış olduğunu göreceğiz. O zaman Selçuklu Türkü Fars mı olacak. İşte bu yüzden araştırma merkezleri kurarak bu sorunlara çözüm bulmamız gerekiyor.

 

Banner
Related Articles

Bahariya Vahasında Keşfedilen Eski Hristiyan Yerleşimi

14 Mart 2021

14 Mart 2021

Mısır son zamanlarda yeni keşiflerle sık sık gündem oluşturmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde dünyanın en eski bira fabrikası ile gündem...

Türkiye’de Arkeoloji Eğitimi Veren Üniversiteler

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Kazı bilimi olarak da tanımlanan arkeoloji, “arkhaios” yani eski ve “logos” bilim kelimelerinin birleşmesi ile türetilmiştir. Eskinin bilimi olarak da...

Ordu’da cami cemaatının yıllardır oturduğu taşın, Roma İmparatoru III. Gordianus dönemi bir mil taşı olduğu ortaya çıktı

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Ordu’nun Fatsa ilçesinde , Roma İmparatoru III. Gordianus (MS 239) dönemine ait mil taşı bulundu. 1800 yıllık mil taşının, uzun...

300 yıllık kutsal deniz kızı mumyasının gizemi çözüldü

20 Şubat 2023

20 Şubat 2023

Mumyalanmış bir deniz kızı yüzyıllardır Japonların kutsalları arasında yer alıyor. Kendisine tapıyorlar çünkü deniz kızının iyileştirici güçlere sahip olduğuna inanıyorlar....

II. Dünya Savaşı’nda kullanılan 500.000 hayalet seramik madeni para bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Japonya’nın Kyoto kentinde eski bir üreticinin deposunda, II. Dünya Savaşı sırasında yaşanan metal sıkıntısı nedeniyle üretilen yaklaşık 500 bin Maboroshi...

Arkeolog Carl Blegen’in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı

25 Kasım 2022

25 Kasım 2022

Ünlü tarihçi Homeros’un MÖ 730 yılında kaleme aldığı İliada (İlias) Destanı’nda adı geçen Troya Antik Kenti’nde yapılan kazılarda görev alan...

Arkeologlar Tacikistan’da erken insan varlığına dair nadir kanıtlar ortaya çıkardı

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Arkeologlar, Tacikistan’ın merkezindeki Zeravşan Vadisi’nde, bölgede erken insan yerleşimine dair bulgular sunan çok katmanlı bir arkeolojik alan keşfettiler. 150.000 ila...

Bulgaristan’da Keşfedilen Garip Maskenin Uzaylı Kafası Tartışmaların Göbeğinde

20 Kasım 2020

20 Kasım 2020

Bulgaristan’ın Provadiya kasabasının Solnitsata höyüğünde oldukça ilginç özellikleri olan bir kil maske bulundu. Maskenin uzaylıya benzetilen üçgen yüzü farklı yorumlara...

İspanya’nın Tossal de La Cala kalesinde 2.000 yıllık kayaya oyulmuş bir yüz keşfedildi

21 Mayıs 2023

21 Mayıs 2023

Arkeologlar, İspanya’nın doğu kıyısındaki Benidorm’daki bir Roma kalesi olan Toscal De La Cala’da kayaya oyulmuş bir yüz keşfettiler. Alicante Üniversitesi’nden...

Herakleia Latmos Antik Kenti Turizme Açılıyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Muğla’nın Milas ilçesi Kapıkırı köyü sınırları içerisinde kalan içinde 10 bin yıllık kalıntılar barındıran Herakleia Latmos antik kenti turizme açılıyor....

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar Antik Çağ’ın bilgilerinden yararlanıyorlardı

13 Temmuz 2022

13 Temmuz 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar, Hristiyanlığı yaymak, Kilise’nin toplum üzerindeki etkisini artırmak için Antik Çağ’ın bilgilerinden ve düzenledikleri ritüellerin oluşturduğu yoğun...

Bakanlık; “Siloa Yazıtı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin malıdır”

13 Mart 2022

13 Mart 2022

İsrail medya kuruluşu Zman Yisrael’in İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde bulunan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e verileceğine dair yaptığı habere Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan...

3 Bin 300 Yıllık Hitit Yazıtı Kapı Yapımında Kullanılmış

10 Mayıs 2021

10 Mayıs 2021

Kültürel varlıklarımız, birer birer bilgisizliğin ve cahilliğin kurbanı oluyor. Tarihin karanlıklarını aydınlatacak eserler, amacı dışında kullanılmaya devam ediyor. 3 Bin...

Fas’ta ilk kez bir Roma askeri gözetleme kulesi bulundu

7 Kasım 2022

7 Kasım 2022

Türünün ilk örneği olan bir Roma askeri gözetleme kulesi, Fas’ın kuzeyindeki Volubilis antik kentinde Polonyalı ve Faslı arkeologlardan oluşan bir...

Danimarka’da türünün tek örneği 1000 yıllık altın küpe bulundu

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Danimarka’daki bir metal dedektörü, İskandinavya’da daha önce hiç görülmemiş, 11. yüzyıldan kalma, türünün tek örneği bir altın mücevher parçasını ortaya...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]