8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Aygül Süel “Hititler İçin Büyük Yanlışlıklar Yapıyoruz”

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Şapinuva kenti kazısını yöneten Prof. Dr. Aygül Süel, katıldığı çevirim içi oturumda Hititler için büyük yanlışlıklar yapıyoruz sözü şaşkınlık yarattı. Şimdiye kadar geçerli kabul gören bazı bilgilerin araştırılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aygül Süel, “Hititler için büyük yanlışlıklar yapıyoruz. Bunun için araştırma merkezleri kurulmalıdır” dedi.

Tarih ve Kültür Turizm Derneği’nin Dünya Rehberler Günü dolaysıyla Zoom üzerinden “Prof. Dr. Aygül Süel ile Şapinuva ve Keşif Öyküsü” adlı bir oturum gerçekleştirildi. Çevirim içi oturumunun konuğu Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aygül Süel, 1991 yılından itibaren bilim başkanlığını yürüttüğü Şapinuva kenti kazısının başlangıcı, kazının detayları ve kazının Hitit tarihi ve coğrafyasına kazandırdığı bilimsel verileri paylaştı.

Şapinuva kazılarına bir tablet sayesinde başladık

1991 yılında kurtarma kazısı olarak başlayan Ortaköy-Şapinuva kazı çalışmalarının başlangıcını Aygül Süel şu şekilde anlattı. “Biz, 1973 yılında Maşathöyükte bulunan bir tablette “Güneşim, (Büyük Kral) şöyle (der): Gaşşu’ya ve Zilapiya’ya söyle! Bu tablet size ulaşınca, orada toplanmış askerlerle birlikte orada sizin yanınızdaki arabalı muharipleri 3 gün içinde Güneşim’in (benim, büyük kralın) huzuruna acele getiriniz” cümlesini okuyunca harita üzerinde Hattuşa merkezli bir çalışma başlattık. Eski Osmanlı askeri menzil haritalarından yararlanarak yüzey çalışmalarına başladık. Ve bu yüzey araştırmaları neticesinde Ortaköy’e geldik. Burada tarla sahibinin bulduğu ve çocuklarının oynadığı tablet parçalarını görünce bu noktada kazılara başladık. Kazılara başladığımızda ilk girdiğimiz nokta şansımıza arşiv odası çıktı. Kazının 20 günü sonrasında yaklaşık 600 tablet ve parçasına ulaşmıştık.”

Şapinuva kazı alanı
Şapinuva, M.Ö.14.yy’ın ilk yarısında Hitit Büyük Kralı Tuthaliya II ve Taduhepa çiftine ev sahipliği yapmıştır. Hitit Devletinin bir diğer başkentidir

Şapinuva ismine nasıl ulaşıldı sorusuna Süel, “Biz bir kent kazıyorduk. Ama nereyi kazdığımızı bilmiyorduk. Kazılar devam ettikçe 1867 tablet ortaya çıkardık. Tabletleri bizzat ben okuyordum. Tam 3500 tablet okudum. Tabletleri okuyorum ve ilginçtir bu tabletler hep krala yazılıyor ve gönderiliyordu. Dikkatimi çekti. Kral, Hattuşa’da oturması gerekiyor. Burada ne işi vardı diye düşünüyordum. Ve bu okumalar sonrasında buranın Şapinuva olduğu ortaya çıktı. Kazının dördüncü yılında Şapinuva ismi kesinleşmiş oldu” dedi.

Hitit tarih coğrafyasını değiştirdik

Şapinuva ismi aslında Hattuşa’da çıkan bir tablette biliniyordu. Ama hep Hurri etkisi ile Şapinuva aşağı bölgede aranıyordu diyen Süel, “Ama bizim çalışmamızla Şapinuva iki günlük kuzey yönüne lokalize edildi. Böylelikle biz Hitit tarihi coğrafyasını değiştirmiş olduk” dedi.

Süel, Şapinuva ile ayrıca şu bilgileri de verdi. 9 km kare alana yayılan 30 yıllık yeni bir kazı alanı olan Şapinuva, M.Ö. 14. yy’ın ilk yarısında Hitit Büyük Kralı Tuthaliya II ve Taduhepa çiftine ev sahipliği yapmıştır. Hitit Devletinin bir diğer başkentidir. Hitit şehrinde, 1991 yılında başlayan kazılarla Tepelerarası ve Ağılönü bölgelerinde çok sayıda yapı açığa çıkarılmış ve koruma altına alınmıştır. Açığa çıkarılan yapılar, işlikler ve kurban çukurları Hitit Dünyası için bulunan tek örneklerdir.

Şapinuva da bulunan kadın kafatası
Şapinuva da bulunan kadın kafatası Hitit dünyası için bir bilinmezliği çözebilir.

İşliklerde doldurulmuş çukurların birisinde bir kafatası bulduk. Kadın kafatası, sol temur bulduk. Kafatası yanında seramik ve tablet parçası da yer alıyor. Döneme ait kabartmalı vazolar görüldü. Bizim için önemli nokta karbon tayini antik DNA hakkında bilgiler alınabilecek olmasıdır. Şimdiye kadar hiçbir Hitit mezar ve mezarlıkları bulunamaması bu buluntunun önemini daha çok artırmaktadır.

Hititler için büyük yanlışlık yapıyoruz

Prof. Dr. Aygül Süel, çevirim içi oturumun sonunda Hititler’in bitişi hakkında kesin bir bir şey bilemiyoruz aynı nereden geldiklerini tam olarak bilemediğimiz gibi diyerek şunları söyledi. ” Hititlerin gelişi konusunda 3 varsayım var. Kafkasyalar, Boğazlar… Ama şunu söylemek istiyorum. Biz büyük şehirleri ararken yanlışlık yapıyorsak Hititler içinde yanlışlık yapıyoruz. Hititler için büyük yanlışlık yapıyoruz. Bilemiyoruz çözemiyoruz. Şapinuva’da Hurri etkisi var. Tabletlerin dörtte biri Hurrice yazılmış. Tabletler Hurri etkisi altında… Biz Hurrileri bilemiyoruz. Biz, Hint- Avrupa dili kullanıyor deyince Hititler Hint-Avrupalı diyoruz. Şimdi Alaaddin Keykubat tepesini kazınca oradan çıkan belgeler Farsça yazılmış olduğunu göreceğiz. O zaman Selçuklu Türkü Fars mı olacak. İşte bu yüzden araştırma merkezleri kurarak bu sorunlara çözüm bulmamız gerekiyor.

 

Banner
Related Articles

Fas’ta 1 milyon 300 bin yıllık balta üretim tesisi bulundu

30 Temmuz 2021

30 Temmuz 2021

Çok uluslu bir arkeolog ekibi, Fas’ta 1.3 milyon yıl öncesine dayanan en eski Taş Devri el baltası üretim tesisinin keşfini...

Karaganda’da bulunan İskit-Saka ve onun erken dönemine ait piramit ile ilgili detaylara ulaşıldı

2 Kasım 2023

2 Kasım 2023

Kazakistan’nın Karaganda bölgesinde bulunan İskit-Saka ve erken dönemine ait 3400 yıllık piramit ile ilgili detaylara ulaşıldı. Piramidi inceleyen uzmanlar, Karajartas...

Eski Mısır Papirüsü Mumyalama Süreciyle İlgili Yeni Bilgiler Veriyor

28 Şubat 2021

28 Şubat 2021

Mısırbilimci Sofie Schiødt, 3.500 yıllık bir tıbbi papirüste eski Mısırlıları öbür dünyaya hazırlamak için kullanılan mumyalama sürecini yeniden yapılandırmaya yardımcı...

İstanbul’un Fethi İlk Defa Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli Olarak Kutlandı

29 Mayıs 2021

29 Mayıs 2021

Dünya tarihine bir çağ kapatıp bir çağ açan olarak geçen İstanbul’un fethi her yıl 29 Mayıs tarihinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor....

İkinci Dünya Savaşında “Ölüm Vadisi” Olarak Adlandırılan yerde Kemikler ve Mermiler Bulundu

26 Ekim 2020

26 Ekim 2020

Polonya’da İkinci Dünya Savaşı sırasında toplu bir infaz yerini araştırmakta olan  araştırmacılar, Alman ölüm birliklerinin cesetleri ateşe vermeden önce binlerce...

Diyarbakır’daki 1900 yıllık kaya kilisesinde Pasifik Okyanusu kıyılarında yaşayan canlının fosili bulundu

4 Mart 2024

4 Mart 2024

Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde Hıristiyan dünyası için önemli bir yapı olan 1900 yıllık kaya kilisesinde yapılan çalışmalarda Pasifik Okyanusu kıyılarında yaşayan...

Peru Nazca’da Yeni Bir Kedi Geoglifi Keşfedildi

18 Ekim 2020

18 Ekim 2020

Peru Kültür bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Nazca’da yeni bir geoglif bulunduğu bildirildi. Bilindiği üzere Geoglif; zeminde üretilen ve tipik olarak kırıntılı...

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Van’da Moğol İlhanlı Hükümdarı Hülagü Han’ın yazlık sarayının kalıntılarına ulaşıldı

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Türk ve Moğolistanlı bilim insanlarından oluşan arkeoloji çalışma ekibi, Van’ın Çaldıran ilçesinde 1260’lı yıllarda Moğol İlhanlı Devleti hükümdarı Hülagü Han’ın...

Dendera Tapınağının İkinci Restorasyon Aşaması Tamamlandı

10 Mart 2021

10 Mart 2021

Tanrıça Hathor’a adanmış olan Dendera Tapınağı kompleksi uzun bir süredir restorasyon görmekteydi. Yukarı Mısır’da bulunan Dendera tapınağı, tanrıça Hathor’a adanmış...

Prehistorik Megalitik Mezarda 5000 Yıllık Nadir Kristal Hançer Bulundu

24 Ocak 2021

24 Ocak 2021

İnsan evladı, ölüm sonrası hayatı sorgulamaya başladığı zamandan beri, gömme tekniklerine ayrı bir önem vermiştir. Yerleşik hayatla birlikte, ölülerin sonraki...

Van’da 2800 yıllık bir Urartu tapınağı ve çivi yazılı iki yazıt bulundu

25 Ekim 2023

25 Ekim 2023

Van’ın Muradiye ilçesinde bulunan Körzüt Kalesi’nde devam eden kurtarma kazılarında 2800 yıllık bir Urartu tapınağı keşfedildi. Tapınakla birlikte çivi yazılı...

Delikkemer Su Yolu: Patara’ya Uzanırken Zamanın İçinden Geçen Bir Yolculuk

14 Mayıs 2025

14 Mayıs 2025

Antalya’nın Kaş ilçesinde, doğayla iç içe uzanan ve kökeni Helenistik döneme kadar dayanan Delikkemer Su Yolu, ziyaretçilerini binlerce yıl öncesine...

Avrupa’da bir cenaze töreni olarak insan yamyamlığının en eski kanıtı

7 Ekim 2023

7 Ekim 2023

Yeni bir araştırmaya göre yamyamlık, yaklaşık 15.000 yıl önce Kuzey Avrupa’da yaygın bir cenaze töreni uygulamasıydı; insanlar ölülerini zorunluluktan değil,...

İlteriş Kutluk Kağan’ın Yazıtı’nda okunan ilk sözcükler paylaşıldı

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Uluslararası Türk Akademisi ve Moğolistan Arkeoloji Enstitüsü’nün Nomgon Vadisi’ndeki ortak bilimsel arkeolojik keşif gezisi kapsamında tespit edilen İlteriş Kutluk Kağan...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]