12 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Assos Antik Kenti kazılarında 2 bin 200 yıllık Roma Çeşmesi’nin kalıntılarına ulaşıldı

Geçtiğimiz yıl (2021) Ayvacık Kaymakamlığı’nın kaya ıslahı çalışmaları ihalesi, valiliğin 500 gün kapatma kararı ve sonrasında ıslah çalışmaları sırasında yaşan olumsuzluklarla gündemden düşmeyen Assos Antik Kenti kazılarında 2 bin 200 yıllık Roma Çeşmesi’nin kalıntılarına ulaşıldı.

Çanakkale Ayvacık ilçesi Behramkale köyü sınırları içerisinde yer alan Assos Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Agoranın doğu kenarındaki kalıntılarında Roma dönemi bir çeşme yapısına ulaşıldı.

Assos Antik Kenti kazı başkanı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Arslan, “2022 yılının en önemli çalışmalarından birinin, uzun yıllardan bu yana kazılan ve çok fazla mekana sahip Bizans dönemi yapısı olduğunu” söyledi.

Gymnasiumda Roma döneminde eklenti olarak inşa edilen sarnıçlarda kazı yapılacak

Büyük ölçekteki bu alanda 14 odayı kazdıklarını, daha kazılacak çok oda bulunduğunu bildiren Arslan, “Bu kompleks odalardan birinde çalışmaya yeniden başladık. Döneme ait önemli bulgular elde edeceğimizi düşünüyorum. Kazılardaki ikinci çalışma alanımız ise kentin eğitim kurumları arasında yer alan ve oldukça iyi korunmuş, Helenistik Çağ’daki gymnasium yani o dönemin lisesi diyebileceğimiz bir yapı.” dedi.
Prof. Dr. Arslan, bu sene de gymnasiumda Roma döneminde eklenti olarak inşa edilen sarnıçlarla ilgili kazı yapacaklarını aktardı.

Assos Antik Kenti

Sarnıçların önünde ulaştıkları çeşme yapısı hakkında bilgi veren Arslan, şöyle konuştu:

“Agoranın doğu kenarındaki kalıntının uzun yıllardır işlevi bilinmiyordu. Geçen yıl bu yapıda çalışmalar başladı. Bu yıl halen devam ediyor. İlk tespitlerimize göre, görkemli bir çeşme yapısı olduğunu öğrendik. Assos’ta çok sayıdaki sarnıçları biliyoruz ancak anıtsal bir çeşme yapısına ilk defa rastlıyoruz. Kent mimarisi açısından oldukça önemli bir yapı. Arazi dışında da yine bulunan eserlerin istatistikleri, çizimleri ve restorasyon çalışmaları devam etmekte. Milattan önce 2. yüzyılda inşa edildiğine göre yaklaşık 2 bin 200 yıl öncesinde inşa edilmiş bir çeşmeden söz ediyoruz.”

Arslan, Roma çeşmelerinin arkalarında su haznesinin yer aldığını, önlerinin ise sütunlu girişlerle adeta tapınak gibi şekillendirildiğini belirtti.

Assos’taki çeşmenin sütunların bir bölümünün yok olduğunu ancak kaide ve sütunların mermerden ve çok özgün profillerinin bulunduğunu anlatan Arslan, “Bizans döneminde olasılıkla bu yapının da ciddi bir şekilde tahrip edildiğini düşünüyoruz. Buna rağmen ilk kazı tamamlandıktan sonra mevcut olan parçaları yeniden ayağa kaldırıp çeşmenin önündeki durumu ya da görünümü biraz daha ziyaretçilerin algılamasını sağlayabiliriz.” değerlendirmesini yaptı.

Arslan, Assos’un yüksek bir tepe üzerinde, doğal su kaynaklarından yoksun bir alanda konumlandığını söyledi.

Bundan dolayı antik kentin gerek resmi yapılarında gerekse konutlarında mutlaka oyularak ya da kayalar kesilerek yapılmış yer altı su depoları ve sarnıçlar bulunduğunu dile getiren Arslan, şunları kaydetti:

“Elimizdeki bir yazıta göre milattan önce 3. yüzyılda bir mühendis Assos’ta su kanalı inşa etmiş, hatta bunun bir şiiri var. Bu tarihten önce kente su getiren bir kanaldan söz etmek mümkün değil. Milattan sonra 3. yüzyılda Satneos nehrinin kenarından, doğal kaynaktan suyun kente kadar taşındığını söyleyebiliriz. Aynı zamanda şehrin hemen yakınında yaklaşık 500 metre kuzeyinde akan bir dere var. O dönemlerde insanlar kaliteli su içmek isterlerse bu dereden sularını temin etmiş olabilir.”

Assos Antik Kenti kazılarında elde edilen buluntular kış aylarında belgelendiriliyor.

Kaynak AA

Banner
Benzer Yazılar

Assos Kazılarında 1650 Yıllık Toprak Izgara Ortaya Çıkarıldı

13 Ağustos 2021

13 Ağustos 2021

Çanakkale Ayvacık ilçesi’nin Behramkale Köyü sınırları içerisinde yer alan antik çağın ünlü düşünürlerine ev sahipliği yapan dönemin zengin yerleşim yeri...

Aygül Süel “Hititler İçin Büyük Yanlışlıklar Yapıyoruz”

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Şapinuva kenti kazısını yöneten Prof. Dr. Aygül Süel, katıldığı çevirim içi oturumda...

Meksika’da keşfedilen Kukulcán kültüyle bağlantılı dairesel bir yapı

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nden (INAH) bir araştırma ekibi, Aztek rüzgar tanrısı Ehécatl-Quetzalcóatl’ın Maya muadili olan Maya yılan tanrısı...

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün,...

Asteroit Çarpmasaydı Dinozorlar Hala Dünyanın Hakimi Olabilirdi

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Yapılan yeni araştırma sonuçları dinazorların yaşadığı dönemde dünyaya çarpan Asteroit olmasaydı dinazorların dünyaya hakim olmaya devam edebileceğini söylüyor. Dinozorlar, Geç...

Peru’da 1200 yıllık Wari tapınak alanı keşfedildi

24 Şubat 2023

24 Şubat 2023

llinois Chicago Üniversitesi’nden arkeologlar, 1.200 yıl önce Wari İmparatorluğu tarafından güney Peru’daki Pakaytambo bölgesinde (MS 600-1000) inşa edilen bir tapınak...

Fas’ta 1 milyon 300 bin yıllık balta üretim tesisi bulundu

30 Temmuz 2021

30 Temmuz 2021

Çok uluslu bir arkeolog ekibi, Fas’ta 1.3 milyon yıl öncesine dayanan en eski Taş Devri el baltası üretim tesisinin keşfini...

Haleplibahçe Mozaik Müzesi, Amazon kraliçelerinin tasvir edildiği mozaiklere ev sahipliği yapıyor

25 Mayıs 2022

25 Mayıs 2022

Şanlıurfa Müzesi’ne komşu Haleplibahçe Mozaik Müzesi dünyanın en değerli mozaiklerinden Savaşçı Amazon Kraliçelerinin tasvir edildiği mozaiklere ev sahipliği yapıyor. Şanlıurfa...

Pompeii’de Yeni Keşif: Porta Sarno Nekropolü’nde Yaşam Boyu Aşkı Tasvir Eden Antik Mezar Rölyefi Gün Yüzüne Çıktı

4 Nisan 2025

4 Nisan 2025

Pompeii’nin tarihi dokusunu aydınlatan çarpıcı bir keşif, Porta Sarno nekropolünde yapıldı. Universitat de València ve Pompeii Arkeolojik Parkı’nın ortak yürüttüğü...

Beyaz Jaguar’ın Ülkesi Sak-Bahlán: Maya Direnişinin Kayıp Şehri Meksika Ormanlarında Ortaya Çıktı

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Meksika’nın Chiapas eyaletindeki yoğun yağmur ormanlarının derinliklerinde, arkeologlar Maya uygarlığının son direnişçilerinin saklandığı ve yüzyıllardır kayıp olan Sak-Bahlán kentinin izini...

4 bin yıllık gümüş kupa, insanlığın evrene bakışına dair en eski tasvirlerden birini barındırıyor olabilir

24 Ocak 2026

24 Ocak 2026

Yarım yüzyılı aşkın süredir bilinen küçük bir gümüş kupa, bugün yeniden bilim dünyasının gündeminde. ʿAin Samiya Kupası olarak tanınan bu...

10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük “Kazı İzleri / Lines of Site” sergisi ile İstanbul’da

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan 10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük, 13 yerli ve yabancı sanatçının katıldığı “Kazı...

İngiltere’nin en önemli Roma yollarından birinin bir bölümü güneydoğu Londra’daki Old Kent Yolu’nun altında ortaya çıkarıldı

15 Kasım 2024

15 Kasım 2024

Arkeologlar, güneydoğu Londra’daki Old Kent Yolu’nun altında, Roma döneminde inşa edilen en önemli yollardan birinin parçası olan bir Roma yolu...

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu....

Stonehenge, Waun Mawn Anıtı’nın Parçalarından mı Yapıldı?

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Stonehenge bir çok gizemi barındıran ve hala gizemini koruyan bir anıt. Şimdi birde bu gizemlere yaklaşık 280 kilometre öteden taşınmış...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]