21 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Assos Antik Kenti kazılarında 2 bin 200 yıllık Roma Çeşmesi’nin kalıntılarına ulaşıldı

Geçtiğimiz yıl (2021) Ayvacık Kaymakamlığı’nın kaya ıslahı çalışmaları ihalesi, valiliğin 500 gün kapatma kararı ve sonrasında ıslah çalışmaları sırasında yaşan olumsuzluklarla gündemden düşmeyen Assos Antik Kenti kazılarında 2 bin 200 yıllık Roma Çeşmesi’nin kalıntılarına ulaşıldı.

Çanakkale Ayvacık ilçesi Behramkale köyü sınırları içerisinde yer alan Assos Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Agoranın doğu kenarındaki kalıntılarında Roma dönemi bir çeşme yapısına ulaşıldı.

Assos Antik Kenti kazı başkanı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Arslan, “2022 yılının en önemli çalışmalarından birinin, uzun yıllardan bu yana kazılan ve çok fazla mekana sahip Bizans dönemi yapısı olduğunu” söyledi.

Gymnasiumda Roma döneminde eklenti olarak inşa edilen sarnıçlarda kazı yapılacak

Büyük ölçekteki bu alanda 14 odayı kazdıklarını, daha kazılacak çok oda bulunduğunu bildiren Arslan, “Bu kompleks odalardan birinde çalışmaya yeniden başladık. Döneme ait önemli bulgular elde edeceğimizi düşünüyorum. Kazılardaki ikinci çalışma alanımız ise kentin eğitim kurumları arasında yer alan ve oldukça iyi korunmuş, Helenistik Çağ’daki gymnasium yani o dönemin lisesi diyebileceğimiz bir yapı.” dedi.
Prof. Dr. Arslan, bu sene de gymnasiumda Roma döneminde eklenti olarak inşa edilen sarnıçlarla ilgili kazı yapacaklarını aktardı.

Assos Antik Kenti

Sarnıçların önünde ulaştıkları çeşme yapısı hakkında bilgi veren Arslan, şöyle konuştu:

“Agoranın doğu kenarındaki kalıntının uzun yıllardır işlevi bilinmiyordu. Geçen yıl bu yapıda çalışmalar başladı. Bu yıl halen devam ediyor. İlk tespitlerimize göre, görkemli bir çeşme yapısı olduğunu öğrendik. Assos’ta çok sayıdaki sarnıçları biliyoruz ancak anıtsal bir çeşme yapısına ilk defa rastlıyoruz. Kent mimarisi açısından oldukça önemli bir yapı. Arazi dışında da yine bulunan eserlerin istatistikleri, çizimleri ve restorasyon çalışmaları devam etmekte. Milattan önce 2. yüzyılda inşa edildiğine göre yaklaşık 2 bin 200 yıl öncesinde inşa edilmiş bir çeşmeden söz ediyoruz.”

Arslan, Roma çeşmelerinin arkalarında su haznesinin yer aldığını, önlerinin ise sütunlu girişlerle adeta tapınak gibi şekillendirildiğini belirtti.

Assos’taki çeşmenin sütunların bir bölümünün yok olduğunu ancak kaide ve sütunların mermerden ve çok özgün profillerinin bulunduğunu anlatan Arslan, “Bizans döneminde olasılıkla bu yapının da ciddi bir şekilde tahrip edildiğini düşünüyoruz. Buna rağmen ilk kazı tamamlandıktan sonra mevcut olan parçaları yeniden ayağa kaldırıp çeşmenin önündeki durumu ya da görünümü biraz daha ziyaretçilerin algılamasını sağlayabiliriz.” değerlendirmesini yaptı.

Arslan, Assos’un yüksek bir tepe üzerinde, doğal su kaynaklarından yoksun bir alanda konumlandığını söyledi.

Bundan dolayı antik kentin gerek resmi yapılarında gerekse konutlarında mutlaka oyularak ya da kayalar kesilerek yapılmış yer altı su depoları ve sarnıçlar bulunduğunu dile getiren Arslan, şunları kaydetti:

“Elimizdeki bir yazıta göre milattan önce 3. yüzyılda bir mühendis Assos’ta su kanalı inşa etmiş, hatta bunun bir şiiri var. Bu tarihten önce kente su getiren bir kanaldan söz etmek mümkün değil. Milattan sonra 3. yüzyılda Satneos nehrinin kenarından, doğal kaynaktan suyun kente kadar taşındığını söyleyebiliriz. Aynı zamanda şehrin hemen yakınında yaklaşık 500 metre kuzeyinde akan bir dere var. O dönemlerde insanlar kaliteli su içmek isterlerse bu dereden sularını temin etmiş olabilir.”

Assos Antik Kenti kazılarında elde edilen buluntular kış aylarında belgelendiriliyor.

Kaynak AA

Banner
Benzer Yazılar

Sular Çekilince Şok Edici Görüntüler Ortaya Çıktı

7 Şubat 2021

7 Şubat 2021

Barajların suları çekilince, sular altında kalan yerleşim yerlerinin kalıntıları bir bir gün yüzüne çıkıyor. Kurak geçen yıllarda barajların suları azalınca...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürü eserleri bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürüne ait eserler ortaya çıkarıldı. Oluz höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Bu...

Antik Likya kenti Phaselis’in plaj projeleri iptal edildi

6 Nisan 2024

6 Nisan 2024

Mahkeme, Antalya’nın güneyindeki antik Likya kenti Phaselis’in Bostanlık ve Alacasu koylarında geçen yıl şubat ayında ihalesi yapılan halk plajı projelerinin...

Syedra antik kentini ziyaret edenler, popüler Roma oyunu “12 İşaret”i oynuyorlar

20 Kasım 2024

20 Kasım 2024

Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunan Syedra Antik Kenti’nde, Romalıların popüler oyunu ’12 İşaret’ (ludus duodecim scriptorum) ziyaretçilere tanıtılıyor. “12 İşaret” oyunu...

Cami Avlusunda Roma Dönemi Mozaiği Bulundu

20 Mayıs 2021

20 Mayıs 2021

Osmanlı dönemine ait Tekeli Mehmet Paşa Camii avlusunda Roma dönemine ait geometrik motiflerden oluşan mozaik ortaya çıkarıldı. Avluda yapılan kazılarda...

Tadım Höyük’te 6000 Yıllık Ünik Kutsal Ocak Keşfedildi

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Elazığ il merkezinde yer alan Tadım Höyük’te kazı çalışmalarını sürdüren arkeologlar, 6000 yıl öncesine tarihlenen iki eşsiz bezemeli kutsal ocak...

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet

22 Nisan 2022

22 Nisan 2022

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet, tarihi eser kaçakçıların elinden kurtarılarak Afrodisias Müze Müdürlüğü’ne teslim edildi. Aydın’ın Karacasu ilçesinde...

Yeni Keşfedilen Fosil, Soyu Tükenmiş Bir İnsan Türünün Evrimine İşaret Ediyor

10 Kasım 2020

10 Kasım 2020

Paranthropus robustos soyu tükenmiş insan türlerinden bir tanesidir. Bu türün erkeklerinin dişilerden önemli ölçüde büyük olduğu düşünülmekteydi. Günümüz primatlarından orangutanlar,...

Bin 700 Yıllık Lahidin Soyulmasını Lanet Bile Engelleyememiş

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Antik dönemlerde bazı lahit sahipleri ebedi huzurların bozulmaması ve lahitlerinin soyulmaması için lanetleme yoluna gitmiştir. Çoğunlukla zengin ve üst sınıf...

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand Adası’nda Büyük İskender’in eşsiz antik bronz minyatür portresini buldular

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand adasındaki Ringsted yakınlarında eşsiz bir keşif yaptı. Tarihin en büyük imparatorlarından Büyük İskender’in eşsiz minyatür...

Polonya’daki en eski bakır ürünü bir balta keşfedildi

30 Mart 2024

30 Mart 2024

Polonya’nın Hrubieszów bölgesindeki Horodło belediyesinde MÖ 4. ila 3. binyıla ait Trypillia kültürüyle özdeşleşmiş bir bakır balta bulundu. Hrubieszów bölgesinde...

İncil’de Hz. İsa’nın öğrencisi Mary Magdalene’nin memleketi olarak bahsedilen Magdala Antik Kenti ortaya çıkarıldı

15 Ekim 2023

15 Ekim 2023

İncil’de Hz. İsa’nın öğrencisi Mary Magdalene’nin memleketi olarak bahsedilen Magdala Antik Kenti akın zamanda İsrail’in Tiberya kentinin dışında bir ibadet...

Zeugma Mozaik Müzesi Geçen Yıl 1 Milyon Ziyaretçiyi Ağırladı

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Zeugma Müzesi adını Belkıs/Zeugma Antik Kenti’nden almıştır. Tarihi kent Gaziantep ili Nizip İlçesi, Belkıs Köyü sınırları içerisinde bulunmakla birlikte Fırat...

Karahantepe Prehistorik dönemin gizemlerine ışık tutacak

10 Ekim 2021

10 Ekim 2021

Dünyaca ünlü Göbeklitepe’de görülen Neolitik döneme ait T biçimli dikilitaşlara ev sahipliği yapan Karahantepe ören yeri, dönemin gizemlerine ışık tutması...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]