6 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Assos Antik Kenti kazılarında 2 bin 200 yıllık Roma Çeşmesi’nin kalıntılarına ulaşıldı

Geçtiğimiz yıl (2021) Ayvacık Kaymakamlığı’nın kaya ıslahı çalışmaları ihalesi, valiliğin 500 gün kapatma kararı ve sonrasında ıslah çalışmaları sırasında yaşan olumsuzluklarla gündemden düşmeyen Assos Antik Kenti kazılarında 2 bin 200 yıllık Roma Çeşmesi’nin kalıntılarına ulaşıldı.

Çanakkale Ayvacık ilçesi Behramkale köyü sınırları içerisinde yer alan Assos Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Agoranın doğu kenarındaki kalıntılarında Roma dönemi bir çeşme yapısına ulaşıldı.

Assos Antik Kenti kazı başkanı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurettin Arslan, “2022 yılının en önemli çalışmalarından birinin, uzun yıllardan bu yana kazılan ve çok fazla mekana sahip Bizans dönemi yapısı olduğunu” söyledi.

Gymnasiumda Roma döneminde eklenti olarak inşa edilen sarnıçlarda kazı yapılacak

Büyük ölçekteki bu alanda 14 odayı kazdıklarını, daha kazılacak çok oda bulunduğunu bildiren Arslan, “Bu kompleks odalardan birinde çalışmaya yeniden başladık. Döneme ait önemli bulgular elde edeceğimizi düşünüyorum. Kazılardaki ikinci çalışma alanımız ise kentin eğitim kurumları arasında yer alan ve oldukça iyi korunmuş, Helenistik Çağ’daki gymnasium yani o dönemin lisesi diyebileceğimiz bir yapı.” dedi.
Prof. Dr. Arslan, bu sene de gymnasiumda Roma döneminde eklenti olarak inşa edilen sarnıçlarla ilgili kazı yapacaklarını aktardı.

Assos Antik Kenti

Sarnıçların önünde ulaştıkları çeşme yapısı hakkında bilgi veren Arslan, şöyle konuştu:

“Agoranın doğu kenarındaki kalıntının uzun yıllardır işlevi bilinmiyordu. Geçen yıl bu yapıda çalışmalar başladı. Bu yıl halen devam ediyor. İlk tespitlerimize göre, görkemli bir çeşme yapısı olduğunu öğrendik. Assos’ta çok sayıdaki sarnıçları biliyoruz ancak anıtsal bir çeşme yapısına ilk defa rastlıyoruz. Kent mimarisi açısından oldukça önemli bir yapı. Arazi dışında da yine bulunan eserlerin istatistikleri, çizimleri ve restorasyon çalışmaları devam etmekte. Milattan önce 2. yüzyılda inşa edildiğine göre yaklaşık 2 bin 200 yıl öncesinde inşa edilmiş bir çeşmeden söz ediyoruz.”

Arslan, Roma çeşmelerinin arkalarında su haznesinin yer aldığını, önlerinin ise sütunlu girişlerle adeta tapınak gibi şekillendirildiğini belirtti.

Assos’taki çeşmenin sütunların bir bölümünün yok olduğunu ancak kaide ve sütunların mermerden ve çok özgün profillerinin bulunduğunu anlatan Arslan, “Bizans döneminde olasılıkla bu yapının da ciddi bir şekilde tahrip edildiğini düşünüyoruz. Buna rağmen ilk kazı tamamlandıktan sonra mevcut olan parçaları yeniden ayağa kaldırıp çeşmenin önündeki durumu ya da görünümü biraz daha ziyaretçilerin algılamasını sağlayabiliriz.” değerlendirmesini yaptı.

Arslan, Assos’un yüksek bir tepe üzerinde, doğal su kaynaklarından yoksun bir alanda konumlandığını söyledi.

Bundan dolayı antik kentin gerek resmi yapılarında gerekse konutlarında mutlaka oyularak ya da kayalar kesilerek yapılmış yer altı su depoları ve sarnıçlar bulunduğunu dile getiren Arslan, şunları kaydetti:

“Elimizdeki bir yazıta göre milattan önce 3. yüzyılda bir mühendis Assos’ta su kanalı inşa etmiş, hatta bunun bir şiiri var. Bu tarihten önce kente su getiren bir kanaldan söz etmek mümkün değil. Milattan sonra 3. yüzyılda Satneos nehrinin kenarından, doğal kaynaktan suyun kente kadar taşındığını söyleyebiliriz. Aynı zamanda şehrin hemen yakınında yaklaşık 500 metre kuzeyinde akan bir dere var. O dönemlerde insanlar kaliteli su içmek isterlerse bu dereden sularını temin etmiş olabilir.”

Assos Antik Kenti kazılarında elde edilen buluntular kış aylarında belgelendiriliyor.

Kaynak AA

Banner
Related Articles

Pinacosaurus fosili dinozorların seslerini ortaya çıkarabilir

22 Nisan 2023

22 Nisan 2023

Uluslararası bir araştırma ekibi, Pinacosaurus dinozoruna ait gırtlak kemiğini inceledi. Gırtlak kemiği dinozorların nasıl ses çıkardığını çözmeye yarayacak bilgilere ulaşılmasını...

Anitta’nın Lanetlediği Hattuşa’nın Başkent Olması

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Hattuşa (Hattusas), Kussara Kralı Anitta tarafından lanetlenen topraklar… Üzerine üzerlik tohumu ektirerek iskana tekrar açana lanetler yazdıran Anitta’dan sonra M.Ö....

Çatalhöyük’te Evlerin Altına Gömülen Yetişkin ve Çocuklar Akraba Değildi

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

Uluslararası bir araştırma ekibi, dünyanın en eski şehirlerinden olan Çatalhöyük de yan yana gömülen çocukların ve yetişkinlerin birbirleriyle ilişkili olmadığını...

Satala Antik Kenti’nde Mısır Tanrıçası İsis’in Bronz Büstü Bulundu

25 Ekim 2025

25 Ekim 2025

Roma lejyonlarının dini çeşitliliğine ışık tutan bronz İsis büstü, Karadeniz’in dağlarında doğu inançlarının izlerini gün yüzüne çıkardı. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde...

Antalya Müzesi, Anadolu’nun Güney Tarihine Işık Tutuyor

17 Nisan 2021

17 Nisan 2021

Türkiye’nin her yönüyle nefes kesen Akdeniz bölgesinin cenneti Antalya, inanılmaz kıyı şeridinin yanı sıra, antik eserler ve tarihi eserleri ile...

Tüm Neandertaller Erkek Değildi “Sheanderthal”

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Zamanın lahitinden çıkan ilk Neandertal yüzü bir kadına aitti. 1848 Cebelitarık’ta Forbes taş ocağında bulunmuştu. İlk tanınan Neandertal, Alfred Russel Wallace...

Bu Müzede Çalışacak Direktör Aranıyor! Maaşı 1.000.000 TL

5 Aralık 2020

5 Aralık 2020

İşsizlik her zaman dünyanın ve ülkemizin birinci sorunu oldu. Hele birde içinde bulunduğumuz Covid-19 pandemi süreci bu soruna daha çok...

Avrupa’nın Akraba Evliliğinden Muzdarip Kral ve Kraliçeleri

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Avrupa Kraliyet ailesinin genel olarak varisleri yakın akraba evliliklerinden olan çocuklardı. Gücü elinde tutmak isteyen büyüklerin onayladığı evlilikleri yapan bu...

Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kudüs kenti yakınlarında yer alan Zion Dağı arkeolojik kazılarında Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi. Narin pembe...

Büyük İsyan’ın üçüncü yılından kalma nadir bir yarım şekel sikke keşfedildi

21 Aralık 2022

21 Aralık 2022

Tapınak Dağı’nın güneyindeki Ophel arkeolojik alanında İbrani Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan son kazılarda, MS 70 yılında tahrip edilen İkinci Tapınak...

Kral Arthur’un efsanevi kılıcına benzeyen eşsiz ‘Excalibur’ kılıcının İslami kökenlere sahip olduğu ortaya çıktı

29 Nisan 2024

29 Nisan 2024

Araştırmacıların konumu nedeniyle ‘Excalibur’ adını taktığı ve Kral Arthur’un efsanevi kılıcıyla benzerlikler taşıyan tarihi kılıcın gizemi nihayet çözüldü. Demir kılıç,...

Tek Tanrılı Dinlerin Başlangıç Noktası Oluz Höyük’te Havangah Namazı Kılınmış Olabilir

25 Mart 2022

25 Mart 2022

Amasya ilinin 25 kilometre batısında yer alan Oluz Höyük, dinsel yapılanma yönünden zengin bulgular veren antik kenttir. 15 yıldır devam...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Çorum’daki ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi

22 Ocak 2023

22 Ocak 2023

Çorum’da 8 bin 500 yıl öncesine ait ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi. Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümünce iki yıldır...

Tunç Çağı Çobanlarının Yolculukları Hakkında Yeni Görüş

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Şu anda güney Rusya’da bulunan Bronz Çağı doğa pastoralistleri, daha önce düşünülenden daha kısa mesafeler kat ettiler. Hint-Avrupa dillerinin bu...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]