19 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Araştırmacılar, Antik Maya İlaç Kaplarında Yeni Bir Bitki Keşfettiler

Bilim adamları, antik Maya ilaç kaplarında tütün olmayan bir bitkinin varlığını ilk kez tespit ettiler.

Washington Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, 14 minyatür Maya seramik kaplarından alınan kalıntılarda Meksika kadife çiçeği (Tagetes lucida) tespit etti.

Meksika’nın Yucatan yarımadasında bir sandık mezarda gömülü olarak bulunmuş ilaç kutularında farklı iki tür tütün tespit edildi. Kutular Nicotiana tabacum ve N. rustica’da tütünlerinde bulunan kimyasal izler içeriyor.

Antropoloji postocu (Doktora sonrası araştırma yapan kişi) Mario Zimmermann liderliğindeki araştırma ekibi, Meksikalı kadife çiçeğinin sigara içmeyi daha keyifli hale getirmek için tütünle karıştırıldığını düşünüyor.

Kap içeriklerinin keşfi, eski Maya uyuşturucu kullanım uygulamalarının daha net bir resmini çiziyor. Bugün Scientific Reports’ta yayınlanan araştırma, Maya ve diğer tarih öncesi toplumlar arasında tütsülenmiş, çiğnenmiş veya enfekte edilmiş diğer psikoaktif ve psikoaktif olmayan bitki türlerini araştıran gelecekteki çalışmaların da yolunu açıyor.

Yucatan’da bulunmuş olan Maya mezarın’da mezar hediyesi olarak bırakılmış çeşitli seramik kaplar, bardaklar, ilaç kutuları bulundu. Fotograf: WSU

Zimmermann, “Tütünün Amerika’da yaygın olarak kullanıldığı tespit edilmiş olsa da, tıbbi veya dini amaçlarla kullanılan diğer bitkilerin kanıtları büyük ölçüde keşfedilmemiş durumda. Antropoloji Bölümü ile Biyolojik Kimya Enstitüsü arasında geliştirilen analiz yöntemleri bize antik dünyada uyuşturucu kullanımını daha önce hiç olmadığı kadar araştırma olanağı veriyor” dedi.

Zimmermann ve meslektaşlarının çalışması, kaplardan, kaselerden ve diğer arkeolojik eserlerden toplanan kalıntılardaki binlerce bitki bileşiğini veya metabolitini tespit edebilen yeni bir metabolomik tabanlı analiz yöntemine yol açan araştırma sayesinde mümkün oldu. Bileşikler daha sonra hangi bitkilerin tüketildiğini belirlemek için kullanılabilir.

WSU Biyolojik Kimya Enstitüsü’nde profesör olan  ve çalışmanın ortak yazarı David Gang, “Bununla ilgili sorun, nikotin gibi bir biyobelirtecinin varlığı tütünün içildiğini göstermesine rağmen, bu eserde başka ne tüketildiğini veya depolandığını size söylememesidir.Yaklaşımımız size sadece ilgilendiğiniz bitkiyi bulduğunuzu söylemekle kalmıyor, aynı zamanda başka ne tüketildiğini de söyleyebilir”dedi.

WSU’da Antropoloji profesörü ve çalışmanın ortak yazarı Shannon Tushingham, “Arkeoloji biliminde sınırları genişletiyoruz, böylece insanların dünyanın her yerindeki insanlar tarafından tüketilen (ve kullanılmaya devam eden) çok çeşitli psikoaktif bitkilerle yaşadığı derin zaman ilişkilerini daha iyi inceleyebiliriz. İnsanların yerel bitkileri ve bitki karışımlarını yönettiği, kullandığı, manipüle ettiği ve hazırladığı birçok zekice yol var ve arkeologlar bu uygulamaların ne kadar eski olduğunu henüz yeni yeni ortaya çıkarmaya başlıyor” dedi.

Makale dikkatinizi çektiyse tamamını okumak için https://www.nature.com/articles/s41598-021-81158-y sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

Muğla’nın Datça ilçesinde bulunan Karya dönemine ait antik yerleşim Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı. Bilim, mimarlık...

Perre Antik Kenti’nde 1000 Yıllık Mezar Bulundu!

1 Temmuz 2021

1 Temmuz 2021

Kommagene Kralığı’nın en önemli kentlerinden birisi olan Perre Antik Kenti’nde kazı çalışmaları devam ediyor. Kazı çalışmalarını inceleyen Adıyaman Müze Müdürü...

İsviçre’de bir Tunç Çağı yerleşimi keşfedildi

18 Şubat 2024

18 Şubat 2024

Bern Kantonu Arkeoloji Servisi, Heimberg’deki bir inşaat projesi öncesinde 2023 sonbaharında bir kurtarma kazısı gerçekleştirdi. Kazı çalışması beklenen bir Roma...

Ayasuluk Tepesi kazılarında bulunan Miken figürünü Arzava Krallığı’nın başkentinin Selçuk olduğunu kuvvetlendiriyor

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Ayasuluk Tepesi kazılarında, Anadolu Tunç Çağı krallıklarından Arzava Krallığı’nın başkenti Appasas’ın Selçuk olduğunu kuvvetlendiren 3 bin 200 yıllık Miken figürünü...

Dinozorlar Zamanında Yaşayan Dev Fare

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Omurgalı Paleontoloji Dergisi’nde bugün yayınlanan yeni araştırma , bugün Afrika, Güney Amerika, Avustralya, Antarktika olarak tanınan güney süper kıta Gondwana’daki...

Viking Kadınlarında Keşfedilen Üç Garip Kafatası Modifikasyonu

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Son yıllarda araştırmalar Viking Çağı’nda kalıcı vücut modifikasyonu için kanıtlar sağladı. Bu araştırmaların sonuncusu, Baltık Denizi’ndeki Gotland adasından kafatasları uzatılmış...

Gre Fılla Höyüğü buluntuları bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösteriyor

4 Ağustos 2022

4 Ağustos 2022

Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesindeki Gre Fılla Höyüğü’nde gerçekleştirilen kazılarda elde edilen buluntular bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösterdi. Çanak-Çömleksiz Neolitik Dönem’de...

Japonya’da şimdiye kadar bulunan en büyük ahşap haniwa keşfedildi

10 Aralık 2022

10 Aralık 2022

Haniwa, Japonya Kofun kültürü döneminde mezar ölü hediyesi olarak yapılan çoğunlukla kilden yapılan figürünlerdir. Haniwa figürünleri, Kofun dönemi yöneticileri ve...

Bir İlk: Güney Kore’de Mücevher Böceği Kanatlarıyla Süslenmiş 1400 Yıllık Silla Tacı Gün Yüzüne Çıkarıldı

26 Mayıs 2025

26 Mayıs 2025

Doğa ile ihtişamın büyüleyici birleşimini yansıtan bir keşifle, Güney Koreli arkeologlar Silla Krallığı’na ait antik bir mezarda, kafatasına yerleştirilmiş 1400...

Amerika’da kemikten yapılmış en eski mızrak ucu

3 Şubat 2023

3 Şubat 2023

Yeni bir çalışma ile Amerika kıtasında kemikten yapılmış en eski mızrak ucu belgelendi. 13900 yıllık kemik mızrak ucu Amerika’da bilinen...

Çömlek İçinde Gömülü 3800 Yıllık Bebek İskeleti

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

İsrailli arkeologlar kazı çalışmalarına ara vermeden devam ediyorlar. Son kazılarda çıkarılan çömlek içindeki 3800 yıllık bebek iskeleti heyecan yarattı. Ariel...

Kırgızistan’da 2500 yıllık geyik taşı bulundu

10 Nisan 2023

10 Nisan 2023

Kırgızistan’ın Naryn bölgesinde yer alan Tarmal-Sai yerleşiminde bir geyik taşı keşfedildi. Bronz ve Demir Çağ göçebe toplumları tarafından dikilen geyik...

İsrail’de Dünyanın En Eski Camisi Bulunmuş Olabilir

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Dünyanın en eski camilerinden biri, İsrail’in Celile Denizi kıyılarında bir arkeolog ekibi tarafından ortaya çıkarıldı. Caminin kalıntıları, orijinal olarak Bizans...

İsveç’in Pryssgården kentinde sıra dışı bir Demir Çağı kadın mezarı bulundu

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

İsveç’in Pryssgården kentinde bir Demir Çağı mezarlığında arkeologlar, kadının doğrudan mezarın içine küçük bir iğne ve demir bir çakı ile...

Maya Vazosu Üzerindeki Hiyeroglif Yazısının Çözülme Hikayesi

26 Mart 2021

26 Mart 2021

Uygarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen yazının geçmişi 5 bin yıla dayanmaktadır. İnsan ağzından çıkardığı arbitrer (karışık) sesleri, duvarlara, taşlara,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]