5 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Meksika’nın Taş Maskeleri “Teotihuacan Kültürü”

Günümüz Meksika’sında yaşamış olan bir çok medeniyetin bugün bile bizleri şaşırttığı gerçeğine aşinayız. Bu medeniyetlerden en çok duyduklarımız şüphesiz Maya ve Aztek Medeniyetleridir.

20. yy. da bu Medeniyetler hakkında yeni şeyler öğrendik. Aztek Medeniyetinden önce Orta Meksika bölgesinde yaşayan Teotihuacan kültürünün Aztek kültüründen çok daha ileri düzeyde olduğu gibi şaşırtıcı gerçeklerdi bunlar.

Aztek’ler Teotihuacan şehrine geldiklerinde burası çoktan terkedilmişti. Burada yaşayanların neden her şeyi bırakıp gittikleri konusunda henüz bir açıklama bulunabilmiş değil.”Tanrıların yaşadığı yer” anlamına gelen Teotihuacan ismini de Aztek’ler vermiş bu şehre.  Şehrin görkeminden etkilenmiş oldukları verdikleri isimden de anlaşılmaktadır.

Kentin ilk kurucularının kim olduğu bilinmese de daha sonradan burada bazı maya toplulukların yaşadıkları bilinmektedir.

Aztek efsanelerinde bu kentin insanların yaratıldıkları yer olduğu anlatılır.  “Tüylü bir yılan” şeklinde olduğuna inandıkları tanrılarının insanları yarattığına ve uygarlığı onlara öğrettiğine inanırlar. Teotihuacan şehri “tüylü yılan” tasvirlerinin ilk görüldüğü yerdir.

“Tanrıların yaşadığı yer” Teotihuacan şehri.

San Juan Teotihuacan Belediyesi sınırları içerisinde yer alan Teotihuacan sit alanı 30. bin km. metrekarelik oldukça büyük bir alanı kaplamaktadır. Antik şehir 1987 yılında UNESCO tarafından dünya mirası olarak ilan edilmiştir.

Teotihuacan Kültürü MÖ. 2 yy.’da dünyanın planlanmış en büyük şehrine sahipti. Güneş ve ay piramidi ve ölüler bulvarı etrafında planlı bir yapılaşmaya ulaşmıştır. Özellikle güneş piramidinde kaplama olarak siyah mika kullanılması arkeologlar tarafından hala gizemini korumaktadır. Bölgeye en yakın  siyah mika bulunan yer Güney Amerika kıtasında ki Brezilya’dır. Bu yüzden mika minerallerinin bulunuşu ve yapıda kullanışı hala karmaşık bir gizem olarak arkeologların karşısında durmaktadır.

Giza Piramitlerindeki gibi Orion Takım yıldızının yeryüzündeki bir yansıması gibi yapılandırılmış binalardan oluşmaktadır.

Bu bölgede tıpkı birden terkedilmiş şehir gibi anlam verilemeyen bir çok taş maske bulunmuştur. Şehrin gizemlerine birde bu maskelerin gizemi eklenmiştir. Bu taş maskelerin öncelikle mezarlarda ölülerle gömülen eşyalar olduğu düşünülse de sonradan yapılan araştırmalarda bunun doğru olmadığı ortaya çıkmış.

Bu taş yüzler kalker, traverten, serpantinit ve listvanitten yapılmıştır. bu maskelerin Teotihuacan şehrinde yapılmayıp yakınlardaki yerleşim yerlerinde yapılıp buraya getirildiği belirlenmiştir.

Lisvanitten yapılmış bu maske 11 inç yüksekliğinde ve eksiksiz bulunmuş nadir eserlerden biridir.

Esas ilginç olan kısım ise bu maskelerin cenaze törenlerinde değil, tiyatroda yapılan incensarios (buhurdanlık) tasarımına benzer şekilde kullanılmasıdır.
Uzun zamandır cenaze objeleri olduğu düşünülen taş yüzlerin günlük bir ritüelde kullanılmış olması ve “tiyatro” buhurdanları olarak bilinen özenle dekore edilmiş seramik tütsü brülörlerine benzer, ancak onlardan daha büyük, bozulabilir bir yapının merkezi olarak asılarak sergilenmesi olasıdır.

Eserler bugün dünyanın dört bir yanına dağılmış durumlardadır. Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika müzelerinde çokça rastlanabilecek eserler durumundadırlar.
Smithsonian Enstitüsü bilim adamları Timothy Rose ve Jane MacLaren Walsh bu taş yüzlerin 100’den fazlasını analiz etti. Bu analiz sonuçları ile maskelerin kullanış amacını belirlemek ce nerede üretildikleri sorusuna cevap aradılar.

Bu makaleyi incelemek isterseniz https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S2352409X16303431?via%3Dihub sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Tüm fotoğraflar Jane MacLaren Walsh’a aittir.

Banner
Related Articles

Afrika’da 3.500 Yıl Önce Bal Toplanmaya Başlanmış

18 Nisan 2021

18 Nisan 2021

Bal, tarih boyunca  insan için en önemli besin maddesi aynı zaman da şifa kaynağı olmuştur. Yaklaşık 3 bin yıldan birçok...

Luksor’da 3.000 Yıllık “Kayıp Altın Şehir” Bulundu

8 Nisan 2021

8 Nisan 2021

Mısır’ın güneyinde bulunan Luksor kentinde 3000 yıllık bir “kayıp altın şehir” ortaya çıkarıldı. Keşif, kazı lideri Zahi Hawass tarafından açıklandı....

Nahçıvan’da 2.800 Yıllık Urartu Kaya Yazıtının Yeri Yeniden Belirlendi

3 Haziran 2026

3 Haziran 2026

Azerbaycan’ın Nahçıvan bölgesinde, Urartu krallarına ait 2.800 yıllık Urartu kaya yazıtının yeri yeniden belirlendi. İlandağ bölgesindeki kaya yüzeyine işlenen çivi...

Ordu Müzesi çalışanı, Polonya’da nehirde yüzerken erken Orta Çağ kılıcı buldu

21 Aralık 2024

21 Aralık 2024

Polonya’nın Białystok kentindeki Ordu Müzesi koleksiyonu, yenileme sonrası büyük tarihi değere sahip benzersiz bir kalıntı ile zenginleşti: 9. veya 10....

Arkeologlar, Hadrian Su Kemeri’nin bir kısmını ve son derece nadir bulunan Yunan sikkelerini ortaya çıkardılar

13 Ocak 2024

13 Ocak 2024

Arkeologlar, MS 2. yüzyılın en büyük hidrolik eserlerinden biri olan Hadrian su kemerinin bir kısmını ve Korint yakınlarındaki antik bir...

Tarihi Harran Sarayı’nın (9yy.) Kapısı Gün Işığına Çıkarıldı

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Şanlıurfa’ya 44 km uzaklıkta olan Harran, Suriye sınırına oldukça yakın bir konumdadır. Harran da yapılan çalışmalar neticesinde Harran Sarayı’nın ana...

Aspendos’ta Roma Dönemine Ait Nadir Nehir Tanrısı Genç Eurymedon Mozaiği Bulundu

18 Haziran 2026

18 Haziran 2026

Aspendos Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Roma Dönemi mozaiği, kentin tarihinde önemli bir yere sahip olan Eurymedon Nehri’ni genç bir nehir...

3000 yıl önce hayvan kemiklerinden yapılmış buz pateni keşfedildi

9 Mart 2023

9 Mart 2023

Çinli arkeologlar, kuzeybatı Çin’deki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Gaotai Harabeleri’nde hayvan kemiklerinden yapılmış buz patenleri keşfettiler. Düzenlenen basın toplantısında inanılmaz...

Perre Antik Kenti’ndeki 1500 Yıllık Dev Mozaikte Koruma Çalışmaları Sürüyor

30 Mayıs 2025

30 Mayıs 2025

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde, 1500 yıl öncesine tarihlenen 125 metrekarelik dev mozaikte temizlik ve konservasyon çalışmaları başlatıldı. Adıyaman’ın tarihi...

İranlı arkeolog Hamidreza Karami, “toprak barajlar 2500 yıllık Ahameniş tekniğine göre inşa ediliyor”

3 Mart 2022

3 Mart 2022

MÖ 550 yıllarında Büyük Kiros’un liderliğinde kurulan Ahameniş, dönemin en önemli Pers imparatorluğudur. Büyük Kiros ile başlayan askeri fetihlerle Fenike,...

Tutankhamon’un hazinesi İstanbul’a geliyor

22 Aralık 2022

22 Aralık 2022

Tüm dünyada ziyaretçi rekorları kıran ünlü Firavun Tutankhamon’un hazinesi İstanbul’a geliyor. 3300 yıldan uzun bir süre önce 9 yaşında tahta...

Kahramanmaraş depremi 2 bin yıllık Roma Kalesi’ni yıktı

6 Şubat 2023

6 Şubat 2023

Kahramanmaraş merkezli deprem Anadolu’da yaşanan yüzyılın en şiddetli depremi olarak kayıtlara geçti. Haberi yazdığımız saat itibari ile 1541 vatandaş yaşamını...

İskandinav tanrısı Odin’e atıfta bulunan bilinen en eski yazıt

8 Mart 2023

8 Mart 2023

Bilim insanları, 2020 yılında iki amatör arkeolog tarafından bulunan Vindelev hazinesinde ortaya çıkarılan altın bir diskin parçası üzerinde İskandinav tanrısı...

Arkeologlar Punt Ülkesini (Tanrı’nın Ülkesi) Bulabilmek İçin 3300 Yıllık Mumyaları Araştırıyor

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Eski Mısırlılar canlı babun ve tütsü gibi egzotik malları elde edebilmek için kilometrelerce yol katettiler. Punt diyarı yani Tanrı’nın ülkesini...

Arkeologlar, Orkney’de “şaşırtıcı” olarak tanımladıkları 5.000 yıllık bir tahta parçası buldular.

11 Ağustos 2021

11 Ağustos 2021

Arkeologlar Orkney’de şaşırtıcı keşifler yapmaya devam ediyor. Organik materyalleri bulmak oldukça zor olsa da arkeologlar Orkney’de 5.000 yıllık bir tahta...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]