1 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Meksika’nın Taş Maskeleri “Teotihuacan Kültürü”

Günümüz Meksika’sında yaşamış olan bir çok medeniyetin bugün bile bizleri şaşırttığı gerçeğine aşinayız. Bu medeniyetlerden en çok duyduklarımız şüphesiz Maya ve Aztek Medeniyetleridir.

20. yy. da bu Medeniyetler hakkında yeni şeyler öğrendik. Aztek Medeniyetinden önce Orta Meksika bölgesinde yaşayan Teotihuacan kültürünün Aztek kültüründen çok daha ileri düzeyde olduğu gibi şaşırtıcı gerçeklerdi bunlar.

Aztek’ler Teotihuacan şehrine geldiklerinde burası çoktan terkedilmişti. Burada yaşayanların neden her şeyi bırakıp gittikleri konusunda henüz bir açıklama bulunabilmiş değil.”Tanrıların yaşadığı yer” anlamına gelen Teotihuacan ismini de Aztek’ler vermiş bu şehre.  Şehrin görkeminden etkilenmiş oldukları verdikleri isimden de anlaşılmaktadır.

Kentin ilk kurucularının kim olduğu bilinmese de daha sonradan burada bazı maya toplulukların yaşadıkları bilinmektedir.

Aztek efsanelerinde bu kentin insanların yaratıldıkları yer olduğu anlatılır.  “Tüylü bir yılan” şeklinde olduğuna inandıkları tanrılarının insanları yarattığına ve uygarlığı onlara öğrettiğine inanırlar. Teotihuacan şehri “tüylü yılan” tasvirlerinin ilk görüldüğü yerdir.

“Tanrıların yaşadığı yer” Teotihuacan şehri.

San Juan Teotihuacan Belediyesi sınırları içerisinde yer alan Teotihuacan sit alanı 30. bin km. metrekarelik oldukça büyük bir alanı kaplamaktadır. Antik şehir 1987 yılında UNESCO tarafından dünya mirası olarak ilan edilmiştir.

Teotihuacan Kültürü MÖ. 2 yy.’da dünyanın planlanmış en büyük şehrine sahipti. Güneş ve ay piramidi ve ölüler bulvarı etrafında planlı bir yapılaşmaya ulaşmıştır. Özellikle güneş piramidinde kaplama olarak siyah mika kullanılması arkeologlar tarafından hala gizemini korumaktadır. Bölgeye en yakın  siyah mika bulunan yer Güney Amerika kıtasında ki Brezilya’dır. Bu yüzden mika minerallerinin bulunuşu ve yapıda kullanışı hala karmaşık bir gizem olarak arkeologların karşısında durmaktadır.

Giza Piramitlerindeki gibi Orion Takım yıldızının yeryüzündeki bir yansıması gibi yapılandırılmış binalardan oluşmaktadır.

Bu bölgede tıpkı birden terkedilmiş şehir gibi anlam verilemeyen bir çok taş maske bulunmuştur. Şehrin gizemlerine birde bu maskelerin gizemi eklenmiştir. Bu taş maskelerin öncelikle mezarlarda ölülerle gömülen eşyalar olduğu düşünülse de sonradan yapılan araştırmalarda bunun doğru olmadığı ortaya çıkmış.

Bu taş yüzler kalker, traverten, serpantinit ve listvanitten yapılmıştır. bu maskelerin Teotihuacan şehrinde yapılmayıp yakınlardaki yerleşim yerlerinde yapılıp buraya getirildiği belirlenmiştir.

Lisvanitten yapılmış bu maske 11 inç yüksekliğinde ve eksiksiz bulunmuş nadir eserlerden biridir.

Esas ilginç olan kısım ise bu maskelerin cenaze törenlerinde değil, tiyatroda yapılan incensarios (buhurdanlık) tasarımına benzer şekilde kullanılmasıdır.
Uzun zamandır cenaze objeleri olduğu düşünülen taş yüzlerin günlük bir ritüelde kullanılmış olması ve “tiyatro” buhurdanları olarak bilinen özenle dekore edilmiş seramik tütsü brülörlerine benzer, ancak onlardan daha büyük, bozulabilir bir yapının merkezi olarak asılarak sergilenmesi olasıdır.

Eserler bugün dünyanın dört bir yanına dağılmış durumlardadır. Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika müzelerinde çokça rastlanabilecek eserler durumundadırlar.
Smithsonian Enstitüsü bilim adamları Timothy Rose ve Jane MacLaren Walsh bu taş yüzlerin 100’den fazlasını analiz etti. Bu analiz sonuçları ile maskelerin kullanış amacını belirlemek ce nerede üretildikleri sorusuna cevap aradılar.

Bu makaleyi incelemek isterseniz https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S2352409X16303431?via%3Dihub sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Tüm fotoğraflar Jane MacLaren Walsh’a aittir.

Banner
Benzer Yazılar

Asar Kayası İkinci Kurul Kalesi Olabilir

30 Mayıs 2021

30 Mayıs 2021

Ordulu doğa savunucuları, Asar Kayası bölgesinin Anadolu tarihine ışık tutan Kurul Kalesi gibi benzer tarihsel kalıntılara sahip bir alan olabileceğini...

Dünyanın En Eski Pantolonu Üç Dokuma Tekniğiyle Üretilmiş

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

2014 yılında, bir grup arkeolog Çin’de yaklaşık 3300 yıl öncesine ait şimdiye kadar bulunan en eski bir çift yün pantolon...

Mısır’da bulunan bir mağara resmi, Hz. İsa’nın Doğumundan 3.000 yıl önce bir doğum sahnesini tasvir ediyor

21 Aralık 2023

21 Aralık 2023

Mısır’ın Sahra Çölü’nde şimdiye kadar bulunan en eski doğum sahnesini tasvir eden 5.000 yıllık kaya sanatı bulundu: Ebeveynler arasında yeni...

Moğol İmparatorluğu’nun başkenti Karakurum’un haritası yeniden çizildi

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Cengiz Han’ın, Orta Asya’da göçebe bozkır kabilelerini Moğol çatısı altında birleştirerek kurduğu, Pasifik Okyanusu’ndan Hazar Denizi ve Karadeniz’in kuzeyine kadar...

Arkeologlar Tacikistan’da erken insan varlığına dair nadir kanıtlar ortaya çıkardı

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Arkeologlar, Tacikistan’ın merkezindeki Zeravşan Vadisi’nde, bölgede erken insan yerleşimine dair bulgular sunan çok katmanlı bir arkeolojik alan keşfettiler. 150.000 ila...

Sibirya’da 2.000 Yıllık Dans Eden Adam Heykelciği Bulundu

6 Mayıs 2021

6 Mayıs 2021

Rusya’nın en büyük üçüncü bölgesi olan Novosibirsk’teki Ob Nehri üzerinde yeni bir köprü için yapılan kazılarda, on santimetre yüksekliğinde bir...

9.000 Yıl Önce Kadınların Toplumdaki Yeri Nasıldı? Çatalhöyük’te Yeni Bulgular Bu Soruyu Cevaplıyor

27 Haziran 2025

27 Haziran 2025

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Çatalhöyük, 9.000 yıl öncesine ışık tutmaya devam ediyor. Neolitik döneme ait bu yerleşim...

Google Arts & Culture ile Mısır’ın En Önemli Arkeolojik Alanlarını Sanal Olarak Gezin

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

“Firavun mezarlarından Memluk camilerine ve Kıpti manastırlarından Roma villalarına” artık Mısır’ın en önemli arkeolojik alanlarına çevrimiçi turlar yapabilirsiniz. Google Arts &...

Hırvatistan’ın Split Şehrine Bağlı Manuš Bölgesinde Antik Roma Pazarı Bulundu!

10 Ekim 2020

10 Ekim 2020

Tarihçi ve arkeolog Luka Jelić 1897 gibi erken bir tarihte antik yerleşiminin Diocletianus Sarayı’nın inşasından önce Split bölgesinde var olduğu...

Ağzında bir tuğla ile gömülü bulunan 16. yüzyıldan kalma bir İtalyan ‘vampiri’nin yüzü yeniden oluşturuldu

28 Mart 2024

28 Mart 2024

16. yüzyılda Venedik’te mezarı kazılan ve ağzında tuğla bulunan bir “vampir”in yüzü yeniden oluşturuldu. Arkeologlar, 2006 yılında Venedik’teki Lazzaretto Nuovo...

10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük “Kazı İzleri / Lines of Site” sergisi ile İstanbul’da

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan 10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük, 13 yerli ve yabancı sanatçının katıldığı “Kazı...

71 yıl aradan sonra Yazılıkaya/Midas Kale arkeolojik kazıları yeniden başlıyor

21 Temmuz 2022

21 Temmuz 2022

Anadolu medeniyetlerinden Friglerin önemli yerleşim alanı Yazılıkaya/Midas Kale’de 71 yıl aradan sonra yeniden arkeolojik kazı çalışmaları başlıyor. Anadolu Üniversitesi öncülüğünde...

Kofun Anahtar Deliği Mezarları Hakkında Yeni Bilgilere Ulaşılıyor

20 Ocak 2022

20 Ocak 2022

MS 3 ve 7. yüzyıl arasında Japon yönetici ve zengin sınıf üyeleri için yapılan Kofun anahtar deliği mezarları gizemlerini korumaya...

Amerika kıtasında 23.000 yıllık fosilleşmiş insan ayak izleri bulundu

24 Eylül 2021

24 Eylül 2021

İnsan yeryüzü yolculuğuna Afrika kıtasından başlamış ve buradan Avustralya, Asya ve Avrupa kıtalarına ulaşmıştır. Amerika kıtasına ise bu yolculuğun son...

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda ilk arkeolojik deney başladı

19 Ocak 2022

19 Ocak 2022

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda arkeologlar Flinders Üniversitesi’nden Doçent Doktor Alice Gorman ve California’daki Chapman Üniversitesi’nden Doçent Doktor Justin Walsh uzayda ilk...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]