17 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Meksika’nın Taş Maskeleri “Teotihuacan Kültürü”

Günümüz Meksika’sında yaşamış olan bir çok medeniyetin bugün bile bizleri şaşırttığı gerçeğine aşinayız. Bu medeniyetlerden en çok duyduklarımız şüphesiz Maya ve Aztek Medeniyetleridir.

20. yy. da bu Medeniyetler hakkında yeni şeyler öğrendik. Aztek Medeniyetinden önce Orta Meksika bölgesinde yaşayan Teotihuacan kültürünün Aztek kültüründen çok daha ileri düzeyde olduğu gibi şaşırtıcı gerçeklerdi bunlar.

Aztek’ler Teotihuacan şehrine geldiklerinde burası çoktan terkedilmişti. Burada yaşayanların neden her şeyi bırakıp gittikleri konusunda henüz bir açıklama bulunabilmiş değil.”Tanrıların yaşadığı yer” anlamına gelen Teotihuacan ismini de Aztek’ler vermiş bu şehre.  Şehrin görkeminden etkilenmiş oldukları verdikleri isimden de anlaşılmaktadır.

Kentin ilk kurucularının kim olduğu bilinmese de daha sonradan burada bazı maya toplulukların yaşadıkları bilinmektedir.

Aztek efsanelerinde bu kentin insanların yaratıldıkları yer olduğu anlatılır.  “Tüylü bir yılan” şeklinde olduğuna inandıkları tanrılarının insanları yarattığına ve uygarlığı onlara öğrettiğine inanırlar. Teotihuacan şehri “tüylü yılan” tasvirlerinin ilk görüldüğü yerdir.

“Tanrıların yaşadığı yer” Teotihuacan şehri.

San Juan Teotihuacan Belediyesi sınırları içerisinde yer alan Teotihuacan sit alanı 30. bin km. metrekarelik oldukça büyük bir alanı kaplamaktadır. Antik şehir 1987 yılında UNESCO tarafından dünya mirası olarak ilan edilmiştir.

Teotihuacan Kültürü MÖ. 2 yy.’da dünyanın planlanmış en büyük şehrine sahipti. Güneş ve ay piramidi ve ölüler bulvarı etrafında planlı bir yapılaşmaya ulaşmıştır. Özellikle güneş piramidinde kaplama olarak siyah mika kullanılması arkeologlar tarafından hala gizemini korumaktadır. Bölgeye en yakın  siyah mika bulunan yer Güney Amerika kıtasında ki Brezilya’dır. Bu yüzden mika minerallerinin bulunuşu ve yapıda kullanışı hala karmaşık bir gizem olarak arkeologların karşısında durmaktadır.

Giza Piramitlerindeki gibi Orion Takım yıldızının yeryüzündeki bir yansıması gibi yapılandırılmış binalardan oluşmaktadır.

Bu bölgede tıpkı birden terkedilmiş şehir gibi anlam verilemeyen bir çok taş maske bulunmuştur. Şehrin gizemlerine birde bu maskelerin gizemi eklenmiştir. Bu taş maskelerin öncelikle mezarlarda ölülerle gömülen eşyalar olduğu düşünülse de sonradan yapılan araştırmalarda bunun doğru olmadığı ortaya çıkmış.

Bu taş yüzler kalker, traverten, serpantinit ve listvanitten yapılmıştır. bu maskelerin Teotihuacan şehrinde yapılmayıp yakınlardaki yerleşim yerlerinde yapılıp buraya getirildiği belirlenmiştir.

Lisvanitten yapılmış bu maske 11 inç yüksekliğinde ve eksiksiz bulunmuş nadir eserlerden biridir.

Esas ilginç olan kısım ise bu maskelerin cenaze törenlerinde değil, tiyatroda yapılan incensarios (buhurdanlık) tasarımına benzer şekilde kullanılmasıdır.
Uzun zamandır cenaze objeleri olduğu düşünülen taş yüzlerin günlük bir ritüelde kullanılmış olması ve “tiyatro” buhurdanları olarak bilinen özenle dekore edilmiş seramik tütsü brülörlerine benzer, ancak onlardan daha büyük, bozulabilir bir yapının merkezi olarak asılarak sergilenmesi olasıdır.

Eserler bugün dünyanın dört bir yanına dağılmış durumlardadır. Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika müzelerinde çokça rastlanabilecek eserler durumundadırlar.
Smithsonian Enstitüsü bilim adamları Timothy Rose ve Jane MacLaren Walsh bu taş yüzlerin 100’den fazlasını analiz etti. Bu analiz sonuçları ile maskelerin kullanış amacını belirlemek ce nerede üretildikleri sorusuna cevap aradılar.

Bu makaleyi incelemek isterseniz https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S2352409X16303431?via%3Dihub sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Tüm fotoğraflar Jane MacLaren Walsh’a aittir.

Banner
Related Articles

Sudan Piramitleri Tehlike Altında

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Piramit kelimesi her ne kadar mısır ile eşanlamlı görülse de aslında Sudan’da Mısır’da olduğundan daha fazla piramit bulunmaktadır. Bu eşsiz...

Nadir görülen kanatlı Medusa başı tasvirli taban mozaiği ortaya çıkarıldı

12 Ağustos 2023

12 Ağustos 2023

Roma medeniyeti ile özdeşleşen birbirinden güzel ve ilginç taban mozaiklerin içinde nadir görülen kanatlı Medusa başı tasvirli taban mozaiği ortaya...

Seyitömer Höyüğü kazılarında 4 bin 500 yıllık urgan parçası bulundu

25 Aralık 2021

25 Aralık 2021

Kütahya’da yer alan Erken Tunç Çağı 2 ve 3’üncü dönemleri ile Roma Dönemi’ne ait yerleşimlerin ortaya çıkarıldığı Seyitömer Höyüğü kazılarında...

Anadolu’da Muşki Sorunsalı ve Muşki Seramiği

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

Muşkiler, Demir Çağı döneminde Anadolu’da yaşamış,  Kafkasyadan gelmiş bir halktır. Muşkiler yazılı kaynaklara bakıldığında Assur kaynaklarında görülseler de Hitit yazılı...

Hititlerin ünlü altın kabzalı demir hançeri dünya dışı kökenleri olan demirden dövülmüş

17 Nisan 2024

17 Nisan 2024

Anadolu medeniyet sahnesinin en büyük oyuncusu Hititler demiri işleme ve kullanımında da öncü toplumdu. Alacahöyük kazılarında ele geçen altın kabzalı...

3000 yıl önce hayvan kemiklerinden yapılmış buz pateni keşfedildi

9 Mart 2023

9 Mart 2023

Çinli arkeologlar, kuzeybatı Çin’deki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Gaotai Harabeleri’nde hayvan kemiklerinden yapılmış buz patenleri keşfettiler. Düzenlenen basın toplantısında inanılmaz...

Bakanlık; “Siloa Yazıtı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin malıdır”

13 Mart 2022

13 Mart 2022

İsrail medya kuruluşu Zman Yisrael’in İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde bulunan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e verileceğine dair yaptığı habere Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan...

Batı Baltık Denizi bölgesi için olağanüstü keşif: Alman Nehri’nin dibinde 400 yıllık bir batık bulundu

3 Ağustos 2022

3 Ağustos 2022

Almanya’nın kuzey kesiminde, Lübeck yakınlarındaki Trave’de rutin bir ölçüm sırasında, Kiel-Holtenau Su Yolları ve Denizcilik Kurumu (Wasserstraßen- und Schifffahrtsamt/WSA), on...

Kudüs Tepeleri’nde Roma dönemi nekromansi kanıtları; yağ lambaları, mızrak uçları ve kafatasları

14 Temmuz 2023

14 Temmuz 2023

Kudüs Tepeleri’ndeki Te’omim Mağarası, bir zamanlar insanların gelecek hakkında bilgi edinme umuduyla ölülerle iletişim kurduğu yer olarak hizmet etmiş olabilir....

İlk Çağ kenti Daskyleion kazılarında 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi bulundu

10 Ağustos 2022

10 Ağustos 2022

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan İlk Çağ kenti Daskyleion arkeolojik kazılarında 10 metre uzunluğunda 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi...

İrlanda’nın Newgrange’ı Mısır piramitlerinden ve Stonehenge’den daha eski

3 Haziran 2021

3 Haziran 2021

Newgrange, İrlanda’nın Eski Doğusundaki Boyne Vadisi’nde bulunan 5.200 yıllık antik bir mezardır. Arkeologlar Newgrange’ı bir geçit mezarı olarak sınıflandırdılar, ancak Newgrange...

Cennet İbadethanesi 1500 Yıl Önceki Göçebe İnsanların İnancına Işık Tutuyor

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nde ortaya çıkarılan bir cennet ibadethanesi, 1500 yıl önce göçebe insanların inançlarına ışık tutuyor. 10.000 metrekarelik alan,...

Akdeniz Sularında Batan Gazze Batığında 1100 Yıllık Zeytin Çekirdekleri Keşfedildi

13 Mart 2025

13 Mart 2025

1100 yıl önce Gazze’den yola çıkan ve Antalya kıyılarında yakalandığı fırtınada sulara gömülen Gazze batığında 1100 yıllık zeytin çekirdeklerini ortaya...

Olimpiyat oyunlarının da düzenlendiği Antakya Antik Hipodrom’unda eğlence ve oyun mekanları ortaya çıkarıldı

29 Eylül 2022

29 Eylül 2022

M. Ö. 67 yıllarında inşa edilen Roma Dönemi Antakya Antik Hipodromu’nda eğlence ve oyun mekanları ortaya çıkarıldı. Helenistik Dönem yapılarının...

Danimarka’da yaklaşık 2000 yıllık benzersiz bir runik yazıtlı küçük bir bıçak bulundu

22 Ocak 2024

22 Ocak 2024

Arkeologlar, yaklaşık 2000 yıl öncesine tarihlenebilen tamamen benzersiz runik yazıtlı küçük bir bıçak keşfettiler. Odense Müzesi’nden arkeologlar, Danimarka’nın en eski...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]