2 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Meksika’nın Taş Maskeleri “Teotihuacan Kültürü”

Günümüz Meksika’sında yaşamış olan bir çok medeniyetin bugün bile bizleri şaşırttığı gerçeğine aşinayız. Bu medeniyetlerden en çok duyduklarımız şüphesiz Maya ve Aztek Medeniyetleridir.

20. yy. da bu Medeniyetler hakkında yeni şeyler öğrendik. Aztek Medeniyetinden önce Orta Meksika bölgesinde yaşayan Teotihuacan kültürünün Aztek kültüründen çok daha ileri düzeyde olduğu gibi şaşırtıcı gerçeklerdi bunlar.

Aztek’ler Teotihuacan şehrine geldiklerinde burası çoktan terkedilmişti. Burada yaşayanların neden her şeyi bırakıp gittikleri konusunda henüz bir açıklama bulunabilmiş değil.”Tanrıların yaşadığı yer” anlamına gelen Teotihuacan ismini de Aztek’ler vermiş bu şehre.  Şehrin görkeminden etkilenmiş oldukları verdikleri isimden de anlaşılmaktadır.

Kentin ilk kurucularının kim olduğu bilinmese de daha sonradan burada bazı maya toplulukların yaşadıkları bilinmektedir.

Aztek efsanelerinde bu kentin insanların yaratıldıkları yer olduğu anlatılır.  “Tüylü bir yılan” şeklinde olduğuna inandıkları tanrılarının insanları yarattığına ve uygarlığı onlara öğrettiğine inanırlar. Teotihuacan şehri “tüylü yılan” tasvirlerinin ilk görüldüğü yerdir.

“Tanrıların yaşadığı yer” Teotihuacan şehri.

San Juan Teotihuacan Belediyesi sınırları içerisinde yer alan Teotihuacan sit alanı 30. bin km. metrekarelik oldukça büyük bir alanı kaplamaktadır. Antik şehir 1987 yılında UNESCO tarafından dünya mirası olarak ilan edilmiştir.

Teotihuacan Kültürü MÖ. 2 yy.’da dünyanın planlanmış en büyük şehrine sahipti. Güneş ve ay piramidi ve ölüler bulvarı etrafında planlı bir yapılaşmaya ulaşmıştır. Özellikle güneş piramidinde kaplama olarak siyah mika kullanılması arkeologlar tarafından hala gizemini korumaktadır. Bölgeye en yakın  siyah mika bulunan yer Güney Amerika kıtasında ki Brezilya’dır. Bu yüzden mika minerallerinin bulunuşu ve yapıda kullanışı hala karmaşık bir gizem olarak arkeologların karşısında durmaktadır.

Giza Piramitlerindeki gibi Orion Takım yıldızının yeryüzündeki bir yansıması gibi yapılandırılmış binalardan oluşmaktadır.

Bu bölgede tıpkı birden terkedilmiş şehir gibi anlam verilemeyen bir çok taş maske bulunmuştur. Şehrin gizemlerine birde bu maskelerin gizemi eklenmiştir. Bu taş maskelerin öncelikle mezarlarda ölülerle gömülen eşyalar olduğu düşünülse de sonradan yapılan araştırmalarda bunun doğru olmadığı ortaya çıkmış.

Bu taş yüzler kalker, traverten, serpantinit ve listvanitten yapılmıştır. bu maskelerin Teotihuacan şehrinde yapılmayıp yakınlardaki yerleşim yerlerinde yapılıp buraya getirildiği belirlenmiştir.

Lisvanitten yapılmış bu maske 11 inç yüksekliğinde ve eksiksiz bulunmuş nadir eserlerden biridir.

Esas ilginç olan kısım ise bu maskelerin cenaze törenlerinde değil, tiyatroda yapılan incensarios (buhurdanlık) tasarımına benzer şekilde kullanılmasıdır.
Uzun zamandır cenaze objeleri olduğu düşünülen taş yüzlerin günlük bir ritüelde kullanılmış olması ve “tiyatro” buhurdanları olarak bilinen özenle dekore edilmiş seramik tütsü brülörlerine benzer, ancak onlardan daha büyük, bozulabilir bir yapının merkezi olarak asılarak sergilenmesi olasıdır.

Eserler bugün dünyanın dört bir yanına dağılmış durumlardadır. Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika müzelerinde çokça rastlanabilecek eserler durumundadırlar.
Smithsonian Enstitüsü bilim adamları Timothy Rose ve Jane MacLaren Walsh bu taş yüzlerin 100’den fazlasını analiz etti. Bu analiz sonuçları ile maskelerin kullanış amacını belirlemek ce nerede üretildikleri sorusuna cevap aradılar.

Bu makaleyi incelemek isterseniz https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S2352409X16303431?via%3Dihub sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Tüm fotoğraflar Jane MacLaren Walsh’a aittir.

Banner
Benzer Yazılar

Sanat tarihi ve arkeoloji mezunlarının turist rehberi olmalarını kolaylaştıracak kanun teklifi hazırlanıyor

9 Şubat 2024

9 Şubat 2024

AK Parti grubu, sanat tarihi ve arkeoloji mezunlarının turist rehberi olmalarını kolaylaştıracak kanun teklifi verecek. AK Parti Grup Başkanı Abdullah...

İnsanın evriminde et yemek ne kadar önemliydi?

25 Ocak 2022

25 Ocak 2022

İnsanın evriminde beslenmenin etkisi üzerine çalışmalara devam eden bilim insanları, et yemenin evrim sürecinde ne kadar baskın olduğuna dair yeni...

3500 yıl öncesinden gelen iyi dilek

28 Nisan 2023

28 Nisan 2023

Eskiden sevdiklerimize yazdığımız mektupları “Seni Allah’a emanet ediyorum. Sağlıklı, huzurlu, mutluluk dolu uzun ömürler dilerim. Hayat boyu sağlık, huzur ve...

Kazakistan çevre gönüllüleri Bronz Çağı petroglifleri keşfetti

2 Mayıs 2024

2 Mayıs 2024

Kazakistan’ın Zhambyl bölgesinde Taza (Temiz) Kazakistan çevre kampanyasının gönüllüleri tarafından yeni Tunç Çağı petroglifleri keşfedildi. Sarısu ilçesindeki Aktogay köyünden yaklaşık...

Sadece Kadın Büstü Diye Biliniyordu Gerçek Bambaşka Çıktı

23 Mart 2021

23 Mart 2021

50 yıl önce Bolu kent merkezi Akpınar Mahallesi’nde Kız Enstitüsü inşaatı için temel kazısı çalışmasına başlanılmıştı. Temel kazısı sırasında işçiler...

Çatalhöyük’te cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun ilk yerleşim yerlerinden birisi olan Konya’nın Meram ilçesine bağlı Çatalhöyük Neolitik yerleşiminde cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu....

Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için hizmet protokolü imzalandı

6 Aralık 2023

6 Aralık 2023

Tarihi İpek yolu üzerinde yer alan Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için destek protokolü imzalandı. İmzalar, Kültür Varlıkları ve Müzeler...

İsrail’de 6000 yıllık Kalkolitik fildişi çömlek keşfedildi

10 Nisan 2024

10 Nisan 2024

İsrail’in güneyindeki Beersheba yakınlarındaki bir kazıda, Kalkolitik döneme (MÖ 4.000 civarında) tarihlenen fildişi dişlerinden yapılmış bir çömlek ortaya çıkarıldı. Buluntu,...

İskoçya’da Bulunan Cursus Anıtı Neolitik Dönemin Katedrali Olarak Adlandırıldı

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Arran Adası’ndaki Tormore’da bir kilometreden daha uzun olan bir Cursus anıtının keşfi, İskoçya’daki Neolitik tarihin genellikle doğu kıyısıyla ilişkilendirilen bu...

Romalılarda çarmıha germenin ilk kanıtı Cambridgeshire köyünde keşfedildi

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

İngiltere’nin Cambridgeshire köyünde, Romalıların suçlulara uyguladıkları ceza yöntemi çarmıha gerilmenin en eski kanıtı keşfedildi. Çarmıha gerilme yöntemi Roma döneminin en...

8 bin yıllık benzersiz “balık figürlü” ev aleti bulundu

19 Ekim 2021

19 Ekim 2021

İzmir tarihini 8 bin 500 yıl geriye taşıyan Yeşilova ve Yassıtepe höyüklerindeki kazı çalışmalarında, şimdiye kadar rastlanılmamış benzersiz “balık figürlü”...

Araştırmacılar 5.000 Yıllık Tekne Şeklindeki Höyüğün Nuh’un Gemisinin Fosilleşmiş Kalıntıları Olabileceğini Önerdi

18 Mart 2025

18 Mart 2025

Ağrı Dağı civarında yakın zamanda yapılan bir keşif, Nuh’un Gemisi’nin fosilleşmiş kalıntılarını bulduklarına inanan uzmanlar arasında ilgi uyandırdı. Araştırmacılar, uzun...

3000 yıl önce hayvan kemiklerinden yapılmış buz pateni keşfedildi

9 Mart 2023

9 Mart 2023

Çinli arkeologlar, kuzeybatı Çin’deki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Gaotai Harabeleri’nde hayvan kemiklerinden yapılmış buz patenleri keşfettiler. Düzenlenen basın toplantısında inanılmaz...

Copán’da Bulunan Antik İskeletler, Maya Uygarlığının Çöküşüne Işık Tutuyor

30 Mayıs 2025

30 Mayıs 2025

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Honduras’taki Copán antik kentinde yapılan yeni arkeogenetik araştırmalar, Maya uygarlığının nasıl çöktüğüne dair önemli...

Hz. Adem İle Havva’nın Cennet Bahçesi Su Altında mı?

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

Hz. Adem ile Havva‘nın kovuldukları cennet bahçeleri hakkında yeni bir teori öne sürüldü. RAB Tanrı doğuda, Eden‘de bir bahçe dikti....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]