9 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Meksika’nın Taş Maskeleri “Teotihuacan Kültürü”

Günümüz Meksika’sında yaşamış olan bir çok medeniyetin bugün bile bizleri şaşırttığı gerçeğine aşinayız. Bu medeniyetlerden en çok duyduklarımız şüphesiz Maya ve Aztek Medeniyetleridir.

20. yy. da bu Medeniyetler hakkında yeni şeyler öğrendik. Aztek Medeniyetinden önce Orta Meksika bölgesinde yaşayan Teotihuacan kültürünün Aztek kültüründen çok daha ileri düzeyde olduğu gibi şaşırtıcı gerçeklerdi bunlar.

Aztek’ler Teotihuacan şehrine geldiklerinde burası çoktan terkedilmişti. Burada yaşayanların neden her şeyi bırakıp gittikleri konusunda henüz bir açıklama bulunabilmiş değil.”Tanrıların yaşadığı yer” anlamına gelen Teotihuacan ismini de Aztek’ler vermiş bu şehre.  Şehrin görkeminden etkilenmiş oldukları verdikleri isimden de anlaşılmaktadır.

Kentin ilk kurucularının kim olduğu bilinmese de daha sonradan burada bazı maya toplulukların yaşadıkları bilinmektedir.

Aztek efsanelerinde bu kentin insanların yaratıldıkları yer olduğu anlatılır.  “Tüylü bir yılan” şeklinde olduğuna inandıkları tanrılarının insanları yarattığına ve uygarlığı onlara öğrettiğine inanırlar. Teotihuacan şehri “tüylü yılan” tasvirlerinin ilk görüldüğü yerdir.

“Tanrıların yaşadığı yer” Teotihuacan şehri.

San Juan Teotihuacan Belediyesi sınırları içerisinde yer alan Teotihuacan sit alanı 30. bin km. metrekarelik oldukça büyük bir alanı kaplamaktadır. Antik şehir 1987 yılında UNESCO tarafından dünya mirası olarak ilan edilmiştir.

Teotihuacan Kültürü MÖ. 2 yy.’da dünyanın planlanmış en büyük şehrine sahipti. Güneş ve ay piramidi ve ölüler bulvarı etrafında planlı bir yapılaşmaya ulaşmıştır. Özellikle güneş piramidinde kaplama olarak siyah mika kullanılması arkeologlar tarafından hala gizemini korumaktadır. Bölgeye en yakın  siyah mika bulunan yer Güney Amerika kıtasında ki Brezilya’dır. Bu yüzden mika minerallerinin bulunuşu ve yapıda kullanışı hala karmaşık bir gizem olarak arkeologların karşısında durmaktadır.

Giza Piramitlerindeki gibi Orion Takım yıldızının yeryüzündeki bir yansıması gibi yapılandırılmış binalardan oluşmaktadır.

Bu bölgede tıpkı birden terkedilmiş şehir gibi anlam verilemeyen bir çok taş maske bulunmuştur. Şehrin gizemlerine birde bu maskelerin gizemi eklenmiştir. Bu taş maskelerin öncelikle mezarlarda ölülerle gömülen eşyalar olduğu düşünülse de sonradan yapılan araştırmalarda bunun doğru olmadığı ortaya çıkmış.

Bu taş yüzler kalker, traverten, serpantinit ve listvanitten yapılmıştır. bu maskelerin Teotihuacan şehrinde yapılmayıp yakınlardaki yerleşim yerlerinde yapılıp buraya getirildiği belirlenmiştir.

Lisvanitten yapılmış bu maske 11 inç yüksekliğinde ve eksiksiz bulunmuş nadir eserlerden biridir.

Esas ilginç olan kısım ise bu maskelerin cenaze törenlerinde değil, tiyatroda yapılan incensarios (buhurdanlık) tasarımına benzer şekilde kullanılmasıdır.
Uzun zamandır cenaze objeleri olduğu düşünülen taş yüzlerin günlük bir ritüelde kullanılmış olması ve “tiyatro” buhurdanları olarak bilinen özenle dekore edilmiş seramik tütsü brülörlerine benzer, ancak onlardan daha büyük, bozulabilir bir yapının merkezi olarak asılarak sergilenmesi olasıdır.

Eserler bugün dünyanın dört bir yanına dağılmış durumlardadır. Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika müzelerinde çokça rastlanabilecek eserler durumundadırlar.
Smithsonian Enstitüsü bilim adamları Timothy Rose ve Jane MacLaren Walsh bu taş yüzlerin 100’den fazlasını analiz etti. Bu analiz sonuçları ile maskelerin kullanış amacını belirlemek ce nerede üretildikleri sorusuna cevap aradılar.

Bu makaleyi incelemek isterseniz https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S2352409X16303431?via%3Dihub sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Tüm fotoğraflar Jane MacLaren Walsh’a aittir.

Banner
Related Articles

Arkeologlar, Hz. Süleyman ve Hz. Davud Dönemine Ait Kraliyet Giysilerinin Kalıntılarını Buldu

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Antik bakır madeninde, Kral Hz. Davud ve Hz. Süleyman zamanından kalma kraliyet moru kumaş bulundu. Hz. Davut ve Hz. Süleyman...

Bizans sikkelerinde SN 1054 yıldızının patlamasına mı yer veriliyordu?

25 Haziran 2022

25 Haziran 2022

Bundan tam 968 yıl önce gökyüzünde büyük bir astronomik olay meydana geldi. SN 1054 yıldızı patlamış ve M1 Yengeç Bulutsusu’nun...

Arkeologlar, 1.000 yıl önce ‘kocasının’ yanına gömülmüş, yüzünün üst kısmı oyulmuş soylu bir kadın buldular

4 Kasım 2023

4 Kasım 2023

Arkeologlar, Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki Eisleben kasabası yakınlarında kocasının yanına gömülmüş, yüzü ve başı oyulmuş 1.000 yıllık bir kadın kalıntısını ortaya...

Girnavaz Höyüğün Cinleri

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan...

İskenderiye’deki Taposiris Magna’da Yeni Eserler Bulundu

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

İskenderiye’deki Taposiris Magna’da, daha önce keşfedilen büyük nekropolün içinde, mumyaların altın içeren bir karton tabakayla kaplandığı ve geri kalanının da...

Göbeklitepe ve Karahantepe’de yeni keşifler: Karahantepe’de gerçekçi yüz ifadesine sahip insan heykeli bulundu

3 Ekim 2023

3 Ekim 2023

Göbeklitepe ve Karahantepe’de yeni buluntular keşfedildi. Göbekli Tepe, yaklaşık 12.000 yıllık tarihiyle dünyanın en eski megalitik alanıdır ve Karahantepe adında bir...

Çorum’daki ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi

22 Ocak 2023

22 Ocak 2023

Çorum’da 8 bin 500 yıl öncesine ait ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi. Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümünce iki yıldır...

Kayıp Atlantis Kıtası Ege Denizi’nde Olabilir mi?

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Gizemini koruyan efsanevi iki kayıpk ıtası Atlantis ve Mu için lokalizasyon çalışmaları devam ediyor. Kayıp kıta Atlantis‘in, günümüz Yunan adalarından...

18.000 yıl önce, geç Pleistosen insanları “Dünyanın En Tehlikeli Kuşunu” yumurtadan çıkarıp büyütmüş olabilir.

2 Ekim 2021

2 Ekim 2021

Araştırmacılar, yumurta kabuğunun, insanlar ve kuşlar arasındaki geçmiş etkileşimleri netleştirme potansiyeline sahip, az çalışılmış bir arkeolojik malzeme olduğunu söylüyor. Bununla...

Nahçıvan’da 2.800 Yıllık Urartu Kaya Yazıtının Yeri Yeniden Belirlendi

3 Haziran 2026

3 Haziran 2026

Azerbaycan’ın Nahçıvan bölgesinde, Urartu krallarına ait 2.800 yıllık Urartu kaya yazıtının yeri yeniden belirlendi. İlandağ bölgesindeki kaya yüzeyine işlenen çivi...

Belçika’da Arkeologlar Roma Dönemine Ait Çok İyi Korunmuş Bir Köpek İskeleti Keşfetti

25 Mart 2025

25 Mart 2025

Belçika’nın Zottegem kenti yakınlarındaki Velzeke’de arkeologlar, MS 1. ila 3. yüzyıllara tarihlenen bir Roma yerleşiminde yaptıkları kazılarda oldukça ilginç bir...

Güney Hindistan’daki Antik Mezar Yatağında Katlanmış Altın Diadem Keşfedildi

12 Ağustos 2022

12 Ağustos 2022

Hindistan Arkeolojik Yüzey Araştırması Başkan Yardımcısı Yathees Kumar liderliğindeki arkeologlar, güney Hindistan’daki Adichanallur arkeolojik alanındaki bir mezar yatağında katlanmış altın...

Dünya’nın ikonik mimari harikaları nasıl görünüyordu?

16 Ocak 2022

16 Ocak 2022

Dünya’nın ikonik mimari harikaları Parthenon, Güneş Piramidi, Largo Arjantin Tapınağı, Knossos Sarayı ve Luksor Tapınağı gibi anıtların ilk günlerindeki ihtişamlı hallerini...

Dünya’nın En Eski Müzelerinden Biri Olan Egmore Kasım’dan İtibaren Çevrimiçi Gezilebilecek!

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Hindistan’ın Chinnai şehrinde (Tamil Nadu eyaletinin başkenti. – Madras olarak da bilinir.)bulunan 169 yıllık Egmore Devlet Müzesi’ndeki zengin koleksiyonların bir...

İtalya’da 7000 yıllık nadir kil heykelcik bulundu

28 Temmuz 2023

28 Temmuz 2023

Roma Sapienza Üniversitesi’nden arkeologlar, Lazio’nun Sabina bölgesindeki Poggio Nativo yakınlarındaki Battifratta mağarasında kadın özelliklerine sahip bir heykelcik keşfettiler. Bu, yaklaşık...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]