23 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Çağlardan Günümüze “Domuz”

Domuz İslamiyette  haram edilen hayvanlardan biri olduğu için Müslümanlar için yiyecek statüsünde görülmez. Ama tarihte uzunca bir müddet geriye doğru gidildiğinde domuz besiciliğinin de o denli geriye gittiğini görürüz.

Yeme içmenin zor şartlar altında olması ve domuzun bir batında çok fazla yavru verebilmesi üstelikte bakımı için fazla bir enerjiye gereksinim olmaması gibi sebeplerle çağlar boyunca kendine bir yer edinmiştir.

Batı ve doğu arasındaki enteresan ama tarihsel bir farklılığa işaret edeceğim. Antik Yunan’da domuz mağfiret kurbanı olarak sunulan hayvanlardan biriydi. Yani bir günah ya da suçun karşılığında tanrılardan af dilemek için kullanılıyordu. Ama bu adet Lydia’dan Yunanlılara geçmiş gibi görünmektedir. Çünkü onun öncesinde Yunan halkı arasında böyle bir adet görülmemektedir.

Hali hazırda durum batıda böyle iken Kızılırmak’ın ötesine geçildiğinde tamamen farklı bir görüntü vardır. Kızılırmak’ın doğusunda tamamen Sami kökenli bir domuz nefreti vardır.

Lydia da  Harpy Mezarının üstünde ilahlık mertebesine çıkarılan ölünün oturduğu sedirin altında bir domuz görülür. Frigya’da muhtemelen bu adetlere tam olarak ayak uyduramayan kentlerden olmalı ki Strabon, Frigyalı reis Cleon hakkında anlattığı bir hikayede: Augustus, Cleon’u Koroana Pontica baş rabipliğine yükseltmiş, o da burada, domuz kurban ettiği zaman öteki papazlar hayret ve dehşet içinde kalmışlardı. Kuşkusuz Cleon kendi adetlerini uyguluyordu.

Kızılırmağın doğusunda kalan eski deyimle şark’ın Assur etkisiyle domuzdan nefret ettiği görülmektedir. Assur’un bu bölgeleri uzun zaman istila etmiş olması bu bölgede Sami’lerin domuza olan nefretinin gayet olası bir şekilde yerleştiğini göstermektedir.

ritüellerde domuz
Dini ritüellerde kurban edilecek olan domuzu rahip öperken.

Sami kökenli milletlerin domuza olan nefreti anlaşılabilecek düzeydedir. Çünkü sıcak olan bölgelerde domuz etinin hem sağlık hem de saklama koşulları göz önüne alındığında yenilemeyecek durumda olduğu aşikardır.

Domuz yiyenlerle yemeyenleri ayıran nokta tam olarak Kızılırmak’ta sayılmaz. Pausanias’a göre Pessinus’ta domuz eti yasaktı. Pessinus’ta hem domuzun kendinden nefret edilir hem de dokunduğunu kirlettiği düşüncesi vardı. Zaman içinde şark’ın nefreti garba’da ilerlemiş olmalıdır. Çünkü tarih, dini tesirlerin daima şarktan garba doğru aktığını göstermiştir.

Garb Anadolusu ile Yunanistan’ın Pessinustan itibaren şarki Anadoluyla gösterdiği tezat çok gariptir. Garpte domuz en mukaddes merasimlerde kullanılır; heykeli ölüleri mağfirete kavuşturmak için mezarlarında kendilerine refakat eder, ve hayatta olanlar kurban edecekleri domuzu kendi elleriyle yıkarlardı. Halbu­ki şarkta mukaddes şehirlerde domuzun mevcudiyeti bile bir küfür ve levs idi. Muhtemelen eski zamanlar da bütün Anadolu’da şimalli bir ırkın dini cari idi, ve domuza karşı hiçbir nefret yoktu; sonraları sami tesiriyle bu nefret Anadolu’nun şark kısmına dahil oldu.

Bununla birlikte antik yunan’da kurban olarak kullanılan domuz, yine antik Mısır’da temiz olmadığı gerekçesiyle asla tapınaklara sokulmayan hayvanlardan biriydi. Mısırlılar sadece tapınaklara sokmamakla kalmamış eğer giysisine bir domuz süründüğü vakit giysilerini çıkarıp Nil’e atarlarmış. Tabii ki bu kadar sevilmeyen bir hayvanın çobanı olursanız tapınaklara domuz çobanlarının da alınmayacağını bilmeniz gerekirdi. Ama bu tezatlığa karşılık yukarı Mısır domuza tiksintiyle bakarken aşağı Mısır tam tersine daha fakir olduğundan domuzu daha fazla tüketen kısım olmuştur. Heredot’ta Epers Papirüslerinde domuzu kirli olarak nitelendirmiştir.

Bir kaya kabartmasında görülen domuz.
Bir kaya kabartmasında görülen domuz.

Tüm bunlara rağmen dişi domuzlar üretkenlik olarak oldukça verimli olduklarından olsa gerek doğurganlıkla ilişkilendirilmişlerdir. Kimi zamanda şans sembolü olarak görülmüşlerdir.

Sümerlerde domuzu genelde kurban olarak kullanan kavimlerdendir. Sümerler genellikle kurban edilecek hayvanları fiziken ayrıma tabi tutmazlardı. Bu yüzden domuzda kurban olarak seçilen hayvanlardan biri olmuştur. Yine Mısır’da domuz kurban olarak kullanılmıştır. Mısır’da tezatlık tarih boyunca devam etse gerek ki domuzu Büyük anne olarak bile gördükleri bir dönem mevcuttur.

Antik Mısır’da domuzun kendi yavrusunu aç kaldığında yemesi üzerine farklı anlamlar kazanmıştır. Domuzu bu özelliği ile tanrıça Nut’la özdeşleştirmişlerdir. Bunun sebebi ise tanrıça Nut, her gün Güneş Tanrısı Ra‘yı yutar ve ertesi gün tekrar doğururdu.

Domuz için en ilginç benzetme ise Aristotales gelmiştir, “insana en çok benzeyen hayvan”  diyerek domuz karekterini başka bir boyuta taşımıştır.

Çağlar boyunca kah sevilerek kah nefret edilerek bugüne kadar gelmiş olan bu hayvanlara farklı kimliklerden farklı değerler verildiği görülmektedir. Kimi zaman değerli sikkeler üzerine basılmış kimi zaman da dokunduğu eşyayı temizlemek için nehirlere kıyafet atılmıştır. Ve zaman içerisinde kutsal dinlerin içeriğiyle birlikte bizlere kadar gelmiştir.

Kaynaklar: W.M. Ramsay. (1960), “Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası”, Milli Eğitim yayınevi, İstanbul

Banner
Benzer Yazılar

Anadolu arkeolojisinin duayen ismi Prof. Dr. Refik Duru hayatını kaybetti

27 Şubat 2024

27 Şubat 2024

Anadolu arkeolojisinin duayen ismi Hacılar Höyük kazısı Onursal Başkanı Prof. Dr. Refik Duru hayatını kaybetti. Arkeolojiye adanmış 92 yıllık bir...

Horasan’da keşfedilen Ahameniş dönemine ait altı kuleli dairesel bir yapı

5 Nisan 2024

5 Nisan 2024

Arkeologlar, Güney Horasan’daki Bircend yakınlarında, MÖ 6. yüzyılda inşa edilmiş, Ahameniş dönemine ait altı kuleli, dairesel bir kerpiç bina ortaya...

Galaktik Arkeoloji: Gökbilimciler Yıldızları Fosil Olarak Kullanarak Samanyolunu İnceliyor

14 Aralık 2020

14 Aralık 2020

Galaksimizin yıldız popülasyonunu anlamak, sadece kendi dünyamız hakkında değil, aynı zamanda bir bütün olarak evren hakkında da çok şey ortaya...

Dünyanın En Eski Gülücük Emojili Su Matarası Sergilenecek

4 Temmuz 2021

4 Temmuz 2021

Hitit İmparatorluğunun yıkılmasından sonra Anadolu ve Suriye topraklarında Geç Hitit Devletleri kurulmuştu. Bu devletlerden birisi de günümüz Gaziantep ilinin Karkamış...

Köylüler tarafından yıllarca ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında mozaikler ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2025

3 Ocak 2025

Muğla’nın Milas ilçesindeki Herakleia Antik Kenti’nde, köylüler tarafından uzun yıllar ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında timsah, yunus, flamingo ve...

Müzelerde sergilenen eserler hint yağı ile korunabilir mi?

22 Nisan 2023

22 Nisan 2023

Müzelerde sergilenen eserler üzerinde birçok potansiyel tehlike bulunuyor. Toprağın altında yüzlerce binlerce koruna gelmiş eserler, ışık, nem, sıcaklık, hava kirliliği,...

Bu Müzede Çalışacak Direktör Aranıyor! Maaşı 1.000.000 TL

5 Aralık 2020

5 Aralık 2020

İşsizlik her zaman dünyanın ve ülkemizin birinci sorunu oldu. Hele birde içinde bulunduğumuz Covid-19 pandemi süreci bu soruna daha çok...

Veba Kurbanları Her Zaman Toplu Gömülmemiş

23 Haziran 2021

23 Haziran 2021

14. yüzyılın ortalarında Avrupa nüfusunun %40 ila %60’ını öldüren Kara Ölüm (Veba), kıtayı kasıp kavuran yıkıcı bir salgın olarak dünya...

Uzaydan Bakıldığında Unesco’nun Dünya Mirası Alanları

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

UNESCO kelimesi, İngilizce “United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization” kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuş ve dilimize “Birleşmiş Milletler Eğitim,...

Hadrianaupolis’te Sağlık Tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Hadrianaupolis Antik Kenti kazılarında Yunan mitolojisinde Apollon ve Koronis’in oğlu olan sağlık tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya...

Meksika’da keşfedilen Kukulcán kültüyle bağlantılı dairesel bir yapı

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nden (INAH) bir araştırma ekibi, Aztek rüzgar tanrısı Ehécatl-Quetzalcóatl’ın Maya muadili olan Maya yılan tanrısı...

Genetik Analiz, Bir Kadını Bakır Çağı İspanya’sında En Yüksek Rütbeli Birey Olarak Ortaya Koyuyor: “Fildişi Hanımefendi”

7 Temmuz 2023

7 Temmuz 2023

Scientific Reports dergisinde 6 Temmuz Perşembe günü yayınlanan bir araştırmaya göre, İberya’daki antik Bakır Çağı toplumundaki en yüksek statülü birey,...

Fatih Sultan Mehmet madalyonu yeniden İstanbul’un oluyor

25 Ocak 2023

25 Ocak 2023

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 1481 yılında Costanza de Ferrara tarafından yapılan Fatih Sultan Mehmet madalyonunu satın aldı. Sultan Mehmet yaşarken Ferrara’nın...

Araştırmacılar, Antik Maya İlaç Kaplarında Yeni Bir Bitki Keşfettiler

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Bilim adamları, antik Maya ilaç kaplarında tütün olmayan bir bitkinin varlığını ilk kez tespit ettiler. Washington Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, 14...

Antik Roma’da İkizlerin Dokunaklı Hikayesi: Hırvatistan’da Keşfedilen Roma Mezarı

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Hırvatistan’ın Trogir (antik Tragurium) kentinde yapılan son arkeolojik kazılar, Roma dönemine ait, 1. ve 2. yüzyıllara tarihlenen olağanüstü ve yürek...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]