21 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Çağlardan Günümüze “Domuz”

Domuz İslamiyette  haram edilen hayvanlardan biri olduğu için Müslümanlar için yiyecek statüsünde görülmez. Ama tarihte uzunca bir müddet geriye doğru gidildiğinde domuz besiciliğinin de o denli geriye gittiğini görürüz.

Yeme içmenin zor şartlar altında olması ve domuzun bir batında çok fazla yavru verebilmesi üstelikte bakımı için fazla bir enerjiye gereksinim olmaması gibi sebeplerle çağlar boyunca kendine bir yer edinmiştir.

Batı ve doğu arasındaki enteresan ama tarihsel bir farklılığa işaret edeceğim. Antik Yunan’da domuz mağfiret kurbanı olarak sunulan hayvanlardan biriydi. Yani bir günah ya da suçun karşılığında tanrılardan af dilemek için kullanılıyordu. Ama bu adet Lydia’dan Yunanlılara geçmiş gibi görünmektedir. Çünkü onun öncesinde Yunan halkı arasında böyle bir adet görülmemektedir.

Hali hazırda durum batıda böyle iken Kızılırmak’ın ötesine geçildiğinde tamamen farklı bir görüntü vardır. Kızılırmak’ın doğusunda tamamen Sami kökenli bir domuz nefreti vardır.

Lydia da  Harpy Mezarının üstünde ilahlık mertebesine çıkarılan ölünün oturduğu sedirin altında bir domuz görülür. Frigya’da muhtemelen bu adetlere tam olarak ayak uyduramayan kentlerden olmalı ki Strabon, Frigyalı reis Cleon hakkında anlattığı bir hikayede: Augustus, Cleon’u Koroana Pontica baş rabipliğine yükseltmiş, o da burada, domuz kurban ettiği zaman öteki papazlar hayret ve dehşet içinde kalmışlardı. Kuşkusuz Cleon kendi adetlerini uyguluyordu.

Kızılırmağın doğusunda kalan eski deyimle şark’ın Assur etkisiyle domuzdan nefret ettiği görülmektedir. Assur’un bu bölgeleri uzun zaman istila etmiş olması bu bölgede Sami’lerin domuza olan nefretinin gayet olası bir şekilde yerleştiğini göstermektedir.

ritüellerde domuz
Dini ritüellerde kurban edilecek olan domuzu rahip öperken.

Sami kökenli milletlerin domuza olan nefreti anlaşılabilecek düzeydedir. Çünkü sıcak olan bölgelerde domuz etinin hem sağlık hem de saklama koşulları göz önüne alındığında yenilemeyecek durumda olduğu aşikardır.

Domuz yiyenlerle yemeyenleri ayıran nokta tam olarak Kızılırmak’ta sayılmaz. Pausanias’a göre Pessinus’ta domuz eti yasaktı. Pessinus’ta hem domuzun kendinden nefret edilir hem de dokunduğunu kirlettiği düşüncesi vardı. Zaman içinde şark’ın nefreti garba’da ilerlemiş olmalıdır. Çünkü tarih, dini tesirlerin daima şarktan garba doğru aktığını göstermiştir.

Garb Anadolusu ile Yunanistan’ın Pessinustan itibaren şarki Anadoluyla gösterdiği tezat çok gariptir. Garpte domuz en mukaddes merasimlerde kullanılır; heykeli ölüleri mağfirete kavuşturmak için mezarlarında kendilerine refakat eder, ve hayatta olanlar kurban edecekleri domuzu kendi elleriyle yıkarlardı. Halbu­ki şarkta mukaddes şehirlerde domuzun mevcudiyeti bile bir küfür ve levs idi. Muhtemelen eski zamanlar da bütün Anadolu’da şimalli bir ırkın dini cari idi, ve domuza karşı hiçbir nefret yoktu; sonraları sami tesiriyle bu nefret Anadolu’nun şark kısmına dahil oldu.

Bununla birlikte antik yunan’da kurban olarak kullanılan domuz, yine antik Mısır’da temiz olmadığı gerekçesiyle asla tapınaklara sokulmayan hayvanlardan biriydi. Mısırlılar sadece tapınaklara sokmamakla kalmamış eğer giysisine bir domuz süründüğü vakit giysilerini çıkarıp Nil’e atarlarmış. Tabii ki bu kadar sevilmeyen bir hayvanın çobanı olursanız tapınaklara domuz çobanlarının da alınmayacağını bilmeniz gerekirdi. Ama bu tezatlığa karşılık yukarı Mısır domuza tiksintiyle bakarken aşağı Mısır tam tersine daha fakir olduğundan domuzu daha fazla tüketen kısım olmuştur. Heredot’ta Epers Papirüslerinde domuzu kirli olarak nitelendirmiştir.

Bir kaya kabartmasında görülen domuz.
Bir kaya kabartmasında görülen domuz.

Tüm bunlara rağmen dişi domuzlar üretkenlik olarak oldukça verimli olduklarından olsa gerek doğurganlıkla ilişkilendirilmişlerdir. Kimi zamanda şans sembolü olarak görülmüşlerdir.

Sümerlerde domuzu genelde kurban olarak kullanan kavimlerdendir. Sümerler genellikle kurban edilecek hayvanları fiziken ayrıma tabi tutmazlardı. Bu yüzden domuzda kurban olarak seçilen hayvanlardan biri olmuştur. Yine Mısır’da domuz kurban olarak kullanılmıştır. Mısır’da tezatlık tarih boyunca devam etse gerek ki domuzu Büyük anne olarak bile gördükleri bir dönem mevcuttur.

Antik Mısır’da domuzun kendi yavrusunu aç kaldığında yemesi üzerine farklı anlamlar kazanmıştır. Domuzu bu özelliği ile tanrıça Nut’la özdeşleştirmişlerdir. Bunun sebebi ise tanrıça Nut, her gün Güneş Tanrısı Ra‘yı yutar ve ertesi gün tekrar doğururdu.

Domuz için en ilginç benzetme ise Aristotales gelmiştir, “insana en çok benzeyen hayvan”  diyerek domuz karekterini başka bir boyuta taşımıştır.

Çağlar boyunca kah sevilerek kah nefret edilerek bugüne kadar gelmiş olan bu hayvanlara farklı kimliklerden farklı değerler verildiği görülmektedir. Kimi zaman değerli sikkeler üzerine basılmış kimi zaman da dokunduğu eşyayı temizlemek için nehirlere kıyafet atılmıştır. Ve zaman içerisinde kutsal dinlerin içeriğiyle birlikte bizlere kadar gelmiştir.

Kaynaklar: W.M. Ramsay. (1960), “Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası”, Milli Eğitim yayınevi, İstanbul

Banner
Related Articles

Antik Roma’nın Kutsal Bakireleri

24 Şubat 2021

24 Şubat 2021

Roma kadınlar için çok şey vaad eden bir yer değildi. Ailenizin statüsü yani soylu yada halktan biri olmanız yaşamınızı esas...

Assos kazılarında 1300 yıllık bebek ayak izi

3 Eylül 2021

3 Eylül 2021

1300 yıl önce bir bebek ekmek pişirme fırını yapmak için hazırlanan pişmiş tuğlalara bastı. Bebek yeni yürüme döneminde olmalı ki...

Side Antik Kenti tapınaklar ile anılacak

10 Haziran 2022

10 Haziran 2022

Geçtiğimiz yıl Side Antik Kenti’nde kaçak yapıların yıkılması ile başlayan arkeolojik kazı çalışmaları tüm hızı ile devam ediyor. Kasım ayında...

İtalyan kasabasında büyük bir Bakır Çağı nekropolü keşfedildi

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

İtalya’nın kuzeyindeki Mantua kenti yakınlarındaki San Giorgio Bigarello kasabasında, yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan büyük bir Bakır Çağı nekropolü keşfedildi....

Pompeii Kurbanları Volkanik Patlamanın Vücut Üzerindeki Etkisini Öğrenmede Yardımcı Oluyor

27 Mart 2021

27 Mart 2021

Dünyamız 5 milyar yaşında yaşlı bir gezegen olarak görülebilir. Ama dünyamız hala bir delikanlı gibi kıpır kıpır hareket halinde yerinde...

Kosova’da Tarihin Katmanları Arasında Bir Keşif: Vuçak Kalesi’nden 1700 Yıllık Roma Sunağı

23 Nisan 2025

23 Nisan 2025

Kosova’nın Vuçak Kalesi’nde 1700 Yıllık Roma Sunağı keşfedildi. Başbakan Albin Kurti’nin duyurduğu üzere, kalede yapılan arkeolojik kazılar, MS 3. yüzyıla...

Moğolistan’da Bakır Aramaları 3 Bin Yıllık Göçebe Mezarlarını Ortaya Çıkardı

21 Aralık 2025

21 Aralık 2025

Moğolistan’da yürütülen jeolojik araştırmalar, ülkenin kadim göçebe geçmişine açılan beklenmedik bir pencere sundu. Oyut Sahası’nda gerçekleştirilen maden aramaları sırasında, Tunç...

Restorasyonları Biten 3 Müze Ziyaretçilerini Bekliyor

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Restorasyon çalışmaları biten Tunceli Müzesi, Konya Akşehir Taş Eserler Müzesi, Bursa Türk-İslam Eserleri Müzesi (Yeşil Medrese) ziyaretçilerine kapılarını açtı. Tunceli...

Beyrut Baalbek Pazarında Roma Mozaiği Bulundu

31 Aralık 2020

31 Aralık 2020

Beyrut’un kuzeydoğusunda ki Baalbek’te bir pazarı kazan işçiler MÖ 60 ile MS 300 yılları arasındaki Roma işgaline tarihlenen bir mozaik...

Kayıp Olduğu Bilinmeyen Da Vinci Kopyası Bulundu

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Leonardo da Vinci’nin ünlü “Salvator Mundi” tablosunun önemli bir kopyasının, geçen yıl kaybolduğu ve bugüne kadar da kimsenin haberinin olmadığı...

Polonya’daki kazılar sırasında nadir görülen enkolpion keşfedildi

20 Ekim 2023

20 Ekim 2023

Arkeologlar, Polonya’nın Silezya Voyvodalığı’nın Lubliniec bölgesinde bulunan Woźniki’de, Doğu Ortodoks ve Doğu Katolik piskoposlar tarafından boyuna takılan, ortasında bir simge...

17.500 Yıl Önce Çizilmiş Gerçek Boyutlu Kanguru Resmi

22 Şubat 2021

22 Şubat 2021

Avustralya Melbourne Üniversitesi’nden uzmanlar, Batı Avustralya’nın Kimberly Bölgesi’ndeki bir mağarada 17.000 yıldan daha eski bir kangurunun gerçek boyutlu çizimini buldular....

İskandinavya’da şahin avcılığını betimleyen en eski figür ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

Kuzey Avrupa’da, birkaç buluntu dışında şimdiye kadar fazla karşılaşılmayan şahin avcılığını betimleyen, şahin tutan taçlı bir figür bulundu. Norveç’in başkenti...

Karaburun yüzey araştırması, 11.000 yıl öncesine ait avcı-toplayıcı insanların yaşamlarıyla ilgili verileri ortaya çıkardı

24 Ocak 2024

24 Ocak 2024

İzmir’in Karaburun ilçesinde yapılan yüzey araştırmalarında, bölgede 11 bin yıl önce yaşamış göçebe, toplayıcı-avcı gruplara ait arkeolojik kanıtlara rastlandığı açıklandı....

6 Bin Yıllık Bebek İskeletindeki Kırık Kaburgalar Erken Kent Yaşamının Karanlık Bir Yüzünü Ortaya Çıkardı

23 Haziran 2026

23 Haziran 2026

Tell Brak’ta bulunan 6 bin yıldan daha eski bir bebek iskeletinde tespit edilen kırık kaburgalar, tarih öncesi çocuk şiddetine dair...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]