22 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Çağlardan Günümüze “Domuz”

Domuz İslamiyette  haram edilen hayvanlardan biri olduğu için Müslümanlar için yiyecek statüsünde görülmez. Ama tarihte uzunca bir müddet geriye doğru gidildiğinde domuz besiciliğinin de o denli geriye gittiğini görürüz.

Yeme içmenin zor şartlar altında olması ve domuzun bir batında çok fazla yavru verebilmesi üstelikte bakımı için fazla bir enerjiye gereksinim olmaması gibi sebeplerle çağlar boyunca kendine bir yer edinmiştir.

Batı ve doğu arasındaki enteresan ama tarihsel bir farklılığa işaret edeceğim. Antik Yunan’da domuz mağfiret kurbanı olarak sunulan hayvanlardan biriydi. Yani bir günah ya da suçun karşılığında tanrılardan af dilemek için kullanılıyordu. Ama bu adet Lydia’dan Yunanlılara geçmiş gibi görünmektedir. Çünkü onun öncesinde Yunan halkı arasında böyle bir adet görülmemektedir.

Hali hazırda durum batıda böyle iken Kızılırmak’ın ötesine geçildiğinde tamamen farklı bir görüntü vardır. Kızılırmak’ın doğusunda tamamen Sami kökenli bir domuz nefreti vardır.

Lydia da  Harpy Mezarının üstünde ilahlık mertebesine çıkarılan ölünün oturduğu sedirin altında bir domuz görülür. Frigya’da muhtemelen bu adetlere tam olarak ayak uyduramayan kentlerden olmalı ki Strabon, Frigyalı reis Cleon hakkında anlattığı bir hikayede: Augustus, Cleon’u Koroana Pontica baş rabipliğine yükseltmiş, o da burada, domuz kurban ettiği zaman öteki papazlar hayret ve dehşet içinde kalmışlardı. Kuşkusuz Cleon kendi adetlerini uyguluyordu.

Kızılırmağın doğusunda kalan eski deyimle şark’ın Assur etkisiyle domuzdan nefret ettiği görülmektedir. Assur’un bu bölgeleri uzun zaman istila etmiş olması bu bölgede Sami’lerin domuza olan nefretinin gayet olası bir şekilde yerleştiğini göstermektedir.

ritüellerde domuz
Dini ritüellerde kurban edilecek olan domuzu rahip öperken.

Sami kökenli milletlerin domuza olan nefreti anlaşılabilecek düzeydedir. Çünkü sıcak olan bölgelerde domuz etinin hem sağlık hem de saklama koşulları göz önüne alındığında yenilemeyecek durumda olduğu aşikardır.

Domuz yiyenlerle yemeyenleri ayıran nokta tam olarak Kızılırmak’ta sayılmaz. Pausanias’a göre Pessinus’ta domuz eti yasaktı. Pessinus’ta hem domuzun kendinden nefret edilir hem de dokunduğunu kirlettiği düşüncesi vardı. Zaman içinde şark’ın nefreti garba’da ilerlemiş olmalıdır. Çünkü tarih, dini tesirlerin daima şarktan garba doğru aktığını göstermiştir.

Garb Anadolusu ile Yunanistan’ın Pessinustan itibaren şarki Anadoluyla gösterdiği tezat çok gariptir. Garpte domuz en mukaddes merasimlerde kullanılır; heykeli ölüleri mağfirete kavuşturmak için mezarlarında kendilerine refakat eder, ve hayatta olanlar kurban edecekleri domuzu kendi elleriyle yıkarlardı. Halbu­ki şarkta mukaddes şehirlerde domuzun mevcudiyeti bile bir küfür ve levs idi. Muhtemelen eski zamanlar da bütün Anadolu’da şimalli bir ırkın dini cari idi, ve domuza karşı hiçbir nefret yoktu; sonraları sami tesiriyle bu nefret Anadolu’nun şark kısmına dahil oldu.

Bununla birlikte antik yunan’da kurban olarak kullanılan domuz, yine antik Mısır’da temiz olmadığı gerekçesiyle asla tapınaklara sokulmayan hayvanlardan biriydi. Mısırlılar sadece tapınaklara sokmamakla kalmamış eğer giysisine bir domuz süründüğü vakit giysilerini çıkarıp Nil’e atarlarmış. Tabii ki bu kadar sevilmeyen bir hayvanın çobanı olursanız tapınaklara domuz çobanlarının da alınmayacağını bilmeniz gerekirdi. Ama bu tezatlığa karşılık yukarı Mısır domuza tiksintiyle bakarken aşağı Mısır tam tersine daha fakir olduğundan domuzu daha fazla tüketen kısım olmuştur. Heredot’ta Epers Papirüslerinde domuzu kirli olarak nitelendirmiştir.

Bir kaya kabartmasında görülen domuz.
Bir kaya kabartmasında görülen domuz.

Tüm bunlara rağmen dişi domuzlar üretkenlik olarak oldukça verimli olduklarından olsa gerek doğurganlıkla ilişkilendirilmişlerdir. Kimi zamanda şans sembolü olarak görülmüşlerdir.

Sümerlerde domuzu genelde kurban olarak kullanan kavimlerdendir. Sümerler genellikle kurban edilecek hayvanları fiziken ayrıma tabi tutmazlardı. Bu yüzden domuzda kurban olarak seçilen hayvanlardan biri olmuştur. Yine Mısır’da domuz kurban olarak kullanılmıştır. Mısır’da tezatlık tarih boyunca devam etse gerek ki domuzu Büyük anne olarak bile gördükleri bir dönem mevcuttur.

Antik Mısır’da domuzun kendi yavrusunu aç kaldığında yemesi üzerine farklı anlamlar kazanmıştır. Domuzu bu özelliği ile tanrıça Nut’la özdeşleştirmişlerdir. Bunun sebebi ise tanrıça Nut, her gün Güneş Tanrısı Ra‘yı yutar ve ertesi gün tekrar doğururdu.

Domuz için en ilginç benzetme ise Aristotales gelmiştir, “insana en çok benzeyen hayvan”  diyerek domuz karekterini başka bir boyuta taşımıştır.

Çağlar boyunca kah sevilerek kah nefret edilerek bugüne kadar gelmiş olan bu hayvanlara farklı kimliklerden farklı değerler verildiği görülmektedir. Kimi zaman değerli sikkeler üzerine basılmış kimi zaman da dokunduğu eşyayı temizlemek için nehirlere kıyafet atılmıştır. Ve zaman içerisinde kutsal dinlerin içeriğiyle birlikte bizlere kadar gelmiştir.

Kaynaklar: W.M. Ramsay. (1960), “Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası”, Milli Eğitim yayınevi, İstanbul

Banner
Benzer Yazılar

5.700 Yıllık Sakız İçindeki İnsan Hikayesi

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Sakız, gündelik hayatta birçoğumuzun çiğnediği ürün… Eskilerin ağız ve diş sağlığı içinde kullandığı sakızın, 5.700 yıl öncesinden bir insanın hayat...

Troya kazıları ile Schliemann’ın verdiği zararlar giderilmeye çalışılacak

7 Ağustos 2021

7 Ağustos 2021

Anadolu’nun en ünlü antik kenti Troya… Dönemin zenginliği ile göz kamaştıran en güçlü kenti… Homeros’un yazdığı İlyada eserinde geçen ünlü...

6 Milyon TL Değerinde ki Akkoyunlu Türban Miğferi Satışa Çıkarılıyor

25 Ekim 2020

25 Ekim 2020

15. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilen gümüş işlemeli Akkoyunlu türban miğferi, tahmini 520.000-780.000 Usd (yaklaşık 6 milyon TL) satışa çıkarılıyor. Kudüs...

İspanyol arkeologlar, kumların altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ve bir Tunç Çağı mezarı ortaya çıkardılar

22 Ekim 2022

22 Ekim 2022

İspanyol arkeologlar, İspanya’nın Cadiz kentindeki Trafalgar Burnu’nu çevreleyen kum tepelerinin altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ile Tunç...

Arkeologlar el değmemiş bir Etrüsk mezarını açtı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Orta İtalya’daki Vulci Arkeoloji Parkı’nda, Nisan ayında keşfedilen ve el değmeden kalan 2.600 yıllık, çift odalı, sağlam bir Etrüsk mezarı...

Çek Arkeologlar Süslü Hediyelerle Dolu Bir Mezar Keşfetti

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Çek Arkeologlar Süslü Hediyelerle Dolu Bir Mezar Keşfetti, Doğu Bohemya müzesi arkeologları Hradec Králové’de 5 yy tarihlenen bir mezar alanı...

Orkney’de 5.500 yıllık mezarda iki gizemli taş

2 Eylül 2021

2 Eylül 2021

Orkney’de arkeologlar, 5.500 yıllık bir mezarda iki gizemli taş top keşfettiler. Arkeologlar, Sanday, Tresness’te, İskoçya’nın en eski anıtlarından biri olduğu...

İran’da Sasani döneminden kalma olduğu tahmin edilen bir ateş tapınağı ortaya çıkarıldı

11 Ekim 2023

11 Ekim 2023

Kuzey İran’daki bir arkeolog ekibi, Sasani döneminden (MS 224-651) kalma olduğu tahmin edilen bir ateş tapınağının kalıntılarını ortaya çıkardı. Arkeolog...

Şanlıurfa’da 10.000 yıllık yerleşim yeri keşfedildi

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesine bağlı Sayburç Mahallesi’nde bir evin bahçesinde neolitik döneme ait yerleşim yeri keşfedildi. Göbeklitepe gibi önemli bir arkeolojik...

Çin, Terracotta Savaşçıları için arkeoloji müzesi inşa etti

19 Nisan 2022

19 Nisan 2022

Dünyaca ünlü Terracotta Savaşçıları artık Çin’in kuzeybatı eyaleti Shaanxi’da inşası tamamlanan arkeoloji müzesinde ziyaret edilebilecek. Shaanxi Arkeoloji Akademisi, müzenin 2022’de...

Neandertaller aletleri Cro-Magnon insanı ile aynı şekilde kullanıyordu

27 Ocak 2022

27 Ocak 2022

Antropologlar, Neandertallerin aletleri kullanım hareketlerinin Cro-Magnon’larla aynı şekilde olduğunu söylediler. Araştırmacılar, Neandertal insanının, “Avrupa’ya yerleşen ilk erken modern insanlar” olarak...

Çin’in ilk imparatorunun mozolesinin yakınında bulunan nadir bir koyun arabası ve eski savaş arabaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Çin’in kuzeybatısındaki Xi’an’da, Qin Hanedanlığı döneminde (MÖ 221-MÖ 206) Çin’in ilk İmparatoru olan Qinshihuang’ın türbesinin yakınında nadir bir “altı koyun”...

Romalılara Ait 1500 Yıllık Dana Burger Tarifi

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Günümüzde yaptığımız bir çok yemeğin kökeni geçmişe dayanmaktadır. Her evde mutlaka babaanne yada anneanneden kalma bir yemek tarifi vardır. Kuşkusuz...

Ertuğrul Fırkateyni Kazısı Koordinatörü Dr. Berta Lledo Turanlı yaşamını yitirdi

27 Temmuz 2021

27 Temmuz 2021

Türkiye’de su altı arkeolojisi üzerine çalışmaları ile tanınan İspanyol Arkeolog Dr. Berta Lledo Turanlı yaşamını yitirdi. II. Abdülhamit döneminde Japonya’ya...

Arkeologlar Punt Ülkesini (Tanrı’nın Ülkesi) Bulabilmek İçin 3300 Yıllık Mumyaları Araştırıyor

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Eski Mısırlılar canlı babun ve tütsü gibi egzotik malları elde edebilmek için kilometrelerce yol katettiler. Punt diyarı yani Tanrı’nın ülkesini...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]