18 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Çağlardan Günümüze “Domuz”

Domuz İslamiyette  haram edilen hayvanlardan biri olduğu için Müslümanlar için yiyecek statüsünde görülmez. Ama tarihte uzunca bir müddet geriye doğru gidildiğinde domuz besiciliğinin de o denli geriye gittiğini görürüz.

Yeme içmenin zor şartlar altında olması ve domuzun bir batında çok fazla yavru verebilmesi üstelikte bakımı için fazla bir enerjiye gereksinim olmaması gibi sebeplerle çağlar boyunca kendine bir yer edinmiştir.

Batı ve doğu arasındaki enteresan ama tarihsel bir farklılığa işaret edeceğim. Antik Yunan’da domuz mağfiret kurbanı olarak sunulan hayvanlardan biriydi. Yani bir günah ya da suçun karşılığında tanrılardan af dilemek için kullanılıyordu. Ama bu adet Lydia’dan Yunanlılara geçmiş gibi görünmektedir. Çünkü onun öncesinde Yunan halkı arasında böyle bir adet görülmemektedir.

Hali hazırda durum batıda böyle iken Kızılırmak’ın ötesine geçildiğinde tamamen farklı bir görüntü vardır. Kızılırmak’ın doğusunda tamamen Sami kökenli bir domuz nefreti vardır.

Lydia da  Harpy Mezarının üstünde ilahlık mertebesine çıkarılan ölünün oturduğu sedirin altında bir domuz görülür. Frigya’da muhtemelen bu adetlere tam olarak ayak uyduramayan kentlerden olmalı ki Strabon, Frigyalı reis Cleon hakkında anlattığı bir hikayede: Augustus, Cleon’u Koroana Pontica baş rabipliğine yükseltmiş, o da burada, domuz kurban ettiği zaman öteki papazlar hayret ve dehşet içinde kalmışlardı. Kuşkusuz Cleon kendi adetlerini uyguluyordu.

Kızılırmağın doğusunda kalan eski deyimle şark’ın Assur etkisiyle domuzdan nefret ettiği görülmektedir. Assur’un bu bölgeleri uzun zaman istila etmiş olması bu bölgede Sami’lerin domuza olan nefretinin gayet olası bir şekilde yerleştiğini göstermektedir.

ritüellerde domuz
Dini ritüellerde kurban edilecek olan domuzu rahip öperken.

Sami kökenli milletlerin domuza olan nefreti anlaşılabilecek düzeydedir. Çünkü sıcak olan bölgelerde domuz etinin hem sağlık hem de saklama koşulları göz önüne alındığında yenilemeyecek durumda olduğu aşikardır.

Domuz yiyenlerle yemeyenleri ayıran nokta tam olarak Kızılırmak’ta sayılmaz. Pausanias’a göre Pessinus’ta domuz eti yasaktı. Pessinus’ta hem domuzun kendinden nefret edilir hem de dokunduğunu kirlettiği düşüncesi vardı. Zaman içinde şark’ın nefreti garba’da ilerlemiş olmalıdır. Çünkü tarih, dini tesirlerin daima şarktan garba doğru aktığını göstermiştir.

Garb Anadolusu ile Yunanistan’ın Pessinustan itibaren şarki Anadoluyla gösterdiği tezat çok gariptir. Garpte domuz en mukaddes merasimlerde kullanılır; heykeli ölüleri mağfirete kavuşturmak için mezarlarında kendilerine refakat eder, ve hayatta olanlar kurban edecekleri domuzu kendi elleriyle yıkarlardı. Halbu­ki şarkta mukaddes şehirlerde domuzun mevcudiyeti bile bir küfür ve levs idi. Muhtemelen eski zamanlar da bütün Anadolu’da şimalli bir ırkın dini cari idi, ve domuza karşı hiçbir nefret yoktu; sonraları sami tesiriyle bu nefret Anadolu’nun şark kısmına dahil oldu.

Bununla birlikte antik yunan’da kurban olarak kullanılan domuz, yine antik Mısır’da temiz olmadığı gerekçesiyle asla tapınaklara sokulmayan hayvanlardan biriydi. Mısırlılar sadece tapınaklara sokmamakla kalmamış eğer giysisine bir domuz süründüğü vakit giysilerini çıkarıp Nil’e atarlarmış. Tabii ki bu kadar sevilmeyen bir hayvanın çobanı olursanız tapınaklara domuz çobanlarının da alınmayacağını bilmeniz gerekirdi. Ama bu tezatlığa karşılık yukarı Mısır domuza tiksintiyle bakarken aşağı Mısır tam tersine daha fakir olduğundan domuzu daha fazla tüketen kısım olmuştur. Heredot’ta Epers Papirüslerinde domuzu kirli olarak nitelendirmiştir.

Bir kaya kabartmasında görülen domuz.
Bir kaya kabartmasında görülen domuz.

Tüm bunlara rağmen dişi domuzlar üretkenlik olarak oldukça verimli olduklarından olsa gerek doğurganlıkla ilişkilendirilmişlerdir. Kimi zamanda şans sembolü olarak görülmüşlerdir.

Sümerlerde domuzu genelde kurban olarak kullanan kavimlerdendir. Sümerler genellikle kurban edilecek hayvanları fiziken ayrıma tabi tutmazlardı. Bu yüzden domuzda kurban olarak seçilen hayvanlardan biri olmuştur. Yine Mısır’da domuz kurban olarak kullanılmıştır. Mısır’da tezatlık tarih boyunca devam etse gerek ki domuzu Büyük anne olarak bile gördükleri bir dönem mevcuttur.

Antik Mısır’da domuzun kendi yavrusunu aç kaldığında yemesi üzerine farklı anlamlar kazanmıştır. Domuzu bu özelliği ile tanrıça Nut’la özdeşleştirmişlerdir. Bunun sebebi ise tanrıça Nut, her gün Güneş Tanrısı Ra‘yı yutar ve ertesi gün tekrar doğururdu.

Domuz için en ilginç benzetme ise Aristotales gelmiştir, “insana en çok benzeyen hayvan”  diyerek domuz karekterini başka bir boyuta taşımıştır.

Çağlar boyunca kah sevilerek kah nefret edilerek bugüne kadar gelmiş olan bu hayvanlara farklı kimliklerden farklı değerler verildiği görülmektedir. Kimi zaman değerli sikkeler üzerine basılmış kimi zaman da dokunduğu eşyayı temizlemek için nehirlere kıyafet atılmıştır. Ve zaman içerisinde kutsal dinlerin içeriğiyle birlikte bizlere kadar gelmiştir.

Kaynaklar: W.M. Ramsay. (1960), “Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası”, Milli Eğitim yayınevi, İstanbul

Banner
Related Articles

Karaganda’da bulunan İskit-Saka ve onun erken dönemine ait piramit ile ilgili detaylara ulaşıldı

2 Kasım 2023

2 Kasım 2023

Kazakistan’nın Karaganda bölgesinde bulunan İskit-Saka ve erken dönemine ait 3400 yıllık piramit ile ilgili detaylara ulaşıldı. Piramidi inceleyen uzmanlar, Karajartas...

Nüfus Dinamikleri ve İç Asya’da İmparatorlukların Yükselişi

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Geç Bronz Çağı’ndan Orta Çağ’a kadar, doğu Avrasya Bozkırları bir dizi organize ve son derece etkili göçebe imparatorluklara ev sahipliği...

Kafatası Kemiği Homo Erectus İnsanının Yaşını Belirlemede Yardımcı Oldu

16 Nisan 2021

16 Nisan 2021

İnsan evriminin bir halkasını oluşturan Homo erectus, Homo sapiens (modern insan) benzer vücut yapısına ve davranışına sahip ilk örneği teşkil...

8 bin yıllık Tavşanlı Höyük fotoğraf sergisi ile tanıtılıyor

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kütahya’nın kalbi olarak bilinen 8 bin yıllık Tavşanlı Höyük, Tavşanlı Belediyesi’nin düzenlediği fotoğraf sergisi ile tanıtılıyor. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde yer...

Mahkeme Assos için kararını verdi

24 Şubat 2022

24 Şubat 2022

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde yer alan MÖ 2 bin yılına tarihlendirilen Assos Antik Limanı, kaya ıslahı çalışmaları için Ayvacık Kaymakamlığı tarafından...

Uzuncaburç Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ortaya çıkarıldı

2 Ocak 2022

2 Ocak 2022

Mersin’de bulunan Uzuncaburç (Diocaesarea) Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ve çevresinde kolye, kolye ucu, küpe, amulet (muska), boru biçimli bilezik ve...

Orta Asya Nehir Medeniyetlerinin Yıkılmasının Sebebi Cengiz Han Değilmiş!

20 Aralık 2020

20 Aralık 2020

Orta Asyada nehir kenarına kurulmuş bir çok şehrin Moğol istilaları neticesinde yok olduğu görüşü hakimdir. Uzun süredir devam eden bu...

Yunan tanrılarının kenti Bergama’da halk Kibele kültünü yaşatıyor

25 Ağustos 2021

25 Ağustos 2021

Yunan tanrılarına adanmış birçok kutsal mimari yapının görüldüğü Bergama Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele figürünleri ve kutsal...

Yeni Çalışma; “Tunç Çağı’nda hançerler ne için kullanılıyordu” sorusuna cevap veriyor.

30 Nisan 2022

30 Nisan 2022

Tunç Çağı tabakalarının önemli maddi kalıntılarından biri olan bronz hançerler üzerinde yeni bir çalışma gerçekleştirildi. Çalışma, “Tunç Çağı hançerleri ne...

Santi Apostoli Kilisesi’nde Bulunan Havarilerin Kutsal Kalıntıları Analiz Edildi

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Roma’da, 500 yıldan fazla bir süredir Fransisken kardeşler tarafından korunan Santi Apostoli kilisesi bulunmaktadır. 1500 yıldan fazla bir süredir bu...

4500 yaşında Tunç Çağı Çiftçisinin Mezarı Ortaya Çıkarıldı

8 Ağustos 2021

8 Ağustos 2021

İngiltere’de Cambridgeshire arkeolojik kazısında yaklaşık 4500 yıllık tunç çağı çiftçisinin mezarı ortaya çıkarıldı. Tunç çağı çiftçisine ait iskelet, Cambridgeshire Burwell’de,...

İyon kadınlarının hüzünlü maskları

12 Kasım 2021

12 Kasım 2021

M. Ö. 1000 yılında Dor istilasından kaçarak Ege sahillerine gelen ve bölgede yüksek bir uygarlık kuran İyonların yaşadığı yerlerden biri...

Antalya’da Roma dönemi taşları yurtdışına çıkarmak isteyen turiste istenilen ceza belli oldu

5 Ekim 2023

5 Ekim 2023

Geçtiğimiz günlerde Antalya Havalimanı’nda yapılan kontrollerde çantasında Roma Dönemine ait taşlar bulunan Belçikalı turist Kim Mergits için istenilen ceza belli...

İnsanlar, Avrupa’da “daha önce düşünülenden 1.000 yıl önce” büyük ölçekli savaşlara girdiler

5 Kasım 2023

5 Kasım 2023

Yeni bir araştırmaya göre, bir mezar alanından çıkarılan yüzlerce insan kalıntısı, Avrupa’da güçlü devletlerin oluşumundan çok önce Taş Devri insanları...

2 Bin Yıllık Papirüs, Empedokles’in Kayıp Dizelerini Ortaya Çıkardı

2 Nisan 2026

2 Nisan 2026

Kahire’de uzun süredir arşivlerde saklı kalan bir papirüs parçası, antik Yunan düşüncesinin en etkili isimlerinden biri olan Empedokles’in sesini yeniden...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]