29 November 2025 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ani Ören Yeri’nde Bulunan Harabe Ebu’l Manuçehr Camisi İbadete Açılıyor

Türkiye’de skandal restorasyon çalışmalarına sıklıkla tanık olduk. Aslını korumayı bırakalım bu restorasyon çalışmaları ile nevi şahsına münhasır yeni eserler üretildiğini gördük. Gülelim mi? Ağlayalım mı? garip durumlar…

Ama bugün Halk TV’den İsmail Saymaz’ın kaleme aldığı haber bu garip durumların zirve yaptığını gösterdi. “Ani Ören Yeri’ndeki harabe cami ibadete açılıyor” başlıklı haberi “yok daha neler” “olmaz bu kadar da” dedirten cinsten…

Ülkemizin UNESCO Dünya İnsanlık Mirası listesinde yer alan eşsiz kültür varlıklarından Kars’ta ki Ani Ören Yeri’nde yer alan Ebu’l Manuçehr Camisi’nin ibadete açılması değil haberi ilginç kılan. Haberin ilginçliği, Arpaçay nehrine bakan uçurumda her an göçme tehlikesi altında bulunan caminin ibadete açılması için yapılan çalışmalarında yatıyor.

Anadolu’da Selçukluların fetihlerinden sonra 1072’de Ebu’l Manuçehr Bey tarafında yaptırıldığı bilinen ilk Türk Camisi Ebu’l Manuçehr Camisi yarısı büyük ölçüde göçük olduğu halde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Serhat Kalkınma Ajansı arasında imzalanan protokol doğrultusunda cami, Kars Müftülüğü’ne devredildi.

Ebu'l Manuçehr Camisi
Fotoğraf İsmail Saymaz/Halk Tv

İsmail Saymaz haberinde şu bilgileri aktarıyor.

Zemine döşeme, minareye hoparlör

Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulu’nun Kars Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün onayı doğrultusunda altı-yedi ay önce iç restorasyonu yapılan, yarısı göçmüş vaziyetteki caminin girişine cam kapı takıldı. Pencerelerine camlar yerleştirildi.

Zemine 25 santimetre kalınlığında ahşap döşeme yerleştirildi.

Döşemenin üzerine yeşil halı serildi.

Ayakkabılık konuldu.

Minareye demir kapı, hoparlör ve lambalar takıldı.

Elektrik panosu yerleştirildi. Panodan minareye kablo çekilip elektrik verildi.

İlk ezan 3 Ağustos günü okundu.

Şimdilik namaz kılınmıyor.

Çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı’nın protokolü onaylaması, imam ataması bekleniyor.

Ani Ören Yeri'nde bulunan Ebu'l Manuçehr Camisi
Ebu’l Manuçehr Camisi, uçurumun hemen kenarında göçtü göçecek vaziyette Fotoğraf İsmail Saymaz/Halk Tv

Vali Türker: Ziyaretçiler ihtiyacı belirtmiş

Ebu’l Manuçehr Camisi, Ayasofya ve Kariye gibi, sonradan müzeye çevrilmiş bir yapı değil. Camide yüzyıllardır ibadet edilmiyor. Hangi ihtiyaç üzerine ibadete açıldığı anlaşılmıyor.

Kars Valisi Tuncer Türker Öksüz, şöyle diyor:

“Oraya gelen ziyaretçiler cami ihtiyacı olduğunu belirtiyordu. Hem gezenler kullanır, hem bölgedeki insanlar ve görevliler… Asıl amaç, Anadolu’daki ilk Türk camisini ihya etmek.”

Turistin Ani’ye namaz kılmak için geleceğini veya ören yerini ziyaret ederken camiye ihtiyaç duydukları gerekçesini inandırıcı bulmuyorum.

Ani’nin bitişiğindeki Ocaklı Köyü’nün camisi var.

Görevliler de bu köyün insanları…

İsteyen köy camisinde namaz kılabilir.

Kaldı ki mevcut yapıda abdest almak için şadırvan ve bir tuvalet bulunmuyor. Yetkililer böyle bir ek bina yapmayı düşünmediklerini söylüyor.

Ani Ören Yeri_Ebu'l Manuçehr Camisi
Fotoğraf İsmail Saymaz/Halk Tv

Ebu’l Manuçehr uçurumdan kayıp gidecek

Ani’de 2012 yılından 2019’a kadar kazı çalışmasını yöneten ve ören yerinin UNESCO Dünya İnsanlık Mirası listesine girmesini sağlayan Pamukkale Üniversitesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Fahriye Bayram ile Ebu’l Manuçehr Camisi’nin ibadete açılmasını konuştuk.

Camiye cam ve demir kapı yapılmış, minaresine hoparlör çekilmiş, içine ahsap döşeme konup halı serilmiş.

İnanmıyorum!

Böyle bir çalışma mümkün mü?

Mümkün değil. Kazı başkanlığım döneminde orasının ibadete açılmaması için çok uğraştım. Orası fazla ziyaretçi alabilecek durumda değil. Temelde boşluklar var, taşlar boşalmış. Çatı örtüsü uygun değil. Biliyorsunuz, bu dönemin bu ibadet yerlerini halka açmak gibi tutkuları var.

Sizin döneminizde böyle bir talep geldi mi?

O zamandan beri söyleniyordu, “Ziyarete açacağız” diye. Neden açılmaması gerektiği konusunda raporlar hazırlamıştık.

Ne gerekçe gösterildi?

“Bu, Anadolu’nun ilk Türk camisi. O yüzden ibadete açmak istiyoruz.”

Ziyaret için mi uygun değil, ibadet için mi?

İkisi için de. İbadetin zaten hiç olamayacağını söylemiştik. O zaman ertelediler. Anladığım kadarıyla araştırma yapılmadan uygulamaya geçmişler.

İmam atanması bekleniyor.

Hedefleri bu zaten.

Arkeolojik alan etkilenir mi?

Temel boşlukları düzgün şekilde onarılmadan, alttan su alma problemi çözümlenmeden… Müze haline çevirmek için kemerlerinin içi doldurulmuş, o ayrıca bir yük veriyor yapıya; onların kaldırılması, örtü sisteminin onarılması gerekiyor. Ciddi onarımdan sonra olabilirdi. Şu koşullarda ibadete açılması uygun değil.

Sonucu ne olur?

Temeldeki boşluk giderek büyüyecek. Yapı uçurum kenarında. Oradan kayıp gidecek.

Binaya elektrik çekilmiş. Bunun etkisi olur mu?

Kabloda elektrik kaçağı olsa… Olmayacak şeyler değil. Sürekli yağış alan yer. Yapı için yazık olmuş. Başka bir şey diyemiyorum.

Arkeolojik alanda ibadet yeri gördünüz mü?

Hayır, görmedim. Küçük bir mescit olabilir. Ama bu şekilde problemli yapının ibadete açıldığını görmedim. Kaldı ki köyde koskocaman cami var.

Ebu’l Menuçehr’in ve Ani’nin önemi nedir?

Anadolu’daki ilk Türk camisi. Minaresi Anadolu’nun sayılı minarelerinden. Sekizgen minareler Orta Asya geleneğidir, Karahanlılardan geçen.

Ani’nin kendisi bir kültür mozaiği. Ermeni başkenti olmuş olmasının ötesinde o kadar çok kültürün izleri var ki. Sonra Bizans’ın eline geçiyor, sonra Gürcülerin, Selçukluların, Moğolların ve Zakaritlerin. Ticaret kenti olduğu için İpek Yolu üzerinde. Dönemin metropolü. Bütün bu kalıntıları görmek mümkün. Bu açıdan özel bir kent, Ani. Çok üzgünüm hakikaten.

Banner
Benzer Yazılar

Kayalıpınar’da Hitit tarihini etkileyecek III. Hattuşili’ye ait bir mühür baskısı keşfedildi

14 Eylül 2023

14 Eylül 2023

Hititlerin Yukarı Ülke olarak kabul ettikleri Sivas ili sınırları içerisinde yer alan Kayalıpınar Harabeleri’nde yapılan kazılarda III. Hattuşili’ye ait bir...

Rutland’da Köleliğin Nadir Kanıtı Olarak Tanımlanan Zincirlenmiş Bir İskelet Bulundu

7 Haziran 2021

7 Haziran 2021

Arkeologlar, Rutland’da bir kuyuya atılmış bir suçlu olabileceği düşünülen bir Roma kölesinin iskeletini buldular. Uzmanlara göre yetişkin erkek, bir hendekte...

Kazakistan’da antik Türk dönemine ait 1300 yıllık taş baba heykeli bulundu

3 Ağustos 2021

3 Ağustos 2021

Kazakistan’ın güneyinde, Türkistan’dan yaklaşık 250 kilometre (155 mil) uzaklıkta, erken Türk dönemine ait 1300 yıllık bir taş baba heykeli keşfedildi....

Baraj suları altında kalan Gre Fılla Höyük’te yılan kabartmalı aletler bulundu

10 Mart 2023

10 Mart 2023

Ambar Çayı üzerinde kurulan barajın suları altında kalan Gre Fılla Höyük ve Kendale Hecela höyüklerinde gerçekleştirilen kurtarma kazılarında yılan kabartmalı...

Arkeologlar Ermenistan’daki kazılar sırasında altın kolye dolu mezar ortaya çıkardılar

27 Mart 2023

27 Mart 2023

Polonyalı ve Ermeni bilim insanlarından oluşan bir arkeolog ekibi, Ermenistan’ın Metsamor kentinde içinde iki iskelet bulunan altın kolye dolu bir...

Horus Yolu’nun Muhafızları: Sina Çölünde Yeni Krallık Dönemi’ne Ait Dev Kale Bulundu

12 Ekim 2025

12 Ekim 2025

Kuzey Sina’da, antik Horus Askerî Yolu üzerinde yürütülen kazılarda Mısır’ın Yeni Krallık Dönemi’ne (MÖ 16.–11. yy) tarihlenen dev bir kale...

Eski bir bronz el, Vaskonik yazının en eski ve en uzun örneği olabilir

21 Şubat 2024

21 Şubat 2024

Araştırmacılar, 2.000 yıllık bronz bir el üzerinde esrarengiz bir antik dilin nadir kanıtlarını keşfettiler. Eldeki yazıt, Vasconik yazının bilinen en...

Topraklarını kiralayarak gelir elde eden Amos

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Antik Çağ boyunca Anadolu’da kurulmuş küçük büyük krallıkların hepsinin gelir kaynağı savaşlardan elde edilen ganimetlerdi. Halktan alınan vergiler, vassallardan gelen...

Karakuş Tümülüsü’nde Kommagene Kraliçe Mezarları Bulundu

22 Eylül 2021

22 Eylül 2021

Adıyaman Karakuş Tümülüsü ‘nde, Kommagene Kralı II. Mithritades’in (M.Ö 36-21 ) annesi İsias, kız kardeşi Antiokhis ve Antiokhis’in kızı Aka...

Yeni Arkeogenetik Araştırma Orta Çağ’da Kıta Avrupası’ndan İngiltere’ye Yaşanan Büyük Göç Dalgasını Gösteriyor

21 Eylül 2022

21 Eylül 2022

Roma İmparatorluğu’nun İngiltere topraklarını terk etmesi sonrası bölgeye Kıta Avrupası’ndan özellikle Hollanda, Almanya ve Danimarka da dahil olmak üzere Kuzey...

“Garnizon Kenti” olarak bilinen Blaundos’ta İmparator Hadrian’a ithaf edilen yazıt bulundu

27 Kasım 2024

27 Kasım 2024

Büyük İskender’in Anadolu seferi sırasında askerlerin yerleştiği için “Garnizon Kenti” adını alan Blaundos antik kentinde İmparator Hadrian’a adanmış bir yazıt...

Ukrayna’nın merkezinde keşfedilen hiyeroglifler ve Varangian sembolleri içeren bir mağara kompleksi

20 Kasım 2022

20 Kasım 2022

Eski Kiev Rus Devleti Kyivan döneminden kalma olduğu düşünülen hiyeroglifler ve Varangian sembolleri içeren antik bir mağara kompleksi, Kiev’in merkezinde...

Muğla İl Jandarma Tarihi Likya Yolu’nun güvenliği için çalışmalarına devam ediyor

21 Haziran 2022

21 Haziran 2022

Tarihi ve doğa yürüyüş rotaların en ilgi çeken güzergahlarında biri olan Tarihi Likya Yolu, Muğla İl Jandarma Komutanlığı’nın çalışmaları ile...

Petrol sondaj alanında urne benzeri mezarların bulunduğu 2.000 yıllık bir mezarlık ortaya çıkarıldı.

16 Temmuz 2022

16 Temmuz 2022

İran’ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinin başkenti Ahvaz’da bulunan petrol sondaj alanında urne benzeri mezarlara sahip eski bir mezarlık keşfedildi. Mezarlık, Ahvaz...

Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtları M.Ö. 5. binyıla kadar uzanıyor

31 Ocak 2023

31 Ocak 2023

İranlı bilim insanlarının gerçekleştirdiği çalışma; Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtlarının M.Ö. 5. binyıla kadar uzandığını gösterdi. İranlı araştırmacı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]