26 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ani Ören Yeri’nde Bulunan Harabe Ebu’l Manuçehr Camisi İbadete Açılıyor

Türkiye’de skandal restorasyon çalışmalarına sıklıkla tanık olduk. Aslını korumayı bırakalım bu restorasyon çalışmaları ile nevi şahsına münhasır yeni eserler üretildiğini gördük. Gülelim mi? Ağlayalım mı? garip durumlar…

Ama bugün Halk TV’den İsmail Saymaz’ın kaleme aldığı haber bu garip durumların zirve yaptığını gösterdi. “Ani Ören Yeri’ndeki harabe cami ibadete açılıyor” başlıklı haberi “yok daha neler” “olmaz bu kadar da” dedirten cinsten…

Ülkemizin UNESCO Dünya İnsanlık Mirası listesinde yer alan eşsiz kültür varlıklarından Kars’ta ki Ani Ören Yeri’nde yer alan Ebu’l Manuçehr Camisi’nin ibadete açılması değil haberi ilginç kılan. Haberin ilginçliği, Arpaçay nehrine bakan uçurumda her an göçme tehlikesi altında bulunan caminin ibadete açılması için yapılan çalışmalarında yatıyor.

Anadolu’da Selçukluların fetihlerinden sonra 1072’de Ebu’l Manuçehr Bey tarafında yaptırıldığı bilinen ilk Türk Camisi Ebu’l Manuçehr Camisi yarısı büyük ölçüde göçük olduğu halde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Serhat Kalkınma Ajansı arasında imzalanan protokol doğrultusunda cami, Kars Müftülüğü’ne devredildi.

Ebu'l Manuçehr Camisi
Fotoğraf İsmail Saymaz/Halk Tv

İsmail Saymaz haberinde şu bilgileri aktarıyor.

Zemine döşeme, minareye hoparlör

Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulu’nun Kars Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün onayı doğrultusunda altı-yedi ay önce iç restorasyonu yapılan, yarısı göçmüş vaziyetteki caminin girişine cam kapı takıldı. Pencerelerine camlar yerleştirildi.

Zemine 25 santimetre kalınlığında ahşap döşeme yerleştirildi.

Döşemenin üzerine yeşil halı serildi.

Ayakkabılık konuldu.

Minareye demir kapı, hoparlör ve lambalar takıldı.

Elektrik panosu yerleştirildi. Panodan minareye kablo çekilip elektrik verildi.

İlk ezan 3 Ağustos günü okundu.

Şimdilik namaz kılınmıyor.

Çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı’nın protokolü onaylaması, imam ataması bekleniyor.

Ani Ören Yeri'nde bulunan Ebu'l Manuçehr Camisi
Ebu’l Manuçehr Camisi, uçurumun hemen kenarında göçtü göçecek vaziyette Fotoğraf İsmail Saymaz/Halk Tv

Vali Türker: Ziyaretçiler ihtiyacı belirtmiş

Ebu’l Manuçehr Camisi, Ayasofya ve Kariye gibi, sonradan müzeye çevrilmiş bir yapı değil. Camide yüzyıllardır ibadet edilmiyor. Hangi ihtiyaç üzerine ibadete açıldığı anlaşılmıyor.

Kars Valisi Tuncer Türker Öksüz, şöyle diyor:

“Oraya gelen ziyaretçiler cami ihtiyacı olduğunu belirtiyordu. Hem gezenler kullanır, hem bölgedeki insanlar ve görevliler… Asıl amaç, Anadolu’daki ilk Türk camisini ihya etmek.”

Turistin Ani’ye namaz kılmak için geleceğini veya ören yerini ziyaret ederken camiye ihtiyaç duydukları gerekçesini inandırıcı bulmuyorum.

Ani’nin bitişiğindeki Ocaklı Köyü’nün camisi var.

Görevliler de bu köyün insanları…

İsteyen köy camisinde namaz kılabilir.

Kaldı ki mevcut yapıda abdest almak için şadırvan ve bir tuvalet bulunmuyor. Yetkililer böyle bir ek bina yapmayı düşünmediklerini söylüyor.

Ani Ören Yeri_Ebu'l Manuçehr Camisi
Fotoğraf İsmail Saymaz/Halk Tv

Ebu’l Manuçehr uçurumdan kayıp gidecek

Ani’de 2012 yılından 2019’a kadar kazı çalışmasını yöneten ve ören yerinin UNESCO Dünya İnsanlık Mirası listesine girmesini sağlayan Pamukkale Üniversitesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Fahriye Bayram ile Ebu’l Manuçehr Camisi’nin ibadete açılmasını konuştuk.

Camiye cam ve demir kapı yapılmış, minaresine hoparlör çekilmiş, içine ahsap döşeme konup halı serilmiş.

İnanmıyorum!

Böyle bir çalışma mümkün mü?

Mümkün değil. Kazı başkanlığım döneminde orasının ibadete açılmaması için çok uğraştım. Orası fazla ziyaretçi alabilecek durumda değil. Temelde boşluklar var, taşlar boşalmış. Çatı örtüsü uygun değil. Biliyorsunuz, bu dönemin bu ibadet yerlerini halka açmak gibi tutkuları var.

Sizin döneminizde böyle bir talep geldi mi?

O zamandan beri söyleniyordu, “Ziyarete açacağız” diye. Neden açılmaması gerektiği konusunda raporlar hazırlamıştık.

Ne gerekçe gösterildi?

“Bu, Anadolu’nun ilk Türk camisi. O yüzden ibadete açmak istiyoruz.”

Ziyaret için mi uygun değil, ibadet için mi?

İkisi için de. İbadetin zaten hiç olamayacağını söylemiştik. O zaman ertelediler. Anladığım kadarıyla araştırma yapılmadan uygulamaya geçmişler.

İmam atanması bekleniyor.

Hedefleri bu zaten.

Arkeolojik alan etkilenir mi?

Temel boşlukları düzgün şekilde onarılmadan, alttan su alma problemi çözümlenmeden… Müze haline çevirmek için kemerlerinin içi doldurulmuş, o ayrıca bir yük veriyor yapıya; onların kaldırılması, örtü sisteminin onarılması gerekiyor. Ciddi onarımdan sonra olabilirdi. Şu koşullarda ibadete açılması uygun değil.

Sonucu ne olur?

Temeldeki boşluk giderek büyüyecek. Yapı uçurum kenarında. Oradan kayıp gidecek.

Binaya elektrik çekilmiş. Bunun etkisi olur mu?

Kabloda elektrik kaçağı olsa… Olmayacak şeyler değil. Sürekli yağış alan yer. Yapı için yazık olmuş. Başka bir şey diyemiyorum.

Arkeolojik alanda ibadet yeri gördünüz mü?

Hayır, görmedim. Küçük bir mescit olabilir. Ama bu şekilde problemli yapının ibadete açıldığını görmedim. Kaldı ki köyde koskocaman cami var.

Ebu’l Menuçehr’in ve Ani’nin önemi nedir?

Anadolu’daki ilk Türk camisi. Minaresi Anadolu’nun sayılı minarelerinden. Sekizgen minareler Orta Asya geleneğidir, Karahanlılardan geçen.

Ani’nin kendisi bir kültür mozaiği. Ermeni başkenti olmuş olmasının ötesinde o kadar çok kültürün izleri var ki. Sonra Bizans’ın eline geçiyor, sonra Gürcülerin, Selçukluların, Moğolların ve Zakaritlerin. Ticaret kenti olduğu için İpek Yolu üzerinde. Dönemin metropolü. Bütün bu kalıntıları görmek mümkün. Bu açıdan özel bir kent, Ani. Çok üzgünüm hakikaten.

Banner
Benzer Yazılar

300 yıllık kutsal deniz kızı mumyasının gizemi çözüldü

20 Şubat 2023

20 Şubat 2023

Mumyalanmış bir deniz kızı yüzyıllardır Japonların kutsalları arasında yer alıyor. Kendisine tapıyorlar çünkü deniz kızının iyileştirici güçlere sahip olduğuna inanıyorlar....

Mezopotamya’nın Uruk antik kenti yakınlarında 4000 yıllık tekne ortaya çıkarıldı

9 Nisan 2022

9 Nisan 2022

Devlet Eski Eserler Kurulu Irak Alman Misyonu ve Alman Arkeoloji Enstitüsü Şark Dairesi’nden bir arkeolog ekibi, Uruk antik kenti yakınlarında...

Amerika’da 1200 yıl suya direnen ahşap kano ele geçti

6 Kasım 2021

6 Kasım 2021

Ahşap maddesinin su içerisinde ne kadar bir süre sağlam kalabileceği üzerinde tahmin yürütsek herhalde en fazla 3 yıl 5 yıl...

Antik Asur kenti Nimrud’da tanrıça İştar’ı tasvir eden türünün ilk örneği taş stel ortaya çıkarıldı

27 Haziran 2023

27 Haziran 2023

Pennsylvania Üniversitesi ve Iraklı arkeologlardan oluşan kazı ekibi Asur kenti Nimrud’da tanrıça İştar’ı tasvir eden türünün ilk örneği büyük bir...

Şanlıurfa’da Dünya Neolitik Kongresi düzenlenecek

22 Haziran 2022

22 Haziran 2022

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa’da Dünya Neolitik Kongresi düzenleneceğini söyledi. Afyonkarahisar’da Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün...

Homo bodoensis, modern insanın atası olabilir mi?

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Modern insanın atasını bulma üzerine çalışmalar aralıksız sürüyor. En son çalışma günümüzden yarım milyon yıl önce yaşamış Homo bodoensis üzerine...

İlk Çağ kenti Daskyleion kazılarında 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi bulundu

10 Ağustos 2022

10 Ağustos 2022

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan İlk Çağ kenti Daskyleion arkeolojik kazılarında 10 metre uzunluğunda 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi...

En eski Budist tapınaklarından biri ortaya çıkarıldı

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

Budizm’in kurucusu Siddhartha Gautama’nın ölümünden birkaç yüzyıl sonra inşa edildiği düşünülen en eski Budist tapınaklarından birisi Pakistan’da ortaya çıkarıldı. MÖ...

Stonehenge taşları güneş takviminin yaprakları olabilir

2 Mart 2022

2 Mart 2022

Dünya üzerinde gizemi hala tam olarak çözülememiş yapılar bulunuyor. Bunlardan birisi, İngiltere’deki Stonehenge taşlarıdır. Yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan bu...

Kapadokya’daki bir mezar odasında 2 bin 200 yıllık parmak izleri bulundu

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Güzel atlar diyarı olarak bilinen Kapadokya’da, bir mezar odasında yapılan kazıda 2 bin 200 yıllık parmak izlerine rastlandı. M.Ö. 200...

Hititlerden Selçukluya Ev Sahipliği Yapan Beyşehir Müze İstiyor

3 Şubat 2021

3 Şubat 2021

Tarihi M.Ö. 7 bine dayanan Hitit, Selçuklu, Bizans ve Osmanlıya ev sahipliği yapmış birçok tarihi kültürel mekana sahip Konya’nın ilçesi...

Kuzey Kutup Dairesi yakınlarında 6.500 yıllık bir Taş Devri mezarlığı olduğuna inanılan gizemli bir tarih öncesi alan keşfedildi

4 Aralık 2023

4 Aralık 2023

Arkeologlar, Kuzey Kutup Dairesi’nin sadece 50 mil (80 kilometre) güneyinde 6.500 yıllık bir Taş Devri mezarlığı olduğuna inanılan gizemli bir...

Mezarlıkta keşfedilen 600 yıllık Papalık boğası

10 Mayıs 2023

10 Mayıs 2023

Papalığın güç, otorite ve iktidarını göstermek için kullandığı Papalık Boğası mührü bir Orta Çağ mezarlığında ele geçti. Keşfedilen Papalık Boğası,...

Demir Çağı dönemi at figürü Hasankeyf Kalesi kazılarında ortaya çıkarıldı

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Batman’ın Hasankeyf ilçesinde yürütülen Hasankeyf Kalesi kazı çalışmalarında MÖ 600 yıllarına tarihlendirilen at...

Haleplibahçe Mozaik Müzesi, Amazon kraliçelerinin tasvir edildiği mozaiklere ev sahipliği yapıyor

25 Mayıs 2022

25 Mayıs 2022

Şanlıurfa Müzesi’ne komşu Haleplibahçe Mozaik Müzesi dünyanın en değerli mozaiklerinden Savaşçı Amazon Kraliçelerinin tasvir edildiği mozaiklere ev sahipliği yapıyor. Şanlıurfa...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]