17 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ani Ören Yeri’nde Bulunan Harabe Ebu’l Manuçehr Camisi İbadete Açılıyor

Türkiye’de skandal restorasyon çalışmalarına sıklıkla tanık olduk. Aslını korumayı bırakalım bu restorasyon çalışmaları ile nevi şahsına münhasır yeni eserler üretildiğini gördük. Gülelim mi? Ağlayalım mı? garip durumlar…

Ama bugün Halk TV’den İsmail Saymaz’ın kaleme aldığı haber bu garip durumların zirve yaptığını gösterdi. “Ani Ören Yeri’ndeki harabe cami ibadete açılıyor” başlıklı haberi “yok daha neler” “olmaz bu kadar da” dedirten cinsten…

Ülkemizin UNESCO Dünya İnsanlık Mirası listesinde yer alan eşsiz kültür varlıklarından Kars’ta ki Ani Ören Yeri’nde yer alan Ebu’l Manuçehr Camisi’nin ibadete açılması değil haberi ilginç kılan. Haberin ilginçliği, Arpaçay nehrine bakan uçurumda her an göçme tehlikesi altında bulunan caminin ibadete açılması için yapılan çalışmalarında yatıyor.

Anadolu’da Selçukluların fetihlerinden sonra 1072’de Ebu’l Manuçehr Bey tarafında yaptırıldığı bilinen ilk Türk Camisi Ebu’l Manuçehr Camisi yarısı büyük ölçüde göçük olduğu halde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Serhat Kalkınma Ajansı arasında imzalanan protokol doğrultusunda cami, Kars Müftülüğü’ne devredildi.

Ebu'l Manuçehr Camisi
Fotoğraf İsmail Saymaz/Halk Tv

İsmail Saymaz haberinde şu bilgileri aktarıyor.

Zemine döşeme, minareye hoparlör

Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulu’nun Kars Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün onayı doğrultusunda altı-yedi ay önce iç restorasyonu yapılan, yarısı göçmüş vaziyetteki caminin girişine cam kapı takıldı. Pencerelerine camlar yerleştirildi.

Zemine 25 santimetre kalınlığında ahşap döşeme yerleştirildi.

Döşemenin üzerine yeşil halı serildi.

Ayakkabılık konuldu.

Minareye demir kapı, hoparlör ve lambalar takıldı.

Elektrik panosu yerleştirildi. Panodan minareye kablo çekilip elektrik verildi.

İlk ezan 3 Ağustos günü okundu.

Şimdilik namaz kılınmıyor.

Çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı’nın protokolü onaylaması, imam ataması bekleniyor.

Ani Ören Yeri'nde bulunan Ebu'l Manuçehr Camisi
Ebu’l Manuçehr Camisi, uçurumun hemen kenarında göçtü göçecek vaziyette Fotoğraf İsmail Saymaz/Halk Tv

Vali Türker: Ziyaretçiler ihtiyacı belirtmiş

Ebu’l Manuçehr Camisi, Ayasofya ve Kariye gibi, sonradan müzeye çevrilmiş bir yapı değil. Camide yüzyıllardır ibadet edilmiyor. Hangi ihtiyaç üzerine ibadete açıldığı anlaşılmıyor.

Kars Valisi Tuncer Türker Öksüz, şöyle diyor:

“Oraya gelen ziyaretçiler cami ihtiyacı olduğunu belirtiyordu. Hem gezenler kullanır, hem bölgedeki insanlar ve görevliler… Asıl amaç, Anadolu’daki ilk Türk camisini ihya etmek.”

Turistin Ani’ye namaz kılmak için geleceğini veya ören yerini ziyaret ederken camiye ihtiyaç duydukları gerekçesini inandırıcı bulmuyorum.

Ani’nin bitişiğindeki Ocaklı Köyü’nün camisi var.

Görevliler de bu köyün insanları…

İsteyen köy camisinde namaz kılabilir.

Kaldı ki mevcut yapıda abdest almak için şadırvan ve bir tuvalet bulunmuyor. Yetkililer böyle bir ek bina yapmayı düşünmediklerini söylüyor.

Ani Ören Yeri_Ebu'l Manuçehr Camisi
Fotoğraf İsmail Saymaz/Halk Tv

Ebu’l Manuçehr uçurumdan kayıp gidecek

Ani’de 2012 yılından 2019’a kadar kazı çalışmasını yöneten ve ören yerinin UNESCO Dünya İnsanlık Mirası listesine girmesini sağlayan Pamukkale Üniversitesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Fahriye Bayram ile Ebu’l Manuçehr Camisi’nin ibadete açılmasını konuştuk.

Camiye cam ve demir kapı yapılmış, minaresine hoparlör çekilmiş, içine ahsap döşeme konup halı serilmiş.

İnanmıyorum!

Böyle bir çalışma mümkün mü?

Mümkün değil. Kazı başkanlığım döneminde orasının ibadete açılmaması için çok uğraştım. Orası fazla ziyaretçi alabilecek durumda değil. Temelde boşluklar var, taşlar boşalmış. Çatı örtüsü uygun değil. Biliyorsunuz, bu dönemin bu ibadet yerlerini halka açmak gibi tutkuları var.

Sizin döneminizde böyle bir talep geldi mi?

O zamandan beri söyleniyordu, “Ziyarete açacağız” diye. Neden açılmaması gerektiği konusunda raporlar hazırlamıştık.

Ne gerekçe gösterildi?

“Bu, Anadolu’nun ilk Türk camisi. O yüzden ibadete açmak istiyoruz.”

Ziyaret için mi uygun değil, ibadet için mi?

İkisi için de. İbadetin zaten hiç olamayacağını söylemiştik. O zaman ertelediler. Anladığım kadarıyla araştırma yapılmadan uygulamaya geçmişler.

İmam atanması bekleniyor.

Hedefleri bu zaten.

Arkeolojik alan etkilenir mi?

Temel boşlukları düzgün şekilde onarılmadan, alttan su alma problemi çözümlenmeden… Müze haline çevirmek için kemerlerinin içi doldurulmuş, o ayrıca bir yük veriyor yapıya; onların kaldırılması, örtü sisteminin onarılması gerekiyor. Ciddi onarımdan sonra olabilirdi. Şu koşullarda ibadete açılması uygun değil.

Sonucu ne olur?

Temeldeki boşluk giderek büyüyecek. Yapı uçurum kenarında. Oradan kayıp gidecek.

Binaya elektrik çekilmiş. Bunun etkisi olur mu?

Kabloda elektrik kaçağı olsa… Olmayacak şeyler değil. Sürekli yağış alan yer. Yapı için yazık olmuş. Başka bir şey diyemiyorum.

Arkeolojik alanda ibadet yeri gördünüz mü?

Hayır, görmedim. Küçük bir mescit olabilir. Ama bu şekilde problemli yapının ibadete açıldığını görmedim. Kaldı ki köyde koskocaman cami var.

Ebu’l Menuçehr’in ve Ani’nin önemi nedir?

Anadolu’daki ilk Türk camisi. Minaresi Anadolu’nun sayılı minarelerinden. Sekizgen minareler Orta Asya geleneğidir, Karahanlılardan geçen.

Ani’nin kendisi bir kültür mozaiği. Ermeni başkenti olmuş olmasının ötesinde o kadar çok kültürün izleri var ki. Sonra Bizans’ın eline geçiyor, sonra Gürcülerin, Selçukluların, Moğolların ve Zakaritlerin. Ticaret kenti olduğu için İpek Yolu üzerinde. Dönemin metropolü. Bütün bu kalıntıları görmek mümkün. Bu açıdan özel bir kent, Ani. Çok üzgünüm hakikaten.

Banner
Benzer Yazılar

Alinda Antik Kenti’nde 7000 yıllık mağara resimleri keşfedildi

18 Aralık 2021

18 Aralık 2021

Aydın’ın Karpuzlu ilçesinde yer alan Alinda Antik Kenti’nin çevresinde yürütülen yüzey araştırmasında bir mağarada 7000 yıllık mağara resimleri keşfedildi. Alinda...

Kastabala Antik Kenti’nin tiyatrosu 2024 yılına kadar tamamen ortaya çıkarılacak

16 Aralık 2022

16 Aralık 2022

Osmaniye’nin 12 km kuzeybatısına düşen Kastabala Antik Kenti’nin tiyatro alanında devam eden kazı çalışmalarının 2024 yılına kadar tamamen bitirilmesi planlanıyor....

Talas Dağları’nda 600’e Yakın Petroglif ve İki Yeni Soğdca Yazıt Ortaya Çıktı

2 Aralık 2025

2 Aralık 2025

Orta Asya’nın dağlık vadilerinde, Türk–Soğd kültürlerinin iç içe geçtiği karmaşık bir Orta Çağ toplumu yeniden şekilleniyor. Kırgızistan’ın batı Talas Dağları’nın...

7 bin 500 yıllık ardıç ağacı gövdesi en eski Ana Tanrıça Aşera olabilir

17 Mayıs 2022

17 Mayıs 2022

Kızıldeniz kıyı şehri Eilat’ta 7 bin 500 yıl önce oluşturulan mezar alanında yapılan çalışmalarda bir gömünün içinde ardıç ağacı gövdesine...

Araştırmacılar, ilk Neandertal ailesine ulaşmayı başardı.

19 Ekim 2022

19 Ekim 2022

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü‘nden araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, Sibirya’daki uzak bir Neandertal topluluğundan on üç bireyin genomunu...

İskoçya’da 170 milyon yıllık pterosaur fosili bulundu

23 Şubat 2022

23 Şubat 2022

Bilim insanları, tarih öncesi kanatlı sürüngenlerin dünyanın en iyi korunmuş iskeleti olarak tanımlanan 170 milyon yıllık bir pterosaur fosilinin İskoçya’daki...

Rutland’daki Ünlü Roma Mozaiğinde Truva Savaşı’nın “Kayıp” Bir Anlatısı Ortaya Çıktı

11 Aralık 2025

11 Aralık 2025

İngiltere’nin Rutland bölgesinde 2020 yılında keşfedilen ve o günden bu yana ülkenin en önemli Roma buluntularından biri olarak kabul edilen...

Antik Likya kenti Phaselis’in plaj projeleri iptal edildi

6 Nisan 2024

6 Nisan 2024

Mahkeme, Antalya’nın güneyindeki antik Likya kenti Phaselis’in Bostanlık ve Alacasu koylarında geçen yıl şubat ayında ihalesi yapılan halk plajı projelerinin...

Arkeologlar Ostia Antica’da Yahudi Ritüel Hamamı Mikveh Keşfetti

15 Mart 2025

15 Mart 2025

Roma İmparatorluğu’nun kalbinde yer alan Ostia Antica’da yapılan son arkeolojik kazılar, bu önemli liman kentinde antik Yahudi toplumunun varlığına dair...

Fransa’nın kuzeybatısındaki Normandiya’da bir Demir Çağı Nekropolü keşfedildi

11 Mayıs 2022

11 Mayıs 2022

Fransa’nın kuzeybatısındaki Normandiya’daki Blainville-sur-Orne’de kazılan Demir Çağı tarım yerleşimi, neredeyse 300 yıldır (M. Ö. 540’tan 250’ye kadar) kullanımda olan geniş bir Demir...

Orta Çağ Avrupası savaş atları şaşırtıcı büyüklüğe sahipti

12 Ocak 2022

12 Ocak 2022

Orta Çağ Avrupası krallıklarının savaşlarda kullandığı atların heybetli görünüşe sahip olduğu düşünülür. Güçlü yapılı atlar uzun boylu ve yerden oldukça...

1800 yıllık kurşun tabutun içinde mücevherlerle süslenmiş Romalı kız

9 Nisan 2023

9 Nisan 2023

Scopus Dağı arkeolojik kazılarında kurşun bir tabut bulundu. Tabut açıldığında mücevherleri ile birlikte gömülmüş bir Romalı kız görüldü. Romalı kız,...

Glencoe Katliamı’nda öldürülen ‘İskoç klan şefine ait’ şöminede madeni para istifi bulundu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

17. yüzyılda meydana gelen Glencoe katliamında öldürülen bir İskoç klan şefine ait olduğuna inanılan madeni paralar, Glasgow Üniversitesi arkeoloji öğrencisi...

İsveç’te bir Orta Çağ mezarında 4 metreden uzun kılıç bulundu

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

İsveç’in batı kıyısındaki liman kenti Halmstad’daki Lilla Torg’da yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında alışılmadık ve heyecan verici bir keşif yapıldı. 6...

Kayseri’de Roma dönemine ait bir villanın kazısında 600 metrekarelik mozaik alan ortaya çıkarıldı

12 Kasım 2023

12 Kasım 2023

Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Roma dönemine ait bir villanın devam eden kazısında 600 metrekarelik taban mozaiği ortaya çıkarıldı. Roma villasının...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]