17 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Ani Ören Yeri’nde Bulunan Harabe Ebu’l Manuçehr Camisi İbadete Açılıyor

Türkiye’de skandal restorasyon çalışmalarına sıklıkla tanık olduk. Aslını korumayı bırakalım bu restorasyon çalışmaları ile nevi şahsına münhasır yeni eserler üretildiğini gördük. Gülelim mi? Ağlayalım mı? garip durumlar…

Ama bugün Halk TV’den İsmail Saymaz’ın kaleme aldığı haber bu garip durumların zirve yaptığını gösterdi. “Ani Ören Yeri’ndeki harabe cami ibadete açılıyor” başlıklı haberi “yok daha neler” “olmaz bu kadar da” dedirten cinsten…

Ülkemizin UNESCO Dünya İnsanlık Mirası listesinde yer alan eşsiz kültür varlıklarından Kars’ta ki Ani Ören Yeri’nde yer alan Ebu’l Manuçehr Camisi’nin ibadete açılması değil haberi ilginç kılan. Haberin ilginçliği, Arpaçay nehrine bakan uçurumda her an göçme tehlikesi altında bulunan caminin ibadete açılması için yapılan çalışmalarında yatıyor.

Anadolu’da Selçukluların fetihlerinden sonra 1072’de Ebu’l Manuçehr Bey tarafında yaptırıldığı bilinen ilk Türk Camisi Ebu’l Manuçehr Camisi yarısı büyük ölçüde göçük olduğu halde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Serhat Kalkınma Ajansı arasında imzalanan protokol doğrultusunda cami, Kars Müftülüğü’ne devredildi.

Ebu'l Manuçehr Camisi
Fotoğraf İsmail Saymaz/Halk Tv

İsmail Saymaz haberinde şu bilgileri aktarıyor.

Zemine döşeme, minareye hoparlör

Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulu’nun Kars Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün onayı doğrultusunda altı-yedi ay önce iç restorasyonu yapılan, yarısı göçmüş vaziyetteki caminin girişine cam kapı takıldı. Pencerelerine camlar yerleştirildi.

Zemine 25 santimetre kalınlığında ahşap döşeme yerleştirildi.

Döşemenin üzerine yeşil halı serildi.

Ayakkabılık konuldu.

Minareye demir kapı, hoparlör ve lambalar takıldı.

Elektrik panosu yerleştirildi. Panodan minareye kablo çekilip elektrik verildi.

İlk ezan 3 Ağustos günü okundu.

Şimdilik namaz kılınmıyor.

Çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı’nın protokolü onaylaması, imam ataması bekleniyor.

Ani Ören Yeri'nde bulunan Ebu'l Manuçehr Camisi
Ebu’l Manuçehr Camisi, uçurumun hemen kenarında göçtü göçecek vaziyette Fotoğraf İsmail Saymaz/Halk Tv

Vali Türker: Ziyaretçiler ihtiyacı belirtmiş

Ebu’l Manuçehr Camisi, Ayasofya ve Kariye gibi, sonradan müzeye çevrilmiş bir yapı değil. Camide yüzyıllardır ibadet edilmiyor. Hangi ihtiyaç üzerine ibadete açıldığı anlaşılmıyor.

Kars Valisi Tuncer Türker Öksüz, şöyle diyor:

“Oraya gelen ziyaretçiler cami ihtiyacı olduğunu belirtiyordu. Hem gezenler kullanır, hem bölgedeki insanlar ve görevliler… Asıl amaç, Anadolu’daki ilk Türk camisini ihya etmek.”

Turistin Ani’ye namaz kılmak için geleceğini veya ören yerini ziyaret ederken camiye ihtiyaç duydukları gerekçesini inandırıcı bulmuyorum.

Ani’nin bitişiğindeki Ocaklı Köyü’nün camisi var.

Görevliler de bu köyün insanları…

İsteyen köy camisinde namaz kılabilir.

Kaldı ki mevcut yapıda abdest almak için şadırvan ve bir tuvalet bulunmuyor. Yetkililer böyle bir ek bina yapmayı düşünmediklerini söylüyor.

Ani Ören Yeri_Ebu'l Manuçehr Camisi
Fotoğraf İsmail Saymaz/Halk Tv

Ebu’l Manuçehr uçurumdan kayıp gidecek

Ani’de 2012 yılından 2019’a kadar kazı çalışmasını yöneten ve ören yerinin UNESCO Dünya İnsanlık Mirası listesine girmesini sağlayan Pamukkale Üniversitesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Fahriye Bayram ile Ebu’l Manuçehr Camisi’nin ibadete açılmasını konuştuk.

Camiye cam ve demir kapı yapılmış, minaresine hoparlör çekilmiş, içine ahsap döşeme konup halı serilmiş.

İnanmıyorum!

Böyle bir çalışma mümkün mü?

Mümkün değil. Kazı başkanlığım döneminde orasının ibadete açılmaması için çok uğraştım. Orası fazla ziyaretçi alabilecek durumda değil. Temelde boşluklar var, taşlar boşalmış. Çatı örtüsü uygun değil. Biliyorsunuz, bu dönemin bu ibadet yerlerini halka açmak gibi tutkuları var.

Sizin döneminizde böyle bir talep geldi mi?

O zamandan beri söyleniyordu, “Ziyarete açacağız” diye. Neden açılmaması gerektiği konusunda raporlar hazırlamıştık.

Ne gerekçe gösterildi?

“Bu, Anadolu’nun ilk Türk camisi. O yüzden ibadete açmak istiyoruz.”

Ziyaret için mi uygun değil, ibadet için mi?

İkisi için de. İbadetin zaten hiç olamayacağını söylemiştik. O zaman ertelediler. Anladığım kadarıyla araştırma yapılmadan uygulamaya geçmişler.

İmam atanması bekleniyor.

Hedefleri bu zaten.

Arkeolojik alan etkilenir mi?

Temel boşlukları düzgün şekilde onarılmadan, alttan su alma problemi çözümlenmeden… Müze haline çevirmek için kemerlerinin içi doldurulmuş, o ayrıca bir yük veriyor yapıya; onların kaldırılması, örtü sisteminin onarılması gerekiyor. Ciddi onarımdan sonra olabilirdi. Şu koşullarda ibadete açılması uygun değil.

Sonucu ne olur?

Temeldeki boşluk giderek büyüyecek. Yapı uçurum kenarında. Oradan kayıp gidecek.

Binaya elektrik çekilmiş. Bunun etkisi olur mu?

Kabloda elektrik kaçağı olsa… Olmayacak şeyler değil. Sürekli yağış alan yer. Yapı için yazık olmuş. Başka bir şey diyemiyorum.

Arkeolojik alanda ibadet yeri gördünüz mü?

Hayır, görmedim. Küçük bir mescit olabilir. Ama bu şekilde problemli yapının ibadete açıldığını görmedim. Kaldı ki köyde koskocaman cami var.

Ebu’l Menuçehr’in ve Ani’nin önemi nedir?

Anadolu’daki ilk Türk camisi. Minaresi Anadolu’nun sayılı minarelerinden. Sekizgen minareler Orta Asya geleneğidir, Karahanlılardan geçen.

Ani’nin kendisi bir kültür mozaiği. Ermeni başkenti olmuş olmasının ötesinde o kadar çok kültürün izleri var ki. Sonra Bizans’ın eline geçiyor, sonra Gürcülerin, Selçukluların, Moğolların ve Zakaritlerin. Ticaret kenti olduğu için İpek Yolu üzerinde. Dönemin metropolü. Bütün bu kalıntıları görmek mümkün. Bu açıdan özel bir kent, Ani. Çok üzgünüm hakikaten.

Banner
Related Articles

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç...

Gizli Taş Çemberlerin Sırları Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

17 Kasım 2020

17 Kasım 2020

İskoçya’da St Andrews Üniversitesi’ndeki araştırmacıların ünlü Calanais çemberine yakın bölgede gömülü olan taşlar hakkında daha fazla bilgi ortaya çıkarmalarına olanak...

Karacahisar Kalesi’nde Orhan Bey’in kendi adına bastırdığı sikke bulundu

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçen Osman Bey’in ilk fethettiği Bizans Kalesi olan Karacahisar’da oğlu Orhan Bey’in kendine adına...

İtalyan Versay eski ihtişamına geri dönüyor

19 Mayıs 2023

19 Mayıs 2023

Napoli yakınlarında uzun süredir ihmal edilmiş olan İtalyan Kraliyet Sarayı Caserta, kısmen Avrupa Birliği’nin kurtarma fonu tarafından finanse edilen geniş...

Paris Tren İstasyonu’nun yakınında kayıp antik nekropolde 2.000 yıllık mezarlar bulundu

24 Nisan 2023

24 Nisan 2023

Arkeologlar, Paris’in merkezindeki bir tren istasyonunun sadece birkaç metre uzaklıktaki antik nekropolde 50 mezar keşfettiler ve bu mezarlar, günümüz Paris’inin...

Brezilya’da 16 yeni antik kaya sanatı alanı tespit edildi

10 Mart 2024

10 Mart 2024

Brezilya’nın Tocantins’in Jalapão bölgesinde çalışan arkeologlar, 2.000 yıllık 16 yeni antik kaya sanatı alanı tespit etti. Bu alanlarda insan ve...

3 bin 300 yıllık Hitit Barajı Dünya Sulama Yapıları Mirası Listesi’ne eklendi

25 Kasım 2024

25 Kasım 2024

Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititler tarafından inşa edilen ve dünyanın en eski sulama sistemlerinden biri olarak kabul edilen Gölpınar Hitit Barajı,...

Knossos Sarayı’nın görkemli taht odasının Avrupa’nın en eski taht odası olduğu düşünülüyor

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Bir Tunç Çağı kültürü olan Minos uygarlığı, MÖ 2700 ile MÖ 1450 yılları arasında Girit adasında gelişti. Bu uygarlığın dikkat...

Almanya’nın Unutulmuş Roma Köşesi: Delbrück-Bentfeld Kazılarında Şaşırtıcı Keşifler

9 Nisan 2025

9 Nisan 2025

Kuzeybatı Almanya’nın sakin kırsalında, Delbrück-Bentfeld bölgesinde yapılan arkeolojik kazılar, Roma İmparatorluğu’nun sınırlarının ötesinde, beklenmedik bir Roma varlığını ortaya çıkardı. Bu...

Zernaki Tepe’de Altı Yeni Aramice Yazıt Bulundu: Doğu Anadolu’da Unutulmuş Part Sınırı Gün Yüzüne Çıkıyor

16 Ekim 2025

16 Ekim 2025

Doğu Anadolu’nun taşları bir kez daha konuştu. Van’ın Erciş ilçesindeki Zernaki Tepe kazılarında, altı yeni Aramice yazıt ortaya çıkarıldı. Yaklaşık...

1800 yıllık Sasani kil mühründe İran şehrinin adı okundu

10 Nisan 2024

10 Nisan 2024

Pehlevi yazısıyla yazılmış Sasani döneminden kalma 1800 yıllık bir kil mühür üzerinde İran şehri “Şiraz” adı okundu. Sasani İmparatorluğu’nun (MS...

6 Milyon TL Değerinde ki Akkoyunlu Türban Miğferi Satışa Çıkarılıyor

25 Ekim 2020

25 Ekim 2020

15. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilen gümüş işlemeli Akkoyunlu türban miğferi, tahmini 520.000-780.000 Usd (yaklaşık 6 milyon TL) satışa çıkarılıyor. Kudüs...

Antik Dacia sfenksindeki ‘gizemli’ yazıt deşifre edildi

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

19. yüzyılın başlarında keşfedilen bronz Dacia sfenks heykelinin üzerindeki yazıtın gizemi tam bir asır geçtikten sonra çözüldü. Üçüncü yüzyıla tarihlenen...

Antik Çağ’da Kadının Gücünü Gösteren Buluntular

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Tarihi yazanlar çoğu zaman erkekler olduğu için olmalıdır ki kadınları geri planda bırakmış hatta bahsetmekten bile özenle imtina etmişlerdir. Günümüzde...

Azerbaycan Dağlarında 2.200 Yıllık Atropatene Yerleşimi Bulundu

15 Temmuz 2026

15 Temmuz 2026

Azerbaycan’ın güneyindeki dağlık bölgede yaklaşık 2.200 yıl öncesine tarihlenen büyük bir Atropatene yerleşimi keşfedildi. Alanda büyük yapılar, odalar, savunma amaçlı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]