17 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu

Konya’nın Karatay ilçesinde bulunan Savatra Antik Kenti kazı sahasında Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu.

Anadolu’da 1071 Malazgirt Muhaberesi öncesi Türk izlerinin varlığını gösteren yazıtta Grek alfabesiyle ‘Türkoğlu’ yazdığı görülüyor.

Milattan sonra 10-11’inci yüzyıla ait yazıt ile ilgili olarak Savatra Antik Kenti kazı başkanı Doç. Dr. İlker Işık, “Türkopol, Türkçe karşılığı olarak Türkoğlu demek. Anadolu’da bu şekilde bulunan ilk yazıt niteliğinde. Önemi açısından da şöyle söyleyebiliriz. 1071 öncesi İslam sancağının Türkler tarafından buraya getirilmeden önceki evresinde Hristiyanlaşmış Türklerin burada varlığını gösteren bir delil bu” dedi.

Anadolu'da ilk kez Türk ibaresinin geçtiği yazıt bulundu

İlker Işık, DHA muhabirine şunları söyledi. “Türk adının geçtiği yazıt, Savatra Antik Kenti’ne ait bir kaleden getirilmiş. Bu kale, Bizans dönemine kadar kullanılagelmiş. Mimari parçasına baktığımız zaman Bizans dönemi templon payesi. Dini yapılar içesinde bulanan bir mimari unsur bu. Dönemsel açıdan baktığımızda milattan sonra 10’uncu 11’inci yüzyıllara denk geldiğini düşünüyoruz. Hem de içerik olarak baktığımız zaman İslam öncesi Türklere ait olan bir yazı olarak da karşımıza çıkıyor. İslam öncesi Hristiyanlaşmış olan Türklerin, burada varlığını ortaya koyan bir emare bu. Dönemsel olarak baktığımızda da Bizans dönemi diyebiliriz.”

Savatra Antik Kenti kazı başkanı Doç. Dr. İlker Işık
Savatra Antik Kenti kazı başkanı Doç. Dr. İlker Işık

Keşfedilen eserin şimdiye kadar Anadolu’da bulunan ilk Türk yazıtı olduğunu ifade eden Doç. Dr. İlker Işık, “Türkopol yazısının bulunması bizim için çok önemli. Türkopol, Türkçe karşılığı olarak Türkoğlu demek. Anadolu’da bu şekilde bulunan ilk yazıt niteliğinde. Önemi açısından da şöyle söyleyebiliriz; 1071 öncesi İslam sancağının Türkler tarafından buraya getirilmeden önceki evresinde Hristiyanlaşmış Türklerin burada varlığını gösteren bir delil bu. Bizans orduları içerisinde lejyon birlikleri içerisinde yer alan Türk askerlerinin burada varlığını kanıtlayan önemli bir gösterge, bu açıdan hem Türk isminin yer alması, hem de onların bu dönemde burada konuşlandığını, Savatra Antik Kenti ve çevresinde varlığının tespit edilmesi bizim açımızdan çok önemli” diye konuştu.

Runik alfabesi ile yazılmış dua ve şifa yazıtları da bulundu

Yazıtın bulunduğu bölgede araştırmalarını yoğunlaştırdıklarını ve 2 farklı yazıtla daha karşılaştıklarını anlatan Doç. Dr. İlker Işık, “Türkopol yazısını bulduktan sonra tabii ki bizim için çalışmalar derinleştirildi.

Bölgede Türklere ait başka bir bulguyla karşılaşabilir miyiz, diye çalışmalarımızı bu alanda yoğunlaştırdık ve 2 adet runik alfabesiyle yazılmış yazıtla karşılaştık. Bu yazıların dua metni şeklinde olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda Cengiz Saltaoğlu’ndan destek aldık. Onun yapmış olduğu transkripsiyona göre hastalığın iyileştirilmesi konusunda bir şifa metni olduğunu düşünmekteyiz. Bu çalışmaların ilerletilebilmesi için öncelikle epigrafik anlamda çalışmaların geliştirilmesi lazım. Türkoloji anlamında, bu alanda gelişmiş olan bilim insanlarının yer alması bizim için çok önemli. Akademik zemin altında bunların çevirisinin, epigrafik çalışmalarının yapılmış olması, bunların dönemsel anlamda niteliklerinin ve dönemlerinin tespit edilmiş olması açısından Türkoloji uzmanlarının arttırılması bizim açımızdan çok iyi olur” dedi.

Savatra Antik Kenti

Savatra Antik Kenti

“Burası askeri bir garnizon bölgesi. Bozdağ Milli Parkı, Altınekin ilçesinden Karatay sınırlarına kadar devam eden kuzey-güney doğrultulu bir saha. Biz burada 6 yıl boyunca bir yüzey araştırması yürüttük. Bu çalışmalar sırasında bizim için en önemli göstergelerden birisi buranın bir askeri garnizon hattının olması. Konya’nın doğu sınırını içeren ve bir tampon vazifesi gören bu bölge hem asayişi sağlamak hem de geçen ticaret kafilelerinin buradaki güvenliğini sağlamak için yer alan birçok yerleşim alanıyla dolu. Bundan dolayı da farklı kültürlerin bir araya geldiği bir yer demek mümkün. Stratejik anlamda önemli yolların yer alması, askeri karargahların bulunması açısından da tabii ki burası önemli bir saha.”

Anadolu'da ilk kez Türk ibaresinin geçtiği yazıt bulundu
Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar Amerika’nın en eski kerpiç mimarisini keşfetti

8 Aralık 2021

8 Aralık 2021

Peru’nun kuzey kıyısında, araştırmacılar, El Nino’nun neden olduğu sellerin oluşturduğu doğal kil tortularından oyulmuş antik kerpiç tuğlalarla inşa edilmiş, Amerika’daki...

Romen Yetkililer Çalınmış “Benzersiz” Viking Kaskını Buldular

21 Şubat 2021

21 Şubat 2021

Romen polisi, 10 yıl önce kaybolan Romanya’da benzersiz ve Avrupa’nın geri kalanında ise nadir bulunan “Viking kökenli” bir ortaçağ başlığını...

Çin’in ilk imparatorunun mozolesinin yakınında bulunan nadir bir koyun arabası ve eski savaş arabaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Çin’in kuzeybatısındaki Xi’an’da, Qin Hanedanlığı döneminde (MÖ 221-MÖ 206) Çin’in ilk İmparatoru olan Qinshihuang’ın türbesinin yakınında nadir bir “altı koyun”...

Danimarka’da türünün tek örneği 1000 yıllık altın küpe bulundu

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Danimarka’daki bir metal dedektörü, İskandinavya’da daha önce hiç görülmemiş, 11. yüzyıldan kalma, türünün tek örneği bir altın mücevher parçasını ortaya...

Mayın temizleme dalgıçları MÖ 3. yüzyıldan kalma gemi enkazı keşfettiler

25 Haziran 2023

25 Haziran 2023

Hırvat ve İtalyan deniz mayın temizleme dalgıçları arasındaki işbirliğine dayalı eğitim tatbikatlarının bir sonucu olarak, doğu Adriyatik deniz tabanındaki en...

İran’ın batısındaki Anahita Tapınağı Restore Ediliyor

12 Haziran 2021

12 Haziran 2021

İran’ın batısındaki Kangavar şehrinde bulunan antik Anahita tapınağının restorasyon projesine başlandı. Anahita Tapınağı, Kermanşah ili, Kangavar Şehri’nin ortasında, Hamedan’dan Kirmanşah’a giden...

İran’ın Kaldar Mağarasında İnsan Göçündeki ‘Kayıp Halka’nın Bir Parçası Bulunmuş Olabilir

4 Nisan 2021

4 Nisan 2021

Kaldar mağarası, İran’daki Orta ve Üst Paleolitik Çağ’dan geçişe kanıt sağlayan önemli bir arkeolojik sit alanıdır. Mağara, 1.290 metre yükseklikte, Lorestan...

Bulgaristan’da 1500 Yıllık Roma Yerleşimi Gün Yüzüne Çıktı

21 Mart 2025

21 Mart 2025

Bulgaristan’ın Pazarcık bölgesindeki Borimeçkovo köyü yakınlarında, doğalgaz boru hattı projesi öncesi yapılan arkeolojik kazılarda, Geç Roma dönemine ait ve yangınla...

Myra Antik Kenti Tanrıçası Artemis’e 2000 Yıl Sonra İlk Bakış

12 Nisan 2021

12 Nisan 2021

Akdeniz bölgesinin en önemli antik kentlerinden olan Myra antik kenti kazı çalışmaları 2020 yılında da tüm hızıyla devam etti. Kazı...

Şeytan’ın İkonografisi

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Bu yazımızda Şeytan’ın ikonografisi ile şeytan kimliğinin sanatta nasıl yavaş yavaş şekillendiğini Sanat tarihini esas alarak kısaca irdelemeye çalıştık. Şeytanın...

6. Yüzyıl İklim Krizinin Roma İmparatorluğu’nun Çöküşündeki Rolü Yeniden İncelendi

13 Nisan 2025

13 Nisan 2025

Uluslararası bir araştırma ekibi, 6. yüzyılda yaşanan ve Roma İmparatorluğu’nun çöküşüne katkıda bulunmuş olabilecek “Geç Antik Küçük Buz Çağı” olarak...

Büyük Piramit, düşündüğümüzden çok daha eski olabilir mi? Yeni erozyon araştırması tartışmayı yeniden alevlendirdi

29 Ocak 2026

29 Ocak 2026

Arkeolojinin en köklü tartışmalarından biri yeniden alevlendi. Gize’deki Büyük Piramit gerçekten bildiğimiz kadar “genç” mi, yoksa insanlık tarihinin çok daha...

Japonya’da Doğu Asya’nın en eski Dako kılıcı keşfedildi

28 Ocak 2023

28 Ocak 2023

Japonya’nın Nara bölgesinde bulunan Tomio Maruyama mezar höyüğünde Doğu Asya’nın en eski Dako kılıcı keşfedildi. Dako kılıcının bulunduğu mezar MÖ...

Daskyleion antik kentinde Pers-Yunan savaşlarını anlatan taş kabartmalar bulundu

16 Ağustos 2021

16 Ağustos 2021

Balıkesir’in Bandırma ilçesindeki Dascylium antik kentinde, M. Ö. 5. yüzyılda Yunanlılar ve Persler arasındaki bir savaşı tasvir eden bir kabartma...

Arkeoloji, Eski Afrika Toplumlarının Salgınları Nasıl Yönettiğini Gösteriyor

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

İnsan ırkı belirli dönemlerde büyük salgınlar yaşamıştır. Bunlardan en yıkıcı olanlardan biri şüphesiz Kara Veba (1347-1351), diğeri ise İspanyol Gribi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]