13 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’da 16 Bin Yıllık Köpek İzleri: Pınarbaşı Bulguları Evcilleştirmenin Tarihini Geriye Çekti

Antik DNA analizleri Anadolu’da köpeklerin sanılandan çok daha erken ortaya çıktığını gösterdi. Türkiye’deki Pınarbaşı yerleşiminde incelenen kalıntılar köpeklerin yaklaşık 16 bin yıl önce insanlarla birlikte yaşamaya başladığını ortaya koyuyor. Bu bulgular köpek evcilleştirmenin zaman çizelgesini önemli ölçüde geriye çekiyor.

Çalışma Oxford Üniversitesi liderliğinde 17 uluslararası kurumun katkısıyla yürütüldü. Sonuçlar Nature dergisinde yayımlandı.

Anadolu’da başlayan hikâye

Köpeklerin ne zaman ve nasıl evcilleştiği uzun süredir tartışmalıydı. Özellikle erken dönemlerde kurtlarla köpekleri ayırt etmek zordu. Kemik yapıları büyük ölçüde benzerdi.

Bu kez tablo daha net.

Pınarbaşı’ndan elde edilen ve yaklaşık 15 bin 800 yıl öncesine tarihlenen kalıntılar üzerinde yapılan tam genom analizleri bu hayvanların artık kurt değil köpek popülasyonuna ait bireyler olduğunu açık biçimde ortaya koydu.

Bu bulgu köpeklere dair doğrudan genetik kanıtı yaklaşık 5 bin yıl daha geriye çekiyor. Aynı zamanda Anadolu’yu insan ile köpek arasındaki ilişkinin en erken sahnelerinden biri haline getiriyor.

Tarımdan önce kurulan bağ

Keşfin en dikkat çekici yönlerinden biri zamanlaması.

Bu köpekler tarımın ve yerleşik yaşamın henüz ortaya çıkmadığı bir dönemde yaşıyordu. İnsan toplulukları avcı-toplayıcıydı. Buzul Çağı’nın sert koşullarında hareket halindeydi.

Buna rağmen köpekler o dönemde bile ayrı bir tür olarak ortaya çıkmıştı.

Genetik veriler bu erken köpeklerin yaklaşık 18 bin 500 ile 14 bin yıl önce Batı Avrasya’ya yayılan bir popülasyonun parçası olduğunu gösteriyor.

İngiltere’deki Gough’s Cave’de bulunan yaklaşık 14 bin 300 yıllık köpek çene kemiği. © The Trustees of the Natural History Museum, London

Geniş bir coğrafyaya yayılan iz

Anadolu’daki bulgular Avrupa’daki verilerle birlikte değerlendirildiğinde daha anlamlı hale geliyor.

İngiltere’deki Gough’s Cave ve Güneydoğu Avrupa’daki bazı alanlardan elde edilen kalıntılarla yapılan karşılaştırmalar bu erken köpeklerin birbirine yakın genetik özellikler taşıdığını ortaya koydu.

Aralarında binlerce kilometre bulunmasına rağmen bu benzerlik dikkat çekici.

Bu durum köpeklerin ortaya çıktıktan sonra hızla yayıldığını ve farklı insan topluluklarıyla birlikte hareket ettiğini düşündürüyor. Epigravettian ve Magdalenian gibi farklı kültürel gruplarla ilişkilendirilmeleri bu yayılımın geniş bir alana yayıldığını gösteriyor.

Sadece av arkadaşı değil

Pınarbaşı bulguları insan ile köpek arasındaki ilişkinin yalnızca avcılıkla sınırlı olmadığını da gösteriyor.

İzotop analizleri insanların köpeklere balık verdiğini ortaya koyuyor. Bu durum bilinçli bir besleme ve bakım ihtimalini güçlendiriyor.

Bazı kalıntıların kasıtlı olarak gömülmüş olması bu hayvanların topluluk içinde daha özel bir yere sahip olabileceğine işaret ediyor.

Benzer bulgular Avrupa’daki diğer alanlarda da görülüyor. Bu da köpeklerin Buzul Çağı toplumlarında sosyal anlam taşıyan varlıklar olabileceğini düşündürüyor.

Anadolu’nun yeniden tanımlanan rolü

Tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde Anadolu’nun bu hikâyedeki yeri daha net hale geliyor.

Bölge artık yalnızca geç dönem yerleşimlerin değil insan ile köpek arasındaki ilk bağın kurulduğu coğrafyalardan biri olarak öne çıkıyor.

Kurt ile insan arasındaki mesafenin kapanmasıyla başlayan bu süreç zamanla iki türün kaderini değiştirdi.

Banner
Benzer Yazılar

Brezilya’da 16 yeni antik kaya sanatı alanı tespit edildi

10 Mart 2024

10 Mart 2024

Brezilya’nın Tocantins’in Jalapão bölgesinde çalışan arkeologlar, 2.000 yıllık 16 yeni antik kaya sanatı alanı tespit etti. Bu alanlarda insan ve...

Depremde Anadolu’nun ilk camilerinden biri olan Habib-i Neccar Camisi yıkıldı

11 Şubat 2023

11 Şubat 2023

Anadolu’da inşa edilen ilk camilerden biri olan Antakya Habib-i Neccar Camisi, Kahramanmaraş merkezli yaşanan iki depremin ardından yıkıldı. 14 asırlık...

Defineciler Van’da 2 bin 700 Yıllık Urartu Tapınağı Buldular

18 Haziran 2022

18 Haziran 2022

Van’ın 28 kilometre kuzeybatısında yer alan Alaköy’deki Garibin Tepe’de defineciler, 2 bin 700 yıllık Urartu tapınağı ortaya çıkardılar. İlk görüntüleri...

Urartu Kralı Argişti’nin bronz kalkanı bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı

30 Ocak 2023

30 Ocak 2023

Urartu Kralı Argişti’ye ait bronz kalkanın üzerinde yer alan yazıt bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı. Rezan Has Müzesi tarafından...

Ani Arkeolojik Alanı mobil uygulama ile ücretsiz gezilebiliyor

20 Haziran 2023

20 Haziran 2023

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Ani Arkeolojik Alanı mobil uygulama ile gezilebiliyor. Türkiye’de bir kültürel miras alanı için hazırlanan...

Puduhepa’nın memleketi Lawazantiya’nın yeri Tatarlı Höyük ile aydınlanacak

8 Kasım 2021

8 Kasım 2021

Hitit İmparatorluğu’nun güçlü krallarından III. Hattusili’nin karısı Puduhepa’nın doğup büyüdüğü yer olan Lawazantiya’nın yerinin belirlenmesini sağlayacak bulgulara Tatarlı Höyük kazıları...

İran’da dokuz çocuğa ait 3.000 yıllık iskeletler keşfedildi

30 Nisan 2023

30 Nisan 2023

Tahran Üniversitesi’nden arkeologlar, İran’ın orta batısındaki Qazvin eyaletinin Segzabad bölgesinde bulunan eski bir mezarlıkta yaptığı kazılarda 3.000 yıl öncesine ait...

Saqqara’da Bilinmeyen Bir Mısır Kraliçesinin Mezarı Keşfedildi “Kraliçe Neit”

18 Ocak 2021

18 Ocak 2021

Giza Piramitinin yakınlarında Saqqara nekropolünde çalışan Mısırlı arkeologlar, 4300 yıl önce Mısır’ı yöneten altıncı hanedanlığın ilk firavunu olan Kral Teti’nin...

Yeni araştırma; Levant’ta tarım, 12.800 yıl önce yaşanan göktaşı felaketi ile başladı

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Tarih öncesi Dünya üzerinde yaşam göktaşların kaderine bağlıydı. Milyonlarca yıl önce devasa bir göktaşının yeryüzüne düşmesi ile dinozor nesli ortadan...

Nadir Bulunan Kemik Alet Eski Avustralya Hakkında Bilgi Veriyor

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Australian Archaeology dergisinde yayınlanan yeni bir makaleye göre, Güney Avustralya’daki Ngarrindjeri ülkesinde ortaya çıkarılan bir kemik ucunun analizi, First Nations Avustralyalıların davranış ve...

Antik Mısır mühürlü hayvan adak kutuları

21 Nisan 2023

21 Nisan 2023

Antik Mısır’da, hayvanlar genellikle tapınaklarda ve evlerde beslendi. Bazı hayvanlar tanrı ve tanrıçaların sembolü olarak kabul edildi. Bu nedenle, özellikle...

Gökçeseki kazıları Philadelphia Antik Kenti hakkında bilgilerimizi artıracak

14 Mayıs 2022

14 Mayıs 2022

Anadolu Roma ve Bizans tarihinin önemli taşlarından birisi olan Gökçeseki Örenyeri’nde (Philadelphia Antik Kenti) ara verilen kazılara geçen yıl tekrar...

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısında 2400 yıllık eserler bulundu

29 Mart 2024

29 Mart 2024

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısı Kerpe Koyu’nda gerçekleştirildi. MÖ 4. yüzyıldan MS 12. yüzyıla kadar uzanan onlarca tarihi eser gün...

İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçaları, bölgeye kehribarın 5.000 yıl önce geldiğini gösteriyor

19 Ekim 2023

19 Ekim 2023

Granada ve Cambridge Üniversiteleri’nden ve Katalonya Hükümeti’nden bir grup bilim insanı, İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçalarını tespit...

Bilim insanları, tarih öncesi ve tarihi bireylerin akrabalarını altıncı dereceye kadar tanımlamalarını sağlayan yeni bir araç geliştirdiler

24 Aralık 2023

24 Aralık 2023

Yeni bir genetik analiz yöntemi, tarih öncesi ve tarihi bireylerin aile ilişkilerini altıncı dereceye kadar belirlemeyi mümkün kılmaktadır. Şimdiye kadar...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]