4 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu Topraklarında Yaşamış Gizemli Halk Luviler Kimdir?

Tarihin her dönemine ait bir yaşam barındıran Anadolu topraklarında Luviler adlı gizemli bir halk yaşamıştır. Gizemli halk nitelemesini koyuyoruz çünkü; bugüne kadar Luviler ile ilgili yeterli doygun bir bilgi sağlanamadı. Bu yetersizlik yakın zamana kadar sosyal medya başta olmak üzere bazı mecralarda Luviler ezoterik kimliğe büründürülmüştür. Luvilerin, Işık İnsanları oldukları, Aleviliğin kökenlerinin Luvilerden geldiği (araştırılması gereken bir alan)  hatta hatta uzaylı yakıştırması bile yapılmıştır.

Başlığımıza koyduğumuz gibi Anadolu halklarından olan Luviler, gerçekten gizemli bir halk mıydı?

Anadolu’da emperyal, ilk merkezi devlet kurma başarısını göstermiş Hititler (Hatti Ülkesi İnsanları) gibi Luviler’de hala Anadolu topraklarına nereden nasıl geldikleri çözüme kavuşturulmuş değildir.

M.Ö. 2000 yılında kendilerinden sıkça söz ettiren Luviler, dil olarak Hint-Avrupa dil ailesine bağlı olduğu kesinlik kazanmıştır. Bu tarihlerde Hint- Avrupa dil ailesine bağlı olan diğer halklardan Hititler, güçlü bir devlet ve döneminin en büyük gücü olma özelliğini taşıyarak, Palalar, sessiz sedasız, Luviler ise, kültürel izler bırakarak tarih sahnesinden çekilmişlerdir.

Anadolu halklarından Hint-Avrupalı Luvilerin yaşadığı bölge

Nereden geldikleri kesin olarak bilinmeyen, bir anda günümüze kadar ulaşan derin izler bırakarak kaybolan Luvilerin ortaya çıkışları hakkında bazı bilim insanlarının teorilerine kısaca göz atalım.

J. G. McQuenn ve James Mellaart, Luvilerin, Hititler ve Palalar gibi Anadolu’ya, Balkanlar ya da Kafkasya üzerinden geldiklerini düşünen bilim insanlarıdır. Türk arkeologlarından Ekrem Akurgal,  Hint-Avrupa topluluklarının McQuenn ve Mellaart gibi Kafkasya’dan geldiklerini düşünmekle beraber, bu gelişin hızla ve birden oluşan istila bir göç dalgası olmadığı, yavaş yavaş bir nevi sızma yöntemi ile olduğu fikrini ortaya koymuştur.

Prof. Dr. Robert Drews’e göre ise, bu savunulan göçler ya da istilalarla ilgili herhangi bir arkeolojik bulgu, Hitit, Pala ve Luvi kültürlerinde bir mitolojik kayıt olmaması bu düşünceyi eksik tutmaktadır.

Luvilerin, Anadolu’ya dışarıdan geldikleri teorisine “Karadeniz’in kuzey steplerinden” yaklaşımı ile katkı da bulunan diğer bilim insanları İngiliz Gordon Childe ve Litvanyalı Prof. Marija Gimbutas’dır. Bazı farklılıklar olsa da Gimbutas’a , J. P. Mallory, D. Antony, B.J. Darden, E. J.  Barber destek vermişlerdir.

Hint-Avrupa dili konuşan halkların Anadolu’da hep var olduklarını başka yerden gelme durumlarının olmadığını savunan İngiliz Colin Renfrew, avcı toplayıcı kültürden sonra neolitik devrim ile başlayan tarım toplum yaşamı ile Hint-Avrupa dillerinin ortaya çıktığını ve buradan dünyaya yayıldığını ifade etmiştir.

Luvilerin nereden ve nasıl geldikleri hala gizemini korumaktadır.

Bir Luvilerin geliş teorisi de Gürcü bilim insanı Tamaz V. Gamkrelidze tarafından oluşturuldu. Gamkrelidze, Hint-Avrupa dillerinin Güney Kafkasya ve Kuzey Doğu Anadolu’dan yayıldığını söylemektedir. Bunun yanında, İtalyan bilginler, Lıigi Luca Cavalli-Sforza ve Alberto Piazza, gerek Gamkrelidze gerekse de Renfrew’i desteklemişlerdir. İtalyanlar, neolitik çağda yaşayan bu halklar M.Ö. 7000’li yıllarda Anadolu’dan ayrılarak Karadeniz’in kuzeyine Rus steplerine yerleşmişler ve dağılım buradan devam etmişlerdir demektedirler.

Amerikalı genetik bilimci Spencer Wells, Hint-Avrupa topluluklarının soyunun belirlediği kabul edilen Y-kramozonlarındaki M17 ögesinin yayılımını inceleyerek, bu halkların Rusya steplerinden Avrupa içlerine doğru aktıklarının izlendiğini açıklamıştır.

Çoğunlukla, Anadolu merkezli ortaya çıkış ya da Güney Kafkasya üzeri göç dalgası ile Hint-Avrupa halklarının gelişi konuşulurken H. C. Melchert ve Gerd Steiner, konuya başka bir bakış açısı getirmişlerdir. Hint-Avrupa halklarının Anadolu topraklarından çıkmadıklarını ya da Kafkasya ile Kuzey Karadeniz bölgelerinden gelmediklerini belirten Melchert ve Steiner, Hititler, Luviler ve Palaların, Balkanlardan  Boğazları (İstanbul, Çanakkale) M. Ö. 4. binyılın sonunda geçerek Kuzeybatı Anadolu’ya oradan da iç ve orta Anadolu’ya yerleştiklerine işaret etmişlerdir.

Üzerlerinde birçok geliş teorilerinin olduğu Hint-Avrupa topluluklarından biri olan Luvilerin, tam olarak nereden geldikleri kesinleşmediği görülmektedir. Hala geliş ya da ortaya çıkışları hakkında genel geçer bir bilgiye sahip olamadığımız bir Luvi halkı için yazımızın başında belirttiğimiz ezoterik kimliğin yakıştırılması garip kalmaktadır. Hatta, Alevi kültürünün temelinin bilimsel herhangi bir veriye dayandırılmadan Luvilere eşitlenmesi ayrıca bir soru işaretini koydurmaktadır bizlere… Luvi sözcüğünün önüne A harfi getirilip; A-Luwi (Alevi) gördünüz mü?  Gibi bir çıkarım kabul edilemez.

Kendileri hakkında çok az bilgi sahibi olduğumuz Luviler, bundan dolayı gizemini koruyan bir halk olarak durmaktadır. Lakin, her geçen gün arkeolojik alanda gelişen yöntem ve bulgular Luviler üzerinde oluşan bu gizem perdesini hafif hafif kaldıracak ve kendilerini daha net tanıyabileceğiz.

Yazımızda Sefa Taşkın’ın Luviya Batı Anadolu ve Ege’nin İ.Ö. 2. binyıl Tarihi’ne Yeni Bir Bakış adlı kitabından bilgiler kullanılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

İnsanlığın Doğduğu Topraklarda Bulunan Yerleşim İzleri Üzerine Notlar

29 Mart 2021

29 Mart 2021

İnsanlığın doğduğu toprakların Afrika olduğu artık kesin bir bilgi olarak kayıtlara geçmiştir. Afrika’dan iklim değişikliği nedeniyle (ya da merak duygusuyla)...

Perre Antik Kenti’nde 1000 Yıllık Mezar Bulundu!

1 Temmuz 2021

1 Temmuz 2021

Kommagene Kralığı’nın en önemli kentlerinden birisi olan Perre Antik Kenti’nde kazı çalışmaları devam ediyor. Kazı çalışmalarını inceleyen Adıyaman Müze Müdürü...

17.500 Yıl Önce Çizilmiş Gerçek Boyutlu Kanguru Resmi

22 Şubat 2021

22 Şubat 2021

Avustralya Melbourne Üniversitesi’nden uzmanlar, Batı Avustralya’nın Kimberly Bölgesi’ndeki bir mağarada 17.000 yıldan daha eski bir kangurunun gerçek boyutlu çizimini buldular....

Apollon Tapınağı’nın bulunduğu Kız Ada kazıları devam ediyor

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan Gölyazı’daki 5 bin kişilik olduğu düşünülen antik tiyatro ve Apollon Tapınağı’nın yer aldığı Kız Ada...

Bilinen en eski Bask dili ile yazılmış metin keşfedildi

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

İspanya’da arkeologlar, ülkenin kuzeyindeki Navarre bölgesi Irulegi arkeolojik alanında, “bilinen en eski Bask dili metni” içerdiğine inandıkları bir buluntu keşfettiler....

Blaundos kazılarında 4 bin yıllık silindir mühür bulundu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

Anadolu’da ticari hayatın gelişmesi ve çeşitlenmesinde önemli rol oynayan Asurlu tüccarların kullandıkları düşünülen mühürlerden bir örneğine Blaundos kazılarında karşılaşıldı. Asurlu...

Eskişehir’de Roma Dönemi Eserler Ele Geçirildi

23 Haziran 2021

23 Haziran 2021

Eskişehir İl Jandarma Komutanlığ ekipleri tarihi eser kaçakçılarına yönelik operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda Roma Dönemi eserler ele geçirildi. DHA’nın verdiği...

Yeni Araştırma Sonucu;11.000 Yıllık LSU Kampüs Höyükleri, Kuzey Amerika’da Bilinen En Eski İnsan Yapımı Yapılardır

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Amerikan Bilim Dergisi’nde yayınlanan yeni araştırmada, Louisiana Eyalet Üniversitesi (LSU) kampüsündeki altı metrelik (20 fit) yüksekliğindeki iki höyük, Kuzey Amerika’da...

İsveç’te bir Orta Çağ mezarında 4 metreden uzun kılıç bulundu

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

İsveç’in batı kıyısındaki liman kenti Halmstad’daki Lilla Torg’da yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında alışılmadık ve heyecan verici bir keşif yapıldı. 6...

Kuzey Kore’de Goryeo Dönemi’ne Ait Nadir Bir Amitābha Buda Heykeli Keşfedildi

7 Nisan 2025

7 Nisan 2025

Kuzey Kore’nin devlet haber ajansı KCNA’nın duyurusuna göre, Güney Phyongan Eyaleti’nin Yakjon-ri bölgesindeki tarihi alanlarda yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında, Goryeo...

Eski Mısır’ın Mona Lisa’sı Soyu Tükenmiş Bir Kaz Olabilir

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

“Medium kazları” olarak bilinen yaklaşık 4600 yıllık eserin detaylı incelenmesi sonucunda resimdeki kazların muhtemelen nesli tükenmiş olan bir kaz türüne...

Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için hizmet protokolü imzalandı

6 Aralık 2023

6 Aralık 2023

Tarihi İpek yolu üzerinde yer alan Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için destek protokolü imzalandı. İmzalar, Kültür Varlıkları ve Müzeler...

İngiltere’de boyalı köpek penisi kemiği bulundu

9 Ocak 2025

9 Ocak 2025

İngiltere’nin Surrey kentindeki bir Roma taş ocağında arkeologlar, Roma-Britanya döneminden bugüne kadar bulunmuş en sıra dışı insan ve hayvan kalıntılarından...

Aigai Antik Kenti’nde Athena Tapınağı Çıkarılmaya Başlandı

12 Ekim 2021

12 Ekim 2021

Manisa il sınırları içerisinde yer alan Yuntdağı bölgesinde, Aiol halkı tarafından kurulan Aigai Antik Kenti kazılarında Athena Tapınağı çıkarılmaya başlandı....

Runik Yazıtlı Hz. İsa’nın Sözleri Olan Tahta Parçası Bulundu

30 Aralık 2021

30 Aralık 2021

Norveç’te arkeologlar Oslo’da Medieval Park’ta runik yazıtlı üzerinde Hz.İsa’nın sözleri olarak bilinen tahta parçası buldu. Buluntu yerinde ayrıca yine runik...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]