22 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu Topraklarında Yaşamış Gizemli Halk Luviler Kimdir?

Tarihin her dönemine ait bir yaşam barındıran Anadolu topraklarında Luviler adlı gizemli bir halk yaşamıştır. Gizemli halk nitelemesini koyuyoruz çünkü; bugüne kadar Luviler ile ilgili yeterli doygun bir bilgi sağlanamadı. Bu yetersizlik yakın zamana kadar sosyal medya başta olmak üzere bazı mecralarda Luviler ezoterik kimliğe büründürülmüştür. Luvilerin, Işık İnsanları oldukları, Aleviliğin kökenlerinin Luvilerden geldiği (araştırılması gereken bir alan)  hatta hatta uzaylı yakıştırması bile yapılmıştır.

Başlığımıza koyduğumuz gibi Anadolu halklarından olan Luviler, gerçekten gizemli bir halk mıydı?

Anadolu’da emperyal, ilk merkezi devlet kurma başarısını göstermiş Hititler (Hatti Ülkesi İnsanları) gibi Luviler’de hala Anadolu topraklarına nereden nasıl geldikleri çözüme kavuşturulmuş değildir.

M.Ö. 2000 yılında kendilerinden sıkça söz ettiren Luviler, dil olarak Hint-Avrupa dil ailesine bağlı olduğu kesinlik kazanmıştır. Bu tarihlerde Hint- Avrupa dil ailesine bağlı olan diğer halklardan Hititler, güçlü bir devlet ve döneminin en büyük gücü olma özelliğini taşıyarak, Palalar, sessiz sedasız, Luviler ise, kültürel izler bırakarak tarih sahnesinden çekilmişlerdir.

Anadolu halklarından Hint-Avrupalı Luvilerin yaşadığı bölge

Nereden geldikleri kesin olarak bilinmeyen, bir anda günümüze kadar ulaşan derin izler bırakarak kaybolan Luvilerin ortaya çıkışları hakkında bazı bilim insanlarının teorilerine kısaca göz atalım.

J. G. McQuenn ve James Mellaart, Luvilerin, Hititler ve Palalar gibi Anadolu’ya, Balkanlar ya da Kafkasya üzerinden geldiklerini düşünen bilim insanlarıdır. Türk arkeologlarından Ekrem Akurgal,  Hint-Avrupa topluluklarının McQuenn ve Mellaart gibi Kafkasya’dan geldiklerini düşünmekle beraber, bu gelişin hızla ve birden oluşan istila bir göç dalgası olmadığı, yavaş yavaş bir nevi sızma yöntemi ile olduğu fikrini ortaya koymuştur.

Prof. Dr. Robert Drews’e göre ise, bu savunulan göçler ya da istilalarla ilgili herhangi bir arkeolojik bulgu, Hitit, Pala ve Luvi kültürlerinde bir mitolojik kayıt olmaması bu düşünceyi eksik tutmaktadır.

Luvilerin, Anadolu’ya dışarıdan geldikleri teorisine “Karadeniz’in kuzey steplerinden” yaklaşımı ile katkı da bulunan diğer bilim insanları İngiliz Gordon Childe ve Litvanyalı Prof. Marija Gimbutas’dır. Bazı farklılıklar olsa da Gimbutas’a , J. P. Mallory, D. Antony, B.J. Darden, E. J.  Barber destek vermişlerdir.

Hint-Avrupa dili konuşan halkların Anadolu’da hep var olduklarını başka yerden gelme durumlarının olmadığını savunan İngiliz Colin Renfrew, avcı toplayıcı kültürden sonra neolitik devrim ile başlayan tarım toplum yaşamı ile Hint-Avrupa dillerinin ortaya çıktığını ve buradan dünyaya yayıldığını ifade etmiştir.

Luvilerin nereden ve nasıl geldikleri hala gizemini korumaktadır.

Bir Luvilerin geliş teorisi de Gürcü bilim insanı Tamaz V. Gamkrelidze tarafından oluşturuldu. Gamkrelidze, Hint-Avrupa dillerinin Güney Kafkasya ve Kuzey Doğu Anadolu’dan yayıldığını söylemektedir. Bunun yanında, İtalyan bilginler, Lıigi Luca Cavalli-Sforza ve Alberto Piazza, gerek Gamkrelidze gerekse de Renfrew’i desteklemişlerdir. İtalyanlar, neolitik çağda yaşayan bu halklar M.Ö. 7000’li yıllarda Anadolu’dan ayrılarak Karadeniz’in kuzeyine Rus steplerine yerleşmişler ve dağılım buradan devam etmişlerdir demektedirler.

Amerikalı genetik bilimci Spencer Wells, Hint-Avrupa topluluklarının soyunun belirlediği kabul edilen Y-kramozonlarındaki M17 ögesinin yayılımını inceleyerek, bu halkların Rusya steplerinden Avrupa içlerine doğru aktıklarının izlendiğini açıklamıştır.

Çoğunlukla, Anadolu merkezli ortaya çıkış ya da Güney Kafkasya üzeri göç dalgası ile Hint-Avrupa halklarının gelişi konuşulurken H. C. Melchert ve Gerd Steiner, konuya başka bir bakış açısı getirmişlerdir. Hint-Avrupa halklarının Anadolu topraklarından çıkmadıklarını ya da Kafkasya ile Kuzey Karadeniz bölgelerinden gelmediklerini belirten Melchert ve Steiner, Hititler, Luviler ve Palaların, Balkanlardan  Boğazları (İstanbul, Çanakkale) M. Ö. 4. binyılın sonunda geçerek Kuzeybatı Anadolu’ya oradan da iç ve orta Anadolu’ya yerleştiklerine işaret etmişlerdir.

Üzerlerinde birçok geliş teorilerinin olduğu Hint-Avrupa topluluklarından biri olan Luvilerin, tam olarak nereden geldikleri kesinleşmediği görülmektedir. Hala geliş ya da ortaya çıkışları hakkında genel geçer bir bilgiye sahip olamadığımız bir Luvi halkı için yazımızın başında belirttiğimiz ezoterik kimliğin yakıştırılması garip kalmaktadır. Hatta, Alevi kültürünün temelinin bilimsel herhangi bir veriye dayandırılmadan Luvilere eşitlenmesi ayrıca bir soru işaretini koydurmaktadır bizlere… Luvi sözcüğünün önüne A harfi getirilip; A-Luwi (Alevi) gördünüz mü?  Gibi bir çıkarım kabul edilemez.

Kendileri hakkında çok az bilgi sahibi olduğumuz Luviler, bundan dolayı gizemini koruyan bir halk olarak durmaktadır. Lakin, her geçen gün arkeolojik alanda gelişen yöntem ve bulgular Luviler üzerinde oluşan bu gizem perdesini hafif hafif kaldıracak ve kendilerini daha net tanıyabileceğiz.

Yazımızda Sefa Taşkın’ın Luviya Batı Anadolu ve Ege’nin İ.Ö. 2. binyıl Tarihi’ne Yeni Bir Bakış adlı kitabından bilgiler kullanılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Kayalıpınar’da Hitit tarihini etkileyecek III. Hattuşili’ye ait bir mühür baskısı keşfedildi

14 Eylül 2023

14 Eylül 2023

Hititlerin Yukarı Ülke olarak kabul ettikleri Sivas ili sınırları içerisinde yer alan Kayalıpınar Harabeleri’nde yapılan kazılarda III. Hattuşili’ye ait bir...

Tüy kökenlerinin gizemi: Kabarık pterozorlar tartışmayı nasıl yeniden alevlendirdi?

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Tüy deyince ilk akla gelen hayvanlar kuşlardır. Bilinen en eski kuş olan Archæopteryx’in fosilleri yaklaşık 160 yıl önce ilk kez...

Hocalı Soykırım Müzesi Kuruluyor

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

İnsanlığın ortak tarihin de acı bir sahnedir Azerbaycan Hocalı‘da yaşanan soykırım… Ermeni silahlı güçlerin 26 Kasım gecesinde masum savunmasız sivillere...

Erzurum’da Taşbaba Heykeli Bulundu

3 Haziran 2021

3 Haziran 2021

Orta Asya’da Okunyev kültüründen itibaren başlayan ve Andronova kültür çağı boyunca tüm Avrasya kıtasına yayılan taşbaba heykeli Erzurum’da bulundu. Türk...

Yeni bir çalışma, Homo sapiens ile Neandertal insanının binlerce yıldır aynı bölgede bir arada yaşadığına dair kanıtlar sunuyor

11 Şubat 2024

11 Şubat 2024

Almanya’nın Ranis kentindeki bir arkeolojik alandan çıkarılan kemik parçalarının genetik analizi, modern insanların – Homo sapiens – yaklaşık 45.000 yıl...

Arkeologlar Düzce’de 1500 yıllık Bizans su havuzu ortaya çıkardı

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Düzce’nin Konuralp Mahallesi’ndeki antik tiyatroda yapılan arkeolojik kazılarda Bizans dönemine ait olduğu tespit edilen yaklaşık 1500 yıllık su havuzu bulundu....

Norveç’te radar tarafından keşfedilen yeni büyük Viking çağı tekne mezarı

12 Nisan 2022

12 Nisan 2022

Arkeologlar, yere nüfuz eden bir radar (GPR) araştırması sırasında Norveç’teki Øyesletta yakınlarında Viking Çağından kalma bir tekne mezarı buldular. Bu...

Roma’yı sarsan Teutoburg savaş alanında yok edilen 19. Lejyonu’nun metal imzası keşfedildi

6 Aralık 2022

6 Aralık 2022

Araştırmacılar, yeni bir kimyasal analiz yöntemi kullanarak, Almanya’nın Kalkriese kentindeki Teutoburg Ormanı Savaşı alanında elde edilen eserlerde Roma 19. Lejyonu’nun...

Knossos Sarayı’nın görkemli taht odasının Avrupa’nın en eski taht odası olduğu düşünülüyor

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Bir Tunç Çağı kültürü olan Minos uygarlığı, MÖ 2700 ile MÖ 1450 yılları arasında Girit adasında gelişti. Bu uygarlığın dikkat...

Baltık Denizi’nin Derinliklerinde Ortaya Çıkan Taş Devri Mimari Harikası: Avrupa’nın bilinen en büyük Taş Devri yapılarından biri olabilir

13 Şubat 2024

13 Şubat 2024

Baltık Denizi’nin derinliklerinde saklanan Taş Devri’nin mimari harikası, araştırmacılar tarafından keşfedildi. Almanya’nın Mecklenburg Körfezi’nde deniz yüzeyinin 21 metre (69 fit)...

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet

22 Nisan 2022

22 Nisan 2022

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet, tarihi eser kaçakçıların elinden kurtarılarak Afrodisias Müze Müdürlüğü’ne teslim edildi. Aydın’ın Karacasu ilçesinde...

Stonehenge Tüneli Alanında Bronz Çağı Mezarlar ve İşlikler Ortaya Çıkarıldı

4 Şubat 2021

4 Şubat 2021

İngiltere’de yaklaşık 5 bin yıllık olduğu tahmin edilen Stonehenge Anıtı geçtiğimiz günlerde altından geçmesi planlanan tünel ile gündeme gelmişti. Tünelin...

Japonya’nın gizemli monoliti Masuda’nın kaya gemisi

17 Nisan 2023

17 Nisan 2023

Japonya’nın Nara İli’nin Takaichi Bölgesi’nde yer alan Asuka köyü, gizemli taşlarıyla ünlüdür. Köyün antik kökenleri, Kofun Jidai (MS 3. yüzyıl...

Japonya Veliaht Prensi ve Prensesi, Türkiye’de Prens Mikasa ile ilişkili arkeolojik alanı ziyaret edecek

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Japonya Veliaht Prensi Akishino ve Veliaht Prenses Kiko, Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümü dolayısıyla Salı günü...

Kastabala Antik Kenti’nde 2500 yıllık masklar bulundu

7 Ocak 2022

7 Ocak 2022

Osmaniye’nin 12 km doğusunda yer alan Kastabala Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kazılarda 2500 yıllık masklar bulundu. Roma İmparatorluğu ve Roma döneminin...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]