7 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu Topraklarında Yaşamış Gizemli Halk Luviler Kimdir?

Tarihin her dönemine ait bir yaşam barındıran Anadolu topraklarında Luviler adlı gizemli bir halk yaşamıştır. Gizemli halk nitelemesini koyuyoruz çünkü; bugüne kadar Luviler ile ilgili yeterli doygun bir bilgi sağlanamadı. Bu yetersizlik yakın zamana kadar sosyal medya başta olmak üzere bazı mecralarda Luviler ezoterik kimliğe büründürülmüştür. Luvilerin, Işık İnsanları oldukları, Aleviliğin kökenlerinin Luvilerden geldiği (araştırılması gereken bir alan)  hatta hatta uzaylı yakıştırması bile yapılmıştır.

Başlığımıza koyduğumuz gibi Anadolu halklarından olan Luviler, gerçekten gizemli bir halk mıydı?

Anadolu’da emperyal, ilk merkezi devlet kurma başarısını göstermiş Hititler (Hatti Ülkesi İnsanları) gibi Luviler’de hala Anadolu topraklarına nereden nasıl geldikleri çözüme kavuşturulmuş değildir.

M.Ö. 2000 yılında kendilerinden sıkça söz ettiren Luviler, dil olarak Hint-Avrupa dil ailesine bağlı olduğu kesinlik kazanmıştır. Bu tarihlerde Hint- Avrupa dil ailesine bağlı olan diğer halklardan Hititler, güçlü bir devlet ve döneminin en büyük gücü olma özelliğini taşıyarak, Palalar, sessiz sedasız, Luviler ise, kültürel izler bırakarak tarih sahnesinden çekilmişlerdir.

Anadolu halklarından Hint-Avrupalı Luvilerin yaşadığı bölge

Nereden geldikleri kesin olarak bilinmeyen, bir anda günümüze kadar ulaşan derin izler bırakarak kaybolan Luvilerin ortaya çıkışları hakkında bazı bilim insanlarının teorilerine kısaca göz atalım.

J. G. McQuenn ve James Mellaart, Luvilerin, Hititler ve Palalar gibi Anadolu’ya, Balkanlar ya da Kafkasya üzerinden geldiklerini düşünen bilim insanlarıdır. Türk arkeologlarından Ekrem Akurgal,  Hint-Avrupa topluluklarının McQuenn ve Mellaart gibi Kafkasya’dan geldiklerini düşünmekle beraber, bu gelişin hızla ve birden oluşan istila bir göç dalgası olmadığı, yavaş yavaş bir nevi sızma yöntemi ile olduğu fikrini ortaya koymuştur.

Prof. Dr. Robert Drews’e göre ise, bu savunulan göçler ya da istilalarla ilgili herhangi bir arkeolojik bulgu, Hitit, Pala ve Luvi kültürlerinde bir mitolojik kayıt olmaması bu düşünceyi eksik tutmaktadır.

Luvilerin, Anadolu’ya dışarıdan geldikleri teorisine “Karadeniz’in kuzey steplerinden” yaklaşımı ile katkı da bulunan diğer bilim insanları İngiliz Gordon Childe ve Litvanyalı Prof. Marija Gimbutas’dır. Bazı farklılıklar olsa da Gimbutas’a , J. P. Mallory, D. Antony, B.J. Darden, E. J.  Barber destek vermişlerdir.

Hint-Avrupa dili konuşan halkların Anadolu’da hep var olduklarını başka yerden gelme durumlarının olmadığını savunan İngiliz Colin Renfrew, avcı toplayıcı kültürden sonra neolitik devrim ile başlayan tarım toplum yaşamı ile Hint-Avrupa dillerinin ortaya çıktığını ve buradan dünyaya yayıldığını ifade etmiştir.

Luvilerin nereden ve nasıl geldikleri hala gizemini korumaktadır.

Bir Luvilerin geliş teorisi de Gürcü bilim insanı Tamaz V. Gamkrelidze tarafından oluşturuldu. Gamkrelidze, Hint-Avrupa dillerinin Güney Kafkasya ve Kuzey Doğu Anadolu’dan yayıldığını söylemektedir. Bunun yanında, İtalyan bilginler, Lıigi Luca Cavalli-Sforza ve Alberto Piazza, gerek Gamkrelidze gerekse de Renfrew’i desteklemişlerdir. İtalyanlar, neolitik çağda yaşayan bu halklar M.Ö. 7000’li yıllarda Anadolu’dan ayrılarak Karadeniz’in kuzeyine Rus steplerine yerleşmişler ve dağılım buradan devam etmişlerdir demektedirler.

Amerikalı genetik bilimci Spencer Wells, Hint-Avrupa topluluklarının soyunun belirlediği kabul edilen Y-kramozonlarındaki M17 ögesinin yayılımını inceleyerek, bu halkların Rusya steplerinden Avrupa içlerine doğru aktıklarının izlendiğini açıklamıştır.

Çoğunlukla, Anadolu merkezli ortaya çıkış ya da Güney Kafkasya üzeri göç dalgası ile Hint-Avrupa halklarının gelişi konuşulurken H. C. Melchert ve Gerd Steiner, konuya başka bir bakış açısı getirmişlerdir. Hint-Avrupa halklarının Anadolu topraklarından çıkmadıklarını ya da Kafkasya ile Kuzey Karadeniz bölgelerinden gelmediklerini belirten Melchert ve Steiner, Hititler, Luviler ve Palaların, Balkanlardan  Boğazları (İstanbul, Çanakkale) M. Ö. 4. binyılın sonunda geçerek Kuzeybatı Anadolu’ya oradan da iç ve orta Anadolu’ya yerleştiklerine işaret etmişlerdir.

Üzerlerinde birçok geliş teorilerinin olduğu Hint-Avrupa topluluklarından biri olan Luvilerin, tam olarak nereden geldikleri kesinleşmediği görülmektedir. Hala geliş ya da ortaya çıkışları hakkında genel geçer bir bilgiye sahip olamadığımız bir Luvi halkı için yazımızın başında belirttiğimiz ezoterik kimliğin yakıştırılması garip kalmaktadır. Hatta, Alevi kültürünün temelinin bilimsel herhangi bir veriye dayandırılmadan Luvilere eşitlenmesi ayrıca bir soru işaretini koydurmaktadır bizlere… Luvi sözcüğünün önüne A harfi getirilip; A-Luwi (Alevi) gördünüz mü?  Gibi bir çıkarım kabul edilemez.

Kendileri hakkında çok az bilgi sahibi olduğumuz Luviler, bundan dolayı gizemini koruyan bir halk olarak durmaktadır. Lakin, her geçen gün arkeolojik alanda gelişen yöntem ve bulgular Luviler üzerinde oluşan bu gizem perdesini hafif hafif kaldıracak ve kendilerini daha net tanıyabileceğiz.

Yazımızda Sefa Taşkın’ın Luviya Batı Anadolu ve Ege’nin İ.Ö. 2. binyıl Tarihi’ne Yeni Bir Bakış adlı kitabından bilgiler kullanılmıştır.

Banner
Related Articles

Hattuşa Yerkapı tünelinde bulunan boyalı hiyeroglifler Hitit dünyasında yeni bir sayfa açıyor

30 Nisan 2024

30 Nisan 2024

Prof. Dr. Andreas Schachner, Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’daki Yerkapı tünelinde keşfedilen boyalı hiyerogliflerin Hitit dünyasında yeni bir sayfa açtığını söyledi....

Tehdit oluşturan 360 tonluk kaya sabitlendi. Sümela Manastırı ziyarete açılıyor.

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Sümela Manastırı, giriş kapısının üzerinde tehlike arz eden 360 tonluk kayanın sabitlenmesi ile yarın 1 Mayıs 2022 tarihinde yeniden ziyarete...

Arjantin’de Devasa Bir Dinazor Bulundu Ancak Fon Bulunamadığı İçin Çalışmalara Devam Edilemiyor

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Arjantin’in güney Patagonya bölgesinde 2012 yılında bulunan devasa bir titanozor sauropod kalıntıları, şimdiye kadar bulunan en büyük dinazorlardan biri olabilir....

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda ilk arkeolojik deney başladı

19 Ocak 2022

19 Ocak 2022

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda arkeologlar Flinders Üniversitesi’nden Doçent Doktor Alice Gorman ve California’daki Chapman Üniversitesi’nden Doçent Doktor Justin Walsh uzayda ilk...

Kraliyetler Arası İlk Resmi Boşanma Davası

18 Haziran 2021

18 Haziran 2021

Tunç Çağı döneminde yaşanan ve çivi yazılı tabletlere kaydedilen kraliyetler arası ilk resmi boşanma Ugarit kralı ve kraliçesi arasında yaşanmıştır....

Pompeii’de arkeologlar, Yunan mitolojik kardeşler Phrixus ve Helle’yi tasvir eden bir fresk ortaya çıkardılar

2 Mart 2024

2 Mart 2024

Antik Roma kenti Pompeii’deki Insula 6, Regio V’deki Leda Evi’nin bitişiğindeki bir evi kazan arkeologlar, Yunan mitolojik kardeşler Phrixus ve...

Müzelerde sergilenen eserler hint yağı ile korunabilir mi?

22 Nisan 2023

22 Nisan 2023

Müzelerde sergilenen eserler üzerinde birçok potansiyel tehlike bulunuyor. Toprağın altında yüzlerce binlerce koruna gelmiş eserler, ışık, nem, sıcaklık, hava kirliliği,...

Antik Roma Kolonisi Liternum’da Önemli Arkeolojik Keşifler: Gladyatör Mezarı ve İmparatorluk Dönemi Yapıları Gün Yüzüne Çıktı

22 Mart 2025

22 Mart 2025

İtalya’nın Campania bölgesindeki Giugliano’da bulunan antik Roma kolonisi Liternum’da yapılan son arkeolojik kazılar, koloninin zengin tarihine ışık tutan İmparatorluk dönemine...

Vakıflar Genel Müdürlüğü “Ayasofya Kebir Cami İmparator Kapısı, aşınma ve ufak bir dokunma ile tahrip olmuştur”

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ayasofya Cami İmparator Kapısı’nda oluşan tahribat haberleri üzerine bir açıklama yayınladı. Açıklamada, tahribatın “aşınma, olağan yıpranma ve...

İskoçya’da Bir Gölün Altında 5.000 Yıllık Ahşap Ada Platformu Keşfedildi

8 Mayıs 2026

8 Mayıs 2026

İskoçya’nın Outer Hebrides takımadalarında yer alan Loch Bhorgastail crannogu, taş yüzeyinin altında saklı 5.000 yıldan eski bir ahşap ada platformu...

Van’daki Kevenli Kalesi’nde 76 Çivi Yazılı Pithos Ortaya Çıkarıldı: Urartuların En Büyük Depo Merkezi

7 Eylül 2025

7 Eylül 2025

Van’ın İpekyolu ilçesindeki Kevenli Kalesi’nde yürütülen arkeolojik kazılarda, Urartu Krallığı dönemine ait 76 adet dev pithos (depo küpü) bulundu. Üzerlerinde...

Dünyanın en eski erotik grafitisi Yunan adası Astypalaia’da bulunuyor

7 Nisan 2024

7 Nisan 2024

Tarih öncesi arkeoloji uzmanı Dr. Andreas Vlachopoulos Dünyanın en eski erotik grafitisini keşfettiğinde takvimler 2014 yılını gösteriyordu. Dr. Andreas Vlachopoulos...

Kopya olduğu düşünülen kılıcın 3000 yıllık Tunç Çağı kılıcı olduğu ortaya çıktı

23 Ocak 2023

23 Ocak 2023

Chicago Field Müzesi’nde daha önce bir kopya olduğu düşünülen bir kılıcın, MÖ 1080 ila 900 yılları arasında tarihlenen 3000 yıllık...

İnsanın evriminde et yemek ne kadar önemliydi?

25 Ocak 2022

25 Ocak 2022

İnsanın evriminde beslenmenin etkisi üzerine çalışmalara devam eden bilim insanları, et yemenin evrim sürecinde ne kadar baskın olduğuna dair yeni...

Toniná Site Museum Kısaca Tanıyalım

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Dünya üzerinde irili ufaklı birçok müze vardır. İçinde barındırdığı tarihi değerler ile başı çeken belli başlı kült müzeler her dönemin...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]