18 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu Topraklarında Yaşamış Gizemli Halk Luviler Kimdir?

Tarihin her dönemine ait bir yaşam barındıran Anadolu topraklarında Luviler adlı gizemli bir halk yaşamıştır. Gizemli halk nitelemesini koyuyoruz çünkü; bugüne kadar Luviler ile ilgili yeterli doygun bir bilgi sağlanamadı. Bu yetersizlik yakın zamana kadar sosyal medya başta olmak üzere bazı mecralarda Luviler ezoterik kimliğe büründürülmüştür. Luvilerin, Işık İnsanları oldukları, Aleviliğin kökenlerinin Luvilerden geldiği (araştırılması gereken bir alan)  hatta hatta uzaylı yakıştırması bile yapılmıştır.

Başlığımıza koyduğumuz gibi Anadolu halklarından olan Luviler, gerçekten gizemli bir halk mıydı?

Anadolu’da emperyal, ilk merkezi devlet kurma başarısını göstermiş Hititler (Hatti Ülkesi İnsanları) gibi Luviler’de hala Anadolu topraklarına nereden nasıl geldikleri çözüme kavuşturulmuş değildir.

M.Ö. 2000 yılında kendilerinden sıkça söz ettiren Luviler, dil olarak Hint-Avrupa dil ailesine bağlı olduğu kesinlik kazanmıştır. Bu tarihlerde Hint- Avrupa dil ailesine bağlı olan diğer halklardan Hititler, güçlü bir devlet ve döneminin en büyük gücü olma özelliğini taşıyarak, Palalar, sessiz sedasız, Luviler ise, kültürel izler bırakarak tarih sahnesinden çekilmişlerdir.

Anadolu halklarından Hint-Avrupalı Luvilerin yaşadığı bölge

Nereden geldikleri kesin olarak bilinmeyen, bir anda günümüze kadar ulaşan derin izler bırakarak kaybolan Luvilerin ortaya çıkışları hakkında bazı bilim insanlarının teorilerine kısaca göz atalım.

J. G. McQuenn ve James Mellaart, Luvilerin, Hititler ve Palalar gibi Anadolu’ya, Balkanlar ya da Kafkasya üzerinden geldiklerini düşünen bilim insanlarıdır. Türk arkeologlarından Ekrem Akurgal,  Hint-Avrupa topluluklarının McQuenn ve Mellaart gibi Kafkasya’dan geldiklerini düşünmekle beraber, bu gelişin hızla ve birden oluşan istila bir göç dalgası olmadığı, yavaş yavaş bir nevi sızma yöntemi ile olduğu fikrini ortaya koymuştur.

Prof. Dr. Robert Drews’e göre ise, bu savunulan göçler ya da istilalarla ilgili herhangi bir arkeolojik bulgu, Hitit, Pala ve Luvi kültürlerinde bir mitolojik kayıt olmaması bu düşünceyi eksik tutmaktadır.

Luvilerin, Anadolu’ya dışarıdan geldikleri teorisine “Karadeniz’in kuzey steplerinden” yaklaşımı ile katkı da bulunan diğer bilim insanları İngiliz Gordon Childe ve Litvanyalı Prof. Marija Gimbutas’dır. Bazı farklılıklar olsa da Gimbutas’a , J. P. Mallory, D. Antony, B.J. Darden, E. J.  Barber destek vermişlerdir.

Hint-Avrupa dili konuşan halkların Anadolu’da hep var olduklarını başka yerden gelme durumlarının olmadığını savunan İngiliz Colin Renfrew, avcı toplayıcı kültürden sonra neolitik devrim ile başlayan tarım toplum yaşamı ile Hint-Avrupa dillerinin ortaya çıktığını ve buradan dünyaya yayıldığını ifade etmiştir.

Luvilerin nereden ve nasıl geldikleri hala gizemini korumaktadır.

Bir Luvilerin geliş teorisi de Gürcü bilim insanı Tamaz V. Gamkrelidze tarafından oluşturuldu. Gamkrelidze, Hint-Avrupa dillerinin Güney Kafkasya ve Kuzey Doğu Anadolu’dan yayıldığını söylemektedir. Bunun yanında, İtalyan bilginler, Lıigi Luca Cavalli-Sforza ve Alberto Piazza, gerek Gamkrelidze gerekse de Renfrew’i desteklemişlerdir. İtalyanlar, neolitik çağda yaşayan bu halklar M.Ö. 7000’li yıllarda Anadolu’dan ayrılarak Karadeniz’in kuzeyine Rus steplerine yerleşmişler ve dağılım buradan devam etmişlerdir demektedirler.

Amerikalı genetik bilimci Spencer Wells, Hint-Avrupa topluluklarının soyunun belirlediği kabul edilen Y-kramozonlarındaki M17 ögesinin yayılımını inceleyerek, bu halkların Rusya steplerinden Avrupa içlerine doğru aktıklarının izlendiğini açıklamıştır.

Çoğunlukla, Anadolu merkezli ortaya çıkış ya da Güney Kafkasya üzeri göç dalgası ile Hint-Avrupa halklarının gelişi konuşulurken H. C. Melchert ve Gerd Steiner, konuya başka bir bakış açısı getirmişlerdir. Hint-Avrupa halklarının Anadolu topraklarından çıkmadıklarını ya da Kafkasya ile Kuzey Karadeniz bölgelerinden gelmediklerini belirten Melchert ve Steiner, Hititler, Luviler ve Palaların, Balkanlardan  Boğazları (İstanbul, Çanakkale) M. Ö. 4. binyılın sonunda geçerek Kuzeybatı Anadolu’ya oradan da iç ve orta Anadolu’ya yerleştiklerine işaret etmişlerdir.

Üzerlerinde birçok geliş teorilerinin olduğu Hint-Avrupa topluluklarından biri olan Luvilerin, tam olarak nereden geldikleri kesinleşmediği görülmektedir. Hala geliş ya da ortaya çıkışları hakkında genel geçer bir bilgiye sahip olamadığımız bir Luvi halkı için yazımızın başında belirttiğimiz ezoterik kimliğin yakıştırılması garip kalmaktadır. Hatta, Alevi kültürünün temelinin bilimsel herhangi bir veriye dayandırılmadan Luvilere eşitlenmesi ayrıca bir soru işaretini koydurmaktadır bizlere… Luvi sözcüğünün önüne A harfi getirilip; A-Luwi (Alevi) gördünüz mü?  Gibi bir çıkarım kabul edilemez.

Kendileri hakkında çok az bilgi sahibi olduğumuz Luviler, bundan dolayı gizemini koruyan bir halk olarak durmaktadır. Lakin, her geçen gün arkeolojik alanda gelişen yöntem ve bulgular Luviler üzerinde oluşan bu gizem perdesini hafif hafif kaldıracak ve kendilerini daha net tanıyabileceğiz.

Yazımızda Sefa Taşkın’ın Luviya Batı Anadolu ve Ege’nin İ.Ö. 2. binyıl Tarihi’ne Yeni Bir Bakış adlı kitabından bilgiler kullanılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Çin’de ilk kez Petalodus köpekbalığı dişleri bulundu

29 Ağustos 2021

29 Ağustos 2021

Çin’de 290 milyon yıllık, taç yaprağı şeklinde dişleri olan bir köpekbalığı fosili keşfedildi. Kuzey Çin, Shanxi Eyaleti, Yangquan Şehrindeki Qianshi...

Taliban Ünlü Baktriya Hazinesini Arıyor

25 Eylül 2021

25 Eylül 2021

Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban, ülkenin en önemli kültürel varlığı paha biçilemeyen Baktriya hazinesini arıyor. Yunan-Rus arkeolog Viktor Sarianidi liderliğindeki...

Dara Antik Kenti’nde daha önce görülmeyen ampulla bulundu

11 Ocak 2022

11 Ocak 2022

Ampulla, antik dönemlerde Hristiyan hacıların kutsal merkezleri ziyaretleri sırasında oradan getirdikleri koku kaplarına verilen genel isimdir. Birçok antik dönem kent...

Delikkemer Su Yolu: Patara’ya Uzanırken Zamanın İçinden Geçen Bir Yolculuk

14 Mayıs 2025

14 Mayıs 2025

Antalya’nın Kaş ilçesinde, doğayla iç içe uzanan ve kökeni Helenistik döneme kadar dayanan Delikkemer Su Yolu, ziyaretçilerini binlerce yıl öncesine...

Kültepe’de 4 Bin Yıllık Aslan Çene Kemiği Ortaya Çıkarıldı

14 Eylül 2021

14 Eylül 2021

Anadolu yazılı tarihinin başlangıç noktası Kültepe’de kazı çalışmaları devam ediyor. Kazılarda 4 bin yıllık aslan çene kemiği ortaya çıkarıldı. Kültepe...

Blaundos’ta 2 bin yıllık Roma dönemine ait ‘anıtsal mezar’ ortaya çıkarıldı

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Garnizon kenti olarak bilinen Blaundos Antik Kenti’nde yapılan kazılarda, Erken Roma dönemine ait 2 bin yıllık ‘anıtsal mezar’ ortaya çıkarıldı....

Homo sapiens ve Neandertal beraber yaşadı mı?

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Arkeologlar, insan evriminin son halkasını oluşturan Neandertal ile Homo sapiens tarihin herhangi bir anında beraber yaşamış olabilirler mi? Sorusuna cevap...

Güney Almanya’da Antik Kelt kemik kalemi keşfedildi

16 Aralık 2024

16 Aralık 2024

Stuttgart Bölge Konseyi’ne bağlı Devlet Anıtları Koruma Dairesi (LAD) bu yıl Ağustos-Ekim ayları arasında bir kez daha Altenburg (Jestetten Belediyesi)...

Suudi Arabistan’da Keşfedilen Neolitik Döneme Ait Kaya Oyma Tapınak ve Yazıtlar

7 Ağustos 2022

7 Ağustos 2022

Suudi Miras Komisyonu tarafından yönetilen bir projede, çok uluslu bir arkeolog ekibi, en son teknolojileri kullanarak Al-Faw bölgesinde Neolitik Döneme...

Orkney’de 5.500 yıllık mezarda iki gizemli taş

2 Eylül 2021

2 Eylül 2021

Orkney’de arkeologlar, 5.500 yıllık bir mezarda iki gizemli taş top keşfettiler. Arkeologlar, Sanday, Tresness’te, İskoçya’nın en eski anıtlarından biri olduğu...

Kahire’den Mekke’ye giden Darb al-Hajj rotasında keşfedilen büyü ritüellerinde kullanılan eserler

11 Eylül 2023

11 Eylül 2023

1990’larda Kahire’den Mekke’ye giden eski Darb al-Hajj rotasında bulunan eserler, yeni yayınlanan bir araştırmaya göre büyü ritüellerinde kullanılmış olabilir. İsrail Eski Eserler...

Geçmiş Nesil DNA’larımız Kanseri Yenmemiz İçin Çözüm Olabilir

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Geçmiş nesillerden DNA’mızdaki aktarılmış öğeler, basit bir enfeksiyon gibi kanser hücrelerini öldürmek için güçlü bir bağışıklık tepkisi geliştirebilir. Bu çalışma,...

1840 yılında keşfedilen bronz lambanın Dionysos kültü ile ilişkili olduğu belirlendi

12 Nisan 2024

12 Nisan 2024

1840 yılında İtalya’nın Cortona kasabası yakınlarında bir hendekte keşfedilen bronz lamba üzerindeki tartışmalar yakın zamana kadar devam etti. Birçok araştırmacı...

Mısırlı Yetkililer İskenderiye Limanından Üç Eseri Kaçırma Girişimini Engelledi

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

Arkeolojik Limanlar ve Birimler Merkezi İdaresi başkanı, bir arkeoloji komitesinin parçaları incelediğini ve orijinalliklerini kanıtladığını söyledi. İskenderiye limanındaki arkeoloji birimi,...

Kazakistan’da Oğuzlara Ait 1.100 Yıllık Kültöbe Yazıtı Keşfedildi

23 Aralık 2025

23 Aralık 2025

Kazakistan’da bir köy okulunun müzesinde tesadüfen fark edilen tek satırlık bir yazıt, Oğuz Türklerinin tarihsel hafızasına dair yerleşik kabulleri sarsacak...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]