2 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu Topraklarında Yaşamış Gizemli Halk Luviler Kimdir?

Tarihin her dönemine ait bir yaşam barındıran Anadolu topraklarında Luviler adlı gizemli bir halk yaşamıştır. Gizemli halk nitelemesini koyuyoruz çünkü; bugüne kadar Luviler ile ilgili yeterli doygun bir bilgi sağlanamadı. Bu yetersizlik yakın zamana kadar sosyal medya başta olmak üzere bazı mecralarda Luviler ezoterik kimliğe büründürülmüştür. Luvilerin, Işık İnsanları oldukları, Aleviliğin kökenlerinin Luvilerden geldiği (araştırılması gereken bir alan)  hatta hatta uzaylı yakıştırması bile yapılmıştır.

Başlığımıza koyduğumuz gibi Anadolu halklarından olan Luviler, gerçekten gizemli bir halk mıydı?

Anadolu’da emperyal, ilk merkezi devlet kurma başarısını göstermiş Hititler (Hatti Ülkesi İnsanları) gibi Luviler’de hala Anadolu topraklarına nereden nasıl geldikleri çözüme kavuşturulmuş değildir.

M.Ö. 2000 yılında kendilerinden sıkça söz ettiren Luviler, dil olarak Hint-Avrupa dil ailesine bağlı olduğu kesinlik kazanmıştır. Bu tarihlerde Hint- Avrupa dil ailesine bağlı olan diğer halklardan Hititler, güçlü bir devlet ve döneminin en büyük gücü olma özelliğini taşıyarak, Palalar, sessiz sedasız, Luviler ise, kültürel izler bırakarak tarih sahnesinden çekilmişlerdir.

Anadolu halklarından Hint-Avrupalı Luvilerin yaşadığı bölge

Nereden geldikleri kesin olarak bilinmeyen, bir anda günümüze kadar ulaşan derin izler bırakarak kaybolan Luvilerin ortaya çıkışları hakkında bazı bilim insanlarının teorilerine kısaca göz atalım.

J. G. McQuenn ve James Mellaart, Luvilerin, Hititler ve Palalar gibi Anadolu’ya, Balkanlar ya da Kafkasya üzerinden geldiklerini düşünen bilim insanlarıdır. Türk arkeologlarından Ekrem Akurgal,  Hint-Avrupa topluluklarının McQuenn ve Mellaart gibi Kafkasya’dan geldiklerini düşünmekle beraber, bu gelişin hızla ve birden oluşan istila bir göç dalgası olmadığı, yavaş yavaş bir nevi sızma yöntemi ile olduğu fikrini ortaya koymuştur.

Prof. Dr. Robert Drews’e göre ise, bu savunulan göçler ya da istilalarla ilgili herhangi bir arkeolojik bulgu, Hitit, Pala ve Luvi kültürlerinde bir mitolojik kayıt olmaması bu düşünceyi eksik tutmaktadır.

Luvilerin, Anadolu’ya dışarıdan geldikleri teorisine “Karadeniz’in kuzey steplerinden” yaklaşımı ile katkı da bulunan diğer bilim insanları İngiliz Gordon Childe ve Litvanyalı Prof. Marija Gimbutas’dır. Bazı farklılıklar olsa da Gimbutas’a , J. P. Mallory, D. Antony, B.J. Darden, E. J.  Barber destek vermişlerdir.

Hint-Avrupa dili konuşan halkların Anadolu’da hep var olduklarını başka yerden gelme durumlarının olmadığını savunan İngiliz Colin Renfrew, avcı toplayıcı kültürden sonra neolitik devrim ile başlayan tarım toplum yaşamı ile Hint-Avrupa dillerinin ortaya çıktığını ve buradan dünyaya yayıldığını ifade etmiştir.

Luvilerin nereden ve nasıl geldikleri hala gizemini korumaktadır.

Bir Luvilerin geliş teorisi de Gürcü bilim insanı Tamaz V. Gamkrelidze tarafından oluşturuldu. Gamkrelidze, Hint-Avrupa dillerinin Güney Kafkasya ve Kuzey Doğu Anadolu’dan yayıldığını söylemektedir. Bunun yanında, İtalyan bilginler, Lıigi Luca Cavalli-Sforza ve Alberto Piazza, gerek Gamkrelidze gerekse de Renfrew’i desteklemişlerdir. İtalyanlar, neolitik çağda yaşayan bu halklar M.Ö. 7000’li yıllarda Anadolu’dan ayrılarak Karadeniz’in kuzeyine Rus steplerine yerleşmişler ve dağılım buradan devam etmişlerdir demektedirler.

Amerikalı genetik bilimci Spencer Wells, Hint-Avrupa topluluklarının soyunun belirlediği kabul edilen Y-kramozonlarındaki M17 ögesinin yayılımını inceleyerek, bu halkların Rusya steplerinden Avrupa içlerine doğru aktıklarının izlendiğini açıklamıştır.

Çoğunlukla, Anadolu merkezli ortaya çıkış ya da Güney Kafkasya üzeri göç dalgası ile Hint-Avrupa halklarının gelişi konuşulurken H. C. Melchert ve Gerd Steiner, konuya başka bir bakış açısı getirmişlerdir. Hint-Avrupa halklarının Anadolu topraklarından çıkmadıklarını ya da Kafkasya ile Kuzey Karadeniz bölgelerinden gelmediklerini belirten Melchert ve Steiner, Hititler, Luviler ve Palaların, Balkanlardan  Boğazları (İstanbul, Çanakkale) M. Ö. 4. binyılın sonunda geçerek Kuzeybatı Anadolu’ya oradan da iç ve orta Anadolu’ya yerleştiklerine işaret etmişlerdir.

Üzerlerinde birçok geliş teorilerinin olduğu Hint-Avrupa topluluklarından biri olan Luvilerin, tam olarak nereden geldikleri kesinleşmediği görülmektedir. Hala geliş ya da ortaya çıkışları hakkında genel geçer bir bilgiye sahip olamadığımız bir Luvi halkı için yazımızın başında belirttiğimiz ezoterik kimliğin yakıştırılması garip kalmaktadır. Hatta, Alevi kültürünün temelinin bilimsel herhangi bir veriye dayandırılmadan Luvilere eşitlenmesi ayrıca bir soru işaretini koydurmaktadır bizlere… Luvi sözcüğünün önüne A harfi getirilip; A-Luwi (Alevi) gördünüz mü?  Gibi bir çıkarım kabul edilemez.

Kendileri hakkında çok az bilgi sahibi olduğumuz Luviler, bundan dolayı gizemini koruyan bir halk olarak durmaktadır. Lakin, her geçen gün arkeolojik alanda gelişen yöntem ve bulgular Luviler üzerinde oluşan bu gizem perdesini hafif hafif kaldıracak ve kendilerini daha net tanıyabileceğiz.

Yazımızda Sefa Taşkın’ın Luviya Batı Anadolu ve Ege’nin İ.Ö. 2. binyıl Tarihi’ne Yeni Bir Bakış adlı kitabından bilgiler kullanılmıştır.

Banner
Related Articles

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

Amerika’da kemikten yapılmış en eski mızrak ucu

3 Şubat 2023

3 Şubat 2023

Yeni bir çalışma ile Amerika kıtasında kemikten yapılmış en eski mızrak ucu belgelendi. 13900 yıllık kemik mızrak ucu Amerika’da bilinen...

Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nin teras duvarları ortaya çıkarıldı

5 Aralık 2022

5 Aralık 2022

Bursa’nın Mudanya ilçesinde yer alan Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında kentin üst villa yapılarına ait teras duvarları ortaya çıkarıldı....

Yunanistan’ın Akropolisi Çimentolama Kararına Tepkiler Büyüyor

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Yunanistan kültür bakanlığı Akropolis’teki anıtların ziyaret koşullarını iyileştirmek adına Atina Parthenon’un üzerinde çalışma kararı aldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Akropol’de sunulan...

“Gılgamış Rüya Tableti”ait olduğu topraklara dönüyor

29 Temmuz 2021

29 Temmuz 2021

3 bin 500 yıllık Akadça dilinde yazılmış “Gılgamış Rüya Tableti” olarak bilinen çivi yazılı tablet Amerika Birleşik Devletleri’nden asıl ait...

Mısırlı Arkeolog Hawass, Luksor’da Bulunan Şehrin Önceden Keşfedildiğini Yalanladı

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

Mısırlı Arkeolog Zahi Hawass Luksor eyaletinde bulunan 3000 yıllık şehrin önceden bulunduğuna dair sosyal medyada dolaşan paylaşımları reddetti. Arkeolog Zahi...

İstanbul Valiliği’nden Ayasofya Belgeseli

24 Temmuz 2022

24 Temmuz 2022

İstanbul Valiliği, Ayasofya’nın ibadete açılışının ikinci yıl dönümü dolayısıyla “Geçmişten Geleceğe Miras: Ayasofya” belgeseli hazırladı. İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, “Geçmişten...

İnsanın evriminde et yemek ne kadar önemliydi?

25 Ocak 2022

25 Ocak 2022

İnsanın evriminde beslenmenin etkisi üzerine çalışmalara devam eden bilim insanları, et yemenin evrim sürecinde ne kadar baskın olduğuna dair yeni...

Hırvatistan’da 2500 yıllık Yunan-İlirya miğferi keşfedildi

16 Nisan 2024

16 Nisan 2024

Hırvatistan’ın Pelješac yarımadasındaki Zakotorac köyünde MÖ 1. binyılın ikinci yarısına ait zengin mezarların keşfedildiği Gomile mağara mezar alanında kazı çalışmalarına...

Kadın ve Erkek Arasındaki Maaş Adaletsizliğinin Kökü Hitit Krallığına kadar gidiyor!

2 Ekim 2020

2 Ekim 2020

Kadınlar uzun zamandır iş hayatının içindeler. Hemen hemen bütün iş kollarında yer alan kadınların en çok gündeme geldiği konulardan biri...

Suriye’de 4000 Yıllık Savaş Anıtı “Beyaz Anıt” Ortaya Çıkarıldı

28 Mayıs 2021

28 Mayıs 2021

Arkeologlar, Suriye‘de Mısır Sakkara’da bulunan Eski Mısır Basamaklı Piramidine benzeyen 4.000 yıllık bir savaş anıtı ortaya çıkardılar. Yapımında kullanılan malzemelerin...

İsrailli araştırmacılar 780.000 yıl önce Gesher Benot Ya’akov’da balık pişirmenin kanıtlarını buldular.

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

780.000 yıl önce Gesher Benot Ya’akov’da yaşayan homininler, balıkları pişirerek yemeyi seviyorlardı. İsrailli araştırmacılar Pazartesi günü, ateşin yemek pişirmek için...

Kuveyt’in Failaka Adası’nda 4.000 yıllık Dilmun Tapınağı keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Mosgard Müzesi liderliğindeki Danimarka-Kuveyt ortak kazı ekibi, Basra Körfezi’ndeki Kuveyt’in Failika Adası’nda M. Ö. 3.200-320 yılları arasında yaşamış erken Dilmun...

İnsanlar, Avrupa’da “daha önce düşünülenden 1.000 yıl önce” büyük ölçekli savaşlara girdiler

5 Kasım 2023

5 Kasım 2023

Yeni bir araştırmaya göre, bir mezar alanından çıkarılan yüzlerce insan kalıntısı, Avrupa’da güçlü devletlerin oluşumundan çok önce Taş Devri insanları...

Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için hizmet protokolü imzalandı

6 Aralık 2023

6 Aralık 2023

Tarihi İpek yolu üzerinde yer alan Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için destek protokolü imzalandı. İmzalar, Kültür Varlıkları ve Müzeler...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]