2 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Moğolların Güçlü Kılıcı Cengiz Han’ın Mezar Sırrı

Dünya askeri tarihine hiç bir savaşı kaybetmeyen Moğol hükümdarı olarak adını yazdıran Cengiz Han’ın (Temuçin) ölümünün üzerinden 800 yıl geçti.

Moğolların yenilmez güçlü kılıcı Cengiz Han’ın ölümü üzerinden asırlar geçmesine rağmen hala nerede gömülü olduğu sırrını korumaya devam ediyor.

Dağınık Moğol kabilelerini bir araya getirip Pasifik Okyanusu’ndan günümüz Ukrayna topraklarına uzanan büyük Moğol İmparatorluğu‘nu kuran Cengiz Han’ın mezarı üzerindeki sır perdesi bilim insanlarına göre daha uzun bir zaman kalkmayacak.

Bazı bilim insanları, Moğolların Cengiz Han’ı kutsal bir kişilik olarak görmelerinden dolayı mezarının bulunmasını istemediği görüşünü benimsiyorlar.

Owen Jarus WordsSideKick.com’da kaleme aldığı makalede Yale Üniversitesi’nde antropoloji doçenti William Honeychurch’un “mezar, nerede olursa olsun, “neredeyse dini imalarla Moğolistan halkı için çok önemlidir” dediğini ve mezarın nerede olabileceği konusunda spekülasyon yapmayı reddettiğini yazdı.

Jarus makalesine şöyle devam ediyor.

Pennsylvania Üniversitesi Doğu Asya sanatı profesörü olan Nancy Steinhardt, Cengiz Han’ın doğduğu yer olan Moğolistan’ın doğusundaki Khentii eyaletinde gömülmüş olması bir olasılık. Bence mezar Khentii Eyaletindeki dağlarda… Yakında bulunacağını sanmıyorum” diye ekledi.

Çağdaş kaynaklar, Cengiz Han’ın mezarının nerede olduğu veya neye benzediği konusunda büyük ölçüde sessizliğini koruyor. PLOS One dergisinde yayınlanan bir çalışmada, “Mezarın fiziksel görünümünü tanımlayan hiçbir tarihsel veya arkeolojik kayıt yok” bilgisine yer verildi.

Cengiz Han’ın ölümünden bir süre sonrasına tarihlenen ve anonim olarak yazılmış bir Moğol kaydı olan “Moğolların Gizli Tarihi” Cengiz’in mezarından hiç bahsetmiyor. Sadece 1227 yılında “Cennete yükseldiğini” söylüyor.

Kitap, Cengiz Han’ın Khentii eyaletindeki kutsal bir dağ olan Burkhan Haldun hakkında güçlü bir inanca sahip olduğundan bahsediyor. Cengiz’in, kendisini takip eden düşmanlardan kaçmak için dağın topografyasını kullandığına işaret ediyor.

Cengiz Han’ın “Her sabah Burkhan Haldun’a kurban keseceğim, her gün ona dua edeceğim: zürriyetimin zürriyeti buna dikkat etsin ve aynısını yapsın!” dediğini aktarıyor. Cengiz Han’ın bu dağa olan yakınlığı, orada gömülü olup olmadığı sorularını beraberinde getirdi ancak şu ana kadar bir mezar bulunamadı. 

Cengiz Han'ın her sabah kurban keseceğini her gün ona dua edeceğini söylediği Burkhan Haldun Dağı
Cengiz Han’ın her sabah kurban keseceğini her gün ona dua edeceğini söylediği Burkhan Haldun Dağı

Bir tarihçi olan Frank McLynn, “Cengiz Han: Dünyayı Fetheden Adam” adlı kitabında Cengiz Han ve ordusu, 67 yaşında öldüğünde, şu anda kuzeybatı Çin’de bulunan Tanguts adlı bir gruba karşı kampanya yürütüyordu ve bu, vücudunun Moğolistan’a geri gönderilmesini zorlaştırmış olabileceğinden bahsediyor.

Moğol sınırından yaklaşık 500 kilometre uzakta olabilir. O zamanlar Moğollar mumyalama teknikleri hakkında bilgi sahibi olmayabilirler ve Cengiz Han’ı başka bir yere gömmek zorunda kalmış olabilirler)

McLynn, cesedini çürümeden önce Moğolistan’a götüremedikleri için, Cengiz Han’ın kalıntılarının ve mezarının Çin’in kuzeybatısındaki Ordos bölgesinde bulunabileceğini yazdı.

Cengiz Han’ın mezarını bilen binlerce insan öldürüldü

1254-1324 yılları arasında yaşayan ve yaklaşık 17 yılını Çin’de geçiren Venedikli kaşif Marco Polo, ” Marco Polo’nun Seyahatleri ” adlı eserde “Mezarın yerini bilen 20.000 kişi, yerini gizli tutmak için öldürülmüştü” diye kayıt veriyor.

Polo’nun hikayeleri, Rustichello da Pisa adlı bir yazar tarafından kitaba kaydedildi ve kitap 1300 civarında yayınlandı.

Polo’nun iddiaları Cengiz Han hakkındaki hikayelerde tekrarlanırken, Polo, Cengiz Han’ın ölümünden on yıllar sonra yazıyordu. Ayrıca, Cengiz Han’ın torunu Kubilay Han’ın Polo’yu resmi olarak atadığı gibi Polo’nun diğer iddialarının çoğunun doğruluğu günümüz tarihçileri tarafından tartışılıyor. Dolayısıyla Polo’nun Cengiz Han’ın mezarıyla ilgili anlattıklarının doğru olup olmadığı bilinmiyor.

Banner
Benzer Yazılar

Almanya’da ‘4 bin 200 yıllık zombi mezarı’ keşfedildi

23 Nisan 2024

23 Nisan 2024

Doğu Almanya’nın Saksonya-Anhalt’taki Oppin yakınlarında, sözde “zombi” olduğuna inanılan bir adamın iskeletini içeren 4.200 yıllık bir mezar buldular. Binlerce yıl...

Lublin kırsalında şaşırtıcı bir keşif! Mısır ve Roma tanrılarının antik figürinleri bulundu

8 Mayıs 2023

8 Mayıs 2023

Mısır tanrısı Osiris’i tasvir eden iki antik figürin ve Roma tanrısı Bacchus’un bir büstü, Polonya’nın Lublin kentinin Opole bölgesinde bulundu....

İskoç tarihinin en önemlisi olarak nitelendirilen 2000 yıllık antik Roma Yolu keşfedildi

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

İskoçya’nın Stirling kenti yakınlarındaki Old Inn Cottage’ın bahçesinde 2000 yıllık bir antik Roma Yolu ortaya çıkarıldı. Site, Stirling şehir merkezinden...

Bilim insanları İngiltere’de bir plajda 9 bin yıllık insan ayak izleri ile karşılaştı

3 Ekim 2022

3 Ekim 2022

Bilim insanları, Liverpool’daki Formby Plajı’nda 9 bin yıllık insan ayak izleri keşfettiler. İnsan ayak izlerinin dışında çeşitli hayvanlara ait ayak...

Dante’nin Ölümünden 700 Yıl Sonra El Yazısı Notları Bulundu

12 Temmuz 2021

12 Temmuz 2021

İtalyan şair ve bilim insanı Dante Alighieri, evrensel edebiyatın en büyük başyapıtlarından biri olarak kabul edilen La Commedia (İngilizce’de İlahi...

Dispilio tablet bilinen ilk yazılı metin olabilir mi?

8 Ocak 2022

8 Ocak 2022

Şimdiye kadar elde edilen arkeolojik buluntulara göre yazının, Mezopotamya uygarlığında MÖ 3000 yıllarında bulunduğu biliniyor. Yazı serüveni Sümerlerin Uruk şehrinde...

Viking Harald Bluetooth zamanından kalma büyük bir salon keşfedildi

30 Aralık 2022

30 Aralık 2022

Danimarka ve Norveç Kralı Viking Harald Bluetooth döneminden kalma büyük bir salon, Danimarka’nın Kuzey Jutland kentindeki Jammerbugt Belediyesi’nde bir köy...

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği...

Karpat mağaralarında Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Doğu Avrupa’da yer alan Karpat Dağları’nda bulunan mağaralarda Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak. Karpat Dağları, Çekya Cumhuriyeti, Slovakya, Polonya,...

Dünyanın En Eski Pantolonu Üç Dokuma Tekniğiyle Üretilmiş

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

2014 yılında, bir grup arkeolog Çin’de yaklaşık 3300 yıl öncesine ait şimdiye kadar bulunan en eski bir çift yün pantolon...

Falaj al Misfah: Binlerce Yıldır Çalışıyor

27 Eylül 2021

27 Eylül 2021

Al Misfah Abriyeen köyü, yemyeşil vahası, muhteşem meyve bahçeleri ve yıl boyunca devam eden su kaynağı olan ‘aflaj’ ile tanınır....

Hırvatistan’da 2500 yıllık Yunan-İlirya miğferi keşfedildi

16 Nisan 2024

16 Nisan 2024

Hırvatistan’ın Pelješac yarımadasındaki Zakotorac köyünde MÖ 1. binyılın ikinci yarısına ait zengin mezarların keşfedildiği Gomile mağara mezar alanında kazı çalışmalarına...

Batı Norveç’te 4000 yıllık bir taş kutu mezarın heyecan verici keşfi

11 Kasım 2023

11 Kasım 2023

Arkeologlar, Batı Norveç’te son derece önemli 4.000 yıllık bir taş kutu mezarın ortaya çıkarıldığını ve bunu son 100 yılda Norveç’teki...

Kopya olduğu düşünülen kılıcın 3000 yıllık Tunç Çağı kılıcı olduğu ortaya çıktı

23 Ocak 2023

23 Ocak 2023

Chicago Field Müzesi’nde daha önce bir kopya olduğu düşünülen bir kılıcın, MÖ 1080 ila 900 yılları arasında tarihlenen 3000 yıllık...

Hint-Avrupa Dillerinin Yayılmasında Atların Evcilleştirilmesi Etkili Miydi?

20 Ekim 2021

20 Ekim 2021

Hint-Avrupa dilleri denince akla Anadolu’da uzun yıllar hakimiyet kurmuş dönemin güçlü imparatorluğunun kurucuları Hititler gelir. Anadolu’da her ne kadar bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]