6 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kültepe Kazıları Suriye’de Bilinmeyen Bazı Olayları Çözebilecek

Anadolu’nun yazılı tarihini başlatan Kültepe kazıları Haziran ayında başlıyor. Kültepe kazı başkanı Prof. Dr. Fikri Kulaklıoğlu, Haziran ayında başlayacak ve Ekim ayına kadar sürmesini planladıkları bu yılki kazılarda Suriye’de bilinmeyen bazı olayların çözülebileceğini söyledi.

Anadolu’ya gelen Asurlu tüccarların en faal olduğu ve kurdukları diğer karumların merkezi konumunda olan Kültepe’de kazılar 48 yıldır  Türk Tarih Kurumu ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü adına devam ediyor. Kazılardan elde edilen başta çivi yazılı tabletler olmak üzere ortaya çıkarılan birçok eser Anadolu tunç dönemine ışık tutuyor.

Asur çivi yazısı ile yazılan bu tabletlerle dönemin siyasi, hukuki ve sosyal ilişkileri gösteren mektuplar, senetler, mühürler ve anlaşma metinlerine ulaşılıyor. Söz konusu tabletler 2015 yılında Unesco Dünya Belleği listesine alınmıştır.

Getirdikleri yazı ile Anadolu’da proto dönemini başlatan Asurlu tüccarlar Kültepe’de binlerce çivi yazılı tablet bırakarak bizlerin M. Ö. 2000 ve sonrası ile ilgili dönemin bilgilerine ulaşmasını sağlamışlardır. Bu kadar önemli bilgi barındırdığı için de Kültepe karumu kazıları, Türkiye ve dünya arkeoloji çevresinde sıkı takip edilmektedir.

Kültepe karumunda gerçekleştirilecek bu yılki kazılarda neler hedeflendiği konusunda bilgi veren Prof. Dr. Fikri Kulaklıoğlu, “2021 çalışmalarına yakın zamanda başlayacağız. Biliyorsunuz Kültepe 12 aylık kazı programı içinde yer almaktadır. Bu yıl sanıyorum ki geçen yıldan daha uzun bir süre kazı çalışması yapılacak. Bu Haziran ayı başında kazılara başladığımızda, Ekim ayına kadar kazılar yapacağız” dedi.

Kültepe karum kazıları
Asurlu tüccarların getirdiği Asur çivi yazısı ile yazılan tabletler sayesinde dönemin siyasi, ekonomik, hukuki ve sosyal birçok alanına ait bilgilere ulaşılabiliyor. Kültepe kazıları bu açıdan çok önemli bir kazı alanı olmaktadır.

DHA’nda yer alan habere göre;  Prof. Dr. Kulakoğlu, “Tabii kazı sadece arazide kazmak değil, onun dışında da biz biliyorsunuz kampta çalışmalar devam ediyor. Yapılan kazılar sırasında bulunan eserler, objeler ve kayıtlar elden geçiriliyor ve bunlar depolanıyor. Bu yıl ağırlıklı olarak tepede gerçekleşecek. Bu Asurlu tüccarlar gelmeden önce daha önceki dönemleri anlamak üzere tepede çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalar ilginç sonuçlar veriyor. Açıkçası şimdiye kadar bizim Kültepede keşfettiklerimiz çok özel veriler. Gerçekten sadece Türkiyede değil, uluslararası camiada da yakından takip ediliyor. Dolayısıyla biz burada yaptığımız çalışmaların sonucunu bir şekilde alıyoruz” şeklinde konuştu.

ASURLU TÜCCARLARIN GELDİKLERİ DÖNEMLERİ AYIRIYORUZ

Prof. Dr. Kulakoğlu, çalışmaların eski Tunç çağı denilen bir alanda yapılacağını söyleyerek şöyle konuştu:
“Daha önceden bulduğumuz 100e yakın idol dediğimiz, su mermerinden yapılmış heykeller vardı. O bölgede çalışmayı sürdüreceğiz. Onu keşfedebilirsek çok özel bir alanı çıkarmış olacağız. Bununla beraber sadece bu dönemler değil, aslına bakarsanız Kültepeye ilk kez ne zaman yerleşildiği konusunda da bilmediklerimiz var. Yine bu amaçla bizim höyük üzerinde Varşama sarayının kıyısında bir test sondajımız olmuştu. Orada çalışmalara devam etmek istiyoruz. Orada daha erken dönemleri açığa çıkaracağımızı geçen yıl gördük. Bunu yapmayı planlıyoruz. Biz Asurlu tüccarlar gelmeden önceki dönem ile geldikten sonraki dönemi ayırıyoruz. Umarım bu sene hem olanaklar hem de pandemi buna müsaade eder ifadelerini kullandı.”

SURİYE’DE BİLMEDİĞİMİZ BAZI OLAYLARI BURADA ÇÖZECEĞİZ

Prof. Dr. Kulakoğlu, şöyle devam etti:
“Kültepe’nin önemli bir yapı olduğunu belirterek, Kültepe özellikle günümüzden 4 bin yıl önce günümüzü aydınlatan önemli bir merkez. İçinde çivi yazılı çıkan tabletler bunu bize gösteriyor. Buradaki bilgiler sadece Kültepeyi aydınlatmıyor. Suriye’nin milattan önce 2 bin yılına ait önemli bulgular veriyor. Hatta şu an yaptığımız kazılar 3 bin yıla ait bulgular da verecek. Yani Suriye’de bilmediğimiz bazı olayları burada çözmüş olacağız. Aynı zamanda bugünkü Mezopotamya dediğimiz Irak’ın büyük bir kısmını içine alan bölgede dönemin bilinmeyenlerini Kültepe’de ki tabletler veriyor. O zamanki dünya tarihini aydınlatması açısından son derece önemli. Tabii buradaki tabletler okunduğu zaman muhakkak faydası var. Biz çok fazla tarihi bilgiler veriyor. Aslında o zamanlar yapılmayan bir ticaretten bahsediyoruz.”

BİZ ESER DEĞİL, VERİ PEŞİNDEYİZ

“Bu yıl iki ayrı yerde çalışacağız. Aslında bakarsanız biz eser peşinde değil, veri peşindeyiz. Yani o eserler bize veri verecek diye takip diyoruz. Birincisi Asurlu tüccarlardan önce bizim yaklaşık günümüzden 4 bin 500 yıl önceki yapılarda daha önce bulduğumuz dini inanç sembollerinin devamını açığa çıkarmaya çalışacağız. Bunların yanında çıkacak diğer malzemelerde bizim için muhakkak son derece kıymetli olacak. Eğer gerçekleştirebilirsek Karum’da yapacağımız çalışmalarda da yine bir tüccar arşivine ve evine ulaşarak, zengin buluntularla Kayseri müzesine katkıda bulunmak istiyoruz.”

 

Banner
Related Articles

Urartu Arkeolojisine Adanmış Bir Ömür Altan Çilingiroğlu

19 Haziran 2021

19 Haziran 2021

Arkeoloji camiası çok değerli bir bilim insanını Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu’nu kaybetti. Urartu, Doğu Anadolu, İran ve Kafkas tarihi ve...

Glyptotek Müzesi Türkiye’den kaçırılan Septimius Severus’un heykel başını iade etti

14 Mart 2025

14 Mart 2025

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yoğun çabaları sonucu Danimarka Glyptotek Müzesi, Türkiye’den kaçırılan Roma İmparatoru Septimius Severus’un heykel başı ve 48...

Haydarpaşa Kazılarında Helenistik Dönem Mezar Ortaya Çıkarıldı

10 Nisan 2022

10 Nisan 2022

Haydarpaşa tren garı peronlarının kaldırılması ile başlayan arkeolojik kazılarda Helenistik ((MÖ 330-MÖ 30) döneme ait kiremit mezar bulundu. Haydarpaşa tren...

30 Yıl Önce Keşfedilen 3.500 Yıllık Hitit Keten Kumaşı İlk Kez Sergileniyor

10 Mart 2025

10 Mart 2025

Çorum’un Ortaköy ilçesindeki Şapinuva Ören Yeri’nde 1995 yılında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan 3500 yıllık Hitit keten kumaşı, ilk kez...

Adana’daki Tatarlı Höyük’te 2 Bin Yıllık Annelik Kültünün İzleri Bulundu

24 Mayıs 2026

24 Mayıs 2026

Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Tatarlı Höyük’te bulunan beş küçük pişmiş toprak figürin, Helenistik Dönem’de annelik, çocuk bakımı ve koruyucu inançların gündelik...

4 bin yıllık gümüş kupa, insanlığın evrene bakışına dair en eski tasvirlerden birini barındırıyor olabilir

24 Ocak 2026

24 Ocak 2026

Yarım yüzyılı aşkın süredir bilinen küçük bir gümüş kupa, bugün yeniden bilim dünyasının gündeminde. ʿAin Samiya Kupası olarak tanınan bu...

Aziz Thaddeus’un mezarının Eğil Kalesi kazılarında bulunduğu düşünülüyor

15 Kasım 2024

15 Kasım 2024

Diyarbakır’da bulunan Eğil Kalesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda 1600-1900 yıl öncesine ait mezarlar bulundu. Kazı başkanı Prof. Dr. Vecihi Özkaya, mezarlardan...

M.Ö. 8000 Yılında Çatalhöyük İnsanı Ne Yiyor Ne İçiyordu?

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Yerleşik kültürün ilk örneği olan Çatalhöyük’de M.Ö. 8000 yılında yaşayan insanlar ne yiyor ne içiyordu? Bu sorunun cevabını Max Planck...

Neandertaller aletleri Cro-Magnon insanı ile aynı şekilde kullanıyordu

27 Ocak 2022

27 Ocak 2022

Antropologlar, Neandertallerin aletleri kullanım hareketlerinin Cro-Magnon’larla aynı şekilde olduğunu söylediler. Araştırmacılar, Neandertal insanının, “Avrupa’ya yerleşen ilk erken modern insanlar” olarak...

Roopkund Gölündeki Yüzlerce İskelet DNA Analizleriyle Şaşırttı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Himalayalar’ın yüksek kesimlerinde  Roopkund adı verilen bir buzul gölü bulunmaktadır. Bu göl yöresel halk tarafından Gizem gölü ya da İskeletler gölü...

Son araştırmalara göre, Kral Alfred’in kuvvetleri Cerne Abbas Devi’ni toplanma noktası olarak kullandı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Oxford Üniversitesi’nden yapılan yeni bir araştırma, Cerne Abbas Devi’nin başlangıçta Batı Sakson orduları için bir toplanma istasyonunu işaretlemek için Herkül’ün...

Galler’de nadir, erken bir Orta Çağ mezarlığı ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Arkeologlar, 6. veya 7. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen erken Orta Çağ mezarlığı buldular. Mezarlarda iyi korunmuş halde çıkarılan iskeletlerin...

Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Yeni bir araştırmanın sonucuna göre; Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir. Genç yetişkine...

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

Athena Tapınağı’nın 2 bin 600 yıllık koruyucuları İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açılıyor

18 Nisan 2022

18 Nisan 2022

İzmir’in Foça ilçesindeki Phokaia Antik Kenti’nde yer alan 2 bin 600 yıllık Athena Tapınağı’nın 2 at ve 2 griffon büstünden...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]