3 April 2025 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünya’nın En Eski Hayvan Tasviri Bulundu

Eski insanların sadece hayatta kalabilmekle ilgilendiklerini düşünmek kolaydır. Ama onlar hayatta kalabilmek için aletler icat ettiler değişen iklime uyum sağlabilmek için uğraştılar.

Peki konu sadece hayatta kalabilmekse neden mağara duvarlarına resimler çizdiler?

Belkide konu ait oldukları dünyayı anlatabilmek olduğunda onların da bizim gibi instagram yada facebook fotoğraflarına bakmaya ihtiyaçları vardı. Eski insanlar genellikle doğal dünyayı kaya sanatı aracılığı ile resmettiler. Antik ve modern insan hikayesi arasındaki bu bağlantı, türümüzün dünyamızı ve içindeki yerimizi anlamlandırmaya yardımcı olacak hikayeler anlatma eğilimini ortaya koyuyor.

Bilim insanları kaya sanatıyla ilgili çalışmalarda eski insanların yaşamlarına ait her gün daha fazla şey öğreniyorlar.

Science Advances dergisinde yayınlanan makalede arkeologlar, ” insanlar tarafından yapılmış bir domuz resminin  Dünya’nın en eski tarihli figüratif sanat eserini” bulduklarını iddia ediyorlar.

Sulawesi adasındaki alanda çalışan arkeologlar, mağara sanatının en az 45.500 yaşında olduğunu söylediler. Aynı zamanda bir hayvanın hayatta kalan en eski resmi olduğu düşünülmektedir. Kırmızı aşı boyası pigmenti kullanılarak boyanan hayvan, diğer iki siğil domuz arasında bir kavga veya sosyal etkileşimi gözlemliyor gibi görünüyor.

Kırmızı aşı boyası kullanılarak boyanan sahne, diğer siğil domuzlarının kavga etmesini veya başka bir şekilde etkileşime girmesini izleyen siğil bir domuzu gösterir. Fotograf: Basran Burhan

Bu bölge, başka keşiflerin yapıldığı birçok ilgi çekici kireçtaşı mağarasına ev sahipliği yapmaktadır. 2019 yılında 43.900 yıl öncesine ait bir av sahnesi tasviri yine Sulawesi’de bulunmuştur.

İnsanların Sulaweside uzun bir geçmişi var. Adada daha önce keşfedilen antik mağara sanatı, Dünya tarihinin 13.000 ila 129.000 yıl önceki dönemini açıklayan Geç Pleistosen dönemine dayanıyor.

Bu yeni çalışmanın arkasındaki araştırmacılar, Sulawesi’de daha önce bilinmeyen iki yeni kireçtaşı mağarasında (Leang Tedongnge ve Leang Balangajia isimli mağaralar) bulunan sanat üzerine rapor veriyor.

Araştırmacılar, Leang Balangajia sanat eserini 32.000 yıl öncesine ve Leang Tedongnge’yi 45.000 yıl öncesine tarihlendirdiler. Bu bulgular, sanat eseri için mümkün olan minimum yaşlardır, bu nedenle bu tarihlerin önerdiğinden daha eski olabilirler .

Başka bir mağaradaki siğil bir domuzun ikinci tasviri en az 32.000 yıl öncesine tarihlendi. Fotograf: AA Oktaviana

Araştırmacılara göre, bu bulgular Leang Tedongnge mağara sanatını sadece Sulawesi’deki en eski mağara sanatı değil, aynı zamanda çalışmaya göre “arkeolojinin bildiği en eski figür sanat eseri” yapıyor.

Antik sanatçılar, cinsel organlar gibi bazı anatomik ayrıntıları kaçırıyorlar, ancak inanılmaz bir şekilde bilim insanlarının tasvir edilen yaratığı Sulawesi’de çok iyi bilinen ve benzersiz yüz siğilleriyle ayırt edilen eski bir domuz türü olan S. celebensis olarak tanımlamasına yetecek kadar özellik içeriyordu.

Önceden, bilinen en eski mağara sanatının ilk kez Avrupa’da 40.000 yıl önce soyut semboller sergileyerek ortaya çıktığı düşünülüyordu. 35.000 yıl önce sanat, atları ve diğer hayvanları göstererek daha sofistike hale geldi.

Endonezya’daki bu son bulgular, sanatsal ifadenin ve ona eşlik eden bilişsel sıçramanın, Avrupa’da başladığına dair uzun süredir devam eden bir inanca meydan okudu. Endonezya’daki mağara resimleri, insanlığın ilk öyküsüne yeni bir ışık tutuyor.

Avustralya’daki Griffith Üniversitesi’nde kaya sanatının tarihlendirilmesi konusunda uzmanlaşmış arkeolog ve doçent olan eş yazar Maxime Aubert, bu görüşün “Avrupa merkezli” olduğunu ama doğru olmadığını söyledi.

Figüratif sanat yaratma yeteneğinin 60.000 yıl gibi uzun bir geçmişe sahip olduğu düşünülüyor.

Aubert , Afrika’da 77.000 yıl öncesine dayanan soyut sanat bulunmasına rağmen , Afrika kıtasında, Avrupa ve Endonezya’daki sitelerde bulunanlardan daha eski hiçbir figüratif sanat keşfedilmediğini söyledi.

Siğil domuzlar Endonezya’da hala yaygındır ve o zamandan beri evcilleştirilmiştir.

Aubert, sanatı yapan insanlar hakkında pek bir şey bilinmediğini de söyledi.

Dik kireçtaşı kayalıkları, resmin bulunduğu kireçtaşı mağarasını çevreliyor. Mağaraya sadece kurak mevsimde dar bir geçitle ulaşılıyor. Fotograf AA Oktaviana

Araştırmalar, Homo sapiens’in Güneydoğu Asya’ya 60.000 ila 70.000 yıl önce geldiğini gösteriyor. Araştırmacılar, sanat yapıtının bilişsel olarak modern insanların el işi olduğu sonucuna kesin olarak varamadıklarını söyleseler de, en olası açıklama buydu.

Griffith’in Avustralya İnsan Evrimi Araştırma Merkezi’nde görevli çalışmanın ortak yazarı Prof. Dr. Adam Brumm, “Bu keşif, Endonezya’nın kaya sanatının olağanüstü antik çağının altını çiziyor ve sanatın derin zaman tarihini ve insanlığın ilk öyküsündeki rolünü anlamak için önemini vurguluyor,” dedi.

Bu resimlerin antik homo sapiens tarafından yaratıldığından emin olamasak da, Brumm’a göre oldukça muhtemel görünüyor.(İspanya’da bulunan kaya sanatı örnekleri için Neandertallerin el işi olduğu söylenmiş ancak bu bulgulara itiraz edilmişti.)

“Bunun kesin olduğunu söyleyemeyiz, ancak dünyanın hiçbir yerinde Neandertaller gibi daha önceki insan türleri için böyle bir kanıt yok. Brumm sözlerine “En makul açıklama Sulawesi kaya sanatının türümüzün – ‘bizlerin’ el işi olduğudur” dedi.

Yaş tayini nasıl yapılıyor?

Arkeologlar genellikle bir örneğin minimum yaşını belirlemek için kalsiyum karbonat birikintilerindeki uranyuma uyguladıkları izotop yaş tayini olarak bilinen bir teknoloji türü kullanıyorlar

Çalışmaya göre, bu birikintiler “uzun bir süre boyunca mağara yüzeylerindeki ince su tabakalarından” oluşuyor.

Çalışma, bu kalsiyum karbonat birikintilerini mağaralardan çıkardı ve bir laboratuar ortamında analiz etti. Bazı boya pigmentleri, çıkarılan tortularla bile çıktı, böylece araştırmacılar pigmentlerin kalsiyum karbonatın yaşına karşılık geldiğini görebildiler.

Banner
Benzer Yazılar

Ege antik kentlerinde bulunan taşlar Yunan masa oyununun parçası olabilir

10 Ekim 2022

10 Ekim 2022

Arkeologlar, Ege ve Akdeniz’de yer alan antik yerleşimlerde bulunan taş kürelerin, Yunan masa oyununun bir parçası olabileceğini düşünüyorlar. Yunan masa...

Louvre Müzesi’nin Enteresan Tarihi

3 Şubat 2021

3 Şubat 2021

Paris’te bulunan Louvre Müzesi dünyanın en tanınmış ve büyük müzelerinden biridir. Aynı zamanda Dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi olma...

Fransa’da ‘Venus the Victorious’ oymalı 1.800 yıllık altın yüzük ve karolenj sikkeleri keşfedildi

26 Aralık 2024

26 Aralık 2024

Fransa Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü’nden (INRAP) arkeologlar, savaşta zaferle ilişkilendirilen Roma tanrıçası Venüs’ün yontulmuş portresinin bulunduğu 1.800 yıllık altın...

Ata Tohumları Üzerinde Tasarruf Türkiye’nindir!

17 Ağustos 2021

17 Ağustos 2021

Gıda ve su savaşlarının dünyanın geleceğinde görülme ihtimalinin her geçen gün yükseldiğine şahit olmaktayız. İnsanlık açlık ve susuzluk yoksunluğu tehdidi...

Doğu Çin’de 8 bin 200 yıllık lake eşya bulundu

9 Temmuz 2021

9 Temmuz 2021

Doğu Çin’in Zhejiang Eyaletindeki arkeologlar, Çin’de şimdiye kadar bulunan en eski olan, 8.200 yaşında olan iki cilalı eşya tespit ettiler....

Sakkara’da kraliyet hekimi “Tanrıça Selket’in Büyücüsü”nün antik mastaba mezarı keşfedildi

8 Ocak 2025

8 Ocak 2025

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Sakkara arkeolojik alanının güney bölgesinde Fransız ve İsviçreli ortak arkeoloji ekibi,...

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

24 Temmuz 2022

24 Temmuz 2022

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların...

Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter’in adının yazıldığı vazo ve kil figürünler bulundu

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Girit adasında yer alan antik Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter adının yazıldığı vazo ve yüzlerce kil kadın figürün...

2 bin yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

Bursa’nın İznik ilçesindeki 2000 yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor. Roma döneminde bölgede çalışan taş işçileri tarafından yapıldığı düşünülen Herkül...

Çin’de ilk kez Petalodus köpekbalığı dişleri bulundu

29 Ağustos 2021

29 Ağustos 2021

Çin’de 290 milyon yıllık, taç yaprağı şeklinde dişleri olan bir köpekbalığı fosili keşfedildi. Kuzey Çin, Shanxi Eyaleti, Yangquan Şehrindeki Qianshi...

Çatalca Kaleiçi Tarihi Surları Restorasyonunda Ytong Tartışması

26 Eylül 2021

26 Eylül 2021

İstanbul’un Çatalca ilçesinde yer alan Kaleiçi Tarihi Surları restorasyonunda ytong adı verilen inşaat malzemesi kullanıldığına dair iddialar tartışmaları beraberinde getirdi....

Antandros Antik Kenti’nde 2 bin 350 yıllık Kibele Heykeli’ne ulaşıldı

21 Ağustos 2022

21 Ağustos 2022

Balıkesir’in Edremit İlçesi Altınoluk Beldesi’nin 4 kilometre doğusunda, İda Dağı (Kazdağı) eteklerinde, Pelasglar tarafından kurulmuş olan Antandros Antik Kenti’nde devam...

Arkeologlar, Frankfurt Roma kenti NIDA’da en eski Hristiyan muskasını ortaya çıkardı

14 Aralık 2024

14 Aralık 2024

Frankfurt’ta ortaya çıkarılan antik bir gümüş muska, bölgedeki Hıristiyanlık tarihini 50 ila 100 yıl geriye götürüyor. Gümüş muska artık Kuzey...

Fatsa’nın Gaga Gölün de Kilise Kalıntıları Bulundu

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Gaga Gölü’nün derinliklerinde batık bir kilisenin kalıntılarına rastlandı. Yüzeyin 15 metre altında (50 fit) altında kalan...

İncil’de Hz. İsa’nın öğrencisi Mary Magdalene’nin memleketi olarak bahsedilen Magdala Antik Kenti ortaya çıkarıldı

15 Ekim 2023

15 Ekim 2023

İncil’de Hz. İsa’nın öğrencisi Mary Magdalene’nin memleketi olarak bahsedilen Magdala Antik Kenti akın zamanda İsrail’in Tiberya kentinin dışında bir ibadet...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]