21 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tarihin En Acımasız Türk ve Kadın Düşmanı ve Onun Şatosu

Acımasızlık, kan ve vahşetin esiri olmuş hükümdarlar tarihin her döneminde olagelmiştir. Yaptığı acımasız ve zalim işkenceler ile adı hiç silinmeyen, Türk ve kadın düşmanlığı ile de tanınan Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş bu hükümdarlardan birisidir.

Hollywood sinema sektörünün  Drakula‘sı kan emici vampirlerin atası olarak popüleritesini her dönem koruyan Kazıklı Voyvoda, kimine göre de, Romanya’nın kurtarıcısı, büyük halk kahramanıdır.

Binlerce masum insana gaddar ve acımasız işkence yaptığı Castelul Bran (Bran Şatosu) duvarları bu zalimliklere şahitlik etmeye devam ediyor. Bran Şatosu‘nu gezdiğinizde o anların korku ve dehşetini hissetmeniz mümkündür.

Türklerin Kazıklı Voyvoda, Macarların”Drakul” yani şeytan, Ulahlar “Çpelpuç” yani cellat ismini verdikleri, acımasız, gaddar, korku ve kandan beslenen Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş, yaşamı boyunca kadın ve Türklere karşı daha zalim bir yöneticiydi.

Eflak Voyvodası Kont Drakula Türklerin verdiği isim ile Kazıklı Voyvoda, tarihin en acımasız en zalim işkenceci yöneticilerindendir.

Türklere karşı kininin nereden geldiği bilinir lakin; kadınlara neden bu gaddarlık içinde olduğu ise hala bilinmezliğini korur Kazıklı Voyvoda‘nın…

Kazıklı Voyvoda‘nın kendisini Türk düşmanı kabul ettirmesine yol açan yaptığı işkenceleri okurken bile insanın uykularını kaçırtıyor.

Kazıklı Voyvoda, sürekli yemekli eğlenceler, ziyafetler düzenleyen bir voyvoda idi. Bu ziyafetler sırasında, yakaladığı Türk esirlerinin ayaklarının alt derilerinin yüzülmesini ve tuzla ovulmasını emrederdi. Bu kadar ile yetinmeyen Kazıklı, keçilere bu tuzlanmış açık yaraları yalatır ve Türk esirlerin çıkardığı aman seslerinden büyük haz alırdı.

Bir hadise daha var ki; birçoğumuz tarafından bilinir.

Günlerden bir gün, Fatih Sultan Mehmet, Kazıklı Voyvoda‘ya uyarı vermek için elçiler gönderir. Kazıklı Voyvoda‘nın huzuruna çıkan Türk elçiler, Türk geleneklerine göre sadece baş selamı verir. Ancak, Eflak’ta selamlama başta ne varsa çıkartılmakla oluyordu. Voyvoda, neden başlarında ki sarıkları çıkarmadıklarını sorunca elçiler, Türk geleneğinde sarık çıkartılmadığını ve hiçbir zamanda çıkartılmayacağını söyleyince Kazıklı, o vakit sizde hiç çıkartmayın deyip sarıkları başlarına çiviletmiştir. Başlarına sarıkları çivilenen elçilere de, bizde töre böyle gidin Sultana ben size boyun eğmeyeceğim sözümü iletin demiş fakat elçiler kan kaybından ölünce bu mesaj Sultana ulaşmamıştı.

Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş‘in Türklere yaptığı zulümleri Osmanlı tarihçileri kayıt altına almış özellikle de Fatih’in tarihçisi Tursun Bey, kendisinden “Haccac” olarak bahseder. Haccac, Emeviler zamanında yaşayan ve iktidarın korunması için yüzbinlerce insanın katledilmesine neden olan zalim hükümdarlardan biridir.

Kazıklı Voyvoda neden kadın düşmanı bilinmez ama kadınlara yönelik görülmemiş gaddarlıkları korkunç ün yapmıştır.

Kadınlara karşı, o kadar acımasız biriydi ki; gömleği kısa ve dar olan köylünün bu şekilde dolaşmasından karısını mesul tutmuş ve bu yüzden kadını kazığa oturtmuştu.

Kazığa oturtmak, en çok kullandığı işkence yöntemlerinden birisiydi. Zaten Türkler arasında Kazıklı Voyvoda olarak anılması bundan dolaydı.

Karısını kazığa oturtan Voyvoda, adamı başka bir kadın ile evlendirmiş… Eğer adama bu şekilde bakmaya devam ederse akıbetinin bunun gibi olacağını söylemiş kadına… Ve kadında korkusundan hayatı boyunca adamın kölesi olmuş.

Eflak’ta evlilik dışı ilişki zinaya karışan kadın olursa cinsel organını kestirirdi. Eğer cinsel organını kestirmez ise, derisini yüzdürüp her yerde teşhir edilmesini emrederdi.

Kazıklı’nın kadınlar için verdiği en küçük ceza ise, meme uçlarının kestirilmesi olarak kayıtlara geçmiştir.

Kazıklı Voyvoda’nın yaşadığı ünlü Bran Şatosu… Kont Drakula’nın şatosu olarak da bilinir.

Kazıklı Voyvoda ve Yaşadığı Şatosu Castelul Bran (Bran Şatosu)

Yazımız içinde de belirtiğimiz gibi dünya çapında gaddarlığı zalimliği ile ün yapmış Eflak Voyvodası 3. Vlad Tepeş, nam-ı değer Kazıklı Voyvoda, Romanya’da bazı kesimler tarafından  kahraman olarak görülmektedir. 14. y.y. başlarında Güney Romanya’da ataları ile başlayan yöneticilik maceraları yüzyıla yakın bir zaman dilimini kapsar.

Türk düşmanlığı dedesi Büyük Mircea’nın Türk egemenliği altına girmesi ile başlamıştı. Babası, 1431 yılında Nürnberg’de kiliseye karşı gelenlerle mücadele eden ve Türk düşmanlığı besleyenlerin bir araya geldiği Ejderha Tarikatı’na girmiş ve ülkesine dönünce kendisine Drakul denilmişti. Kazıklı Voyvoda‘ya Drakula (yani Drakul’un oğlu) ismi bundan dolayı verilmiştir.

1456 yılında Eflak boyunu ele geçiren Drakula, soylular (boyarlar) üzerine hakimiyet kurmaya girişti. Soyluları (boyarları), tutuklatarak yaşamı boyunca kullandığı Castelul Bran’ı (Bran Şatosu) inşasında kullanmıştır.

Bran Kalesi/Şatosu (Romence Catelul Bran; Almanca, Törzburg ve Macarca, Törcsvár), Romanya’da Bran yakınlarında ve Braşov’un yakın çevresinde bulunuyor. Şato, Erdel Prensliği ve Eflak sınırları arasında yer alır. Osmanlılara karşı savunma amaçla inşa edilmiştir.  Kale şu anda turistlere açık bir müze olarak hizmet vermekte, Kraliçe Marie tarafından toplanan mobilya ve sanat eserlerini sergilemektedir. Tepenin aşağısında geleneksel Romanya köylülerinin yapılarının sergilendiği bir açık hava müzesi bulunur.

Kazıklı Voyvoda, yaşamı boyunca insanlık tarihinin en gaddar ve acımasız hükümdarı olarak sergilediği korku yöneticiliği Fatih Sultan Mehmet’in bizzat yönettiği Eflak seferi ile son buldu. Fatih’in elinde kaçan Kazıklı, Mcaristan’a sığınmış ve burada 12 yıl tutsak olarak yaşamına devam etmiştir. Macaristan’ın desteği ile tekrar Eflak tahtını ele geçiren Kazıklı Voyvoda Drakula, 2 ay sonra başı gövdesinden ayrılmış vaziyette bir bataklıkta bulunmuştu. Kesik başı Topkapı Sarayı’na götürülmüş, bedeni ise bulunduğu yere gömülmüştü. Lakin, mezarı tekrar açılan Drakula’nın cesedi bulunamamış ve Hollywood karakteri efsanesi dönemi başlamıştır.

Tarihin En Acımasız Türk ve Kadın Düşmanı Bu Şatoda Yaşadı yazımızda Zeynep Dramalı’nın “Tarihi Tersten Okumak” adlı kitabından alıntılar yapılmıştır.

 

Banner
Benzer Yazılar

Rusya’da Antik Dönem Tanrıçaları Demeter ve Persephone Heykelcikleri Bulundu

20 Kasım 2020

20 Kasım 2020

Rusya‘nın Karadeniz kıyısında bulunan tatil beldesi Anapa’da bir inşaat çalışması sırasında Tanrıça Demeter ve kızı Persephone heykelcikleri bulundu. Antik çağda...

Gordion Antik Kenti’nde Frigya Kraliyet Mezarına Ulaşıldı

5 Haziran 2025

5 Haziran 2025

Ankara’nın Polatlı ilçesinde yer alan Gordion Antik Kenti’nde, Frigya Krallığı’na ait olduğu düşünülen ahşap bir mezar odası ortaya çıkarıldı. Kültür...

Dünyanın En Eski “Emojileri” Bulunmuş Olabilir

3 Şubat 2021

3 Şubat 2021

Günümüzden binlerce yıl önce henüz yazı dili gelişmeden insanlar birbiri ile iletişime geçmek için tarih öncesi emojileri kullanmış olabilirler mi?...

Türklerin Moğolistan’daki Göbeklitepesi Hüys Tolgoy Yazıtı

20 Mart 2022

20 Mart 2022

İlk dönem Türk Kaganlık tarihini çoğunlukla Çin yazılı kaynaklarından öğrenmekteyiz. Çin kaynaklarının haricinde az sayıda Türklere ait yazılı kaynaklarda bulunmaktadır....

Alexandria Troas kazılarında 2 bin 200 yıllık çarşı kapısı bulundu

18 Ekim 2021

18 Ekim 2021

Alexandria Troas kazılarında geçtiğimiz günlerde altar yapısı ortaya çıkarılmıştı. Şimdi de kentin çok önemli bir yapısına çarşı ile caddeyi bağlayan...

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

12 Mart 2022

12 Mart 2022

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği...

Cennet İbadethanesi 1500 Yıl Önceki Göçebe İnsanların İnancına Işık Tutuyor

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nde ortaya çıkarılan bir cennet ibadethanesi, 1500 yıl önce göçebe insanların inançlarına ışık tutuyor. 10.000 metrekarelik alan,...

Hititlerin ünlü altın kabzalı demir hançeri dünya dışı kökenleri olan demirden dövülmüş

17 Nisan 2024

17 Nisan 2024

Anadolu medeniyet sahnesinin en büyük oyuncusu Hititler demiri işleme ve kullanımında da öncü toplumdu. Alacahöyük kazılarında ele geçen altın kabzalı...

Hayfa’da Ay Tanrıçası Luna simgeli nadir bir Roma bronz sikke keşfedildi

25 Temmuz 2022

25 Temmuz 2022

İsrail’in Hayfa kıyılarında yürütülen yüzey araştırmaları sırasında nadir bulunan Ay Tanrıçası Luna simgeli Roma Bronz sikke keşfedildi. İsrail Eski Eserler...

Şamanlar, Tanrılar ve Ruhlar Arasında: Bulgaristan’ın Gizemli Orta Asya Kökenlerine Yolculuk

2 Temmuz 2025

2 Temmuz 2025

Modern sınırlar çizilmeden çok önce, görünmeyenle iletişim kurmaya dayanan şamanlar liderliğindeki kadim ruhani gelenekler, geniş Avrasya bozkırlarını kat ederek ritüellerde,...

Arkeolog kimdir? Arkeolog atamalarında son durum nedir?

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Arkeolog, eski çağlarda yaşayan medeniyetlerden toprak ve su altında kalan taşınır, taşınmaz kültür varlıklarını kazı yönetimi ile ortaya çıkaran arkeoloji...

Karakuş Tümülüsü’nün gizemi jeoradarla ortaya çıkarılacak

10 Ekim 2023

10 Ekim 2023

2 bin yıllık Karakuş Tümülüsü’nün gizemini ortaya çıkarmak için jeoradar çalışması başlatıldı. Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Kaan Kadıoğlu, “Bu çalışmayla...

Ayasofya’nın bakımsız kalan yeraltı yapıları temizlenerek ziyarete açılacak

5 Ocak 2025

5 Ocak 2025

Dünyanın en harikulade eserleri arasında yer alan Ayasofya’nın, yeraltı tünelleri, tonozları, koridorları ve üç odalı yeraltı türbesinin temizlenerek ziyarete açılması...

Antik Lidya kenti Patara’da 2400 yıllık Mutfak Ve Kadın Odası Bulundu!

8 Ekim 2020

8 Ekim 2020

Patara antik kentinde yapılan arkeolojik kazılarda bir mutfak ve bir “kadın odası” ortaya çıkarıldı. Kazılarda bulunmuş olan eserler arkeoloji dünyasını...

İsveç’te bir Orta Çağ mezarında 4 metreden uzun kılıç bulundu

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

İsveç’in batı kıyısındaki liman kenti Halmstad’daki Lilla Torg’da yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında alışılmadık ve heyecan verici bir keşif yapıldı. 6...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]