9 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kanlıtaş Höyük’te Keşfedilen 8 Bin Yıllık Başsız Figürinler Neolitik Yapı Ritüelleriyle İlişkilendiriliyor

Kanlıtaş Höyüğü’nde keşfedilen yaklaşık 8 bin yıllık dört başsız kadın figürini, İç Batı Anadolu’daki Neolitik toplulukların yapı kapatma ritüellerine dair dikkat çekici veriler sunuyor.

Eskişehir’in İnönü ilçesi yakınlarındaki Kanlıtaş höyükte ele geçirilen pişmiş toprak figürinler, yalnızca biçimleriyle değil, bulundukları yerle de önem kazandı. Baş kısımları kopmuş haldeki bu küçük heykelcikler, yapıların dolgu katmanlarında, taban seviyelerine yakın noktalarda ortaya çıkarıldı. Bu durum, figürinlerin rastgele bırakılmış nesnelerden çok, belirli bir ritüel davranışın parçası olabileceği fikrini güçlendirdi.

Kanlıtaş Höyüğü’nde 8 bin yıllık yerleşim izleri

Kanlıtaş Höyüğü kazıları, 2013-2019 yılları arasında Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Umut Türkcan başkanlığında yürütüldü.

Eskişehir, Afyonkarahisar ve Kütahya’yı kapsayan İç Batı Anadolu’da yer alan Kanlıtaş Höyüğü, “Porsuk kültürü” olarak adlandırılan kültürel evrenin tarihlendirilmiş en erken yerleşimlerinden biri kabul edilir. Bu nedenle höyük, Orta Anadolu ile Batı Anadolu arasındaki Neolitik toplulukları anlamak için önemli bir arkeolojik alan niteliği taşır.

Kazılarda çok sayıda dörtgen planlı yapı ve mekan açığa çıkarıldı. Figürinlerin bu yapıların dolgu katmanlarında bulunması, mekanların kullanım süresi sona erdikten sonra özel bir kapatma sürecinden geçmiş olabileceğini akla getiriyor.

Başsız kadın figürinleri neden önemli?

Kanlıtaş’ta bulunan figürinler farklı boyutlarda. En büyük ve daha özenli örnek yaklaşık 12-13 santimetre uzunluğunda. Diğer figürinler ise genellikle 5-6 santimetre boyutlarında.

Neolitik Anadolu’da insan biçimli figürinler bilinen bir buluntu grubudur. Çatalhöyük gibi büyük merkezlerde de benzer örnekler ortaya çıkarılmıştır. Kanlıtaş örneklerini öne çıkaran ayrıntı ise başlarının kopmuş olması ve bu durumun farklı yapılarda tekrar etmesidir.

Kanlıtaş Höyük'te Keşfedilen 8 Bin Yıllık Başsız Figürinler Neolitik Yapı Ritüelleriyle İlişkilendiriliyor

Prof. Dr. Ali Umut Türkcan, bilinçli biçimde kapatıldığı anlaşılan mekanlarda bulunan kadın figürinlerinin başsız ya da baş kısmı kopmuş halde ele geçirilmesinin, bunların yapı kapatılırken adak amacıyla bırakılmış olabileceğini düşündürdüğünü belirtti.

Bu yorum, Kanlıtaş figürinlerini yalnızca küçük pişmiş toprak nesneler olmaktan çıkarır. Buluntular, yaklaşık 8 bin yıl önce bir yapının nasıl terk edildiği, hangi nesnelerin seçildiği ve bu nesnelerin mekana nasıl yerleştirildiği konusunda önemli ipuçları taşır.

Yapı kapatma ritüelleri ve Neolitik inanç dünyası

Neolitik dönemde bazı yapılar kullanım dışı kaldığında basitçe terk edilmedi. Bazı yerleşimlerde mekanlar bilinçli biçimde dolduruldu, tabanlara ya da dolgu seviyelerine özel nesneler bırakıldı. Bu uygulama, yapının sosyal ya da sembolik anlamının belirli bir törenle sonlandırılmış olabileceğini düşündürüyor.

Kanlıtaş Höyüğü’ndeki başsız figürinler de bu çerçevede dikkat çekiyor. Başın koparılması, tek başına kesin bir ritüel kanıtı sayılmaz. Ancak figürinlerin konumu, farklı mekanlarda benzer halde bulunmaları ve yapı dolgularıyla ilişkileri, bilinçli bir kırma ve bırakma uygulamasını güçlü bir olasılık haline getiriyor.

Bu tür uygulamalar, Neolitik topluluklarda mimarinin yalnızca barınma amacı taşımadığını da gösteriyor. Evler ve mekanlar, insanların gündelik yaşamını sürdürdüğü alanlar olmanın yanında, bellek, inanç ve ritüel davranışla da ilişkiliydi.

İç Batı Anadolu Neolitiği için yeni bir pencere

Kanlıtaş Höyüğü, İç Batı Anadolu’nun Neolitik dönemine dair sınırlı bilgiyi genişleten yerleşmeler arasında yer alıyor. Orta Anadolu’daki büyük merkezler daha fazla tanınsa da Kanlıtaş gibi alanlar, bölgesel toplulukların mimari düzenini, üretim alışkanlıklarını ve ritüel pratiklerini anlamak açısından ayrı bir öneme sahiptir.

Dört başsız kadın figürini, büyük bir buluntu grubu değil. Ancak yerleştirildikleri alan, kırılma biçimleri ve yapı dolgularıyla bağlantıları, yaklaşık 8 bin yıl önce mekanların nasıl kapatıldığına dair güçlü bir arkeolojik iz bırakıyor.

Kanlıtaş Höyüğü’nde süren araştırmalar, İç Batı Anadolu’nun Neolitik topluluklarının inanç, mekan ve ritüel anlayışına dair daha ayrıntılı sonuçlar ortaya çıkaracak.

Banner
Benzer Yazılar

2020’de Keşfedilen En Havalı Antik Silahlar

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

2020 hepimiz için zor geçen bir yıl olsa da yıl içinde çok özel arkeolojik gelişmeler yaşandı. Bunlardan en ilginç olanları...

Araştırmacı, Libya’daki Cyrene antik kenti yakınlarındaki bir su kanalının içinde Bacchus heykelinin başını buldu

2 Ocak 2024

2 Ocak 2024

Libyalı Arkeoloji araştırmacısı Issam Menfi, Yunan döneminden kalma Bacchus heykelinin başını Cyrene antik kenti yakınlarındaki bir su kanalının içinde buldu....

Seyitömer Höyüğü kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim silindir mühür keşfedildi

9 Aralık 2024

9 Aralık 2024

Seyitömer Höyüğü’nde devam eden kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim taşından yapılmış silindir mühür keşfedildi. Kütahya’daki Seyitömer Höyüğü’ndeki kurtarma...

Avcı-toplayıcı insanların 14 bin yıllık tarım aletleri bulundu

9 Ekim 2021

9 Ekim 2021

Anadolu’da yaşayan avcı-toplayıcı kültür dönemi insanlarının yaşantıları ile ilgili maddi varlıklara son arkeolojik kazılar ile daha çok ulaşılmaya başlandı. Göbeklitepe,...

Pompeii’de bulunan en eski fast-food lokantası ziyarete açılıyor

9 Ağustos 2021

9 Ağustos 2021

Pompeii antik kenti 2020 yılı kazılarında ortaya çıkarılan dünyanın en eski fast-food lokantası ziyarete açılıyor. Telegraph, 2 bin yıllık olduğu...

9.000 Yıl Önce Kadınların Toplumdaki Yeri Nasıldı? Çatalhöyük’te Yeni Bulgular Bu Soruyu Cevaplıyor

27 Haziran 2025

27 Haziran 2025

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Çatalhöyük, 9.000 yıl öncesine ışık tutmaya devam ediyor. Neolitik döneme ait bu yerleşim...

Japonya’nın Güçlü Kadın İmparatoru “İmparator Köken”

3 Temmuz 2021

3 Temmuz 2021

Japonya’da tennö kelimesi imparator kelimesiyle eşanlamlıdır. Ancak bu kelimenin çok özel olan bir tarafı da vardır, kelime tam anlamıyla cinsiyet...

Almanya’da yol yapım işçileri asırlık tahta kaldırım keşfettiler

25 Aralık 2023

25 Aralık 2023

Kasım 2023’teki inşaat çalışmaları sırasında Fürth’teki yol yapım işçileri asırlık bir tahta kaldırım keşfettiler. Erken modern dönemin Franklarının bir zamanlar...

Hitit Çivi Yazılı Tabletler Yapay Zeka Teknolojisi ile Okunacak

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititlere ait çivi yazılı kil tabletlerin okunmasında yapay zeka teknolojisi kullanılacak. 1800 yıllarından bu yana başta Hitit...

Çek Arkeologlar Süslü Hediyelerle Dolu Bir Mezar Keşfetti

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Çek Arkeologlar Süslü Hediyelerle Dolu Bir Mezar Keşfetti, Doğu Bohemya müzesi arkeologları Hradec Králové’de 5 yy tarihlenen bir mezar alanı...

Ulucak Höyüğü’nde Tilki Postlu 8 Bin Yıllık Erkek Figürü Gün Yüzüne Çıkarıldı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde yer alan ve kentin bilinen en eski yerleşim alanı kabul edilen Ulucak Höyüğü’nde yürütülen kazılarda, 8 bin...

Bin 700 Yıllık Lahidin Soyulmasını Lanet Bile Engelleyememiş

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Antik dönemlerde bazı lahit sahipleri ebedi huzurların bozulmaması ve lahitlerinin soyulmaması için lanetleme yoluna gitmiştir. Çoğunlukla zengin ve üst sınıf...

İran’ın batısındaki Anahita Tapınağı Restore Ediliyor

12 Haziran 2021

12 Haziran 2021

İran’ın batısındaki Kangavar şehrinde bulunan antik Anahita tapınağının restorasyon projesine başlandı. Anahita Tapınağı, Kermanşah ili, Kangavar Şehri’nin ortasında, Hamedan’dan Kirmanşah’a giden...

Giresun Adası Kurtarma Kazıları Başlıyor

18 Mayıs 2021

18 Mayıs 2021

Karadeniz Bölgesi’nde insan yerleşimin ilk örneklerinin görüldüğü Giresun Adası’nda kurtarma kazı çalışmaları tekrar başlıyor. Giresun Valiliği’nin konu ile ilgili olarak...

Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor

5 Aralık 2023

5 Aralık 2023

Yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin yoğun uğraşları sonucunda Anadolu’ya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]