4 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’nun Kayıp Dili Sidece Çözülmeye Yaklaşıyor: Antik Alfabenin Harf Sayısı 31’e Çıktı

Antalya’daki Side Antik Kenti’nde taşlara kazınmış birkaç satırlık yazılar, Anadolu’nun en az bilinen dillerinden birini çözmeye çalışan araştırmacılar için giderek daha değerli hale geliyor. Son çalışmalar, 2 bin yılı aşkın süre önce kullanılan Sidece alfabesinde bilinen harf sayısını 26’dan 31’e çıkardı.

Bu artış yalnızca beş yeni işaretin tanımlanması anlamına gelmiyor. Sidece’nin ses yapısını, kelime düzenini ve antik kentin yerel kimliğini anlamak için daha sağlam bir zemin oluşturuyor.

Yeni yazıtlar çözümü hızlandırabilir

Sidece, bugüne kadar sınırlı sayıda yazıt üzerinden bilinen bir Anadolu dili. Eldeki metinlerin çoğu kısa, parçalı ve karşılaştırma yapmaya elverişli değil. Bu nedenle dilin tamamı hâlâ okunamadı.

Ancak Side Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Alanyalı ile dilbilimciler Michaela Zinko ve Alfredo Rizza’nın çalışmaları, araştırmanın yeni bir aşamaya geçirdi. Son yıllarda bulunan iki dilli yazıtlar ve 30-40 satıra ulaşan daha uzun metinler, Sidece’nin çözümü için daha önce olmayan bir imkân sağladı.

Anadolu’nun Kayıp Dili Sidece Çözülmeye Yaklaşıyor: Antik Alfabenin Harf Sayısı 31’e Çıktı

Alanyalı, yeni buluntuların araştırmacılar için umut verici olduğunu belirtiyor. Özellikle Sidece yazıtlarda geçen “Siruawn” ve “Siruawan” kelime biçimlerinin Side kentini ifade ediyor olabileceği düşünülüyor. Eğer bu yorum güçlenirse, araştırmacılar yalnızca bir kelimeyi değil, kentin kendi adını yerel dilde nasıl kullandığını da daha iyi anlayabilecek.

Helenlerden önceki Side daha görünür hale geliyor

Side, bugün daha çok Roma dönemi kalıntıları, tiyatrosu, anıtsal yapıları ve turistik kimliğiyle tanınıyor. Fakat Sidece yazıtlar, kentin daha eski bir yüzüne işaret ediyor.

Alanyalı’ya göre Sidece, Anadolu’nun eski dilleri arasında Likçe ve Karca gibi dillerle birlikte değerlendirilebilecek Luvi kökenli bir dil. Bu bilgi, Side’nin Helenlerden önce de güçlü bir yerel kültüre sahip olduğunu gösteriyor.

Antik kaynaklarda Kyme’den gelenlerin Side’ye yerleştikten sonra kendi dillerini unutarak yerel halkın dilini konuşmaya başladığı aktarılır. Bu ifade abartılı bir antik anlatı gibi görülebilir; ancak Side’deki yerli kültürün ne kadar baskın algılandığını göstermesi bakımından önemlidir.

Buradaki asıl nokta şu: Side yalnızca batıdan gelen göçmenlerle şekillenmiş bir liman kenti değildi. Kendi dili, yazısı ve sembolleri olan eski bir Anadolu kentiydi.

Anadolu’nun Kayıp Dili Sidece Çözülmeye Yaklaşıyor: Antik Alfabenin Harf Sayısı 31’e Çıktı
Fotoğraf: Koray Erdoğan

İskender’den sonra da kullanılan bir dil

Sidece’nin dikkat çekici taraflarından biri, Helenistik dönemde de yaşamaya devam etmiş olması. Büyük İskender’in Anadolu’daki kentleri ele geçirmesinden sonra Yunanca kamusal hayatta daha güçlü hale geldi. Buna rağmen Sideliler kendi dillerini yazıtlarda yaklaşık iki yüzyıl daha kullanmayı sürdürdü.

Alanyalı, bulunan yazıtların MÖ 2. yüzyılın sonlarıyla başları arasında son bulduğunu belirtiyor. Bu da Sidece’nin, Helenistik baskıya rağmen uzun süre kamusal hafızada yer tuttuğunu düşündürüyor.

Side’de bulunan Yeni Asur ve Yeni Babil mühürleri de kentin erken dönemlerde doğu Akdeniz ve Mezopotamya çevresiyle temas halinde olduğunu gösteriyor. Bu bulgular, Side’nin kültürel dünyasının yalnızca Yunan ve Roma ekseninden ibaret olmadığını ortaya koyuyor.

Nar, kent adı ve yerel kimlik

Side adının Helence’de “nar” anlamına gelmesi, araştırmanın bir başka ilginç tarafı. Alanyalı’ya göre kentin adı büyük olasılıkla yine narla ilişkili. Antik sikkelerde görülen nar motifleri de bu bağlantıyı destekliyor.

Bugün bölgede nar üretiminin hâlâ önemli olması, bu sembolün yalnızca antik bir isimden ibaret olmadığını düşündürüyor. Sidece çözülmeye yaklaştıkça, kentin adı, ekonomik hayatı ve yerel sembolleri de daha anlaşılır hale gelebilir.

Sidece neden önemli?

Sidece’nin çözümü, yalnızca eski bir alfabenin okunması demek değil. Bu dil, Helenleşme öncesi Anadolu’nun yerel kültürlerini anlamak için nadir verilerden biri.

Yeni harfler, iki dilli yazıtlar ve uzun metin parçaları araştırmacılara artık daha güçlü bir karşılaştırma alanı sağlıyor. Sidece tamamen çözülmüş değil. Ancak antik Side’nin kendi diliyle bıraktığı izler, kentin tarihini dışarıdan anlatılan bir hikâye olmaktan çıkarıp yerel hafızaya daha yakın bir noktaya taşıyabilir.

Kapak Görseli: Koray Erdoğan/Turkiye Today

Banner
Benzer Yazılar

Tell El-Amarna nekropolünde 3500 yıllık altın mücevher koleksiyonu keşfedildi

14 Aralık 2022

14 Aralık 2022

MÖ 1346 yılında firavun Amenhotep IV (Akhenaten olarak da bilinir) tarafından başkent olarak inşa edilen Tell El-Amarna kentinin nekropolünde 3500...

İran’ın Batısında Asur Kralı II. Sargon’a Atfedilen Bir Yazıt Bulundu

25 Nisan 2021

25 Nisan 2021

İranlı arkeologlar, Batı İran’da bir Yeni Asur kralı II. Sargon‘a atfedilen bir kraliyet anıt yazıtının bir bölümünü keşfettiler. ISNA’nın aktardığına...

Çin’in 4300 Yıllık Antik Piramitleri

26 Mart 2021

26 Mart 2021

Piramit denildiği zaman aklımıza ilk gelen yerler kuşkusuz Mısır yada Maya belki Nubian kültürüne ait piramitler olmaktadır. Fakat Çin’deki piramitlerden...

Antakyalı Sosipatros’un Oğlunun Adak Sunağı Neden Bir Kilise Duvarında?

2 Aralık 2020

2 Aralık 2020

İsrail’in kuzeyinde bulunan Banyas Koruma Alanında bir Bizans Kilisesini kazmakta olan araştırmacılar Ms.400 civarına tarihlenen bu kilisenin temelinde Tanrı Pan’a...

Maya Treni çalışması sırasında ortaya çıkarılan Maya mısır tanrısı tasvirli vazo

10 Ocak 2024

10 Ocak 2024

Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nden (INAH) arkeologlar, Maya Treni projesi kurtarma çalışmaları yürütüyorlar. Çalışmalarda bir mısır tanrısının oyulmuş görüntüsüne sahip...

Konya’da 5 Bin Yıllık İnsan Yüzlü Çömlek Parçası Ortaya Çıkarıldı

17 Eylül 2025

17 Eylül 2025

Konya’nın Seydişehir ilçesindeki Gökhöyük’te yürütülen kazılarda, yaklaşık 5 bin yıl öncesine tarihlenen ve üzerinde insan yüzü betimlemesi bulunan çömlek parçası...

Laodikeia Antik Kenti’nde 1.800 Yıllık Roma Dönemi Hermes Heykel Başı Ortaya Çıktı

1 Ocak 2026

1 Ocak 2026

Denizli yakınlarındaki Laodikeia Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Roma dönemine tarihlenen yaklaşık 1.800 yıllık bir Hermes heykel başı bulundu. Eser, kentin...

Eskişehir’de Roma Dönemi Eserler Ele Geçirildi

23 Haziran 2021

23 Haziran 2021

Eskişehir İl Jandarma Komutanlığ ekipleri tarihi eser kaçakçılarına yönelik operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda Roma Dönemi eserler ele geçirildi. DHA’nın verdiği...

Myra Antik Kenti Tanrıçası Artemis’e 2000 Yıl Sonra İlk Bakış

12 Nisan 2021

12 Nisan 2021

Akdeniz bölgesinin en önemli antik kentlerinden olan Myra antik kenti kazı çalışmaları 2020 yılında da tüm hızıyla devam etti. Kazı...

Ordu Müzesi çalışanı, Polonya’da nehirde yüzerken erken Orta Çağ kılıcı buldu

21 Aralık 2024

21 Aralık 2024

Polonya’nın Białystok kentindeki Ordu Müzesi koleksiyonu, yenileme sonrası büyük tarihi değere sahip benzersiz bir kalıntı ile zenginleşti: 9. veya 10....

Arkeologlar Düzce’de 1500 yıllık Bizans su havuzu ortaya çıkardı

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Düzce’nin Konuralp Mahallesi’ndeki antik tiyatroda yapılan arkeolojik kazılarda Bizans dönemine ait olduğu tespit edilen yaklaşık 1500 yıllık su havuzu bulundu....

Arkeologlar Mexico City’de insan külleriyle dolu bir Aztek sunağı ortaya çıkardılar

1 Aralık 2021

1 Aralık 2021

Meksika’da arkeologlar, Mexico City’nin eğlence ve mariachi müziğiyle ünlü merkezi Plaza Garibaldi’de 16. yüzyıldan kalma bir sunak keşfettiler. Hernan Cortes...

Pompeii’de 2.000 Yıllık Küller, Romalı Ailelerin Evlerinde Tanrılara Ne Yaktığını Ortaya Çıkardı

25 Mayıs 2026

25 Mayıs 2026

Vezüv Yanardağı MS 79 yılında Pompeii’yi kül ve taş altında bıraktığında, yalnızca bir Roma kentini yok etmedi. Romalı ailelerin evlerinin...

İstahr Kayalıklarında İğne-oyma Sasani Kralı Tasviri Ortaya Çıktı

16 Kasım 2025

16 Kasım 2025

İran’ın güneyindeki Marvdaş bölgesinde yer alan antik İstahr kentinin kayalıklarında, iğne-oyma tekniğiyle yapılmış yeni bir Sasani kralı tasviri tespit edildi....

İsviçre’de yol çalışmasında 8.500 yıllık mezarlar bulundu

30 Ekim 2021

30 Ekim 2021

İsviçre’nin Pully kasabasında devam eden yol çalışmaları sırasında yaklaşık M. Ö. 6500 ila M. Ö. 5500 yıllarına tarihlendirilen sekiz mezar...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]