17 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Altay Dağları’nda 2.500 Yıllık Çene Rekonstrüksiyonu: Demir Çağı Tıbbı Sanılandan Çok Daha Gelişmiş

Altay Dağları’nın sert rüzgârları altında yaşayan bir kadın… Ağır bir kafa travması geçiriyor. Normal şartlarda ölümcül sayılabilecek bir yaralanma. Fakat 2.500 yıl önce, Pazyryk topluluğu onu kaderine terk etmiyor.

Novosibirsk Devlet Üniversitesi araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen yüksek çözünürlüklü BT (bilgisayarlı tomografi) incelemeleri, Sibirya Demir Çağı’na ait bir kadında son derece gelişmiş bir çene rekonstrüksiyon ameliyatı yapıldığını ortaya koydu. Bulgular, antik tıp tarihine dair ezberleri sarsacak nitelikte.

BT Görüntüleme ile Ortaya Çıkan Şaşırtıcı Detay

Altay Cumhuriyeti’ndeki Ukok Platosu’nda yer alan Yukarı Kaljin-2 kurgan alanında bulunan kafatası üzerinde yapılan analizlerde, sağ temporal kemikte 6–8 milimetrelik çökme kırığı tespit edildi. Travma, çene eklemini (temporomandibular eklem) tamamen tahrip etmişti.

Bu tür bir hasar, konuşmayı ve çiğnemeyi neredeyse imkânsız hâle getirir. Antik bir dağ toplumunda, böyle bir yaralanma genellikle ölümle sonuçlanırdı.

Gelişmiş BT (bilgisayarlı tomografi) görüntüleme teknikleri kullanılarak Pazyryk kültürüne ait bir kadının çenesi yeniden yapılandırıldı; analizler, karmaşık bir antik cerrahi müdahaleye işaret ediyor. Kaynak: Elena Panfilo – NSU Basın Servisi.

Ancak kafatasında iki dar ve hassas şekilde açılmış kemik kanalı belirlendi. Yaklaşık 1,5 milimetre çapındaki bu delikler, dik açıyla kesişiyor ve eklem bölgesini sabitleyecek şekilde konumlanmıştı. Deliklerin çevresinde görülen halka biçimli kemik iyileşmesi, müdahalenin kadın hayattayken yapıldığını kanıtladı.

Daha da çarpıcı olan ise, kanalların içinde elastik organik kalıntıların tespit edilmesi. Araştırmacılar bunun at kılı ya da hayvan tendonundan yapılmış bir bağ sistemi olabileceğini değerlendiriyor. Bu düzenek, eklemi stabilize eden ilkel bir protez işlevi görmüş olabilir.

Hayatta Kaldığını Dişleri Anlatıyor

Dişlerdeki aşınma paterni, ameliyatın ardından uzun süre yaşadığını gösteriyor. Sol çene tarafında belirgin aşınma, kırıklar ve kök çevresi iltihabi değişimler bulunuyor. Sağ taraf ise görece daha az yıpranmış.

Bu tablo, kadının ameliyat sonrası çiğneme yükünü büyük ölçüde sol tarafa kaydırdığını düşündürüyor. Yani müdahale işe yaramış; fakat tam konfor sağlamamış.

Ölüm yaşı 25–30 aralığında tahmin ediliyor. O dönem için erişkin ve olgun bir yaş.

Görsel: Elena Panfilo – NSU Press Service

Ukok Platosu’nda Yaşam ve Toplumsal Değer

Kadının gömüldüğü mezar odası, büyük karaçam kütükleriyle inşa edilmişti. Ağaçsız yüksek plato koşullarında bu tür bir mimari, ciddi emek ve kaynak gerektirir. Buna karşın mezarda dikkat çekici mezar eşyası bulunmaması ayrı bir soru işareti.

Araştırmacılar, ameliyatın kendisinin bile kadının topluluk içindeki değerini gösterdiğini vurguluyor. Sert dağ koşullarında küçük nüfuslu bir toplum için her birey kritik öneme sahipti.

Pazyryk kültürü daha önce de mumyalama uygulamaları ve kafatası trepanasyonu örnekleriyle gündeme gelmişti. Bu yeni bulgu, Demir Çağı Sibirya’sında anatomik bilgi ve cerrahi pratiğin beklenenden çok daha gelişmiş olduğunu ortaya koyuyor.

Görsel: Elena Panfilo – NSU Press Service

Antik Tıp Tarihinde Yeni Bir Sayfa

Elde edilen veriler, literatürde derin antik çağda gerçekleştirilen en erken çene eklemi rekonstrüksiyonu örneklerinden biri olabilir.

Bu keşif, Sibirya’nın “ilkel” olarak etiketlenen topluluklarının aslında ileri teknik bilgiye sahip olduğunu gösteriyor.

Yapay zekâ tarafından oluşturulan görsel: Altay Dağları’ndaki Ukok Platosu’nda yaşamış Pazyryk kültürüne ait bir kadının temsili betimi.

Novosibirsk State University (NSU)

Banner
Benzer Yazılar

Süpermarket inşaat alanında Roma taban mozaiği bulundu

18 Mart 2023

18 Mart 2023

Oxford Arkeolojisi arkeologlarından oluşan bir ekip, İngiltere’nin Buckinghamshire kentindeki Olney kasabasında kurulacak süpermarketin inşaat alanında Roma taban mozaiği keşfetti. Bir...

Ordu’da cami cemaatının yıllardır oturduğu taşın, Roma İmparatoru III. Gordianus dönemi bir mil taşı olduğu ortaya çıktı

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Ordu’nun Fatsa ilçesinde , Roma İmparatoru III. Gordianus (MS 239) dönemine ait mil taşı bulundu. 1800 yıllık mil taşının, uzun...

Labraunda Antik Kenti’nde Karya’nın Dağ Mabedi Yeniden Ayağa Kalkıyor

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

Muğla’nın Milas ilçesi sınırlarında yer alan ve Antik Karya’nın kutsal merkezlerinden biri olan Labraunda Antik Kenti, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın...

Polonyalı arkeologlar, Roma lejyoner kampında antik bir “buzdolabı” keşfettiler

30 Eylül 2022

30 Eylül 2022

Polonyalı arkeologlar, Novae’deki (Bulgaristan) Roma lejyoner kampındaki kazılar sırasında antik “buzdolabı” olarak tanımlanabilecek yiyecekleri depolamak için kullanılan seramik plakalardan yapılmış...

Arkeologlar Ürdün Vadisi’nde nadir bir Haşmonayim sikke hazinesi ortaya çıkardı

2 Ocak 2025

2 Ocak 2025

Hayfa Üniversitesi’nden bir arkeolog ekibi, Ürdün Vadisi’nde yaptıkları kazıda Haşmonayim dönemine (Alexander Yannai‘nin hükümdarlığı (MÖ 104-76)) ait yaklaşık 160 sikkeden...

Hitit Çivi Yazılı Tabletler Yapay Zeka Teknolojisi ile Okunacak

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititlere ait çivi yazılı kil tabletlerin okunmasında yapay zeka teknolojisi kullanılacak. 1800 yıllarından bu yana başta Hitit...

Beçin Antik Kentinde Bulunan Tarihi Bey Hamamı, Restorasyonun Ardından Misafir Kabulüne Başlayacak

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Beçin kalesi Türk İslam dönemi yerleşmelerinin önemli merkezlerinden biridir. Antik şehrin tarihi M.Ö 2000’lere kadar gitmesine rağmen, burayı kendilerine başkent...

Bahreyn’de 3.300 Yıllık Dilmun Dönemi Seramik Yüz Gün Işığına Çıktı

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Bahreyn’in güneyinde yer alan Hilla arkeolojik alanındaki kazılarda, Dilmun uygarlığına ait son derece nadir bir buluntu ortaya çıktı. Yaklaşık 3.300...

Umman’da Demir Çağ yerleşimleri keşfedildi

1 Ekim 2022

1 Ekim 2022

Umman’ın Maskat vilayetinde yürütülen yüzey araştırmalarında 3 bin yıllık Demir Çağ yerleşimleri keşfedildi. Keşif, Sultan Qaboos Üniversitesi Sanat ve Sosyal...

Aşk tanrısı Eros’un elinde horozlarla tasvir edildiği 2000 yıllık mozaik koruma altında

18 Aralık 2021

18 Aralık 2021

İzmir’de Kasım ayında bir evde kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine düzenlenen operasyonda ele geçen içinde aşk tanrısı Eros’un elindeki horozlarla...

Kene ısırması sonucu vefat eden Arkeolog Murat Kurt son yolculuğuna uğurlandı

8 Haziran 2022

8 Haziran 2022

Erzurum Şenkaya ilçesi Akşar Mahallesi’nde devam eden arkeolojik çalışmaya katılan Arkeolog Murat Kurt, kene ısırması sonucu hayatını kaybetmişti. Arkeolog Murat...

Minos Yazısı Linear A’nın Çözülmesi Yönünde Büyük Adım

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

Avrupa’nın ilk büyük medeniyetinin kurucusunun esrarengiz Minoslular olduğuna inanılmaktadır. Minos, Yunanistan’a bağlı Girit Adası‘nda görülen (M. Ö. 3500 yıllarında) tunç...

6000 yıllık yerleşim yerindeki kazılar, Irak’taki en eski devlet kurumlarının ortaya çıkışına ve reddedilmesine dair kanıtlar ortaya çıkarıyor

6 Aralık 2024

6 Aralık 2024

Irak’ın kuzeyinde Shakhi Kora arkeolojik alanında M. Ö. 4. binyıla ait yerleşim yerinde yapılan yeni kazılar, ilk devlet kurumlarına dair...

İmparator Neron: Zalim Bir Yönetici mi Yoksa Zengin Aristokrat Düşmanı mı?

10 Kasım 2020

10 Kasım 2020

Günümüzden yaklaşık 2000 yıl öncesinde İmparator Nero‘nun (Neron) Roma’yı yaktığı söylencesi İmparator Nero’ya Romanın en kötü şöhretini getirmiştir.  Roma’yı yaktığı...

Sibirya’da Dünyanın En Eski Kaleleri Keşfedildi

9 Aralık 2023

9 Aralık 2023

Berlin Freie Üniversitesi’nden arkeologlar, uluslararası bir ekiple birlikte Sibirya’nın uzak bir bölgesinde müstahkem tarih öncesi yerleşimleri ortaya çıkardılar. Araştırmalarının sonuçları,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]