9 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Göbeklitepe Gücün Sembolü müydü? Yeni Araştırma Taş Tepeler’de “Ekstaz” Olasılığını Gündeme Taşıdı

On yıllardır Güneydoğu Anadolu’daki anıtsal Neolitik merkezler benzer bir çerçevede yorumlandı: devasa T biçimli dikilitaşlar, dramatik hayvan kabartmaları ve sık tekrarlanan fallik imgeler… Özellikle Göbeklitepe, çoğu zaman erken erkek egemenliğinin, doğurganlık kültlerinin ya da hiyerarşik dinsel otoritenin işareti olarak okundu.

Fallus = güç.
Bu eşitlik neredeyse tartışmasız kabul gördü.

Ancak yeni bir akademik çalışma bu yerleşik yorumu ciddi biçimde sorguluyor.

Arkeolog Emre Deniz Yurttaş’ın kaleme aldığı A Queer Feminist Perspective on the Early Neolithic Urfa Region, başlıklı araştırma, Taş Tepeler bölgesindeki fallik imgelerin erkek kimliğini ya da tahakkümü temsil etmekten çok, ritüel bir “eylem aracı” olarak işlev görmüş olabileceğini öne sürüyor.

Çalışma da incelenen alanlar. (Harita: Emre Deniz Yurttaş.) Kaynak: Yurttaş E. D. (2025), Cambridge Archaeological Journal

Çalışma; Sayburç, Karahantepe, Nevalı Çori ve Göbeklitepe’yi kapsıyor.

Buradaki “queer” kavramı modern kimliklere gönderme yapmıyor. Analitik bir araç olarak kullanılıyor. Amaç, bedeni ve cinselliği yalnızca üreme ya da toplumsal rol üzerinden okumaya alışmış modern bakışı kırmak.

Sayburç Neden Bu Tartışmanın Merkezinde?

Tartışmanın en net örneği Sayburç’taki kabartma.

Oturan bir insan figürü. Yanlarda hayvanlar. Figür, ereksiyon hâlindeki bir fallusu tutuyor. Sahne soyut değil, örtük değil. Açık ve eylem içeriyor.

Önceki yorumlarda bu tür imgeler çoğu zaman “gücün sembolü” olarak yumuşatıldı. Doğaya hükmetme, erkek otoritesi, soyut hâkimiyet anlatıları öne çıkarıldı.

Taş Tepeler – Sayburç

Fakat Sayburç kabartması bu yorumu zorlaştırıyor.

Burada soru değişiyor:
Bu beden kime ait? yerine
Bu beden ne yapıyor?

Taş Tepeler genelinde fallik imgeler çoğunlukla uyarılmış durumda betimlenmiş. Ancak üreme sahnesi yok. Penetrasyon yok. Çiftleşme anlatısı yok. Hâkimiyet sahnesi yok.

Bu boşluk tesadüf olmayabilir.


Ekstaz Bir Ritüel Tekniği Olabilir mi?

Antropolojik çalışmalar, birçok geleneksel toplumda trans hâline geçiş için bedensel tekniklerin kullanıldığını gösterir. Dans, ritim, sarhoşluk, tekrar… Ve bazen cinsel uyarım.

Bu çerçevede uyarılma bir “tabu” değil; bir araçtır. Algıyı dönüştürmenin yolu.

Yurttaş’a göre Taş Tepeler, insan–hayvan–nesne ayrımının katı olmadığı animistik bir dünya görüşü içinde değerlendirilmelidir. Bölgedeki dinamik, hibrit ve abartılı hayvan kabartmaları da bu yorumu destekler nitelikte.

Eğer amaç güç gösterisi değilse, belki de amaç sınır aşımıydı.
Bedensel yoğunluk aracılığıyla algı eşiğini geçmek.


Taş Sadece Taş mıydı?

Göbeklitepe’den totem direği. (Fotoğraf: © Alman Arkeoloji Enstitüsü/Nico Becker.) Kaynak: Yurttaş E. D. (2025), Cambridge Archaeological Journal

Araştırmanın dikkat çekici bir başka boyutu taşın rolü.

Anıtsal dikilitaşlar yalnızca temsil aracı mıydı? Yoksa ritüelin aktif katılımcıları mı?

Etnografik paraleller, bazı kültürlerde nesnelerin “etkin” kabul edildiğini gösteriyor. Ruhsal gücü taşıyan, depolayan ya da aktaran varlıklar olarak.

Bu perspektiften bakıldığında, fallik imgeler yalnızca bedeni değil, taşı da eyleme dahil eden bir ritüel teknolojisi olabilir.

Bu da ritüel gücünün belirli bir cinsiyet ya da sınıfa ait olmadığını düşündürüyor.


Hiyerarşi İzleri Nerede?

Taş Tepeler bölgesinde şimdiye dek belirgin bir elit mezar geleneği, servet birikimi ya da katı toplumsal sınıflaşma kanıtı ortaya çıkmış değil.

Toplulukların görece eşitlikçi bir yapıda olduğu düşünülüyor.

Bu durumda fallusu doğrudan “erkek egemenliğinin simgesi” olarak okumak zorlaşıyor. Araştırma, ritüel yaşamın merkezinde güçten çok ekstazın yer almış olabileceğini savunuyor.


Bu Yorum Neden Önemli?

Bu çalışma geçmişe modern kimlikler atfetmiyor. Aksine, modern varsayımların arkeolojik yorumu nasıl şekillendirdiğini görünür kılıyor.

Göbeklitepe genellikle “dünyanın ilk tapınağı” olarak tanımlanır. Ancak belki de burası yalnızca anıtsal mimarinin başlangıcı değil, aynı zamanda beden, algı ve ritüel deneyim üzerine radikal denemelerin mekânıydı.

Taş Tepeler, Neolitik insanın yalnızca hayatta kalma mücadelesi vermediğini; aynı zamanda sınırları zorladığını gösteriyor olabilir.

Güç mü?
Yoksa ekstaz mı?

Tartışma yeni başlıyor.

Yurttaş E. D. “A Queer Feminist Perspective on the Early Neolithic Urfa Region: The Ecstatic Agency of the Phallus.” Cambridge Archaeological Journal. 2025;35(3):489-503. doi:10.1017/S0959774325000083

Kapak fotoğrafı: Sayburç Kabartması. (Özdoğan Referans Özdoğan 2022, şekil 4; fotoğraf: Bekir Köşker.) Kaynak: Yurttaş E. D. (2025), Yurttaş E. D. (2025), Cambridge Archaeological Journal

Banner
Benzer Yazılar

Eski Çağda Kütüphane Savaşları!

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

Biri dünyanın en eski ve büyük kütüphanesi diğeri 100 yıl sonra ona rakip olarak doğmuş. Bu iki eşsiz kütüphanenin ilginç...

Bilim insanları Khufu Piramidi içinde yeni bir keşfe imza attılar

21 Mart 2023

21 Mart 2023

4.500 yıllık bir Mısır piramidi sırlarını dökmeye devam ediyor. Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Khufu Piramidi’nin (Giza’nın Büyük Piramidi) içinde...

Umman’da 7 Bin Yıllık Sır: Neolitik Topluluklar Köpekbalığı Avlamış

19 Ocak 2026

19 Ocak 2026

Umman’ın bugünkü çöl iç bölgelerinde yaşayan Neolitik toplulukların, yaklaşık 7 bin yıl önce denizlerin en üst yırtıcılarından biri olan köpekbalıklarını...

Thor’un ünlü çekici İsveç’te bulundu ama düşündüğünüz gibi değil

23 Ekim 2022

23 Ekim 2022

İsveç’in güneybatısındaki Halland eyaletindeki Ysby’de arkeologlar tarafından “türünün tek örneği” olarak adlandırılan Thor’un ünlü çekici ortaya çıkarıldı. Thor’un ünlü çekici,...

Levent Vadisi’nde bulunan 2800 yıllık Hitit tanrıçası heykelciği

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

65 milyon yıllık bir jeolojik oluşum sonucu meydana gelen Levent Vadisi’nde MÖ 8. yüzyıla tarihlenen Hitit tanrıçası figürü dikkat çekiyor....

Çatalhöyük Araştırmasına Polonya’dan Ödül: Neolitik Toplumda Kadınların Merkezi Rolü Çalışması

22 Ocak 2026

22 Ocak 2026

Anadolu’nun en önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük, bu kez kazılarıyla değil, toplumsal yapıya dair ezber bozan bilimsel sonuçlarıyla uluslararası...

Uzuncaburç Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ortaya çıkarıldı

2 Ocak 2022

2 Ocak 2022

Mersin’de bulunan Uzuncaburç (Diocaesarea) Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ve çevresinde kolye, kolye ucu, küpe, amulet (muska), boru biçimli bilezik ve...

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen Baia’daki Batık bir Roma villasında bulunan mermer kakma zeminler

11 Nisan 2023

11 Nisan 2023

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen batık Baia kentinin Terme del Lacus bölgesinde gerçekleştirilen yeni araştırmalar antik Roma lüks villalarının...

Aizanoi kazılarında kemik atölyesi ortaya çıkarıldı

13 Kasım 2021

13 Kasım 2021

UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında kemik atölyesi ve kandil dükkanı ortaya çıkarıldı. İkinci...

2 bin yıllık Gizemli Kadın mumyasında boğaz kanseri tespit edildi

22 Temmuz 2022

22 Temmuz 2022

M. Ö. Birinci yüzyılda ölen Gizemli Kadın mumyası üzerinde yapılan analizlerde kadının boğaz ya da burun kanserine yakalanmış olduğu tespit...

Arkeologlar, Son Akşam Yemeği’nin Yendiği Bölgede Antik Kilise Buldu

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Arkeologlar, Hz. İsa ve havarilerinin son akşam yemeğini yediği evin yeri olduğuna inanılan bölgede bir Bizans kilisesi ve 2.000 yıllık...

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu....

Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli bulundu

1 Şubat 2022

1 Şubat 2022

İzmir’in Buca ilçesinde 8 bin 500 yıl öncesi yerleşim izlerine rastlanan Yeşilova Höyük’te “Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli” bulundu. Kültür...

Kayseri’de bütün halinde gergedan kafatası bulundu

10 Aralık 2021

10 Aralık 2021

Kayseri’de gerçekleştirilen yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları bölgenin çeşitli zengin fosil kalıntılarını barındırdığını gösteriyor. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat...

Sibirya’da daha önce bilinmeyen bir kültüre ait kurgan ortaya çıkarıldı

10 Ocak 2023

10 Ocak 2023

Sibirya Federal Üniversitesi’nden arkeologlar, daha önce bilinmeyen bir kültüre ait kurgan çok sayıda bronz alet ve eser ortaya çıkardılar. Keşif...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]