11 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Göbeklitepe Gücün Sembolü müydü? Yeni Araştırma Taş Tepeler’de “Ekstaz” Olasılığını Gündeme Taşıdı

On yıllardır Güneydoğu Anadolu’daki anıtsal Neolitik merkezler benzer bir çerçevede yorumlandı: devasa T biçimli dikilitaşlar, dramatik hayvan kabartmaları ve sık tekrarlanan fallik imgeler… Özellikle Göbeklitepe, çoğu zaman erken erkek egemenliğinin, doğurganlık kültlerinin ya da hiyerarşik dinsel otoritenin işareti olarak okundu.

Fallus = güç.
Bu eşitlik neredeyse tartışmasız kabul gördü.

Ancak yeni bir akademik çalışma bu yerleşik yorumu ciddi biçimde sorguluyor.

Arkeolog Emre Deniz Yurttaş’ın kaleme aldığı A Queer Feminist Perspective on the Early Neolithic Urfa Region, başlıklı araştırma, Taş Tepeler bölgesindeki fallik imgelerin erkek kimliğini ya da tahakkümü temsil etmekten çok, ritüel bir “eylem aracı” olarak işlev görmüş olabileceğini öne sürüyor.

Çalışma da incelenen alanlar. (Harita: Emre Deniz Yurttaş.) Kaynak: Yurttaş E. D. (2025), Cambridge Archaeological Journal

Çalışma; Sayburç, Karahantepe, Nevalı Çori ve Göbeklitepe’yi kapsıyor.

Buradaki “queer” kavramı modern kimliklere gönderme yapmıyor. Analitik bir araç olarak kullanılıyor. Amaç, bedeni ve cinselliği yalnızca üreme ya da toplumsal rol üzerinden okumaya alışmış modern bakışı kırmak.

Sayburç Neden Bu Tartışmanın Merkezinde?

Tartışmanın en net örneği Sayburç’taki kabartma.

Oturan bir insan figürü. Yanlarda hayvanlar. Figür, ereksiyon hâlindeki bir fallusu tutuyor. Sahne soyut değil, örtük değil. Açık ve eylem içeriyor.

Önceki yorumlarda bu tür imgeler çoğu zaman “gücün sembolü” olarak yumuşatıldı. Doğaya hükmetme, erkek otoritesi, soyut hâkimiyet anlatıları öne çıkarıldı.

Taş Tepeler – Sayburç

Fakat Sayburç kabartması bu yorumu zorlaştırıyor.

Burada soru değişiyor:
Bu beden kime ait? yerine
Bu beden ne yapıyor?

Taş Tepeler genelinde fallik imgeler çoğunlukla uyarılmış durumda betimlenmiş. Ancak üreme sahnesi yok. Penetrasyon yok. Çiftleşme anlatısı yok. Hâkimiyet sahnesi yok.

Bu boşluk tesadüf olmayabilir.


Ekstaz Bir Ritüel Tekniği Olabilir mi?

Antropolojik çalışmalar, birçok geleneksel toplumda trans hâline geçiş için bedensel tekniklerin kullanıldığını gösterir. Dans, ritim, sarhoşluk, tekrar… Ve bazen cinsel uyarım.

Bu çerçevede uyarılma bir “tabu” değil; bir araçtır. Algıyı dönüştürmenin yolu.

Yurttaş’a göre Taş Tepeler, insan–hayvan–nesne ayrımının katı olmadığı animistik bir dünya görüşü içinde değerlendirilmelidir. Bölgedeki dinamik, hibrit ve abartılı hayvan kabartmaları da bu yorumu destekler nitelikte.

Eğer amaç güç gösterisi değilse, belki de amaç sınır aşımıydı.
Bedensel yoğunluk aracılığıyla algı eşiğini geçmek.


Taş Sadece Taş mıydı?

Göbeklitepe’den totem direği. (Fotoğraf: © Alman Arkeoloji Enstitüsü/Nico Becker.) Kaynak: Yurttaş E. D. (2025), Cambridge Archaeological Journal

Araştırmanın dikkat çekici bir başka boyutu taşın rolü.

Anıtsal dikilitaşlar yalnızca temsil aracı mıydı? Yoksa ritüelin aktif katılımcıları mı?

Etnografik paraleller, bazı kültürlerde nesnelerin “etkin” kabul edildiğini gösteriyor. Ruhsal gücü taşıyan, depolayan ya da aktaran varlıklar olarak.

Bu perspektiften bakıldığında, fallik imgeler yalnızca bedeni değil, taşı da eyleme dahil eden bir ritüel teknolojisi olabilir.

Bu da ritüel gücünün belirli bir cinsiyet ya da sınıfa ait olmadığını düşündürüyor.


Hiyerarşi İzleri Nerede?

Taş Tepeler bölgesinde şimdiye dek belirgin bir elit mezar geleneği, servet birikimi ya da katı toplumsal sınıflaşma kanıtı ortaya çıkmış değil.

Toplulukların görece eşitlikçi bir yapıda olduğu düşünülüyor.

Bu durumda fallusu doğrudan “erkek egemenliğinin simgesi” olarak okumak zorlaşıyor. Araştırma, ritüel yaşamın merkezinde güçten çok ekstazın yer almış olabileceğini savunuyor.


Bu Yorum Neden Önemli?

Bu çalışma geçmişe modern kimlikler atfetmiyor. Aksine, modern varsayımların arkeolojik yorumu nasıl şekillendirdiğini görünür kılıyor.

Göbeklitepe genellikle “dünyanın ilk tapınağı” olarak tanımlanır. Ancak belki de burası yalnızca anıtsal mimarinin başlangıcı değil, aynı zamanda beden, algı ve ritüel deneyim üzerine radikal denemelerin mekânıydı.

Taş Tepeler, Neolitik insanın yalnızca hayatta kalma mücadelesi vermediğini; aynı zamanda sınırları zorladığını gösteriyor olabilir.

Güç mü?
Yoksa ekstaz mı?

Tartışma yeni başlıyor.

Yurttaş E. D. “A Queer Feminist Perspective on the Early Neolithic Urfa Region: The Ecstatic Agency of the Phallus.” Cambridge Archaeological Journal. 2025;35(3):489-503. doi:10.1017/S0959774325000083

Kapak fotoğrafı: Sayburç Kabartması. (Özdoğan Referans Özdoğan 2022, şekil 4; fotoğraf: Bekir Köşker.) Kaynak: Yurttaş E. D. (2025), Yurttaş E. D. (2025), Cambridge Archaeological Journal

Banner
Benzer Yazılar

Arkeolog, İrlanda’daki kısmen batık bir yapının tarih öncesi bir mezar olduğunu söylüyor

25 Ekim 2022

25 Ekim 2022

Yeni araştırmalar, yıllar önce Güney İrlanda’daki küçük Rostellan köyünün kuzeyinde, Rostellan Ormanı’ndaki Cork Limanı’nın doğu kıyısında bulunan yapının tarih öncesi...

Galler’de nadir, erken bir Orta Çağ mezarlığı ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Arkeologlar, 6. veya 7. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen erken Orta Çağ mezarlığı buldular. Mezarlarda iyi korunmuş halde çıkarılan iskeletlerin...

Yunan tanrılarının kenti Bergama’da halk Kibele kültünü yaşatıyor

25 Ağustos 2021

25 Ağustos 2021

Yunan tanrılarına adanmış birçok kutsal mimari yapının görüldüğü Bergama Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele figürünleri ve kutsal...

Hintli Arkeologlar Bilinen En Eski Kadın Lider Eğitim Manastırını Keşfetti

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

Hindistan’ın Bihar eyaletindeki arkeologlar, 11. ve 12 yy. kadınlar için yapılmış olduklarına inandıkları bir manastır keşfettiler. Antik manastır yerleşim yerlerinden...

Giresun Adası Kurtarma Kazıları Başlıyor

18 Mayıs 2021

18 Mayıs 2021

Karadeniz Bölgesi’nde insan yerleşimin ilk örneklerinin görüldüğü Giresun Adası’nda kurtarma kazı çalışmaları tekrar başlıyor. Giresun Valiliği’nin konu ile ilgili olarak...

Büklükale’de Hitit döneminde yaşanan depremin izlerine ulaşıldı

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

Anadolu tarihini değiştirecek bulgulara ulaşılan Büklükale kazılarında Hitit döneminde yaşanan depremin yarattığı tahribatın izlerine ulaşıldı. Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesindeki Büklükale mevkisinde...

Kıbrıs’ta muhteşem bir antik mozaik bulundu

21 Temmuz 2021

21 Temmuz 2021

Kıbrıs’ta, Kato Paphos’taki Fabrika Tepesi’nde yürütülen kazılarda, Helenistik döneme ait antik bir mozaik zemin ortaya çıkarıldı. Arkeologlar tarafından “Baf kropolü”...

Mısırlılar köleleri damgalıyordu

29 Aralık 2022

29 Aralık 2022

Eski Mısır metinleri, oymalar ve resimlerinin incelendiği bir araştırmaya göre, Mısırlılar köleleri demirden yapılmış damga mühürler ile damgalıyorlardı. Geçmiş yıllarda...

Şanlıurfa’da Dünya Neolitik Kongresi düzenlenecek

22 Haziran 2022

22 Haziran 2022

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa’da Dünya Neolitik Kongresi düzenleneceğini söyledi. Afyonkarahisar’da Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün...

Kofun Anahtar Deliği Mezarları Hakkında Yeni Bilgilere Ulaşılıyor

20 Ocak 2022

20 Ocak 2022

MS 3 ve 7. yüzyıl arasında Japon yönetici ve zengin sınıf üyeleri için yapılan Kofun anahtar deliği mezarları gizemlerini korumaya...

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara ili, Ulus ilçesi Atpazarı olarak adlandırılan semtte, Kale Mahallesi mevkiinde, kentsel sit alanı içinde yer almaktadır....

Gwalior’un Tarihi Kale Şehirleri UNESCO Listesinde

7 Aralık 2020

7 Aralık 2020

Hindistanın Madhya Pradesh eyaletine bağlı olan Gwalior tarihiyle tanınan bir şehirdir. Bu tarihi güzellikleri UNESCO’nun listesine girmesi ile taçlandırılacak. Eyalet...

Yeşilova Höyük kazılarında 5 bin yıllık mermer idol ortaya çıkarıldı

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Truva Antik Kenti ile benzerlikler görülen Yeşilova Höyük’te devam eden kazılarda 5 bin yıllık mermer idol bulundu. İzmir’in Bornova ilçesinde...

Bu çizim İzlanda’da şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilir

17 Haziran 2023

17 Haziran 2023

Doğu İzlanda’daki arkeologlar, ülkede şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilecek bir Viking gemisi çizilmiş bir kumtaşı buldular. Taş, Doğu...

Aygül Süel “Hititler İçin Büyük Yanlışlıklar Yapıyoruz”

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Şapinuva kenti kazısını yöneten Prof. Dr. Aygül Süel, katıldığı çevirim içi oturumda...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]