6 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kazakistan’da Oğuzlara Ait 1.100 Yıllık Kültöbe Yazıtı Keşfedildi

Kazakistan’da bir köy okulunun müzesinde tesadüfen fark edilen tek satırlık bir yazıt, Oğuz Türklerinin tarihsel hafızasına dair yerleşik kabulleri sarsacak nitelikte bir keşfe dönüştü. 9–10. yüzyıla tarihlenen Kültöbe Yazıtı, Oğuzların Selçuklu öncesinde de yazı kullandığını ortaya koyarak Türk dili ve siyasi tarihi açısından yeni bir tartışma alanı açtı.

Yazıt, aynı zamanda Oğuzlar ile Hazar Kağanlığı arasındaki ilişkilere dair uzun süredir tartışılan görüşleri yeniden gündeme taşıyor.

Bir Köy Okulunun Müzesinde Saklı Kalan Yazı

Kültöbe Yazıtı, Kazakistan’ın Türkistan kenti yakınlarında bulunan Oranğay köyünde ortaya çıktı. Yazıtın bulunduğu yer ise alışılmış kazı alanlarından biri değil; köydeki bir ortaokulun küçük müzesi. Keşfi gerçekleştiren Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğretim üyesi Hayrettin İhsan Erkoç, yazıtla karşılaşma anını şu sözlerle aktardı:

“Oranğay’da Kültöbe adlı bir Oğuz yerleşimine ait kalıntıların bulunduğunu biliyorduk. Köy okulunda küçük bir müze olduğunu öğrenince ziyaret ettik. Gezerken yazıta tesadüfen denk geldik. Ardından kapsamlı bir literatür taraması yaptık ve bu yazıt hakkında bugüne kadar herhangi bir bilimsel çalışma yapılmadığını gördük. Bunun üzerine yazıtı inceleyerek bilim dünyasına kazandırmaya karar verdik.”

Kültöbe Yazıtı’nın yazarlar tarafından çekilen ilk belgeleme fotoğrafı. Yazıtın genel formu ve tek satırlık metnin konumu bu ilk karede net biçimde görülüyor (6 Ağustos 2025). Kaynak: Hayrettin İhsan Erkoç – Alparslan Kavaklı, Kültöbe Yazıtı: Erken Oğuzlarda Yazı Kullanımına İlişkin Yeni Bir Buluntu.

Tarihleme Oğuz Göçleriyle Örtüşüyor

Yazıtın kesin tarihi için bilimsel analizler devam ederken, mevcut veriler 9–10. yüzyıllara işaret ediyor. Bu dönem, Oğuzların Orta Asya’daki yerleşim ve göç süreciyle doğrudan örtüşüyor.

Erkoç’a göre, Kazak arkeologların bölgede yürüttüğü çalışmalar Oğuzların 9. yüzyılda bu coğrafyaya geldiklerini, 11. yüzyıl başlarında ise büyük ölçüde bölgeden göç ettiklerini gösteriyor. Bu nedenle Kültöbe Yazıtı, Oğuzların bölgede aktif oldukları sınırlı fakat kritik bir zaman aralığına yerleşiyor.

Tek Satırlık Metin, Büyük Anlam

Kültöbe Yazıtı yalnızca tek bir satırdan oluşuyor. Ancak bu kısa metnin okunması ve yorumlanması aylar süren titiz bir çalışmayı gerektirdi. Yazıtın çözümleme sürecini anlatan Erkoç, öne çıkan ifadeye dikkat çekti.

Erkoç: “Okuma önerilerimiz arasında ‘kazar kan kul’, yani ‘Hazar Hanı’nın kulu’ şeklinde yorumlanabilecek bir ifade öne çıkıyor.”

Yazıt, 6 Ağustos 2025’te belgelendikten sonra Türkiye’de uzmanlarla birlikte yeniden değerlendirildi. Rehber Alparslan Kavaklı ve eski Türk yazıtları uzmanı Erhan Aydın ile yapılan karşılaştırmalı okumalar sonucunda, yorumların örtüştüğü görüldü ve bulguların yayımlanmasına karar verildi.

Oğuzların Yazı Kültürü Yeniden Değerlendiriliyor

Kültöbe Yazıtıi
Kültöbe Yazıtı’nın farklı açılardan ışıklandırılarak yapılan yakın çekimi. Tek satırlık metindeki harf formları ve yüzey aşınmaları bu görüntüler üzerinden analiz edildi (29 Eylül 2025). Kaynak: Hayrettin İhsan Erkoç – Alparslan Kavaklı, Kültöbe Yazıtı: Erken Oğuzlarda Yazı Kullanımına İlişkin Yeni Bir Buluntu.

Kültöbe Yazıtı’nı bilim dünyası açısından çarpıcı kılan asıl unsur, Oğuzların yazı kültürüne dair yerleşik görüşleri sorgulaması. Uzun yıllar boyunca Oğuzcanın ancak 13. yüzyıl ortalarından itibaren yazı dili olarak kullanıldığı kabul ediliyordu.

Bu yazıt ise Oğuzların Selçuklu öncesinde de Türk yazısını kullandıklarını gösteriyor. Eğer “Hazar Hanı’nın kulu” okuması ilerleyen çalışmalarla doğrulanırsa, bu durum Oğuz Yabguluğu’nun Hazar Kağanlığı ile siyasi veya idari bir bağ içinde olduğu tezini güçlendirebilir.

Yazıtın altında yer alan damga, yalnızca dil tarihi açısından değil, Türk kültür ve kimlik tarihi bakımından da ayrı bir önem taşıyor.

Yazıtın 1990’lı yıllarda kaçak bir kazı sırasında bulunmuş olmasına rağmen bugüne kadar bilimsel literatüre girmemiş olması, Orta Asya’da hâlâ keşfedilmeyi bekleyen pek çok eserin varlığına işaret ediyor.

Kültöbe Yazıtı, yalnızca Oğuzların değil, Türk tarihinin erken dönem yazılı hafızasının sanılandan çok daha köklü ve yaygın olabileceğini gösteren nadir bulgulardan biri olarak öne çıktı.

Hayrettin İhsan Erkoç ve Alparslan Kavaklı tarafından kaleme alınan “Kültöbe Yazıtı: Erken Oğuzlarda Yazı Kullanımına İlişkin Yeni Bir Buluntu” başlıklı bilimsel çalışmayı buradan ulaşabilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Çin’de Han İmparatoru Wendi’nin mozolesi ortaya çıkarıldı

16 Aralık 2021

16 Aralık 2021

Çin’de MÖ 202-MS 25 yılları arasında hüküm süren Batı Han Hanedanı imparatoru Wendi’nin mozolesi bulundu. Çin’in kuzeybatısındaki Shaanxi Eyaletinin başkenti...

Dünya’nın ikonik mimari harikaları nasıl görünüyordu?

16 Ocak 2022

16 Ocak 2022

Dünya’nın ikonik mimari harikaları Parthenon, Güneş Piramidi, Largo Arjantin Tapınağı, Knossos Sarayı ve Luksor Tapınağı gibi anıtların ilk günlerindeki ihtişamlı hallerini...

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

Yeni bir araştırma; genler dillerin çeşitliliğinde her zaman baş rol oynamıyor

24 Kasım 2022

24 Kasım 2022

Dünya üzerinde 7.000’den fazla dil konuşulmaktadır. Bu dilsel çeşitlilik, biyolojik özellikler gibi, genler aracılığı ile nesilden nesile aktarılır. Charles Darwin’in...

Ambar Barajı Suları Altında Kalacak Gre Fılla Höyüğü Taşınıyor

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

M. Ö. 7 binli yıllara ait Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem buluntuları keşfedilen Gre Fılla Höyüğü, Ambar Barajı suları altında kalacak....

Danimarka’da türünün tek örneği 1000 yıllık altın küpe bulundu

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Danimarka’daki bir metal dedektörü, İskandinavya’da daha önce hiç görülmemiş, 11. yüzyıldan kalma, türünün tek örneği bir altın mücevher parçasını ortaya...

Kuveyt’in Failaka Adası’nda 4.000 yıllık Dilmun Tapınağı keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Mosgard Müzesi liderliğindeki Danimarka-Kuveyt ortak kazı ekibi, Basra Körfezi’ndeki Kuveyt’in Failika Adası’nda M. Ö. 3.200-320 yılları arasında yaşamış erken Dilmun...

Eski Mısır Papirüsü Mumyalama Süreciyle İlgili Yeni Bilgiler Veriyor

28 Şubat 2021

28 Şubat 2021

Mısırbilimci Sofie Schiødt, 3.500 yıllık bir tıbbi papirüste eski Mısırlıları öbür dünyaya hazırlamak için kullanılan mumyalama sürecini yeniden yapılandırmaya yardımcı...

Çin’in Sanxingdui harabelerinde bir metre boyunda bronz heykel bulundu

17 Haziran 2022

17 Haziran 2022

Çinli arkeologlar, Çin’in güneybatısındaki Sichuan Eyaletindeki antik Sanxingdui harabeleri alanında bir metre boyunda bronz heykel keşfettiler. Sichuan Eyaleti Kültürel Kalıntıları...

Hadrianaupolis’te Sağlık Tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Hadrianaupolis Antik Kenti kazılarında Yunan mitolojisinde Apollon ve Koronis’in oğlu olan sağlık tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya...

Fransa’nın Güneyinde, Antik Olbia Kenti Yakınlarında 160 Roma Kremasyon Mezarından Oluşan Nekropol Keşfedildi

2 Kasım 2025

2 Kasım 2025

Arkeologlar, Fransa’nın güneydoğusundaki Hyères kentinde, antik Olbia yerleşimi yakınlarında M.S. 1 ila 3. yüzyıllara tarihlenen geniş bir Roma nekropolü keşfetti.Antik...

Arkeologlar Punt Ülkesini (Tanrı’nın Ülkesi) Bulabilmek İçin 3300 Yıllık Mumyaları Araştırıyor

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Eski Mısırlılar canlı babun ve tütsü gibi egzotik malları elde edebilmek için kilometrelerce yol katettiler. Punt diyarı yani Tanrı’nın ülkesini...

Kayalıpınar’da Hitit tarihini etkileyecek III. Hattuşili’ye ait bir mühür baskısı keşfedildi

14 Eylül 2023

14 Eylül 2023

Hititlerin Yukarı Ülke olarak kabul ettikleri Sivas ili sınırları içerisinde yer alan Kayalıpınar Harabeleri’nde yapılan kazılarda III. Hattuşili’ye ait bir...

Bergama’da basılan İmparator Caracalla Madalyonu Bulgaristan’daki Roma mezarında bulundu

15 Şubat 2024

15 Şubat 2024

2023’ün sonlarında Bulgaristan’ın Veliko Tırnovo bölgesindeki Strazhitsa belediyesine bağlı Nova Varbovka köyü yakınlarında keşfedilen Roma mezarların birinde, Roma imparatoru Caracalla’nın...

Ermenistan’da bulunan un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı

14 Mayıs 2023

14 Mayıs 2023

Ermeni ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip Ermenistan’ın Metsamor antik kentinde un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı ortaya çıkardılar. PAP...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]