17 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Talas Dağları’nda 600’e Yakın Petroglif ve İki Yeni Soğdca Yazıt Ortaya Çıktı

Orta Asya’nın dağlık vadilerinde, Türk–Soğd kültürlerinin iç içe geçtiği karmaşık bir Orta Çağ toplumu yeniden şekilleniyor.

Kırgızistan’ın batı Talas Dağları’nın sessiz yamaçları, 2024 yılında gerçekleşen ayrıntılı bir yüzey araştırmasıyla beklenmedik bir keşfe sahne oldu. Bakaiyr köyünün yakınındaki yüksek bir vadide bulunan Durdana adlı yeni kaya resimleri alanı, neredeyse 600 petroglif, on adet tamga ve iki özgün Soğdca yazıt ile Orta Asya tarihine dair önemli bir eksik parçayı tamamlıyor.

Eco-AYAN çevre vakfı ve Manas Ordo anıt kompleksi araştırmacılarının işbirliğiyle başlayan incelemeler, Temmuz 2024’te Belçikalı araştırmacı Luc Hermann tarafından sistematik biçimde yürütüldü. İlk bakışta küçük görünen alan, kısa sürede bölgenin Orta Çağ güç dengelerini anlamaya yardımcı olacak çarpıcı bir veri havuzuna dönüştü.

Talas
Durdana bölgesinde bulunan Soğdca dilinde yazılmış yazıtlardan birinin detayı. Kaynak: Luc Hermann.

Dağ vadisinde binlerce yılın izleri

Durdana, Talas kentinin yaklaşık 66 kilometre güneybatısında, 1.760–1.970 metre arasında değişen bir irtifada yer alıyor. Kaynak suları ve geniş otlakları sayesinde tarih boyunca hayvancılık ve kısa süreli yerleşim için kullanıldığı düşünülüyor. Araştırmalar sırasında 77 kaya yüzeyinde toplam 593 petroglif kaydedildi. Yaban keçisi figürleri 369 örnekle açık ara en yaygın olan motif. At, deve, köpek veya kurt ve geyik tasvirleri de farklı dönemlere ait izler bırakmış durumda.

Alan, Bronz Çağı’ndan 20. yüzyıla kadar uzanan geniş bir kronolojiyi kapsıyor. Bronz Çağı’na tarihlenen 91 gravür, ardından Demir Çağı’na ait 56 örnek bulunuyor. Ancak en yoğun üretim, 9.–11. yüzyıllar arasında bölgeyi şekillendiren Orta Çağ topluluklarına ait. Yaklaşık 283 petroglif bu dönemde işlenmiş ve büyük bölümü yalnızca birkaç santimetrelik ince çizgilerden oluşan grafiti tarzında.

Durdana bölgesinde belgelenen Soğdca yazıtlarından biri. Kaynak: Luc Hermann.

17.–19. yüzyıllara tarihlenen Kırgız dönemi de 35 gravürle temsil ediliyor. 20. yüzyılda ise bölgeye gelen çobanların bıraktığı isimler, araç çizimleri, çiçekler, yurtlar ve bir Sovyet yıldızı dahi kayalara işlenmiş durumda.

Orta Asya tarihinde ilk kez: sivil bağlamda bir “sarθang” unvanı

Durdana’nın en dikkat çekici buluntuları, iki farklı kaya yüzeyine kazınmış Soğdca dikey yazıtlar. İpek Yolu üzerinde etkili olan Soğd kültürünün dili, genellikle dini veya ticari metinlerde karşımıza çıkarken, burada askeri bir unvanla birlikte sivil bir bağlamda görülmesi büyük önem taşıyor.

Epigrafist Pavel Lurje tarafından çözümlenen üç satırlık ilk yazıt şu ifadeyi içeriyor:

“Mrty ‘yl yk-‘n srð’nk” — “Er El Yegän, komutan.”

Yazıtta geçen ve Eski Uygur alfabesinde bilinen bir harf biçimi, metnin 9. yüzyıl ile 11. yüzyıl başları arasına tarihlenmesini sağlıyor. Yaklaşık 60 metre ötede bulunan ikinci yazıtta ise yalnızca ad yer alıyor: El Yegän.

Buradaki en kritik unsur “sarθang” unvanı. Manici, Budist ve Hristiyan metinlerinden bilinen bu unvan, “komutan / general” anlamına geliyor ancak daha önce hiçbir zaman seküler bir epigrafik bağlamda tespit edilmemişti. Bu durum, El Yegän’in askeri hiyerarşide oldukça üst bir konumda olduğunu ve bölgedeki Türk–Soğd topluluklarının karmaşık sosyal düzenine ışık tuttuğunu gösteriyor.

Belgelenen Soğdca yazıtlarından bir diğeri Kaynak: Luc Hermann.

Tamgalar aracılığıyla klan kimliği ve yerleşim izleri

Durdana alanında belgelenen on tamga, sekiz farklı tipolojiye karşılık geliyor. Bu tiplerin üçü Talas bölgesinde ilk kez kayda geçti. Altı tamganın eski yerleşim kalıntılarıyla doğrudan ilişkili olması, bu sembollerin klan kimliğiyle birlikte mülkiyet veya mekan işareti olarak kullanıldığını düşündürüyor.

Petroglif sayısı bakımından mütevazı olsa da, tamgaların yoğunluğu ile Soğdca yazıtların bir arada bulunması Durdana’yı Talas’ın en kritik nokta verilerinden biri haline getiriyor.

Yeni keşifler için kapı aralayan bir saha

Durdana’dan önce Bakaiyr civarında yalnızca bir Soğdca yazıt biliniyordu; kuzeydeki üç başka örnekle birlikte bölgedeki epigrafik veri son derece sınırlıydı. Yeni keşif, bilinen tüm veri setini genişletirken Talas vadisinin kültürel çeşitliliğini yeniden tanımlıyor. Avrupa Birliği’nin Horizon 2020 programı tarafından desteklenen çalışma, bölgede daha fazla kaya resmi grubu bulunabileceğine işaret ediyor.

Kapak fotoğrafı: Durdana bölgesinin ana sırtı, Soğdca Yazıtları I ve II’nin yerlerini göstermektedir. Kaynak: Luc Hermann.

Luc Hermann, Pavel Lurje, Gamal Soronkulov, Laurence Delwiche, Azamat Asein Uulu, The new rock art site of Durdana (Talas region) in Kyrgyzstan with tamgas and two new sogdian inscriptions. Maiask, 20 (2025), doi.org/10.53737/2713-2021.2025.87.92.003

Banner
Benzer Yazılar

Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı

16 Eylül 2021

16 Eylül 2021

Avcı-toplayıcı kültürden sonra ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı. Çatalhöyük’ün doğu höyüğünde bir evin kazı çalışmasında çeşitli...

51.000 Yıllık Kemik Dünyanın En Eski Sanat Eseri Olarak Düşünülüyor

6 Temmuz 2021

6 Temmuz 2021

Berlin’in yaklaşık 150 mil güneybatısında, orta Almanya‘nın Harz Dağları’ndaki bir mağarada ortaya çıkarılan 51.000 yıllık geyik ayak kemiğinin dünyanın en...

Amos Antik Kentinde Bir Mezar İçin Kurtarma Kazısı Yapılacak

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Amos antik kentinde kaçak kazı aramaları sonucu bulunmuş bir mezarda kurtarma kazısı yapılacak. Antik Amos harabelerine...

Arkeologlar 2000 Yıl Önce Moda Olduğunu Düşündükleri Bir Saç Stili Ortaya Çıkardı

20 Şubat 2021

20 Şubat 2021

Cambridgeshire’daki Wimpole’da yapılan kazılarda bulunan 5 cm boyutundaki küçük heykelcik detaylarıyla şaşırttı. National Trust arkeologları ve Oxford Archaeology East’ten meslektaşları,...

“Pera Müzesi’nden Eserler” Google Chrome ile ziyarete açılıyor

31 Mart 2022

31 Mart 2022

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, “Oryantalist Resim”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ve “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonlarındaki eserlerden...

Tunç Çağı Çobanlarının Yolculukları Hakkında Yeni Görüş

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Şu anda güney Rusya’da bulunan Bronz Çağı doğa pastoralistleri, daha önce düşünülenden daha kısa mesafeler kat ettiler. Hint-Avrupa dillerinin bu...

Aşıklı Höyük’te 9500 yıl önce beyin ameliyatı olan kadın 3D ile canlandırılacak

12 Eylül 2021

12 Eylül 2021

Aksaray ilinde bulunan Aşıklı Höyük’te 1989 yılında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve tarihte ilk beyin ameliyatını geçirdiğine inanılan kadın...

Orta Çağ’da Veba Doktorları ve İlginç Üniformaları

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Kara veba tarihin en ölümcül salgınıydı ve sadece birkaç yılda 25 milyon Avrupalıyı yok etti. Yönetimdekiler çaresizlikten  ikinci sınıf ve...

Kazakistan’da 2.700 Yıllık Bronz Bıçaklar Bulundu: Saka Dönemine Işık Tutan Keşif

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

Kazakistan’ın Pavlodar bölgesindeki Bayanaul ilçesinde, Margulan Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan kazılarda, 2.700 yıllık nadir bronz bıçaklar gün yüzüne çıkarıldı. Keşif,...

Orta Don’da benzersiz bir keşif: Gümüş bir plakada İskit tanrıları

20 Kasım 2021

20 Kasım 2021

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Voronej bölgesinin Ostrogozhsky Bölgesi’ndeki Devitsa V mezarlığındaki kazıları sırasında, griffinlerle çevrili kanatlı İskit tanrıları...

İthaka’da Odysseus’a Adanmış Kült Alanı Ortaya Çıkarıldı

16 Haziran 2025

16 Haziran 2025

Yunanistan’ın İthaka adasında sürdürülen arkeolojik kazılarda, antik dönemin efsanevi kahramanı Odysseus’a adanmış kutsal bir kült alanı gün yüzüne çıkarıldı. Agios...

Ragna, gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele de yardımcı olacak

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Avrupa’da 800 yıl önce yaşama veda etmiş Ragna, bizlere gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele konusunda yardımcı olacak bilgiler veriyor. 2017’de uluslararası...

Roopkund Gölündeki Yüzlerce İskelet DNA Analizleriyle Şaşırttı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Himalayalar’ın yüksek kesimlerinde  Roopkund adı verilen bir buzul gölü bulunmaktadır. Bu göl yöresel halk tarafından Gizem gölü ya da İskeletler gölü...

4.000 yıl önce Vezüv Yanardağı’nın Plinian patlamasıyla gömülen Tunç Çağı köyü Afragola

1 Ekim 2022

1 Ekim 2022

Vezüv Yanardağı’nın Plinian patlaması, yaklaşık 4.000 yıl önce – Roma kenti Pompeii’yi gömmeden 2.000 yıl önce – güney İtalya’nın Campania...

Rusya’da 2.100 yıllık Afrodit madalyonu ortaya çıkarıldı

29 Ekim 2022

29 Ekim 2022

Karadeniz ile Azak Denizi arasında kalan Taman yarımadasında devam eden kazılarda Tanrıça Afrodit rahibesi olduğu düşünülen bir genç kıza ait...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]