10 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Troya’nın Kalbinde Savaşın İzleri: Efsane Gerçek Mi Oluyor?

Çanakkale’nin Hisarlık Tepesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Troya Savaşı’nın tarihsel temellerine ışık tutabilecek yeni bulgular gün yüzüne çıkıyor. 3.500 yıllık sapan taşları, ok uçları ve tahrip katmanı… Tüm işaretler, efsanenin yalnızca bir masal olmadığını gösteriyor.


Antik çağların en ünlü destanı olan Troya Savaşı, Homeros’un dizeleriyle yüzyıllardır anlatılsa da tarihsel bir gerçekliğe sahip olup olmadığı hep tartışma konusu oldu. Ancak Çanakkale yakınlarındaki Troya Antik Kenti’nde yürütülen yeni kazılar bu efsaneye yepyeni bir boyut kazandırıyor.

Hedef: Geç Tunç Çağı’nın Yıkım Katmanı

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden Prof. Dr. Rüstem Aslan liderliğindeki ekip, bu sezon kazı çalışmalarını Troya VI dönemine yani M.Ö. 13. yüzyıla tarihlenen “yıkım katmanına” yoğunlaştırdı. Bu katman, arkeologlara göre Troya Savaşı’yla doğrudan bağlantılı olabilir.

“Bu yılki amacımız, Troya’nın düşüşüne işaret edebilecek savaş izlerini bulmak,” diyen Prof. Aslan, önceki yıllarda ortaya çıkarılan ok uçlarının ve yangın kalıntılarının bu iddiayı desteklediğini belirtti.

Troya Antik Kenti arkeolojik kazılarından bir görünüm Fotoğraf: AA

Sapan Taşları: Bir Kuşatmanın Tanıkları

Kazı alanının en dikkat çeken keşiflerinden biri ise saray yapısının hemen önünde yoğun şekilde bulunan 3.500 yıllık sapan taşları oldu. Bu taşların savunma veya saldırı amaçlı bilinçli olarak bir araya getirildiği düşünülüyor.

Prof. Aslan, “Bu yoğunlukta sapan taşını küçük bir alanda bulmak, askeri bir faaliyete işaret ediyor,” diyerek, Troya surlarının çevresinde geçmişte yaşanmış büyük bir çatışmanın izlerini sürdüklerini vurguladı.

Troya Antik Kenti’nde yürütülen arkeolojik kazılarda saray yapısı önünde ortaya çıkarılan 3.500 yıllık sapan taşları. Görsel AA

Kazılarda Savaşın Diğer İzleri de Var

Geçmiş dönem kazılar, özellikle Troy VI ve VII dönemlerinde meydana gelen yıkımın izlerini taşıyor. Yanan yapılar, kırık duvarlar, aceleyle gömülmüş iskeletler… Tüm bu bulgular, şehrin barış içinde değil, şiddetli bir saldırıyla yıkıldığını düşündürüyor.

Yeni kazı alanları, agora ile saray arasındaki bölgede yoğunlaşıyor. Burada arkeologlar, ateş izleri taşıyan silahlar, bozulmuş iskeletler gibi savaşın maddi kalıntılarını bulmayı hedefliyor.

Efsaneden Gerçeğe: Troya’nın Arkeolojik Yolculuğu

Troya’da ilk kazılar 19. yüzyılda Frank Calvert ve ardından Heinrich Schliemann tarafından başlatılmıştı. O günden bu yana şehir, sadece mitolojik bir anlatının değil, aynı zamanda tarihin ve insanlık mirasının önemli bir parçası haline geldi.

Bugün ise UNESCO Dünya Mirası Listesi‘nde yer alan Troya’da yapılan kazılar, mit ile tarih arasındaki çizgiyi yeniden şekillendiriyor. Her yeni bulgu, Homeros’un kaleme aldığı epik savaşın ardında yatan gerçekleri ortaya koymak için bir adım daha atmak anlamına geliyor.


Troya Gerçekten Yıkıldı mı?

Eğer bu sezon planlandığı gibi yıkım katmanına ulaşılır ve savaşın izleri net bir şekilde ortaya konulursa, tarih kitapları yeniden yazılabilir. Belki de Paris’in Helen’i kaçırmasıyla başlayan ve Akhalıların Troya kapılarına dayanmasıyla efsaneleşen bu savaş, sandığımızdan çok daha gerçek.

Prof. Aslan’ın şu sözleri, bu sezonun ne kadar kritik olduğunu özetliyor:
“Umarız bu yıl, tarihin akışını değiştirecek sürpriz sonuçlara ulaşırız.”

Kapak Görseli: Troya Surları, Hisarlık. Kamu malı

Banner
Benzer Yazılar

Suudi Arabistan’da Keşfedilen Neolitik Döneme Ait Kaya Oyma Tapınak ve Yazıtlar

7 Ağustos 2022

7 Ağustos 2022

Suudi Miras Komisyonu tarafından yönetilen bir projede, çok uluslu bir arkeolog ekibi, en son teknolojileri kullanarak Al-Faw bölgesinde Neolitik Döneme...

Roma Dönemi Mermer Üretiminde Günümüze Göre Daha Az İsraf Vardı!

17 Mayıs 2021

17 Mayıs 2021

Roma İmparatorluğu mimarisi denildiği zaman hepimizin aklına ilk önce beyaz mermer heykeller, sütunlar gelir. Nitekim o dönem çoğu bina tıpkı...

Yeni Çalışma, Neandertallerin Dışarıdan Gelen Kadınları Ritüel Amaçlı Olarak Hedef Aldığını Ortaya Koydu

23 Kasım 2025

23 Kasım 2025

Belçika’daki Goyet Mağarası, Neandertaller Arası Şiddet ve Seçici Yamyamlıkla İlgili Yeni Kanıtlar Sunuyor Belçika’daki Troisième caverne de Goyet’de bulunan 41.000–45.000...

Mecdelli Meryem’in doğduğu yer Migdal’da ikinci sinagog keşfedildi

13 Aralık 2021

13 Aralık 2021

İsrailli arkeologlar, Mecdelli Meryem’in (Magdalalı Meryem olarak da bilinir) doğum yeri olduğu tahmin edilen Migdal’da (Magdala) İkinci Tapınaklar Dönemi’nden kalma...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde Bu Ay Gladyatör Strigil’i Sergileniyor

22 Temmuz 2021

22 Temmuz 2021

 İzmir Arkeoloji Müzesi bu ay farklı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.  Her ay yeni ve özel bir eserin ziyaretçilerle buluştuğu “Görmediklerinizi göreceksiniz”...

Araştırmacılar, Linear Elamit yazısını deşifre ettiklerini iddia ediyorlar

4 Eylül 2022

4 Eylül 2022

Araştırmacılar, İran’ın güneybatısında yer alan Susa şehrinde 1903 yılında yapılan kazılarda bulunan Linear Elamit yazı sistemi ile yazılmış kil tabletin...

Mısırlılar köleleri damgalıyordu

29 Aralık 2022

29 Aralık 2022

Eski Mısır metinleri, oymalar ve resimlerinin incelendiği bir araştırmaya göre, Mısırlılar köleleri demirden yapılmış damga mühürler ile damgalıyorlardı. Geçmiş yıllarda...

Almanya’da bulunan 300.000 yıllık Homo heidelbergensis ayak izleri

12 Mayıs 2023

12 Mayıs 2023

Almanya’nın Aşağı Saksonya’daki Schöningen Paleolitik site kompleksinde 300.000 yıllık Homo heidelbergensis ayak izleri keşfedildi. Homo heidelbergensis ayak izleri, Almanya’da bulunan...

Fatih Belediyesi Hitit Çivi Yazısı Atölyesi Düzenliyor

5 Aralık 2023

5 Aralık 2023

Fatih Belediyesi, Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititlerin kullandığı çivi yazısının uygulamasını öğrenmek isteyenler için Hitit Çivi Yazısı atölyesi düzenliyor. Hititlerin özellikle...

Seyitömer Höyüğü kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim silindir mühür keşfedildi

9 Aralık 2024

9 Aralık 2024

Seyitömer Höyüğü’nde devam eden kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim taşından yapılmış silindir mühür keşfedildi. Kütahya’daki Seyitömer Höyüğü’ndeki kurtarma...

Polonya’daki en eski bakır ürünü bir balta keşfedildi

30 Mart 2024

30 Mart 2024

Polonya’nın Hrubieszów bölgesindeki Horodło belediyesinde MÖ 4. ila 3. binyıla ait Trypillia kültürüyle özdeşleşmiş bir bakır balta bulundu. Hrubieszów bölgesinde...

Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter’in adının yazıldığı vazo ve kil figürünler bulundu

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Girit adasında yer alan antik Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter adının yazıldığı vazo ve yüzlerce kil kadın figürün...

İskenderiye’de 1.305 metrelik Greko-Romen antik kaya tünelini keşfedildi

4 Kasım 2022

4 Kasım 2022

Santo Domingo Üniversitesi’nden bir Mısır-Dominik arkeolojik misyonu tarafından Eski Mısır kenti Tapuziris Magna’nın altında 1.305 metre uzunluğunda bir Greko-Romen tüneli...

Münih’te 2.300 Yıllık İlk Antik Kelt Köyü ve Roma Yerleşimi Keşfedildi

22 Ekim 2023

22 Ekim 2023

Arkeologlar, Almanya’nın Münih kentinde eski bir Kelt köyü ve daha küçük bir Roma yerleşiminin kanıtlarını keşfettiler. Münih’in kuzey banliyölerindeki bir...

Tokat’ın Antik Comana Potica Kentinde Mısır’ın 18. Hanedanlığına Ait Mühür Bulundu

7 Ocak 2021

7 Ocak 2021

Tokatta bulunan antik Comana Potica kentinde Mısır’ın 18. Hanedanlığına ait bir mühür bulundu. Antik kent Tokat’ın Gümenek köyünde yer almaktadır....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]