6 December 2022 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Artvin Demirkapı/Arılı kaya resimleri Tunç Çağı Dönemi göçerleri hakkında bilgi veriyor

Kaya resimleri bizlere dönemin göçer topluluklarının sosyo-kültürel yapısı, dini inanç ve ritüelleri, düşün dünyası ve içinde bulunduğu doğası hakkında eşsiz bilgiler sunan maddi kültür varlıklarıdır.

Özellikle yazının bulunmadığı zaman diliminde iletişim aracı olarak değerlendirilen göçer toplulukların yaptığı kaya resimleri, Anadolu coğrafyasında Doğu Karadeniz Bölgesi, Doğu Anadolu’nun Erzurum-Kars-Ardahan Platosu ve Hakkâri-Van Bölgesi’nde görülür.

Artvin Demirkapı/Arılı kaya resimleri göçer toplulukların yaşantısına dair bilgiler veriyor

Artvin ili, Arhavi ilçesinin 20 km, Arılı Yaylası’nın 6,5 km güneybatısında, denizden 2200 m yükseklikte, Namazgâh adı verilen kayalık bir alanda bulunan Demirkapı/Arılı kaya resimleri üzerine çalışma yapan Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oktay Özgül, “Artvin İli ve İlçeleri Yüzey Araştırmaları” kapsamında yaptıkları çalışmalarda, 11 adet kaya üzerinde 56 adet çeşitli konuları içeren resim tespit ettiklerini, fotoğraflama ve çizim çalışmalarının yaptıklarını söyledi.

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimlerinin bulunduğu bölge
Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimleri’nin bulunduğu bölge

Oktay Özgül, Belleten Dergisi’nin Aralık 2021 sayısında kaleme aldığı makalesinde kaya resimlerinin, dağ keçisi motif, hareket halinde yapılmış abartılı boynuzlu geyikler, av ve tuzak sahneleri, güneş kursu ve süvarilerden oluşan çeşitli kompozisyonların yer aldığını; ayrıca örneğine daha önce Anadolu’da rastlanılmayan özenle çizilmiş olan balık resimleri de ayrı bir yer tuttuğunu işaret etti.

Özgül, “Kaya resimlerinin, ritüel alanı özelliği gösteren semboller içerdiği gibi; pastoral hayatın günlük akışını tasvir eden resimlerin yer aldığı bir çeşit göçer bir yurt/oba yaşantısını yansıtan temaları da içerdiğini” belirterek iki kültürün hem deniz hem de yüksek yayla kültürüne dair izler taşıdığını dile getirdi.

Özgül, “Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimleri” makalesinde şu bilgilere yer veriyor.

Kaya resimlerinde Sibirya Şamanizmi’ne ait inanışların tasvir edilmesi şaşırtıcı bir durum

“Hayvancılık ile balıkçılığı bir arada yürüten bu insanların, kayıkları/sandalları ritüellerinin bir parçası olarak görmeleri, kaya resim alanını daha da mistik bir hale getirir. Deniz kültürünü yansıtan sandal, balık ve avlanmış balık sahneleri, daha önce yakın çevre ve diğer bölgelerde hiç rastlanmayan tasvirler olarak karşımıza çıkar.

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimleri

Özellikle sandalların/kayıkların insanları veya ölen diğer canlıları başka dünyalara ruhlarını taşıması gibi, kökleri Sibirya Şamanizmi’ne dayanan inanışların tasvir edilmesi bizleri şaşırtmıştır. Bununla birlikte dağ keçisi ve tanımlanamayan başka bir hayvan üzerinde ellerini açmış dünyalar arası yolculuk yapan insanların/şamanların tasviri de çok ilginçtir. Yine farklı olarak I numaralı panoda ilkel bir formda çizilmiş çadır resmi de oba yaşantısının önemli bir parçasını açıkça gösteren öge olarak karşımıza çıkar. Buna ilaveten XII No.lu kayadaki av sahnesi, avcı-toplayıcı yaşamın temel bir özelliğini yansıtır. Bu tür sahnelerin benzer örneklerine yakın bölgedeki Kars Digor/Dolaylı kaya resimlerinde rastlanır.”

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimleri çizimi

Kaya resimleri Tunç Çağı kültür birliğine işaret ediyor

Doğu Anadolu kaya resimlerinde sıkça kullanılan vurma-oyma-çizgi tekniğinin yanı sıra burada farklı olarak, gagalama (pecked) yönteminin kullanılmış olmasına dikkat çeken Özgül, bir başka önemli verinin Erzurum-Hakkâri dağlık bölgesinin benzer kaya resim örneklerinin yanı sıra; benzer taş heykellerini de barındırması ve bu özelliklerin, iki bölgenin Tunç Çağı’ndaki kültür birliğine işaret etmesi olduğunu belirtiyor.

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimleri

Özgül, “Kaya resimlerinin tarihlendirmesinde güçlükler yaşanıyor. Yakın çevrede herhangi bir kurgan, nekropol, yerleşim yeri kalıntısı bulunmaması, resimlerin hangi zamanda yapıldığına dair bilgiye ulaşılmıyor. Ancak, kaya resimlerindeki hayvan tasvirlerinin biçimsel özellikleri, yapım tekniklerinin analoji yolu ile çevre coğrafyalarla mukayesesi, bize bu konuda belli ölçülerde fikirler vermiştir. Buradan yola çıkarak Demirkapı/Arılıkaya resimlerinin Erken Tunç Çağ’ı ve Orta Tunç Çağı’nda yapıldıklarını söyleyebiliriz” diyor.

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimlerinde balık figürü

Tunç Çağı insanı bölgeyi neden seçmiş olabilir?

Bölgenin insan grupları tarafından neden seçilmiş olabileceğine dair iki görüş ortaya atan Doç. Dr. Oktay Özgül, bunlardan birincisinin bölgenin ritüel alanı olmasının yüksek bir ihtimal olduğunu çünkü; resimlerde Şamanizm öğelerini içeren tasvirlerin yer aldığını Orta Tunç Çağı’ndan itibaren bozkır kavimleri arasında yaygınlaşan ve bir inanç kültürü olarak karşımıza çıkan bu tür tören sahneleri, Saymalıtaş-Tamgalısay vb. açık hava tapınaklarında çok açık bir şekilde karşımıza çıktığını belirtiyor. Buna benzer ritüel sahnelerinin ayrıca Kars/Digor Dolaylı kaya resimlerinde de göze çarptığını da söylüyor.

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimlerinde yaşam

İkinci bir görüş ise; konar-göçer yaşam süren toplulukların yaylağı gibi düşünülebileceğidir. Bu görüş içinde Özgül şunları söylüyor; “Bilindiği gibi bozkır toplulukları tarih boyunca yazın yüksek yerlere, kışın ise daha alçak yerlere göçüyorlardı. Burada buna benzer bir hayatın varlığını petrogliferdeki birbirinden bağımsız resimlerden anlayabiliriz. Kaya resimlerindeki av sahneleri, çadır, ateş, ocak, vahşi hayvan vb. tasvirler, yaylak hayatından sahneler olarak karşımıza çıkar. Bütün kayalık alan tarandığı zaman daha başka resimlerin de olduğunu düşünüyoruz. Yeni bulunacak kaya resimlerinde yaylak hayatı hakkında daha detaylı bilgi veren eğlence, oyun, savaş vb. hareketli kompozisyonları da bulabilmemiz mümkündür.”

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimlerinde dev örümcek çizimi

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimleri Tunç Çağı döneminde bölgede görülen ve günümüzde nesli tükenen hayvan faunası hakkında da bilgi sunduğuna işaret eden Özgül, “Kaya resimleri, bize bölgedeki hayvan faunası hakkında da bilgiler verir. Resimlerde yer alan ve tarafımızdan bizon olarak yorumlanan bir figürün muhtemelen Kafkas bizonu olduğunu ve neslinin tükenmiş olduğunu ifade edebiliriz” diyor.

Makalenin tam okumasını Belleten Dergisi Aralık 2021 sayısından yapabilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Urartu Arkeolojisine Adanmış Bir Ömür Altan Çilingiroğlu

19 Haziran 2021

19 Haziran 2021

Arkeoloji camiası çok değerli bir bilim insanını Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu’nu kaybetti. Urartu, Doğu Anadolu, İran ve Kafkas tarihi ve...

Zeus Tapınağı’nın Ortaya Çıkarılması Planlanıyor

9 Temmuz 2021

9 Temmuz 2021

Magnesia Antik Kenti 2021 kazı çalışmalarında kent içerisinde yer alan Zeus Tapınağı’nın ortaya çıkarılması planlanıyor. Aydın’ın Germencik İlçesi, Ortaklar Bucağı’na...

Gümüş Yatakları Tunç ve Antik Çağ’da Gücün Kaynağıydı

19 Aralık 2021

19 Aralık 2021

Tarihte mal alım satımında ilk olarak takas yöntemi kullanıldı. İlerleyen zamanlarda ise değerli ve az bulunan maddeler alışverişte yer aldı....

Hitit Dönemine Ait Alacahöyük Barajı İlgi Bekliyor

12 Mart 2021

12 Mart 2021

Hititler için su çok önemli bir kaynaktı. Öyle ki, içme ve sulama için barajlar inşa etmişlerdi. İnşa ettikleri barajlardan Alacahöyük’te...

Prag’da 7.000 Yıllık Gizemli Dairesel Yapı Ortaya Çıkarılıyor

15 Eylül 2022

15 Eylül 2022

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Prag kentinin eteklerindeki Vinoř bölgesinde bulunan 7.000 yıllık roundel olarak adlandırılan (Çek dilinde ‘rondely’, yuvarlak anlamına geliyor)...

Apollon Tapınağı’nın bulunduğu Kız Ada kazıları devam ediyor

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan Gölyazı’daki 5 bin kişilik olduğu düşünülen antik tiyatro ve Apollon Tapınağı’nın yer aldığı Kız Ada...

Knidos Antik Kenti’nde Emevi dönemine ait kitabeler bulundu

4 Nisan 2022

4 Nisan 2022

2016 yılından bu yana devam eden Knidos Antik Kenti kazılarında MS 685-711 yılları arasında bölgede hakimiyet kuran Emevilere ait kitabeler...

“Cehennem Kapısı”nın bu yıl ziyaretçilere açılması bekleniyor

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Denizli Pamukkale ilçesinde bulunan Hierapolis antik kentinde yer alan “Cehennem Kapısı”nın bu yıl içinde ziyaretçilere açılması bekleniyor. 2 bin 200...

Hititler de Büyü Ritüelleri “Ak Büyü ve Kara Büyü”

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Eski kültürlerden bizlere miras bir sürü farklı gelenek görenek iyi yada kötü inanç kökleri kalmıştır. Bunlar dolaylı yada direk olarak...

Hitit Çivi Yazısı Metinleri Yakında Çevrimiçi Olarak Erişilebilir Olacak

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

En eski Anadolu Uygarlıklarından biri olan Hititler günümüzden 3500 yıl önce yaşadılar. Kurdukları büyük İmparatorluklarıyla çevrelerindeki her yeri hatta en...

Tanrıça Kybele Anavatanına Dönüyor

10 Aralık 2020

10 Aralık 2020

Bu toprakların hazineleri yıllarca yasadışı yollarla kaçırılmıştı. Bu hazinelerin birisi de bolluk ve bereket tanrısı Kybele Tanrıçası‘ydı. 60 yıl önce...

Antik Çağ insanın beslenmesinde zengin fakir ayrımı dikkat çekiyor

25 Kasım 2021

25 Kasım 2021

Yerleşik hayata geçilmesi ile birlikte görülmeye başlayan yönetici, elit yapı, mülkiyet sahipliliği, kaynakların adaletsiz kazanımı ve dağılımından doğan varsıllığın yoksul...

Eski Mısır ve Mezopotamya ile eş zamanlı İndus Vadisi Uygarlığı şehri “Mohenjo Daro”: Suyun kontrolüne saygı duyan yetenekli şehir planlamacıları

10 Eylül 2022

10 Eylül 2022

İndus Nehri Vadisi (veya Harappan) uygarlığı (M. Ö. 3300-1300) 2 bin yıl boyunca kuzeydoğu Afganistan’dan Pakistan ve kuzeybatı Hindistan’a yayılmıştır....

Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor

23 Eylül 2021

23 Eylül 2021

Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönemden İlk Tunç Çağa kadar 11 yapı katına sahip Pulur Sakyol Höyüğü ‘nde ortaya çıkarılan ve Tunceli...

Hattuşa’da heyecanlandıran keşif; 3 Bin 500 yıllık hiyeroglif işaretler bulundu

11 Eylül 2022

11 Eylül 2022

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hititler’in başkenti Hattuşa, her kazı sezonunda olduğu gibi bu yılda şaşırtan keşfe sahne oldu. Günümüz...

Yorumlar
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]