30 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dilin Yapısı 40 Milyon Öncesine Dayanıyor

İnsanı diğer canlılardan farklı kılan en büyük özelliği kullandığı dildir. Dilin yapısının temellerinin ne zaman atıldığı ve nasıl günümüze kadar geliştiği üzerine hala çalışmalar devam ediyor.

Dilin ana yapısının gelişimine yönelik en son çalışma, Warwick Üniversitesi’nde geldi.

Dil. insan grupları arasında düşüncelerin aktarımını sağlayan ağızdan çıkan arbitrer (gelişi güzel) seslerin oluşturduğu bir araçtır. Dilin, insan tarafından ne zaman kullanılmaya başlandığı hala cevap bulunamayan bir sorudur.

Tarihin gizli bir döneminde temelleri atılan dilin yapısı ile ilgili, Warwick Üniversitesi’nden bilim insanları tarafından gerçekleştirilen en son çalışma bu gizliliği aydınlatıcı ışık olacak doneler ortaya koydu.

İnsanın, dil kapasitesi, kelime kombinasyonları ve aralarındaki ilişkileri anlama yeteneği evrimi tarihi hakkında çok az bilgiye sahip olunan bir konudur.

Warwick Üniversitesi’nden araştırmacılar, bu kapasiteyi maymunların ve insanların son ortak atası olan türden en az 30-40 milyon yıl öncesine kadar tarihlendirmeyi başardılar.

Teksas’taki Ulusal Şempanze Bakım Merkezi’nde eğitim gören şempanzeler Tina ve Martin (Warwick Üniversitesi)

Dünyanın her yerinde insanlık düşünceler, kültür, bilgi ve teknolojiyi dil yoluyla paylaşarak gelişti. Dil,  başka hiçbir tür tarafından kullanılmayan inanılmaz derecede karmaşık bir iletişim yöntemidir. Bu nedenle dilin, neden ve ne zaman geliştiğini belirlemek, insan olmanın ne anlama geldiğini anlamak için çok önemlidir.

Warwick Üniversitesi’nden Profesör Simon Townsend liderliğindeki uluslararası bir araştırmacılar konsorsiyumu olan Science Advances’te yayınlanan “Maymunlarda ve insanlarda bitişik olmayan bağımlılık işleme” başlıklı makalede, anahtarın ne zaman önemli olduğu konusundaki anlayışımızda çok önemli bir ilerleme sağladı.

Dilin bilişsel yapı taşı evrimleşmiş olabilir.

Bir cümledeki kelimeler arasındaki ilişkileri işleyebilmek, bu kelimeler ister yan yana, ister ‘bitişik bağımlılık’ olarak bilinen, ister birbirine uzak, “bitişik olmayan” olarak bilinen dilin temelini oluşturan temel bilişsel yeteneklerden biridir, “bağımlılık”.
Örneğin, “kediyi ısıran köpek kaçtı” cümlesinde, ilk ve son cümle arasındaki ilişkiyi işleyebildiğimiz için, kedi yerine köpek kaçtığını anlıyoruz.

Bu çalışmayı Zürih Üniversitesi’nde gerçekleştiren Dr. Stuart Watson şöyle açıklıyor: “Çoğu hayvan kendi doğal iletişim sistemlerinde bitişik olmayan bağımlılıklar üretmiyor, ancak yine de onları anlayıp anlayamayacaklarını bilmek istedik. ”

Araştırma ekibi, deneyleri için yeni bir deneysel yaklaşım kullandı: Deneklerin sesler arasındaki ilişkileri işleme yeteneklerini incelemek için kelimeler yerine anlamsız tonlardan oluşan dizilerin kullanıldığı “yapay gramerler” yarattılar.

Bu, ortak bir dili paylaşmasalar bile, üç farklı primat türü arasındaki bitişik olmayan bağımlılıkları tanıma yeteneğini karşılaştırmayı mümkün kıldı. Deneyler, sıradan marmosetler (bir Brezilya maymunu), şempanzeler ve insanlarla gerçekleştirildi.

Teksas’taki Ulusal Şempanze Bakım Merkezi’nde okuyan şempanze Judumi (Warwick Üniversitesi)

Araştırmacılar, üç türün de hem bitişik hem de bitişik olmayan ses öğeleri arasındaki ilişkileri kolayca işleyebildiğini buldular. Bu nedenle, bitişik olmayan bağımlılık işlemleri primat ailesinde yaygındır.

Profesör Townsend, bu bulgunun sonuçlarının önemli olduğunu belirterek, “Bu, dilin bu kritik özelliğinin, dilin evriminden en az 30-40 milyon yıl önce eski primat atalarımızda zaten var olduğunu gösteriyor” dedi.

Araştırmacılar, üç türün de hem bitişik hem de bitişik olmayan ses öğeleri arasındaki ilişkileri kolayca işleyebildiğini buldular. Bu nedenle, bitişik olmayan bağımlılık işlemleri primat ailesinde yaygındır.

Kaynak: https://advances.sciencemag.org/content/6/43/eabb0725

Banner
Benzer Yazılar

10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük “Kazı İzleri / Lines of Site” sergisi ile İstanbul’da

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan 10 bin 500 yıllık Aşıklı Höyük, 13 yerli ve yabancı sanatçının katıldığı “Kazı...

Bakanlık; “Siloa Yazıtı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin malıdır”

13 Mart 2022

13 Mart 2022

İsrail medya kuruluşu Zman Yisrael’in İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde bulunan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e verileceğine dair yaptığı habere Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan...

Cennet İbadethanesi 1500 Yıl Önceki Göçebe İnsanların İnancına Işık Tutuyor

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nde ortaya çıkarılan bir cennet ibadethanesi, 1500 yıl önce göçebe insanların inançlarına ışık tutuyor. 10.000 metrekarelik alan,...

Aspendos’da Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bir Hermes heykeli bulundu

3 Mart 2025

3 Mart 2025

Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos antik kentinde devam eden arkeolojik kazılarda, Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bir Hermes heykeli keşfedildi. Kazılar, M.Ö....

Fransa, el koyduğu 8 bin 659 tarihi eseri Türkiye’ye iade edecek

15 Mart 2024

15 Mart 2024

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, Fransa’da el konulan 8 bin 659 tarihi eserin Türkiye’ye...

Peru, Castillo de Huarmey’deki kraliyet nekropolünde bulunan seçkin Wari ustalarının mezarları

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Peru’nun Ancash Bölgesi’ndeki piramit benzeri bir mezar kompleksi olan Castillo de Huarmey arkeolojik alanında Wari kültürünün seçkin zanaatkarlarının bir grup...

Arkeologlar Ermenistan’daki kazılar sırasında altın kolye dolu mezar ortaya çıkardılar

27 Mart 2023

27 Mart 2023

Polonyalı ve Ermeni bilim insanlarından oluşan bir arkeolog ekibi, Ermenistan’ın Metsamor kentinde içinde iki iskelet bulunan altın kolye dolu bir...

Kuzeydoğu Fransa’da keşfedilen Geç Antik Çağ nekropolü

5 Kasım 2022

5 Kasım 2022

Inrap arkeologları, kuzeydoğu Fransa’daki Sainte-Marie-aux-Chênes’te MS 5. yüzyılın sonlarına tarihlenen Geç Antik Çağ nekropolü ortaya çıkardılar. Antik bir yol üzerinde...

Arinna’nın Güneş Tanrıçası İzmir Arkeoloji Müzesi’nde

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Anadolu’nun bin tanrılı halkı Hititler‘in ana tanrıçası Arinna’nın Güneş Tanrıçası İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor. Hitit panteonunda en büyük tanrı,...

Karkamış Antik Kenti kazıları Geç Hitit Dönemine Işık Tutuyor

6 Mayıs 2022

6 Mayıs 2022

Türkiye Suriye sınırında yer alan Karkamış Antik Kenti’nde devam eden kazılar Tunç Çağı özellikle de Geç Hitit Dönemine ait bulgular...

Nysa’da Bilgiye Açılan Yol Yeniden Ortaya Çıktı: Roma Dönemi Kütüphanesine Ulaşan 1.800 Yıllık Basamaklar Gün Yüzünde

22 Aralık 2025

22 Aralık 2025

Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde yer alan Nysa Antik Kenti, Roma döneminde bilginin kent yaşamıyla nasıl iç içe geçtiğini gösteren çarpıcı bir...

Neandertaller aletleri Cro-Magnon insanı ile aynı şekilde kullanıyordu

27 Ocak 2022

27 Ocak 2022

Antropologlar, Neandertallerin aletleri kullanım hareketlerinin Cro-Magnon’larla aynı şekilde olduğunu söylediler. Araştırmacılar, Neandertal insanının, “Avrupa’ya yerleşen ilk erken modern insanlar” olarak...

Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

Muğla’nın Datça ilçesinde bulunan Karya dönemine ait antik yerleşim Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı. Bilim, mimarlık...

Ani Ören Yeri’nde Bulunan Harabe Ebu’l Manuçehr Camisi İbadete Açılıyor

4 Ocak 2022

4 Ocak 2022

Türkiye’de skandal restorasyon çalışmalarına sıklıkla tanık olduk. Aslını korumayı bırakalım bu restorasyon çalışmaları ile nevi şahsına münhasır yeni eserler üretildiğini...

Yeni çalışma, 3.600 yıllık Nebra Gök Diski’nin antik sırlarını açığa çıkarıyor

4 Aralık 2024

4 Aralık 2024

1999’da Almanya’da keşfedilen Nebra Gök Diski (Nebra Sky Disc), evrenin bilinen en eski tasviridir. UNESCO’nun “yirminci yüzyılın en önemli arkeolojik...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]