7 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan Urartu yapısının kurtarma kazılarına başlanıyor

Geçtiğimiz Haziran ayında Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan ve ilk incelemelerde yapının Urartu dönemi anıtsal yapı olduğu belirlenen alan için kurtarma kazılarına başlanıyor.

Van’a 30 km uzaklıkta bulunan Garibin Tepe’de yer alan Urartu anıtsal yapıyı, Kültür ve Turizm İl Müdürü Erol Uslu, Van Müze Müdürü Fatih Arap, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bağlı İstanbul Restorasyon ve Konservasyon Merkez Bölge Laboratuvarından 6 kişilik uzman ekip inceledi.

Garibin Tepe Urartu Anıtsal yapı kurtarma kazıları başlıyor
Fotoğraf Mesut Varol/AA

6-7 metre derinlikte 10-15 metre uzunluğunda birçok koridordan oluşan yapıya, kaçak kazı sırasında açılan küçük girişten girilebiliyor.

Küçük odaların koridorlar ile birbirine labirent şeklinde bağlanmış olduğu görülen yapının duvarların bir kısmında üç sıra şeklinde insan ve hayvan figürleri ile çeşitli bezemeler olduğu tespit edildi.

Yapı koridorlarla birbirine bağlamış küçük odalardan oluşuyor. Fotoğraf Mesut Varol/AA
Yapı koridorlarla birbirine bağlamış küçük odalardan oluşuyor. Fotoğraf Mesut Varol/AA

Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle Van Müzesi başkanlığında ve Prof. Dr. Mehmet Işıklı’nın bilimsel danışmanlığında kurtarma kazılarına başlanan anıtsal yapının ve üzerindeki bezemeler yeraltı görüntüleme cihazları ve termal kameralarla kayıt altına alınırken, çalışmalar ile Urartulara ait yeni bilgilerin elde edilmesini amaçlanıyor.

Yapıda bulunan resimler, Urartu kültür ve arkeolojik dünyasında çok az örneği bulunuyor

Prof. Dr. Mehmet Işıklı, AA muhabirine, “yaptıkları ilk incelemelerde Urartu dönemine ait önemli bir anıtsal yapı grubuyla karşılaştıklarını” söyledi.

Alanın Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün çalışmalarıyla koruma altına alındığını ve bilimsel çalışmalar için gerekli yasal zeminin hazırlandığını anlatan Işıklı, “Duvarlarda kaçak kazı sonucu ortaya çıkarılan resimler var. Bunlar gerçekten özel ve ünik resimler, çünkü Urartu kültür ve arkeolojik dünyasında çok az örneği bulunuyor. Buradaki örnekler çok iyi korunmuş ve anıtsal bir mimarinin örnekleri olarak karşımızda duruyor. Bu nedenle biz arkeologlar heyecan içindeyiz.” diye konuştu.

Urartu anıtsal yapının bulunduğu Garibin Tepe Fotoğraf Mesut Varol/AA
Urartu anıtsal yapının bulunduğu Garibin Tepe Fotoğraf Mesut Varol/AA

“1994’te buraya yakın bir yerde parçalar halinde büyük bir aslan heykeli bulunmuştu. O zaman burada bir yapı grubunun olması gerektiğini söylemiştik. Şimdi ise kaçak kazılarla mimari eser parçaları ortaya çıkmış. Çok görkemli bir anıtsal yapı grubu var. Bu yapı grubunun nasıl bir mimariye sahip olduğunu ancak kazılarla anlayabileceğiz. Ortaya çıkan aslan heykeli parçaları, yüzeyde bulduğumuz mimari blok parçaları ve kaçak kazıyla tespit edilen duvar resimleri burada olağanüstü güzellikte bir Urartu mimarisinin olduğunu gösteriyor.”

“Bezemelerde üç renk kullanımını tespit ettik”

İstanbul Restorasyon ve Konservasyon Merkez Bölge Laboratuvarında görevli Yüksek Konservatör-Restoratör Özlem Toprak Cihan, birbiriyle bağlantılı uzun tüneller şeklindeki yapıda titizlikle incelemelerde bulunduklarını aktardı.

Van Garibin Tepe de kaçak kazılar sırasında bulunan Urartu Yapısı
Fotoğraf Mesut Varol/AA

Definecilerin kaçak kazıda bazı duvarlara zarar verildiğini anlatan Cihan, “Duvar resimleri ve buluntular üzerindeki bağıl nem ve sıcaklık ölçümlerini yaptık. İlk olarak dışardan ölçüm aldık. İçerdeki bağıl nemle karşılaştırmalar yaptık. Bunun için anlık nem ölçer, gece ve gündüz arasındaki sıcaklığı ölçen cihazlar, termal kamera ve duvarın içindeki nemi ölçen cihaz kullandık. Duvarların nem haritasını belirledik.” dedi
Kazıya başlamadan önceki tüm tespitleri ve belgeleme çalışmalarını yaptıklarını belirten Cihan, şu bilgileri verdi:

“Kazı ekibiyle eşzamanlı bir çalışma yürütüyoruz. Uzun koridorlar var. Çok dar mekanlar var. Küçük bölümde resimler var. Korunması gereken en önemli bölüm resimler ve kerpiç duvarlar. Resimler üç bölümden oluşuyor. Her bölümde farklı bezemeler var. Ortasında desen içinde bir insan figürü var. Yanında da mitolojik olabileceği düşünülen bezemeler yer alıyor. Bezemelerde üç renk kullanımını tespit ettik. Buradan örnekler alıp, laboratuvar ortamında gerekli incelemelerini yapacağız.”

Banner
Benzer Yazılar

Orta Çağ Avrupası’nın Korkunç İşkence Aletleri

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

İnsanoğlu icatları sadece insanlığın iyiliği için hizmete sokmamıştır. Sadece acı ve ızdırap için aletler tasarlamış, kurbanlarının ölümünü uzatmanın yollarını da...

Arkeologlar Tikal’de Teotihuacan Mimarisine Benzeyen Yeni Bir Piramit Keşfetti

17 Nisan 2021

17 Nisan 2021

Araştırmacılar, Guatemala’daki Tikal’de yeni bir piramit kompleksi keşfettiler. Guatemala’nın Petén bölgesindeki El Mirador’un yaklaşık 65 km güneyinde, Maya uygarlığının önemli bir bölgesi olan...

Orta Çağda Sivri Burun Ayakkabı Sevdası Bunyonu Artırmış

13 Haziran 2021

13 Haziran 2021

Güzel ve şık görünmek insanın doğasında vardır. Kentsel yaşamın artmaya başladığı dönemlerde insan kendini güzel ve şık göstermek uğruna sağlığını...

Viking Kadınlarında Keşfedilen Üç Garip Kafatası Modifikasyonu

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Son yıllarda araştırmalar Viking Çağı’nda kalıcı vücut modifikasyonu için kanıtlar sağladı. Bu araştırmaların sonuncusu, Baltık Denizi’ndeki Gotland adasından kafatasları uzatılmış...

Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş Kazılarında Antik Limana Ulaşacağız”

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında bir yıl önce başlayan Kabataş kazılarında yeni bulgulara ulaşıldı. Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş kazılarında...

Polonya kilisesinde keşfedilen ‘benzersiz’ 17. yüzyıl ikonostasis parçaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Polonya Bilimler Akademisi Sanat Enstitüsü’nden (IS PAN) araştırmacılar, Polonya’nın Podlaskie kentindeki Nowoberezowo’daki İlahiyatçı Aziz John Kilisesi’nin çatı katında 17. yüzyıldan...

Sibirya’da daha önce bilinmeyen bir kültüre ait kurgan ortaya çıkarıldı

10 Ocak 2023

10 Ocak 2023

Sibirya Federal Üniversitesi’nden arkeologlar, daha önce bilinmeyen bir kültüre ait kurgan çok sayıda bronz alet ve eser ortaya çıkardılar. Keşif...

Muğla İl Jandarma Tarihi Likya Yolu’nun güvenliği için çalışmalarına devam ediyor

21 Haziran 2022

21 Haziran 2022

Tarihi ve doğa yürüyüş rotaların en ilgi çeken güzergahlarında biri olan Tarihi Likya Yolu, Muğla İl Jandarma Komutanlığı’nın çalışmaları ile...

İyon kadınlarının hüzünlü maskları

12 Kasım 2021

12 Kasım 2021

M. Ö. 1000 yılında Dor istilasından kaçarak Ege sahillerine gelen ve bölgede yüksek bir uygarlık kuran İyonların yaşadığı yerlerden biri...

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

24 Temmuz 2022

24 Temmuz 2022

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların...

Kudüs Tepeleri’nde Roma dönemi nekromansi kanıtları; yağ lambaları, mızrak uçları ve kafatasları

14 Temmuz 2023

14 Temmuz 2023

Kudüs Tepeleri’ndeki Te’omim Mağarası, bir zamanlar insanların gelecek hakkında bilgi edinme umuduyla ölülerle iletişim kurduğu yer olarak hizmet etmiş olabilir....

Babil Kulesi inşasında kullanıldığı düşünülen tuğla bulundu

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Dünya’nın 7 harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçeleri içinde bulunan Babil Kulesi’nin inşasında kullanıldığı tahmin edilen tuğla bulundu. Babil’i işgal...

Şanlıurfa Müzesi selden etkilendi mi?

16 Mart 2023

16 Mart 2023

Şanlıurfa’da sağanak yağış sel felaketine yol açtı. Kentin birçok semtinde görülen sel sularında 9 kişi yaşamını yitirdi. Birçok ev ve...

Afrika’da 3.500 Yıl Önce Bal Toplanmaya Başlanmış

18 Nisan 2021

18 Nisan 2021

Bal, tarih boyunca  insan için en önemli besin maddesi aynı zaman da şifa kaynağı olmuştur. Yaklaşık 3 bin yıldan birçok...

Troya ile Tavşanlı Höyük arasındaki bağı gösteren bulgulara ulaşıldı

23 Ağustos 2022

23 Ağustos 2022

Anadolu’nun iki önemli arkeolojik sit alanı Troya ve Tavşanlı Höyük arasında Tunç Çağı’nda kurdukları bağı gösteren bulgulara ulaşıldı. Kütahya’nın Tavşanlı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]