9 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan Urartu yapısının kurtarma kazılarına başlanıyor

Geçtiğimiz Haziran ayında Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan ve ilk incelemelerde yapının Urartu dönemi anıtsal yapı olduğu belirlenen alan için kurtarma kazılarına başlanıyor.

Van’a 30 km uzaklıkta bulunan Garibin Tepe’de yer alan Urartu anıtsal yapıyı, Kültür ve Turizm İl Müdürü Erol Uslu, Van Müze Müdürü Fatih Arap, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bağlı İstanbul Restorasyon ve Konservasyon Merkez Bölge Laboratuvarından 6 kişilik uzman ekip inceledi.

Garibin Tepe Urartu Anıtsal yapı kurtarma kazıları başlıyor
Fotoğraf Mesut Varol/AA

6-7 metre derinlikte 10-15 metre uzunluğunda birçok koridordan oluşan yapıya, kaçak kazı sırasında açılan küçük girişten girilebiliyor.

Küçük odaların koridorlar ile birbirine labirent şeklinde bağlanmış olduğu görülen yapının duvarların bir kısmında üç sıra şeklinde insan ve hayvan figürleri ile çeşitli bezemeler olduğu tespit edildi.

Yapı koridorlarla birbirine bağlamış küçük odalardan oluşuyor. Fotoğraf Mesut Varol/AA
Yapı koridorlarla birbirine bağlamış küçük odalardan oluşuyor. Fotoğraf Mesut Varol/AA

Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle Van Müzesi başkanlığında ve Prof. Dr. Mehmet Işıklı’nın bilimsel danışmanlığında kurtarma kazılarına başlanan anıtsal yapının ve üzerindeki bezemeler yeraltı görüntüleme cihazları ve termal kameralarla kayıt altına alınırken, çalışmalar ile Urartulara ait yeni bilgilerin elde edilmesini amaçlanıyor.

Yapıda bulunan resimler, Urartu kültür ve arkeolojik dünyasında çok az örneği bulunuyor

Prof. Dr. Mehmet Işıklı, AA muhabirine, “yaptıkları ilk incelemelerde Urartu dönemine ait önemli bir anıtsal yapı grubuyla karşılaştıklarını” söyledi.

Alanın Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün çalışmalarıyla koruma altına alındığını ve bilimsel çalışmalar için gerekli yasal zeminin hazırlandığını anlatan Işıklı, “Duvarlarda kaçak kazı sonucu ortaya çıkarılan resimler var. Bunlar gerçekten özel ve ünik resimler, çünkü Urartu kültür ve arkeolojik dünyasında çok az örneği bulunuyor. Buradaki örnekler çok iyi korunmuş ve anıtsal bir mimarinin örnekleri olarak karşımızda duruyor. Bu nedenle biz arkeologlar heyecan içindeyiz.” diye konuştu.

Urartu anıtsal yapının bulunduğu Garibin Tepe Fotoğraf Mesut Varol/AA
Urartu anıtsal yapının bulunduğu Garibin Tepe Fotoğraf Mesut Varol/AA

“1994’te buraya yakın bir yerde parçalar halinde büyük bir aslan heykeli bulunmuştu. O zaman burada bir yapı grubunun olması gerektiğini söylemiştik. Şimdi ise kaçak kazılarla mimari eser parçaları ortaya çıkmış. Çok görkemli bir anıtsal yapı grubu var. Bu yapı grubunun nasıl bir mimariye sahip olduğunu ancak kazılarla anlayabileceğiz. Ortaya çıkan aslan heykeli parçaları, yüzeyde bulduğumuz mimari blok parçaları ve kaçak kazıyla tespit edilen duvar resimleri burada olağanüstü güzellikte bir Urartu mimarisinin olduğunu gösteriyor.”

“Bezemelerde üç renk kullanımını tespit ettik”

İstanbul Restorasyon ve Konservasyon Merkez Bölge Laboratuvarında görevli Yüksek Konservatör-Restoratör Özlem Toprak Cihan, birbiriyle bağlantılı uzun tüneller şeklindeki yapıda titizlikle incelemelerde bulunduklarını aktardı.

Van Garibin Tepe de kaçak kazılar sırasında bulunan Urartu Yapısı
Fotoğraf Mesut Varol/AA

Definecilerin kaçak kazıda bazı duvarlara zarar verildiğini anlatan Cihan, “Duvar resimleri ve buluntular üzerindeki bağıl nem ve sıcaklık ölçümlerini yaptık. İlk olarak dışardan ölçüm aldık. İçerdeki bağıl nemle karşılaştırmalar yaptık. Bunun için anlık nem ölçer, gece ve gündüz arasındaki sıcaklığı ölçen cihazlar, termal kamera ve duvarın içindeki nemi ölçen cihaz kullandık. Duvarların nem haritasını belirledik.” dedi
Kazıya başlamadan önceki tüm tespitleri ve belgeleme çalışmalarını yaptıklarını belirten Cihan, şu bilgileri verdi:

“Kazı ekibiyle eşzamanlı bir çalışma yürütüyoruz. Uzun koridorlar var. Çok dar mekanlar var. Küçük bölümde resimler var. Korunması gereken en önemli bölüm resimler ve kerpiç duvarlar. Resimler üç bölümden oluşuyor. Her bölümde farklı bezemeler var. Ortasında desen içinde bir insan figürü var. Yanında da mitolojik olabileceği düşünülen bezemeler yer alıyor. Bezemelerde üç renk kullanımını tespit ettik. Buradan örnekler alıp, laboratuvar ortamında gerekli incelemelerini yapacağız.”

Banner
Related Articles

Konya’da 5 Bin Yıllık İnsan Yüzlü Çömlek Parçası Ortaya Çıkarıldı

17 Eylül 2025

17 Eylül 2025

Konya’nın Seydişehir ilçesindeki Gökhöyük’te yürütülen kazılarda, yaklaşık 5 bin yıl öncesine tarihlenen ve üzerinde insan yüzü betimlemesi bulunan çömlek parçası...

60 yıl önce Danimarka’ya kaçırılan Septimius Severus heykelinin başı Türkiye’ye getiriliyor

27 Kasım 2024

27 Kasım 2024

Boubon Antik Kenti’nden 60 yıl önce kaçak yollarla kaçırılan Septimius Severus heykelinin başı , Danimarka’daki New York Carlsberg Glyptotek Müzesi...

Işık ve gizem tanrısı Mithras’a ait tapınak kalıntılarına ulaşıldı

13 Nisan 2023

13 Nisan 2023

Almanya’nın en eski kenti kabul edilen Trier’de ışık ve gizem tanrısı Mithras’a ait tapınak kalıntılarına ulaşıldı. Rheinland-Pfalz Kültürel Miras Genel...

Araştırmacılar Kuşan yazısını deşifre etti

14 Temmuz 2023

14 Temmuz 2023

Köln Üniversitesi dilbilim bölümü’ndeki bir araştırma ekibi, Orta Asya tarihinin etkili devletlerinden biri olan Kuşan İmparatorluğu’na ait bir yazı sistemini...

2 bin yıllık Gizemli Kadın mumyasında boğaz kanseri tespit edildi

22 Temmuz 2022

22 Temmuz 2022

M. Ö. Birinci yüzyılda ölen Gizemli Kadın mumyası üzerinde yapılan analizlerde kadının boğaz ya da burun kanserine yakalanmış olduğu tespit...

Yeni bir çalışma,10.000 yıl öncesine kadar uzanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını sunuyor.

9 Aralık 2022

9 Aralık 2022

Güney Çin’den gelen taş aletler üzerine yapılan yeni bir çalışma, 10.000 yıl öncesine dayanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını ortaya...

Altmış yıl önce kaçırılan Kibele heykeli Afyonkarahisar Müzesi’nde sergilenecek

1 Ocak 2023

1 Ocak 2023

1960 yılında yasadışı yollarla İsrail’e kaçırılan doğurganlığın ve bereketin sembolü tanrıça Kibele’ye ait heykel Afyonkarahisar Müzesi’nde sergilenecek. Eski Çağ Anadolu’sunda...

Dünyanın Bilinen En Eski Tek Yumurta İkizlerini Barındıran 31.000 Yıllık Mezar Bulundu

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Avusturya’daki eski bir mezar, kaydedilen en eski ikiz mezarını temsil ediyor. 31.000 yıllık mezar, Eski Taş Devri olarak da bilinen...

Restorasyonları Biten 3 Müze Ziyaretçilerini Bekliyor

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Restorasyon çalışmaları biten Tunceli Müzesi, Konya Akşehir Taş Eserler Müzesi, Bursa Türk-İslam Eserleri Müzesi (Yeşil Medrese) ziyaretçilerine kapılarını açtı. Tunceli...

Araştırmacılar, antik Çin’de uygulanan beş cezadan biri olan Yue’nin (Amputasyon) 3.000 yıllık kanıtını bulmuş olabilir.

8 Mayıs 2022

8 Mayıs 2022

South China Morning Post’a göre, Çin’li araştırmacılar, Çin’in kuzeybatısındaki bir mezarda bulunan iskeletin, suçlulara uygulanan ilk ayak amputasyon (Yue) ceza...

Unutulmuş Bir İmparatorluğun Başkenti “Karakurum”

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Karakurum şimdilerde sadece bir sit alanı olsa da bir zamanlar Dünya’yı kasıp kavuran Moğolların başkentiydi. Karakurum bizim çok da yabancı...

2.000 yıllık antik bir “aynalık” Çin’deki aristokrat yaşama ışık tutuyor

18 Mayıs 2022

18 Mayıs 2022

Pekin’deki arkeologlar, Han Hanedanlığı döneminde yüksek soylular tarafından sevilen 2.000 yıllık bir aynalık başarıyla yeniden oluşturdular. Aynalık, öğrencileriyle etkileşime giren...

Herakleia Latmos Antik Kenti Turizme Açılıyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Muğla’nın Milas ilçesi Kapıkırı köyü sınırları içerisinde kalan içinde 10 bin yıllık kalıntılar barındıran Herakleia Latmos antik kenti turizme açılıyor....

Anadolu’da Türk İzleri 4.000 Yıllık Bir Geçmişe Sahip Olabilir

6 Haziran 2021

6 Haziran 2021

İnsan doğduğu Afrika’dan büyük olasılıkla değişen iklim ve beraberinde gelen yiyecek, içecek ve barınma sorunları nedeniyle göç etmeye başladı. Afrika...

Panaztepe kazılarında Erken Tunç Çağı mimari yapılara ulaşıldı

7 Kasım 2021

7 Kasım 2021

İzmir’in Menemen ilçesinde yer alan 5000 yıllık Panaztepe yerleşiminde Erken Tunç Çağı mimari yapılarına ulaşıldı. M. Ö. 3000 yıllarına kadar...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]