20 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Türk inancında Kutlu Hayat için Ölçey kuralları

Türk inanç sisteminde kut, kişinin ruhsal olarak doğru bir yaşam çizgisinde ilerlemesi sonucu göğün kendisine verdiği ışık olarak bilinir.

Kutlanmış kişi, göklerde ki güzelliği içine alan yeryüzüne göklerin bu güzelliğini yansıtan kişidir.

Kut enerjisini içinde hisseden erkek, kadın daha güçlü ve sevgi dolu olur.

Kut’a sahip olan her kişi, bu enerjiyi saf olarak yaşayacağına ve tüm bencilliklerden ırak olacağına dair söz verir.

Eğer verdiği bu sözü unutur, kontrolü yitirir ise göklerden verilen bu muazzam enerji kendisini terk eder.

İşte, bu kadar hassas bir iple bağlı olan kut enerjisini alabilmek sonrasında iç ve dış tehditlerden korumak için Türkler, 10 adımlık kurallar dizesi oluşturmuşlar.

10 kurallık düzene Tuva Türkçesinde Ölçey deniyor. Türkiye Türkçesinde ise Olcay olarak biliniyor.

Ölçey, doğru, yalansız, hırsa düşmeden, içinde bulunduğu doğanın ve toplumun kurallarına riayet ederek yaşamanın sonucu ulaşılan saadettir.

Bu saadet sonucunda göklerin takdiri kazanılmakta ve KUTsanılmaktadır.

Kut olduğunda saadet, saadet olduğunda Kut vardır.

Ölçey’in barındırdığı 10 kural

1- Ulu Yaratan’ın, gökteki Atalar’ın ve iyelerin desteğinden bol bol Buyan’da (şükür) bulun.

2- Göğün verdiği Kut’un kıymetini bil.

3- Hazır olandan uzak dur.

4- Ürününü, eylemlerini ve düşüncelerini zehirleme

5- Diline kara çalma

6- içinde yaşadığın topluma saygı duy

7- Soyunu ve aileni onurlandır.

8- Ana-Oğulu ayırma

10- Çevreye zarar verme

Ölçey
Türk inanç sisteminde, Ölçey çizilerek 10 kural sürekli hatırlanır ve bu geometrik şeklin koruma enerjisinden yararlanılırdı.

Ölçey’in kullanım yerleri ve enerji alanları

Ölçey çizilip yuvanın görülebilecek bir köşesine konulursa yuvaya dinginlik geleceği ve Kut enerjisinin içe akacağına inanılır.

Kilim desenleri içinde en çok kullanılan Ölçey altıgen geometrik şeklidir. Kilim üzerinde bulunan Ölçey’in yuva sakinleri tarafından sürekli görünmesi yuvada bereketi ve huzuru artırmakta olduğu kabul edilir. Bu inancın hala farkında olunmasa da günümüzde hala yaşatıldığını görmekteyiz.

Türk kilimlerinde en çok kullanılan desen altıgen şeklidir. Bu kullanım Ölçey'in hala bilinçlerde yer tuttuğunu işaret ediyor.
Türk kilimlerinde en çok kullanılan desen altıgen şeklidir. Bu kullanım Ölçey’in hala bilinçlerde yer tuttuğunu işaret ediyor. Fotoğraf Pinterest

Türkler, yaptıkları ekmeğin üzerine altıgen çizerler ve bu ekmeği yerken mutluluk enerjisinin yuvaya ve iç dünyasına aktığını kabul ederlerdi. Baklavada da bu geometrik şeklin var olduğunu görürüz. Misafirlere baklava ikram edilerek kendilerine saadet gelmesi temennisinde bulunulur. Bundan dolayı baklava ikram etmek Kutlu bir davranış olarak kabul edilir.

Ramazan pidesi üzerinde  ölçey.
Ramazan pidesi üzerinde Ölçey kullanımı

Azebaycan’da 21 Mart Bahar gelişi gün KUTlamasında Semeni adında bir bolluk tılsımı hazırlanarak Ölçey’i temsil edilen baklavalar ikram edilir.

Ölçey’in dış köşeleri birleştirilince oluşan altıgen elde edilir. Bu geometrik şekilde kendi başına kutsiyet arz eder. Öyle ki, arılar peteklerini altıgen biçimde yapar ve yavrularını burada büyütür. Eski Türkler yuvalarını altıgen olarak kurar ve bebeklerini yine altıgen beşiklerde büyütürler.

Arılar petekleri Ölçey'e göre yaparlar. Altıgen peteklerde yavrularını büyütürler.
Arılar petekleri Ölçey’e göre yaparlar. Altıgen peteklerde yavrularını büyütürler.

Hakasya Türk ev mimarisi altıgen üzerine kuruludur. Ağaç kütükleri ile altıgen şeklinde yapılması yuvaları daha korunaklı ve tılsımlı yapar.

Hakasya Türk ev mimarisi
Hakasya Türk evlerinin altıgen yapısı, yuvaları korunaklı ve besleyici bir etkiye sahip kılar. Bu tarz evlere sahip olan ailelerin ilişkilerinin sağlam, korunaklı ve sağlıklı olacağına inanılır.

Değerli bir eşyanın muhafazası için altıgen bir kutu yapılır ve bu geometrik şeklin tılsım gücünden yararlanılır.

Yiyecekler de altıgen kaplarda saklanır. Bozulmaları ve dışarıdan gelecek kötü enerjilerden korunması sağlanır.

Asu Mansur, Şaman Aynası kitabından yararlanılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Elit Anglosakson mezarlarında bulunan fildişi halkaların kökeni

3 Temmuz 2023

3 Temmuz 2023

Eski Anglosakson kadınların seçkin bir sınıfı yüzlerce fildişi yüzükle gömüldü ve bu fildişi halkaların kökeni uzun zamandır bir gizem olarak...

Eski Mısır ve Mezopotamya ile eş zamanlı İndus Vadisi Uygarlığı şehri “Mohenjo Daro”: Suyun kontrolüne saygı duyan yetenekli şehir planlamacıları

10 Eylül 2022

10 Eylül 2022

İndus Nehri Vadisi (veya Harappan) uygarlığı (M. Ö. 3300-1300) 2 bin yıl boyunca kuzeydoğu Afganistan’dan Pakistan ve kuzeybatı Hindistan’a yayılmıştır....

Kuzey Fransa’da 3.000 Yıllık Devasa Yerleşim Yeri Keşfedildi

24 Mart 2025

24 Mart 2025

Arkeologlar Kuzey Fransa’nın Hauts-de-France bölgesinde yaklaşık 3000 yıl öncesine Geç Tunç Çağı ve Erken Demir Çağı’na tarihlenen önemli bir yerleşim...

Çek arkeologlar, Avarlar’ın kullandığı eşsiz bronz kemer tokası keşfettiler

12 Aralık 2023

12 Aralık 2023

Çek arkeologlar, Orta Çağ’ın başlarından kalma bronz bir kemer tokası keşfettiler. Keşfi, Brno Masaryk Üniversitesi duyurdu. Kemer tokası, Hıristiyanlık öncesi...

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski mezar alanını ortaya çıkardılar

16 Ekim 2022

16 Ekim 2022

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski insan kalıntılarını, Schleswig-Holstein, Lüchow’daki 10 bin 500 yıllık bir kremasyon mezarında keşfettiler. Kalıntılar, 20’den...

Almanya’da ‘4 bin 200 yıllık zombi mezarı’ keşfedildi

23 Nisan 2024

23 Nisan 2024

Doğu Almanya’nın Saksonya-Anhalt’taki Oppin yakınlarında, sözde “zombi” olduğuna inanılan bir adamın iskeletini içeren 4.200 yıllık bir mezar buldular. Binlerce yıl...

Norveç’te bir kadın, ailesinin evini temizlerken bodrum katında Vikinglere ait 1000 yıllık demir çubuklar buldu

20 Nisan 2023

20 Nisan 2023

Norveç’te bir kadın ailesinin evini temizlerken bodrum katında Viking dönemine tarihlenen demir çubuklar buldu. Innlandet County Belediyesi’nden yapılan bir basın...

Ordu Müzesi çalışanı, Polonya’da nehirde yüzerken erken Orta Çağ kılıcı buldu

21 Aralık 2024

21 Aralık 2024

Polonya’nın Białystok kentindeki Ordu Müzesi koleksiyonu, yenileme sonrası büyük tarihi değere sahip benzersiz bir kalıntı ile zenginleşti: 9. veya 10....

Kuzey Kutup Dairesi yakınlarında 6.500 yıllık bir Taş Devri mezarlığı olduğuna inanılan gizemli bir tarih öncesi alan keşfedildi

4 Aralık 2023

4 Aralık 2023

Arkeologlar, Kuzey Kutup Dairesi’nin sadece 50 mil (80 kilometre) güneyinde 6.500 yıllık bir Taş Devri mezarlığı olduğuna inanılan gizemli bir...

2000 yıllık hançer, Roma ile kabile savaşçıları arasında uzun zamandır unutulmuş bir savaşın yerini ortaya koyuyor

18 Aralık 2023

18 Aralık 2023

İsviçre’de gönüllü bir arkeolog ve diş hekimliği öğrencisi Lucas Schmid, 2019’da 2000 yıllık gümüş ve pirinç bir hançer keşfetti. Roma...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Dünyanın En Eski Pantolonu Üç Dokuma Tekniğiyle Üretilmiş

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

2014 yılında, bir grup arkeolog Çin’de yaklaşık 3300 yıl öncesine ait şimdiye kadar bulunan en eski bir çift yün pantolon...

Kazılar, Samikon’daki Poseidon Tapınağı’nın daha önce tahmin edilenden daha anıtsal olduğunu gösteriyor – Yeni Keşifler

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Avusturya Bilimler Akademisi ve Yunanistan Kültür Bakanlığı’ndan arkeologların Batı Mora’daki Kleidi-Samikon’da yürüttüğü yeni kazılar, 2022 yılında keşfedilen tapınağın daha önce...

Arkeologlar, Hadrian Su Kemeri’nin bir kısmını ve son derece nadir bulunan Yunan sikkelerini ortaya çıkardılar

13 Ocak 2024

13 Ocak 2024

Arkeologlar, MS 2. yüzyılın en büyük hidrolik eserlerinden biri olan Hadrian su kemerinin bir kısmını ve Korint yakınlarındaki antik bir...

Ağzında bir tuğla ile gömülü bulunan 16. yüzyıldan kalma bir İtalyan ‘vampiri’nin yüzü yeniden oluşturuldu

28 Mart 2024

28 Mart 2024

16. yüzyılda Venedik’te mezarı kazılan ve ağzında tuğla bulunan bir “vampir”in yüzü yeniden oluşturuldu. Arkeologlar, 2006 yılında Venedik’teki Lazzaretto Nuovo...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]