31 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor

Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönemden İlk Tunç Çağa kadar 11 yapı katına sahip Pulur Sakyol Höyüğü ‘nde ortaya çıkarılan ve Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor.

Keban Baraj suları altında kalan Pulur Köyü’nün kuzeydoğusunda kalan Pulur Sakyol Höyüğü’nde 1968 yılında başlayan kazılarda Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönem kültür katmanında obsidyen ve hayvan kemikleri bulunmuştu. Ayrıca aynı döneme ait çeşitli çanak çömlekler ortaya çıkarılmıştı.

Arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan evlerin taş temelli olarak yapıldığı, evlerin odalarının bir avluya açıldığı görülmektedir.

Odalarda büyük bir ocak, onun yanında bir de mangal işlevinde küçük bir ocak dikkat çekmektedir. Ocakların yanı sıra yere gömülü dibekler ve taş sekiler vardır.

Sakyol Höyüğü’nde ortaya çıkarılan odalarda ocak, gömülü dibekler ve taş sekiler bulundu.

Höyükte, tapınak odalarında ele geçirilen Bereket Tanrıçasını betimleyen keman biçimi idoller, keramik ve çeşitli adak eşyası en önemli buluntulardır. Bereket Tanrıçası ve eşini simgeleyen heykeller Anadolu’da az bulunan örneklerdir. Bunlardan başka, tapınaklarda yer alan insan yüzlü ocaklarda ilginç buluntulardır.

Pulur Sakyol Höyüğü’nde dikkat çeken bir başka özellik ise, madensel yapıtla karşılaşılmamış olmasıdır. Ancak kazılarda işlenmemiş demir cevheri ile krom bulunmuştur.

Keban Barajı’nın su tutması öncesi gerçekleştirilen kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan 5.000 yıllık ok uçları, Tunceli Müzesi’nin en dikkat çekici eserleri arasında.

Tunceli Müzesi’nde görevli arkeolog Özgür Şahin, AA muhabirine, kentte 1968-1974 yılında yapılan ilk arkeolojik çalışmanın Pulur Sakyol Höyüğü’ndeki kurtarma kazısı olduğunu söyledi.

Höyükteki buluntu ve kalıntıların kentin kültür tarihi açısından önemli olduğunu ifade eden Şahin, “Yakın döneme kadar ilimizde müzenin olmamasından dolayı buradaki kültür varlıkları çevre illerdeki müzelere taşınarak koruma altına alınmıştı. Ancak 2020’de Tunceli Müzesi’nin resmi olarak açılmasıyla buradan dışarıya giden kültür varlıkları ait oldukları topraklara geri getirildi ve müze vitrinlerinde sergilenmeye başladı.” dedi.

Pulur Sakyol Höyüğü'nde bulunan ok uçları Fotoğraf AA
Pulur Sakyol Höyüğü’nde bulunan ok uçları Fotoğraf AA

5 bin yıllık ok uçları ziyaretçilerin ilgini çekiyor

Şahin, 2021 yılındaki arazi araştırmalarıyla 200 yeni eserin müzede korumaya alındığını belirterek, “Müzemiz koleksiyonları arasında yer alan ve Pulur Sakyol Höyüğü’nden çıkarılan buluntular arasında yer alan ok uçları, müzemize gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir” ifadesini kullandı.

Ok uçlarının günümüzden 5 bin yıl öncesine ışık tuttuğunu anlatan Şahin, bu eserlerin ait oldukları dönemin insanlarının vazgeçilmez besin kaynağı arasında yer alan hayvanları avlamak için kullanılan önemli bir silah ve alet olduğuna işaret etti.

Şahin, okların farklı dönem ve gölgelere göre tipolojik ve malzeme açısından farklılık gösterdiğine dile getirerek, “Müzemizdeki bu ok uçları ait oldukları dönem içerisinde o dönemin insanlarının beslenme alışkanlıkları ve kullandıkları teknikler hakkında son derece önemli bilgiler sunuyor. Özellikle erken dönemlere tarihlenen obsidyen ve kemikten yapılmış ok uçları dönem insanlarınca küçük av hayvanlarını avlamak için kullanılmıştır. Bunun yanında maden işleme teknolojisinin gelişmesiyle dökme ve dövme tekniği kullanılarak yapılan tunç ve demir ok uçları da müzemiz koleksiyonları içerisinde yer almaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Banner
Related Articles

Porsuk Zeyve Höyük kazılarında Pers surlarına ulaşıldı

2 Ağustos 2022

2 Ağustos 2022

Demir Çağı’nda stratejik konumu ile önemli bir yerleşim alanı olan Porsuk Zeyve Höyük’te Pers alçı surlarına ulaşıldı. Geçtiğimiz kazı sezonunda...

Hayfa’da Ay Tanrıçası Luna simgeli nadir bir Roma bronz sikke keşfedildi

25 Temmuz 2022

25 Temmuz 2022

İsrail’in Hayfa kıyılarında yürütülen yüzey araştırmaları sırasında nadir bulunan Ay Tanrıçası Luna simgeli Roma Bronz sikke keşfedildi. İsrail Eski Eserler...

Karakuş Tümülüsü’nün gizemi jeoradarla ortaya çıkarılacak

10 Ekim 2023

10 Ekim 2023

2 bin yıllık Karakuş Tümülüsü’nün gizemini ortaya çıkarmak için jeoradar çalışması başlatıldı. Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Kaan Kadıoğlu, “Bu çalışmayla...

Galler’de “Tuvalet Kaşığı” olarak da kullanılan gümüş “ligula” bulundu

31 Ocak 2024

31 Ocak 2024

Galler’deki bir metal dedektör kullanıcısı, yaygın olarak “tuvalet kaşığı” olarak da kullanılan bir Roma gümüş “ligula” ortaya çıkardı. Haziran 2020’de...

9.000 Yıllık Kadın Avcı Cenazesi Tarih Öncesi Kadın Erkek Rollerini Yeniden Sorgulatıyor

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Antropolojideki geleneksel düşünce, tarih öncesi avcılığın erkeklerin yiyecek toplama işinin de kadınların görevi olduğunu söyler. Yeni yapılan bir araştırma bunun...

Aygül Süel “Hititler İçin Büyük Yanlışlıklar Yapıyoruz”

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Şapinuva kenti kazısını yöneten Prof. Dr. Aygül Süel, katıldığı çevirim içi oturumda...

Leuven’de Roma Dönemine Ait Ahşap Su Borusu Gün Yüzüne Çıkarıldı

8 Mayıs 2025

8 Mayıs 2025

Belçika’nın Leuven kentinde sürdürülen inşaat çalışmaları sırasında Roma dönemine ait ahşap bir su borusu ortaya çıkarıldı. Brusselsestraat bölgesinde, yeni bir...

Homo sapiens ve Neandertal beraber yaşadı mı?

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Arkeologlar, insan evriminin son halkasını oluşturan Neandertal ile Homo sapiens tarihin herhangi bir anında beraber yaşamış olabilirler mi? Sorusuna cevap...

İngiltere’nin 3000 yıllık en eski deri ayakkabısı Kent sahilinde keşfedildi

26 Şubat 2023

26 Şubat 2023

Kent şehrinin sahilinde bulunan bir Tunç Çağı kalıntısının Birleşik Krallık’ta bulunan en eski ayakkabı olduğuna inanılıyor. Deriden yapılan ayakkabı 3000 yaşında...

İzmir’de 14 bin yıllık insan izleri bulunan mağarada çalışmalar devam ediyor

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

İzmir’in Dikili ilçesinde 14 bin yıl öncesine uzanan insan izlerinin bulunduğu mağarada inceleme ve araştırma çalışmalarına aralıksız devam ediliyor. Dikili...

Prof. Dr. Mehmet Ölmez, İlteriş Kutluğ Kağan adına dikilen taş üzerindeki yazıtı değerlendirdi

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Moğolistan’da II. Göktürk Kağanlığı’nın kurucusu İlteriş Kutluğ Kağan adına dikilen dikili taş üzerinde Eski Türkçe ve Soğdça yazıt bulunduğu Türk...

DNA Analizi, Roma Öncesi İtalya’nın en büyüleyici uygarlıkları olan Piceni’nin genetik yapısını belirledi

24 Kasım 2024

24 Kasım 2024

Roma Sapienza Üniversitesi ve İtalyan Ulusal Araştırma Konseyi (CNR) koordinasyonunda uluslararası bir ekip tarafından yürütülen bir çalışma, Piceni’lerin genetik kökenlerini...

Aztekler’in İspanyol Kolonistleri Yedikleri Yer Tecoaque Kasabasın da Yeni Bulgular Ortaya Çıkarıldı

19 Ocak 2021

19 Ocak 2021

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü, Azteklerin Nahuatl dilinde “onları yedikleri yer” anlamına gelen Tecoaque kasabasında yıllarca süren kazı çalışmalarının...

Fas’ta ilk kez bir Roma askeri gözetleme kulesi bulundu

7 Kasım 2022

7 Kasım 2022

Türünün ilk örneği olan bir Roma askeri gözetleme kulesi, Fas’ın kuzeyindeki Volubilis antik kentinde Polonyalı ve Faslı arkeologlardan oluşan bir...

3 bin 300 yıllık Hitit Barajı Dünya Sulama Yapıları Mirası Listesi’ne eklendi

25 Kasım 2024

25 Kasım 2024

Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititler tarafından inşa edilen ve dünyanın en eski sulama sistemlerinden biri olarak kabul edilen Gölpınar Hitit Barajı,...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]