28 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor

Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönemden İlk Tunç Çağa kadar 11 yapı katına sahip Pulur Sakyol Höyüğü ‘nde ortaya çıkarılan ve Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor.

Keban Baraj suları altında kalan Pulur Köyü’nün kuzeydoğusunda kalan Pulur Sakyol Höyüğü’nde 1968 yılında başlayan kazılarda Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönem kültür katmanında obsidyen ve hayvan kemikleri bulunmuştu. Ayrıca aynı döneme ait çeşitli çanak çömlekler ortaya çıkarılmıştı.

Arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan evlerin taş temelli olarak yapıldığı, evlerin odalarının bir avluya açıldığı görülmektedir.

Odalarda büyük bir ocak, onun yanında bir de mangal işlevinde küçük bir ocak dikkat çekmektedir. Ocakların yanı sıra yere gömülü dibekler ve taş sekiler vardır.

Sakyol Höyüğü’nde ortaya çıkarılan odalarda ocak, gömülü dibekler ve taş sekiler bulundu.

Höyükte, tapınak odalarında ele geçirilen Bereket Tanrıçasını betimleyen keman biçimi idoller, keramik ve çeşitli adak eşyası en önemli buluntulardır. Bereket Tanrıçası ve eşini simgeleyen heykeller Anadolu’da az bulunan örneklerdir. Bunlardan başka, tapınaklarda yer alan insan yüzlü ocaklarda ilginç buluntulardır.

Pulur Sakyol Höyüğü’nde dikkat çeken bir başka özellik ise, madensel yapıtla karşılaşılmamış olmasıdır. Ancak kazılarda işlenmemiş demir cevheri ile krom bulunmuştur.

Keban Barajı’nın su tutması öncesi gerçekleştirilen kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan 5.000 yıllık ok uçları, Tunceli Müzesi’nin en dikkat çekici eserleri arasında.

Tunceli Müzesi’nde görevli arkeolog Özgür Şahin, AA muhabirine, kentte 1968-1974 yılında yapılan ilk arkeolojik çalışmanın Pulur Sakyol Höyüğü’ndeki kurtarma kazısı olduğunu söyledi.

Höyükteki buluntu ve kalıntıların kentin kültür tarihi açısından önemli olduğunu ifade eden Şahin, “Yakın döneme kadar ilimizde müzenin olmamasından dolayı buradaki kültür varlıkları çevre illerdeki müzelere taşınarak koruma altına alınmıştı. Ancak 2020’de Tunceli Müzesi’nin resmi olarak açılmasıyla buradan dışarıya giden kültür varlıkları ait oldukları topraklara geri getirildi ve müze vitrinlerinde sergilenmeye başladı.” dedi.

Pulur Sakyol Höyüğü'nde bulunan ok uçları Fotoğraf AA
Pulur Sakyol Höyüğü’nde bulunan ok uçları Fotoğraf AA

5 bin yıllık ok uçları ziyaretçilerin ilgini çekiyor

Şahin, 2021 yılındaki arazi araştırmalarıyla 200 yeni eserin müzede korumaya alındığını belirterek, “Müzemiz koleksiyonları arasında yer alan ve Pulur Sakyol Höyüğü’nden çıkarılan buluntular arasında yer alan ok uçları, müzemize gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir” ifadesini kullandı.

Ok uçlarının günümüzden 5 bin yıl öncesine ışık tuttuğunu anlatan Şahin, bu eserlerin ait oldukları dönemin insanlarının vazgeçilmez besin kaynağı arasında yer alan hayvanları avlamak için kullanılan önemli bir silah ve alet olduğuna işaret etti.

Şahin, okların farklı dönem ve gölgelere göre tipolojik ve malzeme açısından farklılık gösterdiğine dile getirerek, “Müzemizdeki bu ok uçları ait oldukları dönem içerisinde o dönemin insanlarının beslenme alışkanlıkları ve kullandıkları teknikler hakkında son derece önemli bilgiler sunuyor. Özellikle erken dönemlere tarihlenen obsidyen ve kemikten yapılmış ok uçları dönem insanlarınca küçük av hayvanlarını avlamak için kullanılmıştır. Bunun yanında maden işleme teknolojisinin gelişmesiyle dökme ve dövme tekniği kullanılarak yapılan tunç ve demir ok uçları da müzemiz koleksiyonları içerisinde yer almaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Banner
Related Articles

Karahöyük’te 3.500 Yıllık Yemek Takımı: Kamu Yapısı, Sunak ve Kremasyon Mezarlarla Birlikte Ortaya Çıktı

5 Eylül 2025

5 Eylül 2025

Konya’nın Meram ilçesinde sürdürülen Karahöyük kazılarında, yaklaşık 3.500 yıl öncesine tarihlenen testi, tabak ve kupalı bardaktan oluşan tam bir yemek...

Sutton Hoo Gemi Cenazesi “Britanya’nın Tutankhamunu”

3 Ocak 2021

3 Ocak 2021

İngiltere’nin ikinci dünya savaşına girmesine sayılı günler kala 1939 yılında amatör bir arkeolog olan Basil Brown tarafından eşsiz bir buluş...

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

12 Mart 2022

12 Mart 2022

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği...

Tanrı Zeus’un Poseidon’un Hışmından Kurtulmak İçin Kaçtığı Mağara

29 Mart 2021

29 Mart 2021

Yunan panteonunun tepe noktasını Tanrı Zeus işgal eder. Tanrı Zeus, panteonda tanrıların kralıdır. Göklerin, şimşeklerin ve gök gürültülerinin tanrısıdır. Gücün...

Cadılar Bayramı ilk defa Roscommon mağarasında mı kutlandı

1 Kasım 2022

1 Kasım 2022

Ekim ayının son günü dünyanın birçok ülkesinde kutlanan Cadılar Bayramı ilk defa nerede kutlandı. Kutlamaların ilk yapıldığı yer hakkında birçok...

Antik Likya Kenti Phaselis’te mahkeme ikinci yürütmeyi durdurma kararı verdi

7 Haziran 2023

7 Haziran 2023

Antik Likya Kenti Phaselis’te yapımı tamamlanma aşamasına gelen Bostanlık ve Alacasu koylarındaki halk plajları için Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge...

Ayasuluk Tepesi kazılarında bulunan Miken figürünü Arzava Krallığı’nın başkentinin Selçuk olduğunu kuvvetlendiriyor

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Ayasuluk Tepesi kazılarında, Anadolu Tunç Çağı krallıklarından Arzava Krallığı’nın başkenti Appasas’ın Selçuk olduğunu kuvvetlendiren 3 bin 200 yıllık Miken figürünü...

Tevrat’ta Adı Geçen Kral II. Yarovam’a Ait Mühür Bulundu

10 Aralık 2020

10 Aralık 2020

1980’de bir pazarda çok düşük bir ücretle satın alınan kil baskılı yazıtın MÖ 8. yüzyıl paleo-İbranice olarak yazılmış. Bu kil...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde Bu Ay Gladyatör Strigil’i Sergileniyor

22 Temmuz 2021

22 Temmuz 2021

 İzmir Arkeoloji Müzesi bu ay farklı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.  Her ay yeni ve özel bir eserin ziyaretçilerle buluştuğu “Görmediklerinizi göreceksiniz”...

Arkeologlar İsveç adasında Viking tersanesi buldu

16 Haziran 2022

16 Haziran 2022

Stockholm Üniversitesi’nden arkeologlar, Stockholm’ün batısındaki Mälaren Gölü’ndeki Björkö adasındaki Birka’da bir Viking Çağı tersanesi keşfettiler. İsveççe Vikingastaden (Viking Şehri) olarak...

Zimbabwe’nin Ulusal Anıtları “Ziwa Harabeleri”

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Güney Afrika’da yer alan Zimbabwe’nin Nyanga bölgesinde demir çağı dönemine ait bir yerleşim alanıdır Ziwa. Bu yerleşim yeri Zimbabwe’nin arkeolojik...

Dünyanın İlk Hamile Mumyası Bulundu

1 Mayıs 2021

1 Mayıs 2021

Polonya Bilimler Akademisi’nden uzmanlar, Varşova Mumya Projesi kapsamında müzelerdeki tüm mumyaları araştırmayı hedefliyor. Bu projenin bir parçası olarak, araştırmacılar 20’li yaşlarında olduğu...

Olympos Antik Kenti’nde “Doğru Yolda Olanlar Girebilir” Yazıtı Ortaya Çıktı

19 Haziran 2025

19 Haziran 2025

Antalya’nın Kumluca ilçesindeki Olympos Antik Kenti’nde sürdürülen kazılarda Bizans dönemine ait 1 Nolu Kilise’nin zemininde mozaiklerle işlenmiş yazıt ve yeni...

Homo bodoensis, modern insanın atası olabilir mi?

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Modern insanın atasını bulma üzerine çalışmalar aralıksız sürüyor. En son çalışma günümüzden yarım milyon yıl önce yaşamış Homo bodoensis üzerine...

Araştırmacılar, Antik Maya İlaç Kaplarında Yeni Bir Bitki Keşfettiler

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Bilim adamları, antik Maya ilaç kaplarında tütün olmayan bir bitkinin varlığını ilk kez tespit ettiler. Washington Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, 14...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]