27 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor

Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönemden İlk Tunç Çağa kadar 11 yapı katına sahip Pulur Sakyol Höyüğü ‘nde ortaya çıkarılan ve Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor.

Keban Baraj suları altında kalan Pulur Köyü’nün kuzeydoğusunda kalan Pulur Sakyol Höyüğü’nde 1968 yılında başlayan kazılarda Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönem kültür katmanında obsidyen ve hayvan kemikleri bulunmuştu. Ayrıca aynı döneme ait çeşitli çanak çömlekler ortaya çıkarılmıştı.

Arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan evlerin taş temelli olarak yapıldığı, evlerin odalarının bir avluya açıldığı görülmektedir.

Odalarda büyük bir ocak, onun yanında bir de mangal işlevinde küçük bir ocak dikkat çekmektedir. Ocakların yanı sıra yere gömülü dibekler ve taş sekiler vardır.

Sakyol Höyüğü’nde ortaya çıkarılan odalarda ocak, gömülü dibekler ve taş sekiler bulundu.

Höyükte, tapınak odalarında ele geçirilen Bereket Tanrıçasını betimleyen keman biçimi idoller, keramik ve çeşitli adak eşyası en önemli buluntulardır. Bereket Tanrıçası ve eşini simgeleyen heykeller Anadolu’da az bulunan örneklerdir. Bunlardan başka, tapınaklarda yer alan insan yüzlü ocaklarda ilginç buluntulardır.

Pulur Sakyol Höyüğü’nde dikkat çeken bir başka özellik ise, madensel yapıtla karşılaşılmamış olmasıdır. Ancak kazılarda işlenmemiş demir cevheri ile krom bulunmuştur.

Keban Barajı’nın su tutması öncesi gerçekleştirilen kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan 5.000 yıllık ok uçları, Tunceli Müzesi’nin en dikkat çekici eserleri arasında.

Tunceli Müzesi’nde görevli arkeolog Özgür Şahin, AA muhabirine, kentte 1968-1974 yılında yapılan ilk arkeolojik çalışmanın Pulur Sakyol Höyüğü’ndeki kurtarma kazısı olduğunu söyledi.

Höyükteki buluntu ve kalıntıların kentin kültür tarihi açısından önemli olduğunu ifade eden Şahin, “Yakın döneme kadar ilimizde müzenin olmamasından dolayı buradaki kültür varlıkları çevre illerdeki müzelere taşınarak koruma altına alınmıştı. Ancak 2020’de Tunceli Müzesi’nin resmi olarak açılmasıyla buradan dışarıya giden kültür varlıkları ait oldukları topraklara geri getirildi ve müze vitrinlerinde sergilenmeye başladı.” dedi.

Pulur Sakyol Höyüğü'nde bulunan ok uçları Fotoğraf AA
Pulur Sakyol Höyüğü’nde bulunan ok uçları Fotoğraf AA

5 bin yıllık ok uçları ziyaretçilerin ilgini çekiyor

Şahin, 2021 yılındaki arazi araştırmalarıyla 200 yeni eserin müzede korumaya alındığını belirterek, “Müzemiz koleksiyonları arasında yer alan ve Pulur Sakyol Höyüğü’nden çıkarılan buluntular arasında yer alan ok uçları, müzemize gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir” ifadesini kullandı.

Ok uçlarının günümüzden 5 bin yıl öncesine ışık tuttuğunu anlatan Şahin, bu eserlerin ait oldukları dönemin insanlarının vazgeçilmez besin kaynağı arasında yer alan hayvanları avlamak için kullanılan önemli bir silah ve alet olduğuna işaret etti.

Şahin, okların farklı dönem ve gölgelere göre tipolojik ve malzeme açısından farklılık gösterdiğine dile getirerek, “Müzemizdeki bu ok uçları ait oldukları dönem içerisinde o dönemin insanlarının beslenme alışkanlıkları ve kullandıkları teknikler hakkında son derece önemli bilgiler sunuyor. Özellikle erken dönemlere tarihlenen obsidyen ve kemikten yapılmış ok uçları dönem insanlarınca küçük av hayvanlarını avlamak için kullanılmıştır. Bunun yanında maden işleme teknolojisinin gelişmesiyle dökme ve dövme tekniği kullanılarak yapılan tunç ve demir ok uçları da müzemiz koleksiyonları içerisinde yer almaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Banner
Benzer Yazılar

Glencoe Katliamı’nda öldürülen ‘İskoç klan şefine ait’ şöminede madeni para istifi bulundu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

17. yüzyılda meydana gelen Glencoe katliamında öldürülen bir İskoç klan şefine ait olduğuna inanılan madeni paralar, Glasgow Üniversitesi arkeoloji öğrencisi...

Yahudiye Çölü’nde keşfedilen ‘Horoscope’ parşömeni, gizli bir tarikatın inanç şifrelerini ortaya koyuyor

13 Mart 2024

13 Mart 2024

Kudüs’ün doğusundaki Yahudiye Çölü’nde ortaya çıkarılan bir parşömen, eski bir düzenin ezoterik astroloji ve mistisizm uygulamalarının izlerini taşıyor. Binlerce yıl...

Girsu’daki son kazılarda Sümerlerin uygarlığı kurtaran yenilikçi teknolojisi ortaya çıkarıldı

24 Kasım 2023

24 Kasım 2023

Irak’ın güneyindeki modern Nasıriye kentinin yakınında yer alan antik Girsu kentinde, British Museum’un yakın zamanda yaptığı kazılarda, Sümerlerin 4000 yıl...

İstahr Kayalıklarında İğne-oyma Sasani Kralı Tasviri Ortaya Çıktı

16 Kasım 2025

16 Kasım 2025

İran’ın güneyindeki Marvdaş bölgesinde yer alan antik İstahr kentinin kayalıklarında, iğne-oyma tekniğiyle yapılmış yeni bir Sasani kralı tasviri tespit edildi....

Antik Side’nin Ana Tanrıçası Athena’ya Adanan Tapınak Yoğun İlgi Çekiyor

6 Mart 2025

6 Mart 2025

Antalya’nın Manavgat ilçesinde, binlerce yıllık tarihe tanıklık eden Side Antik Kenti’nin baş tanrıçası Athena Tapınağı’nın restorasyon sonrası yoğun ilgi görüyor....

Hindistan’ın İndus Vadisi bölgesindeki Rakhi Garhi’de 5000 yıllık Kuyumcu Atölyesi bulundu

9 Mayıs 2022

9 Mayıs 2022

Hindistan Arkeoloji Araştırmaları (ASI), İndus Vadisi’nin en eski bölgelerinden biri olan Haryana’nın Rakhigarhi köyünde 5000 yıllık bir kuyumcu atölyesinin kalıntılarını...

İsveç’te Viking Dönemi Hristiyan Mezarlar Bulundu

28 Haziran 2021

28 Haziran 2021

Sigtuna’da Viking dönemi yedi Hristiyan mezarı bulundu. Arkeologlara göre, Viking dönemi mezarlar şehrin en eski zamanlarına, 10. yüzyılın sonlarına tarihleniyor....

Dünyanın en eski runik alfabesi ile yazılmış sözcüğün yer aldığı taş keşfedildi

18 Ocak 2023

18 Ocak 2023

Yazı, Sümerliler tarafından bulundu ve geliştirildi. Zamanla dünyanın birçok noktasında yazı kullanılmaya başladı. Norveç’te bilinen en eski yazı rün bunlardan...

Yeni AI Aracı ‘Fragmentarium’ Eski Babil Metinlerini Bir Araya Getiriyor

14 Şubat 2023

14 Şubat 2023

Almanya’daki Ludwig Maximilian Üniversitesi Asuroloji Enstitüsü’ndeki dilbilimciler tarafından, eski Babil metinlerinin okunaksız parçalarını bir araya getirmeye ve deşifre etmeye yardımcı...

DNA analizi, Tayland’daki Demir Çağı Kütük Tabut kültürünün gizemlerini aydınlatıyor

10 Şubat 2024

10 Şubat 2024

Pang Mapha’nın Kuzeybatı Tayland dağlık bölgesi, inanılmaz derecede tuhaf tarih öncesi insan mezarları içeren düzinelerce mağara ile tanınır. Bölge, Demir...

Mısır’da bugüne kadar ortaya çıkarılan en büyük mumyalama çömlek zulası

10 Şubat 2022

10 Şubat 2022

Çek Mısır Bilim Enstitüsü’nden arkeologlar, 26. Hanedanlık dönemine tarihlenen bir grup mezar kuyusunda yapılan kazılar sırasında Mısır mumyalama uygulamasında kullanılan...

Demir Çağı Savaşçıları, Yenilen Düşmanlarının Kılıçlarını Büküyor

22 Nisan 2021

22 Nisan 2021

Vestfalya-Lippe Bölge Birliği’nden (LWL) arkeologlar, bir metal dedektörünün “Batı Almanya’daki en büyük Demir Çağı silah istiflerinden birini” keşfettiğini açıkladı. Olpe...

Çek arkeologlar, Avarlar’ın kullandığı eşsiz bronz kemer tokası keşfettiler

12 Aralık 2023

12 Aralık 2023

Çek arkeologlar, Orta Çağ’ın başlarından kalma bronz bir kemer tokası keşfettiler. Keşfi, Brno Masaryk Üniversitesi duyurdu. Kemer tokası, Hıristiyanlık öncesi...

İnsan Boyunda ki 500 yıllık Paralar Bitcoinle Benzeştirildi “Rai Taşları”

5 Haziran 2021

5 Haziran 2021

Dünyada çok az para sistemi, küçük Batı Mikronezya adası Yap’ta kullanılan rai taş halkalarından daha benzersiz ve ilgi çekicidir. Kireçtaşı levhalardan...

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]