4 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor

Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönemden İlk Tunç Çağa kadar 11 yapı katına sahip Pulur Sakyol Höyüğü ‘nde ortaya çıkarılan ve Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor.

Keban Baraj suları altında kalan Pulur Köyü’nün kuzeydoğusunda kalan Pulur Sakyol Höyüğü’nde 1968 yılında başlayan kazılarda Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönem kültür katmanında obsidyen ve hayvan kemikleri bulunmuştu. Ayrıca aynı döneme ait çeşitli çanak çömlekler ortaya çıkarılmıştı.

Arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılan evlerin taş temelli olarak yapıldığı, evlerin odalarının bir avluya açıldığı görülmektedir.

Odalarda büyük bir ocak, onun yanında bir de mangal işlevinde küçük bir ocak dikkat çekmektedir. Ocakların yanı sıra yere gömülü dibekler ve taş sekiler vardır.

Sakyol Höyüğü’nde ortaya çıkarılan odalarda ocak, gömülü dibekler ve taş sekiler bulundu.

Höyükte, tapınak odalarında ele geçirilen Bereket Tanrıçasını betimleyen keman biçimi idoller, keramik ve çeşitli adak eşyası en önemli buluntulardır. Bereket Tanrıçası ve eşini simgeleyen heykeller Anadolu’da az bulunan örneklerdir. Bunlardan başka, tapınaklarda yer alan insan yüzlü ocaklarda ilginç buluntulardır.

Pulur Sakyol Höyüğü’nde dikkat çeken bir başka özellik ise, madensel yapıtla karşılaşılmamış olmasıdır. Ancak kazılarda işlenmemiş demir cevheri ile krom bulunmuştur.

Keban Barajı’nın su tutması öncesi gerçekleştirilen kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan 5.000 yıllık ok uçları, Tunceli Müzesi’nin en dikkat çekici eserleri arasında.

Tunceli Müzesi’nde görevli arkeolog Özgür Şahin, AA muhabirine, kentte 1968-1974 yılında yapılan ilk arkeolojik çalışmanın Pulur Sakyol Höyüğü’ndeki kurtarma kazısı olduğunu söyledi.

Höyükteki buluntu ve kalıntıların kentin kültür tarihi açısından önemli olduğunu ifade eden Şahin, “Yakın döneme kadar ilimizde müzenin olmamasından dolayı buradaki kültür varlıkları çevre illerdeki müzelere taşınarak koruma altına alınmıştı. Ancak 2020’de Tunceli Müzesi’nin resmi olarak açılmasıyla buradan dışarıya giden kültür varlıkları ait oldukları topraklara geri getirildi ve müze vitrinlerinde sergilenmeye başladı.” dedi.

Pulur Sakyol Höyüğü'nde bulunan ok uçları Fotoğraf AA
Pulur Sakyol Höyüğü’nde bulunan ok uçları Fotoğraf AA

5 bin yıllık ok uçları ziyaretçilerin ilgini çekiyor

Şahin, 2021 yılındaki arazi araştırmalarıyla 200 yeni eserin müzede korumaya alındığını belirterek, “Müzemiz koleksiyonları arasında yer alan ve Pulur Sakyol Höyüğü’nden çıkarılan buluntular arasında yer alan ok uçları, müzemize gelen ziyaretçilerden yoğun ilgi görmektedir” ifadesini kullandı.

Ok uçlarının günümüzden 5 bin yıl öncesine ışık tuttuğunu anlatan Şahin, bu eserlerin ait oldukları dönemin insanlarının vazgeçilmez besin kaynağı arasında yer alan hayvanları avlamak için kullanılan önemli bir silah ve alet olduğuna işaret etti.

Şahin, okların farklı dönem ve gölgelere göre tipolojik ve malzeme açısından farklılık gösterdiğine dile getirerek, “Müzemizdeki bu ok uçları ait oldukları dönem içerisinde o dönemin insanlarının beslenme alışkanlıkları ve kullandıkları teknikler hakkında son derece önemli bilgiler sunuyor. Özellikle erken dönemlere tarihlenen obsidyen ve kemikten yapılmış ok uçları dönem insanlarınca küçük av hayvanlarını avlamak için kullanılmıştır. Bunun yanında maden işleme teknolojisinin gelişmesiyle dökme ve dövme tekniği kullanılarak yapılan tunç ve demir ok uçları da müzemiz koleksiyonları içerisinde yer almaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Banner
Benzer Yazılar

Hampi Krishna Tapınağı 20 Yıldır Restore Edilmiyor

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Hampi Krishna Tapınak kompleksinin restorasyonu için anlaşmaya varılmasının üzerinden 20 yıl geçti. Tapınak  Tehlike Altındaki Dünya Mirası listesine 2000 yılında...

Asur Tanrılarını Betimleyen Devasa Kabartma, Ninova’da Gün Yüzüne Çıkarıldı

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Heidelberg Üniversitesi’nden arkeologlar, Kral Asurbanipal’in taht odasında eşsiz bir kabartma ortaya çıkardı. Heidelberg Üniversitesi bünyesindeki arkeologlar, Kuzey Mezopotamya’nın kalbinde, Musul...

İki Kültür Varlığımız Daha UNESCO Dünya Miras Geçici Listesinde

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

Kültür Bakanlığı’nın ülkemizin önemli tarihi yerlerini UNESCO’nun miras listesine aldırma gayretleri meyvelerini vermeye devam ediyor. Kültür Bakanlığı’nın UNESCO nezdinde yaptığı...

Aşıklı Höyük’te 9500 yıl önce beyin ameliyatı olan kadın 3D ile canlandırılacak

12 Eylül 2021

12 Eylül 2021

Aksaray ilinde bulunan Aşıklı Höyük’te 1989 yılında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve tarihte ilk beyin ameliyatını geçirdiğine inanılan kadın...

Sibirya’da 2.000 Yıllık Dans Eden Adam Heykelciği Bulundu

6 Mayıs 2021

6 Mayıs 2021

Rusya’nın en büyük üçüncü bölgesi olan Novosibirsk’teki Ob Nehri üzerinde yeni bir köprü için yapılan kazılarda, on santimetre yüksekliğinde bir...

Çin’de 6 bin yıllık 5 metre uzunluğunda yılan iskeleti bulundu

3 Nisan 2023

3 Nisan 2023

Çin’in güneyinde yer alan Zuojiang Nehri havzasında, yaklaşık 6 bin yıl öncesine ait Neolitik döneme ait yılan kemikleri bulundu. Alanda...

Ihlara Vadisi “Kontrollü Kullanım Alanı” ilan edildi

17 Mart 2022

17 Mart 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarının en önemli merkezlerinden biri olan ve irili ufaklı ilk kiliselere ev sahipliği yapan Ihlara Vadisi için “Kontrollü...

Kadınlar, Antik Yunan Seramiklerinin Ardındaki Gerçek Kahramanlar mıydı?

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Dipylon amforasını klasik arkeolojiyle ilgilenen herkes duymuştur. Antik Atina kentinin kuzeybatısında Kerameikos’taki Dipylon Kapısı civarında Dipylon mezarlığında bulunmuştur. Amforayı yapan...

Arkeologlar, kuzey İsrail’de keşfedilen 12.000 yıllık flütlerin kuşları cezbetmek için kullanılmış olabileceğini söylüyor

9 Haziran 2023

9 Haziran 2023

Yeni araştırmalar, yaklaşık 12.000 yıl önce, kuzey İsrail’de, insanların küçük kuşların kemikleri ile belirli kuşların seslerini taklit eden enstrümanlara dönüştürdüğünü...

Stonehenge taşları güneş takviminin yaprakları olabilir

2 Mart 2022

2 Mart 2022

Dünya üzerinde gizemi hala tam olarak çözülememiş yapılar bulunuyor. Bunlardan birisi, İngiltere’deki Stonehenge taşlarıdır. Yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan bu...

İsveç’te bir Orta Çağ mezarında 4 metreden uzun kılıç bulundu

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

İsveç’in batı kıyısındaki liman kenti Halmstad’daki Lilla Torg’da yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında alışılmadık ve heyecan verici bir keşif yapıldı. 6...

Arkeologlar Kırım Dağları’nda 1.600 yıllık asil kadınlara ait mezarlar ve altın takılar buldu

4 Aralık 2024

4 Aralık 2024

Arkeologlar, Kırım Dağları’nda Bahçesaray bölgesinin Mangup yaylasında, altın ve gümüş takılarla dolu soylu kadınlara ait mezarlar buldular. Rusya Bilimler Akademisi’ne...

Satala Antik Kenti’nde Urartu İzleri

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesi Sadak köyü sınırlarında yer alan Satala Antik Kenti’nde Geç Tunç Çağı medeniyetlerinden Urartulara dair izler ortaya çıkarıldı....

Nimes’te Dikkat Çekici Yer Süslemeleriyle Bezenmiş Roma Dom’ları

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Nîmes kentinde kazı yapan arkeologlar, iki yüksek statülü Roma domusunun (evlerinin) kalıntılarını keşfettiler. Fransa’nın Nimes şehri tarih verimliliği açısından oldukça...

Çin, Terracotta Savaşçıları için arkeoloji müzesi inşa etti

19 Nisan 2022

19 Nisan 2022

Dünyaca ünlü Terracotta Savaşçıları artık Çin’in kuzeybatı eyaleti Shaanxi’da inşası tamamlanan arkeoloji müzesinde ziyaret edilebilecek. Shaanxi Arkeoloji Akademisi, müzenin 2022’de...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]