15 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Taştepeler’in erkek heykelleri, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir.

Taştepeler bölgesinde ortaya çıkarılan çok sayıda erkek heykel ve figürin buluntuları, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir.

Epi-paleolitik çağın sonundan itibaren Anadolu ve Mezopotamya’da bulunan hayvan figürinlerinin yanı sıra insan figürinleri ve idolleri de ortaya çıkmaya başlar. Neolitik döneme kadar hayvan figürinleri bulunmaya devam ederken, insan figürinlerine ait buluntularda önemli bir artış görülüyor.

Özellikle Taştepeler olarak adlandırılan bölgede erkek heykellerindeki artış dikkat çekicidir. Bu heykeller kireçtaşından, heykelcikler ise kireçtaşından veya pişmiş kilden yapılmıştır.

Bu erkek tasvirlerinin ortak özelliklerinden biri, ellerin figürün önünde birleşmesidir, bazen ayakta ya da otururken bir fallusu tutarlar.

Karahantepe kazılarında bulunan erkek figürünü
Karahantepe kazılarında bulunan erkek figürünü

Şanlıurfa şehir merkezinde bulunan Urfa-Yeni Mahalle erkek heykeli, Karahantepe’de bulunan erkek heykelciği ile Göbeklitepe, Harbetsuvan, Nevali Çöri, Kilisik’te bulunan figürinlerin hepsi benzer erkek formu ve fallus tasvirlerine sahiptir.

Nevali Çöri yerleşimindeki kazılar, T şeklindeki sütunların ilk keşfiyle sonuçlandı. Tespit edilen Çanak Çömlek Öncesi Neolitik yerleşimin tabakalarında bulunan buluntular arasında erkek figürlü heykeller de yer almaktadır. Ayrıca T şeklindeki sütun üzerinde kol ve parmak kabartmalarının bulunması sayesinde bunların stilize erkek heykelleri olduğu anlaşılmıştır.

Göbeklitepe falluslu erkek figürünü
Göbeklitepe falluslu erkek figürünü

1993 yılında, Şanlurfa’nın Yeni Mahalle mevkiinde bir peyzaj projesi sırasında, tesadüfen, sütun şeklinde oyulmuş, yaklaşık 1.93 m yüksekliğinde, falluslu ve bacakları olmayan bir insan figürünü betimleyen kireçtaşından bir heykel bulunmuştur. Kol ve parmak kabartmalarının sergilendiği bu heykel, tarz olarak T şeklindeki sütuna benzetilebilir. Yeni Mahalle heykeli, bilinen en eski insan boyutundaki heykeldir.
Göbeklitepe yerleşiminin en alt tabakası olan III. tabakada bulunan sütunlar M. Ö. 9100’e tarihlendirilmiştir. İnsanı da stilize eden ve yaklaşık 5 metre boyunda duran bu sütunlar yekpare taşlardan oluşmakta ve bu dönemin bilinen ilk örnekleridir.

Göbeklitepe yerleşiminde erkek heykel başları, totemler, maskeler, gövde ve fallus parçaları, erkek heykelleri bol miktarda bulunmaktadır.

Kilisik heykeli
Kilisik heykeli

Bölgede, insan formunu stilize eden sütunların yanı sıra, erkek formuna ait iki tarz heykel ortaya çıkar. Bunlardan biri oturan erkek heykelleri, diğeri ise ayakta duran erkek heykelleridir.

1964 yılında Adıyaman’ın Kahta ilçesi sınırları içinde yer alan Kilisik Köyü sakinleri, Kommagene Kazı ekibine T şeklinde bir sütun verdi. Bu taşın üzerinde kolları, parmakları ve başı olan iki insan kabartması görülmektedir. Bu direği benzersiz kılan şey, figürinlerin gövdelerinin altında fallus yerine oyuk bir bölgenin olmasıdır. Bu boş kısmın orijinal mi yoksa sonradan mı eklendiği belli değil.

Harbetsuvan erkek heykeli
Harbetsuvan erkek heykeli

Akeramik Neolitik Dönem, Gaziantep Müzesi’nde sergilenen bir heykel parçasında da temsil edilmektedir. Her iki taraftaki kollara ek olarak iki yüz kabartmasının varlığı, bilinmeyen bir yerden bu heykelin en dikkat çekici özelliğidir. Heykelin ön kısmında fallusun yer alacağı olası alan tamamen kazınmıştır. Gaziantep’teki heykel, T şeklindeki sütun geleneğinden heykel geleneğine geçişin önemli bir örneğidir.

Harbetsuvan Tepesi’nde bulunan erkek figürü, Göbeklitepe’nin erkek heykeltıraşlık geleneğinin devamı olarak değerlendirilebilir. Bu heykel Göbeklitepe ve Karahantepe oturan erkek heykelleri ile aynı kategoriye girer.

Tüm bu erkek heykelleri ile erkek figürinlerinin ortak benzerlikleri, bu dönemde nüfus gelişiminin önemini gösterebilir. İlerleyen dönemlerde bu önem kadının doğurganlığının kutsallığına doğru evrilmiş olabilir.

Kaynak: Celal Uludağ, Bahattin Çelik, Kaya Tolon, “A male figürine from Harbetsuvan Tepesi” Karadeniz Journal, 38.

Banner
Benzer Yazılar

Alexandria Troas kazılarında 2 bin 200 yıllık çarşı kapısı bulundu

18 Ekim 2021

18 Ekim 2021

Alexandria Troas kazılarında geçtiğimiz günlerde altar yapısı ortaya çıkarılmıştı. Şimdi de kentin çok önemli bir yapısına çarşı ile caddeyi bağlayan...

Hitit Toplumunda Ensest İlişkiye Nasıl Bakılıyordu?

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

Anadolu topraklarında uzun yıllar hüküm süren Hititler, kanunlar ile toplumsal yapıyı koruyan dönemin üst medeniyeti idi. Hititler, aile, kadın, erkek,...

Nadir Bulunan Hitit Mührü Çorum Müzesinde Sergilenecek

20 Mart 2021

20 Mart 2021

Çorum Ortaköy’de bulunan Şapinuva bölgesi olarak tanımlanan yerde 3500 yıllık bir Hitit mührü bulundu. Şapinuva, Bilindiği üzere Hitit İmparatorluğunun en...

Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları 45 Yıl Sonra Tekrar Başlıyor

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

Bitlis ili Adilcevaz ilçesi’nde yer alan Urartu döneminden kalma Kef Kalesi’nin kazı çalışmalarına 45 yıl aradan sonra tekrar başlanıyor. Çivi...

Yeni buluntular Amida Höyük tarihini 9 bin yıla çekti

31 Aralık 2021

31 Aralık 2021

M. Ö. 6 bin kültür tabakasından Osmanlıya kadar birçok kültür izlerine ulaşılan Amida Höyük kazılarında bu yıl 900 parça buluntu...

İncil’de adı geçen Derbe Antik Kenti ödenek yetersizliğinden kazılamıyor

10 Ocak 2023

10 Ocak 2023

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposluk merkezi olan İncil’de adı geçen Derbe Antik Kenti’nde 2013 yılında başlayan kazı çalışmalarına ödenek yetersizliğinden devam...

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

Seyitömer Höyüğü kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim silindir mühür keşfedildi

9 Aralık 2024

9 Aralık 2024

Seyitömer Höyüğü’nde devam eden kurtarma kazılarında 4 bin 400 yıllık yeşim taşından yapılmış silindir mühür keşfedildi. Kütahya’daki Seyitömer Höyüğü’ndeki kurtarma...

Yunan tanrılarının kenti Bergama’da halk Kibele kültünü yaşatıyor

25 Ağustos 2021

25 Ağustos 2021

Yunan tanrılarına adanmış birçok kutsal mimari yapının görüldüğü Bergama Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele figürünleri ve kutsal...

Tatarlı Höyük’te 4 bin yıllık çöp çukuru bulundu

26 Ekim 2021

26 Ekim 2021

Neolitik dönemden Roma dönemine kadar birçok yerleşim izi görülen Tatarlı Höyük’te 4 bin yıllık çöp çukuru ortaya ortaya çıkarıldı. Tatarlı...

Termessos Antik Kenti’nde Arkeologlar, Binlerce Yıl Sonra İki Anıtsal Mezarı Yeniden Ayağa Kaldırıyor

27 Kasım 2025

27 Kasım 2025

Antalya’nın sarp dağları arasında gizlenen Termessos Antik Kenti, bu yıl başlayan kapsamlı çalışmalarla yeniden dikkatlerin odağına yerleşti. Güllük Dağı’nın eteklerine...

Satala Antik Kenti’nde Urartu İzleri

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesi Sadak köyü sınırlarında yer alan Satala Antik Kenti’nde Geç Tunç Çağı medeniyetlerinden Urartulara dair izler ortaya çıkarıldı....

Perre Antik Kenti’nde depremde yıkılmış yapı ortaya çıkarıldı

9 Kasım 2021

9 Kasım 2021

Kommagane Krallığı’nın 5 büyük kentinden biri olan günümüzde Pirin olarak bilinen Perre Antik Kenti kazı çalışmaları devam ediyor. M. Ö....

Assur Saraylarından Osmanlıya Kalan Miras “Harem ve Saray Planı”

25 Aralık 2020

25 Aralık 2020

Dünya’da ilk emperyalist yayılımı gerçekleştiren Akad devletinden sonra tarih sahnesine çıkan Assur devleti Akadlıların yayılım hayallerini gerçeğe dönüştürmüştür. MÖ.9 yüzyılda...

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı

4 Kasım 2025

4 Kasım 2025

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında, yaklaşık 5.000 yıl önce meydana gelen bir depremin etkisiyle yıkılmış bir yapı gün yüzüne...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]