6 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Taştepeler’in erkek heykelleri, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir.

Taştepeler bölgesinde ortaya çıkarılan çok sayıda erkek heykel ve figürin buluntuları, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir.

Epi-paleolitik çağın sonundan itibaren Anadolu ve Mezopotamya’da bulunan hayvan figürinlerinin yanı sıra insan figürinleri ve idolleri de ortaya çıkmaya başlar. Neolitik döneme kadar hayvan figürinleri bulunmaya devam ederken, insan figürinlerine ait buluntularda önemli bir artış görülüyor.

Özellikle Taştepeler olarak adlandırılan bölgede erkek heykellerindeki artış dikkat çekicidir. Bu heykeller kireçtaşından, heykelcikler ise kireçtaşından veya pişmiş kilden yapılmıştır.

Bu erkek tasvirlerinin ortak özelliklerinden biri, ellerin figürün önünde birleşmesidir, bazen ayakta ya da otururken bir fallusu tutarlar.

Karahantepe kazılarında bulunan erkek figürünü
Karahantepe kazılarında bulunan erkek figürünü

Şanlıurfa şehir merkezinde bulunan Urfa-Yeni Mahalle erkek heykeli, Karahantepe’de bulunan erkek heykelciği ile Göbeklitepe, Harbetsuvan, Nevali Çöri, Kilisik’te bulunan figürinlerin hepsi benzer erkek formu ve fallus tasvirlerine sahiptir.

Nevali Çöri yerleşimindeki kazılar, T şeklindeki sütunların ilk keşfiyle sonuçlandı. Tespit edilen Çanak Çömlek Öncesi Neolitik yerleşimin tabakalarında bulunan buluntular arasında erkek figürlü heykeller de yer almaktadır. Ayrıca T şeklindeki sütun üzerinde kol ve parmak kabartmalarının bulunması sayesinde bunların stilize erkek heykelleri olduğu anlaşılmıştır.

Göbeklitepe falluslu erkek figürünü
Göbeklitepe falluslu erkek figürünü

1993 yılında, Şanlurfa’nın Yeni Mahalle mevkiinde bir peyzaj projesi sırasında, tesadüfen, sütun şeklinde oyulmuş, yaklaşık 1.93 m yüksekliğinde, falluslu ve bacakları olmayan bir insan figürünü betimleyen kireçtaşından bir heykel bulunmuştur. Kol ve parmak kabartmalarının sergilendiği bu heykel, tarz olarak T şeklindeki sütuna benzetilebilir. Yeni Mahalle heykeli, bilinen en eski insan boyutundaki heykeldir.
Göbeklitepe yerleşiminin en alt tabakası olan III. tabakada bulunan sütunlar M. Ö. 9100’e tarihlendirilmiştir. İnsanı da stilize eden ve yaklaşık 5 metre boyunda duran bu sütunlar yekpare taşlardan oluşmakta ve bu dönemin bilinen ilk örnekleridir.

Göbeklitepe yerleşiminde erkek heykel başları, totemler, maskeler, gövde ve fallus parçaları, erkek heykelleri bol miktarda bulunmaktadır.

Kilisik heykeli
Kilisik heykeli

Bölgede, insan formunu stilize eden sütunların yanı sıra, erkek formuna ait iki tarz heykel ortaya çıkar. Bunlardan biri oturan erkek heykelleri, diğeri ise ayakta duran erkek heykelleridir.

1964 yılında Adıyaman’ın Kahta ilçesi sınırları içinde yer alan Kilisik Köyü sakinleri, Kommagene Kazı ekibine T şeklinde bir sütun verdi. Bu taşın üzerinde kolları, parmakları ve başı olan iki insan kabartması görülmektedir. Bu direği benzersiz kılan şey, figürinlerin gövdelerinin altında fallus yerine oyuk bir bölgenin olmasıdır. Bu boş kısmın orijinal mi yoksa sonradan mı eklendiği belli değil.

Harbetsuvan erkek heykeli
Harbetsuvan erkek heykeli

Akeramik Neolitik Dönem, Gaziantep Müzesi’nde sergilenen bir heykel parçasında da temsil edilmektedir. Her iki taraftaki kollara ek olarak iki yüz kabartmasının varlığı, bilinmeyen bir yerden bu heykelin en dikkat çekici özelliğidir. Heykelin ön kısmında fallusun yer alacağı olası alan tamamen kazınmıştır. Gaziantep’teki heykel, T şeklindeki sütun geleneğinden heykel geleneğine geçişin önemli bir örneğidir.

Harbetsuvan Tepesi’nde bulunan erkek figürü, Göbeklitepe’nin erkek heykeltıraşlık geleneğinin devamı olarak değerlendirilebilir. Bu heykel Göbeklitepe ve Karahantepe oturan erkek heykelleri ile aynı kategoriye girer.

Tüm bu erkek heykelleri ile erkek figürinlerinin ortak benzerlikleri, bu dönemde nüfus gelişiminin önemini gösterebilir. İlerleyen dönemlerde bu önem kadının doğurganlığının kutsallığına doğru evrilmiş olabilir.

Kaynak: Celal Uludağ, Bahattin Çelik, Kaya Tolon, “A male figürine from Harbetsuvan Tepesi” Karadeniz Journal, 38.

Banner
Related Articles

Karadağ’ın zirvesinde Urartulara ait kale kalıntısına ulaşıldı

2 Temmuz 2022

2 Temmuz 2022

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığındaki kazı ekibi Urartulara ait en...

Kültepe’de 4 Bin Yıllık Aslan Çene Kemiği Ortaya Çıkarıldı

14 Eylül 2021

14 Eylül 2021

Anadolu yazılı tarihinin başlangıç noktası Kültepe’de kazı çalışmaları devam ediyor. Kazılarda 4 bin yıllık aslan çene kemiği ortaya çıkarıldı. Kültepe...

Bin 700 Yıllık Lahidin Soyulmasını Lanet Bile Engelleyememiş

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Antik dönemlerde bazı lahit sahipleri ebedi huzurların bozulmaması ve lahitlerinin soyulmaması için lanetleme yoluna gitmiştir. Çoğunlukla zengin ve üst sınıf...

Aigai kazılarında bulunan 1800 yıllık mermer yazıt çözüldü

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

2005 yılında Aigai Antik Kenti’nde bulunan 3 parça mermerden oluşan 1800 yıllık yazıt çözüldü. Tercümesi yapılan mermer yazıt, Aigai halkının...

Patara’da 2 bin 600 yıllık köpek balığı kemikleri bulundu

12 Ağustos 2022

12 Ağustos 2022

Patara Antik Kenti’nde 2 bin 600 yıllık köpek balığı ve vatoz omurga kemikleri bulundu. Kemikler Patara’da yaşayan halkın beslenme alışkanlıkları...

Karabük’te Hz. Süleyman’ı tasvir eden 1600 yıllık eşsiz bir kolye keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde yapılan arkeolojik kazılarda, yaklaşık 1600 yıllık, Hz. Süleyman’ı tasvir eden eşsiz bir kolye...

Herakles’in 12 görevinin tek bir panoda sergilendiği taban mozaiği ortaya çıkarıldı

25 Temmuz 2022

25 Temmuz 2022

Mitolojide Miken Kralı Eurystheus’un yarı tanrı Herakles’e verdiği ünlü 12 görevin tek bir panoda sergilendiği eşsiz bir taban mozaiği ortaya...

Türkiye’nin İlk Kadın Arkeoloğu “Jale İnan”

8 Mart 2021

8 Mart 2021

Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olan Jale İnan, Türk arkeoloji dünyası adına çok güzel işlere imza atmış, alanında ilk kadın uzman olarak ismini...

Troya’nın Kalbinde Savaşın İzleri: Efsane Gerçek Mi Oluyor?

9 Temmuz 2025

9 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Hisarlık Tepesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Troya Savaşı’nın tarihsel temellerine ışık tutabilecek yeni bulgular gün yüzüne çıkıyor. 3.500 yıllık sapan...

Akdeniz Sularında Batan Gazze Batığında 1100 Yıllık Zeytin Çekirdekleri Keşfedildi

13 Mart 2025

13 Mart 2025

1100 yıl önce Gazze’den yola çıkan ve Antalya kıyılarında yakalandığı fırtınada sulara gömülen Gazze batığında 1100 yıllık zeytin çekirdeklerini ortaya...

Blaundos kazılarında 4 bin yıllık silindir mühür bulundu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

Anadolu’da ticari hayatın gelişmesi ve çeşitlenmesinde önemli rol oynayan Asurlu tüccarların kullandıkları düşünülen mühürlerden bir örneğine Blaundos kazılarında karşılaşıldı. Asurlu...

Efes Antik Kenti’nde 1400 yıllık Bizans mahallesi ortaya çıkarıldı

28 Ekim 2022

28 Ekim 2022

Antik Çağ’ın en önemli kentlerinden biri olan Efes Antik Kenti’nde devam eden kazılarda 1400 yıllık Bizans mahallesi ortaya çıkarıldı. Bizans...

Akdeniz Tunç Çağı batığında 3600 yıllık kurşun ağırlıklar çıkarıldı

27 Kasım 2022

27 Kasım 2022

Dünyanın en eski batıklarından biri olan Antalya Kumluca açıklarındaki Tunç Çağı batığında su altı arkeolojik çalışmalar devam ediyor. MÖ 16....

Aigai Antik Kenti’nde Athena Tapınağı Çıkarılmaya Başlandı

12 Ekim 2021

12 Ekim 2021

Manisa il sınırları içerisinde yer alan Yuntdağı bölgesinde, Aiol halkı tarafından kurulan Aigai Antik Kenti kazılarında Athena Tapınağı çıkarılmaya başlandı....

Beşparmak Dağlarının 8000 Yıllık Gizemi

24 Ekim 2020

24 Ekim 2020

Günümüzde “Beşparmak” adıyla bilinen Latmos Dağı Söke ve Milas ilçeleri arasında yer almakta ve Antik dönem’de Karia Bölgesi’nin kuzeybatı köşesini...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]