10 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Taştepeler’in erkek heykelleri, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir.

Taştepeler bölgesinde ortaya çıkarılan çok sayıda erkek heykel ve figürin buluntuları, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir.

Epi-paleolitik çağın sonundan itibaren Anadolu ve Mezopotamya’da bulunan hayvan figürinlerinin yanı sıra insan figürinleri ve idolleri de ortaya çıkmaya başlar. Neolitik döneme kadar hayvan figürinleri bulunmaya devam ederken, insan figürinlerine ait buluntularda önemli bir artış görülüyor.

Özellikle Taştepeler olarak adlandırılan bölgede erkek heykellerindeki artış dikkat çekicidir. Bu heykeller kireçtaşından, heykelcikler ise kireçtaşından veya pişmiş kilden yapılmıştır.

Bu erkek tasvirlerinin ortak özelliklerinden biri, ellerin figürün önünde birleşmesidir, bazen ayakta ya da otururken bir fallusu tutarlar.

Karahantepe kazılarında bulunan erkek figürünü
Karahantepe kazılarında bulunan erkek figürünü

Şanlıurfa şehir merkezinde bulunan Urfa-Yeni Mahalle erkek heykeli, Karahantepe’de bulunan erkek heykelciği ile Göbeklitepe, Harbetsuvan, Nevali Çöri, Kilisik’te bulunan figürinlerin hepsi benzer erkek formu ve fallus tasvirlerine sahiptir.

Nevali Çöri yerleşimindeki kazılar, T şeklindeki sütunların ilk keşfiyle sonuçlandı. Tespit edilen Çanak Çömlek Öncesi Neolitik yerleşimin tabakalarında bulunan buluntular arasında erkek figürlü heykeller de yer almaktadır. Ayrıca T şeklindeki sütun üzerinde kol ve parmak kabartmalarının bulunması sayesinde bunların stilize erkek heykelleri olduğu anlaşılmıştır.

Göbeklitepe falluslu erkek figürünü
Göbeklitepe falluslu erkek figürünü

1993 yılında, Şanlurfa’nın Yeni Mahalle mevkiinde bir peyzaj projesi sırasında, tesadüfen, sütun şeklinde oyulmuş, yaklaşık 1.93 m yüksekliğinde, falluslu ve bacakları olmayan bir insan figürünü betimleyen kireçtaşından bir heykel bulunmuştur. Kol ve parmak kabartmalarının sergilendiği bu heykel, tarz olarak T şeklindeki sütuna benzetilebilir. Yeni Mahalle heykeli, bilinen en eski insan boyutundaki heykeldir.
Göbeklitepe yerleşiminin en alt tabakası olan III. tabakada bulunan sütunlar M. Ö. 9100’e tarihlendirilmiştir. İnsanı da stilize eden ve yaklaşık 5 metre boyunda duran bu sütunlar yekpare taşlardan oluşmakta ve bu dönemin bilinen ilk örnekleridir.

Göbeklitepe yerleşiminde erkek heykel başları, totemler, maskeler, gövde ve fallus parçaları, erkek heykelleri bol miktarda bulunmaktadır.

Kilisik heykeli
Kilisik heykeli

Bölgede, insan formunu stilize eden sütunların yanı sıra, erkek formuna ait iki tarz heykel ortaya çıkar. Bunlardan biri oturan erkek heykelleri, diğeri ise ayakta duran erkek heykelleridir.

1964 yılında Adıyaman’ın Kahta ilçesi sınırları içinde yer alan Kilisik Köyü sakinleri, Kommagene Kazı ekibine T şeklinde bir sütun verdi. Bu taşın üzerinde kolları, parmakları ve başı olan iki insan kabartması görülmektedir. Bu direği benzersiz kılan şey, figürinlerin gövdelerinin altında fallus yerine oyuk bir bölgenin olmasıdır. Bu boş kısmın orijinal mi yoksa sonradan mı eklendiği belli değil.

Harbetsuvan erkek heykeli
Harbetsuvan erkek heykeli

Akeramik Neolitik Dönem, Gaziantep Müzesi’nde sergilenen bir heykel parçasında da temsil edilmektedir. Her iki taraftaki kollara ek olarak iki yüz kabartmasının varlığı, bilinmeyen bir yerden bu heykelin en dikkat çekici özelliğidir. Heykelin ön kısmında fallusun yer alacağı olası alan tamamen kazınmıştır. Gaziantep’teki heykel, T şeklindeki sütun geleneğinden heykel geleneğine geçişin önemli bir örneğidir.

Harbetsuvan Tepesi’nde bulunan erkek figürü, Göbeklitepe’nin erkek heykeltıraşlık geleneğinin devamı olarak değerlendirilebilir. Bu heykel Göbeklitepe ve Karahantepe oturan erkek heykelleri ile aynı kategoriye girer.

Tüm bu erkek heykelleri ile erkek figürinlerinin ortak benzerlikleri, bu dönemde nüfus gelişiminin önemini gösterebilir. İlerleyen dönemlerde bu önem kadının doğurganlığının kutsallığına doğru evrilmiş olabilir.

Kaynak: Celal Uludağ, Bahattin Çelik, Kaya Tolon, “A male figürine from Harbetsuvan Tepesi” Karadeniz Journal, 38.

Banner
Benzer Yazılar

Hitit kenti Büklükale’nin, Hurri toplumu ile yakın bağları olduğunu gösteren “önemli keşif”

20 Ekim 2022

20 Ekim 2022

Japon arkeologlar, Büklükale’de Hitit İmparatorluğu’nun ilk yıllarına ait Hurri dini arınma metnini içeren kil tablet parçasını keşfettiler. Araştırmacılara göre keşif,...

Bin yıllık Beşaret Kilisesi’nin freskleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

28 Mart 2024

28 Mart 2024

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz vadisindeki bin yıllık kayadan oyma Beşaret kilisesi, ihmaller ve definecilerin verdiği zararlar...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nun kulisinde latrina bulundu

3 Kasım 2021

3 Kasım 2021

2400 yıllık Smyrna Antik Kenti’nin kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan ilginç buluntular heyecan yaratmaya devam ediyor. İzmir’in Kadifekakale semti yakınlarında yer...

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara ili, Ulus ilçesi Atpazarı olarak adlandırılan semtte, Kale Mahallesi mevkiinde, kentsel sit alanı içinde yer almaktadır....

Karakuş Tümülüsü’nde Kommagene Kraliçe Mezarları Bulundu

22 Eylül 2021

22 Eylül 2021

Adıyaman Karakuş Tümülüsü ‘nde, Kommagene Kralı II. Mithritades’in (M.Ö 36-21 ) annesi İsias, kız kardeşi Antiokhis ve Antiokhis’in kızı Aka...

Anadolu’da Tek Tanrı İnancının Kökleri Oluz Höyük’te Bulundu!

21 Ekim 2020

21 Ekim 2020

Tek Tanrılı inancın Ön Asya da ki ilk örneğidir Zerdüştçülük. Ve bu inancın temeli diyebileceğimiz kanıtlara da Oluz Höyük’te ulaşıldı....

Kilis’teki Oylum Höyük’te 3.300 Yıllık Hitit Tabletleri ve Yönetici Mühürleri Ortaya Çıkarıldı

20 Ekim 2025

20 Ekim 2025

Türkiye–Suriye sınır hattında yer alan Oylum Höyük’te, 3.300 yıl öncesine tarihlenen Hitit ve Akad dillerinde yazılmış dört çivi yazılı tablet...

Deniz Kavimleri Kimdir?

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Karanlık çağın başlangıcı olarak görülen Deniz kavimleri aslında kimdir ve nereden gelmişlerdir? Tarihi belgelerde adları geçer ama çoğunlukla onların kim...

Ulucak Höyük seramiklerinin üzerinde 8 bin yıllık parmak izleri

13 Ağustos 2022

13 Ağustos 2022

Ege Bölgesi’nin en önemli yerleşimi Ulucak Höyük kazılarında ortaya çıkarılan seramik atölyelerinde kullanılan seramik hamurlarının üzerinde 8 bin yıllık parmak...

Hitit İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşan nadir 3 bin 300 yıllık bronz miğfer

17 Temmuz 2022

17 Temmuz 2022

Hitit İmparatorluğu’nun önemli kült merkezlerinden biri olan Şapinuva’da 2002 yılında gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan 3 bin 300 yıllık bronz...

Hattuşa’da heyecanlandıran keşif; 3 Bin 500 yıllık hiyeroglif işaretler bulundu

11 Eylül 2022

11 Eylül 2022

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hititler’in başkenti Hattuşa, her kazı sezonunda olduğu gibi bu yılda şaşırtan keşfe sahne oldu. Günümüz...

Haydarpaşa Kazılarında Helenistik Dönem Mezar Ortaya Çıkarıldı

10 Nisan 2022

10 Nisan 2022

Haydarpaşa tren garı peronlarının kaldırılması ile başlayan arkeolojik kazılarda Helenistik ((MÖ 330-MÖ 30) döneme ait kiremit mezar bulundu. Haydarpaşa tren...

Defineciler Van’da 2 bin 700 Yıllık Urartu Tapınağı Buldular

18 Haziran 2022

18 Haziran 2022

Van’ın 28 kilometre kuzeybatısında yer alan Alaköy’deki Garibin Tepe’de defineciler, 2 bin 700 yıllık Urartu tapınağı ortaya çıkardılar. İlk görüntüleri...

İznik Surları’nda Roma villa kalıntısı ve çok sayıda iskelet ortaya çıkarıldı

18 Haziran 2023

18 Haziran 2023

Bursa’nın İznik ilçesinde yer alan 2300 yıllık İznik Surları’nda devam eden kazılarda Roma villası kalıntılarına ulaşılırken aynı zamanda çok sayıda...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]