18 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Taştepeler’in erkek heykelleri, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir.

Taştepeler bölgesinde ortaya çıkarılan çok sayıda erkek heykel ve figürin buluntuları, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir.

Epi-paleolitik çağın sonundan itibaren Anadolu ve Mezopotamya’da bulunan hayvan figürinlerinin yanı sıra insan figürinleri ve idolleri de ortaya çıkmaya başlar. Neolitik döneme kadar hayvan figürinleri bulunmaya devam ederken, insan figürinlerine ait buluntularda önemli bir artış görülüyor.

Özellikle Taştepeler olarak adlandırılan bölgede erkek heykellerindeki artış dikkat çekicidir. Bu heykeller kireçtaşından, heykelcikler ise kireçtaşından veya pişmiş kilden yapılmıştır.

Bu erkek tasvirlerinin ortak özelliklerinden biri, ellerin figürün önünde birleşmesidir, bazen ayakta ya da otururken bir fallusu tutarlar.

Karahantepe kazılarında bulunan erkek figürünü
Karahantepe kazılarında bulunan erkek figürünü

Şanlıurfa şehir merkezinde bulunan Urfa-Yeni Mahalle erkek heykeli, Karahantepe’de bulunan erkek heykelciği ile Göbeklitepe, Harbetsuvan, Nevali Çöri, Kilisik’te bulunan figürinlerin hepsi benzer erkek formu ve fallus tasvirlerine sahiptir.

Nevali Çöri yerleşimindeki kazılar, T şeklindeki sütunların ilk keşfiyle sonuçlandı. Tespit edilen Çanak Çömlek Öncesi Neolitik yerleşimin tabakalarında bulunan buluntular arasında erkek figürlü heykeller de yer almaktadır. Ayrıca T şeklindeki sütun üzerinde kol ve parmak kabartmalarının bulunması sayesinde bunların stilize erkek heykelleri olduğu anlaşılmıştır.

Göbeklitepe falluslu erkek figürünü
Göbeklitepe falluslu erkek figürünü

1993 yılında, Şanlurfa’nın Yeni Mahalle mevkiinde bir peyzaj projesi sırasında, tesadüfen, sütun şeklinde oyulmuş, yaklaşık 1.93 m yüksekliğinde, falluslu ve bacakları olmayan bir insan figürünü betimleyen kireçtaşından bir heykel bulunmuştur. Kol ve parmak kabartmalarının sergilendiği bu heykel, tarz olarak T şeklindeki sütuna benzetilebilir. Yeni Mahalle heykeli, bilinen en eski insan boyutundaki heykeldir.
Göbeklitepe yerleşiminin en alt tabakası olan III. tabakada bulunan sütunlar M. Ö. 9100’e tarihlendirilmiştir. İnsanı da stilize eden ve yaklaşık 5 metre boyunda duran bu sütunlar yekpare taşlardan oluşmakta ve bu dönemin bilinen ilk örnekleridir.

Göbeklitepe yerleşiminde erkek heykel başları, totemler, maskeler, gövde ve fallus parçaları, erkek heykelleri bol miktarda bulunmaktadır.

Kilisik heykeli
Kilisik heykeli

Bölgede, insan formunu stilize eden sütunların yanı sıra, erkek formuna ait iki tarz heykel ortaya çıkar. Bunlardan biri oturan erkek heykelleri, diğeri ise ayakta duran erkek heykelleridir.

1964 yılında Adıyaman’ın Kahta ilçesi sınırları içinde yer alan Kilisik Köyü sakinleri, Kommagene Kazı ekibine T şeklinde bir sütun verdi. Bu taşın üzerinde kolları, parmakları ve başı olan iki insan kabartması görülmektedir. Bu direği benzersiz kılan şey, figürinlerin gövdelerinin altında fallus yerine oyuk bir bölgenin olmasıdır. Bu boş kısmın orijinal mi yoksa sonradan mı eklendiği belli değil.

Harbetsuvan erkek heykeli
Harbetsuvan erkek heykeli

Akeramik Neolitik Dönem, Gaziantep Müzesi’nde sergilenen bir heykel parçasında da temsil edilmektedir. Her iki taraftaki kollara ek olarak iki yüz kabartmasının varlığı, bilinmeyen bir yerden bu heykelin en dikkat çekici özelliğidir. Heykelin ön kısmında fallusun yer alacağı olası alan tamamen kazınmıştır. Gaziantep’teki heykel, T şeklindeki sütun geleneğinden heykel geleneğine geçişin önemli bir örneğidir.

Harbetsuvan Tepesi’nde bulunan erkek figürü, Göbeklitepe’nin erkek heykeltıraşlık geleneğinin devamı olarak değerlendirilebilir. Bu heykel Göbeklitepe ve Karahantepe oturan erkek heykelleri ile aynı kategoriye girer.

Tüm bu erkek heykelleri ile erkek figürinlerinin ortak benzerlikleri, bu dönemde nüfus gelişiminin önemini gösterebilir. İlerleyen dönemlerde bu önem kadının doğurganlığının kutsallığına doğru evrilmiş olabilir.

Kaynak: Celal Uludağ, Bahattin Çelik, Kaya Tolon, “A male figürine from Harbetsuvan Tepesi” Karadeniz Journal, 38.

Banner
Related Articles

İznik Surları’nda Roma villa kalıntısı ve çok sayıda iskelet ortaya çıkarıldı

18 Haziran 2023

18 Haziran 2023

Bursa’nın İznik ilçesinde yer alan 2300 yıllık İznik Surları’nda devam eden kazılarda Roma villası kalıntılarına ulaşılırken aynı zamanda çok sayıda...

M.Ö. 8000 Yılında Çatalhöyük İnsanı Ne Yiyor Ne İçiyordu?

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Yerleşik kültürün ilk örneği olan Çatalhöyük’de M.Ö. 8000 yılında yaşayan insanlar ne yiyor ne içiyordu? Bu sorunun cevabını Max Planck...

Dara Antik Kenti’nde daha önce görülmeyen ampulla bulundu

11 Ocak 2022

11 Ocak 2022

Ampulla, antik dönemlerde Hristiyan hacıların kutsal merkezleri ziyaretleri sırasında oradan getirdikleri koku kaplarına verilen genel isimdir. Birçok antik dönem kent...

Anadolu’nun En Eski Yazılı Belgelerinin Bulunduğu Kültepe’de Sarayın Altında Bir Saray Keşfedildi

18 Aralık 2025

18 Aralık 2025

Kayseri yakınlarındaki Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde yürütülen 2025 kazıları, Anadolu’nun erken tarihine dair bilinen çerçeveyi genişleten çarpıcı bir keşfi ortaya...

Oluz Höyük kazılarında Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek kalıntıları bulundu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

MÖ 4500 yıllarına kadar uzanan yerleşim katmanlarına sahip Oluz Höyük’te Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek...

Göbeklitepe Monoliti Birleşmiş Milletler’de Sergilenecek

15 Mayıs 2021

15 Mayıs 2021

Yerleşik tarihi baştan aşağı değiştiren devrim niteliğinde ki Dünyanın en eski inanç merkezi Göbeklitepe Birleşmiş Milletler’e gidiyor.  Göbeklitepe’de bulunan bir...

Zeus Tapınağı, Limyra’da 43 Yıl Sonra Gün Yüzüne Çıktı

15 Kasım 2025

15 Kasım 2025

Antalya’nın Finike ilçesindeki Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den beri epigrafik kayıtlarda varlığı bilinen ancak bir türlü tespit edilemeyen Zeus Tapınağı sonunda...

Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor

23 Eylül 2021

23 Eylül 2021

Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönemden İlk Tunç Çağa kadar 11 yapı katına sahip Pulur Sakyol Höyüğü ‘nde ortaya çıkarılan ve Tunceli...

Hititlerde Baharın Gelişi Purilli Bayramı İle Kutlanıyordu

21 Mart 2021

21 Mart 2021

İnsan doğa ile  iç içe yaşayan bir varlıktır. Bahar, insan için bolluğun bereketin, yeni hayatların başladığı üzerine birçok anlam yüklediği...

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür....

Karahantepe’de Kazı ve Koruma Projeleri Hızla İlerliyor

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Karahantepe, Şanlıurfa’nın önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olarak devam eden kazılarla adını duyurmaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu eşsiz...

Kayalıpınar’da Hitit tarihini etkileyecek III. Hattuşili’ye ait bir mühür baskısı keşfedildi

14 Eylül 2023

14 Eylül 2023

Hititlerin Yukarı Ülke olarak kabul ettikleri Sivas ili sınırları içerisinde yer alan Kayalıpınar Harabeleri’nde yapılan kazılarda III. Hattuşili’ye ait bir...

Aizanoi Antik Kenti’nde 651 Adet Roma Sikkesi Bulundu

27 Ocak 2021

27 Ocak 2021

Aizanoi Antik Kenti’nde yapılan kazılar neticesinde Roma dönemine tarihlendirilen 651 adet sikke bir testi içinde bulundu. Bilindiği üzere Aizanoi Antik...

Çorum’daki ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi

22 Ocak 2023

22 Ocak 2023

Çorum’da 8 bin 500 yıl öncesine ait ilk yerleşik hayat izlerine ait buluntular keşfedildi. Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümünce iki yıldır...

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]