4 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Talas Dağları’nda 600’e Yakın Petroglif ve İki Yeni Soğdca Yazıt Ortaya Çıktı

Orta Asya’nın dağlık vadilerinde, Türk–Soğd kültürlerinin iç içe geçtiği karmaşık bir Orta Çağ toplumu yeniden şekilleniyor.

Kırgızistan’ın batı Talas Dağları’nın sessiz yamaçları, 2024 yılında gerçekleşen ayrıntılı bir yüzey araştırmasıyla beklenmedik bir keşfe sahne oldu. Bakaiyr köyünün yakınındaki yüksek bir vadide bulunan Durdana adlı yeni kaya resimleri alanı, neredeyse 600 petroglif, on adet tamga ve iki özgün Soğdca yazıt ile Orta Asya tarihine dair önemli bir eksik parçayı tamamlıyor.

Eco-AYAN çevre vakfı ve Manas Ordo anıt kompleksi araştırmacılarının işbirliğiyle başlayan incelemeler, Temmuz 2024’te Belçikalı araştırmacı Luc Hermann tarafından sistematik biçimde yürütüldü. İlk bakışta küçük görünen alan, kısa sürede bölgenin Orta Çağ güç dengelerini anlamaya yardımcı olacak çarpıcı bir veri havuzuna dönüştü.

Talas
Durdana bölgesinde bulunan Soğdca dilinde yazılmış yazıtlardan birinin detayı. Kaynak: Luc Hermann.

Dağ vadisinde binlerce yılın izleri

Durdana, Talas kentinin yaklaşık 66 kilometre güneybatısında, 1.760–1.970 metre arasında değişen bir irtifada yer alıyor. Kaynak suları ve geniş otlakları sayesinde tarih boyunca hayvancılık ve kısa süreli yerleşim için kullanıldığı düşünülüyor. Araştırmalar sırasında 77 kaya yüzeyinde toplam 593 petroglif kaydedildi. Yaban keçisi figürleri 369 örnekle açık ara en yaygın olan motif. At, deve, köpek veya kurt ve geyik tasvirleri de farklı dönemlere ait izler bırakmış durumda.

Alan, Bronz Çağı’ndan 20. yüzyıla kadar uzanan geniş bir kronolojiyi kapsıyor. Bronz Çağı’na tarihlenen 91 gravür, ardından Demir Çağı’na ait 56 örnek bulunuyor. Ancak en yoğun üretim, 9.–11. yüzyıllar arasında bölgeyi şekillendiren Orta Çağ topluluklarına ait. Yaklaşık 283 petroglif bu dönemde işlenmiş ve büyük bölümü yalnızca birkaç santimetrelik ince çizgilerden oluşan grafiti tarzında.

Durdana bölgesinde belgelenen Soğdca yazıtlarından biri. Kaynak: Luc Hermann.

17.–19. yüzyıllara tarihlenen Kırgız dönemi de 35 gravürle temsil ediliyor. 20. yüzyılda ise bölgeye gelen çobanların bıraktığı isimler, araç çizimleri, çiçekler, yurtlar ve bir Sovyet yıldızı dahi kayalara işlenmiş durumda.

Orta Asya tarihinde ilk kez: sivil bağlamda bir “sarθang” unvanı

Durdana’nın en dikkat çekici buluntuları, iki farklı kaya yüzeyine kazınmış Soğdca dikey yazıtlar. İpek Yolu üzerinde etkili olan Soğd kültürünün dili, genellikle dini veya ticari metinlerde karşımıza çıkarken, burada askeri bir unvanla birlikte sivil bir bağlamda görülmesi büyük önem taşıyor.

Epigrafist Pavel Lurje tarafından çözümlenen üç satırlık ilk yazıt şu ifadeyi içeriyor:

“Mrty ‘yl yk-‘n srð’nk” — “Er El Yegän, komutan.”

Yazıtta geçen ve Eski Uygur alfabesinde bilinen bir harf biçimi, metnin 9. yüzyıl ile 11. yüzyıl başları arasına tarihlenmesini sağlıyor. Yaklaşık 60 metre ötede bulunan ikinci yazıtta ise yalnızca ad yer alıyor: El Yegän.

Buradaki en kritik unsur “sarθang” unvanı. Manici, Budist ve Hristiyan metinlerinden bilinen bu unvan, “komutan / general” anlamına geliyor ancak daha önce hiçbir zaman seküler bir epigrafik bağlamda tespit edilmemişti. Bu durum, El Yegän’in askeri hiyerarşide oldukça üst bir konumda olduğunu ve bölgedeki Türk–Soğd topluluklarının karmaşık sosyal düzenine ışık tuttuğunu gösteriyor.

Belgelenen Soğdca yazıtlarından bir diğeri Kaynak: Luc Hermann.

Tamgalar aracılığıyla klan kimliği ve yerleşim izleri

Durdana alanında belgelenen on tamga, sekiz farklı tipolojiye karşılık geliyor. Bu tiplerin üçü Talas bölgesinde ilk kez kayda geçti. Altı tamganın eski yerleşim kalıntılarıyla doğrudan ilişkili olması, bu sembollerin klan kimliğiyle birlikte mülkiyet veya mekan işareti olarak kullanıldığını düşündürüyor.

Petroglif sayısı bakımından mütevazı olsa da, tamgaların yoğunluğu ile Soğdca yazıtların bir arada bulunması Durdana’yı Talas’ın en kritik nokta verilerinden biri haline getiriyor.

Yeni keşifler için kapı aralayan bir saha

Durdana’dan önce Bakaiyr civarında yalnızca bir Soğdca yazıt biliniyordu; kuzeydeki üç başka örnekle birlikte bölgedeki epigrafik veri son derece sınırlıydı. Yeni keşif, bilinen tüm veri setini genişletirken Talas vadisinin kültürel çeşitliliğini yeniden tanımlıyor. Avrupa Birliği’nin Horizon 2020 programı tarafından desteklenen çalışma, bölgede daha fazla kaya resmi grubu bulunabileceğine işaret ediyor.

Kapak fotoğrafı: Durdana bölgesinin ana sırtı, Soğdca Yazıtları I ve II’nin yerlerini göstermektedir. Kaynak: Luc Hermann.

Luc Hermann, Pavel Lurje, Gamal Soronkulov, Laurence Delwiche, Azamat Asein Uulu, The new rock art site of Durdana (Talas region) in Kyrgyzstan with tamgas and two new sogdian inscriptions. Maiask, 20 (2025), doi.org/10.53737/2713-2021.2025.87.92.003

Banner
Benzer Yazılar

Sezar’ın ünlü sözlerini kaleme aldığı Zile Kalesi’nde çevre düzenlemesi yapılıyor

15 Ocak 2022

15 Ocak 2022

Roma İmparatorluğu’nun en etkili askeri ve politik liderlerinden biri olan Jul Sezar’ın unutulmaz sözü “veni, vidi, vici” yi kaleme aldığı...

İranlı arkeolog Hamidreza Karami, “toprak barajlar 2500 yıllık Ahameniş tekniğine göre inşa ediliyor”

3 Mart 2022

3 Mart 2022

MÖ 550 yıllarında Büyük Kiros’un liderliğinde kurulan Ahameniş, dönemin en önemli Pers imparatorluğudur. Büyük Kiros ile başlayan askeri fetihlerle Fenike,...

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 600 yıllık dünyanın en eski ekmeği keşfedildi

5 Mart 2024

5 Mart 2024

Neolitik dönemin ilk kentleşme alanlarından biri olan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda 8 bin 600 yıllık “ekmek” keşfedildi. Uzmanlar, ekmeğin dünyanın bilinen...

Bolu’da işçiler Roma Dönemi lahit buldular

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Bolu’da bir inşaatın bahçe duvarının temelini kazan işçiler Roma Dönemi’nde ait olduğu düşünülen lahit ortaya çıkardılar. Bolu Tepecik Mahallesi’nde bir...

Yeni araştırmanın sonucu Neolitik Avrupa’da kadınların geleneksel olarak kurban edildiği bir düzineden fazla cinayet kanıtı bulundu

11 Nisan 2024

11 Nisan 2024

Yeni bir araştırma, Neolitik Avrupa’da 2.000 yıllık bir dönem boyunca kadınların geleneksel olarak kurban edildiği bir düzineden fazla cinayet tespit...

Yıkım çalışmaları sırasında 2 bin 500 yıllık boğa figürlü kırlent ortaya çıktı

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Sinop’ta Kent Meydanı Millet Bahçesi projesi için tarihi surların önünde bulunan yapıların yıkım çalışmaları sırasında 2 bin 500 yıllık boğa...

Negev Çölü’nde binlerce yıllık devekuşu yumurtaları bulundu

18 Ocak 2023

18 Ocak 2023

Tarih öncesi çağlardan beri göçebeler tarafından kullanılan bir Negev kamp alanındaki ateş çukurunun yanında 4.000 ila 7.500 yıl öncesine tarihlenen...

Yunanistan’ın Akropolisi Çimentolama Kararına Tepkiler Büyüyor

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Yunanistan kültür bakanlığı Akropolis’teki anıtların ziyaret koşullarını iyileştirmek adına Atina Parthenon’un üzerinde çalışma kararı aldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Akropol’de sunulan...

Fatsa’nın Gaga Gölün de Kilise Kalıntıları Bulundu

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Gaga Gölü’nün derinliklerinde batık bir kilisenin kalıntılarına rastlandı. Yüzeyin 15 metre altında (50 fit) altında kalan...

Karadağ’ın zirvesinde Urartulara ait kale kalıntısına ulaşıldı

2 Temmuz 2022

2 Temmuz 2022

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığındaki kazı ekibi Urartulara ait en...

Vikingler, Kıyameti Önlemek İçin Volkanik Mağaraya Devasa Bir Tekne Oydular

26 Nisan 2021

26 Nisan 2021

Arkeologlar, Vikinglerin Ragnarök ile yani tanrıların öldürüldüğü ve dünyanın alevler içinde kaldığı hikaye ile ilişkilendirilen İzlanda da bir mağarada da...

Yuvarlak hendek içinde görkemli nesnelerle birlikte bulunan Orta Çağ’dan kalma çifte mezar

23 Ağustos 2022

23 Ağustos 2022

Almanya’nın güneyindeki Kirchheim am Neckar Friedrichstrasse’de, Stuttgart’taki bölge konseyinde Devlet Anıtları Koruma Dairesi (LAD) tarafından denetlenen ve AAB şirketi tarafından...

İranlı arkeologlar, Doğu İran’da erken idari yönetimin ilk kanıtını keşfettiler.

21 Haziran 2022

21 Haziran 2022

İranlı arkeologlar, İran’ın doğusundaki Horasan eyaletinde 6.000 yıl önce yaşayan insanlar hakkında yeni bilgiler sağlayacağını düşündükleri erken idari yönetimin ilk...

Amerika kıtasında 23.000 yıllık fosilleşmiş insan ayak izleri bulundu

24 Eylül 2021

24 Eylül 2021

İnsan yeryüzü yolculuğuna Afrika kıtasından başlamış ve buradan Avustralya, Asya ve Avrupa kıtalarına ulaşmıştır. Amerika kıtasına ise bu yolculuğun son...

Ayasofya Cami “İmparatorluk Kapısı” zarar gördü.

19 Nisan 2022

19 Nisan 2022

Sanat Tarihi Derneği, sosyal medya hesabından Ayasofya Cami “İmparatorluk Kapısı’nın” zarar gördüğünü duyurdu. İmparatorluk Kapısı’nda oluşan zararı fotoğraflayan Sanat Tarihi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]