22 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Suaygırları Yüzünden Çıkan Savaşta Öldürülen Mısır Firavunu

Firavun II. Seqenenre Taa savaş alanında korkunç bir ölümle karşılaştı. Live Science’de yayınlanan bir habere göre Firavun ülkesini korumak isterken öldü.

Kahire Üniversitesi’nde Radyoloji Profesörü olan Sahar Saleem araştırmaların Firevun II. Seqenenre Taa’nın Mısır’ı kurtaramak için hayatını riske attığını gösterdiğini söyledi.

Firavunun zarar görmüş mumyası yeni bir bilgisayarlı tomografi (CT) çalışması, mumyacıların gizlemeye çalıştığı yeni yüz yaralarını ortaya çıkardı. Firavunun alnında kocaman bir yarık, gözlerinin ve yanaklarının çevresinde kesikler ve kafatasının tabanında beyin sapına ulaşmış olabilecek bir bıçak yarası vardı. Görünüşe göre saldırganlar mağlup hükümdarı her yönden kuşatmıştı.

Yüz yaraları şiddetli bir savaş savaşçısı ölümüne işaret eden Seqenenre Taa II'nin kafatasının BT taraması.
Yüz yaraları şiddetli bir savaş savaşçısı ölümüne işaret eden II.Seqenenre Taa’nın kafatasının BT taraması. (Fotograf: © Sahar Saleem)

Savaşın nedeni Suaygırları

II.Seqenenre Taa (Seqenenre Tao II olarak da yazılır), Mısır’ın muhtemelen Levant’tan gelen Hiksos tarafından işgali sırasında, MÖ 1558 ile MÖ 1553 yılları arasında güney Mısır’ın hükümdarıydı. Hiksoslar kuzey Mısır’ı kontrol ediyordu ve krallığın güney kısmından haraç talep ediyorlardı. Parçalı papirüslerde yazılanlara göre II. Seqenenre Taa, Hiksos kralından Thebes’teki kutsal bir havuzdaki su aygırlarının gürültüsünün uykusunu bozduğuna dair bir şikayet aldıktan sonra işgalcilere karşı ayaklandı. Kral, 400 mil (644 kilometre) uzaktaki başkent Avaris’te yaşıyordu. Bu uydurma suçlamada Hiksos kralı kutsal havuzun yok edilmesini talep ediyordu. Bu firavun için büyük hakaret demekti.
Muhtemelen bu hakaret savaşın başlangıcı oldu. Thebes’te bulunan oyulmuş bir kaya levhası üzerindeki metin, II.Seqenenre Taa’nin oğlu ve halefi Kamose’nin Hiksos’a karşı savaşta öldüğünü anlatıyor.

1886’da mumyası bulunan firavunun başına ne geldiğini kimse bilmiyordu. Arkeologlar başındaki yaraları farkettiler ve bun yaraların bir savaş alanında olduğunu tahmin etmekte zorlanmadılar. Mumyayı bulan arkeologların mumyayı çıkardıklarında aldıkları kötü kokuyu bildirmeleri mumyalama işleminin savaş alanında aceleyle mumyalanmış olabileceğini düşündürdü.

Yeni çalışma , firavunun mumyasının 3 boyutlu bir görüntüsünü oluşturmak için farklı açılardan X ışınları kullandı. Firavunun kalıntıları kötü durumda, kemikler parçalanmış ve kafa vücudun geri kalanından ayrılmış durumda olduğu belirlendi.

Kötü bir ölüm

Kafatasındaki yaralar acımasız bir ölümün hikayesini anlatıyor. Firavun, alnına yukarıdan bir balta veya kılıç darbesiyle 2,75 inç uzunluğunda (7 santimetre) bir kesiğe sahipti. Bu yara tek başına ölümcül olabilirdi. Firavunun sağ gözünün üstündeki potansiyel olarak ölümcül bir başka dilim 3,2 cm (1,25 inç) uzunluğundaydı ve muhtemelen bir balta ile yapılmıştı. Araştırmacılar, burun, sağ göz ve sağ yanakta daha fazla kesinin sağdan ve yukarıdan geldiğini ve balta sapı veya kör bir cisim ile olabileceğini söylediler.

II.Seqenenre Taa'nın mumyası ilk olarak 1880'lerde keşfedildi. O zaman bile, arkeologlar firavunun yüzünde birkaç belirgin yara fark ettiler. (Fotografi: Sahar Saleem)
II.Seqenenre Taa’nın mumyası ilk olarak 1880’lerde keşfedildi. O zaman bile, arkeologlar firavunun yüzünde birkaç belirgin yara fark ettiler. (Fotografi: Sahar Saleem)

Bu sırada kralın önünde ki biri firavunun sol yanağına kılıç ya da bir balta savurarak derin bir yarık daha bıraktı. Soldan, bir silah – muhtemelen bir mızrak – kafatasının tabanına girdi ve 3,5 cm uzunluğunda bir yaraya sebep oldu.

İlk arkeologlar daha önce bu yaraların çoğunu zaten rapor etmişlerdi, ancak Saleem ve meslektaşı Mısırbilimci Zahi Hawass, mumyalama materyaliyle kaplı yeni bir dizi kafatası kırığı keşfetti. Kafatasının sağ tarafında yoğunlaşan hasara bir hançer ve ağır, keskin olmayan bir cisim, belki de bir balta sapı neden olmuş gibi görünüyor.

Mumyanın elleri bükülmüş ve sıkılmıştı, ancak ön kollarında herhangi bir savunma yaralanması yoktu, bu da araştırmacıların, Seqenenre Taa II’nin öldüğünde ellerinin bağlı olduğunu öne sürmelerine neden oldu. Saleem yaptığı açıklamada, savaş alanında yakalanıp birden fazla saldırgan tarafından idam edilmiş olabileceğini söyledi.

Saleem, WordsSideKick.com’a verdiği demeçte, araştırmacıların daha önce şiddetli yaraları olan firavun mumyalarını keşfetmelerine rağmen, şimdiye kadar savaş alanında firavun ölümlere dair hiçbir kanıt bulunmadığını söyledi. Örneğin, Ramesses III’ün boğazını bir saray darbesinde kesildiğini söyledi. Tarihsel kayıtlar, Ramesses II ve Thutmose III’ün savaşa katıldığını anlatıyor, ancak mumyalarında yaralanma olduğuna dair bir kanıt yok. Saleem, kimliği belirsiz bir asilzadenin mumyasının göğsüne gömülü bir ok olduğunu söyledi, bu savaşta meydana gelmiş olabilir.

Araştırmacılar, bugün (17 Şubat) Frontiers in Medicine dergisinde yayınlanan yeni çalışmalarında, mumyacıların Seqenenre Taa II’nin kafatası yaralarını düzeltmeye çalışması, onun aceleyle mumyalanmadığını gösteriyor. Firavunun kurumuş beyni de kafatasının sol tarafına yapışmıştı, bu da birinin ölümünden sonra ya düştüğü yere ya da bedeni mumyalama için nakledilirken başını yana yatırdığını gösteriyor.

II.Seqenenre Taa savaşta hayatını kaybetmiş olabilir, ancak halefleri sonunda savaşı kazandı. Kamose öldükten sonra, II. Seqenenre Taa’nin eşi I.Ahhotep, muhtemelen naip olarak hareket ederek Hiksos’a karşı isyanı sürdürdü.II. Seqenenre Taa ve I. Ahhotep’in oğlu I. Ahmose reşit olduklarında tahtı miras aldı ve sonunda yabancı işgalcileri kovdu. Ahmose, Mısır’ı birleştirip, eski Mısır’ın MÖ 16. ve 11. yüzyıllar arasındaki en yüksek güç dönemi olan Yeni Krallığı kuracaktır.

Banner
Related Articles

Sezar’ın ünlü sözlerini kaleme aldığı Zile Kalesi’nde çevre düzenlemesi yapılıyor

15 Ocak 2022

15 Ocak 2022

Roma İmparatorluğu’nun en etkili askeri ve politik liderlerinden biri olan Jul Sezar’ın unutulmaz sözü “veni, vidi, vici” yi kaleme aldığı...

Sobibor Ölüm Kampında Öldürülen Çocukların Kimlik Etiketleri Ortaya Çıkarıldı

9 Şubat 2021

9 Şubat 2021

Sobibor ölüm kampının trajik tarihi ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, Naziler tarafından doğu Polonya’daki Sobibor ölüm kampında öldürülen dört çocuğun kimlik etiketlerini...

Sular çekilince Skepsis Antik Kenti’nin hamam ve kilise kalıntıları ortaya çıktı

26 Kasım 2022

26 Kasım 2022

Çanakkale’nin Bayramiç ilçesi Kurşunlu Tepesi’nde yer alan Skepsis Antik Kenti’nin hamam ve kilise kalıntıları Bayramiç barajının sularının çekilmesi ile tekrar...

Fransa’daki Kelt Nekropolünde Muhteşem Demir Çağı Eserleri Ortaya Çıkarıldı

18 Nisan 2025

18 Nisan 2025

Fransa’nın pitoresk coğrafyasında, Vichy kasabasının hemen kuzeyinde yer alan Creuzier-le-Neuf, topraklarının altında binlerce yıllık bir geçmişi saklıyordu. 2022 yılında gerçekleştirilen...

Petrol sondaj alanında urne benzeri mezarların bulunduğu 2.000 yıllık bir mezarlık ortaya çıkarıldı.

16 Temmuz 2022

16 Temmuz 2022

İran’ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinin başkenti Ahvaz’da bulunan petrol sondaj alanında urne benzeri mezarlara sahip eski bir mezarlık keşfedildi. Mezarlık, Ahvaz...

Pompeii’de 2.000 Yıllık Küller, Romalı Ailelerin Evlerinde Tanrılara Ne Yaktığını Ortaya Çıkardı

25 Mayıs 2026

25 Mayıs 2026

Vezüv Yanardağı MS 79 yılında Pompeii’yi kül ve taş altında bıraktığında, yalnızca bir Roma kentini yok etmedi. Romalı ailelerin evlerinin...

4.400 Yıllık Şaman Yılan Asası Bulundu

29 Haziran 2021

29 Haziran 2021

Finlandiya’da ahşaptan yapılmış çok iyi korunmuş 4.400 yıllık Şaman Yılan Asası bulundu. Bulunan “Yılan Asası”nın şamanik ritüellerde kullanılmış olduğu düşünülüyor....

Bilim insanları, dünyanın en eski üç boyutlu (3D) haritası olabilecek eşsiz bir gravür tespit etti

5 Ocak 2025

5 Ocak 2025

Paris’in güneyindeki ünlü kumtaşı masifinde yer alan Ségognole 3 mağarasında çalışan bilim insanları, dünyanın en eski üç boyutlu (3D) haritası...

Eski bir bronz el, Vaskonik yazının en eski ve en uzun örneği olabilir

21 Şubat 2024

21 Şubat 2024

Araştırmacılar, 2.000 yıllık bronz bir el üzerinde esrarengiz bir antik dilin nadir kanıtlarını keşfettiler. Eldeki yazıt, Vasconik yazının bilinen en...

Sağlık ve Temizlik Tanrıçası ‘Hygieia’nın Heykeli Bulundu

19 Ağustos 2021

19 Ağustos 2021

Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Coşkun’un kazı koordinatörlüğünde devam eden Aizanoi Antik Kenti...

Van Gölü’nde yaşanan su çekilmesi Urartu dönemi limanı gün yüzüne çıkardı

22 Eylül 2022

22 Eylül 2022

Van Gölü’nde suların geri çekilmesi Urartu dönemi ana kayaya oyulmuş basamaklı limanı gün yüzüne çıkardı. Aşırı buharlaşma ve yağışların azalması...

Amerika’da kemikten yapılmış en eski mızrak ucu

3 Şubat 2023

3 Şubat 2023

Yeni bir çalışma ile Amerika kıtasında kemikten yapılmış en eski mızrak ucu belgelendi. 13900 yıllık kemik mızrak ucu Amerika’da bilinen...

Meksika’da Esrarengiz Boyalı El İzleri Ortaya Çıkarıldı

1 Mayıs 2021

1 Mayıs 2021

Maya, Aztek ve İnka gibi antik medeniyetlere ev sahipliği yapan Meksika’da Arkeolog Sergio Grosjean, yeraltı mağarasının duvarlarında düzinelerce esrarengiz siyah...

II. Ramses’e Savaş Kaybettiren Taktiksel Hata

5 Şubat 2021

5 Şubat 2021

Tunç çağı döneminin iki süper gücü Hititler ile Mısırlılar arasında yapılan Kadeş Savaşı, dünya siyasi ve askeri tarihine damga vurmuştur....

Afrika’nın Unutulmuş Krallığı “Kush”

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

Sudan’da kurulmuş olan en eski krallıklardan biridir. Bu krallık 5000 yıl önce muhteşem bir krallık kurmuş ve nedense akabinde unutulmuştur....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]