12 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Stonehenge, Waun Mawn Anıtı’nın Parçalarından mı Yapıldı?

Stonehenge bir çok gizemi barındıran ve hala gizemini koruyan bir anıt. Şimdi birde bu gizemlere yaklaşık 280 kilometre öteden taşınmış olduğu eklendi.Stonehenge’in bazı bölümlerinin modern Galler’deki farklı bir anıttan sürüklenen kayalar kullanılarak inşa edildiğine dair ikna edici kanıtlar ortaya çıkarıldı.

Batı Galler’de eski bir anıtı inceleyen araştırmacılar, bazı taşların burdan alınıp 280 kilometre ötede Stonehenge’i inşa etmek için yeniden yapılandırılmış olabileceğine inanıyor.

University College London’dan (UCL) bir ekip, kömür ve tortu örneklerinden elde edilen karbon ve diğer tarihlemelere göre Stonehenge’den yaklaşık 400 yıl öncesine dayanan Waun Mawn adlı Galler taş çemberini incelerken antik parçaları analiz ettiklerinde Stonehenge  hakkında cesur iddiada bulundu.

Stonehenge’in kökeni hakkındaki ilk ipucu jeolojiden geliyor. Anıt, Stonehenge’in şu an bulunduğu yerde değil, yalnızca Galler’de bulunan belirli bir kaya türü olan bir tür mavi taştan inşa edilmiştir. Bu, araştırmacılar tarafından birkaç kez önerildi, ancak son zamanlarda yapılan birkaç çalışma ile kesin olarak kanıtlandı. 2015 yılında, böyle bir çalışma, mavi taşların batı Galler’de yaklaşık 280 kilometre (180 mil) uzaktaki Preseli tepelerindeki taş ocaklarından çıkarıldığını ortaya çıkardı . 2019’da araştırmacılar , mavi taşların iki özel taş ocağı çıkarılacağı bularak daha da yakınlaştırdı.

Şimdi, araştırmacılar, 43 dev mavi taşın sadece 150 mil boyunca hareket ettiğini değil, aynı zamanda başka bir sökülmüş anıttan çıkarıldığını gösteren başka bir kanıt buldular. Başka bir deyişle, muhtemelen dünyadaki en ikonik anıt, ikinci el bir eser olabilir.

 UCL’den arkeolog Mike Parker Pearson, “Belki de insanların çoğu taşlarını -atalarının kimliklerini de-yanlarına alarak göç etti. Sanki ortadan kaybolmuşlar gibi” dedi.

Teori, Stonehenge monolitlerinin aynı dönemde inşa edilmiş ve yakındaki taş ocaklarından kayalar içeren diğer anıtlardan neden farklı olduğunu açıklayabilir.

Doğrulanırsa, teori Stonehenge’in eski bir kopyalama ve yapıştırma eşdeğeri olabileceğini öne sürüyor, çünkü Waun Mawn, Stonehenge’i çevreleyen hendeğin çapıyla mükemmel bir şekilde hizalanan 360 fit (110 metre) çapa sahip. Her iki anıt da yaz ortası gün doğumu ile aynı hizadadır.

Tamamen reddedilemez kanıtlar bulamamış olsalar da, Waun Mawn’da arkeologların buldukları her şey Stonehenge ile bir bağlantı olduğunu gösteriyor gibi.

Banner
Related Articles

Ata Tohumları Üzerinde Tasarruf Türkiye’nindir!

17 Ağustos 2021

17 Ağustos 2021

Gıda ve su savaşlarının dünyanın geleceğinde görülme ihtimalinin her geçen gün yükseldiğine şahit olmaktayız. İnsanlık açlık ve susuzluk yoksunluğu tehdidi...

Tarihi Bağlantılara Işık Tutan Keşif: III. Ramses’in Kraliyet Yazıtı Güney Ürdün’de Bulundu

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Arkeoloji dünyası, Ürdün’ün güneyindeki büyüleyici Wadi Rum Koruma Alanı’nda yapılan dikkat çekici bir keşifle heyecanlandı. Mısır Firavunu III. Ramses’in (MÖ...

Slovakya’nın Vráble kenti Neolitik yerleşim alanında 36 başsız insana ait kalıntılar bulundu

26 Eylül 2022

26 Eylül 2022

Arkeologlar, Batı Slovakya’nın Vráble kentinde M. Ö. 5250-4950 tarihli bir yerleşim yerinde yaklaşık 36 başsız insan cesedinin kalıntılarını içeren bir...

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Brüksel metro hattındaki çalışmalar ikinci şehir duvarının kalıntılarını ortaya çıkardı

19 Nisan 2023

19 Nisan 2023

Belçika’nın başkenti Brüksel’deki yeni metro hattı-3 inşaat çalışmaları, ikinci sur duvarının bir kısmını ve yarım daire biçimli kulelerinden birini ortaya...

İskenderiye’de 1.305 metrelik Greko-Romen antik kaya tünelini keşfedildi

4 Kasım 2022

4 Kasım 2022

Santo Domingo Üniversitesi’nden bir Mısır-Dominik arkeolojik misyonu tarafından Eski Mısır kenti Tapuziris Magna’nın altında 1.305 metre uzunluğunda bir Greko-Romen tüneli...

Arkeologlar Düzce’de 1500 yıllık Bizans su havuzu ortaya çıkardı

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Düzce’nin Konuralp Mahallesi’ndeki antik tiyatroda yapılan arkeolojik kazılarda Bizans dönemine ait olduğu tespit edilen yaklaşık 1500 yıllık su havuzu bulundu....

Çalınan Nostradamus kehanetleri el yazması kitabı Almanya’da bulundu

8 Mayıs 2022

8 Mayıs 2022

Kehanetleri ile ünlü Fransız astrolog Michel de Nostredame’in (Nostradamus) yıllar önce kaybolan Latince el yazması kehanet kitabı “Profetie di Michele...

3 Bin 500 Yıllık Hitit Kenti Büklükale Kazılarında Yeni Binaların Çıkarılması Hedefleniyor

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Büklükale, Hitit İmparatorluğu’nun en önemli yerleşim alanlarından biri olarak dikkat çekiyor. Her yıl Mayıs ve Haziran aylarında devam eden Büklükale...

Pulur Höyük kazılarında 3 bin yıllık insan yüzlü seramik parçası ortaya çıkarıldı

10 Eylül 2022

10 Eylül 2022

Erzurum’un Aziziye ilçesi sınırları içerisinde bulunan Pulur Höyük’e devam eden ikinci dönem kazı çalışmalarında kabartma tekniği ile yapılmış 3 bin...

Sibirya’da Dünyanın En Eski Kaleleri Keşfedildi

9 Aralık 2023

9 Aralık 2023

Berlin Freie Üniversitesi’nden arkeologlar, uluslararası bir ekiple birlikte Sibirya’nın uzak bir bölgesinde müstahkem tarih öncesi yerleşimleri ortaya çıkardılar. Araştırmalarının sonuçları,...

Nadir Bronz Kılıç, Sardinya’nın 3.200 Yıllık Kulelerinin Nasıl Kutsal Alanlara Dönüştüğünü Ortaya Koydu

12 Mayıs 2026

12 Mayıs 2026

Sardinya’da 3.200 yıllık taş bir kulenin içinde arkeologlar mühürlenmiş bir kuyu, parçalanmış törensel kaplar ve savaş için üretilmemiş bir bronz...

Azerbaycan’da Bir İlk: Damcılı Mağarası’nda Mezolitik Döneme Ait İnsan Heykelciği Bulundu

19 Nisan 2025

19 Nisan 2025

Azerbaycan’ın Kazah bölgesinde yer alan dünyaca ünlü Damcılı Mağarası’nda yapılan arkeolojik kazılarda, Mezolitik döneme (Orta Taş Çağı) tarihlenen ilk insan...

Avusturya’daki Erken Orta Çağ Mezar Alanlarından Şaşırtıcı Genetik Bulgular

23 Ocak 2025

23 Ocak 2025

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar, uluslararası bir ekiple iş birliği yaparak Erken Orta Çağ’a ait 700’den fazla bireyin kalıntılarını...

Buzların İçinde Bulunan Kadın Altay Prensesi Miydi Yoksa Bir Şaman Mı?

1 Haziran 2021

1 Haziran 2021

1993 yılında Rus arkeolog Natalya Polosmak ve ekibi, Rusya’nın Altay Dağları bölgesinde, Çin sınırına yakın Ukok Platosu’nda eski bir mezar...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]