7 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Solhan Kalesi, Urartu Krallığı’nın aşiret merkezi olabilir mi?

Urartu Krallığı, günümüz Doğu Anadolu Bölgesi, Kuzeybatı İran, Irak’ın küçük bir bölümü ile kuzeyde Aras Vadisi’ne kadar geniş bir coğrafyada egemenlik kurmuş Demir Çağ (MÖ 8.-7. yüzyıl) krallığıdır.

Van Gölü’nün doğu kıyısında yer alan Tuşpa kentini başkent yapan Urartu Krallığı tek bir kimlik altında değil, beylik, aşiret gibi küçük toplulukların bir araya gelerek kurduğuna dair varsayımlar bulunmaktadır.

Urartu yazıtlarında bahsedilen Aram, ilk Urartu kralı (M. Ö. 859 — M. Ö. 844) olarak kabul edilir.

Siyasi birliği tamamlayan Urartular, özellikle I. Sarduri, Menua ve I. Argişti dönemlerinde düzenlenen başarılı askeri seferlerle egemenlik alanını ağırlıkla Kuzey ve Doğu yönlerine kaydırmış, bölgenin siyasi, ekonomik, kültürel gücü olmuştur.

Van ve çevresinde oluşturulan siyasi, ekonomik ve kültürel etki krallık topraklarının her yerinde aynı ölçüde görüldüğünü söylemek oldukça zordur. Başkent Tuşpa ve diğer stratejik kentler dışında Urartu izleri ve kültür varlıkları kırsal bölgelerde daha sınırlıdır.

Merkezi yönetimin ağırlık kazandığı yerleşimler dışında kalan yerlerde Urartu kültürünü gösteren en belirgin kalıntılar, kaya işçiliğinin ürünü olan birden çok odalı kaya mezarı, kiklopik yarı işlenmiş taşlarla inşa edilmiş duvarlar ve bazılarındaki kaya işaretleridir.

Solhan Kalesi Urartu Krallığı’nın batıya ulaşmada kullanılan yolun parçası olabilir

Bingöl Solhan Ovası’nda yer alan ve günümüze kadar hakkında fazla bilgi sahibi olamadığımız Solhan Kalesi’nin Urartu Krallığı ile bağı olup olmadığı tartışılmaktadır.

Dr. Öğr. Üyesi Harun Danışmaz’ın baş yazar olduğu “İzole Bir Bölgede Demir Çağı ve Sonrası: Bingöl-Solhan Kalesi” adlı makalede, Solhan Ovası’nda ilk araştırmaların, 1985-1988 yıllarında Muş – Bingöl yol hattı üzerinde yapılan çalışmalarda Solhan Ovası’nın doğu kısmında yer alan Cankurtarantepe, Solhan – Bingöl arasında Zulümtepe ve Bingöl il merkezinde Kaleönü tespit edildiğini, birbirlerine 18 ile 25 km uzaklıkta bulunan bu yerleşmelerin Urartu Krallığı’nın batıya ulaşmak için oluşturduğu yol ağının bir parçası olarak değerlendirildiğinden bahsediyor.

Solhan Ovası ve çevresindeki yerleşmeler
Solhan Ovası ve çevresindeki yerleşmeler Çizim Danışmaz/Köroğlu

Solhan Ovası ve çevresinde 2018-2019 yıllarında Murat Nehri kıyısında yer alan Murat Tepe ve Murat Höyük’te kurtarma kazıları gerçekleştirilmiştir.

Solhan’da herhangi bir höyük ile karşılaşılmamış ancak bölge halkının temel kazılarında çanak çömlek kalıntıları ile karşılaşmaları, bölgede sık yaşanan sel ve diğer doğal aktiviteler sonrasında höyüklerin çökmüş olabileceğini göstermiştir.

Solhan Kalesi, Bingöl — Muş karayolu üzerinde Yenibaşak Köyü sapağının 800 metre kuzeydoğusunda, Solhan ilçe merkezinin yaklaşık 6 km batısında yer alıyor. 75 metre yükseklikte, oval planlı kayalık bir alan üzerine kurulmuş. Kayalığın üst kısmının en azından bazı noktalarda düz bir alan oluşturmak amacıyla düzeltildiği anlaşılıyor. Kale bu düzlük alanın tamamını içine alacak şekilde 120X90 metre ölçülerinde bir alanı kaplıyor.

Kaleye ulaşım günümüzde kayalığın kuzey kısmından sağlanıyor.

Solhan Kalesi’nden Solhan Ovası’na bakış
Solhan Kalesi’nden Solhan Ovası’na bakış

3 metre genişliğinde kuru duvar tekniği ile yapılmış surlarda belirlenen açıklık kalenin ana girişinin de burada olabileceğini gösteriyor. Kalede, bazı bölümlerde birkaç sıra halinde taş örgüye sahip sur duvarları ve dörtgen planlı yapılara ait olabilecek bazı temel izleri görülüyor. Ayrıca kale içerisinde ve yamaçlarda çok sayıda çanak çömlek, cüruf ve obsidyen parçası bulunuyor.

Solhan Kalesi’nin zirvesine yakın bölgede ana kaya görülmekte, ana kayanın görünmediği, kültür dolgusu bulunan güney kısımda dörtgen planlı 23X33 metre ölçülerinde bir bina temelleri bulunmaktadır.

Kalenin aşağı yerleşimine ait kanıtlara ulaşılmamıştır.

Solhan Kalesi güney surları
Solhan Kalesi güneydoğu surları

Kalenin iç kısmında çanak çömlek dışında öğütme taşları, demir cürufları, ağırşaklar ve pitoslara ait kalıntılar bulunmuştur. Ayrıca yamaçlarda yarı işlenmiş obsidyen parçaları da ele geçmiştir.

Makale yazarları Harun Danışmaz ve Kemalettin Köroğlu, “Urartu Krallığı’nın bölgedeki siyasi ve kültürel etkisinin çok az olduğuna işaret ediyor. Bölgenin fiziki şartları da kültürel etkileşimi oldukça sınırlıyor. Urartu ordularının krallığın kuruluş sürecinde Menua döneminden (M.Ö. 810-785/80), M.Ö. 7. yüzyıla kadar batıya yapılan seferlerde bölgeden geçmiş olması muhtemeldir. Fakat Urartu Krallığı’nın Pers ve Roma döneminde olduğu gibi gelişmiş bir yol ağı oluşturduğuna dair somut verilerimiz yoktur. Öyle ki Urartu yol sistemine dair kanıtlar krallığın en çok yatırım yaptığı Van Gölü havzasında bile tespit edilmemiştir” bilgisini paylaşıyorlar.

Dolayısıyla başkentten yaklaşık 370 km uzaklıkta olasılıkla yalnızca zorunlu hallerde geçilen zor bir coğrafyada Urartu’nun yol yatırımı yapmış olması pek olası görülmediğine dikkat çeken Danışmaz ve Köroğlu, “Bölgedeki Solhan Kalesi’nin ve Cankurtarantepe’nin Solhan Ovası’nı veya ovadan geçen muhtemel bir yolu denetlediği dolayısıyla karakol işlevi olduğunu söylemek oldukça zordur. Solhan Kalesi plan özellikleri bakımından kralî Urartu kentleri ve eyalet merkezlerine benzememekte” olduğunu belirtiyorlar.

Plan özellikleri bakımdan Urartu kent ve eyalet merkezlerine benzemeyen Solhan Kalesi’nin tarım alanı açısından yoksunluğu, kalenin plan özellikleri, sur yapısı, kazılarda ortaya çıkarılan küçük işçilik ürünleri, taş işçiliği, çanak çömlek ve diğer buluntular Urartu aşiret merkezi olabilir mi? Sorusuna da olumlu yanıt vermiyor.

Danışmaz ve Köroğlu, son olarak tüm bu veriler ışığında Solhan Kalesi’nin Urartu sonrası ile Ortaçağ öncesi arasındaki geniş zaman dilimine yerleştirmenin şimdilik en doğru seçenek olduğu söylüyorlar.

Banner
Benzer Yazılar

3 Bin 300 Yıllık Hitit Yazıtı Kapı Yapımında Kullanılmış

10 Mayıs 2021

10 Mayıs 2021

Kültürel varlıklarımız, birer birer bilgisizliğin ve cahilliğin kurbanı oluyor. Tarihin karanlıklarını aydınlatacak eserler, amacı dışında kullanılmaya devam ediyor. 3 Bin...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı

4 Kasım 2025

4 Kasım 2025

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında, yaklaşık 5.000 yıl önce meydana gelen bir depremin etkisiyle yıkılmış bir yapı gün yüzüne...

Aigai Antik Kenti’nde Demeter Tapınağı Ortaya Çıkarılıyor: Binlerce Minyatür Hydria Bulundu

26 Ağustos 2025

26 Ağustos 2025

Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Yuntdağı bölgesinde yer alan Aigai Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Yunan mitolojisinin tarım ve bereket tanrıçası Demeter’e adandığı...

Tarihi Harran Sarayı’nın (9yy.) Kapısı Gün Işığına Çıkarıldı

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Şanlıurfa’ya 44 km uzaklıkta olan Harran, Suriye sınırına oldukça yakın bir konumdadır. Harran da yapılan çalışmalar neticesinde Harran Sarayı’nın ana...

Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş Kazılarında Antik Limana Ulaşacağız”

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında bir yıl önce başlayan Kabataş kazılarında yeni bulgulara ulaşıldı. Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş kazılarında...

Karaman’da 1.300 Yıllık Komünyon Ekmeği Bulundu: Üzerinde “Kutsanmış İsa’ya Şükranlarımızla” Yazıyor

11 Ekim 2025

11 Ekim 2025

Karaman’ın Ermenek ilçesindeki Topraktepe (Eirenepolis) Antik Kenti kazılarında, erken Hristiyanlık dönemine ait 1.300 yıllık bezemeli Komünyon ekmeği bulundu. Kültür ve...

Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli bulundu

1 Şubat 2022

1 Şubat 2022

İzmir’in Buca ilçesinde 8 bin 500 yıl öncesi yerleşim izlerine rastlanan Yeşilova Höyük’te “Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli” bulundu. Kültür...

Japon Arkeologlar Kaman Kalehöyük’te 4.200 Yıllık Demir İşçiliğine Dair Kanıt Buldu

19 Şubat 2025

19 Şubat 2025

Japon arkeologlar, Orta Anadolu’daki Kaman Kalehöyük kazı alanında 4.200 yıllık bir Tunç Çağı katmanında demir işçiliğinin tarihini değiştirebilecek önemli kanıtlar...

Ayazini Mağaraları Turistlerin Yeni Gözdesi Olmaya Aday

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Ayazini mağaraları, artan potansiyeli ile Peribacalarına rakip olmaya hazırlanıyor. Frig Vadisi içerisinde bulunan Ayazini mağaraları son dönemlerde turistlerinde oldukça ilgisini çekiyor....

Brüksel metro hattındaki çalışmalar ikinci şehir duvarının kalıntılarını ortaya çıkardı

19 Nisan 2023

19 Nisan 2023

Belçika’nın başkenti Brüksel’deki yeni metro hattı-3 inşaat çalışmaları, ikinci sur duvarının bir kısmını ve yarım daire biçimli kulelerinden birini ortaya...

Myra Antik Kenti Tanrıçası Artemis’e 2000 Yıl Sonra İlk Bakış

12 Nisan 2021

12 Nisan 2021

Akdeniz bölgesinin en önemli antik kentlerinden olan Myra antik kenti kazı çalışmaları 2020 yılında da tüm hızıyla devam etti. Kazı...

Eski Çağda Kütüphane Savaşları!

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

Biri dünyanın en eski ve büyük kütüphanesi diğeri 100 yıl sonra ona rakip olarak doğmuş. Bu iki eşsiz kütüphanenin ilginç...

Anadolu’nun En Eski Yazılı Belgelerinin Bulunduğu Kültepe’de Sarayın Altında Bir Saray Keşfedildi

18 Aralık 2025

18 Aralık 2025

Kayseri yakınlarındaki Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde yürütülen 2025 kazıları, Anadolu’nun erken tarihine dair bilinen çerçeveyi genişleten çarpıcı bir keşfi ortaya...

Karadeniz’in Zeugması’nda 1800 yıllık Roma askerine ait demir maske bulundu

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianaupolis Antik Kenti’nde yapılan kazılarda Roma askerine ait 1800 yıllık demir maske bulundu. Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]