11 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Solhan Kalesi, Urartu Krallığı’nın aşiret merkezi olabilir mi?

Urartu Krallığı, günümüz Doğu Anadolu Bölgesi, Kuzeybatı İran, Irak’ın küçük bir bölümü ile kuzeyde Aras Vadisi’ne kadar geniş bir coğrafyada egemenlik kurmuş Demir Çağ (MÖ 8.-7. yüzyıl) krallığıdır.

Van Gölü’nün doğu kıyısında yer alan Tuşpa kentini başkent yapan Urartu Krallığı tek bir kimlik altında değil, beylik, aşiret gibi küçük toplulukların bir araya gelerek kurduğuna dair varsayımlar bulunmaktadır.

Urartu yazıtlarında bahsedilen Aram, ilk Urartu kralı (M. Ö. 859 — M. Ö. 844) olarak kabul edilir.

Siyasi birliği tamamlayan Urartular, özellikle I. Sarduri, Menua ve I. Argişti dönemlerinde düzenlenen başarılı askeri seferlerle egemenlik alanını ağırlıkla Kuzey ve Doğu yönlerine kaydırmış, bölgenin siyasi, ekonomik, kültürel gücü olmuştur.

Van ve çevresinde oluşturulan siyasi, ekonomik ve kültürel etki krallık topraklarının her yerinde aynı ölçüde görüldüğünü söylemek oldukça zordur. Başkent Tuşpa ve diğer stratejik kentler dışında Urartu izleri ve kültür varlıkları kırsal bölgelerde daha sınırlıdır.

Merkezi yönetimin ağırlık kazandığı yerleşimler dışında kalan yerlerde Urartu kültürünü gösteren en belirgin kalıntılar, kaya işçiliğinin ürünü olan birden çok odalı kaya mezarı, kiklopik yarı işlenmiş taşlarla inşa edilmiş duvarlar ve bazılarındaki kaya işaretleridir.

Solhan Kalesi Urartu Krallığı’nın batıya ulaşmada kullanılan yolun parçası olabilir

Bingöl Solhan Ovası’nda yer alan ve günümüze kadar hakkında fazla bilgi sahibi olamadığımız Solhan Kalesi’nin Urartu Krallığı ile bağı olup olmadığı tartışılmaktadır.

Dr. Öğr. Üyesi Harun Danışmaz’ın baş yazar olduğu “İzole Bir Bölgede Demir Çağı ve Sonrası: Bingöl-Solhan Kalesi” adlı makalede, Solhan Ovası’nda ilk araştırmaların, 1985-1988 yıllarında Muş – Bingöl yol hattı üzerinde yapılan çalışmalarda Solhan Ovası’nın doğu kısmında yer alan Cankurtarantepe, Solhan – Bingöl arasında Zulümtepe ve Bingöl il merkezinde Kaleönü tespit edildiğini, birbirlerine 18 ile 25 km uzaklıkta bulunan bu yerleşmelerin Urartu Krallığı’nın batıya ulaşmak için oluşturduğu yol ağının bir parçası olarak değerlendirildiğinden bahsediyor.

Solhan Ovası ve çevresindeki yerleşmeler
Solhan Ovası ve çevresindeki yerleşmeler Çizim Danışmaz/Köroğlu

Solhan Ovası ve çevresinde 2018-2019 yıllarında Murat Nehri kıyısında yer alan Murat Tepe ve Murat Höyük’te kurtarma kazıları gerçekleştirilmiştir.

Solhan’da herhangi bir höyük ile karşılaşılmamış ancak bölge halkının temel kazılarında çanak çömlek kalıntıları ile karşılaşmaları, bölgede sık yaşanan sel ve diğer doğal aktiviteler sonrasında höyüklerin çökmüş olabileceğini göstermiştir.

Solhan Kalesi, Bingöl — Muş karayolu üzerinde Yenibaşak Köyü sapağının 800 metre kuzeydoğusunda, Solhan ilçe merkezinin yaklaşık 6 km batısında yer alıyor. 75 metre yükseklikte, oval planlı kayalık bir alan üzerine kurulmuş. Kayalığın üst kısmının en azından bazı noktalarda düz bir alan oluşturmak amacıyla düzeltildiği anlaşılıyor. Kale bu düzlük alanın tamamını içine alacak şekilde 120X90 metre ölçülerinde bir alanı kaplıyor.

Kaleye ulaşım günümüzde kayalığın kuzey kısmından sağlanıyor.

Solhan Kalesi’nden Solhan Ovası’na bakış
Solhan Kalesi’nden Solhan Ovası’na bakış

3 metre genişliğinde kuru duvar tekniği ile yapılmış surlarda belirlenen açıklık kalenin ana girişinin de burada olabileceğini gösteriyor. Kalede, bazı bölümlerde birkaç sıra halinde taş örgüye sahip sur duvarları ve dörtgen planlı yapılara ait olabilecek bazı temel izleri görülüyor. Ayrıca kale içerisinde ve yamaçlarda çok sayıda çanak çömlek, cüruf ve obsidyen parçası bulunuyor.

Solhan Kalesi’nin zirvesine yakın bölgede ana kaya görülmekte, ana kayanın görünmediği, kültür dolgusu bulunan güney kısımda dörtgen planlı 23X33 metre ölçülerinde bir bina temelleri bulunmaktadır.

Kalenin aşağı yerleşimine ait kanıtlara ulaşılmamıştır.

Solhan Kalesi güney surları
Solhan Kalesi güneydoğu surları

Kalenin iç kısmında çanak çömlek dışında öğütme taşları, demir cürufları, ağırşaklar ve pitoslara ait kalıntılar bulunmuştur. Ayrıca yamaçlarda yarı işlenmiş obsidyen parçaları da ele geçmiştir.

Makale yazarları Harun Danışmaz ve Kemalettin Köroğlu, “Urartu Krallığı’nın bölgedeki siyasi ve kültürel etkisinin çok az olduğuna işaret ediyor. Bölgenin fiziki şartları da kültürel etkileşimi oldukça sınırlıyor. Urartu ordularının krallığın kuruluş sürecinde Menua döneminden (M.Ö. 810-785/80), M.Ö. 7. yüzyıla kadar batıya yapılan seferlerde bölgeden geçmiş olması muhtemeldir. Fakat Urartu Krallığı’nın Pers ve Roma döneminde olduğu gibi gelişmiş bir yol ağı oluşturduğuna dair somut verilerimiz yoktur. Öyle ki Urartu yol sistemine dair kanıtlar krallığın en çok yatırım yaptığı Van Gölü havzasında bile tespit edilmemiştir” bilgisini paylaşıyorlar.

Dolayısıyla başkentten yaklaşık 370 km uzaklıkta olasılıkla yalnızca zorunlu hallerde geçilen zor bir coğrafyada Urartu’nun yol yatırımı yapmış olması pek olası görülmediğine dikkat çeken Danışmaz ve Köroğlu, “Bölgedeki Solhan Kalesi’nin ve Cankurtarantepe’nin Solhan Ovası’nı veya ovadan geçen muhtemel bir yolu denetlediği dolayısıyla karakol işlevi olduğunu söylemek oldukça zordur. Solhan Kalesi plan özellikleri bakımından kralî Urartu kentleri ve eyalet merkezlerine benzememekte” olduğunu belirtiyorlar.

Plan özellikleri bakımdan Urartu kent ve eyalet merkezlerine benzemeyen Solhan Kalesi’nin tarım alanı açısından yoksunluğu, kalenin plan özellikleri, sur yapısı, kazılarda ortaya çıkarılan küçük işçilik ürünleri, taş işçiliği, çanak çömlek ve diğer buluntular Urartu aşiret merkezi olabilir mi? Sorusuna da olumlu yanıt vermiyor.

Danışmaz ve Köroğlu, son olarak tüm bu veriler ışığında Solhan Kalesi’nin Urartu sonrası ile Ortaçağ öncesi arasındaki geniş zaman dilimine yerleştirmenin şimdilik en doğru seçenek olduğu söylüyorlar.

Banner
Related Articles

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür....

Sular çekilince Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan Pulur Sakyol ve Yeniköy höyükleri gün yüzüne çıktı.

7 Aralık 2021

7 Aralık 2021

Kura Nehri ile Aras Nehri arasında kalan alanda kurganlarla temsil edilen Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan önemli kültürel alanları Pulur Sakyol...

Side Antik Kenti’nde Roma Dönemi Caddesi ve Daha Önce Kazılmamış Sokaklar Ortaya Çıkarıldı

2 Haziran 2026

2 Haziran 2026

Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Side Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, kentin doğu kapısına uzanan Roma dönemine ait cadde ve çevresindeki bazı sokaklar...

Colossae Antik Kenti Kazı Çalışmaları Başlıyor

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Denizli ilinin Honaz ilçesinde yer alan Colossae Antik Kenti, yüzey araştırmaları sonrası kazı çalışmaları başlıyor. Dünyanın yedi büyük kilisesinden birisi...

Roma İmparatoru Hadrianus heykeline ait parçalar ortaya çıkarıldı

10 Eylül 2021

10 Eylül 2021

Alabanda Antik Kenti’nde, Roma İmparatoru Publius Aelius Traianus Hadrianus heykeline ait bazı parçalar gün yüzüne çıkarıldı. Roma İmparatorluğu’nun “beş iyi...

Van’da 2800 yıllık Urartu Kalesi Bulundu

17 Haziran 2021

17 Haziran 2021

Arkeologlar, Van ilinin Gürpnar bölgesinde deniz seviyesinden 2.500 metre (8.200 fit) yükseklikte bir dağda 2.800 yıl öncesine dayanan kale kalıntılarını...

Bilecik’te 8.500 Yıllık Müzik Aleti Ortaya Çıkarıldı

4 Temmuz 2021

4 Temmuz 2021

Bilecik’te bir apartmanın altında 2 yıldır sürdürülen arkeolojik kazı çalışmalarında 8.500 yıllık 3 delikli müzik aleti ortaya çıkarıldı. Çalışmalarda ayrıca,11...

Dünya’nın En Eski Haritası “Çatalhöyük’te” Bulundu

18 Ekim 2020

18 Ekim 2020

Holosen dönemin başlamasıyla birlikte bir çok göl kurumuş ve yerleşime olanak tanır hale gelmiştir. Konya Ovası’da Holosen dönemde kuruyan göl...

Köylüler tarafından yıllarca ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında mozaikler ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2025

3 Ocak 2025

Muğla’nın Milas ilçesindeki Herakleia Antik Kenti’nde, köylüler tarafından uzun yıllar ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında timsah, yunus, flamingo ve...

Pulur Höyük kazılarında 3 bin yıllık insan yüzlü seramik parçası ortaya çıkarıldı

10 Eylül 2022

10 Eylül 2022

Erzurum’un Aziziye ilçesi sınırları içerisinde bulunan Pulur Höyük’e devam eden ikinci dönem kazı çalışmalarında kabartma tekniği ile yapılmış 3 bin...

Burdur Kuruçay Höyüğün Benzersiz Savunma Sistemi

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Kuruçay Höyük, Burdur gölü civarına güneyden basamaklı inen tepelerin yamacına kurulmuştur. Burdur iline bağlı Kuruçay köyünün yakınındadır. Adını da zaten...

Aigai Antik Kenti’nde Demeter Tapınağı Ortaya Çıkarılıyor: Binlerce Minyatür Hydria Bulundu

26 Ağustos 2025

26 Ağustos 2025

Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Yuntdağı bölgesinde yer alan Aigai Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Yunan mitolojisinin tarım ve bereket tanrıçası Demeter’e adandığı...

Antik Çağlardan Günümüze “Domuz”

17 Mart 2021

17 Mart 2021

Domuz İslamiyette  haram edilen hayvanlardan biri olduğu için Müslümanlar için yiyecek statüsünde görülmez. Ama tarihte uzunca bir müddet geriye doğru...

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısında 2400 yıllık eserler bulundu

29 Mart 2024

29 Mart 2024

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısı Kerpe Koyu’nda gerçekleştirildi. MÖ 4. yüzyıldan MS 12. yüzyıla kadar uzanan onlarca tarihi eser gün...

Hitit Ekonomisinde Ticaret Para ve Faiz

9 Ekim 2020

9 Ekim 2020

MÖ. 1650 yılında kurulmuş olan Hitit devleti. Zaman için de güçlenmiş ve eski dünyanın büyük İmparatorluklarından biri olarak tarihteki yerini...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]