14 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Solhan Kalesi, Urartu Krallığı’nın aşiret merkezi olabilir mi?

Urartu Krallığı, günümüz Doğu Anadolu Bölgesi, Kuzeybatı İran, Irak’ın küçük bir bölümü ile kuzeyde Aras Vadisi’ne kadar geniş bir coğrafyada egemenlik kurmuş Demir Çağ (MÖ 8.-7. yüzyıl) krallığıdır.

Van Gölü’nün doğu kıyısında yer alan Tuşpa kentini başkent yapan Urartu Krallığı tek bir kimlik altında değil, beylik, aşiret gibi küçük toplulukların bir araya gelerek kurduğuna dair varsayımlar bulunmaktadır.

Urartu yazıtlarında bahsedilen Aram, ilk Urartu kralı (M. Ö. 859 — M. Ö. 844) olarak kabul edilir.

Siyasi birliği tamamlayan Urartular, özellikle I. Sarduri, Menua ve I. Argişti dönemlerinde düzenlenen başarılı askeri seferlerle egemenlik alanını ağırlıkla Kuzey ve Doğu yönlerine kaydırmış, bölgenin siyasi, ekonomik, kültürel gücü olmuştur.

Van ve çevresinde oluşturulan siyasi, ekonomik ve kültürel etki krallık topraklarının her yerinde aynı ölçüde görüldüğünü söylemek oldukça zordur. Başkent Tuşpa ve diğer stratejik kentler dışında Urartu izleri ve kültür varlıkları kırsal bölgelerde daha sınırlıdır.

Merkezi yönetimin ağırlık kazandığı yerleşimler dışında kalan yerlerde Urartu kültürünü gösteren en belirgin kalıntılar, kaya işçiliğinin ürünü olan birden çok odalı kaya mezarı, kiklopik yarı işlenmiş taşlarla inşa edilmiş duvarlar ve bazılarındaki kaya işaretleridir.

Solhan Kalesi Urartu Krallığı’nın batıya ulaşmada kullanılan yolun parçası olabilir

Bingöl Solhan Ovası’nda yer alan ve günümüze kadar hakkında fazla bilgi sahibi olamadığımız Solhan Kalesi’nin Urartu Krallığı ile bağı olup olmadığı tartışılmaktadır.

Dr. Öğr. Üyesi Harun Danışmaz’ın baş yazar olduğu “İzole Bir Bölgede Demir Çağı ve Sonrası: Bingöl-Solhan Kalesi” adlı makalede, Solhan Ovası’nda ilk araştırmaların, 1985-1988 yıllarında Muş – Bingöl yol hattı üzerinde yapılan çalışmalarda Solhan Ovası’nın doğu kısmında yer alan Cankurtarantepe, Solhan – Bingöl arasında Zulümtepe ve Bingöl il merkezinde Kaleönü tespit edildiğini, birbirlerine 18 ile 25 km uzaklıkta bulunan bu yerleşmelerin Urartu Krallığı’nın batıya ulaşmak için oluşturduğu yol ağının bir parçası olarak değerlendirildiğinden bahsediyor.

Solhan Ovası ve çevresindeki yerleşmeler
Solhan Ovası ve çevresindeki yerleşmeler Çizim Danışmaz/Köroğlu

Solhan Ovası ve çevresinde 2018-2019 yıllarında Murat Nehri kıyısında yer alan Murat Tepe ve Murat Höyük’te kurtarma kazıları gerçekleştirilmiştir.

Solhan’da herhangi bir höyük ile karşılaşılmamış ancak bölge halkının temel kazılarında çanak çömlek kalıntıları ile karşılaşmaları, bölgede sık yaşanan sel ve diğer doğal aktiviteler sonrasında höyüklerin çökmüş olabileceğini göstermiştir.

Solhan Kalesi, Bingöl — Muş karayolu üzerinde Yenibaşak Köyü sapağının 800 metre kuzeydoğusunda, Solhan ilçe merkezinin yaklaşık 6 km batısında yer alıyor. 75 metre yükseklikte, oval planlı kayalık bir alan üzerine kurulmuş. Kayalığın üst kısmının en azından bazı noktalarda düz bir alan oluşturmak amacıyla düzeltildiği anlaşılıyor. Kale bu düzlük alanın tamamını içine alacak şekilde 120X90 metre ölçülerinde bir alanı kaplıyor.

Kaleye ulaşım günümüzde kayalığın kuzey kısmından sağlanıyor.

Solhan Kalesi’nden Solhan Ovası’na bakış
Solhan Kalesi’nden Solhan Ovası’na bakış

3 metre genişliğinde kuru duvar tekniği ile yapılmış surlarda belirlenen açıklık kalenin ana girişinin de burada olabileceğini gösteriyor. Kalede, bazı bölümlerde birkaç sıra halinde taş örgüye sahip sur duvarları ve dörtgen planlı yapılara ait olabilecek bazı temel izleri görülüyor. Ayrıca kale içerisinde ve yamaçlarda çok sayıda çanak çömlek, cüruf ve obsidyen parçası bulunuyor.

Solhan Kalesi’nin zirvesine yakın bölgede ana kaya görülmekte, ana kayanın görünmediği, kültür dolgusu bulunan güney kısımda dörtgen planlı 23X33 metre ölçülerinde bir bina temelleri bulunmaktadır.

Kalenin aşağı yerleşimine ait kanıtlara ulaşılmamıştır.

Solhan Kalesi güney surları
Solhan Kalesi güneydoğu surları

Kalenin iç kısmında çanak çömlek dışında öğütme taşları, demir cürufları, ağırşaklar ve pitoslara ait kalıntılar bulunmuştur. Ayrıca yamaçlarda yarı işlenmiş obsidyen parçaları da ele geçmiştir.

Makale yazarları Harun Danışmaz ve Kemalettin Köroğlu, “Urartu Krallığı’nın bölgedeki siyasi ve kültürel etkisinin çok az olduğuna işaret ediyor. Bölgenin fiziki şartları da kültürel etkileşimi oldukça sınırlıyor. Urartu ordularının krallığın kuruluş sürecinde Menua döneminden (M.Ö. 810-785/80), M.Ö. 7. yüzyıla kadar batıya yapılan seferlerde bölgeden geçmiş olması muhtemeldir. Fakat Urartu Krallığı’nın Pers ve Roma döneminde olduğu gibi gelişmiş bir yol ağı oluşturduğuna dair somut verilerimiz yoktur. Öyle ki Urartu yol sistemine dair kanıtlar krallığın en çok yatırım yaptığı Van Gölü havzasında bile tespit edilmemiştir” bilgisini paylaşıyorlar.

Dolayısıyla başkentten yaklaşık 370 km uzaklıkta olasılıkla yalnızca zorunlu hallerde geçilen zor bir coğrafyada Urartu’nun yol yatırımı yapmış olması pek olası görülmediğine dikkat çeken Danışmaz ve Köroğlu, “Bölgedeki Solhan Kalesi’nin ve Cankurtarantepe’nin Solhan Ovası’nı veya ovadan geçen muhtemel bir yolu denetlediği dolayısıyla karakol işlevi olduğunu söylemek oldukça zordur. Solhan Kalesi plan özellikleri bakımından kralî Urartu kentleri ve eyalet merkezlerine benzememekte” olduğunu belirtiyorlar.

Plan özellikleri bakımdan Urartu kent ve eyalet merkezlerine benzemeyen Solhan Kalesi’nin tarım alanı açısından yoksunluğu, kalenin plan özellikleri, sur yapısı, kazılarda ortaya çıkarılan küçük işçilik ürünleri, taş işçiliği, çanak çömlek ve diğer buluntular Urartu aşiret merkezi olabilir mi? Sorusuna da olumlu yanıt vermiyor.

Danışmaz ve Köroğlu, son olarak tüm bu veriler ışığında Solhan Kalesi’nin Urartu sonrası ile Ortaçağ öncesi arasındaki geniş zaman dilimine yerleştirmenin şimdilik en doğru seçenek olduğu söylüyorlar.

Banner
Benzer Yazılar

Blaundos kazılarında 4 bin yıllık silindir mühür bulundu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

Anadolu’da ticari hayatın gelişmesi ve çeşitlenmesinde önemli rol oynayan Asurlu tüccarların kullandıkları düşünülen mühürlerden bir örneğine Blaundos kazılarında karşılaşıldı. Asurlu...

Dr. Dercksen, “Asurca yazılı çivi yazılı kil tablette kurutulmuş et, karides ve balık gibi yiyeceklerin adına rastlandı.”

11 Ağustos 2022

11 Ağustos 2022

Anadolu’da yazılı tarihin başlangıç noktası Kültepe/Kaniş (Kanesh) Karum Höyüğü arkeolojik kazılarında ortaya çıkarılan Asurca yazılı çivi yazılı kil tabletler, M....

Termessos Antik Kenti’nde 2500 Yıllık Hayvan Sevgisi

6 Şubat 2021

6 Şubat 2021

Hayvan dostlarımıza yapılan vicdansızlıklara, zulümlere, işkencelere her geçen gün daha fazla şahit olmaktayız. Kürkleri için canlı canlı derileri yüzülen tavşanlar,...

Oluz höyük dinsel kökleri ile şaşırtmaya devam ediyor

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Amasya Oluz Höyük kazıları devam ediyor. Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında yürütülen Oluz Höyük kazıları ile Anadolu dinsel kökler ile...

İstanbul’un en eski antik limanına sahip Bathonea Antik Kenti’nde 1600 yıllık bir yazı takımı ortaya çıkarıldı.

22 Ağustos 2022

22 Ağustos 2022

İstanbul Bathonea Antik Kenti’nde bir tüccara ait olduğu düşünülen minyatür kap, kemik yazı kalemi ve hokkadan oluşan 1600 yıllık bir...

Tavşanlı Höyük’te 3 bin 300 yıllık eşsiz mühür ve Miken benzeri kılıç keşfedildi

18 Temmuz 2022

18 Temmuz 2022

8 bin yıllık geçmişe sahip olan Tavşanlı Höyük’te devam eden kazılarda 3 bin 300 yıllık eşsiz mühür ve Miken dönemi...

Asur Ticaret Koloni Döneminden Günümüze Ulaşan Tebligat

4 Ağustos 2021

4 Ağustos 2021

Tebligat, günümüzde resmi işlemlerde bilgilendirme amacı taşıyan belgelere verilen isim olarak tanımlanmaktadır. Tebligat denince ilk akla gelen adli işlemlerdir. Mahkeme...

Aydıntepe Yer Altı Şehri Kazıları Devam Ediyor

15 Mart 2021

15 Mart 2021

Bayburt’ta 1996 yılında bulunan Altıntepe yer altı şehri kazıları devam ediyor. Altıntepe ilçesinde inşaat kazısı sırasında ortaya çıkarılan yer altı...

2 bin yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

Bursa’nın İznik ilçesindeki 2000 yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor. Roma döneminde bölgede çalışan taş işçileri tarafından yapıldığı düşünülen Herkül...

Sırçalıtepe Höyük kazılarından elde edilen sonuçlar bölgenin 9 bin 300 yıllık geçmişe sahip olduğunu gösteriyor

26 Ağustos 2022

26 Ağustos 2022

Kapadokya bölgesinin en önemli yerleşim alanlarında biri olan Sırçalıtepe Höyük kazılarından elde edilen buluntular bölgenin 9 bin 300 yıllık geçmişe...

Aygül Süel “Hititler İçin Büyük Yanlışlıklar Yapıyoruz”

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Hitit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Şapinuva kenti kazısını yöneten Prof. Dr. Aygül Süel, katıldığı çevirim içi oturumda...

İstinat Duvarı Çalışmasına Bakarken Roma Döneminden Kalma Stel Keşfetti

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Erdoğan Tunaboylu, Bursa iline bağlı Nilüfer ilçesinde ki Evinin karşısında yapılan istinat duvarının yapımını izlerken Roma döneminden kalma steli keşfetti....

Kaçak kazı ihbarına giden görevlilerin başlattığı kurtarma kazılarında Roma dönemi taban mozaikleri bulundu

12 Aralık 2023

12 Aralık 2023

Mardin ilçe merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Uzunkaya Mahallesi kırsalında, halk arasında Kela Hanma (Hanım Kalesi) olarak bilinen alanda kaçak kazı...

Karadeniz’de Şamanizm İzleri Kahin Tepe’de Görüldü

4 Ekim 2021

4 Ekim 2021

Doğa olaylarını, bir hayvana ya da nesneye eşitleyerek ona verdikleri ruh enerjisine tapınım olarak kabul edilen inanç sistemi Şamanizm’in izlerine...

İzmir Kazılarında 8.500 Yıllık Küçük El Aleti Ortaya Çıkarıldı

4 Haziran 2021

4 Haziran 2021

2021 arkeoloji kazı faaliyetleri başladı. İlk buluntu haberi 8.500 yıllık küçük bir el aletinin ortaya çıkarıldığı İzmir Bornova ilçesindeki Yeşilova...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]