26 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Solhan Kalesi, Urartu Krallığı’nın aşiret merkezi olabilir mi?

Urartu Krallığı, günümüz Doğu Anadolu Bölgesi, Kuzeybatı İran, Irak’ın küçük bir bölümü ile kuzeyde Aras Vadisi’ne kadar geniş bir coğrafyada egemenlik kurmuş Demir Çağ (MÖ 8.-7. yüzyıl) krallığıdır.

Van Gölü’nün doğu kıyısında yer alan Tuşpa kentini başkent yapan Urartu Krallığı tek bir kimlik altında değil, beylik, aşiret gibi küçük toplulukların bir araya gelerek kurduğuna dair varsayımlar bulunmaktadır.

Urartu yazıtlarında bahsedilen Aram, ilk Urartu kralı (M. Ö. 859 — M. Ö. 844) olarak kabul edilir.

Siyasi birliği tamamlayan Urartular, özellikle I. Sarduri, Menua ve I. Argişti dönemlerinde düzenlenen başarılı askeri seferlerle egemenlik alanını ağırlıkla Kuzey ve Doğu yönlerine kaydırmış, bölgenin siyasi, ekonomik, kültürel gücü olmuştur.

Van ve çevresinde oluşturulan siyasi, ekonomik ve kültürel etki krallık topraklarının her yerinde aynı ölçüde görüldüğünü söylemek oldukça zordur. Başkent Tuşpa ve diğer stratejik kentler dışında Urartu izleri ve kültür varlıkları kırsal bölgelerde daha sınırlıdır.

Merkezi yönetimin ağırlık kazandığı yerleşimler dışında kalan yerlerde Urartu kültürünü gösteren en belirgin kalıntılar, kaya işçiliğinin ürünü olan birden çok odalı kaya mezarı, kiklopik yarı işlenmiş taşlarla inşa edilmiş duvarlar ve bazılarındaki kaya işaretleridir.

Solhan Kalesi Urartu Krallığı’nın batıya ulaşmada kullanılan yolun parçası olabilir

Bingöl Solhan Ovası’nda yer alan ve günümüze kadar hakkında fazla bilgi sahibi olamadığımız Solhan Kalesi’nin Urartu Krallığı ile bağı olup olmadığı tartışılmaktadır.

Dr. Öğr. Üyesi Harun Danışmaz’ın baş yazar olduğu “İzole Bir Bölgede Demir Çağı ve Sonrası: Bingöl-Solhan Kalesi” adlı makalede, Solhan Ovası’nda ilk araştırmaların, 1985-1988 yıllarında Muş – Bingöl yol hattı üzerinde yapılan çalışmalarda Solhan Ovası’nın doğu kısmında yer alan Cankurtarantepe, Solhan – Bingöl arasında Zulümtepe ve Bingöl il merkezinde Kaleönü tespit edildiğini, birbirlerine 18 ile 25 km uzaklıkta bulunan bu yerleşmelerin Urartu Krallığı’nın batıya ulaşmak için oluşturduğu yol ağının bir parçası olarak değerlendirildiğinden bahsediyor.

Solhan Ovası ve çevresindeki yerleşmeler
Solhan Ovası ve çevresindeki yerleşmeler Çizim Danışmaz/Köroğlu

Solhan Ovası ve çevresinde 2018-2019 yıllarında Murat Nehri kıyısında yer alan Murat Tepe ve Murat Höyük’te kurtarma kazıları gerçekleştirilmiştir.

Solhan’da herhangi bir höyük ile karşılaşılmamış ancak bölge halkının temel kazılarında çanak çömlek kalıntıları ile karşılaşmaları, bölgede sık yaşanan sel ve diğer doğal aktiviteler sonrasında höyüklerin çökmüş olabileceğini göstermiştir.

Solhan Kalesi, Bingöl — Muş karayolu üzerinde Yenibaşak Köyü sapağının 800 metre kuzeydoğusunda, Solhan ilçe merkezinin yaklaşık 6 km batısında yer alıyor. 75 metre yükseklikte, oval planlı kayalık bir alan üzerine kurulmuş. Kayalığın üst kısmının en azından bazı noktalarda düz bir alan oluşturmak amacıyla düzeltildiği anlaşılıyor. Kale bu düzlük alanın tamamını içine alacak şekilde 120X90 metre ölçülerinde bir alanı kaplıyor.

Kaleye ulaşım günümüzde kayalığın kuzey kısmından sağlanıyor.

Solhan Kalesi’nden Solhan Ovası’na bakış
Solhan Kalesi’nden Solhan Ovası’na bakış

3 metre genişliğinde kuru duvar tekniği ile yapılmış surlarda belirlenen açıklık kalenin ana girişinin de burada olabileceğini gösteriyor. Kalede, bazı bölümlerde birkaç sıra halinde taş örgüye sahip sur duvarları ve dörtgen planlı yapılara ait olabilecek bazı temel izleri görülüyor. Ayrıca kale içerisinde ve yamaçlarda çok sayıda çanak çömlek, cüruf ve obsidyen parçası bulunuyor.

Solhan Kalesi’nin zirvesine yakın bölgede ana kaya görülmekte, ana kayanın görünmediği, kültür dolgusu bulunan güney kısımda dörtgen planlı 23X33 metre ölçülerinde bir bina temelleri bulunmaktadır.

Kalenin aşağı yerleşimine ait kanıtlara ulaşılmamıştır.

Solhan Kalesi güney surları
Solhan Kalesi güneydoğu surları

Kalenin iç kısmında çanak çömlek dışında öğütme taşları, demir cürufları, ağırşaklar ve pitoslara ait kalıntılar bulunmuştur. Ayrıca yamaçlarda yarı işlenmiş obsidyen parçaları da ele geçmiştir.

Makale yazarları Harun Danışmaz ve Kemalettin Köroğlu, “Urartu Krallığı’nın bölgedeki siyasi ve kültürel etkisinin çok az olduğuna işaret ediyor. Bölgenin fiziki şartları da kültürel etkileşimi oldukça sınırlıyor. Urartu ordularının krallığın kuruluş sürecinde Menua döneminden (M.Ö. 810-785/80), M.Ö. 7. yüzyıla kadar batıya yapılan seferlerde bölgeden geçmiş olması muhtemeldir. Fakat Urartu Krallığı’nın Pers ve Roma döneminde olduğu gibi gelişmiş bir yol ağı oluşturduğuna dair somut verilerimiz yoktur. Öyle ki Urartu yol sistemine dair kanıtlar krallığın en çok yatırım yaptığı Van Gölü havzasında bile tespit edilmemiştir” bilgisini paylaşıyorlar.

Dolayısıyla başkentten yaklaşık 370 km uzaklıkta olasılıkla yalnızca zorunlu hallerde geçilen zor bir coğrafyada Urartu’nun yol yatırımı yapmış olması pek olası görülmediğine dikkat çeken Danışmaz ve Köroğlu, “Bölgedeki Solhan Kalesi’nin ve Cankurtarantepe’nin Solhan Ovası’nı veya ovadan geçen muhtemel bir yolu denetlediği dolayısıyla karakol işlevi olduğunu söylemek oldukça zordur. Solhan Kalesi plan özellikleri bakımından kralî Urartu kentleri ve eyalet merkezlerine benzememekte” olduğunu belirtiyorlar.

Plan özellikleri bakımdan Urartu kent ve eyalet merkezlerine benzemeyen Solhan Kalesi’nin tarım alanı açısından yoksunluğu, kalenin plan özellikleri, sur yapısı, kazılarda ortaya çıkarılan küçük işçilik ürünleri, taş işçiliği, çanak çömlek ve diğer buluntular Urartu aşiret merkezi olabilir mi? Sorusuna da olumlu yanıt vermiyor.

Danışmaz ve Köroğlu, son olarak tüm bu veriler ışığında Solhan Kalesi’nin Urartu sonrası ile Ortaçağ öncesi arasındaki geniş zaman dilimine yerleştirmenin şimdilik en doğru seçenek olduğu söylüyorlar.

Banner
Related Articles

Anadolu’nun Ticari Sırları: Nadir Bir Neolitik Obsidiyen Ayna Üretim Merkezi’nin Açığa Çıkarılması

26 Şubat 2025

26 Şubat 2025

Son zamanlarda yapılan bir çalışma, Anadolu’daki önemli bir arkeolojik alan olan Tepecik Çiftlik’te bulunan obsidyen aynaların üretim ve kullanımını araştırmak...

Karadeniz’in Zeugması Restore Edilecek

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Hadrianaupolis Antik Kenti Karabük’ün Eskiyapar ilçesinin 3 km batısında yer almaktadır. Bu antik kentimiz ortaya çıkarılan eşsiz güzellikteki mozaikleri nedeniyle...

Alexandria Troas kazılarında 2 bin 200 yıllık çarşı kapısı bulundu

18 Ekim 2021

18 Ekim 2021

Alexandria Troas kazılarında geçtiğimiz günlerde altar yapısı ortaya çıkarılmıştı. Şimdi de kentin çok önemli bir yapısına çarşı ile caddeyi bağlayan...

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürü eserleri bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürüne ait eserler ortaya çıkarıldı. Oluz höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Bu...

Erek Dağı eteklerinde Urartulara ait onlarca çivi yazılı pithos bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Van’ın İpekyolu ilçesinde Erek Dağı eteklerindeki kale kalıntısında yapılan arkeolojik kazılarda, Urartular döneminde yağ, tahıl ve içeceklerin muhafaza edildiği çivi...

Ayasuluk Tepesi kazılarında bulunan Miken figürünü Arzava Krallığı’nın başkentinin Selçuk olduğunu kuvvetlendiriyor

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Ayasuluk Tepesi kazılarında, Anadolu Tunç Çağı krallıklarından Arzava Krallığı’nın başkenti Appasas’ın Selçuk olduğunu kuvvetlendiren 3 bin 200 yıllık Miken figürünü...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

Urartu Kralı II. Rusa Döneminde Yapılan Sarayın Fil Ayakları Çıkarılacak

15 Ekim 2021

15 Ekim 2021

M. Ö. 685-645 yılları arasında hüküm süren Urartu Kralı II. Rusa tarafından inşa edilen sarayın fil ayaklarının çıkarılması için çalışmalar...

Taştepeler’in erkek heykelleri, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir.

15 Haziran 2022

15 Haziran 2022

Taştepeler bölgesinde ortaya çıkarılan çok sayıda erkek heykel ve figürin buluntuları, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir....

Perre Antik Kenti’ndeki 1500 Yıllık Dev Mozaikte Koruma Çalışmaları Sürüyor

30 Mayıs 2025

30 Mayıs 2025

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde, 1500 yıl öncesine tarihlenen 125 metrekarelik dev mozaikte temizlik ve konservasyon çalışmaları başlatıldı. Adıyaman’ın tarihi...

Metropolis’te Roma dönemi hamamın merkezi ısıtma sistemi “Hypocaust” bulundu

11 Ağustos 2022

11 Ağustos 2022

İzmir Torbalı ilçesi’nde yer alan Metropolis Antik Kenti’nde Roma dönemi hamamın merkezi ısıtma sistemi “Hypocaust” ortaya çıkarıldı. Temeli 5 bin...

Amastris Antik Kenti kurtarma kazılarında 2 bin yıllık amulet ortaya çıkarıldı

11 Kasım 2022

11 Kasım 2022

2014 yılında Bartın’ın Amasra ilçesinde okul inşaatı temel kazılarında Roma dönemi kalıntılarına ulaşılması sonrası gerçekleştirilen kurtarma kazılarında 2 bin yıllık...

Yeminler Altında Yaşamaya Zorlanan Kral Madduwatta

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

M.Ö. 1700 yılları Anadolu’da Hatti Ülkesi dış güçlerin saldırıları ve iç çekişmeler neticesinde yıkılmak üzere… Bu zaman diliminde irili ufaklı...

Asur Ticaret Koloni Döneminden Günümüze Ulaşan Tebligat

4 Ağustos 2021

4 Ağustos 2021

Tebligat, günümüzde resmi işlemlerde bilgilendirme amacı taşıyan belgelere verilen isim olarak tanımlanmaktadır. Tebligat denince ilk akla gelen adli işlemlerdir. Mahkeme...

Hadrianopolis kazılarında keşfedilen testi içinde 1400 yıllık sikkeler çıktı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak da bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde devam eden kazılarda keşfedilen testi içinde 1400 yıllık on adet sikke bulundu....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]