20 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Roopkund Gölündeki Yüzlerce İskelet DNA Analizleriyle Şaşırttı

Himalayalar’ın yüksek kesimlerinde  Roopkund adı verilen bir buzul gölü bulunmaktadır. Bu göl yöresel halk tarafından Gizem gölü ya da İskeletler gölü olarak bilinmektedir. Göl ismine yakışır biçimde yüzlerce iskelet barındırmaktadır.

Gölün etrafındaki karlar eridiğinde gölün içinde bu iskeletler görünmektedir. Günümüzde trekking yapan sporcuların favori yerlerinden biridir. Bu kadar insan iskeletine sahip olması bir çok efsaneyi de beraberinde getirmektedir.

İlk kez 1942 yılında bir bekçi tarafından bildirilen iskeletler araştırma sonuçları geldikçe daha gizemli bir hal aldı. 2019’da, Nature Communications dergisinde ayrıntılı olarak incelenen kemiklerdeki eski DNA’nın yeni bir genetik analizi , gölde ölenlerin en az 14’ünün muhtemelen Güney Asya’lı olmadığını buldu. Genleri Doğu Akdeniz’in günümüz insanlarının genleriyle eşleşiyordu.

Üstelik bu insanların kemik analizleri diğer kemiklere göre oldukça yeniydi. Görünüşe göre Akdeniz genlerine sahip bu insanlar 1800’lerde öldüler. Peki, Akdeniz’den bir grup Himalayaların uzak bir köşesinde 16.500 fit (5.029 metre) üzerinde nasıl ve neden öldüler?

Bu sorular, Douglas Preston tarafından yazılan The New Yorker’daki makalesinin yanı sıra, Preston ve Princeton Üniversitesi antropolog Agustín Fuentes’in önderlik ettiği ve New Mexico’daki İleri Araştırma Okulu’nun ev sahipliğini yaptığı bir Web seminerinin de tartışma konusu oldu.

Roopkund gölü
Roopkund gölü, yaklaşık 130 fit (40 metre) genişliğinde, nispeten küçük bir su kütlesidir.

Kemikler tek başına oldukça şaşırtıcıdır. Ve hiçbiri ortak noktalara sahip gibi görünmemektedirler. Hem erkeklere hem de kadınlara, çoğu genç erişkinlere aittir ve farklı zamanlarda ölmüş gibi görünüyorlar. Görünen o ki Roopkund’un hikayesi, geçmişi araştırırken çok sayıda kanıta ihtiyaç olduğunu göstermektedir.

Roopkund yakınlarındaki köylülerin aktardığı sözlü tarihler daha fazla aydınlanma sunuyor. Göl, Hindu tanrıçası Parvati’nin bir tezahürü olan Nanda Devi’nin hac yolu üzerindedir. Yerel efsaneye göre, uzaktaki bir kral bir zamanlar Nanda Devi’yi kızdırarak krallığına kuraklık yaymasına neden oldu. Kral, tanrıçayı yatıştırmak için onu ve çevresini Roopkund’dan geçiren bir hac yolculuğuna çıktı. Ancak aptal kral, yürüyüşe dansçıları ve diğer lükslerinide getirerek Nanda Devi’nin öfkesini arttırdı. Efsaneye göre tanrıça korkunç bir kar fırtınası yarattı ve tüm gelenleri öldürdü.

Bu hikaye gerçeklerden uzak olmayabilir. Roopkund de bazı kurbanlarda künt travma sonucu oluşan kafatası kırıkları var. Ölülerin çoğuna ne olduğuna dair şu anki en iyi tahmin bu olabilir mi? Bazıları korkunç fırtınalara gölün yukarısındaki sırtta yakalandılar. Kurbanların çoğu muhtemelen hipotermiden öldü. Vücutları ya yokuş aşağı yuvarlandı ya da kalıntıları yamaçta sık görülen mini çığlarda yamaçtan aşağıya doğru indi.

Roopkund gölü, yaklaşık 130 fit (40 metre) genişliğindedir.
Roopkund gölü, bir hac yolu üzerinde bulunduğu için nispeten işlek bir güzergahtadır ve buda araştırma yapmayı zorlaştırmaktadır.

Bununla birlikte, 1800’lerde Himalayaların bu ücra köşesinde Akdeniz genine sahip bir grup insanın ne yaptığı konusunda bir fikir birliği yok!

Araştırmacı Preston, “o zaman bölgeye uzun menzilli bir keşif gezisinin tarihi kaydı olmadığını” söylüyor.

Fuentes, 3 Şubat web seminerinde, bulgunun antik DNA analizinin sınırlarına işaret ettiğini söyledi. Analiz, göldeki iskeletlerin DNA’sını günümüz popülasyonlarının DNA’sıyla karşılaştırdı. Ancak aradan geçen 200 yıldan fazla yıl içinde insanlar oldukça fazla hareket ettiler, bu da göldeki ölülerin tam olarak nereden geldiğini söylemeyi biraz daha zorlaştırdı.

Fuentes, “doğrudan Doğu Akdeniz’den gelmemiş olabilirler, Roopkund’a daha yakın olabilirlerdi, ancak Doğu Akdeniz’i dolduran insanlarla ortak ataları paylaşıyorlardı” dedi.

Yine de bu gizemli insanların göllerde ölen diğerleri gibi olmadığına dair DNA dışı kanıtlar var. 2019 analizi ayrıca, bu grubun genetiği Güney Asya kökenli olduğunu öne süren insanlardan daha az darı içeren farklı bir diyete sahip olduğunu buldu.

Roopkund gölü, 5030 m. yüksekliktedir.

Bir teori, Roopkund’daki gizemli ölülerin Büyük İskender ve ordularından gelen izole bir Orta Asyalı nüfustan olabileceğidir. Harvard Üniversitesi genetikçisi David Reich ve meslektaşları 2019 tarihli makalelerinde Pakistan’daki etnik bir grup olan Kalash’ın soylarının bir kısmını, bu fatihlere borçlu olduklarını yazdı. Ancak gizemli ölüler, Doğu Akdeniz genetik belirteçlerini Güney Asya belirteçleri ile karıştıran Kalash gibi genetiklere sahip değiller ve daha geniş Güney ile karışmazlarsa aşikar olacak akraba çiftleşme belirtilerinin hiçbirini göstermiyorlar.

Araştırmacılar, “Farklı kanıt çizgilerini birleştiren veriler, örneklediğimiz şeyin, Osmanlı siyasi kontrolü döneminde Doğu Akdeniz’de doğan bir grup akraba olmayan kadın ve erkek olduğunu gösteriyor. Deniz temelli diyetten ziyade ağırlıklı olarak karasal beslenmeyi tüketmelerinin önerdiği gibi, iç kesimlerde yaşamış, sonunda Himalayalara seyahat etmiş ve orada ölmüş olabilirler. Bir hac yolculuğuna katılıyor ya da Roopkund’a çekiliyor mu? Göl birçok muammaya sahip” olabileceklerini yazılarında belirttiler.

Preston, bu gizemin devam etmesinin nedenlerinden bir kısmının, Roopkund’un aslında iyi çalışılmamış olması olduğunu söyledi. Göl nispeten popüler bir trekking rotası üzerinde ve yıllardır yürüyüşçüler kemikleri hareket ettirdi, istifledi ve hatta çaldı. Fırtınalı hava ve yüksek rakım nedeniyle, kalıntılar ve konumları hakkında sistematik bir çalışma yapılmamıştır.

Yine de bir gün bu değişebilir. Gölde rahatsız edilmemiş cesetler olması muhtemeldir.Yumuşak doku ve artefaktlar soğuk suda bile korunabilir. Araştırmacılar böyle bir keşif gezisi başlatabilirlerse, gölde ölenlerin bazılarının hayatlarını aydınlatabilirler.

Kalash kökeni nedir?

Kalaşlar, mitoloji ve folklar yapıları itibariyle Yunan kökenli olarak kabul edilirler. Hint-aryan ırkına mensup yerli bir halktır.Pakistan’ın Hayber- Pahtunhva bölgesinde yaşamaktadırlar. Büyük İskender’in askerlerinin soyundan geldiklerine inanılmaktadırlar. sarı saçlı ve mavi gözlü olan bu ırk Asya’daki insanlardan kolaylıkla ayırt edilebilmektedirler.

https://www.youtube.com/watch?t=3&v=2aDKgMbTzC4&feature=youtu.be tartışmanın tamamını buradan izleyebilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Büyük İskender’in Anadolu’da Perslere karşı ilk kazandığı zaferin 2.400 yıllık savaş alanı bulundu

29 Aralık 2024

29 Aralık 2024

Arkeologlar, 20 yıllık araştırmanın ardından Büyük İskender’in Küçük Asya’yı ele geçirmek için girdiği ilk önemli savaş olan efsanevi Granikos Muharebesi’nin...

Orta Çağ Avrupası’nın Korkunç İşkence Aletleri

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

İnsanoğlu icatları sadece insanlığın iyiliği için hizmete sokmamıştır. Sadece acı ve ızdırap için aletler tasarlamış, kurbanlarının ölümünü uzatmanın yollarını da...

Sasani sanatının görkemli hazineleri Tang-e Chogan kabartmaları tehdit altında

9 Mart 2022

9 Mart 2022

Sasani sanatının en güzel örneklerinden Tang-e Chogan kabartmaları, bakımsızlık, liken, mantar ve su sızması gibi doğal nedenler nedeniyle tamamen yok...

İngiltere’de 4000 yıllık veba DNA’sı bulundu

30 Mayıs 2023

30 Mayıs 2023

İngiltere’de iki toplu mezarda ele geçen 34 iskelet üzerinde yapılan araştırmalarda 4000 yıllık veba DNA’sı keşfedildi. Keşif, İngiltere’deki vebanın bugüne...

Çorakyerler, Dünya’da benzeri çok az görülen fosillere ev sahipliği yapıyor

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Çankırı’nın Fatih Mahallesi Yapraklı kara yolu çevresindeki Çorakyerler kazı alanı Dünya’da benzeri çok az görülen fosillere ev sahipliği yapıyor. Ankara...

Ming Hanedanlığı dönemine ait mezar ortaya çıkarıldı

30 Kasım 2021

30 Kasım 2021

Çin’de M. S. 1368 ile 1644 tarihleri arasında varlık gösteren Ming Hanedanlığı dönemine ait bir antik mezar ortaya çıkarıldı. Çin...

Aizanoi Antik Kenti’nde Eros, Dionysos ve Herakles heykel başları bulundu

23 Aralık 2022

23 Aralık 2022

Aizanoi Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Yunan tanrılarından Eros, Dionysos ve yarı tanrı Herakles’e ait heykel başları ortaya çıkarıldı. Kütahya’nın...

Aztekler, Tlaloc Dağı’nda kurdukları gözlemevi ile tarım takvimi oluşturdular

6 Ocak 2023

6 Ocak 2023

Yerleşik hayatta geçen insan grupları tarım ve hayvancılıkta en üst rekolteyi alabilmek, artan nüfusu besleyebilmek için doğa olaylarını ve zamanını...

Brüksel metro hattındaki çalışmalar ikinci şehir duvarının kalıntılarını ortaya çıkardı

19 Nisan 2023

19 Nisan 2023

Belçika’nın başkenti Brüksel’deki yeni metro hattı-3 inşaat çalışmaları, ikinci sur duvarının bir kısmını ve yarım daire biçimli kulelerinden birini ortaya...

Knossos Sarayı’nın görkemli taht odasının Avrupa’nın en eski taht odası olduğu düşünülüyor

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Bir Tunç Çağı kültürü olan Minos uygarlığı, MÖ 2700 ile MÖ 1450 yılları arasında Girit adasında gelişti. Bu uygarlığın dikkat...

Tibet Buzullarında Yüzlerce Yeni Mikrop Türü Keşfedildi

12 Temmuz 2022

12 Temmuz 2022

Dünya da, Kuzey ve Güney Kutup bölgelerinin dışında en çok buzul kütlesi Tibet platosunda bulunuyor. Tibet platosunda bulunan 46 bin...

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç...

Gübreye Atılan 3 Adam Modern Avrupa’nın Kapılarını Açtı

20 Aralık 2020

20 Aralık 2020

Günümüz Modern Avrupası, demokrasi, insan hakları, ekonomik serbestlik konusunda ileri ülkeler barındırıyor. Almanya, İsviçre, İsveç, Norveç, Finlandiya bu ülkelerin başında...

Saqqara’da Prens Waser-If-Re’nin Mezarı Keşfedildi

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Ünlü Mısır bilimci Zahi Hawass liderliğindeki Mısır Yüksek Eski Eserler Konseyi ve Zahi Hawass Arkeoloji ve Miras Vakfı’nın ortak yürüttüğü...

Blaundos antik kentindeki Roma su kemerlerinin restorasyonu devam ediyor

18 Aralık 2024

18 Aralık 2024

Blaundos Antik Kenti’nde devam eden kazılarda ortaya çıkarılan Roma su kemerlerinin restorasyon çalışmaları sürüyor. Blaundos, Uşak ilinin Ulubey ilçesinde yer...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]