14 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Prehistorik Megalitik Mezarda 5000 Yıllık Nadir Kristal Hançer Bulundu

İnsan evladı, ölüm sonrası hayatı sorgulamaya başladığı zamandan beri, gömme tekniklerine ayrı bir önem vermiştir. Yerleşik hayatla birlikte, ölülerin sonraki hayatında huzurlu olmaları için birtakım ritüeller oluşturulmuştur. Bu ritüeller sadece, ölünün huzuru için değil, geride kalan yakınlarının kendisine verdiği saygı ve değeri de göstermektedir.
Her toplulukta, farklı ölü gömme ritüeli vardı. İçinde bulunduğu coğrafi koşullar, ölünün maddi yönden durumu, topluluk içindeki yeri, görevi ve diğer toplulukların inanç etkileşimi bu farklılığı ortaya çıkarmaktadır.

Uzun yıllardır yapılan kazılardan elde edilen verilere bakıldığında ortak nokta olarak görebileceğimiz ritüel ise, ölünün yanına diğer hayatında ona yardımcı olacak ya da kullandığı sevdiği eşyaların konulması olmaktadır. Bu yanına konulan eşyalar, kültüre ve kişinin konum ve zenginliğine göre farklılık arzetmektedir.

Teknik açıdan en sofistike 5000 yıllık hançer

İspanya’da, Montelirio tholos’un megalitik mezarını 2007-2010 yılları arasında kazan bir ekip, uzmanların Tarih Öncesi İberya’da ortaya çıkarılan “teknik açıdan en sofistike ” dedikleri kaya kristalinden oluşan bir hançeri ortaya çıkardı. Bulunan hançeri değerli kılan bir özelliği de oymak için çok büyük bir beceri gerektirmesidir.

Yaklaşık 5.000 yıllık olan eser, takriben 8,5 inç uzunluğunda ve hepsi kaya kristali olan 10 ok ucu, dört bıçak ve silah yapmak için bir çekirdek ile birlikte bulundu.
Silahın yapımında kullanılan malzemenin elde edildiği yerin uzakta olması, silahın bir zamanlar malzemeleri tedarik etmek ve şekillendirmek için ağır bir bedel ödeyen seçkin bir bireye ait olduğunu göstermektedir.

Keşfi yapan araştırmacılar ayrıca, bu süre zarfında kaya kristalinin sembolik bir öneme sahip olabileceğini ve bu tür toplumların onu canlılık, sihirli güçler ve atalarla bağlantılar için kullanabileceğini not etmişlerdir.

İspanya’da, Montelirio tholos’un megalitik mezarını 2007-2010 yılları arasında kazan bir ekip, uzmanların Tarih Öncesi İberya’da ortaya çıkarılan “teknik açıdan en sofistike ” dedikleri kaya kristalinden oluşan bir hançeri ortaya çıkardı.

Quaternary International dergisinde yayınlanan çalışmada, “Muhtemelen, yalnızca bu dönemin seçkinleri tarafından erişilebilen cenaze gereçlerini temsil ediyorlar” bilgisi verildi.
Dergide yer alan makale de “Hançer bıçağının fildişinden yapılmış bir sapla ilişkilendirilmesi, aynı zamanda büyük bir değere sahip olması gereken yerel olmayan bir hammadde, bu tür nesneleri kullanan insanların yüksek rütbeli statüsünü güçlü bir şekilde göstermektedir” bilgisine yer verildi.

Keşfin yapıldığı mezar, Sevilla’nın metropol bölgesinde bulunan aşağı Guadalquivir vadisinde bulunuyor – yerleşim yeri “Valencina de la Concepcion Castilleja de Guzman” olarak adlandırılıyor. Valencina, Bakır Çağı Iberia’sından en önemli site olarak kabul edilmekte ve aynı zamanda en büyük sit alanıdır.

Araştırmacılar, çapı 15 fitten fazla olan bir ana odaya giden 128 fit uzunluğunda bir koridora sahip, 143 fit uzunluğundaki devasa yapının sekiz farklı sektöründeki kaya kristallerini ortaya çıkardılar.

Site genelinde kaya kristalleri bulunmasına rağmen, en sofistike öğeler – ok uçları ve hançer bıçağı – güney kesiminde ortaya çıkarıldı. Çarpıcı hançer bıçağı, iç odanın güney bölgesinde keşfedildi. Bulunan hançer bıçağı, nadiren Geç Neolitik ve Bakır çağı mezarlarında bulunur.

Kaya kristali hançerinin üretimi, çakmaktaşı hançer bıçaklarının üretiminden alınan aktarılan ampirik bilgi ve becerinin yanı sıra kaya kristali daha küçük yapraklı iki yüzlü nesnelerin bilgi birikimine dayandırılmış olmalıdır. Silahın yüzü, şekli oluştururken kırılmaları veya kazaları önlemek için cilalanmıştır.

Silahın yüzü, şekli oluştururken kırılmaları veya kazaları önlemek için cilalanmıştır.
Silahın yüzü, şekli oluştururken kırılmaları veya kazaları önlemek için cilalanmıştır.

Araştırmacılar, hançerin boyutuna bağlı olarak, en az sekiz inç uzunluğunda ve iki inç kalınlığında bir monokristalden alındığını ve fildişi bir sapa uyacak şekilde tasarlandığını tahmin ediyorlar.

Toplamda 16 olan ok başları, dar pulların taşın kenarından çıkarılmasını içeren bir işlem olan basınçlı yontma ile yapılmıştır. Araştırmacılar, çakmaktaşı ok uçlarının görünümünü taklit ettiklerini söylüyorlar, ancak bu tür nesneleri kristalden yapmak için daha fazla beceri gerektiğine de dikkat çekmektedirler.

Kristalli ok uçları
Mezar içerisinde kaya kristali olan 10 ok ucu, dört bıçak ve silah yapmak için bir çekirdek ile birlikte bulundu.

Mezarda, zehirlenmeden öldüğüne inanılan çok sayıda kadın ve bir erkeğin bulunduğu 25 kişinin kalıntıları silahlarla birlikte tutuldu. Kalıntılar arasında, fil dişleri, mücevherler, saksılar ve bir devekuşu yumurtası gibi mezar eşyalarda bulunmuştur.

 

Yazının orjinal halini https://www.dailymail.co.uk/ den okuyabilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Çalınan Freskler Pompeii Arkeoloji Parkına İade Edildi

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

İtalyan polisinin geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya göre, yıllar önce antik Roma villalarının kalıntılarından sökülen altı fresk, Pompeii arkeoloji parkına iade...

İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçaları, bölgeye kehribarın 5.000 yıl önce geldiğini gösteriyor

19 Ekim 2023

19 Ekim 2023

Granada ve Cambridge Üniversiteleri’nden ve Katalonya Hükümeti’nden bir grup bilim insanı, İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçalarını tespit...

Avrupa’nın Enteresan Lakaplarla Hatırlanan Kral ve Soyluları

9 Mart 2021

9 Mart 2021

Avrupa’nın enteresan lakaplarla hatırlanan kral ve soyluları denilince hemen aklımıza ilk gelenler bazı kişisel özelliklere göre alınan genel olarak bizim...

Türkiye’de Arkeoloji Eğitimi Veren Üniversiteler

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Kazı bilimi olarak da tanımlanan arkeoloji, “arkhaios” yani eski ve “logos” bilim kelimelerinin birleşmesi ile türetilmiştir. Eskinin bilimi olarak da...

Kastabala Antik Kenti’nde tanrıça Kubaba’ya ait tapınak kalıntısı bulundu

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

2700 yıllık geçmişe sahip Kastabala Antik Kenti’nde tanrıça Kubaba’ya ait tapınak kalıntısı bulundu. Kastabala Antik kenti, Osmaniye ilinin 12 kilometre...

2000 yıllık kenevir kalıntılarında en eski çevre kirliliğinin izleri keşfedildi

10 Şubat 2023

10 Şubat 2023

Tarih boyunca kumaş yapımında ve keyif verici madde olarak kullanılan kenevir ilk ıslah edilerek yetiştirilen bitkiler arasındadır. Kenevirin dokuma hammaddesi...

Danimarka’da türünün tek örneği 1000 yıllık altın küpe bulundu

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Danimarka’daki bir metal dedektörü, İskandinavya’da daha önce hiç görülmemiş, 11. yüzyıldan kalma, türünün tek örneği bir altın mücevher parçasını ortaya...

Meksika’da keşfedilen Kukulcán kültüyle bağlantılı dairesel bir yapı

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nden (INAH) bir araştırma ekibi, Aztek rüzgar tanrısı Ehécatl-Quetzalcóatl’ın Maya muadili olan Maya yılan tanrısı...

Arkeologlar, 1386 yıl önce aynı adı taşıyan ünlü savaşa tanık olan Jalula antik kentinin izlerini keşfetti

2 Aralık 2023

2 Aralık 2023

Irak Devlet Eski Eserler ve Miras Kurulu (SBAH), Jalula antik kentinin sınırlarının ve çeşitli yapılarının keşfedildiğini duyurdu. Irak Devlet Eski...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nun kulisinde latrina bulundu

3 Kasım 2021

3 Kasım 2021

2400 yıllık Smyrna Antik Kenti’nin kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan ilginç buluntular heyecan yaratmaya devam ediyor. İzmir’in Kadifekakale semti yakınlarında yer...

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

24 Temmuz 2022

24 Temmuz 2022

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların...

Tarihi Eser Kaçakçılarına Yönelik “Miras” Operasyonu Düzenlendi

31 Mayıs 2022

31 Mayıs 2022

İçişleri Bakanlığı, Konya merkezli 38 ilde Anadolu’ya ait tarihi eserlerin yurtdışına kaçırılmasını sağlayan şüphelilere yönelik “Miras” operasyonu düzenlendiğini duyurdu. Bakanlık...

Roma metrosu kazılarında nadir görülen altın cam parçası keşfedildi

7 Şubat 2023

7 Şubat 2023

Ebedi Şehir’in tanrıçası “Roma”yı temsil eden çok nadir ve rafine bir altın cam parçası, Roma’nın Metro C metro hattının inşası...

İnsanın evriminde et yemek ne kadar önemliydi?

25 Ocak 2022

25 Ocak 2022

İnsanın evriminde beslenmenin etkisi üzerine çalışmalara devam eden bilim insanları, et yemenin evrim sürecinde ne kadar baskın olduğuna dair yeni...

Aspendos’da Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bir Hermes heykeli bulundu

3 Mart 2025

3 Mart 2025

Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos antik kentinde devam eden arkeolojik kazılarda, Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bir Hermes heykeli keşfedildi. Kazılar, M.Ö....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]