4 July 2022 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Prehistorik Megalitik Mezarda 5000 Yıllık Nadir Kristal Hançer Bulundu

İnsan evladı, ölüm sonrası hayatı sorgulamaya başladığı zamandan beri, gömme tekniklerine ayrı bir önem vermiştir. Yerleşik hayatla birlikte, ölülerin sonraki hayatında huzurlu olmaları için birtakım ritüeller oluşturulmuştur. Bu ritüeller sadece, ölünün huzuru için değil, geride kalan yakınlarının kendisine verdiği saygı ve değeri de göstermektedir.
Her toplulukta, farklı ölü gömme ritüeli vardı. İçinde bulunduğu coğrafi koşullar, ölünün maddi yönden durumu, topluluk içindeki yeri, görevi ve diğer toplulukların inanç etkileşimi bu farklılığı ortaya çıkarmaktadır.

Uzun yıllardır yapılan kazılardan elde edilen verilere bakıldığında ortak nokta olarak görebileceğimiz ritüel ise, ölünün yanına diğer hayatında ona yardımcı olacak ya da kullandığı sevdiği eşyaların konulması olmaktadır. Bu yanına konulan eşyalar, kültüre ve kişinin konum ve zenginliğine göre farklılık arzetmektedir.

Teknik açıdan en sofistike 5000 yıllık hançer

İspanya’da, Montelirio tholos’un megalitik mezarını 2007-2010 yılları arasında kazan bir ekip, uzmanların Tarih Öncesi İberya’da ortaya çıkarılan “teknik açıdan en sofistike ” dedikleri kaya kristalinden oluşan bir hançeri ortaya çıkardı. Bulunan hançeri değerli kılan bir özelliği de oymak için çok büyük bir beceri gerektirmesidir.

Yaklaşık 5.000 yıllık olan eser, takriben 8,5 inç uzunluğunda ve hepsi kaya kristali olan 10 ok ucu, dört bıçak ve silah yapmak için bir çekirdek ile birlikte bulundu.
Silahın yapımında kullanılan malzemenin elde edildiği yerin uzakta olması, silahın bir zamanlar malzemeleri tedarik etmek ve şekillendirmek için ağır bir bedel ödeyen seçkin bir bireye ait olduğunu göstermektedir.

Keşfi yapan araştırmacılar ayrıca, bu süre zarfında kaya kristalinin sembolik bir öneme sahip olabileceğini ve bu tür toplumların onu canlılık, sihirli güçler ve atalarla bağlantılar için kullanabileceğini not etmişlerdir.

İspanya’da, Montelirio tholos’un megalitik mezarını 2007-2010 yılları arasında kazan bir ekip, uzmanların Tarih Öncesi İberya’da ortaya çıkarılan “teknik açıdan en sofistike ” dedikleri kaya kristalinden oluşan bir hançeri ortaya çıkardı.

Quaternary International dergisinde yayınlanan çalışmada, “Muhtemelen, yalnızca bu dönemin seçkinleri tarafından erişilebilen cenaze gereçlerini temsil ediyorlar” bilgisi verildi.
Dergide yer alan makale de “Hançer bıçağının fildişinden yapılmış bir sapla ilişkilendirilmesi, aynı zamanda büyük bir değere sahip olması gereken yerel olmayan bir hammadde, bu tür nesneleri kullanan insanların yüksek rütbeli statüsünü güçlü bir şekilde göstermektedir” bilgisine yer verildi.

Keşfin yapıldığı mezar, Sevilla’nın metropol bölgesinde bulunan aşağı Guadalquivir vadisinde bulunuyor – yerleşim yeri “Valencina de la Concepcion Castilleja de Guzman” olarak adlandırılıyor. Valencina, Bakır Çağı Iberia’sından en önemli site olarak kabul edilmekte ve aynı zamanda en büyük sit alanıdır.

Araştırmacılar, çapı 15 fitten fazla olan bir ana odaya giden 128 fit uzunluğunda bir koridora sahip, 143 fit uzunluğundaki devasa yapının sekiz farklı sektöründeki kaya kristallerini ortaya çıkardılar.

Site genelinde kaya kristalleri bulunmasına rağmen, en sofistike öğeler – ok uçları ve hançer bıçağı – güney kesiminde ortaya çıkarıldı. Çarpıcı hançer bıçağı, iç odanın güney bölgesinde keşfedildi. Bulunan hançer bıçağı, nadiren Geç Neolitik ve Bakır çağı mezarlarında bulunur.

Kaya kristali hançerinin üretimi, çakmaktaşı hançer bıçaklarının üretiminden alınan aktarılan ampirik bilgi ve becerinin yanı sıra kaya kristali daha küçük yapraklı iki yüzlü nesnelerin bilgi birikimine dayandırılmış olmalıdır. Silahın yüzü, şekli oluştururken kırılmaları veya kazaları önlemek için cilalanmıştır.

Silahın yüzü, şekli oluştururken kırılmaları veya kazaları önlemek için cilalanmıştır.
Silahın yüzü, şekli oluştururken kırılmaları veya kazaları önlemek için cilalanmıştır.

Araştırmacılar, hançerin boyutuna bağlı olarak, en az sekiz inç uzunluğunda ve iki inç kalınlığında bir monokristalden alındığını ve fildişi bir sapa uyacak şekilde tasarlandığını tahmin ediyorlar.

Toplamda 16 olan ok başları, dar pulların taşın kenarından çıkarılmasını içeren bir işlem olan basınçlı yontma ile yapılmıştır. Araştırmacılar, çakmaktaşı ok uçlarının görünümünü taklit ettiklerini söylüyorlar, ancak bu tür nesneleri kristalden yapmak için daha fazla beceri gerektiğine de dikkat çekmektedirler.

Kristalli ok uçları
Mezar içerisinde kaya kristali olan 10 ok ucu, dört bıçak ve silah yapmak için bir çekirdek ile birlikte bulundu.

Mezarda, zehirlenmeden öldüğüne inanılan çok sayıda kadın ve bir erkeğin bulunduğu 25 kişinin kalıntıları silahlarla birlikte tutuldu. Kalıntılar arasında, fil dişleri, mücevherler, saksılar ve bir devekuşu yumurtası gibi mezar eşyalarda bulunmuştur.

 

Yazının orjinal halini https://www.dailymail.co.uk/ den okuyabilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Japonya’nın Güçlü Kadın İmparatoru “İmparator Köken”

3 Temmuz 2021

3 Temmuz 2021

Japonya’da tennö kelimesi imparator kelimesiyle eşanlamlıdır. Ancak bu kelimenin çok özel olan bir tarafı da vardır, kelime tam anlamıyla cinsiyet...

Gürcistan Alfabesini Turist Merkezi Yaptı

18 Ocak 2021

18 Ocak 2021

Gürcistan, Büyük Kafkas Dağları’nın ana tepesinin güney yamaçlarında Karadeniz’in doğu kıyılarında yer alan kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir ülkedir....

Amazon Yağmur Ormanlarında 12.500 Yıllık İnsan ve Hayvan Resimleri Bulundu

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Her geçen gün arkeologlar yeni keşifleri ile bizleri şaşırtmaya devam ediyor. İnsan ve dünya tarihi üzerinde ki bilgilerimiz bu keşifler...

Şamuha Kenti Tanrıçası İştar’ın tapınağı çıkarılacak

11 Eylül 2021

11 Eylül 2021

Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa dışında bir dönem başkentlik yapan Şamuha (Kayalıpark-Sivas) idari kent olma dışında dini özelliği ile de dikkat...

Kibyra Antik Kentinde Yeni Keşifler

27 Kasım 2020

27 Kasım 2020

Burdur ilindeki Kibyra antik kentinde ait iki tanrı heykeli ortaya çıkarıldı. Kibyra (veya Cibyra Magna), MÖ ikinci yüzyılda dört şehir...

Orkney’de 5.500 yıllık mezarda iki gizemli taş

2 Eylül 2021

2 Eylül 2021

Orkney’de arkeologlar, 5.500 yıllık bir mezarda iki gizemli taş top keşfettiler. Arkeologlar, Sanday, Tresness’te, İskoçya’nın en eski anıtlarından biri olduğu...

500 yaşındaki İnka mumyası, sanki derin bir uykuda “La Doncella”

24 Ağustos 2021

24 Ağustos 2021

1999’da Arjantin’deki yüksek Volcán Llullaillaco zirvesinin yakınında bulunan üç İnka mumyası tüm bilim adamlarını hayrete düşürdü. Bulunan 3 İnka o...

Kadı Kalesi-Anaia Höyüğü’nde 1.500 yıllık vaftizhane bulundu

3 Aralık 2021

3 Aralık 2021

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yer alan Kadı Kalesi-Anaia Höyüğü’nde MS 5’nci yüzyılda yapıldığı tahmin edilen vaftizhane ortaya çıkarıldı. Kuşadası Kadı Kalesi...

İnsan Boyunda ki 500 yıllık Paralar Bitcoinle Benzeştirildi “Rai Taşları”

5 Haziran 2021

5 Haziran 2021

Dünyada çok az para sistemi, küçük Batı Mikronezya adası Yap’ta kullanılan rai taş halkalarından daha benzersiz ve ilgi çekicidir. Kireçtaşı levhalardan...

Norveç’te Thor ve Odin’e Ait 1200 Yıllık Tanrı Evi

10 Ekim 2020

10 Ekim 2020

Norveç’in batı kıyısında, Bergen Üniversitesi Müzesi’nden arkeolog Søren Diinhoff liderliğindeki bir araştırma ekibi tarafından 1.200 yıllık Eski İskandinav tapınağının direk...

“Göremediklerinizi Göreceksiniz” Sergisinde Bu Ay “Kilia İdoller”

2 Mayıs 2021

2 Mayıs 2021

Kültür Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Göremediklerinizi Göreceksiniz” sergisinde bu ay Kilia idoller sergileniyor. “12 Ay...

Mısır’da Kölelerin Yaşamı Düşündüğümüz Kadar Zor Değildi!

23 Ekim 2020

23 Ekim 2020

Mısır Bilimci Dr. Andrzej Ćwiek Mısır’daki kölelerin hayatının düşündüğümüz kadar zor olmadığını anlatıyor. Popüler düşüncenin aksine Piramitlerin yapımında kölelerin çalışmadığını...

Doç. Dr. Erkan Fidan “Luvilere ait bir kent olabilir”

27 Kasım 2021

27 Kasım 2021

Anadolu üzerinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış eşsiz bir coğrafyadır. Prehistorya ve Protohistorya dönemlere ait Hatti, Hitit, Urartu, Frig, Lidya...

İyon kadınlarının hüzünlü maskları

12 Kasım 2021

12 Kasım 2021

M. Ö. 1000 yılında Dor istilasından kaçarak Ege sahillerine gelen ve bölgede yüksek bir uygarlık kuran İyonların yaşadığı yerlerden biri...

18.000 yıl önce, geç Pleistosen insanları “Dünyanın En Tehlikeli Kuşunu” yumurtadan çıkarıp büyütmüş olabilir.

2 Ekim 2021

2 Ekim 2021

Araştırmacılar, yumurta kabuğunun, insanlar ve kuşlar arasındaki geçmiş etkileşimleri netleştirme potansiyeline sahip, az çalışılmış bir arkeolojik malzeme olduğunu söylüyor. Bununla...

Yorumlar
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Mail bültenimize katılmak için e-posta adresinizi yazınız.