14 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Nadir Bulunan Hitit Mührü Çorum Müzesinde Sergilenecek

Çorum Ortaköy’de bulunan Şapinuva bölgesi olarak tanımlanan yerde 3500 yıllık bir Hitit mührü bulundu. Şapinuva, Bilindiği üzere Hitit İmparatorluğunun en önemli merkezi yerlerinden biridir.

Geçtiğimiz günlerde bir çiftçi tarlasında çalışırken bulduğu mührü Ortaköy Belediye Başkanı Taner İspir’in görüşmeleri sonucu mührü Çorum Valiliğine teslim etti. Mührü bulan köylü ile birlikte valiliği ziyaret eden Başkan İspir, Hitit mührünü Vali Mustafa Çiftçi’ye teslim etti.

Mühür 6 yapraklı bir çiçek şekliyle yapılmış olup sap kısmı fasetli ve çekiç başlı tutamaklı olarak adlandırılan nikel bronz alaşımından yapılmıştır. Boyutları ise 2,7 santimetre yüksekliğinde, 2,2 santimetre genişliğindedir.

Hitit İmparatorluk öncesi döneme tarihlendirilen mührün nadir bulunan eserlerden olduğu bildirildi. Mühür eski Hitit dönemine ait.

Ortaköy ilçesinde bulunan mührün Vali Mustafa Çiftçi ve Ortaköy Belediye Başkanı Tahir İspir’in girişimleriyle müzeye kazandırıldığını hatırlatan Arkeolog Resul İbiş, eserin ön incelemesini yaptıklarını, ön önceleme neticesinde mührün M.Ö. 1650-1400’lü yıllara ait eski Hitit dönemi mührü olduğunu tespit ettiklerini söyledi.
Mührün bronz ve nikel alaşımından oluşturulmuş bir mühür olduğunu dile getiren İbiş, “Baskı kısmı çiçek biçiminde tutamak kısmı çekiç başlı olduğu için çekiç başlı mühürler olarak tanımlanıyor. Baskı yüzünde spiral motifler seçilmekte ancak deformeden dolayı figürlerin birçoğu yok olmuş ve anlaşılamamakta. Mührün Anadolu’daki ve Çorum Müzesi7ndeki benzerlerine bakarak bu mührü eski Hitit dönemine tarihledik” dedi.

Mührün ön incelemesi için komisyon kurulacağını açıklayan İbiş, mührü bulan kişiye belirli bir miktarda ikramiye ödeneceğini sonrasında ise, mührün teşhirdeki yerini alacağını kaydetti.
Mühürlerin geçmişten günümüze kişilerin imzası niteliğini taşıdığını anlatan İbiş, “Genelde idareci kesimlerin mühürleri var. Katiplerin, rahiplerin, prenslerin, kraliçelerin o dönemin belediye başkanları, garnizon komutanları o dönemin yöneticilerinin mühürleri var. Mühürler birçok alanda kullanılmakta. Şehir kapıları mühürleniyor. Yiyecekler kaplara konulduğunda mühürleniyor. Yazışmalardan sonra çivili tabletler üzerinde mühürler yapılıyor. Aktif sözleşmelerde mühür o kişinin bir anlamda imzasını taşıyor” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 3 bin 500 yıllık olduğu değerlendirilen Hitit mührünün Çorum Müzesinde sergilenmesi için çalışmalar başladı.

Arkeologlardan oluşan komisyonun hazırladığı rapor, Kültür ve Turizm Bakanlığına sunulacak ve gelecek talimat doğrultusunda mühür, müzenin 3’üncü katındaki vitrinde diğerleriyle sergilenecek.

Çorum Müzesi arkeologlarından Resul İbiş, Hitit mührünü gazetecilere tanıttı.

İbiş, ön incelemede mührün milattan önce 1650-1400 yıllarına tarihlenen eski Hitit dönemine ait olduğunu tespit ettiklerini belirterek, “Getiren vatandaşımıza belli bir miktarda ikramiye ödenecek.” dedi.

Üzerinde hiyeroglif olmaması nedeniyle mührün kim tarafından kullanıldığının henüz tespit edilemediğini dile getiren İbiş, şunları kaydetti:

“Mühürler, geçmişten günümüze kişilerin imzası niteliği taşıyor. Genelde idareci kesimin, katiplerin, rahiplerin, prenslerin, kraliçelerin, dönemin belediye başkanı, garnizon komutanlarının da mühürleri var. Mühürler birçok alanda kullanılmakta. Şehir kapıları mühürleniyor, belirli yiyecek kapları mühürleniyor, çivi yazılı tabletler mühürlenebiliyor. Tıpkı günümüzdeki gibi bir akdi sözleşmelerde kişinin imzasını taşıyor bu mühürler. Bu mühür de bir rahibe, bir katibe ait olabilir. Yönetimde üst seviyede olan birine ait olmalıdır.”

Yaklaşık 3 bin 500 yıllık olduğu değerlendirilen Hitit mührünün Çorum Müzesinde sergilenmesi için çalışmalar başladı.

İbiş, mühürle ilgili şu bilgileri verdi:

“Baskı kısmı çiçek biçimli, yukarı doğru incelen sap kısmı fasetli ve halka kabartma bezemeli, tutamağı çekiç başlı olarak tanımlanan nikel alaşımlı bronzdan yapılmış 2,7 santimetre yüksekliğinde, 2,2 santimetre genişliğinde madeni mühürdür. Ülkemizdeki müzelerde, Çorum Müzesinde, yurt dışındaki müze ve koleksiyonlarda az sayıda benzer örnekleri bulunan mühür, özellikle imparatorluk çağından önceye ait Anadolu mühürleri ile aynı gruptandır.”

Şapinuva Antik Kenti

Hititlerin başkenti Hattuşaş’dan sonra gelen ikinci büyük kenti Şapinuva günümüz adıyla Ortaköy Çorum il sınırları içerisindedir. Hitit dini ve idari merkezlerinden biridir. Hitit krallarının başkent Hattuşa’dan sonra bazı Hitit kralları buradada kalmışlardır.

1989 yılında yapılan yüzey araştırmaları sırasında ortaya çıkarılmıştır. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi kazı başkanlığında çalışmalar başlamıştır. 1996 yılında Aygül Süel kazı başkanı olarak başladığı görevine halen devam etmektedir.

En önemli bulgu bina A olarak adlandırılan bir arşiv odası ortaya çıkartılmıştır. Burada hitit tarihini etkileyen 3000 tablet ve parçaları bulunmuştur.

Kapak fotografı: Kemal Ceylan/AA

Banner
Benzer Yazılar

Stonehenge yakınlarındaki kazılar Tunç Çağı Yuvarlak Mezarlığı’nı ortaya çıkardı

4 Haziran 2023

4 Haziran 2023

İngiltere’nin Salisbury kenti yakınlarındaki planlı bir konut geliştirme alanında kazı yapan Cotswold Archaeology ekibi, 3.500 ila 4.000 yıl arasında olabilecek...

Metropolis Antik Kentinde Bulunan Sarnıçlar Şehrin Yaşamına Ayna Tutuyor

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

İzmir’in Torbalı ilçesine Yeniköy ve Özbey mahalleri sınırları içerisinde kalan Metropolis antik şehri kazıları 1990 yılından beri devam ediyor. Kültür...

Kültepe Kazıları Suriye’de Bilinmeyen Bazı Olayları Çözebilecek

26 Mayıs 2021

26 Mayıs 2021

Anadolu’nun yazılı tarihini başlatan Kültepe kazıları Haziran ayında başlıyor. Kültepe kazı başkanı Prof. Dr. Fikri Kulaklıoğlu, Haziran ayında başlayacak ve...

İskandinavya’da şahin avcılığını betimleyen en eski figür ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

Kuzey Avrupa’da, birkaç buluntu dışında şimdiye kadar fazla karşılaşılmayan şahin avcılığını betimleyen, şahin tutan taçlı bir figür bulundu. Norveç’in başkenti...

St. Ivan Adası’ndaki Manastırın 1500 Yıllık Kutsal Su Kuyusu

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

St. Ivan Adası’ndaki Erken Hıristiyan manastırının 1500 yıllık kutsal kuyusu, Hristiyan arkeolojisi uzmanı Prof. Dr. Kazimir Popkonstantinov liderliğindeki bir arkeolog...

Ordu’da cami cemaatının yıllardır oturduğu taşın, Roma İmparatoru III. Gordianus dönemi bir mil taşı olduğu ortaya çıktı

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Ordu’nun Fatsa ilçesinde , Roma İmparatoru III. Gordianus (MS 239) dönemine ait mil taşı bulundu. 1800 yıllık mil taşının, uzun...

Abu Dabi’nin Ghagha adasında 8500 yıllık yapılar keşfedildi

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

Abu Dabi’deki arkeologlar, Ghagha adasında 8500 yıldan daha eski – daha önce düşünülenden en az 500 yıl önce – bilinen...

USF’deki bir araştırmacı, Swahili uygarlığından ilk antik DNA’yı keşfetti

29 Mart 2023

29 Mart 2023

Güney Florida Üniversitesi’nden bir antropolog, 7. yüzyıla kadar uzanan Doğu Afrika kıyıları boyunca müreffeh ticaret devletleri olan Swahili Uygarlığı’ndan ilk...

Norveç’teki Salhushaugen höyüğünde bir Viking gemisi keşfedildi

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Norveçli arkeologlar, daha önce boş olduğuna inanılan Salhushaugen höyüğünde jeoradar kullanarak 20 metre uzunluğunda bir Viking gemisi keşfettiler. “Bu, en...

Kuzeydoğu İtalya’da keşfedilen amacı bilinmeyen antik yapı

26 Mart 2023

26 Mart 2023

Kuzeydoğu İtalya’daki Friuli Venezia Giulia bölgesinde amacı bilinmeyen antik yapı ortaya çıkarıldı. Keşif, Udine yakınlarındaki Torreano kasabasındaki fiber optik kurulum...

3000 yıllık çömlek üzerinde nadir Kenan yazıt bulundu

14 Aralık 2023

14 Aralık 2023

Geçtiğimiz yıllarda İsrail’de ortaya çıkarılan birçok parçaya ayrılmış çömlek uzmanlar tarafından birleştirildi. 3000 yıl sonra tekrar tümlenen çömlek üzerinde şimdiye...

Anadolu’nun En Eski Yazılı Belgelerinin Bulunduğu Kültepe’de Sarayın Altında Bir Saray Keşfedildi

18 Aralık 2025

18 Aralık 2025

Kayseri yakınlarındaki Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde yürütülen 2025 kazıları, Anadolu’nun erken tarihine dair bilinen çerçeveyi genişleten çarpıcı bir keşfi ortaya...

Arkeologlar, Kıpti, Yunanca ve Arapça olarak yazılmış metinler içeren ostraca (kil kap parçası) koleksiyonu buldu

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

Mısır ve Alman arkeologlardan oluşan bir ekip Sohag Tel Atribis’teki Al-Sheikh Hamad arkeolojik sahasında demotik, hiyeratik, Kıpti, Yunanca ve Arapça...

Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında Mezolitik taş topuz başı bulundu

5 Nisan 2023

5 Nisan 2023

Arkeologlar, Buckingham yakınlarındaki bir alanın kazısı sırasında bir Mezolitik taş topuz başı keşfettiler. Keşif, HS2 projesi için yapılan çalışmaların bir...

Anglosakson manastırları Viking saldırılarına karşı düşünülenden daha dirençliydi

1 Şubat 2023

1 Şubat 2023

Reading Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden araştırmacılar, Anglosakson manastır topluluklarının Viking baskınlarına karşı düşünülenden daha dirençli olduğuna dair yeni kanıtlar buldular. Kent’teki...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]