18 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Nadir Bulunan Hitit Mührü Çorum Müzesinde Sergilenecek

Çorum Ortaköy’de bulunan Şapinuva bölgesi olarak tanımlanan yerde 3500 yıllık bir Hitit mührü bulundu. Şapinuva, Bilindiği üzere Hitit İmparatorluğunun en önemli merkezi yerlerinden biridir.

Geçtiğimiz günlerde bir çiftçi tarlasında çalışırken bulduğu mührü Ortaköy Belediye Başkanı Taner İspir’in görüşmeleri sonucu mührü Çorum Valiliğine teslim etti. Mührü bulan köylü ile birlikte valiliği ziyaret eden Başkan İspir, Hitit mührünü Vali Mustafa Çiftçi’ye teslim etti.

Mühür 6 yapraklı bir çiçek şekliyle yapılmış olup sap kısmı fasetli ve çekiç başlı tutamaklı olarak adlandırılan nikel bronz alaşımından yapılmıştır. Boyutları ise 2,7 santimetre yüksekliğinde, 2,2 santimetre genişliğindedir.

Hitit İmparatorluk öncesi döneme tarihlendirilen mührün nadir bulunan eserlerden olduğu bildirildi. Mühür eski Hitit dönemine ait.

Ortaköy ilçesinde bulunan mührün Vali Mustafa Çiftçi ve Ortaköy Belediye Başkanı Tahir İspir’in girişimleriyle müzeye kazandırıldığını hatırlatan Arkeolog Resul İbiş, eserin ön incelemesini yaptıklarını, ön önceleme neticesinde mührün M.Ö. 1650-1400’lü yıllara ait eski Hitit dönemi mührü olduğunu tespit ettiklerini söyledi.
Mührün bronz ve nikel alaşımından oluşturulmuş bir mühür olduğunu dile getiren İbiş, “Baskı kısmı çiçek biçiminde tutamak kısmı çekiç başlı olduğu için çekiç başlı mühürler olarak tanımlanıyor. Baskı yüzünde spiral motifler seçilmekte ancak deformeden dolayı figürlerin birçoğu yok olmuş ve anlaşılamamakta. Mührün Anadolu’daki ve Çorum Müzesi7ndeki benzerlerine bakarak bu mührü eski Hitit dönemine tarihledik” dedi.

Mührün ön incelemesi için komisyon kurulacağını açıklayan İbiş, mührü bulan kişiye belirli bir miktarda ikramiye ödeneceğini sonrasında ise, mührün teşhirdeki yerini alacağını kaydetti.
Mühürlerin geçmişten günümüze kişilerin imzası niteliğini taşıdığını anlatan İbiş, “Genelde idareci kesimlerin mühürleri var. Katiplerin, rahiplerin, prenslerin, kraliçelerin o dönemin belediye başkanları, garnizon komutanları o dönemin yöneticilerinin mühürleri var. Mühürler birçok alanda kullanılmakta. Şehir kapıları mühürleniyor. Yiyecekler kaplara konulduğunda mühürleniyor. Yazışmalardan sonra çivili tabletler üzerinde mühürler yapılıyor. Aktif sözleşmelerde mühür o kişinin bir anlamda imzasını taşıyor” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 3 bin 500 yıllık olduğu değerlendirilen Hitit mührünün Çorum Müzesinde sergilenmesi için çalışmalar başladı.

Arkeologlardan oluşan komisyonun hazırladığı rapor, Kültür ve Turizm Bakanlığına sunulacak ve gelecek talimat doğrultusunda mühür, müzenin 3’üncü katındaki vitrinde diğerleriyle sergilenecek.

Çorum Müzesi arkeologlarından Resul İbiş, Hitit mührünü gazetecilere tanıttı.

İbiş, ön incelemede mührün milattan önce 1650-1400 yıllarına tarihlenen eski Hitit dönemine ait olduğunu tespit ettiklerini belirterek, “Getiren vatandaşımıza belli bir miktarda ikramiye ödenecek.” dedi.

Üzerinde hiyeroglif olmaması nedeniyle mührün kim tarafından kullanıldığının henüz tespit edilemediğini dile getiren İbiş, şunları kaydetti:

“Mühürler, geçmişten günümüze kişilerin imzası niteliği taşıyor. Genelde idareci kesimin, katiplerin, rahiplerin, prenslerin, kraliçelerin, dönemin belediye başkanı, garnizon komutanlarının da mühürleri var. Mühürler birçok alanda kullanılmakta. Şehir kapıları mühürleniyor, belirli yiyecek kapları mühürleniyor, çivi yazılı tabletler mühürlenebiliyor. Tıpkı günümüzdeki gibi bir akdi sözleşmelerde kişinin imzasını taşıyor bu mühürler. Bu mühür de bir rahibe, bir katibe ait olabilir. Yönetimde üst seviyede olan birine ait olmalıdır.”

Yaklaşık 3 bin 500 yıllık olduğu değerlendirilen Hitit mührünün Çorum Müzesinde sergilenmesi için çalışmalar başladı.

İbiş, mühürle ilgili şu bilgileri verdi:

“Baskı kısmı çiçek biçimli, yukarı doğru incelen sap kısmı fasetli ve halka kabartma bezemeli, tutamağı çekiç başlı olarak tanımlanan nikel alaşımlı bronzdan yapılmış 2,7 santimetre yüksekliğinde, 2,2 santimetre genişliğinde madeni mühürdür. Ülkemizdeki müzelerde, Çorum Müzesinde, yurt dışındaki müze ve koleksiyonlarda az sayıda benzer örnekleri bulunan mühür, özellikle imparatorluk çağından önceye ait Anadolu mühürleri ile aynı gruptandır.”

Şapinuva Antik Kenti

Hititlerin başkenti Hattuşaş’dan sonra gelen ikinci büyük kenti Şapinuva günümüz adıyla Ortaköy Çorum il sınırları içerisindedir. Hitit dini ve idari merkezlerinden biridir. Hitit krallarının başkent Hattuşa’dan sonra bazı Hitit kralları buradada kalmışlardır.

1989 yılında yapılan yüzey araştırmaları sırasında ortaya çıkarılmıştır. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi kazı başkanlığında çalışmalar başlamıştır. 1996 yılında Aygül Süel kazı başkanı olarak başladığı görevine halen devam etmektedir.

En önemli bulgu bina A olarak adlandırılan bir arşiv odası ortaya çıkartılmıştır. Burada hitit tarihini etkileyen 3000 tablet ve parçaları bulunmuştur.

Kapak fotografı: Kemal Ceylan/AA

Banner
Benzer Yazılar

Polonyalı arkeologlar, Roma lejyoner kampında antik bir “buzdolabı” keşfettiler

30 Eylül 2022

30 Eylül 2022

Polonyalı arkeologlar, Novae’deki (Bulgaristan) Roma lejyoner kampındaki kazılar sırasında antik “buzdolabı” olarak tanımlanabilecek yiyecekleri depolamak için kullanılan seramik plakalardan yapılmış...

Polonyalı metal dedektör kullanıcısı beş Bronz Çağı baltası keşfetti

6 Aralık 2023

6 Aralık 2023

Polonyalı metal dedektör kullanıcısı, Kociewie’de bulunan Starogard Orman Bölgesi’nde araştırma yaparken beş Tunç Çağı baltası keşfetti. Denis Konkol adlı bir...

2000 Yıllık Bir İmza: Tacikistan’da Kadının Adı Testiye Kazınmış

4 Temmuz 2025

4 Temmuz 2025

Tacikistan’da yürütülen arkeolojik kazılarda, 2.000 yıl öncesine ait bir su testisinin üzerinde yazılı bir kadın ismi bulundu: Sagkina. Bu sıradan...

Yazı sistemlerinin evrimine ışık tutan Afrika Vai Dili

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip yazının gelişimi üzerine çalışmalar devam ediyor. Mezopotamya’da ortaya çıkan yazı, günümüzde bilindiği kadarıyla...

Hayfa’da Ay Tanrıçası Luna simgeli nadir bir Roma bronz sikke keşfedildi

25 Temmuz 2022

25 Temmuz 2022

İsrail’in Hayfa kıyılarında yürütülen yüzey araştırmaları sırasında nadir bulunan Ay Tanrıçası Luna simgeli Roma Bronz sikke keşfedildi. İsrail Eski Eserler...

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü; “Ayasofya Paylaşımı Gerçeği Yansıtmıyor”

9 Mayıs 2022

9 Mayıs 2022

Ayasofya Camii’nin Osmanlı dönemi tarihi su haznesinin kapağı kırılarak ayakkabı konulduğuna dair yapılan haberler üzerine İstanbul İl Kültür ve Turizm...

Çin’de 32 bin yıl öncesine tarihlenen insan kafatası fosili bulundu

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Çin’in Henan eyaleti arkeoloji yetkilileri, bir mağara sahasında 32 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen insan kafatası fosili bulduklarını...

Laos Kavanozlar Düzlüğü Sırrını Hala Koruyor

29 Nisan 2021

29 Nisan 2021

Güneybatı Asya ülkelerinden Laos’un dağ sırtlarında yaklaşık 30 mil alan içerisinde bulunan büyük taş kavanoz şeklinde kalıntılar üzerine çalışmalar devam...

Elit Anglosakson mezarlarında bulunan fildişi halkaların kökeni

3 Temmuz 2023

3 Temmuz 2023

Eski Anglosakson kadınların seçkin bir sınıfı yüzlerce fildişi yüzükle gömüldü ve bu fildişi halkaların kökeni uzun zamandır bir gizem olarak...

Batı Anadolu’da 4.500 Yıllık İdoller: Tavşanlı Höyük’te Erken Tunç Çağı Ritüel Hazinesi

16 Eylül 2025

16 Eylül 2025

Kütahya’daki Tavşanlı Höyük’te yürütülen kazılarda, 4.500 yıl öncesine ait insan biçimli idoller gün yüzüne çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet...

Ukrayna’nın Poltava bölgesinde bulunan benzersiz İskit cam kolyeler

8 Ekim 2021

8 Ekim 2021

Arkeologlar, orta Ukrayna’nın Poltava bölgesindeki Kotelva kasabası yakınlarında amfora şeklinde benzersiz İskit cam kolyeler ortaya çıkardılar. Ukrayna Ulusal Bilimler Akademisi...

Yeni Kanıtlar İnsanların Kuzey Amerika’ya İlk Geldiği Tarihi Değiştirebilir

2 Haziran 2021

2 Haziran 2021

Araştırmacılar, tarımın kökenlerini araştırırken insanların Kuzey Amerika’ya ilk geldiği tarihi değiştirebilecek bir keşifte bulundular. Iowa Eyalet Üniversitesi’nde yapılan araştırmada elde...

Geçmiş Nesil DNA’larımız Kanseri Yenmemiz İçin Çözüm Olabilir

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Geçmiş nesillerden DNA’mızdaki aktarılmış öğeler, basit bir enfeksiyon gibi kanser hücrelerini öldürmek için güçlü bir bağışıklık tepkisi geliştirebilir. Bu çalışma,...

Yapay Zeka Filologların Kil Tabletler Üzerindeki Çalışmasına Yardımcı Olacak

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Yazıyı bulan Sümerliler ilk yazı örneklerini, bizlere fırınlanmış kil tabletler aracılığıyla ulaştırdılar. İlk başta, ticaret için kullanılan yazı zamanla edebiyat,...

Yeni Çalışma; “Tunç Çağı’nda hançerler ne için kullanılıyordu” sorusuna cevap veriyor.

30 Nisan 2022

30 Nisan 2022

Tunç Çağı tabakalarının önemli maddi kalıntılarından biri olan bronz hançerler üzerinde yeni bir çalışma gerçekleştirildi. Çalışma, “Tunç Çağı hançerleri ne...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]