10 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Nadir Bulunan Hitit Mührü Çorum Müzesinde Sergilenecek

Çorum Ortaköy’de bulunan Şapinuva bölgesi olarak tanımlanan yerde 3500 yıllık bir Hitit mührü bulundu. Şapinuva, Bilindiği üzere Hitit İmparatorluğunun en önemli merkezi yerlerinden biridir.

Geçtiğimiz günlerde bir çiftçi tarlasında çalışırken bulduğu mührü Ortaköy Belediye Başkanı Taner İspir’in görüşmeleri sonucu mührü Çorum Valiliğine teslim etti. Mührü bulan köylü ile birlikte valiliği ziyaret eden Başkan İspir, Hitit mührünü Vali Mustafa Çiftçi’ye teslim etti.

Mühür 6 yapraklı bir çiçek şekliyle yapılmış olup sap kısmı fasetli ve çekiç başlı tutamaklı olarak adlandırılan nikel bronz alaşımından yapılmıştır. Boyutları ise 2,7 santimetre yüksekliğinde, 2,2 santimetre genişliğindedir.

Hitit İmparatorluk öncesi döneme tarihlendirilen mührün nadir bulunan eserlerden olduğu bildirildi. Mühür eski Hitit dönemine ait.

Ortaköy ilçesinde bulunan mührün Vali Mustafa Çiftçi ve Ortaköy Belediye Başkanı Tahir İspir’in girişimleriyle müzeye kazandırıldığını hatırlatan Arkeolog Resul İbiş, eserin ön incelemesini yaptıklarını, ön önceleme neticesinde mührün M.Ö. 1650-1400’lü yıllara ait eski Hitit dönemi mührü olduğunu tespit ettiklerini söyledi.
Mührün bronz ve nikel alaşımından oluşturulmuş bir mühür olduğunu dile getiren İbiş, “Baskı kısmı çiçek biçiminde tutamak kısmı çekiç başlı olduğu için çekiç başlı mühürler olarak tanımlanıyor. Baskı yüzünde spiral motifler seçilmekte ancak deformeden dolayı figürlerin birçoğu yok olmuş ve anlaşılamamakta. Mührün Anadolu’daki ve Çorum Müzesi7ndeki benzerlerine bakarak bu mührü eski Hitit dönemine tarihledik” dedi.

Mührün ön incelemesi için komisyon kurulacağını açıklayan İbiş, mührü bulan kişiye belirli bir miktarda ikramiye ödeneceğini sonrasında ise, mührün teşhirdeki yerini alacağını kaydetti.
Mühürlerin geçmişten günümüze kişilerin imzası niteliğini taşıdığını anlatan İbiş, “Genelde idareci kesimlerin mühürleri var. Katiplerin, rahiplerin, prenslerin, kraliçelerin o dönemin belediye başkanları, garnizon komutanları o dönemin yöneticilerinin mühürleri var. Mühürler birçok alanda kullanılmakta. Şehir kapıları mühürleniyor. Yiyecekler kaplara konulduğunda mühürleniyor. Yazışmalardan sonra çivili tabletler üzerinde mühürler yapılıyor. Aktif sözleşmelerde mühür o kişinin bir anlamda imzasını taşıyor” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 3 bin 500 yıllık olduğu değerlendirilen Hitit mührünün Çorum Müzesinde sergilenmesi için çalışmalar başladı.

Arkeologlardan oluşan komisyonun hazırladığı rapor, Kültür ve Turizm Bakanlığına sunulacak ve gelecek talimat doğrultusunda mühür, müzenin 3’üncü katındaki vitrinde diğerleriyle sergilenecek.

Çorum Müzesi arkeologlarından Resul İbiş, Hitit mührünü gazetecilere tanıttı.

İbiş, ön incelemede mührün milattan önce 1650-1400 yıllarına tarihlenen eski Hitit dönemine ait olduğunu tespit ettiklerini belirterek, “Getiren vatandaşımıza belli bir miktarda ikramiye ödenecek.” dedi.

Üzerinde hiyeroglif olmaması nedeniyle mührün kim tarafından kullanıldığının henüz tespit edilemediğini dile getiren İbiş, şunları kaydetti:

“Mühürler, geçmişten günümüze kişilerin imzası niteliği taşıyor. Genelde idareci kesimin, katiplerin, rahiplerin, prenslerin, kraliçelerin, dönemin belediye başkanı, garnizon komutanlarının da mühürleri var. Mühürler birçok alanda kullanılmakta. Şehir kapıları mühürleniyor, belirli yiyecek kapları mühürleniyor, çivi yazılı tabletler mühürlenebiliyor. Tıpkı günümüzdeki gibi bir akdi sözleşmelerde kişinin imzasını taşıyor bu mühürler. Bu mühür de bir rahibe, bir katibe ait olabilir. Yönetimde üst seviyede olan birine ait olmalıdır.”

Yaklaşık 3 bin 500 yıllık olduğu değerlendirilen Hitit mührünün Çorum Müzesinde sergilenmesi için çalışmalar başladı.

İbiş, mühürle ilgili şu bilgileri verdi:

“Baskı kısmı çiçek biçimli, yukarı doğru incelen sap kısmı fasetli ve halka kabartma bezemeli, tutamağı çekiç başlı olarak tanımlanan nikel alaşımlı bronzdan yapılmış 2,7 santimetre yüksekliğinde, 2,2 santimetre genişliğinde madeni mühürdür. Ülkemizdeki müzelerde, Çorum Müzesinde, yurt dışındaki müze ve koleksiyonlarda az sayıda benzer örnekleri bulunan mühür, özellikle imparatorluk çağından önceye ait Anadolu mühürleri ile aynı gruptandır.”

Şapinuva Antik Kenti

Hititlerin başkenti Hattuşaş’dan sonra gelen ikinci büyük kenti Şapinuva günümüz adıyla Ortaköy Çorum il sınırları içerisindedir. Hitit dini ve idari merkezlerinden biridir. Hitit krallarının başkent Hattuşa’dan sonra bazı Hitit kralları buradada kalmışlardır.

1989 yılında yapılan yüzey araştırmaları sırasında ortaya çıkarılmıştır. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi kazı başkanlığında çalışmalar başlamıştır. 1996 yılında Aygül Süel kazı başkanı olarak başladığı görevine halen devam etmektedir.

En önemli bulgu bina A olarak adlandırılan bir arşiv odası ortaya çıkartılmıştır. Burada hitit tarihini etkileyen 3000 tablet ve parçaları bulunmuştur.

Kapak fotografı: Kemal Ceylan/AA

Banner
Benzer Yazılar

Darwin’in Ünlü Hayat Ağacı Taslağıda Dahil Olmak Üzere İki Defteri Kayıp

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi Kütüphanesi, bir hırsız tarafından Charles Darwin’in ikonik 1837 “Hayat Ağacı” taslağını içeren iki not defterinin çalınmış olabileceğini...

Araştırmacılar Amerika’nın en eski madenini keşfetti

24 Mayıs 2022

24 Mayıs 2022

Wyoming Üniversitesi uzmanlarının yürüttüğü arkeolojik kazılar, insanların yaklaşık 13.000 yıl önce doğu Wyoming’deki eski bir madende kırmızı aşı boyası üretmeye...

Kralların Oyunu “Hnefatafl”

9 Aralık 2020

9 Aralık 2020

Kralların strateji kurması için tasarlanmış bir oyun. Yoksa siz sadece oyunları  eğlenmek için olduklarını düşünenlerdenseniz kesinlikle çok yanılıyorsunuz. Antik dünyada...

Mısır El-Ezher Üniversitesi Mumyaların Sergilenmesine Karşı Çıkıyor

27 Ocak 2021

27 Ocak 2021

Mısır’ın önde gelen dini kurumlarından biri olan El-Ezher Üniversitesi’nin, eski Mısır mezarlarının kazılması ve mezarlarından çıkartılan mumyaların sergilenmesini yasaklaması protestolara...

Knossos Sarayı Görkemli Günlerinde Nasıl Görünüyordu

9 Mayıs 2021

9 Mayıs 2021

Knossos Sarayı, Minos Uygarlığı’na başkentlik yapan antik Knossos’un, ünlü bir mimari yapısıdır. Girit’in kuzeyinde, Kandiye şehri yakınlarında yer alan Knossos’un...

Nysa’da Bilgiye Açılan Yol Yeniden Ortaya Çıktı: Roma Dönemi Kütüphanesine Ulaşan 1.800 Yıllık Basamaklar Gün Yüzünde

22 Aralık 2025

22 Aralık 2025

Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde yer alan Nysa Antik Kenti, Roma döneminde bilginin kent yaşamıyla nasıl iç içe geçtiğini gösteren çarpıcı bir...

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu....

Augsburg’da nadir Roma gümüş hazinesi bulundu

12 Kasım 2021

12 Kasım 2021

Almanya’nın Augsburg kentindeki arkeologlar, Roma İmparatorluğu döneminden kalma 15 kg gümüş sikke içeren tarihi bir hazineyi ortaya çıkardılar. Augsburg’daki tarihi...

DNA Analiziyle Tanımlandı: 11 Bin Yıllık Kız Çocuğu Kuzey Britanya’nın En Eski Bireyi

16 Şubat 2026

16 Şubat 2026

Cumbria’daki küçük bir kireçtaşı mağarasında bulunan 11 bin yıllık bir kız çocuğu iskeletinin, yapılan antik DNA analizi sonucunda 2,5–3,5 yaşlarında...

2 Bin Yıllık Ankara Roma Tiyatrosu Restore Ediliyor

12 Temmuz 2021

12 Temmuz 2021

Ankara Büyükşehir Belediyesi, “Ankara Roma Tiyatrosu ve Arkeopark Projesi” kapsamında 2 Bin Yıllık Roma tiyatrosunu orijinal dokusunu koruyarak restore ediyor. 1982 yılında inşaat...

Obsidyen taşlarının analizi Minos Uygarlığı’nın yıkılış düşüncelerine farklı boyut kazandırıyor

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Tunç Çağı döneminde Girit Adası’nda yüksek medeniyet kuran Minos Uygarlığı’nın yıkılıp Miken Uygarlığına evrilme süreci üzerine kurulan teorileri sarsacak yeni...

Endonezya’da keşfedilen 7200 yıllık iskelette, bilinmeyen bir insan grubu ortaya çıktı

28 Ağustos 2021

28 Ağustos 2021

Bu hafta yayınlanan bir araştırmaya göre, arkeologlar Endonezya’da dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan “farklı bir insan soyuna” sahip bir kadın...

Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter’in adının yazıldığı vazo ve kil figürünler bulundu

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Girit adasında yer alan antik Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter adının yazıldığı vazo ve yüzlerce kil kadın figürün...

Arkeologlar Kırım Dağları’nda 1.600 yıllık asil kadınlara ait mezarlar ve altın takılar buldu

4 Aralık 2024

4 Aralık 2024

Arkeologlar, Kırım Dağları’nda Bahçesaray bölgesinin Mangup yaylasında, altın ve gümüş takılarla dolu soylu kadınlara ait mezarlar buldular. Rusya Bilimler Akademisi’ne...

Dünya’nın En Eski Haritası “Çatalhöyük’te” Bulundu

18 Ekim 2020

18 Ekim 2020

Holosen dönemin başlamasıyla birlikte bir çok göl kurumuş ve yerleşime olanak tanır hale gelmiştir. Konya Ovası’da Holosen dönemde kuruyan göl...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]