1 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Moğolların Güçlü Kılıcı Cengiz Han’ın Mezar Sırrı

Dünya askeri tarihine hiç bir savaşı kaybetmeyen Moğol hükümdarı olarak adını yazdıran Cengiz Han’ın (Temuçin) ölümünün üzerinden 800 yıl geçti.

Moğolların yenilmez güçlü kılıcı Cengiz Han’ın ölümü üzerinden asırlar geçmesine rağmen hala nerede gömülü olduğu sırrını korumaya devam ediyor.

Dağınık Moğol kabilelerini bir araya getirip Pasifik Okyanusu’ndan günümüz Ukrayna topraklarına uzanan büyük Moğol İmparatorluğu‘nu kuran Cengiz Han’ın mezarı üzerindeki sır perdesi bilim insanlarına göre daha uzun bir zaman kalkmayacak.

Bazı bilim insanları, Moğolların Cengiz Han’ı kutsal bir kişilik olarak görmelerinden dolayı mezarının bulunmasını istemediği görüşünü benimsiyorlar.

Owen Jarus WordsSideKick.com’da kaleme aldığı makalede Yale Üniversitesi’nde antropoloji doçenti William Honeychurch’un “mezar, nerede olursa olsun, “neredeyse dini imalarla Moğolistan halkı için çok önemlidir” dediğini ve mezarın nerede olabileceği konusunda spekülasyon yapmayı reddettiğini yazdı.

Jarus makalesine şöyle devam ediyor.

Pennsylvania Üniversitesi Doğu Asya sanatı profesörü olan Nancy Steinhardt, Cengiz Han’ın doğduğu yer olan Moğolistan’ın doğusundaki Khentii eyaletinde gömülmüş olması bir olasılık. Bence mezar Khentii Eyaletindeki dağlarda… Yakında bulunacağını sanmıyorum” diye ekledi.

Çağdaş kaynaklar, Cengiz Han’ın mezarının nerede olduğu veya neye benzediği konusunda büyük ölçüde sessizliğini koruyor. PLOS One dergisinde yayınlanan bir çalışmada, “Mezarın fiziksel görünümünü tanımlayan hiçbir tarihsel veya arkeolojik kayıt yok” bilgisine yer verildi.

Cengiz Han’ın ölümünden bir süre sonrasına tarihlenen ve anonim olarak yazılmış bir Moğol kaydı olan “Moğolların Gizli Tarihi” Cengiz’in mezarından hiç bahsetmiyor. Sadece 1227 yılında “Cennete yükseldiğini” söylüyor.

Kitap, Cengiz Han’ın Khentii eyaletindeki kutsal bir dağ olan Burkhan Haldun hakkında güçlü bir inanca sahip olduğundan bahsediyor. Cengiz’in, kendisini takip eden düşmanlardan kaçmak için dağın topografyasını kullandığına işaret ediyor.

Cengiz Han’ın “Her sabah Burkhan Haldun’a kurban keseceğim, her gün ona dua edeceğim: zürriyetimin zürriyeti buna dikkat etsin ve aynısını yapsın!” dediğini aktarıyor. Cengiz Han’ın bu dağa olan yakınlığı, orada gömülü olup olmadığı sorularını beraberinde getirdi ancak şu ana kadar bir mezar bulunamadı. 

Cengiz Han'ın her sabah kurban keseceğini her gün ona dua edeceğini söylediği Burkhan Haldun Dağı
Cengiz Han’ın her sabah kurban keseceğini her gün ona dua edeceğini söylediği Burkhan Haldun Dağı

Bir tarihçi olan Frank McLynn, “Cengiz Han: Dünyayı Fetheden Adam” adlı kitabında Cengiz Han ve ordusu, 67 yaşında öldüğünde, şu anda kuzeybatı Çin’de bulunan Tanguts adlı bir gruba karşı kampanya yürütüyordu ve bu, vücudunun Moğolistan’a geri gönderilmesini zorlaştırmış olabileceğinden bahsediyor.

Moğol sınırından yaklaşık 500 kilometre uzakta olabilir. O zamanlar Moğollar mumyalama teknikleri hakkında bilgi sahibi olmayabilirler ve Cengiz Han’ı başka bir yere gömmek zorunda kalmış olabilirler)

McLynn, cesedini çürümeden önce Moğolistan’a götüremedikleri için, Cengiz Han’ın kalıntılarının ve mezarının Çin’in kuzeybatısındaki Ordos bölgesinde bulunabileceğini yazdı.

Cengiz Han’ın mezarını bilen binlerce insan öldürüldü

1254-1324 yılları arasında yaşayan ve yaklaşık 17 yılını Çin’de geçiren Venedikli kaşif Marco Polo, ” Marco Polo’nun Seyahatleri ” adlı eserde “Mezarın yerini bilen 20.000 kişi, yerini gizli tutmak için öldürülmüştü” diye kayıt veriyor.

Polo’nun hikayeleri, Rustichello da Pisa adlı bir yazar tarafından kitaba kaydedildi ve kitap 1300 civarında yayınlandı.

Polo’nun iddiaları Cengiz Han hakkındaki hikayelerde tekrarlanırken, Polo, Cengiz Han’ın ölümünden on yıllar sonra yazıyordu. Ayrıca, Cengiz Han’ın torunu Kubilay Han’ın Polo’yu resmi olarak atadığı gibi Polo’nun diğer iddialarının çoğunun doğruluğu günümüz tarihçileri tarafından tartışılıyor. Dolayısıyla Polo’nun Cengiz Han’ın mezarıyla ilgili anlattıklarının doğru olup olmadığı bilinmiyor.

Banner
Benzer Yazılar

Hitit büyü ritüellerinde nesneler ve renkler

14 Haziran 2022

14 Haziran 2022

Büyü insanın yaşamında her zaman var olmuştur. İnsan çözemediği her konuda dış dünya varlıklarından, ataların ruhlarından büyü aracılığı ile yardım...

Polonya’da 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer bulundu

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

Polonya’da bir metal dedektör kullanıcısı 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer buldu. Podkarpackie Voyvodalığı’nda bir ormanlık alanda keşfedilen bakırdan...

Pompeii’de arkeologlar, Yunan mitolojik kardeşler Phrixus ve Helle’yi tasvir eden bir fresk ortaya çıkardılar

2 Mart 2024

2 Mart 2024

Antik Roma kenti Pompeii’deki Insula 6, Regio V’deki Leda Evi’nin bitişiğindeki bir evi kazan arkeologlar, Yunan mitolojik kardeşler Phrixus ve...

I. Mansa Musa Döneminde Timbuktu, İslam medeniyetinin önemli bir entelektüel merkeziydi

1 Ağustos 2022

1 Ağustos 2022

Abbasi Halifeliği döneminden 14. yüzyılın sonlarına kadar devam eden İslam’ın Altın Çağı’nda İslam dünyasının bilimsel, ekonomik ve kültürel başkenti Bağdat’tır....

İspanya’da bulunan 2000 yıldan daha eski bir Keltiberya şehri

16 Temmuz 2023

16 Temmuz 2023

Madrid Politeknik Üniversitesi, İspanya’nın kuzeyindeki Soria eyaletinde bir Roma kampının ve Keltiberya kenti Titiakos’un keşfedildiğini duyurdu. Buna ek olarak, üniversiteden...

İran’ın efsanevi harap şehri “Susa”

12 Ağustos 2021

12 Ağustos 2021

Antik Susa, dünyanın en eski şehirlerinden biridir. Elam, Pers ve Part imparatorlukları eskiden, şimdi çağdaş Shush şehri tarafından sınırlanan şehre hükmetmişlerdi....

Yunanistan’da 1.600 yıllık Roma döneminden kalma şarap dükkanı ortaya çıkarıldı

30 Ocak 2024

30 Ocak 2024

Wilfrid Laurier Üniversitesi’nden Scott Gallimore ve Austin Koleji’nden Martin Wells liderliğindeki bir ekip, Yunanistan’ın güneyindeki Sikyon antik kentinde, ani bir...

Bulgar arkeologlar 2500 yıllık İskit asası keşfettiler

14 Ekim 2023

14 Ekim 2023

Kuzeydoğu Bulgaristan’daki tarih öncesi tuz üretimi merkezi olan Provadia-Solnitsata’da yapılan kazılar sırasında MÖ 5. yüzyıldan kalma bir İskit savaşcısına ait...

Çekya’da Yürüyüşçüler 3,7 Kilogram Ağırlığında Sırp/Boşnak Altın Sikke Keşfetti

29 Nisan 2025

29 Nisan 2025

Çekya Cumhuriyeti’nin huzurlu Zvičina Tepesi yamaçlarında doğa yürüyüşü yapan iki talihli gezgin, şans eseri olağanüstü bir keşfe imza attılar. Şubat...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Kuzey İtalya’da keşfedilen 3300 yıllık Tunç Çağı boyunduruğu

30 Ekim 2023

30 Ekim 2023

Kuzey İtalya’nın Veneto bölgesindeki Este’de Geç Tunç Çağı’na ait bir yerleşimde 3.300 yıllık nadir bir ahşap boyunduruk keşfedildi. Ahşap boyunduruk...

Çek arkeologlar, Avarlar’ın kullandığı eşsiz bronz kemer tokası keşfettiler

12 Aralık 2023

12 Aralık 2023

Çek arkeologlar, Orta Çağ’ın başlarından kalma bronz bir kemer tokası keşfettiler. Keşfi, Brno Masaryk Üniversitesi duyurdu. Kemer tokası, Hıristiyanlık öncesi...

Arkeolojik buluntu Çin çay kültürünün MÖ 400’e kadar izlenmesini sağladı

7 Şubat 2022

7 Şubat 2022

Doğu Çin’in Shandong Eyaleti’ndeki Shandong Üniversitesi’nden bir arkeoloji ekibinin elde ettiği arkeolojik buluntu, yaklaşık 2.400 yıl öncesine dayanan dünyada bilinen...

Katalonya’da bir mağarada 7 bin yıllık gravürler bulundu

23 Mart 2023

23 Mart 2023

MÖ 5000 yıllarında avcı toplayıcı bir grup barındıkları mağaranın duvarına parmaklarını kullanarak gravürler yaptılar. 7 bin yıllık bu gravürler bazı...

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]