8 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Moğolların Güçlü Kılıcı Cengiz Han’ın Mezar Sırrı

Dünya askeri tarihine hiç bir savaşı kaybetmeyen Moğol hükümdarı olarak adını yazdıran Cengiz Han’ın (Temuçin) ölümünün üzerinden 800 yıl geçti.

Moğolların yenilmez güçlü kılıcı Cengiz Han’ın ölümü üzerinden asırlar geçmesine rağmen hala nerede gömülü olduğu sırrını korumaya devam ediyor.

Dağınık Moğol kabilelerini bir araya getirip Pasifik Okyanusu’ndan günümüz Ukrayna topraklarına uzanan büyük Moğol İmparatorluğu‘nu kuran Cengiz Han’ın mezarı üzerindeki sır perdesi bilim insanlarına göre daha uzun bir zaman kalkmayacak.

Bazı bilim insanları, Moğolların Cengiz Han’ı kutsal bir kişilik olarak görmelerinden dolayı mezarının bulunmasını istemediği görüşünü benimsiyorlar.

Owen Jarus WordsSideKick.com’da kaleme aldığı makalede Yale Üniversitesi’nde antropoloji doçenti William Honeychurch’un “mezar, nerede olursa olsun, “neredeyse dini imalarla Moğolistan halkı için çok önemlidir” dediğini ve mezarın nerede olabileceği konusunda spekülasyon yapmayı reddettiğini yazdı.

Jarus makalesine şöyle devam ediyor.

Pennsylvania Üniversitesi Doğu Asya sanatı profesörü olan Nancy Steinhardt, Cengiz Han’ın doğduğu yer olan Moğolistan’ın doğusundaki Khentii eyaletinde gömülmüş olması bir olasılık. Bence mezar Khentii Eyaletindeki dağlarda… Yakında bulunacağını sanmıyorum” diye ekledi.

Çağdaş kaynaklar, Cengiz Han’ın mezarının nerede olduğu veya neye benzediği konusunda büyük ölçüde sessizliğini koruyor. PLOS One dergisinde yayınlanan bir çalışmada, “Mezarın fiziksel görünümünü tanımlayan hiçbir tarihsel veya arkeolojik kayıt yok” bilgisine yer verildi.

Cengiz Han’ın ölümünden bir süre sonrasına tarihlenen ve anonim olarak yazılmış bir Moğol kaydı olan “Moğolların Gizli Tarihi” Cengiz’in mezarından hiç bahsetmiyor. Sadece 1227 yılında “Cennete yükseldiğini” söylüyor.

Kitap, Cengiz Han’ın Khentii eyaletindeki kutsal bir dağ olan Burkhan Haldun hakkında güçlü bir inanca sahip olduğundan bahsediyor. Cengiz’in, kendisini takip eden düşmanlardan kaçmak için dağın topografyasını kullandığına işaret ediyor.

Cengiz Han’ın “Her sabah Burkhan Haldun’a kurban keseceğim, her gün ona dua edeceğim: zürriyetimin zürriyeti buna dikkat etsin ve aynısını yapsın!” dediğini aktarıyor. Cengiz Han’ın bu dağa olan yakınlığı, orada gömülü olup olmadığı sorularını beraberinde getirdi ancak şu ana kadar bir mezar bulunamadı. 

Cengiz Han'ın her sabah kurban keseceğini her gün ona dua edeceğini söylediği Burkhan Haldun Dağı
Cengiz Han’ın her sabah kurban keseceğini her gün ona dua edeceğini söylediği Burkhan Haldun Dağı

Bir tarihçi olan Frank McLynn, “Cengiz Han: Dünyayı Fetheden Adam” adlı kitabında Cengiz Han ve ordusu, 67 yaşında öldüğünde, şu anda kuzeybatı Çin’de bulunan Tanguts adlı bir gruba karşı kampanya yürütüyordu ve bu, vücudunun Moğolistan’a geri gönderilmesini zorlaştırmış olabileceğinden bahsediyor.

Moğol sınırından yaklaşık 500 kilometre uzakta olabilir. O zamanlar Moğollar mumyalama teknikleri hakkında bilgi sahibi olmayabilirler ve Cengiz Han’ı başka bir yere gömmek zorunda kalmış olabilirler)

McLynn, cesedini çürümeden önce Moğolistan’a götüremedikleri için, Cengiz Han’ın kalıntılarının ve mezarının Çin’in kuzeybatısındaki Ordos bölgesinde bulunabileceğini yazdı.

Cengiz Han’ın mezarını bilen binlerce insan öldürüldü

1254-1324 yılları arasında yaşayan ve yaklaşık 17 yılını Çin’de geçiren Venedikli kaşif Marco Polo, ” Marco Polo’nun Seyahatleri ” adlı eserde “Mezarın yerini bilen 20.000 kişi, yerini gizli tutmak için öldürülmüştü” diye kayıt veriyor.

Polo’nun hikayeleri, Rustichello da Pisa adlı bir yazar tarafından kitaba kaydedildi ve kitap 1300 civarında yayınlandı.

Polo’nun iddiaları Cengiz Han hakkındaki hikayelerde tekrarlanırken, Polo, Cengiz Han’ın ölümünden on yıllar sonra yazıyordu. Ayrıca, Cengiz Han’ın torunu Kubilay Han’ın Polo’yu resmi olarak atadığı gibi Polo’nun diğer iddialarının çoğunun doğruluğu günümüz tarihçileri tarafından tartışılıyor. Dolayısıyla Polo’nun Cengiz Han’ın mezarıyla ilgili anlattıklarının doğru olup olmadığı bilinmiyor.

Banner
Benzer Yazılar

İran’ın efsanevi harap şehri “Susa”

12 Ağustos 2021

12 Ağustos 2021

Antik Susa, dünyanın en eski şehirlerinden biridir. Elam, Pers ve Part imparatorlukları eskiden, şimdi çağdaş Shush şehri tarafından sınırlanan şehre hükmetmişlerdi....

Roma Mahkemelerinde Savunma Yapan İlk Kadın Avukat Manilia

14 Ocak 2022

14 Ocak 2022

Eski Çağ tarihinde ata erkil yapının hakim olduğunu görürüz. Ticarette, sanatta, edebiyatta, kısacası sosyal hayatın her alanında erkek egemen anlayış...

Batı Norveç’te 4000 yıllık bir taş kutu mezarın heyecan verici keşfi

11 Kasım 2023

11 Kasım 2023

Arkeologlar, Batı Norveç’te son derece önemli 4.000 yıllık bir taş kutu mezarın ortaya çıkarıldığını ve bunu son 100 yılda Norveç’teki...

Gümüş Yatakları Tunç ve Antik Çağ’da Gücün Kaynağıydı

19 Aralık 2021

19 Aralık 2021

Tarihte mal alım satımında ilk olarak takas yöntemi kullanıldı. İlerleyen zamanlarda ise değerli ve az bulunan maddeler alışverişte yer aldı....

Pompeii Domus’ta tanrıça Kibele kültü ile ilişkilendirilen pişmiş toprak figürünleri keşfedildi

27 Aralık 2023

27 Aralık 2023

Arkeologlar, Pompeii’deki Via del Vesuvio boyunca “Leda ve Kuğu Evi”nin bitişiğindeki Domus’ta yapılan son kazılarda 13 pişmiş toprak figürün ortaya...

Arkeolojik buluntu Çin çay kültürünün MÖ 400’e kadar izlenmesini sağladı

7 Şubat 2022

7 Şubat 2022

Doğu Çin’in Shandong Eyaleti’ndeki Shandong Üniversitesi’nden bir arkeoloji ekibinin elde ettiği arkeolojik buluntu, yaklaşık 2.400 yıl öncesine dayanan dünyada bilinen...

Norveç’te kullanılmış tarihsiz rün takvimi

3 Aralık 2022

3 Aralık 2022

Günleri, ayları, yılları gösteren zaman çizelgesi takvim, ilk örnekleri ile insanın tarıma başladığı Mezopotamya’da karşımıza çıkar. Tarım için olmazsa olmaz...

İspanyol arkeologlar 2.600 yıllık antik gemi batığını çıkarmayı başardılar

25 Aralık 2024

25 Aralık 2024

İspanyol arkeologlar, ülkenin güneydoğu kıyılarındaki sularda ilk kez keşfedilen 2.600 yıllık bir gemi batığını, 20 yıl süren çalışmaların ardından başarıyla...

İsveç’te keşfedilen iki eşsiz Orta Çağ gemi batığı denizdeki yaşam hakkında bilgiler veriyor

21 Nisan 2023

21 Nisan 2023

İsveç’teki Varberg arkeolojik kazı alanında çarklı olarak bilinen iki eşsiz Orta Çağ gemi batığı keşfedildi. Batık içinde elde edilen mürettebata...

Bulgaristan’da tanrıça Tyche’nin heykel başı bulundu

10 Aralık 2024

10 Aralık 2024

Bulgaristan’da, günümüzdeki Plovdiv şehrinin bulunduğu alanda, Piskopos Bazilikası’nın kazıları sırasında Yunan tanrıçası Tyche’nin büyük bir heykelinin başı dikkat çekici bir...

Çanakkale Müzesi 1911 yılında 10 bin kuruş ödenekle kurulmuş

5 Ocak 2022

5 Ocak 2022

Osmanlı Devleti müzecilik tarihi denilince akla Osman Hamdi Bey ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri gelir. Osman Hamdi Bey’in özverili çalışmalarının bir...

Almanya’da bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel keşfedildi

22 Nisan 2024

22 Nisan 2024

Almanya’nın Stuttgart kentindeki Roma kalesini kazan arkeologlar, bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel ortaya çıkardılar. MÖ 7000 yılından beri,...

Polonyalı arkeologlar, Roma lejyoner kampında antik bir “buzdolabı” keşfettiler

30 Eylül 2022

30 Eylül 2022

Polonyalı arkeologlar, Novae’deki (Bulgaristan) Roma lejyoner kampındaki kazılar sırasında antik “buzdolabı” olarak tanımlanabilecek yiyecekleri depolamak için kullanılan seramik plakalardan yapılmış...

Yazı sistemlerinin evrimine ışık tutan Afrika Vai Dili

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe sahip yazının gelişimi üzerine çalışmalar devam ediyor. Mezopotamya’da ortaya çıkan yazı, günümüzde bilindiği kadarıyla...

Ağzında bir tuğla ile gömülü bulunan 16. yüzyıldan kalma bir İtalyan ‘vampiri’nin yüzü yeniden oluşturuldu

28 Mart 2024

28 Mart 2024

16. yüzyılda Venedik’te mezarı kazılan ve ağzında tuğla bulunan bir “vampir”in yüzü yeniden oluşturuldu. Arkeologlar, 2006 yılında Venedik’teki Lazzaretto Nuovo...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]