21 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mevlana Müzesi’ni 3D Sanal Teknoloji İle Ziyaret Edebilirsiniz

“Dinle, bu ney nasıl şikayet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor” beyiti ile başlar ünlü düşünür, Gönül Sultanı Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, 18 bin beyitten oluşan mesnevisine…

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin hayatına bakarsak, aslında hep bir ayrılık hep bir kopuş görürüz. Çocukluğu ile doğduğu topraklardan Afganistan’ın Belh şehri ile başlayan ayrılıklara, hem babası hem de hocası olan Bahaeddin Veled’i kaybedince bir düğüm daha atmış olur. Ama asıl yaşadığı, hayatının en büyük acısı, en büyük ayrılığı mesnevi dahil birçok eserinin membaı Şems-i Tebrizi’nin katledilmesi ile yaşadığı ayrılıktır.

Bu ayrılıkların sonu ise Şeb-i Aruz (gerdek gecesi, sevgili ile vuslat) ile biten en güzel buluşma anıdır. Ölümü ile bizlerin kendisi ile ayrılığı ama kendisinin ise, en kutsal kavuşması olmuştur Şeb-i Aruz…

Belh’ten kopup gelen gönül insanı, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Konya’da yaşamış, Konya ile bütünleşmiş, ama gönlünden diline düşen güzel sözleri ile dünyanın tanınan bir ismi olmuştur.

Her yılın Aralık ayında kutlanan Şeb-i Aruz törenleri ile Konya’ya yüzbinlerce insan dünyanın birçok noktasından akın etmektedir. Babası, birçok gönül dostu hatta Horasan Erenlerin mezarlarında olduğu, kendisinin ebedi istirahatgahı olan Konya Mevlana Müzesi’de yılın her günü ziyaretçilerle dolup taşmaktadır.

Alınan son kararla Gönül Sultanı Mevlânâ ‘nın türbesinin olduğu müze ücretsiz müze konumuna alınmıştır.

Ücretsiz müze olması, mevlevilik kültürünün izlerininin daha çok insana gösterilmesi tanıtılması için alınmış yerinde ve yararlı bir karar olmuştur. Şimdide, 3D teknolojisiyle sanal tura geçildi.

Gönül insanın maneviyatının solunduğu müze artık teknolojinin bize verdiği imkan ile 7/24 saat ziyaret edilebilmektedir.
http://www.mevlanamuzesi.com/360-sanaltur-izle/ internet adresinden müze 3D sanal olarak görüntülenmektedir.

Hz. Mevlana Türbesi ve Müzesi

Hz. Mevlânâ’nın Hakk’a yürüyüşünden bir yıl sonra, Selçuklu Sarayı’ndan Alâmeddin Kayser ile Emir Süleyman Pervâne’nin karısı Gürcü Hâtûn tarafından, oğlu Sultan Veled’ten izin alınarak, 1274’te Tebrizli Mimar Bedreddin’e yaptırılmıştır.

Günümüzde müze olarak kullanılan türbe, dört sütun (fil ayağı) üzerinde yükselen, güney cephesi kapalı diğer üç tarafı açık, geleneğe uygun olarak mezar odası, gövde ve külâh kısımlarından oluşur.

Mevlana'nın ve diğer erenlerin sanduklarının olduğu Huzûr-ı Pîr Bölümü
Mevlana’nın ve diğer erenlerin sanduklarının olduğu Huzûr-ı Pîr Bölümü

Türbenin Karamanoğlu Alâaddin Bey tarafından yaptırılan on altı dilimli gövdesi ve külâhı, dışı turkuaz renkli çinilerle kaplandığı için “Kubbe-i Hadrâ” (Yeşil Kubbe) adını almıştır.

Gövde ile külâh arasında, gövdeyi çepeçevre saran bir şerit hâlinde lâcivert zemin üzerine beyaz sülüs hattı ile Âyete’l-Kürsî yazılıdır. Sikke motifli, altın kaplı alemi bulunan türbenin yapım kitabesi yoktur.

Türbenin zaman zaman yenilenen çinileri son olarak 1964 yılı onarımında Kütahya’dan getirtilen çinilerle değiştirilmiştir.

Müze alanı bahçesi ile birlikte 6.500 m² iken, yeri istimlak edilerek Gül Bahçesi olarak düzenlenen bölümlerle birlikte 18.000 m²ye ulaşmıştır. Müzenin avlusuna “Dervîşân Kapısı” ndan girilir. Avlunun kuzey ve batı yönü boyunca derviş hücreleri yer almaktadır. Güney yönü, matbah ve Hürrem Paşa Türbesi’nden sonra, Üçler Mezarlığı’na açılan Hâmûşân (Susmuşlar) Kapısı ile son bulur. Avlunun doğusunda ise Sinan Paşa, Fatma Hatun ve Hasan Paşa türbeleri yanında semahane ve mescit bölümleri ile Mevlâna ve aile fertlerinin mezarlarının da içerisinde bulunduğu ana bina yer alır. Avluya Yavuz Sultan Selim’in 1512 yılında yaptırdığı üzeri kapalı şadırvan ile “Şeb-i Arûs” havuzu ve avlunun kuzey yönünde yer alan selsebil adı verilen çeşme yer almaktadır.

Mevlâna ve babası Bahaeddin Veled’in soyundan gelme, 10’u hanımlara ait olmak üzere 55 adet mezar ile, Hüsameddin Çelebi, Selâhaddin Zerkûbî ve Şeyh Kerimüddin gibi Mevlevîlikte makam sahibi olmuş 10 kişiye ait toplam 65 mezar bulunmaktadır. Müzede ayrıca, 6 Horasan erenin de mezarı yer almaktadır.

Mevlana Müzesi’nde, bu bölümlerden başka, semahane, mescit, halı kumaş, matbah ve derviş hücreleri yer almaktadır.

Banner
Related Articles

Arkeologlar Gürcistan’da bilinmeyen bir dil içeren gizemli bir taş tablet buldular

5 Aralık 2024

5 Aralık 2024

Arkeologlar, Gürcistan’ın Dmanisi bölgesindeki Bashplemi Gölü yakınlarında bilinmeyen bir dilde yazıtlar içeren bir bazalt tablet ortaya çıkardılar. Tabletin kesin yaşı...

Prehistorik Megalitik Mezarda 5000 Yıllık Nadir Kristal Hançer Bulundu

24 Ocak 2021

24 Ocak 2021

İnsan evladı, ölüm sonrası hayatı sorgulamaya başladığı zamandan beri, gömme tekniklerine ayrı bir önem vermiştir. Yerleşik hayatla birlikte, ölülerin sonraki...

Efes’ten Gelen Ustanın Elleriyle Yükselen Stratonikeia Kütüphanesi Yeniden Ortaya Çıkarılıyor

24 Haziran 2025

24 Haziran 2025

Muğla’nın Yatağan ilçesinde, yüzyıllardır suskunluğa bürünen bir bilgi mabedi, arkeolojik kazılar sayesinde yeniden ortaya çıkarılıyor. “Gladyatörler Şehri” olarak bilinen Stratonikeia...

Araştırmacılar, eski bir İran tuz madeni Chehrabad’dan 1.600 yıllık koyun mumyası DNA’sını sıraladılar.

17 Temmuz 2021

17 Temmuz 2021

Çok uluslu bir genetikçi ve arkeolog ekibi, İran‘daki bir tuz madeni olan Chehrabad’da keşfedilen 1.600 yıllık bir koyun mumyası DNA’sını...

Almanya’da bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel keşfedildi

22 Nisan 2024

22 Nisan 2024

Almanya’nın Stuttgart kentindeki Roma kalesini kazan arkeologlar, bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel ortaya çıkardılar. MÖ 7000 yılından beri,...

Çatalhöyük Araştırmasına Polonya’dan Ödül: Neolitik Toplumda Kadınların Merkezi Rolü Çalışması

22 Ocak 2026

22 Ocak 2026

Anadolu’nun en önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük, bu kez kazılarıyla değil, toplumsal yapıya dair ezber bozan bilimsel sonuçlarıyla uluslararası...

Neandertallerin Ölümünden Homo Sapiensler mi Suçlu?

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Neandertallerin ölümünden Homo sapiensler suçlu gösterilmemelidir. Bu yargı son Leiden araştırması ile ortaya atıldı. Araştırma, neandertallerin ölümünden Homo sapiensler suçlu...

Yeni Çalışma: Ağrı Dağı’nın Nuh’un Gemisi Anlatısındaki Rolü Üç Din Perspektifinden Yeniden Değerlendirildi

26 Şubat 2026

26 Şubat 2026

Ağrı Dağı yüzyıllardır tek bir soruyla anılıyor: Nuh’un Gemisi gerçekten burada mı karaya oturdu? Bu soru sayısız keşif girişimine, dağ...

Hitit İmparatorluğu’nun Çivi Yazılı Tabletleri Dijital Dünyada Yeniden Doğuyor: TLHdig 0.2 Yayınlandı

26 Mart 2025

26 Mart 2025

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Boğazköy-Hattuşa’da keşfedilen ve MÖ 1650-1200 yılları arasında hüküm süren Hitit İmparatorluğu’na ait binlerce çivi...

Avrupa’da bir cenaze töreni olarak insan yamyamlığının en eski kanıtı

7 Ekim 2023

7 Ekim 2023

Yeni bir araştırmaya göre yamyamlık, yaklaşık 15.000 yıl önce Kuzey Avrupa’da yaygın bir cenaze töreni uygulamasıydı; insanlar ölülerini zorunluluktan değil,...

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısında 2400 yıllık eserler bulundu

29 Mart 2024

29 Mart 2024

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısı Kerpe Koyu’nda gerçekleştirildi. MÖ 4. yüzyıldan MS 12. yüzyıla kadar uzanan onlarca tarihi eser gün...

Batı Norveç’te 4000 yıllık bir taş kutu mezarın heyecan verici keşfi

11 Kasım 2023

11 Kasım 2023

Arkeologlar, Batı Norveç’te son derece önemli 4.000 yıllık bir taş kutu mezarın ortaya çıkarıldığını ve bunu son 100 yılda Norveç’teki...

Demir Çağı Savaşçılarının Kuş Tüyü Yatakları Araştırmacıları Şaşırttı

28 Mart 2021

28 Mart 2021

İsveç’te bulunan 7 nci yüzyıla ait Viking öncesi döneme tarihlendirilen mezarlardan şaşırtıcı sonuçlar geliyor. Demir çağına tarihlendirilen mezarlıktaki savaşçıların kuş...

Parçacık fiziği ve arkeoloji işbirliği, Napoli’deki gizli Helenistik yeraltı odasını ortaya çıkardı

13 Mayıs 2023

13 Mayıs 2023

Yunanlılar tarafından MÖ dördüncü yüzyılın sonu ile üçüncü yüzyılın başı arasında inşa edilen Neapolis’in antik nekropolü’nün kalıntıları, günümüz Napoli’sinin yaklaşık...

Peru’nun And Dağları’nda 4750 Yıllık Megalitik Taş Alan Keşfedildi

16 Şubat 2024

16 Şubat 2024

Wyoming Üniversitesi’nden iki antropoloji profesörü, And Dağları’nda, yaklaşık 5.000 yıl önce eski göçebe gruplar tarafından inşa edilen Callacpuma taş alan...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]