11 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kayıtlara Geçen En Eski Jinekolojik Tedavi

Bilim insanları yaptıkları son araştırmalarda 4000 yıl öncesine ait bir mumyada antik mısır tıp papirüslerinde yazdığı gibi bir tedavi uygulamasıyla karşılaştılar. Bu tedavi bugüne kadar doğrulaması yapılabilmiş ilk jinekolojik tedavi olarak kayıtlara geçti.

Granada ve Jaén Üniversitelerinden bilim insanları, pelviste şiddetli travma geçiren bir kadının mumyalanmış kalıntılarında bulunan fiziksel kanıtları incelediler  ve onları o dönemin Mısır tıbbi ile ilgili papirüslerde anlatılan bir tedaviyle ilişkilendiriyorlar.

Granada Üniversitesi’nden (UGR) bilim insanlarının katıldığı, Aswan’daki (Mısır) Jaén Üniversitesi (UJA) liderliğindeki Qubbet el-Hawa Projesi sırasında araştırmacılar, eski Mısır’da yaşayan ve tahminen MÖ 1878-1797’de ölen bir kadın üzerinde, kayıtlardaki en eski jinekolojik tedavinin kanıtlarını buldular.

Endülüslü araştırmacılar, Nil Nehri’nin batı kıyısındaki Qubbet el-Hawa’da düzenlenen 2017 arkeolojik kazıları sırasında QH34 numaralı mezarda kayaya kazılmış dikey bir şaft buldular bu kaya on sağlam iskelete sahip bir mezar odasına açılan kapıyı da açtı.

Yukarı mısır’daki bu bölgede mumyalama teknikleri çok etkili değildi. Bununla birlikte, oraya gömülen bireyler genellikle toplumun üst sınıflarına mensuptu, bu da onlara özel bir özen gösterilmesi gerektiği anlamına geliyordu. Bu özel mumyalar kalın keten şeritlere sarılmış ve çok iyi korunmuşlardı.

Profesör Miguel Botella “mumyalarda farklı tipte kolyelerin olduğu mezar hediyeleri vardı ve yüzlerinde maskeleri vardı, içiçe geçmiş iki dikdörtgen lahit içine konulmuşlardı. Hiyeroglif yazıtlara sahipti fakat termit istilası nedeniyle ağır hasar görmüştü.” Dedi.

Kasıkta gözlenen kırık. Kaynak: Granada üniversitesi

Antropologlar ekibi tarafından kazılan mumyalardan bir tanesi belki de odaya gömülen son mumyaydı. Dış tabutun kalıntılarında adı Sattjeni olan yüksek sosyal sınıftan bir kadına aitti. Sattjeni A olarak adlandırılan bu kadının bölgenin üst sınıfları arasında yaygın olarak bu ismin kullanıldığı bu sebeple bir belirteç eklendiği düşünülebilir.

Araştırmacılar, sargılı bacaklarının arasında, pelvisin alt kısmında ve keten sargıların altında, yanmış organik kalıntılar içeren, kullanım belirtileri olan seramik bir kase buldular. İskelet kalıntılarının analizi, UGR’den (Profesör Botella tarafından koordine edilen) bir antropolog ekibi tarafından gerçekleştirildi ve kadının pelvisinde, muhtemelen şiddetli ağrıya neden olan düşme nedeniyle ciddi bir kırılmadan kurtulmuş olduğunu doğruladı.

Jinekolojik sorunların çözümlerini anlatan tıbbi papirüslerde yazdığı gibi, bu ağrıları hafifletmek için kadının fümigasyonlarla (buharla dezenfeksiyon yapma işlemi) tedavi edilmesi kuvvetle muhtemeldir.

UJA’dan Mısırbilim uzmanı ve Qubbet el-Hawa Projesi yöneticisi Dr. Alejandro Jimenez, “Jaén Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yapılan keşfin en ilginç özelliği, sadece Mısır arkeolojisinde oldukça benzersiz olan palyatif jinekolojik tedavinin belgelenmesi değil, aynı zamanda bu tür fümigasyon tedavisinin çağdaş tıp literatüründe tanımlanmış olmasıdır. Ancak şimdiye kadar, böyle bir tedavinin gerçekten uygulandığını kanıtlayacak hiçbir kanıt bulunamamıştı, ” diyerek yapılan araştırmanın önemini dile getirdi.

Yazımız ilginizi çektiyse https://www.degruyter.com/view/journals/zaes/147/2/article-p171.xml adresinden makalenin tamamını okuyabilirsiniz.

 

Banner
Related Articles

İsrail’de Dünyanın En Eski Camisi Bulunmuş Olabilir

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Dünyanın en eski camilerinden biri, İsrail’in Celile Denizi kıyılarında bir arkeolog ekibi tarafından ortaya çıkarıldı. Caminin kalıntıları, orijinal olarak Bizans...

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

Büyük İskender’in Doğduğu Saray 2021’de Ziyaretçi Kabul Edecek!

11 Ekim 2020

11 Ekim 2020

Yunanistan’ın Orta Makedonya bölgesindeki Pella’da Büyük İskender’in doğduğu saray 1957 yılında keşfedilmişti. 1957 yılında bir kısmı kazılmış olan sarayın 2021...

Sudan’ın başkenti Hartum’da Hristiyan figürel sahnelerle kaplı gizemli bir oda kompleksi keşfedildi

8 Nisan 2023

8 Nisan 2023

Sudan’ın başkenti Hartum’da iç kısımları Hıristiyan sanatına özgü figürel sahnelerle kaplı, güneşte kurutulmuş tuğladan yapılmış gizemli bir oda kompleksi keşfedildi....

6 Milyon TL Değerinde ki Akkoyunlu Türban Miğferi Satışa Çıkarılıyor

25 Ekim 2020

25 Ekim 2020

15. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilen gümüş işlemeli Akkoyunlu türban miğferi, tahmini 520.000-780.000 Usd (yaklaşık 6 milyon TL) satışa çıkarılıyor. Kudüs...

Bitlis Madavans Vadisi Turizme Açılıyor

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Neolotik çağ dönemi yaşam kalıntılarına rastlanan Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan Madavans Vadisi‘nde yer alan Mağara Kentler turizme kazandırılıyor. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi...

Polonyalı Keşif, Dünya’nın 7 Harikasından Biri olan Machu Picchu’nun Yapımına Işık Tutuyor

15 Ocak 2021

15 Ocak 2021

Peru And dağları ile Amazon havzası arasında ki buluşma noktasında ki inanılmaz manzaraya gömülmüş gibi duran Machu Picchu kalıntıları, İnka...

Her Devrin Fenomeni, Paranın Enteresan Tarihi

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

“Paraya dair yazmak onu elde etmekten daha kolaydır; ve onu kazananlar, para hakkında sadece yazmayı başarabilenlere büyük destek verirler. “Voltaire,...

Kahramanmaraş depremi 2 bin yıllık Roma Kalesi’ni yıktı

6 Şubat 2023

6 Şubat 2023

Kahramanmaraş merkezli deprem Anadolu’da yaşanan yüzyılın en şiddetli depremi olarak kayıtlara geçti. Haberi yazdığımız saat itibari ile 1541 vatandaş yaşamını...

Karahantepe’de tarihte bir ilk: İnsan yüzlü T biçimli dikilitaş bulundu

6 Ekim 2025

6 Ekim 2025

Şanlıurfa’daki Neolitik yerleşim alanı Karahantepe’de, arkeoloji dünyasında yankı uyandıran bir keşif yapıldı. İlk kez insan yüzü betimli bir T biçimli...

Irak’ta arkeologlar 2700 yıllık şarap presi buldu

24 Ekim 2021

24 Ekim 2021

Kuzey Irak’taki Faida’da, yaklaşık dokuz kilometre (5,5 mil) uzunluğunda bir sulama kanalının duvarlarına oyulmuş taş oymalar ve büyük ölçekli bir...

Suudi Arabistan’daki deve oymaları 8000 yaşında!

15 Eylül 2021

15 Eylül 2021

Suudi Arabistan’da bulunan gerçek boyutlu deve oymaları, neredeyse 8.000 yıl önce, çölün yeşil olduğu Neolitik dönemde oyulmuştur. Başlangıçta, bu kabartmaların...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 1800 yıllık Satyros heykel başı çıkarıldı

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

İzmir, Kadifekale ve Smyrna Agorası arasındaki yamaçta bulunan Antik Smyrna Tiyatrosu’nda yapılan kazılarda M. S. 2. yüzyıla tarihlenen bir heykel...

Tarihi Urartulara dayanan Zernaki Tepe’de kale suru ortaya çıkarıldı

14 Ekim 2022

14 Ekim 2022

Van’ın Erçiş ilçesi Yukarı Işıklı mahallesinde yer alan Doğu Anadolu Bölgesi’nin tek ızgara planlı antik kenti Zernaki Tepe’de kale suru...

Hitit kenti Büklükale’nin, Hurri toplumu ile yakın bağları olduğunu gösteren “önemli keşif”

20 Ekim 2022

20 Ekim 2022

Japon arkeologlar, Büklükale’de Hitit İmparatorluğu’nun ilk yıllarına ait Hurri dini arınma metnini içeren kil tablet parçasını keşfettiler. Araştırmacılara göre keşif,...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]