11 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kayıtlara Geçen En Eski Jinekolojik Tedavi

Bilim insanları yaptıkları son araştırmalarda 4000 yıl öncesine ait bir mumyada antik mısır tıp papirüslerinde yazdığı gibi bir tedavi uygulamasıyla karşılaştılar. Bu tedavi bugüne kadar doğrulaması yapılabilmiş ilk jinekolojik tedavi olarak kayıtlara geçti.

Granada ve Jaén Üniversitelerinden bilim insanları, pelviste şiddetli travma geçiren bir kadının mumyalanmış kalıntılarında bulunan fiziksel kanıtları incelediler  ve onları o dönemin Mısır tıbbi ile ilgili papirüslerde anlatılan bir tedaviyle ilişkilendiriyorlar.

Granada Üniversitesi’nden (UGR) bilim insanlarının katıldığı, Aswan’daki (Mısır) Jaén Üniversitesi (UJA) liderliğindeki Qubbet el-Hawa Projesi sırasında araştırmacılar, eski Mısır’da yaşayan ve tahminen MÖ 1878-1797’de ölen bir kadın üzerinde, kayıtlardaki en eski jinekolojik tedavinin kanıtlarını buldular.

Endülüslü araştırmacılar, Nil Nehri’nin batı kıyısındaki Qubbet el-Hawa’da düzenlenen 2017 arkeolojik kazıları sırasında QH34 numaralı mezarda kayaya kazılmış dikey bir şaft buldular bu kaya on sağlam iskelete sahip bir mezar odasına açılan kapıyı da açtı.

Yukarı mısır’daki bu bölgede mumyalama teknikleri çok etkili değildi. Bununla birlikte, oraya gömülen bireyler genellikle toplumun üst sınıflarına mensuptu, bu da onlara özel bir özen gösterilmesi gerektiği anlamına geliyordu. Bu özel mumyalar kalın keten şeritlere sarılmış ve çok iyi korunmuşlardı.

Profesör Miguel Botella “mumyalarda farklı tipte kolyelerin olduğu mezar hediyeleri vardı ve yüzlerinde maskeleri vardı, içiçe geçmiş iki dikdörtgen lahit içine konulmuşlardı. Hiyeroglif yazıtlara sahipti fakat termit istilası nedeniyle ağır hasar görmüştü.” Dedi.

Kasıkta gözlenen kırık. Kaynak: Granada üniversitesi

Antropologlar ekibi tarafından kazılan mumyalardan bir tanesi belki de odaya gömülen son mumyaydı. Dış tabutun kalıntılarında adı Sattjeni olan yüksek sosyal sınıftan bir kadına aitti. Sattjeni A olarak adlandırılan bu kadının bölgenin üst sınıfları arasında yaygın olarak bu ismin kullanıldığı bu sebeple bir belirteç eklendiği düşünülebilir.

Araştırmacılar, sargılı bacaklarının arasında, pelvisin alt kısmında ve keten sargıların altında, yanmış organik kalıntılar içeren, kullanım belirtileri olan seramik bir kase buldular. İskelet kalıntılarının analizi, UGR’den (Profesör Botella tarafından koordine edilen) bir antropolog ekibi tarafından gerçekleştirildi ve kadının pelvisinde, muhtemelen şiddetli ağrıya neden olan düşme nedeniyle ciddi bir kırılmadan kurtulmuş olduğunu doğruladı.

Jinekolojik sorunların çözümlerini anlatan tıbbi papirüslerde yazdığı gibi, bu ağrıları hafifletmek için kadının fümigasyonlarla (buharla dezenfeksiyon yapma işlemi) tedavi edilmesi kuvvetle muhtemeldir.

UJA’dan Mısırbilim uzmanı ve Qubbet el-Hawa Projesi yöneticisi Dr. Alejandro Jimenez, “Jaén Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yapılan keşfin en ilginç özelliği, sadece Mısır arkeolojisinde oldukça benzersiz olan palyatif jinekolojik tedavinin belgelenmesi değil, aynı zamanda bu tür fümigasyon tedavisinin çağdaş tıp literatüründe tanımlanmış olmasıdır. Ancak şimdiye kadar, böyle bir tedavinin gerçekten uygulandığını kanıtlayacak hiçbir kanıt bulunamamıştı, ” diyerek yapılan araştırmanın önemini dile getirdi.

Yazımız ilginizi çektiyse https://www.degruyter.com/view/journals/zaes/147/2/article-p171.xml adresinden makalenin tamamını okuyabilirsiniz.

 

Banner
Benzer Yazılar

Yahya Coşkun “Çalınan hiçbir kültür varlığımız yoktur”

16 Şubat 2023

16 Şubat 2023

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Yahya Coşkun merkez üssü Kahramanmaraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde bölgede bulunan...

İran’da Keşfedilen Elymaean Kaya Kabartması, Herkül–Hidra Mitine Olası Bir Gönderme Sunuyor

22 Aralık 2025

22 Aralık 2025

İran’ın güneybatısında ortaya çıkarılan yeni bir Elymaean kaya kabartması, sıra dışı betimlemesi ve Herkül ile Hidra arasındaki mitolojik mücadeleyi anımsatan...

Çin’deki Terracotta Ordusu çukurunda 20’den fazla Terracotta Savaşçısı çıkarıldı

24 Ocak 2022

24 Ocak 2022

Çin haber ajansı CGTN’ye göre, Çin’in kuzeybatısındaki Shaanxi eyaleti Xi’an’daki Terracotta Ordusu çukurundan 20’den fazla Terracotta Savaşçısı çıkarıldı. İmparator Qinshihuang’ın...

Karabük’te Hz. Süleyman’ı tasvir eden 1600 yıllık eşsiz bir kolye keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde yapılan arkeolojik kazılarda, yaklaşık 1600 yıllık, Hz. Süleyman’ı tasvir eden eşsiz bir kolye...

Palmira Antik Kenti Zafer Takı’nın Restorasyon Çalışmaları Başlıyor

22 Mart 2022

22 Mart 2022

Terör örgütü DEAŞ tarafından 2015 yılında yıkılan Palmira Antik Kenti Zafer Takı’nın restorasyon çalışmaları başlıyor. Proje, Rus ve Suriyeli arkeolog...

Liangzhu Müzesi, Arttırılmış Gerçeklik Deneyimi İle Genç Müze Severleri Kendine Çekiyor

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Liangzhu Müzesi, AR, VR teknolojileriyle gençleri etkileyecek bir sistem kurdu.1 Kasım’dan bu yana AR gözlükleri resmi olarak Liangzhu Müzesi’ndeki rehberli...

İran’da Sasani Dönemine Ait Kaya Yazıtı Keşfedildi: Kraliyet Festivallerinin Takvimi İlk Kez Bu Kadar Net Görünüyor

25 Ocak 2026

25 Ocak 2026

İran’ın güneyindeki Marvdasht Ovası’nda tespit edilen Sasani dönemine ait kaya yazıtı, geç antik çağda kraliyet törenlerinin hangi tarihlerde düzenlendiğine dair...

Arjantin’de Devasa Bir Dinazor Bulundu Ancak Fon Bulunamadığı İçin Çalışmalara Devam Edilemiyor

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Arjantin’in güney Patagonya bölgesinde 2012 yılında bulunan devasa bir titanozor sauropod kalıntıları, şimdiye kadar bulunan en büyük dinazorlardan biri olabilir....

Bilim insanları, tarih öncesi ve tarihi bireylerin akrabalarını altıncı dereceye kadar tanımlamalarını sağlayan yeni bir araç geliştirdiler

24 Aralık 2023

24 Aralık 2023

Yeni bir genetik analiz yöntemi, tarih öncesi ve tarihi bireylerin aile ilişkilerini altıncı dereceye kadar belirlemeyi mümkün kılmaktadır. Şimdiye kadar...

Tüy kökenlerinin gizemi: Kabarık pterozorlar tartışmayı nasıl yeniden alevlendirdi?

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Tüy deyince ilk akla gelen hayvanlar kuşlardır. Bilinen en eski kuş olan Archæopteryx’in fosilleri yaklaşık 160 yıl önce ilk kez...

Antik dünyanın en geniş imparatorluğu “Ahameniş Pers İmparatorluğu”

17 Aralık 2023

17 Aralık 2023

Ahameniş Pers İmparatorluğu’nun kökeni, İran ve Doğu Anadolu’nun (Türkiye) çoğuna hakim olan Med Kralı Astyages’in Pers kralı II. Cyrus tarafından...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Pompeii’de Yeni Keşif: Porta Sarno Nekropolü’nde Yaşam Boyu Aşkı Tasvir Eden Antik Mezar Rölyefi Gün Yüzüne Çıktı

4 Nisan 2025

4 Nisan 2025

Pompeii’nin tarihi dokusunu aydınlatan çarpıcı bir keşif, Porta Sarno nekropolünde yapıldı. Universitat de València ve Pompeii Arkeolojik Parkı’nın ortak yürüttüğü...

Tarih öncesi bilinen ilk balkonlu mimari yapıya ait buluntulara ulaşıldı

31 Ekim 2021

31 Ekim 2021

Anadolu mimarisinde yedinci ve sekizinci bin yıl öncesi bilinen ilk balkonlu mimari yapının buluntularına ulaşıldı. Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesindeki Domuztepe Höyüğü...

Aizanoi Antik Kenti’nde Eros, Dionysos ve Herakles heykel başları bulundu

23 Aralık 2022

23 Aralık 2022

Aizanoi Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Yunan tanrılarından Eros, Dionysos ve yarı tanrı Herakles’e ait heykel başları ortaya çıkarıldı. Kütahya’nın...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]