6 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kayıtlara Geçen En Eski Jinekolojik Tedavi

Bilim insanları yaptıkları son araştırmalarda 4000 yıl öncesine ait bir mumyada antik mısır tıp papirüslerinde yazdığı gibi bir tedavi uygulamasıyla karşılaştılar. Bu tedavi bugüne kadar doğrulaması yapılabilmiş ilk jinekolojik tedavi olarak kayıtlara geçti.

Granada ve Jaén Üniversitelerinden bilim insanları, pelviste şiddetli travma geçiren bir kadının mumyalanmış kalıntılarında bulunan fiziksel kanıtları incelediler  ve onları o dönemin Mısır tıbbi ile ilgili papirüslerde anlatılan bir tedaviyle ilişkilendiriyorlar.

Granada Üniversitesi’nden (UGR) bilim insanlarının katıldığı, Aswan’daki (Mısır) Jaén Üniversitesi (UJA) liderliğindeki Qubbet el-Hawa Projesi sırasında araştırmacılar, eski Mısır’da yaşayan ve tahminen MÖ 1878-1797’de ölen bir kadın üzerinde, kayıtlardaki en eski jinekolojik tedavinin kanıtlarını buldular.

Endülüslü araştırmacılar, Nil Nehri’nin batı kıyısındaki Qubbet el-Hawa’da düzenlenen 2017 arkeolojik kazıları sırasında QH34 numaralı mezarda kayaya kazılmış dikey bir şaft buldular bu kaya on sağlam iskelete sahip bir mezar odasına açılan kapıyı da açtı.

Yukarı mısır’daki bu bölgede mumyalama teknikleri çok etkili değildi. Bununla birlikte, oraya gömülen bireyler genellikle toplumun üst sınıflarına mensuptu, bu da onlara özel bir özen gösterilmesi gerektiği anlamına geliyordu. Bu özel mumyalar kalın keten şeritlere sarılmış ve çok iyi korunmuşlardı.

Profesör Miguel Botella “mumyalarda farklı tipte kolyelerin olduğu mezar hediyeleri vardı ve yüzlerinde maskeleri vardı, içiçe geçmiş iki dikdörtgen lahit içine konulmuşlardı. Hiyeroglif yazıtlara sahipti fakat termit istilası nedeniyle ağır hasar görmüştü.” Dedi.

Kasıkta gözlenen kırık. Kaynak: Granada üniversitesi

Antropologlar ekibi tarafından kazılan mumyalardan bir tanesi belki de odaya gömülen son mumyaydı. Dış tabutun kalıntılarında adı Sattjeni olan yüksek sosyal sınıftan bir kadına aitti. Sattjeni A olarak adlandırılan bu kadının bölgenin üst sınıfları arasında yaygın olarak bu ismin kullanıldığı bu sebeple bir belirteç eklendiği düşünülebilir.

Araştırmacılar, sargılı bacaklarının arasında, pelvisin alt kısmında ve keten sargıların altında, yanmış organik kalıntılar içeren, kullanım belirtileri olan seramik bir kase buldular. İskelet kalıntılarının analizi, UGR’den (Profesör Botella tarafından koordine edilen) bir antropolog ekibi tarafından gerçekleştirildi ve kadının pelvisinde, muhtemelen şiddetli ağrıya neden olan düşme nedeniyle ciddi bir kırılmadan kurtulmuş olduğunu doğruladı.

Jinekolojik sorunların çözümlerini anlatan tıbbi papirüslerde yazdığı gibi, bu ağrıları hafifletmek için kadının fümigasyonlarla (buharla dezenfeksiyon yapma işlemi) tedavi edilmesi kuvvetle muhtemeldir.

UJA’dan Mısırbilim uzmanı ve Qubbet el-Hawa Projesi yöneticisi Dr. Alejandro Jimenez, “Jaén Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yapılan keşfin en ilginç özelliği, sadece Mısır arkeolojisinde oldukça benzersiz olan palyatif jinekolojik tedavinin belgelenmesi değil, aynı zamanda bu tür fümigasyon tedavisinin çağdaş tıp literatüründe tanımlanmış olmasıdır. Ancak şimdiye kadar, böyle bir tedavinin gerçekten uygulandığını kanıtlayacak hiçbir kanıt bulunamamıştı, ” diyerek yapılan araştırmanın önemini dile getirdi.

Yazımız ilginizi çektiyse https://www.degruyter.com/view/journals/zaes/147/2/article-p171.xml adresinden makalenin tamamını okuyabilirsiniz.

 

Banner
Benzer Yazılar

Tunç Çağı Çobanlarının Yolculukları Hakkında Yeni Görüş

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Şu anda güney Rusya’da bulunan Bronz Çağı doğa pastoralistleri, daha önce düşünülenden daha kısa mesafeler kat ettiler. Hint-Avrupa dillerinin bu...

Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan Urartu yapısının kurtarma kazılarına başlanıyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

Geçtiğimiz Haziran ayında Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan ve ilk incelemelerde yapının Urartu dönemi anıtsal yapı olduğu...

BAE’de 3.000 Yıllık İlk Büyük Demir Çağı Nekropol Keşfedildi

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Abu Dabi Kültür ve Turizm Departmanı (DCT Abu Dabi), Al Ain Bölgesi’nde BAE’nin Demir Çağı’na ait ilk büyük nekropolün keşfedildiğini...

9.000 Yıllık Kadın Avcı Cenazesi Tarih Öncesi Kadın Erkek Rollerini Yeniden Sorgulatıyor

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Antropolojideki geleneksel düşünce, tarih öncesi avcılığın erkeklerin yiyecek toplama işinin de kadınların görevi olduğunu söyler. Yeni yapılan bir araştırma bunun...

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir...

İngiltere’nin kutsal adasında bulunan somon omurlarından yapılmış en eski tespih

29 Haziran 2022

29 Haziran 2022

İngiltere’de “Kutsal Ada” (Holy Islands) olarak bilinen Northumberland kıyılarının hemen dışındaki Lindisfarne adasında, arkeologlar İngiltere’de somon omurlarından yapılmış şimdiye kadar...

Mısır’ın Abusir kentinde Ölüler Kitabı metinleri ile donatılmış kraliyet katibinin mezarı keşfedildi

20 Şubat 2024

20 Şubat 2024

Çekya Mısırbilim Enstitüsü’nden (CIE) arkeologlar, Perslerin Mısır’ı işgali sırasında MÖ 5. veya 6. yüzyılda ölen bir kraliyet katibinin Ölüler Kitabı...

Midas’ın Gölgesi Bilecik’te mi? Karaağaç Tümülüsü Frig Kraliyet Gücünü Yeniden Düşündürüyor

15 Ocak 2026

15 Ocak 2026

Frigya denildiğinde akla gelen ilk merkez, kuşkusuz Gordion. Uzun yıllar boyunca Frig siyasi gücünün, kraliyet ritüellerinin ve elit yaşamın yalnızca...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 1800 yıllık Satyros heykel başı çıkarıldı

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

İzmir, Kadifekale ve Smyrna Agorası arasındaki yamaçta bulunan Antik Smyrna Tiyatrosu’nda yapılan kazılarda M. S. 2. yüzyıla tarihlenen bir heykel...

Lavların altında kalan Pompeii kentindeki kazılarda Truvalı Helen’i tasvir eden çarpıcı bir fresk bulundu

11 Nisan 2024

11 Nisan 2024

Arkeologlar, Vezüv Yanardağı’nın lavları altında kalan Pompeii’nin en uzun caddelerinden biri olan Via di Nola’daki büyük bir evin ziyafet salonundaki...

7 bin yıllık mezarda inek kanı içildiğine dair en eski kanıtlar ele geçti

24 Mart 2023

24 Mart 2023

Sudan’da arkeologlar bir mezarda inek kanı içme ritüelinde kullanılmış olduğunu düşündükleri kemik aletler buldu. İnek kanı içme günümüzde Doğu Afrika’da...

Kral Tutankhamun’un hançerinin gizemi çözüldü

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Arkeologlar, 3400 yıl önce keşfedilen Kral Tutankhamun’un hançerinin gizemini çözdüler. 1922’de firavunun mezarında bulunan hançer üzerinde yeni bir kimyasal çalışma...

Dünyaca Ünlü Lascaux Mağarası Sanal Ortamda Gezilebilecek

28 Temmuz 2021

28 Temmuz 2021

Üst Paleolitik dönemine ait yüzlerce paryetal duvar resmini içinde barındıran Dünyaca ünlü tarihi Lascaux Mağarası sanal ortamda gezilebilecek. Fransa’nın güneybatısındaki...

Dünyanın Bilinen En Eski Tek Yumurta İkizlerini Barındıran 31.000 Yıllık Mezar Bulundu

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Avusturya’daki eski bir mezar, kaydedilen en eski ikiz mezarını temsil ediyor. 31.000 yıllık mezar, Eski Taş Devri olarak da bilinen...

Avarlar hakkında yeni bulgulara ulaşıldı

2 Nisan 2022

2 Nisan 2022

250 yıl boyunca Orta ve Doğu Avrupa’nın çoğunu yöneten Avarlar, Attila’nın Hunlarından daha az biliniyordu, ancak şüphesiz daha başarılıydılar. MS...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]