24 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kayıtlara Geçen En Eski Jinekolojik Tedavi

Bilim insanları yaptıkları son araştırmalarda 4000 yıl öncesine ait bir mumyada antik mısır tıp papirüslerinde yazdığı gibi bir tedavi uygulamasıyla karşılaştılar. Bu tedavi bugüne kadar doğrulaması yapılabilmiş ilk jinekolojik tedavi olarak kayıtlara geçti.

Granada ve Jaén Üniversitelerinden bilim insanları, pelviste şiddetli travma geçiren bir kadının mumyalanmış kalıntılarında bulunan fiziksel kanıtları incelediler  ve onları o dönemin Mısır tıbbi ile ilgili papirüslerde anlatılan bir tedaviyle ilişkilendiriyorlar.

Granada Üniversitesi’nden (UGR) bilim insanlarının katıldığı, Aswan’daki (Mısır) Jaén Üniversitesi (UJA) liderliğindeki Qubbet el-Hawa Projesi sırasında araştırmacılar, eski Mısır’da yaşayan ve tahminen MÖ 1878-1797’de ölen bir kadın üzerinde, kayıtlardaki en eski jinekolojik tedavinin kanıtlarını buldular.

Endülüslü araştırmacılar, Nil Nehri’nin batı kıyısındaki Qubbet el-Hawa’da düzenlenen 2017 arkeolojik kazıları sırasında QH34 numaralı mezarda kayaya kazılmış dikey bir şaft buldular bu kaya on sağlam iskelete sahip bir mezar odasına açılan kapıyı da açtı.

Yukarı mısır’daki bu bölgede mumyalama teknikleri çok etkili değildi. Bununla birlikte, oraya gömülen bireyler genellikle toplumun üst sınıflarına mensuptu, bu da onlara özel bir özen gösterilmesi gerektiği anlamına geliyordu. Bu özel mumyalar kalın keten şeritlere sarılmış ve çok iyi korunmuşlardı.

Profesör Miguel Botella “mumyalarda farklı tipte kolyelerin olduğu mezar hediyeleri vardı ve yüzlerinde maskeleri vardı, içiçe geçmiş iki dikdörtgen lahit içine konulmuşlardı. Hiyeroglif yazıtlara sahipti fakat termit istilası nedeniyle ağır hasar görmüştü.” Dedi.

Kasıkta gözlenen kırık. Kaynak: Granada üniversitesi

Antropologlar ekibi tarafından kazılan mumyalardan bir tanesi belki de odaya gömülen son mumyaydı. Dış tabutun kalıntılarında adı Sattjeni olan yüksek sosyal sınıftan bir kadına aitti. Sattjeni A olarak adlandırılan bu kadının bölgenin üst sınıfları arasında yaygın olarak bu ismin kullanıldığı bu sebeple bir belirteç eklendiği düşünülebilir.

Araştırmacılar, sargılı bacaklarının arasında, pelvisin alt kısmında ve keten sargıların altında, yanmış organik kalıntılar içeren, kullanım belirtileri olan seramik bir kase buldular. İskelet kalıntılarının analizi, UGR’den (Profesör Botella tarafından koordine edilen) bir antropolog ekibi tarafından gerçekleştirildi ve kadının pelvisinde, muhtemelen şiddetli ağrıya neden olan düşme nedeniyle ciddi bir kırılmadan kurtulmuş olduğunu doğruladı.

Jinekolojik sorunların çözümlerini anlatan tıbbi papirüslerde yazdığı gibi, bu ağrıları hafifletmek için kadının fümigasyonlarla (buharla dezenfeksiyon yapma işlemi) tedavi edilmesi kuvvetle muhtemeldir.

UJA’dan Mısırbilim uzmanı ve Qubbet el-Hawa Projesi yöneticisi Dr. Alejandro Jimenez, “Jaén Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yapılan keşfin en ilginç özelliği, sadece Mısır arkeolojisinde oldukça benzersiz olan palyatif jinekolojik tedavinin belgelenmesi değil, aynı zamanda bu tür fümigasyon tedavisinin çağdaş tıp literatüründe tanımlanmış olmasıdır. Ancak şimdiye kadar, böyle bir tedavinin gerçekten uygulandığını kanıtlayacak hiçbir kanıt bulunamamıştı, ” diyerek yapılan araştırmanın önemini dile getirdi.

Yazımız ilginizi çektiyse https://www.degruyter.com/view/journals/zaes/147/2/article-p171.xml adresinden makalenin tamamını okuyabilirsiniz.

 

Banner
Related Articles

“Hititler” Sergisi Güney Kore’de

8 Mart 2025

8 Mart 2025

Türkiye’den götürülen 212 eserin yer aldığı “Hititler” sergisi, Güney Kore’nin başkenti Seul’deki Baekje Müzesi’nde açıldı. Sergide, Hitit medeniyetine ait önemli...

Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş Kazılarında Antik Limana Ulaşacağız”

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında bir yıl önce başlayan Kabataş kazılarında yeni bulgulara ulaşıldı. Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş kazılarında...

Araştırmacılar, ilk kez, 2.000 yıldan daha eski bir Roma parfümünün bileşimini tanımladılar

26 Mayıs 2023

26 Mayıs 2023

Cordoba Üniversitesi’ndeki bir araştırma ekibi, ilk kez, 2.000 yıldan daha eski bir Roma parfümünün bileşimini tanımladı. Her şey 2019 yılında...

Delikkemer Su Yolu: Patara’ya Uzanırken Zamanın İçinden Geçen Bir Yolculuk

14 Mayıs 2025

14 Mayıs 2025

Antalya’nın Kaş ilçesinde, doğayla iç içe uzanan ve kökeni Helenistik döneme kadar dayanan Delikkemer Su Yolu, ziyaretçilerini binlerce yıl öncesine...

Peru Nazca’da Yeni Bir Kedi Geoglifi Keşfedildi

18 Ekim 2020

18 Ekim 2020

Peru Kültür bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Nazca’da yeni bir geoglif bulunduğu bildirildi. Bilindiği üzere Geoglif; zeminde üretilen ve tipik olarak kırıntılı...

Polonya’da Roma Döneminden Kalma Devasa Çanak Çömlek Üretim Merkezi Bulundu

2 Nisan 2021

2 Nisan 2021

Polonya’da Roma döneminden kalma büyük bir çanak çömlek üretim merkezi bulundu. Üretim merkezi Küçük Polonya Voyvodalığı içinde yer alan Wrzepia...

Van’da 2800 yıllık Urartu Kalesi Bulundu

17 Haziran 2021

17 Haziran 2021

Arkeologlar, Van ilinin Gürpnar bölgesinde deniz seviyesinden 2.500 metre (8.200 fit) yükseklikte bir dağda 2.800 yıl öncesine dayanan kale kalıntılarını...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Kudüs İslam Eserleri Müzesi İslami Sanat Eserleri Satışını Erteledi!

27 Ekim 2020

27 Ekim 2020

Kudüs İslam Eserleri Müzesi, Londra’daki Sotheby’s müzayede evinde bugün ve yarın için satışa çıkarılacak olan İslami sanat eserlerinin satışını erteledi....

Amerika’da kemikten yapılmış en eski mızrak ucu

3 Şubat 2023

3 Şubat 2023

Yeni bir çalışma ile Amerika kıtasında kemikten yapılmış en eski mızrak ucu belgelendi. 13900 yıllık kemik mızrak ucu Amerika’da bilinen...

Kazakistan’da Oğuzlara Ait 1.100 Yıllık Kültöbe Yazıtı Keşfedildi

23 Aralık 2025

23 Aralık 2025

Kazakistan’da bir köy okulunun müzesinde tesadüfen fark edilen tek satırlık bir yazıt, Oğuz Türklerinin tarihsel hafızasına dair yerleşik kabulleri sarsacak...

İran’ın kuzeydoğusunda tesadüfen ortaya çıkarılan Orta Çağ yeraltı tünelleri

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

İran’ın kuzeydoğusundaki Shahr-e Belqeys (Belqeys Şehri) yakınlarındaki rutin bir yol inşaatı projesinde çalışan işçiler Orta Çağ yeraltı tünelleri keşfetti. Shahr-e...

Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları 45 Yıl Sonra Tekrar Başlıyor

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

Bitlis ili Adilcevaz ilçesi’nde yer alan Urartu döneminden kalma Kef Kalesi’nin kazı çalışmalarına 45 yıl aradan sonra tekrar başlanıyor. Çivi...

Dünyanın İlk Hamile Mumyası Bulundu

1 Mayıs 2021

1 Mayıs 2021

Polonya Bilimler Akademisi’nden uzmanlar, Varşova Mumya Projesi kapsamında müzelerdeki tüm mumyaları araştırmayı hedefliyor. Bu projenin bir parçası olarak, araştırmacılar 20’li yaşlarında olduğu...

İpek Yolu Üzerindeki Kuva’da 1.300 Yıllık Antik Şehir Surları Keşfedildi

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Özbekistan’ın doğusunda yürütülen arkeolojik kazılarda, Kuva antik kentinin surlarının yaklaşık 1.300 yıl boyunca kesintisiz kullanıldığını ortaya koyan önemli bulgulara ulaşıldı....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]