15 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Karadeniz’de Şamanizm İzleri Kahin Tepe’de Görüldü

Doğa olaylarını, bir hayvana ya da nesneye eşitleyerek ona verdikleri ruh enerjisine tapınım olarak kabul edilen inanç sistemi Şamanizm’in izlerine Karadeniz’de yer alan Kahin Tepe sit alanında ulaşıldı.

Akeramik Neolitik Çağ tabakasının görüldüğü Kahin Tepe kazı çalışmaları, 1950’li yıllarda İsmail Kılıç Kökten tarafından başlatılmış, Aslı Erim Özdoğan ve ekibi tarafından 1995-98 yılları arasında, ilk sistemsel yüzey araştırmaları çalışmalar devam etmiştir.

2018 yılında bölgede baraj yapımı başlaması üzerine başkanlığını Nurperi Ayengin yönettiği, kurtarma kazılarına başlandı.

Karadeniz Bölgesi’nin en eski yerleşim yeri olarak değerlendirilen Kahin Tepe’de, 2021 kazı çalışmaları hakkında AA muhabirine bilgi veren Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nurperi Ayengin, “Geçen sezonlarda bahsetmiştik. Tepe üst yerleşiminde bir Erken Tunç Çağı sonuna ait bir yerleşim alanımız var. Bir de çok daha erken bir dönem olduğunu düşündüğümüz bir tabakamız var. Tepenin doğusunda 3 sezon çalışma yürüttük. Orada yaptığımız çalışmalarda sürtme taş atölyesine ait yapılar bulduk. Bu yapıların tepenin doğusunda yoğun olduğunu gördük. Bu sene tepenin batı kısmında çalışmalarımızı yaptık. Burada Erken Tunç Çağı’nın zayıf dokusunu gördük ama daha erken bir döneme ait olduğunu düşündüğümüz duvarlarla karşılaştık” dedi.

Akeramik Neolitik Çağ yerleşimi Kahin Tepe kazıları
4 yıl önce başlayan Kahin Tepe kurtarma kazılarında Akeramik Neolitik Çağ yerleşim tabaksı bulundu. Fotoğraf: Özgür Alanto/AA

“Aslan yontularıyla karşılaştık”

Bölgenin toplanma alanı olduğunu ifade eden Ayengin, “Burada şamanik ve totamik bir toplum olduğunu düşünüyoruz. Bunların tapınım yaptıkları hayvanların heykellerini bulduk. Kartal, ayı, yılan ve turna kuşu gibi hayvanları görmüştük. Bu sezon bizim için önemli olan aslan yontularıyla da karşılaştık. İleriki sezonda yapılacak çalışmalarda bu toplanma alanının, tapınım alanının mimarisi hakkında daha iyi fikir edinebileceğimizi düşünüyoruz.” diye konuştu.

“Yontular Karadeniz’de de şamanizmin ve animizmin olduğunu gösteriyor”

Karadeniz Bölgesi’nde ilk kez şamanizme rastladıklarını dile getiren Ayengin, şöyle devam etti:

“Karadeniz Bölgesinde ilk kez şamanizm (Erken Paleolitik çağdan itibaren özellikle bozkır toplumlarında, Sibirya ve Orta Asya civarında yaygın, günümüzde de yaşayan inanış biçimi) ve animizmin (Doğal olaylar, hayvanlar ya da doğada var olan başka nesnelere bir ruh izafe ederek bunlara tapınma temeline dayanan din anlayışı) izlerini Kahin Tepe’de gördük. Bu çok heyecan verici bir sezon oldu bizler için. Kazı çalışmalarında bulduğumuz yontular, heykeller bize şamanizmin ve animizmin göstergeleri. Karbon testlerinden umarım doğru bir tarih elde ederiz. Bu bölgede bu inancın varlığı bilinmiyordu daha önce. Bu yontular Karadeniz’de de şamanizmin ve anamizmin olduğunu göstermesi açısından çok önemli.”

Karadeniz Şamanizm İzleri Kahin Tepe görüldü

Kahin Tepe’nin erken tabakasının Akeramik Neolitik Çağ’a ait oluğunu düşündüklerini vurgulayan Ayengin, şunları söyledi:

“Bu dönem günümüzden yaklaşık 10 bin yıl öncesini kapsayan bir dönem. Akeramik Neolitik Dönem, insanların kilden kap kacak yapmayı bilmedikleri, sadece taşı taşla işledikleri bir süreç. Çakmak taşı gibi taşlarla diğer taşları işliyorlar bu dönemde. Karadeniz Bölgesi’nde bu döneme ait bu kadar erken bir dönem tespit edilmedi. Bölgedeki çalışmaların azlığından dolayı tespit edilemediğini düşünüyoruz. Karadeniz Bölgesi’nde, Kahin Tepe’de yaptığımız çalışmalar, buluntularla beraber bölgenin en erken yerleşim yeri olduğunu gösteriyor.”

Bölgenin daha çok yazları kullanıldığını düşündüklerini dile getiren Ayengin, “Kış aylarını insanlar mağarada geçiriyor. Buranın yaz sezonunda insanların kullandığı bir yerleşim ve toplanma alanı olduğunu düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Banner
Benzer Yazılar

Mısır El-Ezher Üniversitesi Mumyaların Sergilenmesine Karşı Çıkıyor

27 Ocak 2021

27 Ocak 2021

Mısır’ın önde gelen dini kurumlarından biri olan El-Ezher Üniversitesi’nin, eski Mısır mezarlarının kazılması ve mezarlarından çıkartılan mumyaların sergilenmesini yasaklaması protestolara...

Antik Yijin Şehri, Çin’deki En İyi 10 Arkeolojik Keşif Arasında

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Hangzhou’nun Lin’an Bölgesi’nde bulunan Yijin Antik Kenti, 2020’nin Çin’deki en iyi 10 arkeolojik keşifleri arasına girdi. Yijin Antik Kenti, 2017...

Polonya’daki en eski bakır ürünü bir balta keşfedildi

30 Mart 2024

30 Mart 2024

Polonya’nın Hrubieszów bölgesindeki Horodło belediyesinde MÖ 4. ila 3. binyıla ait Trypillia kültürüyle özdeşleşmiş bir bakır balta bulundu. Hrubieszów bölgesinde...

Tunç Çağında Görülen Nadir Hastalıkların İlginç Sosyal Boyutları

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Nadir Hastalıklar denilince hemen hemen hepimizin aklına gelen şey bu hastalığın çok az kişiyi etkilemiş olmasıdır. Muhtemelen bahsedilen bu hastalık...

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

Ordu’da Roma Dönemi 2.000 Yıllık Lahitler Bulundu

16 Eylül 2021

16 Eylül 2021

Ordu’da yol genişletme çalışmaları sırasında kepçe operatörünün dikkati sayesinde 2.000 yıllık lahitler bulundu. Lahitlerin içerisinde ziynet eşyaları da çıktı. Ordu’nun...

Zonguldak İnönü Mağarası’nda 5 Bin Yıllık Kömürle Tedavi ve Antibiyotik Direncine Dair Kanıtlar Bulundu

12 Eylül 2025

12 Eylül 2025

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) öncülüğünde yürütülen disiplinlerarası bir proje, Türkiye’nin Karadeniz kıyısındaki tarih öncesi topluluklara dair çarpıcı bulgular ortaya...

Gedikkaya Mağarası’nda 16500 yıllık adak çukuru içinde taş heykelcik keşfedildi

17 Aralık 2022

17 Aralık 2022

Bilecik’in İnhisar ilçesinde bulunan Gedikkaya Mağarası’nda Paleolitik Çağ’dan Neolitik Çağ’a geçiş evresi olan Epi-paleolitik döneme ait 16500 yıllık adak çukuru...

Araştırmacılar, Suriye’de antik bir mezar içinde dünyanın en eski alfabesini keşfetti

22 Kasım 2024

22 Kasım 2024

Suriye’nin kuzeyindeki Tell Umm-el Marra antik kentinde 2004 yılında ortaya çıkarılan bir mezarda dünyanın en eski alfabesinin izleri keşfedildi. Keşif, Johns...

Dünyanın en büyük ikinci su altı arkeoloji gemisi denize inmeye hazır

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Dünyanın en büyük ikinci su altı arkeoloji gemisinin inşası tamamlandı. Modern teknolojiler ile donatılmış su altı arkeoloji gemisi denize indirilmek...

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür....

Umman’da Yeni Bir Arkeolojik Sit Alanı Keşfedildi

8 Temmuz 2021

8 Temmuz 2021

Umman Miras ve Turizm Bakanlığı yakın zamanda Al Dakhiliyah Valiliği, Sumail (Samail) Eyaleti, Al Khobar kasabasında antik bir alan keşfetti. Oman...

Unutulmuş Bir İmparatorluğun Başkenti “Karakurum”

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Karakurum şimdilerde sadece bir sit alanı olsa da bir zamanlar Dünya’yı kasıp kavuran Moğolların başkentiydi. Karakurum bizim çok da yabancı...

Hampi Krishna Tapınağı 20 Yıldır Restore Edilmiyor

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Hampi Krishna Tapınak kompleksinin restorasyonu için anlaşmaya varılmasının üzerinden 20 yıl geçti. Tapınak  Tehlike Altındaki Dünya Mirası listesine 2000 yılında...

Bir İlk: Güney Kore’de Mücevher Böceği Kanatlarıyla Süslenmiş 1400 Yıllık Silla Tacı Gün Yüzüne Çıkarıldı

26 Mayıs 2025

26 Mayıs 2025

Doğa ile ihtişamın büyüleyici birleşimini yansıtan bir keşifle, Güney Koreli arkeologlar Silla Krallığı’na ait antik bir mezarda, kafatasına yerleştirilmiş 1400...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]