15 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Karadeniz’de Şamanizm İzleri Kahin Tepe’de Görüldü

Doğa olaylarını, bir hayvana ya da nesneye eşitleyerek ona verdikleri ruh enerjisine tapınım olarak kabul edilen inanç sistemi Şamanizm’in izlerine Karadeniz’de yer alan Kahin Tepe sit alanında ulaşıldı.

Akeramik Neolitik Çağ tabakasının görüldüğü Kahin Tepe kazı çalışmaları, 1950’li yıllarda İsmail Kılıç Kökten tarafından başlatılmış, Aslı Erim Özdoğan ve ekibi tarafından 1995-98 yılları arasında, ilk sistemsel yüzey araştırmaları çalışmalar devam etmiştir.

2018 yılında bölgede baraj yapımı başlaması üzerine başkanlığını Nurperi Ayengin yönettiği, kurtarma kazılarına başlandı.

Karadeniz Bölgesi’nin en eski yerleşim yeri olarak değerlendirilen Kahin Tepe’de, 2021 kazı çalışmaları hakkında AA muhabirine bilgi veren Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nurperi Ayengin, “Geçen sezonlarda bahsetmiştik. Tepe üst yerleşiminde bir Erken Tunç Çağı sonuna ait bir yerleşim alanımız var. Bir de çok daha erken bir dönem olduğunu düşündüğümüz bir tabakamız var. Tepenin doğusunda 3 sezon çalışma yürüttük. Orada yaptığımız çalışmalarda sürtme taş atölyesine ait yapılar bulduk. Bu yapıların tepenin doğusunda yoğun olduğunu gördük. Bu sene tepenin batı kısmında çalışmalarımızı yaptık. Burada Erken Tunç Çağı’nın zayıf dokusunu gördük ama daha erken bir döneme ait olduğunu düşündüğümüz duvarlarla karşılaştık” dedi.

Akeramik Neolitik Çağ yerleşimi Kahin Tepe kazıları
4 yıl önce başlayan Kahin Tepe kurtarma kazılarında Akeramik Neolitik Çağ yerleşim tabaksı bulundu. Fotoğraf: Özgür Alanto/AA

“Aslan yontularıyla karşılaştık”

Bölgenin toplanma alanı olduğunu ifade eden Ayengin, “Burada şamanik ve totamik bir toplum olduğunu düşünüyoruz. Bunların tapınım yaptıkları hayvanların heykellerini bulduk. Kartal, ayı, yılan ve turna kuşu gibi hayvanları görmüştük. Bu sezon bizim için önemli olan aslan yontularıyla da karşılaştık. İleriki sezonda yapılacak çalışmalarda bu toplanma alanının, tapınım alanının mimarisi hakkında daha iyi fikir edinebileceğimizi düşünüyoruz.” diye konuştu.

“Yontular Karadeniz’de de şamanizmin ve animizmin olduğunu gösteriyor”

Karadeniz Bölgesi’nde ilk kez şamanizme rastladıklarını dile getiren Ayengin, şöyle devam etti:

“Karadeniz Bölgesinde ilk kez şamanizm (Erken Paleolitik çağdan itibaren özellikle bozkır toplumlarında, Sibirya ve Orta Asya civarında yaygın, günümüzde de yaşayan inanış biçimi) ve animizmin (Doğal olaylar, hayvanlar ya da doğada var olan başka nesnelere bir ruh izafe ederek bunlara tapınma temeline dayanan din anlayışı) izlerini Kahin Tepe’de gördük. Bu çok heyecan verici bir sezon oldu bizler için. Kazı çalışmalarında bulduğumuz yontular, heykeller bize şamanizmin ve animizmin göstergeleri. Karbon testlerinden umarım doğru bir tarih elde ederiz. Bu bölgede bu inancın varlığı bilinmiyordu daha önce. Bu yontular Karadeniz’de de şamanizmin ve anamizmin olduğunu göstermesi açısından çok önemli.”

Karadeniz Şamanizm İzleri Kahin Tepe görüldü

Kahin Tepe’nin erken tabakasının Akeramik Neolitik Çağ’a ait oluğunu düşündüklerini vurgulayan Ayengin, şunları söyledi:

“Bu dönem günümüzden yaklaşık 10 bin yıl öncesini kapsayan bir dönem. Akeramik Neolitik Dönem, insanların kilden kap kacak yapmayı bilmedikleri, sadece taşı taşla işledikleri bir süreç. Çakmak taşı gibi taşlarla diğer taşları işliyorlar bu dönemde. Karadeniz Bölgesi’nde bu döneme ait bu kadar erken bir dönem tespit edilmedi. Bölgedeki çalışmaların azlığından dolayı tespit edilemediğini düşünüyoruz. Karadeniz Bölgesi’nde, Kahin Tepe’de yaptığımız çalışmalar, buluntularla beraber bölgenin en erken yerleşim yeri olduğunu gösteriyor.”

Bölgenin daha çok yazları kullanıldığını düşündüklerini dile getiren Ayengin, “Kış aylarını insanlar mağarada geçiriyor. Buranın yaz sezonunda insanların kullandığı bir yerleşim ve toplanma alanı olduğunu düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Banner
Benzer Yazılar

Birbirinden İlginç 7 Muhteşem Tarihi Keşif

20 Nisan 2021

20 Nisan 2021

Arkeologlar, son 20 yılda gerçekleştirdikleri çalışmalarla birbirinden ilginç ve bir o kadar muhteşem keşiflere imza attılar. Gelin şimdi birbirinden ilginç...

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün,...

Ukrayna’da bir mağarada 5000 yıllık kadın figürinleri keşfedildi

15 Mayıs 2023

15 Mayıs 2023

Arkeologlar, batı Ukrayna’nın Borshchiv Bölgesi’ndeki Verteba Mağarası’nda bir delik içinde gizlenmiş kilden yapılmış beş kadın figürini keşfettiler. Yaklaşık 5.000 yıl...

Troya ile Tavşanlı Höyük arasındaki bağı gösteren bulgulara ulaşıldı

23 Ağustos 2022

23 Ağustos 2022

Anadolu’nun iki önemli arkeolojik sit alanı Troya ve Tavşanlı Höyük arasında Tunç Çağı’nda kurdukları bağı gösteren bulgulara ulaşıldı. Kütahya’nın Tavşanlı...

300 yıllık kutsal deniz kızı mumyasının gizemi çözüldü

20 Şubat 2023

20 Şubat 2023

Mumyalanmış bir deniz kızı yüzyıllardır Japonların kutsalları arasında yer alıyor. Kendisine tapıyorlar çünkü deniz kızının iyileştirici güçlere sahip olduğuna inanıyorlar....

Bugüne Kadar Bulunmuş En Büyük Viking Gemi Mezarlığı

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Arkeologlar radar taramaları sırasında bugüne kadar gömülmüş en büyük gemi mezarlığını buldular. Norveç’in güneydoğusundaki Gjellestad’da yere nüfuz eden radar (GPR)...

Zernaki Tepe “kırlangıç sistemi” ile depreme dayanıklı hale getirilmiş

19 Ekim 2021

19 Ekim 2021

Van’ın Erçiş ilçesinde, Anadolu’nun eski ızgara plan denilen düzenli yerleşim yerlerinden birisi olan Zernaki Tepe kentinin duvarlarının “kırlangıç sistemi” ile...

Hattuşa Yerkapı tünelinde bulunan boyalı hiyeroglifler Hitit dünyasında yeni bir sayfa açıyor

30 Nisan 2024

30 Nisan 2024

Prof. Dr. Andreas Schachner, Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’daki Yerkapı tünelinde keşfedilen boyalı hiyerogliflerin Hitit dünyasında yeni bir sayfa açtığını söyledi....

Sümer kenti Lagash’ta 5000 yıllık kamusal yemek alanı keşfedildi

2 Şubat 2023

2 Şubat 2023

Sümer kenti Lagash’ta devam eden kazılarda arkeologlar 5000 yıllık kamusal alan keşfettiler. Güney Mezopotamya’nın en büyük ve güçlü kentlerinden olan...

Roma’ya meydan okuyan denizlerin kraliçesi: ‘Kraliçe Teuta’

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

İlirya Kraliçesi Teuta, İlirya antik çağının ve Arnavut mirasının en sıra dışı figürlerinden biridir. Korsan kraliçesi olarak da adlandırıldı. Onun...

Bilim insanları “Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgarın parmağı var mıydı?” sorusuna cevap aradı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Bilim insanları, Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gize piramitleri bölgesinde yer alan Büyük Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgar faktörünü araştırdılar. Büyük Gize Sfenksi,...

Athena Tapınağı’nın 2 bin 600 yıllık koruyucuları İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açılıyor

18 Nisan 2022

18 Nisan 2022

İzmir’in Foça ilçesindeki Phokaia Antik Kenti’nde yer alan 2 bin 600 yıllık Athena Tapınağı’nın 2 at ve 2 griffon büstünden...

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Cizre’de Yapılan Müze kompleksi 2022’de Tamamlanacak”

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kızılay Cizre Gönüllü merkezi’nin açılışı ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Şırnak’a geldi. Hamidiye...

Uluslararası Hititoloji Kongresi tarihinde ilk defa İstanbul’da düzenlenecek

29 Aralık 2021

29 Aralık 2021

Anadolu, binlerce yıldan beri birçok medeniyete ev sahipliği yapan eşsiz bir coğrafyadır. Bu medeniyetlerden en çok dikkati çeken kendilerine “Hatti...

Danimarka Kralı Hans’ın baharat dolabı Gribshunden gemisinde bulundu. Baharatlar döneme ışık tutuyor.

13 Şubat 2023

13 Şubat 2023

Danimarka Kralı Hans’ın savaş gemisi Gribshunden’ın, Orta Çağ İskandinavyası’ndaki safran, zencefil ve karanfilin ilk arkeolojik kanıtları da dahil olmak üzere...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]