12 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kadınlar, Antik Yunan Seramiklerinin Ardındaki Gerçek Kahramanlar mıydı?

Dipylon amforasını klasik arkeolojiyle ilgilenen herkes duymuştur. Antik Atina kentinin kuzeybatısında Kerameikos’taki Dipylon Kapısı civarında Dipylon mezarlığında bulunmuştur. Amforayı yapan usta Dipylon usta ise en erken tanımlanması yapılabilmiş ender zanaatkarlardan biridir.

Yaklaşık 5 fit (1.63 cm civarı) yüksekliğindeki amfora, Dipylon Ustaya ithaf edilen birçok boyalı vazodan biridir. Tarihçiler her zaman bu ustanın bir erkek olduğunu varsaydılar. Aslında, varsayım uzun zamandır erkek zanaatkârların tarihi boyunca antik Yunan toplumunun ikonik çanak çömleklerini yaptıklarıydı.

Ne de olsa Antik Yunanistan, kadın hakları ve katkıları konusundaki sicili çokta temiz sayılmaz. Yaklaşık 2.400 yıl önce “Politika” kitabında Aristoteles, “erkek doğası gereği üstün, kadın aşağıdır” diye yazmıştı.

Toronto Üniversitesi’nde klasik arkeolog olan Sarah Murray, “ Hiç kimse bu çömlek yapımında kadınların yer aldığını gerçekten düşünmemişti.Tartışılmıyordu çünkü varsayım olarak tarihe yerleşti” dedi.

Arkeoloji American Journal’da yayınlanan makalesinde  Murray ve onun iki lisans öğrencisi bu varsayımlara meydan okudu. Murray, Antik Yunan tarihinin en az bir önemli döneminde seramikten öncelikle kadınların sorumlu olduğunu iddia ediyor.

Dipylon amforası

Analizleri, cinsiyetle ilgili arkeolojik soruları yeniden çerçevelendiriyor ve Antik Yunanistan’ın en gizemli dönemlerinden birinde yaşamın daha uyumlu bir resmini çiziyor. Aynı zamanda, insanlık tarihi araştırmalarında sürmekte olan daha büyük bir çabaya da değiniyor: Modern önyargıların geçmişin anlayışlarını nasıl çarpıttığını sorgulamak.

Bilim insanlarının Protogeometrik ve Geometrik dönemler olarak adlandırdıkları dönemi içeren Yunan Erken Demir Çağı, MÖ 1050’den MÖ 700’e kadar sürmüştür. Bu dönemden kalan yazılı bir kayıt kalmamıştır. Murray, “çömlekçilik toplumun dayanağıdır, ancak bence bu anlayış sorunludur!” dedi.

Bilim insanları, bu seramiklerin erkekler tarafından yapıldığına inanıyorlar çünkü tarihi kayıtlar ve klasik metinler, Yunan tarihinin çeşitli dönemlerinde erkek egemen bir toplumun resmini çiziyor. Ancak Murray ve meslektaşları bu analize katılmıyor.

Birincisi, Erken Demir Çağı döneminde cinsiyet rollerinin değişmiş olabileceğini savunuyorlar. Bu argümanı kısmen, dönemin önceki Bronz Çağı’nın lüks saraylarından ekonomik ve politik olarak çok farklı olduğuna ve sonraki Arkaik dönemin artan nüfusu ve sosyal karmaşıklığına dair tarihsel kanıtlara dayandırıyorlar.

Aksine, Erken Demir Çağı kanıtları nüfusun azaldığını gösteriyor. Murray’e göre, toplumların çok fazla toprağı ve az insanı olduğunda, kadınlar çömlek üretimini yönetme eğilimindedir.

Murray ve meslektaşları ayrıca seramiğin resimlerini teorilerinin kanıtı olarak gösteriyorlar. Dönemin çanak çömleği, Dipylon amforada olduğu gibi vazolar üzerindeki geometrik desenlere ani bir kayma ile tanımlanır.

Bilim insanları geleneksel olarak bu kalıpları Yunan erkeklerin sanatsal evriminin bir aşaması olarak tanımladılar. Murray ve öğrencileri tamamen farklı bir durum ortaya koyuyorlar: Çanak çömlek üzerinde geometrik sanata bu geçişin dokumayla bir bağlantısı olduğunu gösteriyor. “Tarzın tekstil ürünlerinden esinlendiği gerçeği, gün gibi aşikar! ” diyor. “Kadınlar neredeyse her zaman dokumacıdır.”

Çanak çömlek üzerindeki cenaze sahneleri de kadınların katkılarına işaret ediyor. Başrollerinde erkeklerin yer aldığı antik Yunan toplumunun hikayelerinin çoğunda bile, kadınlar cenaze törenlerinde büyük bir rol oynamaktadır. Son yıllara kadar devam eden bir gelenek olan cenaze törenleri için bedenler hazırladılar, yürüyüşlere liderlik ettiler ve hatta profesyonel olarak yas tuttular. O döneme ait kadın ve çocuk mezarları, erkek mezarlarından çok daha fazla çeşitli seramikler içermektedir. Savaş sahneleriyle kaplı Arkaik vazoların ve bu döneme ait destansı savaşçı şiirlerinin aksine, Erken Demir Çağı kaplarının çoğu Yunan kadınlarının dünyasının göstergesi gibidir.

Dartmouth Koleji’nde bir klasik arkeolog olan Julie Hruby, Murray ve öğrencilerinin makalesini “olağanüstü mantıklı” bulduğunu açıklıyor. Keramikler üzerinden parmak incelemesinde parmak baskı derinliğinden yapan ustanın cinsiyetini anlamak mümkün olduğu için. Parmak izi analizlerini heyecanla beklediğini belirtti.

Ancak murray’ın amacı bireysel eserleri kimin yaptığından çok başka bir gerçeğe odaklanmış durumda. Yeni makalesi ise kesinlikle bilim dünyasında kaygı uyandıracak cinsten. Bugüne kadar bilim insanları , toplumsal cinsiyet ve sanat hakkındaki fikirlerini antik dünyaya yansıttıkları için kanıtları yeterince incelememiş olabilirler.

Murray bu soruyu sormakta haksız değil. Kuzey Florida Üniversitesi’nde antropolog olan John Kantner, meslektaşları ile birlikte, ABD’nin Güneybatı Puebloan toplumunda kadınların çömlekçiler olduğuna dair uzun süredir devam eden inançlara rağmen, parmak izi analizinin hem erkeklerin hem de kadınların el yapımı çömlek yaptığını gösterdiğini gösterdi. Kantner, “Dünya genelindeki tüm bu vakalara baktığınızda oldukça açık, özünde cinsiyete dayalı bir aktivite yok” diyor.

Manitoba Üniversitesi’nde farklı kültür ve dönemlere ait seramikler üzerine çalışan bir antropolog olan Kent Fowler, benzer bir noktaya değiniyor: “Cinsiyet [şimdi] ikili değil ve geçmişte de ikili değil.” O halde akademisyenlerin karşı karşıya olduğu bir zorluk, kendi toplumlarının toplumsal cinsiyet hakkındaki fikirlerinin üstesinden nasıl gelip onların yorumlarını etkilemelerine izin vermemek.

Fowler, dokuma tarzlarından toplumsal cinsiyet hakkında sonuçlar çıkarmanın biraz zayıf bir yaklaşım olduğunu düşünse de, Murray’nin “kalıp dışı” düşüncesini seviyor. Makalesinin yeni soruları harekete geçirdiğini ve hangi verilerin alakalı olduğuna dair fikirleri genişlettiğini ekliyor, bu da “saha çalışmasının en başından itibaren potansiyel olarak bile değiştirilme şekli” anlamına gelebilir.

Makale ilginizi çektiyse tamamını okumak için https://www.ajaonline.org/article/4078 adresini ziyaret edebilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Etrüsklerin 2000 yıllık köken gizemi hakkında şaşırtıcı son çalışma

25 Eylül 2021

25 Eylül 2021

Antik iskeletlerden alınan DNA’nın genetik analizi, 2000 yılı aşkın süredir araştırmacıları büyüleyen bir bulmacaya, Etrüsklerin kökenine cevap vermiş gibi görünüyor:...

Bir araştırmaya göre ilk insanlar geometri ve simetriye önem veriyordu ve 1,4 milyon yıl önce kasıtlı olarak küresel şekiller üretiyorlardı

7 Eylül 2023

7 Eylül 2023

İlk insanların 1.4 milyon yıl önce yaşadığı bir bölgede keşfedilen 4 yuvarlak, beyzbol topu büyüklüğündeki taşların incelenmesi, kasıtlı olarak kürelere...

Norveç’in Arendal kıyılarında keşfedilen gizemli balta

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Araştırmacılar, Arendal kıyılarında, Norveç arkeolojisi için bir ilk olabilecek bulgu keşfettiler. Arendal yakınlarında 12 metre derinlikte, araştırmacıların Tunç Çağı’na ait...

Viking Harald Bluetooth zamanından kalma büyük bir salon keşfedildi

30 Aralık 2022

30 Aralık 2022

Danimarka ve Norveç Kralı Viking Harald Bluetooth döneminden kalma büyük bir salon, Danimarka’nın Kuzey Jutland kentindeki Jammerbugt Belediyesi’nde bir köy...

İngiltere’nin Roma Dönemine Ait İlk 5. yy. Mozaiği Keşfedildi

15 Aralık 2020

15 Aralık 2020

Araştırmacılar, Gloucestershire’daki Chedworth Roman Villa’sından yeni çıkan kalıntıların İngiltere’nin ilk bilinen 5. yüzyıl mozaiğini tanımlamış olabileceğini duyurdu. Cotswold sitesi, 2....

Dünya’nın En Eski Üniversitesine Sahip Şehri Bir Müze İstiyor

14 Aralık 2020

14 Aralık 2020

Dünyanın ilk üniversite ve bilim merkezine ev sahipliği yapmasıyla tanınan Dezful, Sasani döneminde kültür ve bilimin gelişmesinde önemli bir rol...

Nimes’te Dikkat Çekici Yer Süslemeleriyle Bezenmiş Roma Dom’ları

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Nîmes kentinde kazı yapan arkeologlar, iki yüksek statülü Roma domusunun (evlerinin) kalıntılarını keşfettiler. Fransa’nın Nimes şehri tarih verimliliği açısından oldukça...

Ulucak Höyük seramiklerinin üzerinde 8 bin yıllık parmak izleri

13 Ağustos 2022

13 Ağustos 2022

Ege Bölgesi’nin en önemli yerleşimi Ulucak Höyük kazılarında ortaya çıkarılan seramik atölyelerinde kullanılan seramik hamurlarının üzerinde 8 bin yıllık parmak...

Tarih öncesi insanlar atalarının hatıralarını canlı tutmak için taş aletleri saklıyorlardı

14 Mart 2022

14 Mart 2022

Geçmişe dair yaşanmışlıkları barındıran, sevdiklerimize ait birçok anıyı bizlere tekrar yaşatan eşyaları saklarız. Bu saklama eylemi içgüdüsel bir hareket olarak...

Kıbrıs’ta muhteşem bir antik mozaik bulundu

21 Temmuz 2021

21 Temmuz 2021

Kıbrıs’ta, Kato Paphos’taki Fabrika Tepesi’nde yürütülen kazılarda, Helenistik döneme ait antik bir mozaik zemin ortaya çıkarıldı. Arkeologlar tarafından “Baf kropolü”...

Çavuştepe Höyüğü’nde Urartulu kadın yöneticinin mezarına ulaşıldı

8 Eylül 2021

8 Eylül 2021

Geçtiğimiz günlerde atı, sığırı, köpeği ile gömülen Urartulu üst düzey insanının mezarı haberini yapmıştık. Bugünde yine aynı yerde Çavuştepe Höyüğü...

Trier Üniversitesi’nin Dijital Para Dolabı Artık Erişilebilir

19 Şubat 2024

19 Şubat 2024

Tarihi sikkeler, koleksiyonlar ve sergiler için mücevher parçalarından çok daha fazlasıdır özellikle araştırmacılar için ilgi çekicidir. Trier Üniversitesi, birkaç yıldır...

Gordion kazılarında heyecan veren keşif. Gordion adının geçtiği yazıt bulundu

7 Ağustos 2022

7 Ağustos 2022

Frigler… Anadolu topraklarında iz bırakmış döneminin güçlü ve etkin kavimlerinden biri. Kral Midas ile tanınan Frigler hakkında bilgilerimizi çoğunlukla M....

Sardes Antik Kenti ve Lidya Tümülüsleri Artık UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde!

12 Temmuz 2025

12 Temmuz 2025

Manisa’nın Tarihi Hazinesi Dünya Çapında Tescillendi Manisa’nın Salihli ilçesinde yer alan Sardes Antik Kenti ve Bin Tepeler Lidya Tümülüsleri, UNESCO...

İspanya’da bulunan 2000 yıldan daha eski bir Keltiberya şehri

16 Temmuz 2023

16 Temmuz 2023

Madrid Politeknik Üniversitesi, İspanya’nın kuzeyindeki Soria eyaletinde bir Roma kampının ve Keltiberya kenti Titiakos’un keşfedildiğini duyurdu. Buna ek olarak, üniversiteden...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]