5 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İngiltere’de 6. yüzyıldan kalma bir Anglo-Sakson mezarında domuz yağı içeren antik Roma kadehi keşfedildi

2018 yılında Lincolnshire’daki Scremby’de yapılan kazılarda, 6. yüzyıla ait bir kadın mezarında emaye kaplı bir bakır alaşımlı chalice (kupa) bulundu.

Kupa, Sheffield Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen ve 480 ile 540 AD arasında tarihlendirilen 49 mezardan oluşan Göç Dönemi mezarlığı üzerine yapılan bir çalışmanın parçası olarak yapılan kazılarda keşfedildi.

Arkeologlar, kadının 6. yüzyıla ait mezarını (Sk18) bulduklarında 1,800 yıllık çok renkli kupayı ortaya çıkardılar. Ayrıca sadece iki dairesel broş ve bir çift bilezik bulundu. Kupanın, başının yanına yerleştirilmiş ve sağlam bir şekilde bulunması, onun özel bir öneme sahip olduğunu gösteriyordu.

‘Scremby Chalice’ (Scremby Kupası) olarak adlandırılan bu nadir eser, antikliği, Roma kökeni ve Anglo-Sakson cenaze bağlamındaki yeri nedeniyle benzersiz bir parça olarak öne çıkıyor.

Scremby Kupası, 2.2 inç (5.7 santimetre) yüksekliğinde olup yaklaşık 1.2 fincan (280 mililitre) sıvı tutabiliyor. Yarım ay ve kalp şekilleri gibi motifler, kapın bakır alaşımlı yüzeyine dökme yöntemiyle işlenmiş ve ardından kırmızı, akvamarin ve derin mavi-mor emaye ile doldurulmuştur. Araştırmacılar, kupanın kaybolan mumya döküm tekniği kullanılarak yapıldığını belirlemişlerdir ve bu, Roma ustalığını sergilemektedir.

Kupanın tarzı ve malzemeleri, muhtemelen 3. yüzyılın ortalarında Fransa’dan İngiltere’ye ithal edilmiş olabileceğini göstermektedir; bu dönem Britanya’nın Roma dönemidir.

Kupanın bulunduğu 6. yüzyıl CE kadınının mezarı. Fotoğraf: H: Willmott et al., European Journal of Archaeology

Kupanın, ölen kişinin başının yanına yerleştirilmiş olması, gömü sırasında sağlam ve tamamen işlevsel olduğunu göstermektedir. Bu durum, genellikle hurda veya parça olarak yeniden kullanılan diğer Roma eserlerinden ayıran bir özellik taşımaktadır ve Anglo-Sakson bağlamlarında bulunmuştur. Araştırmacılar, bunun gömü için potansiyel bir törensel veya ritüel rolü olabileceğini düşünmektedir.

En ilginç bulgu, kupanın iç kısmındaki kalıntı analiziyle elde edilmiştir. Isıtılmamış ve ham domuz yağı izleri, lipid kalıntılarında bulunmuş olup, bunun mutfak dışı kullanımlara işaret ettiğini göstermektedir. Araştırmacılara göre, bu yağın tıbbi veya törensel bir işlevi olabilir; bu da, altıncı yüzyılda enfeksiyonları tedavi etmek için domuz yağı kullanıldığını belirten Bizans metinleriyle tutarlıdır.

Kupanın Sk18’in cenazesine dahil edilmesi, onun bir statü sembolü veya ruhsal bir sembol olarak kullanılma olasılığını vurgulamaktadır. Kupa, Anglo-Sakson bağlamlarının genellikle Roma malzemelerini mistisizmle ilişkilendirmesi nedeniyle, Roma geçmişiyle güç veya sürekliliği temsil ediyor olabilir.

Sol: Kupanın dekoratif düzeninin kesit görünümü; Sağ: Kupanın 3D tarama görünümü. Fotoğraf: H: Willmott et al., European Journal of Archaeology (2024)

Araştırmacılar, kupanın bu bağlama nasıl geldiğine dair iki ana teori üzerinde duruyor. İlk teoriye göre, kupa daha önceki bir Roma gömüsünden alınmış olabilir; bu teori, diğer arkeolojik buluntularla desteklenmektedir. İkinci teori ise, daha az popüler olmasına rağmen, kupanın nesiller boyunca titizlikle korunmuş bir tür kutsal emanet veya aile mirası olabileceğini öne sürmektedir.

Araştırma, European Journal of Archaeology dergisinin Kasım sayısında yayınlandı.

Willmott H, Thompson L, Lundy J, Crichton-Turley C-E., “From Roman Table to Anglo-Saxon Grave: An Archaeological Biography of the Scremby Cup.” European Journal of Archaeology. 2024;27(4):507-525. doi.org/10.1017/eaa.2024.12

Kapak fotoğrafı: H: Willmott et al., European Journal of Archaeology

Banner
Related Articles

“Trumpington Haçı” ile gömülmüş 7. yüzyıl Anglo-Sakson genç bir kızın yüzü yeniden canlandırdı

21 Haziran 2023

21 Haziran 2023

İngiltere yakınlarındaki dikkat çekici bir arkeolojik keşifte, “Trumpington Haçı” olarak bilinen nadir bir altın garnet haçı ile gömülmüş 7. yüzyıldan...

Muğla İl Jandarma Tarihi Likya Yolu’nun güvenliği için çalışmalarına devam ediyor

21 Haziran 2022

21 Haziran 2022

Tarihi ve doğa yürüyüş rotaların en ilgi çeken güzergahlarında biri olan Tarihi Likya Yolu, Muğla İl Jandarma Komutanlığı’nın çalışmaları ile...

Bosna’daki tarih öncesi Kopilo mezarlarında keşfedilen yeni fibula türleri

28 Ağustos 2022

28 Ağustos 2022

Saraybosna’nın yaklaşık 70 mil batısında M.Ö. 1300 civarında kurulan bir tepe yerleşimi olan Kopilo’da gerçekleştirilen arkeolojik kazıda birkaç Tunç Çağı...

Göbeklitepe Gücün Sembolü müydü? Yeni Araştırma Taş Tepeler’de “Ekstaz” Olasılığını Gündeme Taşıdı

9 Şubat 2026

9 Şubat 2026

On yıllardır Güneydoğu Anadolu’daki anıtsal Neolitik merkezler benzer bir çerçevede yorumlandı: devasa T biçimli dikilitaşlar, dramatik hayvan kabartmaları ve sık...

Arkeologlar Sanxingdui kalıntılarının en büyük bronz hayvan heykelini buldular

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Bugüne kadar Çin’de keşfedilen türünün en büyüğü ve tek örneği olan bronz hayvan heykeli, güneybatı Çin’in Sichuan Eyaleti’ndeki Sanxingdui Tunç...

Macaristan’da ortaya çıkarılan eşsiz cerrahi aletlerle gömülmüş Romalı bir doktorun mezarı

29 Nisan 2023

29 Nisan 2023

Macar arkeologlar, Budapeşte’ye yaklaşık 1 km uzaklıktaki Jászberény şehri yakınlarında yüksek kaliteli cerrahi aletlerle gömülmüş 8. yüzyıldan kalma bir Romalı...

Araştırmacılar, Neandertallerin İnsanlarla Aynı İşitme Kapasitesine Sahip ve Konuşabildiklerini Söylüyor

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Bilim insanları, insan evrimi konusunda uzun süredir devam eden bir soruyu çözmüş olabileceklerine inanıyorlar. Neandertal kulaklarının sanal olarak yeniden yapılandırılması...

Hattuşa’da 119 Yıllık Hitit Kazısı: Büyük Tapınak ve Saray Arasındaki Gizemli Alan İlk Kez Derinlemesine Araştırılıyor

3 Ağustos 2025

3 Ağustos 2025

Çorum’un Boğazkale ilçesinde, Anadolu’nun en önemli medeniyetlerinden Hititlerin başkenti Hattuşa’da 119 yıldır aralıksız süren kazı çalışmaları yeni bir döneme girdi....

İnsanın evriminde et yemek ne kadar önemliydi?

25 Ocak 2022

25 Ocak 2022

İnsanın evriminde beslenmenin etkisi üzerine çalışmalara devam eden bilim insanları, et yemenin evrim sürecinde ne kadar baskın olduğuna dair yeni...

Kuzey Irak’ta 8.000 Yıllık Yapılar Keşfedildi

11 Ocak 2025

11 Ocak 2025

Udine Üniversitesi’nden arkeologlar, Kuzey Irak’ın Dohuk vilayetinin Rovia ilçesinde yaklaşık 8.000 yıl öncesine ait olduğu düşünülen iki antik insan yerleşimini...

Hitit Çivi Yazısı Metinleri Yakında Çevrimiçi Olarak Erişilebilir Olacak

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

En eski Anadolu Uygarlıklarından biri olan Hititler günümüzden 3500 yıl önce yaşadılar. Kurdukları büyük İmparatorluklarıyla çevrelerindeki her yeri hatta en...

Kayseri’de Roma dönemine ait bir villanın kazısında 600 metrekarelik mozaik alan ortaya çıkarıldı

12 Kasım 2023

12 Kasım 2023

Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Roma dönemine ait bir villanın devam eden kazısında 600 metrekarelik taban mozaiği ortaya çıkarıldı. Roma villasının...

Mamutların Nasıl Evrildiği DNA Analizleriyle Belirlendi

18 Şubat 2021

18 Şubat 2021

Stockholm’deki Paleogenetik Merkezi’ndeki araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, 1,2 milyon yıllık mamut kalıntılarından elde edilen DNA’yı sıraladı. Analizler, son...

Suriye’de 4000 Yıllık Savaş Anıtı “Beyaz Anıt” Ortaya Çıkarıldı

28 Mayıs 2021

28 Mayıs 2021

Arkeologlar, Suriye‘de Mısır Sakkara’da bulunan Eski Mısır Basamaklı Piramidine benzeyen 4.000 yıllık bir savaş anıtı ortaya çıkardılar. Yapımında kullanılan malzemelerin...

Nimes’te Dikkat Çekici Yer Süslemeleriyle Bezenmiş Roma Dom’ları

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Nîmes kentinde kazı yapan arkeologlar, iki yüksek statülü Roma domusunun (evlerinin) kalıntılarını keşfettiler. Fransa’nın Nimes şehri tarih verimliliği açısından oldukça...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]