5 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İlk insanların Afrika’dan Avrupa’ya Geçiş Yolu Üzerindeki Göllüdağ Antik Kenti

Anadolu’nun coğrafi konumunun en önemli özelliği dünyanın kesişim noktası, köprüsü olmasıdır.

Dünya haritasını karşımıza alıp, baktığımızda bu özellikli konumu görmemek elde değildir. Afrika, Avustralya (Okyanus kıtası olarak da bilinir), Asya ve Avrupa kıtalarını bağlayan Anadolu toprakları eşsiz bir yerleşimi bağrında yaşatmaktadır.

M. Ö. 8’nci yüzyıla tarihlendirilen Geç Demir Çağı yerleşimi olan Göllüdağ Antik Kenti, Niğde il sınırları içinde yer almaktadır.

2172 metre rakımlı sönmüş bir yanardağın üzerinde kurulan Geç Hitit Dönemi kenti Göllüdağ, şehir merkezine 60 m. Gölcük Beldesi, Kömürcü köyünün güneybatı yönünde bulunmaktadır. Kentin bulunduğu yerde dağın adını aldığı bir krater gölü mevcuttur.

Göç Yolu Göllüdağ

İlk insanların Afrika’da başlattıkları göç dalgasının Avrupa kıtasına ulaşması için kullandıkları yol üzerindeki Göllüdağ Antik Kenti…

Anadolu’nun birçok yerinde yapılan yüzey araştırmaları, çoğunlukla ikincil ve yerinde olmayan buluntular, Anadolu’nun Orta Pleistosen boyunca yoğun bir insan grubuna ev sahipliği yaptığını göstermektedir.

Niğde ilinde Kaletepe’de yapılan kazılar da bu bölgedeki Orta Pleistosen dönemindeki insan gruplarının çeşitliliğini göstermesi açısından önemlidir. 160/200.000 – 1.000.000 arasında tarihlenen Kaletepe istifinin alt katmanları çok önemlidir.

Suriye’de bulunan 40.000 yıllık obsidyen alet Orta Anadolu’dan getirildi. Güneybatı Asya’daki obsidiyen kaynaklarını (üçgenler) ve Geç Taş Devri alanlarını (kutuları) gösteren harita. Kırmızı çizgi, Türkiye’nin merkezindeki obsidiyen kaynağından Suriye’deki Yabroud II kaya sığınağına kadar olan yaklaşık 700 kilometrelik en kısa yolu gösteriyor. Mavi çizgi, Güneydoğu Anadolu’daki obsidiyen kaynağından Kuzey Irak’taki Shanidar Mağarası’na kadar olan en kısa, yaklaşık 450 kilometrelik yolu gösteriyor. P: Frahm, Hauck.

Kaletepe’de yapılan araştırmalar, obsidiyen kullanarak balta yapan gruptan sonra aynı bölgede bu tekniği bilmeyen bir grubun yaşadığını gösteriyor.

Kronolojik olarak, tasarlamayı bilen grup, bilmeyen gruptan daha yaşlıdır. Bu durum Anadolu alt-paleolitik’inde en azından teknik olarak farklı evrimleşmiş grupların varlığını göstermektedir.

1.300.000 – 1.000.000 yıllarında Afrika’dan ortaya çıkan Homo erectus, Yakın Doğu’dan sonra ikiye ayrılarak Asya ve Avrupa’ya yöneldi. Bu dönemde Anadolu’nun bu göç yolundaki yeri göz ardı edilmiş, dağıtım yolları olarak Kafkaslar ve Kuzey Karadeniz bozkırları gösterilmiştir.

Göllüdağ-neolitik-yerleşim_Niğde
Fotoğraf @ekonyar

Neolitik dönemde obsidyen ticareti yapılıyor

Yerleşim, Neolitik döneme kadar uzanan buluntulara sahip bir yerdir. Neolitik çağ insanı, volkanik dağ olmasından dolayı bolca bulunan obsidyen taşını çıkartıp, işleyerek Kıbrıs’a kadar uzanan geniş bir alanda ticaretini yapmaktaydı.

Göllüdağ, obsidyen taşının işlendiği ilk atölyelere sahip bir kent…

Geç Hitit dönemine ait kale bulunuyor

Remzi Oğuz Arık’ın 1934 yılında başlattığı kazılar, sırasıyla, 1968-69 yıllarında Burhan Tezcan ve 1992-98 yıllarında da Wulf Schirmer tarafından devam ettirilmiştir.

1996 yılında gerçekleştirilen kazılarda, ilk insanların Afrika’dan Avrupa’ya geçişinde bu alanları kullandığı belirlendi.

Bu araştırma kazılarında, tahkim edilmiş Geç Hitit Krallıklar dönemine ait bir yerleşke ortaya çıkarılmıştır. Yerleşke, çeşitli yapı gruplarını içinde barındırmaktadır.

Göllüdağ-yerleşimi-Geç-Hitit-tahkimli-yerleşke-
Fotoğraf @ekonyar

Kazılarda ayrıca, iki adet çift başlı aslan, iki kapı aslanı, iki sfenks ve aslan dekorlu sütun kaideleri bulunmuştur. Buluntular, saray veya tapınak olduğu düşünülen yapı grubunun (112×228 m) güney tarafındaki girişte görülmüştür.

Dış kapıdaki, 1.5 metre yüksekliğinde ve 2 metre uzunluğunda ki, çifte kapı aslanları, beyaz andezit taştan işlendiği görülmüştür.

Bu aslanların dışında, dış kapı bölgesinde baş kısımları tam gövdeleri ise dörtgen bloğun yanlarına kabartma olarak işlenmiş 0.88 metre yüksekliğinde ve 1 metre uzunluğunda iki adet kapı aslanı, iç kapıya ait yarı işlenmiş sfenksler ve yine bu kapı yakınında ve güney kapısında, iki adet kırık aslan başı ele geçirilmiştir

Ulaşımı oldukça zor bir yerleşim yeri Göllüdağ

Çok yüksek bir rakıma sahip olan Göllüdağ’a ulaşım oldukça zordur. Günümüz gelişen ulaşım araçlarıyla bile yerleşim yerine ulaşılmasının zor olduğunu İstanbul Üniversitesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Erkan Konyar, twitter hesabından paylaştığı bu tweetle bir kez daha gösterdi.

Haber içerisinde yer alan fotoğraflar Erkan Konyar hocamızın twitter hesabından paylaştığı görsellerdir.
Banner
Benzer Yazılar

Çavuştepe Höyüğü’nde Urartulu kadın yöneticinin mezarına ulaşıldı

8 Eylül 2021

8 Eylül 2021

Geçtiğimiz günlerde atı, sığırı, köpeği ile gömülen Urartulu üst düzey insanının mezarı haberini yapmıştık. Bugünde yine aynı yerde Çavuştepe Höyüğü...

Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde yer alan bilgilerle başlayan Divriği Kalesi kazılarında 2000 yıllık bir Urartu eseri gün yüzüne çıkarıldı

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

Sivas’ın Divriği ilçesindeki Divriği Kalesi’nde yapılan kazılarda, 2000 yıllık bir Urartu metal objesi başta olmak üzere birçok buluntu ortaya çıkarıldı....

Antik Çağlardan Günümüze “Domuz”

17 Mart 2021

17 Mart 2021

Domuz İslamiyette  haram edilen hayvanlardan biri olduğu için Müslümanlar için yiyecek statüsünde görülmez. Ama tarihte uzunca bir müddet geriye doğru...

Karacahisar Kalesi’nde Orhan Bey’in kendi adına bastırdığı sikke bulundu

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçen Osman Bey’in ilk fethettiği Bizans Kalesi olan Karacahisar’da oğlu Orhan Bey’in kendine adına...

Taş Tepeler’in 10.000 yıllık Neolitik Akropolü “Harbetsuvan Tepe”

22 Mayıs 2022

22 Mayıs 2022

Harbetsuvan Tepesi, antik Yunan şehirlerinin yakınındaki tepelere kurulmuş akropollere benzemektedir. Harbetsuvan, deniz seviyesinden yaklaşık 714 m yükseklikte, Tek Tek Dağları...

Apollon Tapınağı’nın bulunduğu Kız Ada kazıları devam ediyor

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan Gölyazı’daki 5 bin kişilik olduğu düşünülen antik tiyatro ve Apollon Tapınağı’nın yer aldığı Kız Ada...

İstanbul’da 4.000 Yıllık Ticaret Limanı Ortaya Çıkarıldı

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

İstanbul Küçükçekmece Gölü’nün ortasında yer alan bir yarımada üzerinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 4.000 yıllık çok önemli bir ticaret limanı ve...

Aziz Konstantin ve Helena’ya adanmış Bizans manastır kilisesi bulundu

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Ordu’da 2021 yılında yol yapım çalışması sırasında Antik Roma dönemine ait 8 mezarın bulunduğu alanda başlatılan arkeolojik kazı çalışmasında Bizans...

Eski Ön Asya’nın En Büyük Heykel Atölyesi “Yesemek”

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Yesemek taş ocağı 1890’lı yıllarda incirli (sam’al) kazılarını yürütmekte olan alman bilim adamı Felix von Luschan’ın önderliğinde bir grup tarafından...

Anadolu’nun Ticari Sırları: Nadir Bir Neolitik Obsidiyen Ayna Üretim Merkezi’nin Açığa Çıkarılması

26 Şubat 2025

26 Şubat 2025

Son zamanlarda yapılan bir çalışma, Anadolu’daki önemli bir arkeolojik alan olan Tepecik Çiftlik’te bulunan obsidyen aynaların üretim ve kullanımını araştırmak...

Oluz höyük dinsel kökleri ile şaşırtmaya devam ediyor

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Amasya Oluz Höyük kazıları devam ediyor. Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında yürütülen Oluz Höyük kazıları ile Anadolu dinsel kökler ile...

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısında 2400 yıllık eserler bulundu

29 Mart 2024

29 Mart 2024

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısı Kerpe Koyu’nda gerçekleştirildi. MÖ 4. yüzyıldan MS 12. yüzyıla kadar uzanan onlarca tarihi eser gün...

Tatarlı Höyük’te, Orta Tunç Çağı’na ait, tabanı sıvalı bir yapı ortaya çıkarıldı

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Arkeologlar, Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Tatarlı Höyük’te Orta Çağ’dan kalma sıvalı zemine sahip bir yapı ortaya çıkardı. Tatarlı Höyük, Neolitik dönemden...

Arinna’nın Güneş Tanrıçası İzmir Arkeoloji Müzesi’nde

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Anadolu’nun bin tanrılı halkı Hititler‘in ana tanrıçası Arinna’nın Güneş Tanrıçası İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor. Hitit panteonunda en büyük tanrı,...

Diyarbakır’da ilk kez Roma dönemine ait lahit bulundu

3 Nisan 2024

3 Nisan 2024

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5.000 yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan noktalarının restorasyon çalışmaları sırasında Roma dönemine ait...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]