5 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İlk insanların Afrika’dan Avrupa’ya Geçiş Yolu Üzerindeki Göllüdağ Antik Kenti

Anadolu’nun coğrafi konumunun en önemli özelliği dünyanın kesişim noktası, köprüsü olmasıdır.

Dünya haritasını karşımıza alıp, baktığımızda bu özellikli konumu görmemek elde değildir. Afrika, Avustralya (Okyanus kıtası olarak da bilinir), Asya ve Avrupa kıtalarını bağlayan Anadolu toprakları eşsiz bir yerleşimi bağrında yaşatmaktadır.

M. Ö. 8’nci yüzyıla tarihlendirilen Geç Demir Çağı yerleşimi olan Göllüdağ Antik Kenti, Niğde il sınırları içinde yer almaktadır.

2172 metre rakımlı sönmüş bir yanardağın üzerinde kurulan Geç Hitit Dönemi kenti Göllüdağ, şehir merkezine 60 m. Gölcük Beldesi, Kömürcü köyünün güneybatı yönünde bulunmaktadır. Kentin bulunduğu yerde dağın adını aldığı bir krater gölü mevcuttur.

Göç Yolu Göllüdağ

İlk insanların Afrika’da başlattıkları göç dalgasının Avrupa kıtasına ulaşması için kullandıkları yol üzerindeki Göllüdağ Antik Kenti…

Anadolu’nun birçok yerinde yapılan yüzey araştırmaları, çoğunlukla ikincil ve yerinde olmayan buluntular, Anadolu’nun Orta Pleistosen boyunca yoğun bir insan grubuna ev sahipliği yaptığını göstermektedir.

Niğde ilinde Kaletepe’de yapılan kazılar da bu bölgedeki Orta Pleistosen dönemindeki insan gruplarının çeşitliliğini göstermesi açısından önemlidir. 160/200.000 – 1.000.000 arasında tarihlenen Kaletepe istifinin alt katmanları çok önemlidir.

Suriye’de bulunan 40.000 yıllık obsidyen alet Orta Anadolu’dan getirildi. Güneybatı Asya’daki obsidiyen kaynaklarını (üçgenler) ve Geç Taş Devri alanlarını (kutuları) gösteren harita. Kırmızı çizgi, Türkiye’nin merkezindeki obsidiyen kaynağından Suriye’deki Yabroud II kaya sığınağına kadar olan yaklaşık 700 kilometrelik en kısa yolu gösteriyor. Mavi çizgi, Güneydoğu Anadolu’daki obsidiyen kaynağından Kuzey Irak’taki Shanidar Mağarası’na kadar olan en kısa, yaklaşık 450 kilometrelik yolu gösteriyor. P: Frahm, Hauck.

Kaletepe’de yapılan araştırmalar, obsidiyen kullanarak balta yapan gruptan sonra aynı bölgede bu tekniği bilmeyen bir grubun yaşadığını gösteriyor.

Kronolojik olarak, tasarlamayı bilen grup, bilmeyen gruptan daha yaşlıdır. Bu durum Anadolu alt-paleolitik’inde en azından teknik olarak farklı evrimleşmiş grupların varlığını göstermektedir.

1.300.000 – 1.000.000 yıllarında Afrika’dan ortaya çıkan Homo erectus, Yakın Doğu’dan sonra ikiye ayrılarak Asya ve Avrupa’ya yöneldi. Bu dönemde Anadolu’nun bu göç yolundaki yeri göz ardı edilmiş, dağıtım yolları olarak Kafkaslar ve Kuzey Karadeniz bozkırları gösterilmiştir.

Göllüdağ-neolitik-yerleşim_Niğde
Fotoğraf @ekonyar

Neolitik dönemde obsidyen ticareti yapılıyor

Yerleşim, Neolitik döneme kadar uzanan buluntulara sahip bir yerdir. Neolitik çağ insanı, volkanik dağ olmasından dolayı bolca bulunan obsidyen taşını çıkartıp, işleyerek Kıbrıs’a kadar uzanan geniş bir alanda ticaretini yapmaktaydı.

Göllüdağ, obsidyen taşının işlendiği ilk atölyelere sahip bir kent…

Geç Hitit dönemine ait kale bulunuyor

Remzi Oğuz Arık’ın 1934 yılında başlattığı kazılar, sırasıyla, 1968-69 yıllarında Burhan Tezcan ve 1992-98 yıllarında da Wulf Schirmer tarafından devam ettirilmiştir.

1996 yılında gerçekleştirilen kazılarda, ilk insanların Afrika’dan Avrupa’ya geçişinde bu alanları kullandığı belirlendi.

Bu araştırma kazılarında, tahkim edilmiş Geç Hitit Krallıklar dönemine ait bir yerleşke ortaya çıkarılmıştır. Yerleşke, çeşitli yapı gruplarını içinde barındırmaktadır.

Göllüdağ-yerleşimi-Geç-Hitit-tahkimli-yerleşke-
Fotoğraf @ekonyar

Kazılarda ayrıca, iki adet çift başlı aslan, iki kapı aslanı, iki sfenks ve aslan dekorlu sütun kaideleri bulunmuştur. Buluntular, saray veya tapınak olduğu düşünülen yapı grubunun (112×228 m) güney tarafındaki girişte görülmüştür.

Dış kapıdaki, 1.5 metre yüksekliğinde ve 2 metre uzunluğunda ki, çifte kapı aslanları, beyaz andezit taştan işlendiği görülmüştür.

Bu aslanların dışında, dış kapı bölgesinde baş kısımları tam gövdeleri ise dörtgen bloğun yanlarına kabartma olarak işlenmiş 0.88 metre yüksekliğinde ve 1 metre uzunluğunda iki adet kapı aslanı, iç kapıya ait yarı işlenmiş sfenksler ve yine bu kapı yakınında ve güney kapısında, iki adet kırık aslan başı ele geçirilmiştir

Ulaşımı oldukça zor bir yerleşim yeri Göllüdağ

Çok yüksek bir rakıma sahip olan Göllüdağ’a ulaşım oldukça zordur. Günümüz gelişen ulaşım araçlarıyla bile yerleşim yerine ulaşılmasının zor olduğunu İstanbul Üniversitesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Erkan Konyar, twitter hesabından paylaştığı bu tweetle bir kez daha gösterdi.

Haber içerisinde yer alan fotoğraflar Erkan Konyar hocamızın twitter hesabından paylaştığı görsellerdir.
Banner
Related Articles

Tatarlı Höyük’te 4 bin yıllık çöp çukuru bulundu

26 Ekim 2021

26 Ekim 2021

Neolitik dönemden Roma dönemine kadar birçok yerleşim izi görülen Tatarlı Höyük’te 4 bin yıllık çöp çukuru ortaya ortaya çıkarıldı. Tatarlı...

Gökçeada, Ege Adaları Arasında Tarım ve Hayvancılığa Dayalı İlk Köy Yerleşimini Barındırıyor

26 Temmuz 2025

26 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde yer alan Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü’nde 15 yıldır süren arkeolojik kazılar, Ege adaları arasında tarım ve hayvancılığa dayalı en...

Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş Kazılarında Antik Limana Ulaşacağız”

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında bir yıl önce başlayan Kabataş kazılarında yeni bulgulara ulaşıldı. Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş kazılarında...

Boncuklu Tarla kazılarında 12 bin yıllık tapınak ortaya çıkarıldı

21 Ekim 2021

21 Ekim 2021

Mardin Dargeçit ilçesinde Epipaleolitik dönemden Geç Çanak Çömlek Öncesi Neolitik dönem B evresine kadar kalıntılara ev sahipliği yapan Boncuklu Tarla...

Aramice yazı karakterlerinin bulunan ilk örneklerinin yer aldığı kitabeler bölgenin tarihini aydınlatması bekleniyor

17 Eylül 2022

17 Eylül 2022

Van ilinin Erçiş ilçesinde 270 hektarlık alana yayılmış antik kent kazılarında keşfedilen Aramice yazı karakterlerinin ilk örneklerini içeren dört kitabe...

Side Antik Kenti’nde Roma Dönemi Caddesi ve Daha Önce Kazılmamış Sokaklar Ortaya Çıkarıldı

2 Haziran 2026

2 Haziran 2026

Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Side Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, kentin doğu kapısına uzanan Roma dönemine ait cadde ve çevresindeki bazı sokaklar...

Nadir Bulunan Hitit Mührü Çorum Müzesinde Sergilenecek

20 Mart 2021

20 Mart 2021

Çorum Ortaköy’de bulunan Şapinuva bölgesi olarak tanımlanan yerde 3500 yıllık bir Hitit mührü bulundu. Şapinuva, Bilindiği üzere Hitit İmparatorluğunun en...

Perre kazılarında medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı

5 Ekim 2022

5 Ekim 2022

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde devam eden kazılarda medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı. 20 yıldan bu yana devam eden...

Türkiye Coğrafyasında Yaşayan Eski Topluluklar İklim Değişikliğine Kolayca Adepte Oldular

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

İklim değişikliği toplumsal çöküşü tetikleyebilir ve popülasyonları hareket etmeye zorlayabilir, ancak her zaman değil! Yeni arkeolojik araştırmalar, antik Türkiye’deki popülasyonların,...

Kibyra Antik Kentinde Yeni Keşifler

27 Kasım 2020

27 Kasım 2020

Burdur ilindeki Kibyra antik kentinde ait iki tanrı heykeli ortaya çıkarıldı. Kibyra (veya Cibyra Magna), MÖ ikinci yüzyılda dört şehir...

Tokat’ın Antik Comana Potica Kentinde Mısır’ın 18. Hanedanlığına Ait Mühür Bulundu

7 Ocak 2021

7 Ocak 2021

Tokatta bulunan antik Comana Potica kentinde Mısır’ın 18. Hanedanlığına ait bir mühür bulundu. Antik kent Tokat’ın Gümenek köyünde yer almaktadır....

Tesadüfen Bulunan Seramik Parçaları Bilecik Tarihini Değiştirdi

27 Nisan 2021

27 Nisan 2021

Bilecik’in Bahçelievler Mahallesi’nde boş arazi de bir vatandaşın tesadüf eseri bulduğu seramik parçaları Bilecik tarihini 9.000 yıl geriye götürdü. Vatandaşın...

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 600 yıllık dünyanın en eski ekmeği keşfedildi

5 Mart 2024

5 Mart 2024

Neolitik dönemin ilk kentleşme alanlarından biri olan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda 8 bin 600 yıllık “ekmek” keşfedildi. Uzmanlar, ekmeğin dünyanın bilinen...

Eski Ön Asya’nın En Büyük Heykel Atölyesi “Yesemek”

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Yesemek taş ocağı 1890’lı yıllarda incirli (sam’al) kazılarını yürütmekte olan alman bilim adamı Felix von Luschan’ın önderliğinde bir grup tarafından...

Anadolu’da 16 Bin Yıllık Köpek İzleri: Pınarbaşı Bulguları Evcilleştirmenin Tarihini Geriye Çekti

29 Mart 2026

29 Mart 2026

Antik DNA analizleri Anadolu’da köpeklerin sanılandan çok daha erken ortaya çıktığını gösterdi. Türkiye’deki Pınarbaşı yerleşiminde incelenen kalıntılar köpeklerin yaklaşık 16...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]