20 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İlk insanların Afrika’dan Avrupa’ya Geçiş Yolu Üzerindeki Göllüdağ Antik Kenti

Anadolu’nun coğrafi konumunun en önemli özelliği dünyanın kesişim noktası, köprüsü olmasıdır.

Dünya haritasını karşımıza alıp, baktığımızda bu özellikli konumu görmemek elde değildir. Afrika, Avustralya (Okyanus kıtası olarak da bilinir), Asya ve Avrupa kıtalarını bağlayan Anadolu toprakları eşsiz bir yerleşimi bağrında yaşatmaktadır.

M. Ö. 8’nci yüzyıla tarihlendirilen Geç Demir Çağı yerleşimi olan Göllüdağ Antik Kenti, Niğde il sınırları içinde yer almaktadır.

2172 metre rakımlı sönmüş bir yanardağın üzerinde kurulan Geç Hitit Dönemi kenti Göllüdağ, şehir merkezine 60 m. Gölcük Beldesi, Kömürcü köyünün güneybatı yönünde bulunmaktadır. Kentin bulunduğu yerde dağın adını aldığı bir krater gölü mevcuttur.

Göç Yolu Göllüdağ

İlk insanların Afrika’da başlattıkları göç dalgasının Avrupa kıtasına ulaşması için kullandıkları yol üzerindeki Göllüdağ Antik Kenti…

Anadolu’nun birçok yerinde yapılan yüzey araştırmaları, çoğunlukla ikincil ve yerinde olmayan buluntular, Anadolu’nun Orta Pleistosen boyunca yoğun bir insan grubuna ev sahipliği yaptığını göstermektedir.

Niğde ilinde Kaletepe’de yapılan kazılar da bu bölgedeki Orta Pleistosen dönemindeki insan gruplarının çeşitliliğini göstermesi açısından önemlidir. 160/200.000 – 1.000.000 arasında tarihlenen Kaletepe istifinin alt katmanları çok önemlidir.

Suriye’de bulunan 40.000 yıllık obsidyen alet Orta Anadolu’dan getirildi. Güneybatı Asya’daki obsidiyen kaynaklarını (üçgenler) ve Geç Taş Devri alanlarını (kutuları) gösteren harita. Kırmızı çizgi, Türkiye’nin merkezindeki obsidiyen kaynağından Suriye’deki Yabroud II kaya sığınağına kadar olan yaklaşık 700 kilometrelik en kısa yolu gösteriyor. Mavi çizgi, Güneydoğu Anadolu’daki obsidiyen kaynağından Kuzey Irak’taki Shanidar Mağarası’na kadar olan en kısa, yaklaşık 450 kilometrelik yolu gösteriyor. P: Frahm, Hauck.

Kaletepe’de yapılan araştırmalar, obsidiyen kullanarak balta yapan gruptan sonra aynı bölgede bu tekniği bilmeyen bir grubun yaşadığını gösteriyor.

Kronolojik olarak, tasarlamayı bilen grup, bilmeyen gruptan daha yaşlıdır. Bu durum Anadolu alt-paleolitik’inde en azından teknik olarak farklı evrimleşmiş grupların varlığını göstermektedir.

1.300.000 – 1.000.000 yıllarında Afrika’dan ortaya çıkan Homo erectus, Yakın Doğu’dan sonra ikiye ayrılarak Asya ve Avrupa’ya yöneldi. Bu dönemde Anadolu’nun bu göç yolundaki yeri göz ardı edilmiş, dağıtım yolları olarak Kafkaslar ve Kuzey Karadeniz bozkırları gösterilmiştir.

Göllüdağ-neolitik-yerleşim_Niğde
Fotoğraf @ekonyar

Neolitik dönemde obsidyen ticareti yapılıyor

Yerleşim, Neolitik döneme kadar uzanan buluntulara sahip bir yerdir. Neolitik çağ insanı, volkanik dağ olmasından dolayı bolca bulunan obsidyen taşını çıkartıp, işleyerek Kıbrıs’a kadar uzanan geniş bir alanda ticaretini yapmaktaydı.

Göllüdağ, obsidyen taşının işlendiği ilk atölyelere sahip bir kent…

Geç Hitit dönemine ait kale bulunuyor

Remzi Oğuz Arık’ın 1934 yılında başlattığı kazılar, sırasıyla, 1968-69 yıllarında Burhan Tezcan ve 1992-98 yıllarında da Wulf Schirmer tarafından devam ettirilmiştir.

1996 yılında gerçekleştirilen kazılarda, ilk insanların Afrika’dan Avrupa’ya geçişinde bu alanları kullandığı belirlendi.

Bu araştırma kazılarında, tahkim edilmiş Geç Hitit Krallıklar dönemine ait bir yerleşke ortaya çıkarılmıştır. Yerleşke, çeşitli yapı gruplarını içinde barındırmaktadır.

Göllüdağ-yerleşimi-Geç-Hitit-tahkimli-yerleşke-
Fotoğraf @ekonyar

Kazılarda ayrıca, iki adet çift başlı aslan, iki kapı aslanı, iki sfenks ve aslan dekorlu sütun kaideleri bulunmuştur. Buluntular, saray veya tapınak olduğu düşünülen yapı grubunun (112×228 m) güney tarafındaki girişte görülmüştür.

Dış kapıdaki, 1.5 metre yüksekliğinde ve 2 metre uzunluğunda ki, çifte kapı aslanları, beyaz andezit taştan işlendiği görülmüştür.

Bu aslanların dışında, dış kapı bölgesinde baş kısımları tam gövdeleri ise dörtgen bloğun yanlarına kabartma olarak işlenmiş 0.88 metre yüksekliğinde ve 1 metre uzunluğunda iki adet kapı aslanı, iç kapıya ait yarı işlenmiş sfenksler ve yine bu kapı yakınında ve güney kapısında, iki adet kırık aslan başı ele geçirilmiştir

Ulaşımı oldukça zor bir yerleşim yeri Göllüdağ

Çok yüksek bir rakıma sahip olan Göllüdağ’a ulaşım oldukça zordur. Günümüz gelişen ulaşım araçlarıyla bile yerleşim yerine ulaşılmasının zor olduğunu İstanbul Üniversitesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Erkan Konyar, twitter hesabından paylaştığı bu tweetle bir kez daha gösterdi.

Haber içerisinde yer alan fotoğraflar Erkan Konyar hocamızın twitter hesabından paylaştığı görsellerdir.
Banner
Benzer Yazılar

Anadolu’da bir ilk “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Kocaeli’de Anadolu’da ilk defa “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu. 2017-2019 yılları arasında bir binanın temel inşaatı sırasında arkeolojik maddi...

Tepecik Höyük kazılarında seramik fırını ortaya çıkarıldı

23 Ağustos 2021

23 Ağustos 2021

Kalkolitik Çağ’dan Roma dönemine uzanan kültür katmanlarına ev sahipliği yapan Tepecik Höyük kazılarında 3.500 yıllık seramik fırın ortaya çıkarıldı. Aydın...

Bilim insanları Truva’da şarabın seçkin insanlara ait bir içecek olduğu düşüncesini yıktılar

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Binlerce yıllık tarihiyle efsaneler ve gerçeklerin iç içe geçtiği Truva Antik Kenti’nde, şarabın sadece seçkin zümreye ait lüks bir içecek...

Çiftçi Tarlasında Helenistik Döneme Ait Lahit Buldu

9 Nisan 2021

9 Nisan 2021

Manisa’nın Gölmarmara ilçesinde bir çiftçi tarlasını sürerken Helenistik Döneme lahit buldu. Manisa’nın Gölmarmara ilçesine bağlı Taşkuyucak Mahallesi Akçakoca mevkiinde E....

Kerkenes yerleşimi İkinci Gordion olabilir mi?

2 Ağustos 2022

2 Ağustos 2022

Yozgat’ın Sorgun ilçesi sınırları içerisinde yer alan Kerkenes Dağı’ndaki yerleşme uzun zamandır bilinmesine ve araştırılmasına rağmen hala bir çok sırrı...

Aizanoi’de heyecanlandıran keşif; Roma dönemi yuvarlak planlı çeşme kalıntısı bulundu

8 Kasım 2022

8 Kasım 2022

Anadolu’daki en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan aynı zamanda UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik...

Eski Ön Asya’nın En Büyük Heykel Atölyesi “Yesemek”

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Yesemek taş ocağı 1890’lı yıllarda incirli (sam’al) kazılarını yürütmekte olan alman bilim adamı Felix von Luschan’ın önderliğinde bir grup tarafından...

Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü’nün Hazırlıkları Tamamlandı

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Avrupa Birliği desteği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliği çerçevesinde “Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras...

Ayazini Mağaraları Turistlerin Yeni Gözdesi Olmaya Aday

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Ayazini mağaraları, artan potansiyeli ile Peribacalarına rakip olmaya hazırlanıyor. Frig Vadisi içerisinde bulunan Ayazini mağaraları son dönemlerde turistlerinde oldukça ilgisini çekiyor....

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Cizre’de Yapılan Müze kompleksi 2022’de Tamamlanacak”

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kızılay Cizre Gönüllü merkezi’nin açılışı ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Şırnak’a geldi. Hamidiye...

Boncuklu Höyük ve Çatalhöyük Mutfak Kültürü Kitaplaştı

25 Nisan 2021

25 Nisan 2021

Anadolu’da yerleşik kültürün ilk örneklerini gördüğümüz 10.000 yıllık Boncuklu Höyük ve 8.000 yıllık Çatalhöyük’te mutfak kültürü, pişirme ve saklama yöntemleri,...

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür....

Roma Dönemi Mermer Üretiminde Günümüze Göre Daha Az İsraf Vardı!

17 Mayıs 2021

17 Mayıs 2021

Roma İmparatorluğu mimarisi denildiği zaman hepimizin aklına ilk önce beyaz mermer heykeller, sütunlar gelir. Nitekim o dönem çoğu bina tıpkı...

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu....

Tarihte “Suda Doğum” ilk olarak Ani Örenyeri’nde uygulanmış olabilir

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Dünya da son 30 yıldan bu yana büyük ilgi gören “suda doğum” uygulaması bebeğin dünya ile adaptasyonunu hızlandırmayı amaçlıyor. Uygulama...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]