15 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İlk insanların Afrika’dan Avrupa’ya Geçiş Yolu Üzerindeki Göllüdağ Antik Kenti

Anadolu’nun coğrafi konumunun en önemli özelliği dünyanın kesişim noktası, köprüsü olmasıdır.

Dünya haritasını karşımıza alıp, baktığımızda bu özellikli konumu görmemek elde değildir. Afrika, Avustralya (Okyanus kıtası olarak da bilinir), Asya ve Avrupa kıtalarını bağlayan Anadolu toprakları eşsiz bir yerleşimi bağrında yaşatmaktadır.

M. Ö. 8’nci yüzyıla tarihlendirilen Geç Demir Çağı yerleşimi olan Göllüdağ Antik Kenti, Niğde il sınırları içinde yer almaktadır.

2172 metre rakımlı sönmüş bir yanardağın üzerinde kurulan Geç Hitit Dönemi kenti Göllüdağ, şehir merkezine 60 m. Gölcük Beldesi, Kömürcü köyünün güneybatı yönünde bulunmaktadır. Kentin bulunduğu yerde dağın adını aldığı bir krater gölü mevcuttur.

Göç Yolu Göllüdağ

İlk insanların Afrika’da başlattıkları göç dalgasının Avrupa kıtasına ulaşması için kullandıkları yol üzerindeki Göllüdağ Antik Kenti…

Anadolu’nun birçok yerinde yapılan yüzey araştırmaları, çoğunlukla ikincil ve yerinde olmayan buluntular, Anadolu’nun Orta Pleistosen boyunca yoğun bir insan grubuna ev sahipliği yaptığını göstermektedir.

Niğde ilinde Kaletepe’de yapılan kazılar da bu bölgedeki Orta Pleistosen dönemindeki insan gruplarının çeşitliliğini göstermesi açısından önemlidir. 160/200.000 – 1.000.000 arasında tarihlenen Kaletepe istifinin alt katmanları çok önemlidir.

Suriye’de bulunan 40.000 yıllık obsidyen alet Orta Anadolu’dan getirildi. Güneybatı Asya’daki obsidiyen kaynaklarını (üçgenler) ve Geç Taş Devri alanlarını (kutuları) gösteren harita. Kırmızı çizgi, Türkiye’nin merkezindeki obsidiyen kaynağından Suriye’deki Yabroud II kaya sığınağına kadar olan yaklaşık 700 kilometrelik en kısa yolu gösteriyor. Mavi çizgi, Güneydoğu Anadolu’daki obsidiyen kaynağından Kuzey Irak’taki Shanidar Mağarası’na kadar olan en kısa, yaklaşık 450 kilometrelik yolu gösteriyor. P: Frahm, Hauck.

Kaletepe’de yapılan araştırmalar, obsidiyen kullanarak balta yapan gruptan sonra aynı bölgede bu tekniği bilmeyen bir grubun yaşadığını gösteriyor.

Kronolojik olarak, tasarlamayı bilen grup, bilmeyen gruptan daha yaşlıdır. Bu durum Anadolu alt-paleolitik’inde en azından teknik olarak farklı evrimleşmiş grupların varlığını göstermektedir.

1.300.000 – 1.000.000 yıllarında Afrika’dan ortaya çıkan Homo erectus, Yakın Doğu’dan sonra ikiye ayrılarak Asya ve Avrupa’ya yöneldi. Bu dönemde Anadolu’nun bu göç yolundaki yeri göz ardı edilmiş, dağıtım yolları olarak Kafkaslar ve Kuzey Karadeniz bozkırları gösterilmiştir.

Göllüdağ-neolitik-yerleşim_Niğde
Fotoğraf @ekonyar

Neolitik dönemde obsidyen ticareti yapılıyor

Yerleşim, Neolitik döneme kadar uzanan buluntulara sahip bir yerdir. Neolitik çağ insanı, volkanik dağ olmasından dolayı bolca bulunan obsidyen taşını çıkartıp, işleyerek Kıbrıs’a kadar uzanan geniş bir alanda ticaretini yapmaktaydı.

Göllüdağ, obsidyen taşının işlendiği ilk atölyelere sahip bir kent…

Geç Hitit dönemine ait kale bulunuyor

Remzi Oğuz Arık’ın 1934 yılında başlattığı kazılar, sırasıyla, 1968-69 yıllarında Burhan Tezcan ve 1992-98 yıllarında da Wulf Schirmer tarafından devam ettirilmiştir.

1996 yılında gerçekleştirilen kazılarda, ilk insanların Afrika’dan Avrupa’ya geçişinde bu alanları kullandığı belirlendi.

Bu araştırma kazılarında, tahkim edilmiş Geç Hitit Krallıklar dönemine ait bir yerleşke ortaya çıkarılmıştır. Yerleşke, çeşitli yapı gruplarını içinde barındırmaktadır.

Göllüdağ-yerleşimi-Geç-Hitit-tahkimli-yerleşke-
Fotoğraf @ekonyar

Kazılarda ayrıca, iki adet çift başlı aslan, iki kapı aslanı, iki sfenks ve aslan dekorlu sütun kaideleri bulunmuştur. Buluntular, saray veya tapınak olduğu düşünülen yapı grubunun (112×228 m) güney tarafındaki girişte görülmüştür.

Dış kapıdaki, 1.5 metre yüksekliğinde ve 2 metre uzunluğunda ki, çifte kapı aslanları, beyaz andezit taştan işlendiği görülmüştür.

Bu aslanların dışında, dış kapı bölgesinde baş kısımları tam gövdeleri ise dörtgen bloğun yanlarına kabartma olarak işlenmiş 0.88 metre yüksekliğinde ve 1 metre uzunluğunda iki adet kapı aslanı, iç kapıya ait yarı işlenmiş sfenksler ve yine bu kapı yakınında ve güney kapısında, iki adet kırık aslan başı ele geçirilmiştir

Ulaşımı oldukça zor bir yerleşim yeri Göllüdağ

Çok yüksek bir rakıma sahip olan Göllüdağ’a ulaşım oldukça zordur. Günümüz gelişen ulaşım araçlarıyla bile yerleşim yerine ulaşılmasının zor olduğunu İstanbul Üniversitesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Erkan Konyar, twitter hesabından paylaştığı bu tweetle bir kez daha gösterdi.

Haber içerisinde yer alan fotoğraflar Erkan Konyar hocamızın twitter hesabından paylaştığı görsellerdir.
Banner
Benzer Yazılar

Oluz Höyük, Hitit Fırtına Tanrısı Teşup’a adanmış tapınak barındırıyor olabilir

28 Kasım 2022

28 Kasım 2022

Tunç Çağı dönemi Anadolu topraklarında kendilerini Hatti ülkesinin insanları olarak tanıtan, Tunç Çağı Anadolusu’nda en büyük ve güçlü ilk merkezi...

Magnesia kazılarında Zeus Tapınağı’nın Giriş Kapısı Ortaya Çıkarılıyor

26 Eylül 2021

26 Eylül 2021

Efsaneye göre Thessalia’dan gelen Magnetler tarafından kurulmuş olan Magnesia Antik Kenti’nde Zeus Tapınağı’nın giriş kapısı ortaya çıkarılmaya başlandı. Aydın ilinin...

Kilis’teki Oylum Höyük’te 3.300 Yıllık Hitit Tabletleri ve Yönetici Mühürleri Ortaya Çıkarıldı

20 Ekim 2025

20 Ekim 2025

Türkiye–Suriye sınır hattında yer alan Oylum Höyük’te, 3.300 yıl öncesine tarihlenen Hitit ve Akad dillerinde yazılmış dört çivi yazılı tablet...

Deniz Kavimleri Kimdir?

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Karanlık çağın başlangıcı olarak görülen Deniz kavimleri aslında kimdir ve nereden gelmişlerdir? Tarihi belgelerde adları geçer ama çoğunlukla onların kim...

Tunç Çağı’nda savaş gemilerinin yapıldığı Dana Adası

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

Dana adası, Tunç Çağı’nda deniz kabilelerinin göçünden bu yana, Yunanlılar ve Persler arasındaki deniz savaşları da dahil olmak üzere birçok...

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand Adası’nda Büyük İskender’in eşsiz antik bronz minyatür portresini buldular

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand adasındaki Ringsted yakınlarında eşsiz bir keşif yaptı. Tarihin en büyük imparatorlarından Büyük İskender’in eşsiz minyatür...

Anadolu insanı kuraklık ve iklim değişikliğine uyum sağlıyordu. Ancak, salgın, deprem ve savaşlar bu uyumu bozuyordu.

28 Haziran 2022

28 Haziran 2022

Anadolu coğrafyası, kuraklık ve iklim değişikliğinin getirdiği zorluklar ile sürekli savaşmak zorunda kalmıştır. Kuraklık, Hattiler, Hititler, Frigler ve daha birçok...

Euromos Antik Kentine Ait Zeus Tapınağı Eski İhtişamına Kavuşuyor

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Muğla iline bağlı Selimiye’nin 4 km güneydoğusunda bulunan antik şehrin Milasa olan uzaklığı 12 kilometredir. Euromos antik kenti, oldukça iyi...

Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları 45 Yıl Sonra Tekrar Başlıyor

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

Bitlis ili Adilcevaz ilçesi’nde yer alan Urartu döneminden kalma Kef Kalesi’nin kazı çalışmalarına 45 yıl aradan sonra tekrar başlanıyor. Çivi...

Efes Antik Kenti’nde 1400 yıllık Bizans mahallesi ortaya çıkarıldı

28 Ekim 2022

28 Ekim 2022

Antik Çağ’ın en önemli kentlerinden biri olan Efes Antik Kenti’nde devam eden kazılarda 1400 yıllık Bizans mahallesi ortaya çıkarıldı. Bizans...

Harput Kalesi’nde 2800 Yıllık Haldi Tapınağı Bulundu

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Elazığ’da bulunan tarihi Harput kalesi’nde Urartu krallığına ait bir “açık hava tapınağı” bulundu. Urartular için dağlar her zaman çok önemli...

Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde yer alan 11 bin 200 yıllık geçmişe sahip Boncuklu Höyük, Anadolu’da ilk yerleşik hayatın izlerini taşıyor. Boncuklu...

Zeugma Mozaik Müzesi Geçen Yıl 1 Milyon Ziyaretçiyi Ağırladı

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Zeugma Müzesi adını Belkıs/Zeugma Antik Kenti’nden almıştır. Tarihi kent Gaziantep ili Nizip İlçesi, Belkıs Köyü sınırları içerisinde bulunmakla birlikte Fırat...

Tavşanlı Höyük’te 3 bin 300 yıllık eşsiz mühür ve Miken benzeri kılıç keşfedildi

18 Temmuz 2022

18 Temmuz 2022

8 bin yıllık geçmişe sahip olan Tavşanlı Höyük’te devam eden kazılarda 3 bin 300 yıllık eşsiz mühür ve Miken dönemi...

Kapadokya’daki bir mezar odasında 2 bin 200 yıllık parmak izleri bulundu

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Güzel atlar diyarı olarak bilinen Kapadokya’da, bir mezar odasında yapılan kazıda 2 bin 200 yıllık parmak izlerine rastlandı. M.Ö. 200...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]